AKEVLER KUR'AN MEÂLİ
Süleyman Karagülle
2608 Okunma
BELED SURESİ MEALİ

 

90 - BELED SURESİ

 

Rahman Rahim Allah’ın ismine

 

Kasem : Kasem sad ile gövdesi kopmuş ağacın yerinde duran köküdür. Mastar olarak parçalanmak anlamına gelir. Sinli kısım, parça anlamına gelir. Bir şeyin fikren parçasına cüz, fiilen parçasına ise kısım denir. Sinle kısmet, bölme demektir. İksam ve mukaseme bölüşme anlamlarına gelir. ba harfi getirilince yemin anlamına gelir. Yani Allah ile veya Allah’ın hükmüne göre bölüşme olur. Buradaki la nefy lası değil, tekid lamının uzatılmasıdır. Yemini teşdid etmek için gelmiştir. kasem yemin demektir.

 

Haza : “Zabu demektir. “Ha” uyarı harfidir. “Za” “bu” ise “haza” ”işte bu” demektir. Burada erkek işareti kullanılmıştır. “Zalike”nin sonundaki “kesen demektir. Bu muhatapların durumuna göre zamir alır.

 

Belde : Etrafı çevrili meskun düz yerdir. Karyeden daha geniştir. “Belde” merkeze, “beled” ise çevreye, mücavir alana denmektedir.

 

Ente : Dudak harfleri konuşan kimseyi boğaz harfleri uzakta olanıveya görünmeyeni üçüncü şahsı, orta harfleri de muhatabı bildirir. Türkçedeki ben sen o bu kuraldan turemiştir. Hepsinin menşei tin tepe demek, kevn de öyledir. hevn düzlük, beyn yarık demektir. arapçada orta harflerden olan te ve ke muhatabı ifade eder. Türkçede de se ve kalemin derken ordaki ğunneli kaf seni ifade eder. En tek başına bir harfi ifade etmediği için tenin başına getirilmiştir. Fail olarak kullanılır.

 

Helal : Helva olgunlaşmış tatlı meyve ve ya bunlardan yapılmış tatlı demektir. Ağızda çiğnemeden dağılmış olması, çözülmüş olmasından suda tuzun erimesine mastar (hal olmak) oluşmuştur. Vav Lam’a dönüşmüştür. Şehire hulul etmek orada yerleşmek demektir. Helal yiyecek, insan vucudunda kan içinde çözülüp yararlı hale gelen besin demektir.

 

Veled : “Yavru” demektir.

 

Lekad : “Kad”, “kane” veya “kade”den dönüşmüş bir kelimedir. “Kane” “olmak”, “kade” “yaklaşmak” manasınadır. “Kad” ise fiili mazide hem tekid hem de fiilin devam etmekte olduğunu göstermek için kullanılır. Fiili mazi de ise “bazen” anlamına gelir. “Le” tekid harfidir. “Kad cae” “Şimdi geldi”, “Lekad cae” “Muhakkak geldi ve şimdi burada” demektir.

 

Halk : Halk, deri veya bez parçası demektir. Mastar olarak elbise biçmek veya çamurdan bir şey yapmak demektir. ”Rabvet”te tedrici oluşum vardır. “Hilkat”te ise birden oluş vardır. Allah hem haliktir hem de rabdır. Kaderde her şeyi planlamış ve ona göre zaman içinde gelişmeye bırakmıştır. Buna da kaza denir. İlk yarattığı canlıda kıyamete kadar gelecek bütün canlıların bütün özellikleri ilk canlının geninde vardı. Bu kaderdir. Şimdi gerçekleşenler ise kazadır. İlk defa zaman ve mekan içinde öyle atomları yarattı ki, o atomlarda da kainatın oluşması ile ilgili bütün özelikler vardı. O kaderdi.

 

İnsan : Üns, ok yayının iç tarafı, vahş yayın dış tarafının adıdır. İns kelimesi buradan gelişmiştir. Cins isim olarak da “insan” olarak kullanılmaktadır. İnsin çoğulu ünastır. Sonraları baştaki hemze düşmüş, bağımsız kelime olmuş, çoğulluk manasını korumaktadır. Kişilerin bir arada bulunmasına delalet eder. Kişiliği olmayan toplulukların adıdır. Hitapta mevcut olan halkı veya bütün insanları içine alır. Kur’an’da beş vakit namaz topluluklarına, cuma namazı topluluklarına veya bütün insanlara hitap etmek için kullanılır. Burada bütün insanlar kastedilmektedir ve “herkes” anlamındadır. İnsan cins isimdir.

