AKEVLER KUR'AN MEÂLİ
Süleyman Karagülle
3743 Okunma
ŞEMS SURESİ MEALİ

 

91 - ŞEMS SURESİ

 

Rahman Rahim Allah’ın ismine

 

Şems : Güneş demektir.

Dahy : Kuşluk yemeğidir. Sonra kuşluk vaktinin adı olmuştur. Açıklık ve aydınlık anlamlarında kullanılmıştır.

 

Kamer : Kamer gökteki ayın kütlesi demektir.

İza : “İza”, “za” kelimesinin değişik kullanılmasından oluşmuştur. Gelecekte olacakların vaktini bildirir. “İn” gelirse olup olmaması belli olmayan olaya işaret etmiş olur. “İza“ gelirse olacağını da haber vermiş olur. “İz” geçmiş için kullanılır. Fiillerin mazi veya muzari olması bunlarda (iza ve iz) zamanı ifade etmez. İza, ...ince, ...ınca, ...dığında ekleri ile tercüme edilir.

Ğaşiy : Çuldur. Mastar olarak örtmek anlamına gelir.

Sema : Semv hayvanın sırtı, ard da hayvanın karnıdır. Sırtın üst kısmına sema, alt tarafına da ard denir. Ard toprak parçası ve yer küre, sema da gök yküre demektir. Her tabakanın üst üste olmasından dolayı her birinin adı da semadır.

Bina : Yapının üstüne oturduğu taş veya ağaçtır.

Ard : Yer demektir. Yer küre anlamına geldiği gibi herhangi bir arazi parçasına da arz denir.

Tahav : Tah, değirmen demektir. Taşların parçalanarak serilerek elde edilmiş düzlüktür. İmar edilmiş yer anlamındadır. Onu kim yaşanacak hale getirmişse anlamına gelir. Yani yeryüzü canlıların yaşayabileceği bir şekle getirilmiştir.

Nefs : Dibağlamada kullanılan palamut, meşenin bir meyvesidir. Boyacılıkta kullanılır. Eşyayı güzelleştirir, çürümekten ve paslanmaktan korur. Bu şekilde boyanmış veya dibağlanmış eşya veya deriye nefis yani kıymetli ve değerli bir eşya denir. Nefs, ruhun bir boyası, görüntüsü anlamında kişiliği ifade eder. Kimse anlamındadır. Ruh bedenle ilişkisini nefs ile kurar. Beden de ruh ile ilişkisini hayatla kurar. Kainatta herşey çift yaratılmıştır. Çiftlerin birbirleri ile ilişki kurma özellikleri vardır. Ruhla beden arasındaki ilişkiyi de nefs kurar.

Seviye : Engebesiz düz yerdir. Eşitlemek için kullanılır. Sıva yapmak duvarı düzeltmek demektir.  

Lehim : Leim, yarayı yumuşatmak için sürülen yağ ve benzeri yümüşatıcıdır. Melhem bu anlamdadır. Hemze elife dönüşmüştür. Nefs bir sorunla karşılaştığı zaman sıkıntıya girer. İlham ona melhem olur. Sıkıntılar beyinde çözülmüş olur.  

Fecr : Yarık demektir. Gökteki karanlığı yaran aydınlığa da fecr demektir. Pencere kelimesi burada gelmektedir.  

Vika : Katı kaptır. Via ise yumuşak kaptır. Dağlarda yağmurdan ve vahşi ayvanlardan korunmak için taştan örülen sığınak, kulube demektir. Vikaye etmek bir şeyi korumak için koruyucu kaba koymaktır. İttika kendi kendini korunacak yere koymak, sokmak anlamına gelir. Takva, vikaye mastarının mastar ismidir. Daha çok meçhul fiile mastar olur.

Felah : Felh toprağın yarılmışı, çatlak toprak demektir. Tarlayı sürme anlamında felah kullanılmıştır. Tarlayı sürmek onu ekin ekilecek hale getirmek demektir. Felah bulmak da olgunlaşıp işe yararhale gelmek demektir.

Zekiy, Zekat : “Zekiyye“ bol otlaklı arazi demektir. Sonraları canlılık için kullanılmıştır. Canlının temizlik özelliğinden dolayı temizlik; büyüme ve gelişme özelliğinden dolayı da artma anlamı kazanmıştır.

