Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1178
Ankebut Suresi Tefsiri 51. Ayet
13.08.2022
3440 Okunma, 0 Yorum

ANKEBÛT SÛRESİ - 48. Hafta

 

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

أَوَلَمْ يَكْفِهِمْ أَنَّا أَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ يُتْلَى عَلَيْهِمْ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرَى لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ (51)

Bizim onlara aktarılıyor olan kitabı sana indirmemiz onlara yetmedi mi? Kesinlikle onda rahmet ve iman ediyor olan bir kavim için anlama vardır. (51)

 

أَوَلَمْ يَكْفِهِمْ أَنَّا أَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ يُتْلَى عَلَيْهِمْ

Bizim onlara aktarılıyor olan kitabı sana indirmemiz onlara yetmedi mi?

أَ: Soru hemzesidir (همزة الاستفهام). “Mı, mi” demektir. Her zaman cümlenin başına gelir. Buna sadaratu-l kelâm hakkı denir. Hatta önceki cümleleri bu cümleye bağlayan وَ ve فَ bağlaçları bile soru hemzesinden sonra gelir. Sonrasındaki kelimeyi (وَ ya da فَ varsa bunlardan sonra gelen kelimeyi) sorunun konusu yapar. Bu nedenle soru cümlelerinde sorunun konusu olan kelime cümledeki görevi ne olursa olsun bu hemzeden hemen sonra gelerek (وَ ya da فَ varsa bunlardan sonra gelerek) cümlenin ikinci kelimesi olur. “Mı, mi” anlamına gelen ikinci bir soru harfi هَلْ dir. Soru hemzesi her zaman soruya cevap istemek için gelmez. Elifin güç etkisi nedeniyle asıl amaç soru değildir. Arkasından gelen kelimeye cümlede önem katarak soru manasını oluşturur.

وَ: “Ve” demektir. İsti’nâfiye edatıdır. Öncesinde isim cümlesi varken ardından soru cümlesi gelmiştir. Birisi haber diğeri inşa cümlesidir. Bu nedenle atıf değildir ama önceki cümle ile sonraki cümle arasında anlamsal bir bağ vardır. Öncesinde beğenilmeyen, önemsenmeyen ayetlerin yerine başka ayetler istenirken sonrasında kitabın indirilmesinin yeterli olması durumu anlatılmaktadır. Bu nedenle bu isti’nafiye edatı gelmiştir. Cümle soru hemzesiyle başladığı için bu وَ soru hemzesinden sonra gelmiştir.

لَمْ: “-medi, -madı” anlamında olumsuzluk edatıdır. Fiil cümlesi başına gelen bazı edatlarla olumsuz hale getirilir.

Olumsuz fiil cümlesi yapma metotları:

1.Mazi fiilin başına مَا olumsuzluk edatını getirmek: Geçmişte olumsuzluğu ifade eder. Olumsuzluk mutlak değildir. Olumsuz olan hüküm daha önceden gerçekleşmiş olabilir.

2.Muzari fiilin başına لَمْ olumsuzluk edatını getirmek: Burada muzari fiil لَمْ tarafından cezm edilir. Geçmişte olumsuzluğu ifade eder. Ancak burada olumsuzluk mutlaktır. Yani olumsuz olan hüküm daha önceden hiç gerçekleşmemiştir.

3.Muzari fiilin başına مَا olumsuzluk edatını getirmek: Şimdiki zamanda olumsuzluğu ifade eder.

4.Muzari fiilin başına لَا olumsuzluk edatını getirmek: Gelecek zamanda olumsuzluğu ifade eder. Olumsuzluk mutlaktır. Gelecekte hiç gerçekleşmeyecek bir hüküm için bu olumsuzluk şekli kullanılır.

5.Muzari fiilin başına لَنْ olumsuzluk edatını getirmek: Burada muzari fiil لَنْ tarafından nasb edilir. Gelecek zamanda olumsuzluğu ifade eder. Olumsuzluk mutlaktır. Gelecekte hiç gerçekleşmeyecek bir hüküm için bu olumsuzluk şekli kullanılır. لَا ile olandan farkı bunun te’kîd (kesinlik) ifade etmesidir.