 

Kebed : Kumluğun veya geniş bir sahanın orta yerine veya merkezine kebed denir. İnsanın ciğerine kebed denir. Türkçe’deki göbek kelimesi bu anlamdadır. Kubad ciğerdeki hastalığa denir.

 

Hesab : Hisbe okun nişangah kısmına denir. Mesafeye göre arpacığın yukarıya veya aşağıya tutulması gerekmektedir. Bunu başaran kimse hedefine ulaşır. Mekanikte hesap ilk olarak top atışlarında uygulanmıştır. Hesap etmek kesin olarak sonuçları elde etmek anlamına geldiği gibi zannetmek anlamına da gelir. Zan da kanaat anlamına gelir. Kur’an bu iki kelimeyi her iki şekilde de kullanmaktadır. Böylece ilmi sonuçların yaklaşık ve olası olduğuna işaret etmektedir. Burada "zannediyor" anlamında kullanılmıştır.

 

Len :

 

Kadr : Kıdr kazandır. Malzeme ölçüleri kard ile, pişirme süresi ve şekli kaderle anlatılmaktadır. Kard ölçme ve değer anlamlarına da gelir. Kader de plan demektir. Mastar olarak kullanıldığın planlamak anlamı çıkar.

 

Ehad : “Hadid” demir demektir. “Hudud” ise sınır demektir. Baştaki “e” olumsuzluğu ifade eder, “ehad” kelimesi sınırsız demektir. Arapça’da doğrudan doğruya sayı olarak ehad gelmez. Mesela “Ahmedu ehadun” denmez. “Ahmedü vahidun” denir. Bu da sadece kuralsız olarak Allah için kullanılmıştır. Ebu Hanife “Allah birdir, ama sayılardan bir değildir” demiştir. Bu kelime buna işaret etmektedir. Kainatta sonsuz diye bir şey yoktur. Zaman ve mekan da sonsuz değildir. Sonsuz yani sınırsız yalnız Allah’tır. Olumsuzdan sonra gelen ehad, olumsuzlukta genele uygulamak içindir.

 

Kavl : Birlikte bir iş yapan kimselere, belli bir sesle kumanda eden kimsenin adından gelişmiş bir kelimedir. Bu sesten kinaye olunmuştur. Kelamdan farkı bağlayıcı olmasıdır. Türkçe’deki ”söz“ kelimesi de böyledir. O halde “söyle” olarak tercüme edilmelidir.

 

Helak : Helek, ot bitmeyen tuzlu çorak yerdir. Helak olmak, kaybolmak, yok olmak ve ölmek anlamlarına gelir.

 

Mal : Eğik ağaç anlamındadır. Yönelmek anlamında "meyl etmek" yani insanın o tarafa içini meyletmesi şeklinde kullanılmaya başlanmıştır. "Mal" da insanların değer verdiği şeylerdir. Bu değer işe yaraması yanında az olması sebebiyle de doğmuş olabilir. Mal piyasada değeri olan eşyadır.

 

Lübed : Yeleden yapılan keçedir. Karışık anlamında kullanılmıştır.

 

Re’y :Raye, uzaktan görülebilen işaret demektir. “Basar” göz demektir. “Nazar” korkuluk demektir. Nazar bakmak, re’y ise görmek anlamındadır. Re’y derinlemesine görmek, nazar genişlemesine görmek, basar uzağı görmek, şuhud ise içinde bulunmak, her yönüyle görmek demektir.

 

Lisan : Dil demektir.

 

Şefet : Dudak demektir.

 

Necd : Necd, arabistan’da yüksek yaylalık yer demektir. aynı zamanda yüksek dağ anlamına gelir. Kur’an’ın ifadesine göre ise geçit anlamına gelmekdir. Boğaz veya belanalmaları na gelmektedir.

 

Kahm : Zayıf ve ince at demektir. İnce tahtalara Türkçede kahma denmektedir. İttiham etmek, zayıflamak demektir. Şişmanlığın zor yürümesin ve yukaruya çıkmasına mukabil zayıfların kolay yürümesi : Topuk demektir. Çıkıntılı yer yokuş anlamında olup bu surede tepeye çıkamadı anlamınada kullanılmışır.