Haybe : İlk insanlar ateşi taşları birbirine vurarak çıkan kıvılcımdan yararlanarak üretiyorlardır. Kuru mantardan yapılan hav üstüne kıvılcım düştüğü zaman tutuşur ve alevsiz yanar. üflendiğinde ateş olur. Bu kavların bir kısmı nemli veya türü sebebiyle ateş almaz. Bu tür mantara haybe denir. Bir işte gayret edip ümitle uğraşırken sonuç elde edemmeyen kimsenin perişan hale gelip çökmesine, bitkin hale gelmesine mastar olmuştur.

Dess : Dessese bir şeyi kapatan toz ve kirdir. sonra son sin yaya dönüşmüş ve kirletmeye mastar olmuştur. Örtmeden çok; gömme, batırma anlamı taşır.

Kizb : Kizb, kumaşın boyanmasında kullanılan bir çeşit boya, kumaşın hakiki yapısını saklar. Madenlerin altınla kaplanmasına da kizb denir. Kişinin içini saklayarak inanmadığı şeyi söylemesi kizbdir. Arapça’da yalanla yanlış aynı kelime ile ifade edilmektedir. Ama kizb bildiklerinin ve inandıklarının aksine konuşmaktır.

Semud : Suyu biriktirmek için açılmış olan çukurdur.

Tağv :

Ba’s, Bu’sir : Ba’s eşilen yer demektir. Eşmek araştırmak ve ortaya çıkarmak anlamlarında kullanılmıştır.

Ţaky : « Şık » yarmaktır. « Kaf »ın biri « vav »a dönüţmüţ ve « ţakiy » olmuştur. Topluluktan ayrılan anlamında ţaki olmuţtur.

ayaklanan

Kavl : Birlikte bir iş yapan kimselere, belli bir sesle kumanda eden kimsenin adından gelişmiş bir kelimedir. Bu sesten kinaye olunmuştur. Kelamdan farkı bağlayıcı olmasıdır. Türkçe’deki ”söz“ kelimesi de böyledir. O halde “söyle” olarak tercüme edilmelidir.

Resul : ”Risl“ saçak demektir. Salmak anlamına gelir. Sonraları haber salma anlamında elçi gönderme manasinda kullanılmıştır.

Allah : Allah kelimesi “el-ilah”tan dönüşmüştür. Özel isimdir. Kurallara göre türememiştir. İlah kelimesi Tanrı anlamındadır. İnsanlar, “var edici”yi her zaman bilmişlerdir. Onu en kıymetli veya güçlü gördükleri bir varlık ile ifade etmeye çalışmışlardır. Bu sebepledir ki, birçok dinlerde Tanrı güneş kelimesi ile ifade edilmiştir. Türkçe’deki Tanrı da ışık kelimesinden gelmektedir. Kur’an’da da “Allah göklerin ve yerin nurudur” denmektedir. Bu kelimenin çıkışı “aydınlık” anlamına gelen bir sözden gelmiş olmalıdır. Türkçeye Tanrı diye tercüme edilecektir.

Nake : Dişi devedir. Erkek deveye cemel, develerin ortak ismi ise beirdir.

Sakiy : Kaba konmuş sudur. Türkçedeki su kelimesi buradan gelmiştir. Ma akar veya göldeki su, saky etmek su vermek demektri.

A’ker : Akv derinin zedelenmesinden oluşmuş yaradır. Atların ve eşeklerin semer veya eğerleri altında oluşan yaradır. Buna yağır denir.

Demdem : Ses taklidinden oluşmuş bir fiildir. Vurmada dağıtmada çıkan dum dum sesinin taklididir. Dem kelimesinin tekrarı da olabilir. Kana boyadı anlamında olabilir.

Rabb : Ribve, tümsek demektir. Çöllerde tümseğe benzeyen yer yer serpilmiş ağaçlıklara da rabve kelimesi kullanılmaktadır. Sonra yavaş yavaş gelişme karşılığı kullanılmıştır. Birden oluş “hilkat” ile ifade edilir, evrimle gelişmeler rabvet ile ifade edilir. Rebebe kelimesi de rabveden dönüşmüştür. Terbiye kelimesi bunlardandır. Türkçe olarak “yetiştiren” veya “yetiştirici” olarak tercüme edilir.

Zenb : Kuyruk demektir. İşlenmiş bir suçu gizlemek anlamında günah demektir.

Havf : “Hafe” korkulduğu zaman saklanmak için takınılan maske benzeri şeylerdir.

