AKEVLER KUR'AN MEÂLİ
Süleyman Karagülle
3354 Okunma
MAUN SURESİ MEALİ

 

107 - MAUN SURESİ

 

Rahman Rahim Allah’ın ismine

 

E : “E” soru edatıdır. “Hel” de soru edatıdır. Lam düşmüş “he” “e”ye dönüşmüş. “E”den sonra gelen cümle, istenmeyen veya olmayan ifadeler için soru, olumsuz olursa olumlu, olumlu olursa olumsuz anlamını ima eder. “E raeyte” “görmedin mi”, sorusu “sen onu gördün” anlamında kullanılmıştır.

 

Re’y :”Raye”, uzaktan görülebilen işaret demektir. “Basar” göz demektir. “Nazar” korkuluk demektir. Nazar bakmak, re’y ise görmek anlamındadır. Re’y derinlemesine görmek, nazar genişlemesine görmek, basar uzağı görmek, şuhud ise içinde bulunmak, her yönüyle görmek demektir.

 

Ellezi : “Za”, erkeklere işaret, “ta” dişilere işaret harfidir. Türkçe’de işaret için bu, şu ve o edatları kullanılır. Bu, dudaktan çıkan sestir, yakın olanlar için kullanılır. O, boğazın en alt tarafından çıkan bir harftir. Şu ise orta harftir, ortada olanlar için kullanılır. T ve z harflerinin mahreci de ş harfinin mahrecidir. Ta ve za işaret edatları, “şu” işaret sesinden dönüştür. Şimdi Arapça’da harf-i tarifler yalnız kökler üzerinde geldiği halde bu işaret isimlerine de gelerek “ellezi” veya “elleti” olmuştur. Ellezi, bir cümleyi ism-i fail veya ism-i meful yapar. İsmi fail ve ismi meful dört şekilde gelmektedir. Nekreli fail sırasında fiil veya fail veya meful nekredir. Harfi tarifli sıgalarda fiil nekre, fail veya meful marifedir. “Ma” ve “men” edatları ile yapılanlarda fail veya meful nekre, fiil ise marifedir. Ellezi ile yapılanlarda fiil, fail veya meful marifedir.

 

Kizb : Kizb, kumaşın boyanmasında kullanılan bir çeşit boya, kumaşın hakiki yapısını saklar. Madenlerin altınla kaplanmasına da kizb denir. Kişinin içini saklayarak inanmadığı şeyi söylemesi kizbdir. Arapça’da yalanla yanlış aynı kelime ile ifade edilmektedir. Ama kizb bildiklerinin ve inandıklarının aksine konuşmaktır.

 

Din : Dane, inek yavrusuna denir. Yavrunun anasına meme emmek için yaklaşması haline “dane” denir. Yaklaşmak demektir veya borçlanmak demektir. Deyn kelimesi din kelimesi ile aynı köktendir. Atomlarda da oksijen, hidrojene elektron borçlanır, borçlu ve alacaklı birbirlerinden ayrılmadıklarından su molekülünü oluştururlar. Din de, kişilerin birbirleriyle ayrılamaz şekilde borçlandıkları düzendir. Aynı zamanda borç ve alacak muhasebeye dayandığı için din hesap, muhasebe demektir. Dinar kelimesi de dinden gelir. Burada din düzen demektir. Düzeni tekzib etmek, düzeni kabul etmemek demektir. Düzen insanları kurallı hareket etmeye zorlayan bir oluştur. İnsanlar düzen içinde yani kurallar içinde hürdür. Bu sure düzenin temel dayanaklarını ifade etmektedir. Ve düzeni kimin kabul etmediğini açıklamaktadır.

 

Fe : “Sen dini dini tekzib edeni gördün mü, ona dikkat et”, diyor.

 

Zalik : “Fe zalike” işaret ismidir. “İşte bu” demektir. Yetimleri gözetmeyen yoksulların doyurulmasına çalışmayan kimse işte budur! Dinin tekzib edilmesi bu özelliği beraberinde getirmektedir. Dini kabul etmeyen kimse, güce inanmakta ve yenebildiği her şeyi istismar etmektedir.