6.Muzari fiilin başına لَمَّا olumsuzluk edatını getirmek: Burada muzari fiil لَمَّا tarafından cezm edilir. Yakın geçmiş zamanda olumsuzluğu ifade eder. Ancak burada farklı olan durum hükmün her an gerçekleşebilecek olması ama sözün söylendiği ana kadar gerçekleşmemiş olmasıdır. Bu nedenle Türkçeye çevrilirken “henüz olmadı” şeklinde çevrilir.

Olumsuz fiil cümlesi

Anlamı

مَا فَعَلَ

Yapmadı

لَمْ يَفْعَلْ

Hiç yapmadı

مَا يَفْعَلُ

Yapmıyor

لَا يَفْعَلُ

Yapmayacak

لَنْ يَفْعَلَ

Asla yapmayacak

لَمَّا يَفْعَلْ

Henüz yapmadı

يَكْفِ: “Yeter” demektir. Birisinin veya bir şeyin başka birisinin veya bir şeyin yardımı veya ortaklığı olmadan tek başına bir işi tam olarak yapabilmesi demektir. كفي kökünden ikinci bâbdan meczum muzari eril üçüncü tekil şahıstır. Başına gelen لَمْ nedeniyle meczum olmuştur. Merfu hali يَكْفِي şeklindedir. لَمْ ile cezm olduğu için sonundaki ي düşmüştür.

هِمْ: “Onlar” demektir. Mensub muttasıl zamirdir. Önceki ayetlerdeki zalimler, iptal edenler ve kâfirlere racidir. يَكْفِ fiilinin mef’ûlüdür.

لَمْ يَكْفِهِمْ: “Onlara hiç yetmedi” demektir. Başta gelen لَمْ olumsuzluk edatı anlamı mutlak geçmiş zaman haline getirir. “Hiç yetmedi” anlamı ortaya çıkar. Geçmişten şimdiye kadar ki zaman da bir kere bile yetmedi anlamı çıkar. Geçmiş zamanda başka zamanlarda yetti ama kastedilen zaman için “yetmedi” ifade edilmek istenseydi مَا كَفَى şeklinde gelirdi.

أَلَمْ يَكْفِهِمْ: “Onlara hiç yetmedi mi?” demektir. Burada soru amacıyla gelmiş bir soru yoktur. Burada mana “yetmesi gerekirdi” demektir.

أَنَّا: “Kesinlikle biz” demektir. Aslı أَنَّنَا dır. Huruf-u müşebbehe bi-l fiilden olan أَنَّ ile “biz” anlamındaki zamir birleşince أَنَّنَا olmuş ve sonra okuma kolaylığından dolayı أَنَّا şeklinde kısaltılmıştır.

أَنَّ + نَا أَنَّنَا أَنَّا

أَنَّ harfi إِنَّ gibi te’kîd bildirir. Farkı أَنَّ nin mastar olmasıdır.

أَنْزَلْنَا: “İndirdik” demektir. Birinci şahıs çoğul mazi fiildir. Bir şeye etki edip onu hareketli kılıp yönlendirmek sonra birisi veya bir yerle birleştirmek manasındadır. Yüksek bir yerden daha alçak bir yere inme şeklinde fiziksel bir iniş olabileceği gibi soyut olarak yüksek bir kimseden daha düşük seviyedeki bir kimseye iniş de olabilir.

عَلَى: “Üzerine” demektir. Harf-i cerdir.

كَ: “Sen” demektir. Mecrur muttasıl zamirdir.

عَلَيْكَ: “Senin üzerine” demektir.