 

Fekk : Zek çenenin alt tarafı ve görünen yerin adıdır. Fek ise çenelerin kendileridir. Çeneleri açmak anlamında mastardır. bir parçanın harekete gelmesi fek ile ifade edilir.

 

Rakabe : Boyundur. Hayvanın boyundan bağlanması sebebiyle rakabe bağlı anlamına gelir. Köle demektir.

 

Sağebe : Sağm, bir avuç su, suyun yudum yudum içilmesine tesğim denir. sonra mim baya dönşmüş ve yağmurun yağmadığı zamanlarda azalan, kurumaya giden suyun adı olmuştur. Kıtlık yıllarına mesğabe denir.

 

Turab : Toprak demektir. Metrebe dökülmüş parçalanmış anlamına gelir.

 

Yemin : Sağ yandır. Doğuya dönüldüğünde sağ taraf kalan yerdir. Sol tarafta kalan yere de şimal denir.

 

Şe’m : Şam, arabistan’ın kuzeyindeki beldnin adıdır. Yemen ise güneyindeki beldenin adıdır. Yemin sağ yan, şeim ise yol yan demektir. Şimal kelimesi  şe’meleden türemiştir. Uzak şeim anlamındadır.

 

Ma : “Ma” ve “men”, “beyn” kelimesinden oluşmuştur. Ben, sen ve o kelimeleri buradan gelir. “Men” Arapça’da “kimse” anlamını almıştır. “Nun” düşmüş “ma” şekline dönüşmüştür. Nesne anlamına gelir. İkisi de “ellezi” gibi Türkçedeki “...en, ...an” takısının anlamını taşır. Men, insan, melek, ruh, cin ve Allah için yani akıl sahipleri için kullanılır. Ma ise eşya için kullanılır. Ellezi, fiilin ve fail veya mefulun belli olduğu hallerde kullanılır. Ma ve men fiilin belli olduğu ama fail ve mefulun belli olmadığı hallerde kullanılır. Tekil ve çoğul için kullanılır. Erkek ve dişi ayrımı yoktur. Burada yaratılanlar belirsiz, yaratma ise bellidir. Yani Allah kainatı bir tek sistem ve usul içinde yaratmıştır. Her oluş birbirine benzemektedir. Kur’an’ı da aynı sistem içinde indirmiştir.   

 

 

Bu beled ile kasem ederim. Sen bu beldeye hulul etmişsindir. Valid ve vilat ettiği için.. İnsanı kebed içinde halketmişizdir. Kendisine kimsenin kadir olamayacağını mı hesab ediyor? Lubed malı ihlak ettim, kavlediyor. Onu kimsenin re’yetmediğini mi hesab ediyor ? Ona iki ayn, bir lisan ve iki şefe ca’letmedik mi? Ona iki necdi hidayet ettik. Akabeyi iktiham edemedi. Akabenin ne olduğu sana idra etmedi. Rakabenin fekkidir veya mesğabeli yevmde mekrabeli yetimi veya metrabeli miskini itamdır. Sonra iman etmiş ve sabrı tavsiyelesmiş ve merhameti tavsiyeleşmiş olan kimselerden meymene eshabı oldu. Ayetlerimizi küfreden kimseler ise meşeme eshabı oldular. Nar onlara musadedir.

 

Bu kent ile and ederim. Sen bu kente katılmış kişisin. Doğuran ve doğmuş olan için... İnsanı koyak içinde yaratmışızdır. Kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor? Yığınca varı tükettim, söylüyor. Onu kimsenin görmediğini mi sanıyor? Ona iki göz, bir dil ve iki dudak yapmadık mı? Ona iki geçit gösterdik. Tepeye tırmanamadı. Tepenin ne olduğu sana ulaşmadı. Bağı çözmektir veya dar günde yakınlı öksüzü veya serili yoksulu doyurmaktır. Sonra inanmış ve direnmeyi öğütleşmiş ve kayırmayı öğütleşmiş olan kimseler işte onlar sağın yandaşlarıdır. Belirtilerimizi kapatan kimseler ise onlar solun yandaşlarıdır. Ataş onları sarmıştır.