 

De’a : De’, kovmak demektir. Başka bir kıraatta şeddesiz okunmakta, ona göre manası "ilgilenmemek" demektir.   

 

Yetim : Tek başına bulunan ağaç ve cevher demektir. Babası ölmüş çocuğa yetim denir.

 

Hadz : “Hadz” oturaklı yer demek. Eteklerinde bulunan taşların o tarafa yuvarlanıp akmasından dolayı meyletmek, sürüklenmek ve yönelmek anlamlarına gelir. Bir kimsenin bir şeye kendisini vermesi o işi dert edinmesi “hadze” fili ile ifade edilir.

 

Ala : Ala, gayenin intihası içindir. Fiilin isme etkisi vardır.

 

Team : Yiyecek demektir.

 

Miskin : “Sikkin” bıçak demektir. “Sekene” kesilen hayvanın hareketsiz kalması demektir. “Miskin” bu anlamda yoksul demektir. Burada önceki ayet insanların doyurulmasından bahsetmektedir. Yeryüzü bütün insanların ortak malıdır. Herkesin yaşamaya hakkı vardır. İnsanlar üretimi bölüşmek zorundadırlar. Peygamber “komşusu açken kendisi tok yatıp uyuyorsa bizden değildir” der. Yeryüzü bütün insanlara ait olunca orada çalışıp üretenlerin çalışmayanlara kira verme görevi vardır. Hadisin ifade ettiği mana bunu göstermektedir. Ayrıca herkes borçlu doğar ve borçlu büyür. Çünkü onu anne ve babası büyütmüştür. O da borcunu çocuklarına öder. Kendi çocuğuna ödemekle yükümlü olduğu gibi babası ile annesi olmayanların da aynı haktan yararlanmaları gerekir. Yakınlık ve miras hukuku buna dayanır. Bu ayette ise insanların çalışıp iş bulmalarının bir hak olduğunu vurgulamaktadır. Varlıklı kişiler, komşularını doyurmakla yükümlü oldukları gibi herkese iş bulmak için çalışmakla da yükümlüler. Bunun içindir ki, burada “miskinleri doyurmazlar” denmiyor, “miskinlerin doyması için gayret sarfetmezler” deniyor. Yani kendileri çalışacak, kazanacak ve doyacaklardır. Bizim görevimiz herkesin çalışıp yaşayabileceği bir düzeni kurmaktır. Mü’min, “benim varlığım var, çalışmama gerek yok. Emekli oldum, maaşım var oturabilirim... diyemez. Servetini, varlığını atıl tutamaz. Mutlaka hareket ettirmek zorundadır. Ya kazançlı bir işe koyacak ya da karzı hasen müessesesine ikraz verecektir. Bu iki ayetin manasını herkese aş ve iş olarak açıklayabiliriz.

 

Fe veylün : “Fe” açıklama fe’sidir. Birinci “fe”yi de açıklama fe’si olarak kabul edebiliriz. Dini yalanlayan herkese aş ve iş sağlayan sisteme karşı çıkan kimse demektir. Bu kimselerin yalnız kafirlerden çıkmayacağı; ben müminim, müslümanım diyenlerin arasından da böyle kimselerin çıkacağını ifade etmek için bundan sonraki ayetler irad edilmiştir.

 

Veyl : “Beyn” kelimesinden dönüşen bir kelimedir. “Beyn” yarık ve uçurum anlamlarına gelir. Veyl de uçurum manasına gelir. Türkçe’ye “vay” olarak geçmiştir.

 

Musalli : Burada “musallin” denmektedir. Her çeşit bedeni ibadetleri yapan anlamına gelir. Mecaza gidildiğinde gerçek manası terk edilir. Hem hakiki hem mecaz mana bir arada bulunmaz. Kıyasta ise önce hakiki manası verilir, sonra diğer manalar ona eklenir. Burada da namaz, yine bildiğimiz namazdır. Ancak nekre olması sebebiyle diğer bedeni ibadetler de kıyas yolu ile eklenir.