الْكِتَابَ: “Kitap” demektir. كتب kökündendir. كَتْب mastarı özel semboller ve simgeler kullanarak bir kaydetme aracıyla bilgileri kayıt altına almak manasındadır. كِتَاب mastarı yazmak manasındaki فَعْل veznindeki كَتْب mastarının mübalağa vezni olarak فِعَال vezninden gelmiştir ve çok sayıda bilgiyi güvenli bir şekilde kayıt altına almak manasındadır. Bu mastar manasından كِتَاب kayıt altına alınan olarak “kitap” anlamında camid isimdir. Kodlarla kayıt altına alınmış bilgidir. Burada kitap içinde ayetler olan Kuran’dır.

يُتْلَى: “Aktarılır, tilavet edilir” demektir. تلو kökünden üçüncü şahıs tekil muzari meçhul fiildir. Bir yazılı metinden veya hafızadan bir şeyi başka şeye aktarmak tilavettir. Sadece metinsel ifadeleri değil, her şeyi aktarmak tilavettir.

عَلَى: “Üzerine” demektir. Harf-i cerdir. Tilavet fiilinin mef’ûlü yani kendisine aktarılanlar bu harf-i cerden sonra gelir.

هِمْ: “Onlar” demektir. Mecrur muttasıl zamirdir. Zalimler, iptal edenler ve kâfirlere racidir.

عَلَيْهِمْ: Onlara” demektir.

يُتْلَى عَلَيْهِمْ: “Onlara aktarılıyor” demektir. Bu meçhul fiil cümlesi الْكِتَابَ nin hâlidir.

الْكِتَابَ يُتْلَى عَلَيْهِمْ: “Onlara aktarılıyor olan kitap” demektir.

أَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ يُتْلَى عَلَيْهِمْ: “Onlara aktarılıyor olan kitabı sana indirdik” demektir.

أَنَّا أَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ يُتْلَى عَلَيْهِمْ: “Kesinlikle bizim onlara aktarılıyor olan kitabı sana indirmemiz” demektir.

أَوَلَمْ يَكْفِهِمْ أَنَّا أَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ يُتْلَى عَلَيْهِمْ: “Bizim onlara aktarılıyor olan kitabı sana indirmemiz onlara yetmedi mi?” demektir.

Burada kitap Muhammed Peygambere indirilmiştir. Ancak onlara yani zalimlere, iptal edenlere, kâfirlere Muhammed Peygamberin tilavet ettiği ifadesi geçmemektedir. Tilavet meçhul olarak gelmiştir. “Aktardığın (tilavet ettiğin) kitabı” şeklinde değil “aktarılıyor olan kitabı” şeklinde gelmektedir. Aktaran Muhammed Peygamber olabileceği gibi başkaları da olmaktadır. Günümüzde de Kuran insanlara aktarılmaktadır. Aktaranlar farklı farklı kimselerdir.

“Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu” demek, “onlara yetmeli” demektir. Onlar ayetleri önemsizleştirmektedirler. Geçersiz kılmaktadırlar. Başka ayetler beklemektedirler. Tilavet edilen kitabın onlara indirilmesi yetmelidir diyor ayet. Günümüzün de en büyük sorunudur bu. Kuran’ın indirilmesi insanlara yetmemektedir. Hep başka şeylerin peşindedirler. Kuran’ın ayetleriyle ilgilenmemektedirler. Şeyhlerinin sözleri daha değerlidir ve daha önemlidir. Siyasi parti liderlerinin sözleri daha değerlidir ve daha önemlidir. Ölmüşse daha da değerlidir. Hatta bu değer verme öyle boyuta ulaşmaktadır ki farkında olmadan ilah edinmektedirler. O kişinin her sözü doğrudur onlara göre. O bir şey yapmışsa bildiği bir şey vardır. Onun yanlışı olamaz. Farkında olmadan ilah edinme durumunu anlamanın çok temel bir yolu vardır. Kendinize soracaksınız. Değer verdiğiniz o kişinin hatalarını ve bu hatalarının size göre doğrusunu söyleyeceksiniz. Bunu yapması yanlıştı, bunu söylemesi yanlıştı, bunun yerine bunu yapmalıydı, bunu söylemeliydi diyebiliyorsanız o kimseyi ilah edinmemişsiniz demektir. Eğer bunu söyleyemiyorsanız ilah edinmişsinizdir. Yanlışları muhakkak vardır deyip de yanlışını söyleyemiyorsanız yine ilah edinmişsiniz demektir. Maalesef günümüzde bu ilah edinme olayı son derece yaygındır. Kitabın indirilmesi yetmeyenler sürekli başka şeyleri aramaktadırlar. Mezarları kutsallaştırmakta ve mezardakilerden medet ummaktadırlar. Peygamber dahil ölmüş insanlardan yardım istemektedirler. Hatta selanın metninde “ey” ifadesi ile peygamber ölmemiş gibi ona hitap edilmektedir. Kendilerini duyuyormuş gibi ölmüş insanla konuşmakta, onunla konuşmayanlar da onun yüzü suyu hürmetine Allah’tan yardım istemektedirler. Oysa şah damarından yakın olan Allah’la doğrudan irtibat kurabilecekleri gibi indirilen kitap zaten onlarla konuşmaktadır. Çözümler Kuran’dadır. Her harfi değerlidir, her ayeti çok büyük titizlikle incelenmelidir. Bu kitap her şeyin yaratıcısı sonsuz kuvvet sahibi Allah’tandır. Herhangi bir kitaba benzemez.

 

إِنَّ فِي ذَلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرَى لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Kesinlikle onda rahmet ve iman ediyor olan bir kavim için anlama vardır.

إِنَّ: “Kesinlikle” demektir. Huruf-u müşebbehe bi-l fiildendir. İsmi ve haberi vardır.

فِي: “İçinde” demektir. Harf-i cerdir.

ذَلِكَ: “O” demektir. Uzak ism-i işarettir. Kitabı işaret etmektedir.

فِي ذَلِكَ: “Onda” demektir. İnnenin haberidir.

لَ: Başlama lâmıdır. İsim cümlesinde mübtedanın başına gelen fethalı te’kid lâmı (başlama lâmı=lâmu-l ibtidaiyye) inne cümlesinin hem isminin hem de haberinin başına gelebilir. Burada da innenin tehir edilmiş isminin başına gelmiştir. Te’kîd amacıyla gelir.

رَحْمَةً: “Rahmet” demektir. Birisine fayda etmek, ondaki zararı gidermek için yardım etmek manasındadır. رحم kökünden dördüncü bâbdan mastardır.

وَ: “Ve” demektir. Atıf harfidir. رَحْمَةً i ذِكْرَى لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ e atfetmektedir.

ذِكْرَى: “Anlama, anımsama” demektir. ذكر kökünden gelmektedir. فِعْلَى kalıbındandır. Bu kalıptan Kuran’da ذِكْرَى dışında üç kelime daha geçer:

Kelime

Anlamı

Türü

عِيسَى

İsa

Özel isim

سِيمَى

Sima

Camid isim

إِحْدَى

Birisi

Camid isim

ذِكْرَى Arapçada iki şekilde kullanılır:

  1. Sülasi mastar olur: Arapçada bu kalıptan bu kelimenin dışında başka bir mastar yoktur. Bu mastara özel bir kalıptır.
  2. İsm-i mastar olur. Arapçada ism-i mastarlar vardır. Sülasi bâbın üstündeki mezîd bâbların mastarlarının daha kısa olarak söylenmesinden dolayı oluşurlar.
    1. Tef'îl bâbından تَذْكِير manasında olur.
    2. Tefe'ûl bâbından تَذَكُّر manasında olur.

Kuran’da ذكر kökünün fiil ve mastarlarını ele alırsak:

Bâb

Fiil geçiş sayısı

Mastar kalıbıyla geçiş sayısı

Sülasi bâb 1

84

56

İfti’âl

1

0

Tef’îl

18

10

Tefe’ûl

51

0

Bu tabloya göre mastar kalıbıyla geçmeyen tefe’ûl bâbı olduğu için 23 kere geçen ذِكْرَى nın tefe’ûl bâbının ism-i mastarı olması uygundur.

