AKEVLER KUR'AN MEÂLİ
Süleyman Karagülle
3959 Okunma
TEKASÜR SURESİ MEALİ

 

102 - TEKASÜR SURESİ

 

 

Rahman Rahim Allah’ın ismine

 

Lehv : Boğazdaki küçük dil demektir. Lehv, alet olarak çalgı demektir. Ses titreşimleri insan vücudunda dinlendirme ve uyutma etkisini yapmaktadır. Çocuklar ninni ile uyutulur. Eğlence ile insanların oyalanması lehv ile ifade edilir. Oyaladı şeklide tercüme edilebilir. Buradaki “küm” insalık demektir. Bundan sonra bahsedilen insan kelimesi burada “siz” ile ifade edilmiştir.

 

Kesr : Kesr(sin ile) kırık demektir. (Peltek se ile) çok demektir. Tefau’l babı çok kimselerin birbirleriyle yarışmalarında kullanılır. Türkçe’deki “leşme” karşılığıdır. Ancak Türkçe’de iki karşılaşma ile çoklu karşılaşma aynı kiple ifade edilir. Oysa Arapça’da iki için mufaale babı, çok kimse için tefau’l babı getirilir. İnsanlar devamlı olarak birbirlerine karşı çok olma, serveti çok olma, bilgisi çok olma, taraftarı çok olma gibi çokluklar peşine koşmaktadırlar.

 

Hatta : Son demektir. Ölünceye kadar demektir. Bununla beraber mezarları ziyarete kadar şeklinde ifade edilmiştir. Ziyarete hakiki mana verenler de vardır.

 

Zürtüm : “Zeyr” ziyaret, “zira” ağacın güneş almasına mani olduğu yer, “zevr” ağaç veya ormanlıktaki gölgenin dolaştığı yer demektir. Sonraları kişilerin yakınlarını veya başkalarını dolaşmalarına ziyaret denmiştir. Ölü mezarlarının ziyaret edilip onlar için dua edilmesi veya onlara dua edilmesi bütün topluluklarda gelenek halindedir.

 

Mekabir: Kabr mezar demektir. Ölülerin gömüldüğü yer demektir. Hufr ve ğufr ile akrabalığı var.

 

Arapça'da çoğul çoğulla ilgilendirilince her biri karşılıklı olarak sahip olurlar. “Nisaü küm” “eşleriniz” gibi. “Zürtümül mekabir” değil de “zürümül mekber” denseydi “topluca ziyaret” anlamına gelirdi. Oysa burada herkes kendi mezarını ziyaret eder anlamına gelmektedir. Oysa insan kendi mezarını ziyaret edemez. Buradaki mecazdır. İnsanın kendisinin mezara gitmesi demektir.

 

Kella : “Kella”nın aslı “kane la” dır. "Öyle olmadı" "Öyle değil" anlamına gelir. "Onun serveti onu halid kılmayacak."

 

Sevfe : Geniş zaman kipini uzak gelecek zaman kipine çevirir. S ise yakın gelecek zamana çevirir.

 

İlm : Dağın sivri noktası demektir. İnsanlar o tepeye bakarak bulundukları yerleri belirlerler. Sonraları yeryüzü beyler arasında bölüşülünce, her bey hakim olduğu çevrenin tepesine o çevrenin kendisine ait olduğunu belirleyen işaret  koymuştur. Buna alem denir. Bugünkü bayrak o dönemin geleneği olarak devam etmektedir. Arefe, üstü düzlük dağ veya yayla demektir. İnsanlar ilk zamanlarda burada yıllık veya daha kıza zamana ait toplantılar yaparlardı ve birbirleri ile tanışırlardı. Arafat’taki arefe kelimesi buradan gelmektedir. Hala orada toplanılmaktadır. İlim, varlıkları sınırlamak suretiyle tanımlamak ve aralarındaki ilişkileri riyazi bir şekilde belirlemektir. Marifet ise, varlıkları diğerlerinden ayıracak özellikleri ile belirlemektir.  

 

Sümme : “Ve” gibi “bağ” edatıdır. Ancak tertibi ifade ettiği için “fe”ye benzer. “Fe” de peşpeşelik vardır. “Sümme”de ara ara oluşu anlatır. “Sümme” kullanılarak “kella” tekrar edilmiştir. “Kella” tekrar edilmeseydi, birinci “sevfe te’lemn”le ikinci “sevfe te’lemun” farklı olacaktı. Ama burada “kella” da tekrar edildiğine göre “öyle değil öyle değil” tekidini ifade ediyor. Yani öyle olmamasının iki sebebi var. İleride insanlar aynı şeyi iki kaynaktan anlayacaklardır. Bu dünyada da ahirette de anlayacaklardır.

