4 MEZHEBİN FIKHI VE KARAGÜLLENİN İÇTİHATLARI
Süleyman Karagülle
2371 Okunma
97-SULH-UYUŞMA

SULH - UYUŞMA

 

GİRİŞ:

Bir kimse üzerinde başkasının hakkı olduğunu bilirse onu bildirmekle yükümlüdür. Karşı tarafın talebi olmadıkça hemen iade etmesi gerekmez; fakat, vasiyet etmesi gerekir. Bir kimsenin birinden alacağı varsa onu istemesi gerekir. İstemezse ahirette de hak iddia edemez. Eğer hibe veya tasadduk edecekse ona bildirdikten sonra sevap olur, bildirmezse sevap olmaz.

Sulh için önce iki taraf oturup karşılıklı konuşup birbirlerini ikna etmeleri ve böylece meseleyi halletmeleri hakemlere gitmekten daha iyidir. Tatmin olmadıkları hususlarda hakemlere gitmek gerekir. Hakemlere gitmeden sulh yapmak mekruhtur. Haklı olduğuna kani olan kimsenin sulh yapması haramdır; haksızlığını bilen kimsenin hakemlere gitmesi de haramdır. Çünkü mallar emanettir. Emanete ihanet edilmiş olur.

Tarafların hakemlere gidip sonuç almadan geçici olarak anlaşmaları ve işin seyrini durdurmamaları gerekir. Bu hususta karşı taraf haksız da olsa ona geçici olarak terketmekte beis yoktur. İşleri yürütmede kim ehilse ona terkedilir. Bu hususta bucak başkanına başvurup geçici olarak hakemlik yapmasını istemek yerinde bir davranıştır. Bucak başkanı yoksa taraflar birinde ittifak ederlerse o da geçici karar verebilir. Hiçbiri olmazsa nizadan vazgeçip geçici olarak terkedilmelidir.

Kesin olarak haklı olduğunu bilen, karşı tarafın haksız olduğunu bile bile saldıracağında kesinlik varsa mudafa ve mübareze etmesi meşrudur. Birbirlerine kalıcı sakatlıklar vermişlerse dört şahidin şehadeti ile haksız olan ağır diyet, iki şahidin şehadeti ile zarar veren hafif diyet öder.

      

SORU:1- Kendi haksızlığını bilen birinin karşı tarafla uzlaşarak sulh yapması helal midir?       

Numan, Malik, Şafii ve Ahmet- Haramdır.

Karagülle- Kendi haksızlığını bilen birinin karşı tarafla uzlaşarak sulh yapması haramdır. Hakkını teslim ettikten  ve tevsik ettikten sonra helal etmesini ister; helal etmesi caizdir.

 

SORU:2- Kendisi üzerinde bir hak olduğunu iddia eden kimsenin iddia edenle sulh yapması caiz midir?

Numan, Malik ve Ahmet- Caizdir.

Şafii- Caiz değildir.

Karagülle- Kendisi üzerinde bir hak olduğunu iddia eden kimsenin iddia edenle sulh yapması, haklı olduğunu kesin olarak bilene caiz değildir. Hakemlere gitmelidir. Mütereddit olanın sulhu mekruktur. Geçici terk cazidir. Niza yapmaktansa geçici terk ahsendir. Çatışma hakkını kullanmamak daha iyidir.

                

SORU:3- Meçhul üzerinde sulh caiz midir?

 Numan, Malik ve Ahmet- Caizdir.

Şafii- Caiz değildir.

Karagülle- "Bize gelecek mirastan bana düşen hissemi sana devredeyim, bana bin dinar ver" derse, ama gelecek mirasın ne olduğu bilinmezse meçhul üzerinde sulh yapılmış olur. Yahut müflisteki alacak üzerinde sulh yapsalar caiz midir? Yahut çiftçi hasılanın yarısını vermemiş, bir yıl geçmiş miktarı bilinmiyor, sulh yapılıyor. Yahut iare veya icar olduğunda ihtilaf edip yarım icarla anlaşsalar caiz midir? Bu hususlarda hakemlerin karar vermesi evladır. Ancak sulh yapmaları mekruh olarak sahihtir.