 

An : “An” fiilin başlangıcını gösterir. Filin isme etkisi vardır. Burada gerektiği gibi yaşamayan kimselerin namazlarını da ifsat ettiklerini göstermek için an kullanılmıştır.

 

Sehv :Hatadan uzaklaşmak demektir. Hatadan farkı ihmal ve umursamazlık sebebiyle hata yapmaktır.

 

Ellezine hum yuraun : İnsanların çoğu günün modası ne ise onu yapmaya çalışırlar. Eğer toplulukta din prim yapıyorsa ona göre dindar olurlar. Sakal bırakırlar, sarık sararlar, umreye giderler, sık sık Allah’tan bahsederler, iftar yaparlar... İşte burada bu tür namaz kılanların aş ve iş bulmada yardımcı olma gayretleri yoktur, denmektedir.

 

Men’ : Menua’, çıkılması zor, ulaşılması zor yer demektir. Men’ etmek, alakoymak demektir. Kendisi yapmaz, başkasının yapmasını da istemez. Çünkü başkası yaparsa kendisinin mertebesi düşer.

 

Maun : “Ayn“ göz demektir. “Avn“ gözetmek, yardım etmek demektir. “Maun”, yardım aracı demektir. Komşulukta birbirlerinden alıp verdiklere maun denir. Sistemde değeri çok az olan küçük parçaların varlığı ihmal edilirse bütün sistem durma noktasına gelir. Bu durumda da baştan önemsenmeyen küçük parçalar çok değerli olur. Fırsat kollayıcılar da bu durumda vurgunlar vururlar. Bunun için spekülatörler krizlerin doğmasını engelleyen yardımlaşmaları veya düzenin herkese aş ve iş bulmasını istemezler. Böylece bu sure düzenin bozucularını, “dini tekzip eden” olarak tanımlamış ve dini tasdik edenlerin görevlerini açık bir şekilde ifade etmiştir.

 

 

 

 

 

Dini tekzib eden kimseyi re’y ettin mi? İşte bu, yetimi da’ etmekte ve miskinin teamı üzerine hadz etmemektedir. Salatlarından sehv eden kimseler olan musallilere veyl var. O kimseler riya yaparlar ve maunu men’ ederler.

 

Düzeni yalanlayanı gördün mü? İşte o kimse, öksüzü dışlar ve yoksulun doymasına çaba göstermez. Kıldıklarından ayrı düşen kılanlara, vay. O kimseler gösteriş yaparlar ve iş birliğini önlerler.

 

AÇIKLAMA :Bir topluluk uzun bir uğraştan sonra oluşmaktadır. Yeni düzenle topluluğun oluşması çok zor olmaktadır. Göçebe hayatı yaşayan insanlar yerleşik hayata intibak edemedikleri için Nuh Tufanı olmuş, insanlar çok az sayıda kaldıktan sonra yeni düzeni kurmuşlardır. Arabistan’da henüz yerleşik düzen kurulamamıştı. Kur’an onları yerleşik yaşama geçirdi. Yerleşik düzende, insanlar kısmen ortak üretime geçerler. Bu nedenle ortak üretimin yapılması için düzene ihtiyaç vardır. Bu düzen üretim ve tüketim düzenidir. Son surelerde bu düzenin genel kuralları anlatılmakta ve hedefleri belirtilmektedir. Bu herkese aş ve iş ilkesi ile özetleniyor. Bugün sanayi dönemine geçilmektedir. Sanayi düzeni demek, kimsenin kendi ürettiğini tüketmemesi demektir. Üretimin kolektif yapıldığı ve bölüşümün de kollektif olması gereken bir düzendir. On bin yıllık tarım dönemi hukuku, artık sanayi dönemi sorunlarını çözemiyor. Yani sanayi dönemine geçilecek ve yeni düzen kurulacaktır. Bu yeni düzene tufanlı mı yoksa tufansız mı geçileceği insanlığın çabasına bağlıdır. Biz sosyal tufan olacak diyoruz. Onaltı sosyal tufanın oluş şeklini gösteriyoruz. Bu sosyal tufandan ancak sosyal gemiye binenler kurtulacaktır. Bu gemi Kur’an’ın tarif ettiği Adil Düzen’dir. Yani herkese aş ve herkese iş düzenidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 