 

Lev : Lev, şart edatıdır. Fiili mazi veya fiili muzarinin üzerine gelir ama fiili maziyi ifade eder ve olumsuzluğu gösterir.

 

Yakin : Kanaa’t, su kanalı demektir. Susuzluğu gidermek, suya kanmak kelimesi ile ifade edilir. Bir insanın şüphe ve tereddütlerini gidermek ve kişiye kanmak olarak Türkçe’de kullanılmaktadır. Bu kelime Arapça’da kenea’ ve yakin olarak geçmektedir. Tereddütlü ve şüpheli bilgilerin kesinleşmesi anlamına gelir.

 

 

Re’y   : : Re'y etmek gözle görmeye gerek olmaksızın fikren bir görüşe sahip olmaktır. Bu görüşün yakın mertebesine ulaşması için iki yol vardır. Biri ilim yolu diğeri de “ayn” yoludur. “Ayn” görmek, ilim ise görüşleri muhakeme ile değerlendirmek demektir.

”Raye”, uzaktan görülebilen işaret demektir. “Basar” göz demektir. “Nazar” korkuluk demektir. Nazar bakmak, re’y ise görmek anlamındadır. Re’y derinlemesine görmek, nazar genişlemesine görmek, basar uzağı görmek, şuhud ise içinde bulunmak, her yönüyle görmek demektir.

 

Cahim : Etin, meyvenin, mısırın kızartıldığı ateş demektir. Cehennem, yemeklerin pişirildiği fırın demektir. Cahim ise kızartıldığı fırının adıdır. Cehennem ve cehim dünyada terbiye olmamış insanların ahirette terbiye edilerek cennete girebilmeleri için yükseltildikleri yerdir.

 

Ayn : Ayn göz, “evya” göze demektir. Önce pınarların akan gözüne, sonra da insanların gözüne ayn denmiştir. Topluluklarda kelimelerin birbirine aktarılması olduğu gibi, benzetmelerin aktarılması da vardır. Türkler ve Araplar gözü hem pınar için hem de görme aleti için kullanmışlardır.

 

Le tüselünne : Sehl, ova demektir. Kolayca yürünmesine benzetilerek kolaylık anlamında kullanılmıştır. Seele, “h”nin hemzeye  dönüşmesi ile oluşmuştur. Kolay kazanmak yani toplamak, dilenmek veya kolay öğrenmek anlamlarına gelmektedir.

 

Yevm : “Yemm” durgun akan su demektir. Kabarıp inmesi sebebi ile periyodik çağların adı olmuştur. Sonra bir gün ve geceye isim olmuştur. Kur'an'da “Eyyamen ma'dudat”da olduğu gibi 24 saat için kullanılmaktadır. Veya "tilke eyyamin nudaviluha"da olduğu gibi çağlar için kullanılmaktadır.

 

İzin : O gün, o çağ anlamındadır. Sonundaki “nun” hazfedilmiş bir kelimeye delalet eder. O gün ile öldükten sonra dirilerek bir arada tekrar hayata dönülen güne işaret edilmiştir.

 

An : Harfi cerdir. “Ala” karşılığı fiilin başlangıcı için kullanılır. Fiilin isme etkisi vardır.

 

Ne’iim : "Neam" geviş getiren çift parmaklı hayvanların ortak adıdır. Deve, sığır, koyun, keçi. Sonra nimet bütün yiyeceklerin adı olmuştur. Daha sonra da bütün yiyeceklerin adı olmuştur. Rahmet manevi iyilikler, nimet maddi iyilikleri ifade eder.

 

Siz mekabiri ziyaret edene dek tekasür sizi ilha etti.  Kella, ileride ilmedeceksiniz. Kella sonra ileride ilmedeceksiniz. Kella yakinin ilmi ile ilmetseydiniz cehimi re'yedecektiniz. Sonra onu yakinin aynı ile re'yedecek idiniz. Sonra yevme izin ne’iimden sual olunacaksınız.

 

Gömekleri boylayıncaya dek çoklaşmak sizi oyaladı. Yok öyle, değil; ileride bileceksiniz. Yok öğle, değil; sonra ileri de bileceksiniz. Yok öyle, değil; kanığın bilgisi ile bilseydiniz köz(kor)ü görürdünüz. Sonra onu kanıtın gözü ile görürdünüz. Sonra o günde vardan sorulacaksınız.