Evlilikte sulh hayrdır. Kur'an'da "ve elsulhu hayr" diyor. "Fe elsulhu hayr" demiyor. Demek ki, her sulh hayr değildir. Ancak sosyal ilişkilerde sulh hayrdır. Ekonomik münasebetlerde sulh hayr değildir. Ancak işin yürümesi esnasında sulh yapmak sosyal ilişkileri de ihtiva ettiği ve  hakkı izrar etmediği için sulhde hayır vardır.

 

SORU:4- Sınırda bir duvar olsa, birinin üzerine konmuş kalas bulunsa ve duvarın kendisine ait olduğunu iddia etse diğeri de “ortakdır” derse söz kimindir?

Numan ve Malik- Söz kalas sahibinindir. Yeminle ona bırakılır.

Şafii ve Ahmet- Söz ikisinindir. İkisine yemin ettirilir.

Karagülle- İki kişi arasında bir anlaşmazlık olsa başkana başvururlur. Başkan zilyet kimde ise ona hükmeder.  

Sınırda bir duvar olsa, birinin üzerine konmuş bir kalas bulunsa ve duvarın kendisine ait olduğunu iddia etse diğeri de “ortakdır” derse kalasın duvarda kalması gerektiği hususundaki söz, kalas sahibinindir. Geçici mülkiyette başka emare yoksa ortak bırakılır; çünkü, ikisinin menfaati vardır. Sonra hakemlere gitme hakkı mahfuzdur. Zilyetlikle verilen tüm kararlar geçicidir, sulh ile verilen kararın aynısıdır.

               

SORU:5- Kat mülkiyetinde döşeme kimindir?

 Numan ve Malik- Alt katındır.

Şafii ve Ahmet- Döşeme ortaktır.

Karagülle- Kat mülkiyetinde döşeme ortaktır. Birinin üst tarafından faydalanma, diğerinin alt tarafından faydalanma hakkı vardır. Döşeme masrafları üst tarafa, tavan masrafları alt tarafa aittir. Orta kısmında masraflar ortaktır.                

 

SORU:6- Bina yıkılsa üst kattaki alt kattakini inşa etmeye zorlayabilir mi?

Numan ve Malik- Zorlanamaz; ancak, ikisini de kendisi yapar ve alt tarafından faydalanması için ödeme şartını isteyebilir.

Şafii- Zorlanamaz; ancak, ikisini de kendisi yapar ve alt tarafından faydalanması için ödeme şartını isteyebilir. (Faydalanmasına mani olamaz.)

Ahmet- Zorlanamaz; ancak, ikisini de kendisi yapar ve alt tarafından faydalanması için ödeme şartını isteyebilir.

Karagülle- Kat mülkiyetinde her kat için bir arsa payı takdir edilir. Bu pay dairenin büyüklüğüne ve mevkiine göre tesbit edilir. Herkese kendi dairesi verildiği gibi arsa payı da belirtilir. Yapı yıkılınca herkesin arsada baştaki payı kalır. Arsanın payı yapının beşte biridir. İnşaatın iskeleti ortak olarak yapılır. Temel, karkas ve  örtülmüş olarak çatı, dış duvarlar ve sıva; su, elektrik, kanalizasyon, telefon ve antenler ortak masraflardandır. Bu masraflar dairelere arsa payları nisbetinde bölünür.

Bu masraflara kim katıldıysa demir fiyatı ile iştirak etmiş olur. Temele yapılan masraflar baz alınarak her kat ile çarpılır ve bir o kadarı da çatı masrafı ilave edilir. Bu nominal maliyetidir. Bina bitmeden önce girenler maliyetin %5'ini kira olarak verirler. Buna mukabil parayı ilk yatıranlar %80 ucuz almaya başlarlar, gittikçe artırılır. Herkese katı teslim edildiğinde kira sistemi biter, hesaplar ona göre yapılır.