Akbe : Ayağın topuğudur. Takip etmek, arkasından gitmek, kovalamak veya kovalanmak anlamlarına gelir.

 

Şems ve duhası, onu tilavet ettiğinde kamer, onu tecliye etiğinde nehar, onu ğaşy ettiğinde leyl, sema ve onu bina eden, arz ve onu tahy eden, nefs ve onu tesviye eden için... Fucurunu ve takvasını ona ilham etti. Onu tezkiye eden kimse iflah olmuştur. Ona des olan kimse havb etmiştir. Eşkası inbias ettiğinde tağvası ile semud tekzib etti de Allah’ın resulu onlara Allah’ın nakesi ve onun sukyası var, kavletti. Onu tekzib ettiler ve ona akl ettiler. Rableri onlara zenblerinden dolayı demdem edip onları tesviye etti. Ukbasına havf etmedi.

 

Güneş ve aydınlığı, onu yansıtığında ay, onu ortaya çıkardığında gündüz, onu kapattağında gece, gök ve onu kuran, yer ve onu düzenleyen, kişi ve onu düzelten için... Bozulmasını ve korunmasını ona esinlemiştir (duyurmuştur). Onu arıtan kimse olgunlaşmıştır. Onu kirleten kimse bitmiştir. Ayaklananlar türediğinde azgınlığı ile Semud yalanladı da Allah’ın elçisi onlara Allah’ın devesini ve onun suvarılması, söyledi. Onu yalanladılar ve onu da vurdular. Yetiştiricileri onları suçlarından dolayı bom bom edip onları dümdüz etti. Sonuçlarından çekinmedi.

 

AÇIKLAMA : Bu surede güneş, ay, gece ve gündüz, yer ve gök anlatıldıktan sonra kişiye de işaret ederek ona doğru yola ve yanlış yola gidebilne gücünü verdiğini ifade etmektedir. İnsanı böylece kendi iradesi ile başbaşa bırakmıştır. İnsan isterse kendisini arıtmakta ve kurtulmakta, isterse pislikler içine girip kendisini perişan etmektedir. Bundan sonraki surede topluluklardan bahsetmektedir. Örnek olarak Semud kavmini göstermektedir. Semud suyun kenarında toplanıp yerleşik düzen kurmuş olan topluluk anlamındadır. Topluluk içinde yaşayan kimselerin ortak malları olur. Ortak mallarına duyulan ihtiyaç, bireyin ihtiyacından daha önemlidir. Kalp olmasa bütün hücreler ölür. Kimse o hücreyi kurtaramaz ama kalp normal çalışırsa bir hücreye diğer hücreler destek verip iyileştirebilirler. Çobanlık döneminde vergi canlı hayvan olarak veriliyordu.

 

Semud örneğinde, topluluğun ortak bir devesi vardı. Herkes kendi hayvanlarını sularken bu deveye su vermek istememişler ve onu horlamışlar. Peygamber topluluğa ait bu deveye dokunmamalarını yani topluluk mallarını çarçur etmenin sakıncalı olduğunu hatırlatmış ve onun da sulanmada hakı olduğunu bildirmiştir. Onlar bunun üzerine kızmış ve deveyi kesmişlerdir. Allah da onlara cezalarını vermiştir. Bu surede topluluğa ait malların korunmasını ve onlara insanların kendi mallarından daha çok önem vermelerini hatırlatmaktadır.

 

İnsan oğluna da bakmakla yükümlüdür ama bunu zaten fıtraten yaptığı için Kur’an bunun üzerinde durmayıp annebabaya ve akrabalara iyilik yapmaya değinmektedir. Çünkü bunlar ihmal edilmektedir. Kur’an, yetimlerin hakları ile topluluk malları üzerindeki uyarılarını şiddetli bir şekilde yapmaktadır. Çünkü insanın tabiatı bunları ihmal eder yaratılıştadır. Bu surede işaret edilen başka bir nokta insanın kişi olarak görevleridir. İnsan yeryüzüne gelir, yaşar ve gider. Ancak geldiğinde kendi başına yaşamak imkanına sahip değildir. Onu başkaları büyütür, yetiştirirler. Olgunlaşıncaya kadar borçlanır. Bu borçlanma esasta Allah’a karşı borçlanmadır. Ancak Allah bu alacağını topluluğa havale etmiştir. İnsan yetişmiş olmanın borcunu topluluğa öder. Sonra o da çocuklar yetiştirerek borcunu ödemiş olur. İnsan kendisine yetecek kadar servet edinme hakkına sahiptir, bir anlamda görevidir de. Ama ihtiyacından fazla olan mal ve zamanı herşeyini ona borçlu olduğu Allah’a yani topluluğa vermelidir. Onlar zekat için çalışırlar. “Boş kaldığında topluluğa katıl” ayetlerinin izahı budur. Bundan sonraki sureler bunları açıklamaktadır. “Kişinin yanında rabbinin rızasını kazanması dışında bir varlığı yoktur” ayeti işte bu surenin deve ile olan hikayesini anlatmaktadır. Sonra yetimlerden sonra da zamanını topluluğa vermekten bahsederek bu dört sure birbirini tamamlamaktadır.