 

 

Hümeze ve Asır surelerinden önce bu sure gelmiştir. Hümeze Suresi kötülerin akibetini anlatmakta, Asr Suresi ise iyilerin hallerini anlatmaktadır. Bu sure ise insan tabiatını anlatmaktadır. İnsanı Allah öyle yaratmıştır ki, her şeyin çok olmasını ister. Öncelikle uzun ömür ister. Sonra öldükten sonra neslinin uzun süre devam etmesini ister. Bunun için de çok mal ve mülk elde etmek ve bunları varislerine bırakmak ister. Bunların hep birlikte diğer insanlarla beraber talep edilmesi iyi bir şeydir. Ama başkalarının olmayıp sadece kendisinin olmasını istemesi hasettir ve kötü bir şeydir. Bu surede “Vel asr”daki husranın gerekçesi anlatılmaktadır. İnsanların niçin husran içinde olduklarını öğrenmiş oluyoruz. Herkes “benim olsun” diyor, “bizim olsun” demiyor. Benim olsun deyince hiçbiri isteğine ulaşamıyor. Oysa dayanışma ortaklıklarını kurup ve birbirleri ile iş yapan ve birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edip çıkar paralelliği oluşturup husrandan kurtulacaklardır. Bu sure “ne’iim”den sual olunacaksınız demekle, “varı istemek” “sorumluluğu istemek” anlamına geldiğine değinmektedir. Dünya malları insanlara emanet edilmiştir Ona bakmakla yükümlüdürler ve bu yükümlülük karşılığında da ondan yararlanma hakkına sahiptirler.

 

 

 

 

 

 