 

SORU:7- Ortak bir taşınmazın imarına ortağı zorlayabilir  mi?

Numan, Malik ve Ahmet- Zorlayamaz, kendisi masraf yapıp imar eder, ortağı ödeyinceye kadar yararlandırmaz.

Şafii- Zararı defetmek için zorlayabilir. (Zorlayamaz- Eski)

Gazali- Zorlayamaz; ancak, maksadının kötü olduğuna hakim karar verirse zorlayabilir.

Karagülle- Ortak taşınmazın yararlanma mülkiyeti pay sahiblerine aittir. İşletme mülkiyeti ise yalnız bir kişinin olabilir. Ortaksa münavebe ile işletirler. İşleten nemasıyla önce imarını yapar, bakiyesini dağıtır. Kendisi dağıttığının % 2.5’unu alır. Nema dışı imara ortakların temsilcileri ittifakla karar alırlar ve yeni paylarla imar ederler, ortak edilirler. Proje içi imarlar için gerekiyorsa pay artırılarak imar yapılır.

 

SORU:8- Kamunun kullandığı kuyu, kanal, nehir gibi tesisilerin imarına yararlananlar zorlanabilir mi?

Numan, Malik ve Ahmet- Zorlanamaz; yararlandırılmaz.

Şafii- Zorlanabilir. (Zorlanamaz; yararlandırılmaz.)

Karagülle- Her yapının ortak giderini karşılamak için vakıf bir yeri olur. Ortak yapının gideri o vakıf gelirleri ile yapılır, ortaklardan herhangi gider istenmez. Her sitenin vakıf işyerleri olur, onların kira payları ile sitenin altyapı bakımı yapılır. İslamiyette cizye dışında kimseden herhangi bir vergi ve aidat istenemez. Bütün bunlar üretimden paydır. İnşaatın beşte biri ortak tesisiler ve gelirler için vakıf yeri olarak ayrılır.

Böyle vakfa sahip olmayan siteler için sitenin tümünün beşte biri vakıftır. İsteyen kendi mülkünün beşte bir değerini verip tam mülke sahip olur. İsteyen mülkü ortak bırakır. Bu beşte bir mülkler kiraya verilir ve sitenin alt yapısı tamamlanır. İnşa edilmemiş arsalar ve araziler imar durumu olsun olmasın harman yapılır pay senetleri verilir. Kim önce inşaat yapacaksa arsayı o seçer.                

 

SORU:9- Komşusuna zarar veren tasarruflar caiz midir?

Numan ve Şafii- Hamam, tuvalet ve yıkama yerleri tesis ederek komşunun yolunu, havasını bozmak, kuyu kazıyarak suyunu eksiltmek, komşunun tarafına kapı veya pencere açmak gibi komşuya zarar veren fiillerden kişi men olunamaz; komşu korunsun.

Malik ve Ahmet- Hamam, tuvalet ve yıkama yerleri tesis ederek komşunun yolunu, havasını bozmak, kuyu kazıyarak suyunu eksiltmek, komşunun tarafına kapı veya pencere açmak gibi komşuya zarar veren fiillerden kişi men olunur.

Karagülle- Projede olmayan birşey yapılamaz.

Mutlak arsa mülkiyeti yoktur. Yeryüzü kıtalara ayrılmıştır ve denizlerin dışında kalan topraklar devletlere temlik edilmiştir. Ülke toprakları bölgelere ayrılmıştır. Savunma yerleri dışındaki topraklar illere temlik edilmiştir. İller ilçelere ayrılmıştır. Ormanlar dışındaki yerler bucaklara temlik edilmiştir. Bucaklar köylere ayrılmıştır. Mera gibi kollektif üretim yerleri dışında kalanlar iş ve mesken sitelerine ayrılmış olup siteler parsellenmiştir. Her parselin mülkiyet şartları mukavelesinde yazılıdır. Herkes ancak o mukavelede yazılanların içinde ve planda gösterilen şart ve tarz ile oraya malikdir. Plana uygun inşaat yapılabilir.