 

 

 

 

 

 


AKEVLER KUR'AN MEÂLİ
1-FATİHA SURESİ-1-
7109 Okunma
2-bakara suresi-meal yok-tefsirden çıkıyor
5000 Okunma
3-ali imran-meal yok-tefsirden çıkacak
2531 Okunma
4-nisa suresi-meal yok-tefsirden çıkacak
3614 Okunma
5-maide suresi-meal yok-tefsirden çıkacak
3073 Okunma
6-enam suresi-meal yok-tefsir yok-123teberrük
3480 Okunma
7-araf suresi-meal yok-tefsirden çıkacak
2639 Okunma
8-ENFAL SURESİ-MEAL YOK-TEFSİRDEN ÇIKACAK
2588 Okunma
9-TEVBE SURESİ-MEAL YOK-TEFSİR YOK- TEBERRÜK
3081 Okunma
10-YUNUS SURESİ-MEAL YOK-TEFSİR YOK-TEBERRÜK
2600 Okunma
11-HUD SURESİ-MEAL YOK-TEFSİR YOK-TEBERRÜK
2838 Okunma
12-YUSUF SURESİ-MEAL YOK-TEFSİRDEN ÇIKACAK
2977 Okunma
13-rad suresi meali
3414 Okunma
14-İBRAHİM SURESİ MEALİ
2918 Okunma
15-hicr suresi meali
3387 Okunma
16-nahl suresi meali
4443 Okunma
17-İSRA SURESİ MEALİ
4074 Okunma
18-KEHF SURESİ MEALİ
3977 Okunma
19-meryem suresi- meal yok-tefsir yok-teberrük
2715 Okunma
20-taha suresi meali
4363 Okunma
21-ENBİYA SURESİ MEALİ
3862 Okunma
22-hacc suresi meali
3401 Okunma
23-MÜ'MİN'UN SURESİ MEALİ
3485 Okunma
24-nur suresi meali
3909 Okunma
25-furkan suresi meali
3281 Okunma
26-ŞUARA SURESİ MEALİ
3713 Okunma
27-neml suresi meali
4015 Okunma
28-kasas suresi meali
3412 Okunma
29-ankebut suresi meali
3606 Okunma
30-rum suresi meali
3273 Okunma
31-LOKMAN SURESİ MEALİ
3290 Okunma
32-SECDE SURESİ MEALİ
2910 Okunma
33-AHZAB SURESİ MEALİ
3299 Okunma
34-SEBE SURESİ MEALİ
3781 Okunma
35-FATIR SURESİ MEALİ
3418 Okunma
36-YASİN SURESİ MEALİ
4543 Okunma
37-SAFFAT SURESİ MEALİ
4452 Okunma
38-SAD SURESİ MEALİ
3736 Okunma
39-ZÜMER SURESİ meal tefsir yok TEBERRÜK
3963 Okunma
40-MÜ'MİN SURESİ MEAL TEFSİR YOK teberrük
3446 Okunma
41-fussilet suresi meali
3345 Okunma
42-şura suresi meali
2912 Okunma
43-zuhruf suresi meali
3451 Okunma
44-DUHAN SURESİ MEALİ
3459 Okunma
45-CASİYE SURESİ MEALİ
2659 Okunma
46-AHKAF SURESİ MEALİ
3159 Okunma
47-MUHAMMED SURESİ MEALİ
2987 Okunma
48-FETİH SURESİ MEALİ
3302 Okunma
49-HUCURAT SURESİ MEALİ
3479 Okunma
50-KAF SURESİ MEALİ
3807 Okunma
51-ZARİYAT SURESİ MEALİ
3542 Okunma
52-TUR SURESİ TEFSİR MEAL YOK teberrük
2822 Okunma
53-necm suresi tefsir ve meal yok teberrük
2810 Okunma
54-KAMER SURESİ TEFSİ MEAL YOK teberrük