 

AÇIKLAMA : Surenin başında “sen bu beldenin içinde variken, bu beldeyi parçalamayız” anlamını da verebileceğimiz bir ifade ile başlamaktadır. Sonra anne veya babaya ve çocuğa yemin etmektedir. Burada insanın aile ve topluluk içinde yaşadığına işaret ederek insanın ruhi yapısını ve ruhi yapısına yardımcı olan organlarını anlatmakta ve topluluğun yakınlık ve dayanışma ile veya yardımlaşma ile varlığını sürdürdüğün ifade etmektedir. Böylece insanın sosyal varlık olarak bulunduğu yeri tanımlamaktadır. Bu yeri tanımlandıktan sonra insanların iki grup olduğu, bir grubun topluluğu yaşatmakla diğer grubun ise topluluğu yağmalamakla meşgul oldukları, böylece dengenin kurulduğu ifade edilmektedir. Topluluğu yaşatmak isteyenlerin denetimi muhalefet görevini yüklenmiş olan sola verilmiştir. Bu surenin anlamını tamamlamak için bundan sonraki surede yağmalayanların halini temsilen Semud’un deve hikayesi anlatılmaktadır. Ondan sonraki surede ise yine bu iki grubun cömertlik ve cimrilik halleri anlatılmaktadır.

 

 

 

 