Denizlerin kullanılması şeklini “insanlık ilmi şurası” ittifakla kararlaştırır. Savunma yerlerinin kullanma şeklini “ülke siyasi şurası” kararlaştırır. Ormanların kullanma şeklini “il mesleki şura” kararlaştırır. Meraların kullanma şeklini “bucak dini şurası” kararlaştırır.

Kıta merkezlerinde o kıtadaki devletlerin birer ili bulunur. Bu il yerlerini “insanlık mesleki şurası” belirler. Her bölgede her ilin bir bucağı bulunur. Bu merkez ilçede bu yerleri “devlet siyasi şurası” belirler. Köylerdeki sitelerin planlarını site kurucuları planlama teşkilatına yaptırır, mukaveleler yer alır. Halk hisse senetlerini alarak orada mesken veya işyeri edinir.

Bu planlarda alt yapıya yer verilir ve arsa satışlarından buralar imar edilir. Bütün bunlar site kurucularına aittir.

Arsa satışının yarısı site içi planlamasına harcanır, diğer yarısının beşte biri site dış alt yapısına, biri bucağının alt yapısına, biri ilinin alt yapısına, biri ülkesinin alt yapısına, biri de yeryüzünün alt yapısına harcanır.

Sular için içme, kullanma, suvarma ve sulama olmak üzere  su vakıfları kurulur. Baraj yapılarak su bir havuza toplanır, dışardan su satın alınır, arıtılır ve dağıtılır. Tüketim yerlerine kişi başına su verilir. Üretim yerlerine geçmiş yıllarda ödedikleri vergi nisbetinde su verilir. Kişiler kendi paylarını satabilirler. Böylece su piyasası oluşur.

Ziaratta son on yıl, sanayide son beş yıl esas alınır. Suların giderleri vergi payından karşılanır. Elektrik için de böyle yapılır. Yol ve kanalizasiyon bakım giderleri, onlar için ayrılmış vakıfların gelirlerinden karşılanır.  

 

SORU:10- Kişi kendi mülkünde istediği kadar kat çıkabilir mi?

Numan, Malik, Şafii ve Ahmet- İstediği kadar kat çıkabilir. Komşunun mahremiyetini ihlal helal değildir, perdelemesi gerekmez.  

Karagülle- Bir kimse kendisine bir arsada, arsanın imarında görülenden daha fazla kat çıkamaz, kapalı tarafa pencere açamaz, yapı oturma sahasını taşamaz.  İmar durumunda değişliklik yapmak ancak o sitenin yıkılıp yeniden yapılması ile mümkündür.   

            

SORU:11- Duvar ortak olsa, yıkılsa biri diğerini yapmaya zorlayabilir mi?

Numan ve Şafii- Zorlayamaz.

Malik ve Ahmet- Zorlayabilir. (Zorlayamaz.)

Karagülle- Projede gösterilen ortak duvarın yapılması zorunludur. Masrafları iki tarafın “ortak gider vakfı”ndan karşılanır. Bir yapı grubu on ile yirmi daireden oluşur. Her yapı grubunun bir “ortak gelir vakfı” olur. Masraflar oradan karşılanır. Karşılanmazsa site tasfiye edilip yeniden inşa veya ihya edilir. Eski ortaklara pay senetleri verilir. Yeni pay senetleri ile ihya yapılır. eski ortakları payları ile iştirak ederler.               

 

SORU:12- İki yapı arasında ortak kanal, nehir veya kuyu muattal hale gelse tamir için ortak ortağı zorlayabilir mi?

Numan, Malik, Şafii ve Ahmet- Zorlayabilir.

Süleyman- Yapı dışında ortak kanal, nehir veya kuyu muattal hale geldiğinde ilgili vakıflar tamir eder. Bu vakıfların gelirleri sitedeki vakıf yerlerinin kira payları ile işletmelerden alınan kamu payındaki haklarından oluşur.