3704 Okunma
55-RAHMAN SURESİ MEALİ
4253 Okunma
56-VAKIA SURESİ MEALİ
4127 Okunma
57-HADİD SURESİ MEALİ
3286 Okunma
58-MÜCADELE SURESİ MEALİ
3109 Okunma
59-HAŞR SURESİ MEALİ
3127 Okunma
60-MÜMTEHİNE SURESİ MEALİ
2614 Okunma
61-SAF SURESİ MEALİ
2855 Okunma
62-CUMA SURESİ MEALİ
3129 Okunma
63-MÜNAFİKUN SURESİ MEALİ
2790 Okunma
64-TEGABUN SURESİ MEALİ
2939 Okunma
65-TALAK SURESİ MEALİ
3034 Okunma
66-TAHRİM SURESİ MEALİ
3032 Okunma
67-MÜLK SURESİ MEALİ
3607 Okunma
68-KALEM suresi MEALi
3792 Okunma
69-HAKKA SURESİ MEALİ
3362 Okunma
70-MEARİC SURESİ MEALİ
3277 Okunma
71-NUH SURESİ MEALİ
3098 Okunma
72-CİN SURESİ MEALİ
3791 Okunma
73-MÜZZEMMİL SURESİ MEALİ
4064 Okunma
74-MÜDDESSİR SURESİ MEALİ
4131 Okunma
75-KIYAMET SURESİ MEALİ
3315 Okunma
76-İNSAN SURESİ MEALİ
3918 Okunma
77-MÜRSELAT SURESİ MEALİ
3059 Okunma
78-NEBE SURESİ MEALİ
3688 Okunma
79-NAZİAT SURESİ MEALİ
3326 Okunma
80-ABESE SURESİ MEALİ
3572 Okunma
81-TEKVİR SURESİ MEALİ
3363 Okunma
82-İNFİTAR SURESİ MEALİ
3207 Okunma
83-MUTAFFİFİN SURESİ MEALİ
3715 Okunma
84-İNŞİKAK SURESİ MEALİ
3049 Okunma
85-BÜRUC SURESİ MEALİ
2694 Okunma
86-TARIK SURESİ MEALİ
3087 Okunma
87-A'LA SURESİ MEALİ
3478 Okunma
88-ĞAŞİYE SURESİ MEALİ
3461 Okunma
89-FECR SURESİ MEALİ
3448 Okunma
90-BELED SURESİ MEALİ
3022 Okunma
91-ŞEMS SURESİ MEALİ
3743 Okunma
92-LEYL SURESİ MEALİ
3656 Okunma
93-DUHA SURESİ MEALİ
3122 Okunma
94-İNŞİRAH SURESİ MEALİ
3428 Okunma
95-TİN SURESİ MEALİ
3726 Okunma
96-A'LAK SURESİ MEALİ
4026 Okunma
97-KADR SURESİ MEALİ
4063 Okunma
98-BEYYİNE SURESİ MEALİ
3467 Okunma
99-ZİLZAL SURES MEAL TEFSİRYOK teberrük
2359 Okunma
100-adiyat suresi meali
2953 Okunma
101-karia suresi meali
3849 Okunma
102-TEKASÜR SURESİ MEALİ
4019 Okunma
103-ASR SURESİ MEALİ
3128 Okunma
104-HÜMEZE SURESİ MEALİ
3913 Okunma
105-FİL SURESİ MEALİ
5062 Okunma
106-KUREYŞ SURESİ MEALİ
3110 Okunma
107-MAUN SURESİ MEALİ
3436 Okunma
108-KEVSER SURESİ MEALİ
5583 Okunma
109-KAFİRUN SURESİ MEALİ
3480 Okunma
110-NASR SURESİ MEALİ
3970 Okunma
111-TEBBET SURESİ MEALİ
4642 Okunma
112-İHLAS SURESİ MEALİ
3700 Okunma
113-FELAK SURESİ MEALİ
3011 Okunma
114-NAS SURESİ MEALİ
3309 Okunma
115-KURAN KÖK HARFLER LÜGATI-LATİN HARFLERİYLE
45203 Okunma

© 2026 - Akevler