AKEVLER KUR'AN MEÂLİ
1-FATİHA SURESİ-1-
7030 Okunma
2-bakara suresi-meal yok-tefsirden çıkıyor
4893 Okunma
3-ali imran-meal yok-tefsirden çıkacak
2466 Okunma
4-nisa suresi-meal yok-tefsirden çıkacak
3543 Okunma
5-maide suresi-meal yok-tefsirden çıkacak
2995 Okunma
6-enam suresi-meal yok-tefsir yok-123teberrük
3395 Okunma
7-araf suresi-meal yok-tefsirden çıkacak
2569 Okunma
8-ENFAL SURESİ-MEAL YOK-TEFSİRDEN ÇIKACAK
2529 Okunma
9-TEVBE SURESİ-MEAL YOK-TEFSİR YOK- TEBERRÜK
3007 Okunma
10-YUNUS SURESİ-MEAL YOK-TEFSİR YOK-TEBERRÜK
2528 Okunma
11-HUD SURESİ-MEAL YOK-TEFSİR YOK-TEBERRÜK
2768 Okunma
12-YUSUF SURESİ-MEAL YOK-TEFSİRDEN ÇIKACAK
2894 Okunma
13-rad suresi meali
3309 Okunma
14-İBRAHİM SURESİ MEALİ
2833 Okunma
15-hicr suresi meali
3283 Okunma
16-nahl suresi meali
4332 Okunma
17-İSRA SURESİ MEALİ
3969 Okunma
18-KEHF SURESİ MEALİ
3884 Okunma
19-meryem suresi- meal yok-tefsir yok-teberrük
2640 Okunma
20-taha suresi meali
4230 Okunma
21-ENBİYA SURESİ MEALİ
3778 Okunma
22-hacc suresi meali
3309 Okunma
23-MÜ'MİN'UN SURESİ MEALİ
3391 Okunma
24-nur suresi meali
3796 Okunma
25-furkan suresi meali
3176 Okunma
26-ŞUARA SURESİ MEALİ
3634 Okunma
27-neml suresi meali
3917 Okunma
28-kasas suresi meali
3327 Okunma
29-ankebut suresi meali
3521 Okunma
30-rum suresi meali
3178 Okunma
31-LOKMAN SURESİ MEALİ
3195 Okunma
32-SECDE SURESİ MEALİ
2821 Okunma
33-AHZAB SURESİ MEALİ
3199 Okunma
34-SEBE SURESİ MEALİ
3691 Okunma
35-FATIR SURESİ MEALİ
3305 Okunma
36-YASİN SURESİ MEALİ
4436 Okunma
37-SAFFAT SURESİ MEALİ
4378 Okunma
38-SAD SURESİ MEALİ
3638 Okunma
39-ZÜMER SURESİ meal tefsir yok TEBERRÜK
3886 Okunma
40-MÜ'MİN SURESİ MEAL TEFSİR YOK teberrük
3375 Okunma
41-fussilet suresi meali
3260 Okunma
42-şura suresi meali
2817 Okunma
43-zuhruf suresi meali
3372 Okunma
44-DUHAN SURESİ MEALİ
3373 Okunma
45-CASİYE SURESİ MEALİ
2582 Okunma
46-AHKAF SURESİ MEALİ
3075 Okunma
47-MUHAMMED SURESİ MEALİ
2913 Okunma
48-FETİH SURESİ MEALİ
3223 Okunma
49-HUCURAT SURESİ MEALİ
3400 Okunma
50-KAF SURESİ MEALİ
3713 Okunma
51-ZARİYAT SURESİ MEALİ
3466 Okunma
52-TUR SURESİ TEFSİR MEAL YOK teberrük
2741 Okunma
53-necm suresi tefsir ve meal yok teberrük
2727 Okunma
54-KAMER SURESİ TEFSİ MEAL YOK teberrük