 

 

 

 

 

 

 

 


4 MEZHEBİN FIKHI VE KARAGÜLLENİN İÇTİHATLARI
1-1-TEMİZLİK
2632 Okunma
2-2-MİSVAK
2598 Okunma
3-3-HİTAN(SÜNNET OLMAK)
2620 Okunma
4-4-NECASET
4024 Okunma
5-5-ABDEST
3699 Okunma
6-6-İSTİNCA
2275 Okunma
7-7-ABDEST-2
2518 Okunma
8-8-GUSÜL
2689 Okunma
9-9-TEYEMMÜM
3024 Okunma
10-10-MESH VE MEST
2811 Okunma
11-11-HAYZ
2651 Okunma
12-12-NAMAZ-1
2577 Okunma
13-13-NAMAZ-2-SETR
3089 Okunma
14-14-NAMAZ-3-İSLAMIN ŞARTI
3121 Okunma
15-15-NAMAZ-4-CEMAAT
3844 Okunma
16-16-NAMAZ-5-SEHV SECDESİ
2909 Okunma
17-17-NAMAZ-6-TİLAVET SECDESİ
4616 Okunma
18-18-NAMAZ-7-SEFER
2762 Okunma
19-19-NAMAZ-8-HAVF NAMAZI
2765 Okunma
20-20-NAMAZ-9-CUMA NAMAZI
3823 Okunma
21-21-NAMAZ-10-BAYRAM NAMAZI
3941 Okunma
22-22-NAMAZ-11-KÜSUF NAMAZI
2445 Okunma
23-23-NAMAZ-12-İSTİSKA NAMAZI
2616 Okunma
24-24-NAMAZ-13-CENAZE NAMAZI
3577 Okunma
25-25-NAMAZ-14-NAFİLE NAMAZLAR
3815 Okunma
26-26-SİYER VE CİHAT-1-KITAL
2527 Okunma
27-27-SİYER VE CİHAT-2-GANİMETLERİN BÖLÜŞÜLMESİ
3019 Okunma
28-28-SİYER VE CİHAT-3-İTAK
2525 Okunma
29-29-SİYER VE CİHAT-4-TEDBİR
2336 Okunma
30-30-SİYER VE CİHAT-5-KİTABE
2402 Okunma
31-31-SİYER VE CİHAT-6-MÜDEBBER
2356 Okunma
32-32-ORUÇ-1
3183 Okunma
33-33-ORUÇ-2-İTİKAF
4932 Okunma
34-34-NEZİR-ADAK
2683 Okunma
35-35-ZEKAT-1
3368 Okunma
36-36-ZEKAT-2-HAYVANLARDA ZEKAT
6674 Okunma
37-37-HACC VE UMRE -1
2321 Okunma
38-38-HACC VE UMRE 2-HACCIN YAPILMASI ÖNCESİ
2318 Okunma
39-39-TAKVİM VE İBADET VAKİTLERİ
2395 Okunma
40-40-TAKVİM-2-NAMAZLARIN HİKMETİ VE VAKİTLERİ
2409 Okunma
41-41-TAKVİM-3-ORUÇ VAKTİ
2537 Okunma
42-42-TAKVİM-4-AYIN VAKTİ
2420 Okunma
43-43-HACC VE UMRE-3-HACCIN VAKTİ
2311 Okunma
44-44-HACC VE UMRE4-İHRAM
5118 Okunma
45-45-HACC VE UMRE-5-HAC NASIL YAPILIR
2836 Okunma
46-46-KURBAN
2663 Okunma
47-47-NİKAH-1
2639 Okunma
48-48-NİKAH-2-REDAA
2482 Okunma
49-49-NİKAH-3-NAFAKA
2514 Okunma
50-50-NİKAH-4-HIDANE
2432 Okunma
51-51-NİKAH-5-İLA
2530 Okunma
52-52-NİKAH-6-ZIHAR
4385 Okunma
53-53-NİKAH-7-LİAN