AKEVLER KUR'AN MEÂLİ
1-FATİHA SURESİ-1-
6677 Okunma
2-bakara suresi-meal yok-tefsirden çıkıyor
4370 Okunma
3-ali imran-meal yok-tefsirden çıkacak
2217 Okunma
4-nisa suresi-meal yok-tefsirden çıkacak
3267 Okunma
5-maide suresi-meal yok-tefsirden çıkacak
2690 Okunma
6-enam suresi-meal yok-tefsir yok-123teberrük
3096 Okunma
7-araf suresi-meal yok-tefsirden çıkacak
2283 Okunma
8-ENFAL SURESİ-MEAL YOK-TEFSİRDEN ÇIKACAK
2288 Okunma
9-TEVBE SURESİ-MEAL YOK-TEFSİR YOK- TEBERRÜK
2727 Okunma
10-YUNUS SURESİ-MEAL YOK-TEFSİR YOK-TEBERRÜK
2177 Okunma
11-HUD SURESİ-MEAL YOK-TEFSİR YOK-TEBERRÜK
2431 Okunma
12-YUSUF SURESİ-MEAL YOK-TEFSİRDEN ÇIKACAK
2605 Okunma
13-rad suresi meali
2875 Okunma
14-İBRAHİM SURESİ MEALİ
2504 Okunma
15-hicr suresi meali
2930 Okunma
16-nahl suresi meali
3728 Okunma
17-İSRA SURESİ MEALİ
3574 Okunma
18-KEHF SURESİ MEALİ
3538 Okunma
19-meryem suresi- meal yok-tefsir yok-teberrük
2375 Okunma
20-taha suresi meali
3760 Okunma
21-ENBİYA SURESİ MEALİ
3483 Okunma
22-hacc suresi meali
2987 Okunma
23-MÜ'MİN'UN SURESİ MEALİ
3037 Okunma
24-nur suresi meali
3396 Okunma
25-furkan suresi meali
2837 Okunma
26-ŞUARA SURESİ MEALİ
3316 Okunma
27-neml suresi meali
3534 Okunma
28-kasas suresi meali
2962 Okunma
29-ankebut suresi meali
3065 Okunma
30-rum suresi meali
2785 Okunma
31-LOKMAN SURESİ MEALİ
2856 Okunma
32-SECDE SURESİ MEALİ
2499 Okunma
33-AHZAB SURESİ MEALİ
2856 Okunma
34-SEBE SURESİ MEALİ
3275 Okunma
35-FATIR SURESİ MEALİ
2985 Okunma
36-YASİN SURESİ MEALİ
4119 Okunma
37-SAFFAT SURESİ MEALİ
3973 Okunma
38-SAD SURESİ MEALİ
3272 Okunma
39-ZÜMER SURESİ meal tefsir yok TEBERRÜK
3572 Okunma
40-MÜ'MİN SURESİ MEAL TEFSİR YOK teberrük
3082 Okunma
41-fussilet suresi meali
2895 Okunma
42-şura suresi meali
2477 Okunma
43-zuhruf suresi meali
2992 Okunma
44-DUHAN SURESİ MEALİ
3016 Okunma
45-CASİYE SURESİ MEALİ
2287 Okunma
46-AHKAF SURESİ MEALİ
2771 Okunma
47-MUHAMMED SURESİ MEALİ
2645 Okunma
48-FETİH SURESİ MEALİ
2902 Okunma
49-HUCURAT SURESİ MEALİ
3015 Okunma
50-KAF SURESİ MEALİ
3355 Okunma
51-ZARİYAT SURESİ MEALİ
3195 Okunma
52-TUR SURESİ TEFSİR MEAL YOK teberrük
2386 Okunma
53-necm suresi tefsir ve meal yok teberrük
2425 Okunma
54-KAMER SURESİ TEFSİ MEAL YOK teberrük
3163 Okunma
55-RAHMAN SURESİ MEALİ
3837 Okunma
56-VAKIA SURESİ MEALİ
3764 Okunma
57-HADİD SURESİ MEALİ
2937 Okunma
58-MÜCADELE SURESİ MEALİ
2755 Okunma
59-HAŞR SURESİ MEALİ
2736 Okunma
60-MÜMTEHİNE SURESİ MEALİ
2319 Okunma
61-SAF SURESİ MEALİ
2532 Okunma
62-CUMA SURESİ MEALİ
2776 Okunma
63-MÜNAFİKUN SURESİ MEALİ
2442 Okunma
64-TEGABUN SURESİ MEALİ
2546 Okunma
65-TALAK SURESİ MEALİ
2619 Okunma
66-TAHRİM SURESİ MEALİ
2696 Okunma
67-MÜLK SURESİ MEALİ
3230 Okunma
68-KALEM suresi MEALi
3394 Okunma
69-HAKKA SURESİ MEALİ
2942 Okunma
70-MEARİC SURESİ MEALİ
2873 Okunma
71-NUH SURESİ MEALİ
2777 Okunma
72-CİN SURESİ MEALİ
3413 Okunma
73-MÜZZEMMİL SURESİ MEALİ
3689 Okunma
74-MÜDDESSİR SURESİ MEALİ
3764 Okunma
75-KIYAMET SURESİ MEALİ
2952 Okunma
76-İNSAN SURESİ MEALİ
3563 Okunma
77-MÜRSELAT SURESİ MEALİ
2669 Okunma
78-NEBE SURESİ MEALİ
3285 Okunma
79-NAZİAT SURESİ MEALİ
2958 Okunma
80-ABESE SURESİ MEALİ
3216 Okunma
81-TEKVİR SURESİ MEALİ
2958 Okunma
82-İNFİTAR SURESİ MEALİ
2877 Okunma
83-MUTAFFİFİN SURESİ MEALİ
3359 Okunma
84-İNŞİKAK SURESİ MEALİ
2744 Okunma
85-BÜRUC SURESİ MEALİ
2314 Okunma
86-TARIK SURESİ MEALİ
2730 Okunma
87-A'LA SURESİ MEALİ
3078 Okunma
88-ĞAŞİYE SURESİ MEALİ
3059 Okunma
89-FECR SURESİ MEALİ
2971 Okunma
90-BELED SURESİ MEALİ
2608 Okunma
91-ŞEMS SURESİ MEALİ
3360 Okunma
92-LEYL SURESİ MEALİ
3221 Okunma
93-DUHA SURESİ MEALİ
2790 Okunma
94-İNŞİRAH SURESİ MEALİ
3053 Okunma
95-TİN SURESİ MEALİ
3314 Okunma
96-A'LAK SURESİ MEALİ
3629 Okunma
97-KADR SURESİ MEALİ
3622 Okunma
98-BEYYİNE SURESİ MEALİ
2986 Okunma
99-ZİLZAL SURES MEAL TEFSİRYOK teberrük
2066 Okunma
100-adiyat suresi meali
2618 Okunma
101-karia suresi meali
3483 Okunma
102-TEKASÜR SURESİ MEALİ
3548 Okunma
103-ASR SURESİ MEALİ
2702 Okunma
104-HÜMEZE SURESİ MEALİ
3532 Okunma
105-FİL SURESİ MEALİ
4696 Okunma
106-KUREYŞ SURESİ MEALİ
2757 Okunma
107-MAUN SURESİ MEALİ
3016 Okunma
108-KEVSER SURESİ MEALİ
4760 Okunma
109-KAFİRUN SURESİ MEALİ
3077 Okunma
110-NASR SURESİ MEALİ
3565 Okunma
111-TEBBET SURESİ MEALİ
4244 Okunma
112-İHLAS SURESİ MEALİ
3351 Okunma
113-FELAK SURESİ MEALİ
2591 Okunma
114-NAS SURESİ MEALİ
2923 Okunma
115-KURAN KÖK HARFLER LÜGATI-LATİN HARFLERİYLE
40962 Okunma

© 2025 - Akevler