3589 Okunma
55-RAHMAN SURESİ MEALİ
4148 Okunma
56-VAKIA SURESİ MEALİ
4040 Okunma
57-HADİD SURESİ MEALİ
3215 Okunma
58-MÜCADELE SURESİ MEALİ
3027 Okunma
59-HAŞR SURESİ MEALİ
3037 Okunma
60-MÜMTEHİNE SURESİ MEALİ
2548 Okunma
61-SAF SURESİ MEALİ
2779 Okunma
62-CUMA SURESİ MEALİ
3051 Okunma
63-MÜNAFİKUN SURESİ MEALİ
2714 Okunma
64-TEGABUN SURESİ MEALİ
2850 Okunma
65-TALAK SURESİ MEALİ
2941 Okunma
66-TAHRİM SURESİ MEALİ
2942 Okunma
67-MÜLK SURESİ MEALİ
3538 Okunma
68-KALEM suresi MEALi
3711 Okunma
69-HAKKA SURESİ MEALİ
3270 Okunma
70-MEARİC SURESİ MEALİ
3189 Okunma
71-NUH SURESİ MEALİ
3030 Okunma
72-CİN SURESİ MEALİ
3708 Okunma
73-MÜZZEMMİL SURESİ MEALİ
3981 Okunma
74-MÜDDESSİR SURESİ MEALİ
4046 Okunma
75-KIYAMET SURESİ MEALİ
3217 Okunma
76-İNSAN SURESİ MEALİ
3843 Okunma
77-MÜRSELAT SURESİ MEALİ
2944 Okunma
78-NEBE SURESİ MEALİ
3587 Okunma
79-NAZİAT SURESİ MEALİ
3246 Okunma
80-ABESE SURESİ MEALİ
3484 Okunma
81-TEKVİR SURESİ MEALİ
3283 Okunma
82-İNFİTAR SURESİ MEALİ
3133 Okunma
83-MUTAFFİFİN SURESİ MEALİ
3640 Okunma
84-İNŞİKAK SURESİ MEALİ
2980 Okunma
85-BÜRUC SURESİ MEALİ
2607 Okunma
86-TARIK SURESİ MEALİ
3013 Okunma
87-A'LA SURESİ MEALİ
3399 Okunma
88-ĞAŞİYE SURESİ MEALİ
3363 Okunma
89-FECR SURESİ MEALİ
3324 Okunma
90-BELED SURESİ MEALİ
2931 Okunma
91-ŞEMS SURESİ MEALİ
3658 Okunma
92-LEYL SURESİ MEALİ
3560 Okunma
93-DUHA SURESİ MEALİ
3048 Okunma
94-İNŞİRAH SURESİ MEALİ
3343 Okunma
95-TİN SURESİ MEALİ
3630 Okunma
96-A'LAK SURESİ MEALİ
3937 Okunma
97-KADR SURESİ MEALİ
3979 Okunma
98-BEYYİNE SURESİ MEALİ
3365 Okunma
99-ZİLZAL SURES MEAL TEFSİRYOK teberrük
2289 Okunma
100-adiyat suresi meali
2875 Okunma
101-karia suresi meali
3763 Okunma
102-TEKASÜR SURESİ MEALİ
3907 Okunma
103-ASR SURESİ MEALİ
3031 Okunma
104-HÜMEZE SURESİ MEALİ
3821 Okunma
105-FİL SURESİ MEALİ
4976 Okunma
106-KUREYŞ SURESİ MEALİ
3025 Okunma
107-MAUN SURESİ MEALİ
3354 Okunma
108-KEVSER SURESİ MEALİ
5452 Okunma
109-KAFİRUN SURESİ MEALİ
3394 Okunma
110-NASR SURESİ MEALİ
3871 Okunma
111-TEBBET SURESİ MEALİ
4565 Okunma
112-İHLAS SURESİ MEALİ
3632 Okunma
113-FELAK SURESİ MEALİ
2935 Okunma
114-NAS SURESİ MEALİ
3225 Okunma
115-KURAN KÖK HARFLER LÜGATI-LATİN HARFLERİYLE
44144 Okunma

© 2026 - Akevler