AKEVLER KUR'AN MEÂLİ
1-FATİHA SURESİ-1-
7069 Okunma
2-bakara suresi-meal yok-tefsirden çıkıyor
4944 Okunma
3-ali imran-meal yok-tefsirden çıkacak
2497 Okunma
4-nisa suresi-meal yok-tefsirden çıkacak
3573 Okunma
5-maide suresi-meal yok-tefsirden çıkacak
3031 Okunma
6-enam suresi-meal yok-tefsir yok-123teberrük
3433 Okunma
7-araf suresi-meal yok-tefsirden çıkacak
2602 Okunma
8-ENFAL SURESİ-MEAL YOK-TEFSİRDEN ÇIKACAK
2555 Okunma
9-TEVBE SURESİ-MEAL YOK-TEFSİR YOK- TEBERRÜK
3036 Okunma
10-YUNUS SURESİ-MEAL YOK-TEFSİR YOK-TEBERRÜK
2559 Okunma
11-HUD SURESİ-MEAL YOK-TEFSİR YOK-TEBERRÜK
2798 Okunma
12-YUSUF SURESİ-MEAL YOK-TEFSİRDEN ÇIKACAK
2929 Okunma
13-rad suresi meali
3357 Okunma
14-İBRAHİM SURESİ MEALİ
2873 Okunma
15-hicr suresi meali
3331 Okunma
16-nahl suresi meali
4375 Okunma
17-İSRA SURESİ MEALİ
4016 Okunma
18-KEHF SURESİ MEALİ
3924 Okunma
19-meryem suresi- meal yok-tefsir yok-teberrük
2671 Okunma
20-taha suresi meali
4296 Okunma
21-ENBİYA SURESİ MEALİ
3807 Okunma
22-hacc suresi meali
3354 Okunma
23-MÜ'MİN'UN SURESİ MEALİ
3431 Okunma
24-nur suresi meali
3852 Okunma
25-furkan suresi meali
3221 Okunma
26-ŞUARA SURESİ MEALİ
3670 Okunma
27-neml suresi meali
3957 Okunma
28-kasas suresi meali
3366 Okunma
29-ankebut suresi meali
3560 Okunma
30-rum suresi meali
3220 Okunma
31-LOKMAN SURESİ MEALİ
3237 Okunma
32-SECDE SURESİ MEALİ
2862 Okunma
33-AHZAB SURESİ MEALİ
3246 Okunma
34-SEBE SURESİ MEALİ
3734 Okunma
35-FATIR SURESİ MEALİ
3360 Okunma
36-YASİN SURESİ MEALİ
4479 Okunma
37-SAFFAT SURESİ MEALİ
4404 Okunma
38-SAD SURESİ MEALİ
3680 Okunma
39-ZÜMER SURESİ meal tefsir yok TEBERRÜK
3915 Okunma
40-MÜ'MİN SURESİ MEAL TEFSİR YOK teberrük
3407 Okunma
41-fussilet suresi meali
3297 Okunma
42-şura suresi meali
2860 Okunma
43-zuhruf suresi meali
3403 Okunma
44-DUHAN SURESİ MEALİ
3406 Okunma
45-CASİYE SURESİ MEALİ
2619 Okunma
46-AHKAF SURESİ MEALİ
3110 Okunma
47-MUHAMMED SURESİ MEALİ
2944 Okunma
48-FETİH SURESİ MEALİ
3255 Okunma
49-HUCURAT SURESİ MEALİ
3431 Okunma
50-KAF SURESİ MEALİ
3754 Okunma
51-ZARİYAT SURESİ MEALİ
3498 Okunma
52-TUR SURESİ TEFSİR MEAL YOK teberrük
2775 Okunma
53-necm suresi tefsir ve meal yok teberrük
2760 Okunma
54-KAMER SURESİ TEFSİ MEAL YOK teberrük
3635 Okunma
55-RAHMAN SURESİ MEALİ
4188 Okunma
56-VAKIA SURESİ MEALİ
4080 Okunma
57-HADİD SURESİ MEALİ
3247 Okunma
58-MÜCADELE SURESİ MEALİ
3059 Okunma
59-HAŞR SURESİ MEALİ
3070 Okunma
60-MÜMTEHİNE SURESİ MEALİ
2575 Okunma
61-SAF SURESİ MEALİ
2808 Okunma
62-CUMA SURESİ MEALİ
3086 Okunma
63-MÜNAFİKUN SURESİ MEALİ
2745 Okunma
64-TEGABUN SURESİ MEALİ
2885 Okunma
65-TALAK SURESİ MEALİ
2973 Okunma
66-TAHRİM SURESİ MEALİ
2977 Okunma
67-MÜLK SURESİ MEALİ
3564 Okunma
68-KALEM suresi MEALi
3745 Okunma
69-HAKKA SURESİ MEALİ
3310 Okunma
70-MEARİC SURESİ MEALİ
3224 Okunma
71-NUH SURESİ MEALİ
3057 Okunma
72-CİN SURESİ MEALİ
3740 Okunma
73-MÜZZEMMİL SURESİ MEALİ
4013 Okunma
74-MÜDDESSİR SURESİ MEALİ
4080 Okunma
75-KIYAMET SURESİ MEALİ
3269 Okunma
76-İNSAN SURESİ MEALİ
3871 Okunma
77-MÜRSELAT SURESİ MEALİ
2986 Okunma
78-NEBE SURESİ MEALİ
3624 Okunma
79-NAZİAT SURESİ MEALİ
3279 Okunma
80-ABESE SURESİ MEALİ
3518 Okunma
81-TEKVİR SURESİ MEALİ
3317 Okunma
82-İNFİTAR SURESİ MEALİ
3166 Okunma
83-MUTAFFİFİN SURESİ MEALİ
3669 Okunma
84-İNŞİKAK SURESİ MEALİ
3004 Okunma
85-BÜRUC SURESİ MEALİ
2644 Okunma
86-TARIK SURESİ MEALİ
3049 Okunma
87-A'LA SURESİ MEALİ
3431 Okunma
88-ĞAŞİYE SURESİ MEALİ
3404 Okunma
89-FECR SURESİ MEALİ
3369 Okunma
90-BELED SURESİ MEALİ
2966 Okunma
91-ŞEMS SURESİ MEALİ
3695 Okunma
92-LEYL SURESİ MEALİ
3597 Okunma
93-DUHA SURESİ MEALİ
3079 Okunma
94-İNŞİRAH SURESİ MEALİ
3376 Okunma
95-TİN SURESİ MEALİ
3665 Okunma
96-A'LAK SURESİ MEALİ
3974 Okunma
97-KADR SURESİ MEALİ
4015 Okunma
98-BEYYİNE SURESİ MEALİ
3409 Okunma
99-ZİLZAL SURES MEAL TEFSİRYOK teberrük
2322 Okunma
100-adiyat suresi meali
2911 Okunma
101-karia suresi meali
3797 Okunma
102-TEKASÜR SURESİ MEALİ
3959 Okunma
103-ASR SURESİ MEALİ
3071 Okunma
104-HÜMEZE SURESİ MEALİ
3864 Okunma
105-FİL SURESİ MEALİ
5013 Okunma
106-KUREYŞ SURESİ MEALİ
3059 Okunma
107-MAUN SURESİ MEALİ
3383 Okunma
108-KEVSER SURESİ MEALİ
5505 Okunma
109-KAFİRUN SURESİ MEALİ
3431 Okunma
110-NASR SURESİ MEALİ
3910 Okunma
111-TEBBET SURESİ MEALİ
4600 Okunma
112-İHLAS SURESİ MEALİ
3662 Okunma
113-FELAK SURESİ MEALİ
2968 Okunma
114-NAS SURESİ MEALİ
3262 Okunma
115-KURAN KÖK HARFLER LÜGATI-LATİN HARFLERİYLE
44405 Okunma

© 2026 - Akevler