2577 Okunma
54-54-TALAK-1
2190 Okunma
55-55-TALAK-2-HUL
3039 Okunma
56-56-TALAK-3
3582 Okunma
57-57-TALAK-4-RİCİ TALAK
2649 Okunma
58-58-HADLER-1
2342 Okunma
59-59-HADLER-2-RİDDET
2332 Okunma
60-60-HADLER-3-BAĞY
2254 Okunma
61-61-HADLER-4-ZİNA
6017 Okunma
62-62-HADLER-5-YOL KESME
2275 Okunma
63-63-HADLER-6-İÇKİ
2402 Okunma
64-64-TAZİR
2875 Okunma
65-65-KASAME
2473 Okunma
66-66-SAVUNMA VE TAZMİNAT
2808 Okunma
67-67-HAYVANLARIN VERDİĞİ ZARARLAR
2400 Okunma
68-68-KAZANÇ-1-KAMU ORTAKLIKLARI
2374 Okunma
69-69-KAZANÇ-2-ÖZEL ŞİRKETLER
2592 Okunma
70-70-KAZANÇ-3-MURABAHA-TİCARET
2798 Okunma
71-71-KAZANÇ-4-SATIŞTA İHTİLAF
2127 Okunma
72-72-KAZANÇ-5-SELEM
2267 Okunma
73-73-KAZANÇ-6-İKALE
2196 Okunma
74-74-KAZANÇ-7-İCARE-KİRA VE ÜCRET
3054 Okunma
75-75-KAZANÇ-8-CUALE-MÜKAFAT
2359 Okunma
76-76-KAZANÇ-9-KARZ
2256 Okunma
77-77-KAZANÇ-10-ŞİRKETİ KIRAZ
2429 Okunma
78-78-KAZANÇ-11-MUVAFADA ŞİRKET
3123 Okunma
79-79-KAZANÇ-12-ŞİRKETİ ANNAN
2233 Okunma
80-80-KAZANÇ-13-ŞİRKETİ VÜCUH
2486 Okunma
81-81-LEKİT-KAYIP İNSAN-ÇOCUK
2391 Okunma
82-82-HİBE
2451 Okunma
83-83-VAAD
2314 Okunma
84-84-LUKATA-BULUNTU MAL
2338 Okunma
85-85-VEDİA-EMANET
2346 Okunma
86-86-ARİYET-ÖDÜNÇ
2160 Okunma
87-87-VEKALET
2404 Okunma
88-88-DIMAN-KEFALET
2605 Okunma
89-89-HAVALE
2151 Okunma
90-90-ŞUFA
2235 Okunma
91-91-İHYA-ÖLÜ TOPRAĞIN İHYASI
2842 Okunma
92-92-ZİRAİ ŞİRKETLER
2546 Okunma
93-93-REHİN
2275 Okunma
94-94-İFLAS
2357 Okunma
95-95-HACİR
2634 Okunma
96-96-GASP
2365 Okunma
97-97-SULH-UYUŞMA
2371 Okunma
98-98-KERAHİYET VE İSTİHSA-YİYECEK VE İÇECEKLER
2994 Okunma
99-99-KAZA VE ADABI-YARGILAMA
2218 Okunma
100-100-İKRAR
2305 Okunma
101-101-MİRAS-FERAİZ
7342 Okunma
102-102-ZEBAİH-HAYVAN KESME-BOĞAZLAMA
2629 Okunma
103-103-AVLANMAK
2410 Okunma
104-104-YEMİN
2532 Okunma
105-105-VAKIF
2248 Okunma
106-106-İTAM-YEDİRMEVE DOYURMA-VAKFI
2287 Okunma
107-107-SULAR VAKFI
2189 Okunma
108-108-SİHİR
2247 Okunma
109-109-İSLAMDA ORGAN NAKLİ
2529 Okunma

© 2026 - Akevler