ذِكْر ise sülasi birinci bâbdan mastar olarak “anmak, anlamak, anlatmak, anımsamak” anlamlarındadır. Birisini anlamak, anlatmak veya bir şeyi akletmek, aklettirmek amacıyla kaydedildiği yerden onun hakkındaki bilgileri alıp kullanmak manasındadır. تَذْكِير ise tef’îl bâbından teksir ve mübalağa etkisiyle “anlatmak” demektir. ذِكْرَى ise bu tef’îl bâbıyla teksir ve mübalağa ile çokça anlatılan kimsenin mübalağalı bir şekilde anlaması demektir.

وَذَكِّرْ فَإِنَّ الذِّكْرَى تَنْفَعُ الْمُؤْمِنِينَ

Anlat. Kesinlikle anlama müminlere fayda eder. (Zariyat 55)

Bu ayette anlat ifadesi tef’îl bâbıyla gelmiştir. Çokça anlat demektir. Anlama ise ذِكْرَى şeklinde tefe’ûl bâbının ism-i mastarı ile gelmiştir. Çokça anlatılma sonucu çokça anlaşılmıştır.

فَذَكِّرْ إِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرَى (9) سَيَذَّكَّرُ مَنْ يَخْشَى (10)

Anlat, anlama fayda edecekse haşyet eden kimse yakında anlayacaktır. (Ala 9-10)

Bu ayette de anlatma ve sonrasında anlama durumu vardır.

لِ: “İçin” demektir. Harf-i cerdir.

قَوْمٍ: “Kavim” demektir. قوم kökünden gelmiştir. Birinci bâbdan mastar olarak kalkıp bir hedefe yönelerek dik durmak manasındadır. Bu mastar manasından ortak bir hedefe yönelmiş insan topluluğu manasında ism-i cemdir (topluluk ismidir).

يُؤْمِنُونَ: “İman ederler, güvenirler” demektir. Üçüncü şahıs eril çoğul muzari merfu fiildir.

قَوْمٍ يُؤْمِنُونَ: “İman ediyor olan bir kavim” demektir.

لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ: “İman ediyor olan bir kavim için” demektir.

ذِكْرَى لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ: “İman ediyor olan bir kavim için anlama” demektir.

رَحْمَةً وَذِكْرَى لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ: “Rahmet ve iman ediyor olan bir kavim için anlama” demektir. İnnenin ismidir. Tehir edilmiştir. İnnenin ismi nekre olduğu zaman ve haberi harf-i cer ve mecrurdan oluştuğu zaman tehir edilir. Burada olduğu gibi haberi isminin önüne çekilir.

إِنَّ فِي ذَلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرَى لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ: “Kesinlikle onda rahmet ve iman ediyor olan bir kavim için anlama vardır” demektir.

فِي ذَلِكَ yerine هُ zamiri kullanılarak فِيهِ (onda) şeklinde de gelebilirdi. Zamir şeklinde değil de ism-i işaret şeklinde gelmesi kitabın işaret edilebilecek bir yerde olduğunu, ulaşılamayacak bir varlık olmadığını gösterir. Kitap uzakta olmadığı halde uzak ismi işaret kullanılması ise kitabın manasını işaret etmesinden dolayıdır.

Bu ayetteki رَحْمَةً iman ediyor olan kavim için değildir, sadece ذِكْرَى iman ediyor olan kavim içindir. Eğer hem رَحْمَةً hem de ذِكْرَى iman ediyor olan kavim için olsaydı إِنَّ فِي ذَلِكَ لَرَحْمَةً لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ وَذِكْرَى şeklinde gelirdi. Buna göre kitabın anlamında ilgilenen herkes için rahmet varken iman ediyor olan kavim için ذِكْرَى vardır. Kitapla ilgilenenler kitaptan zararlarını gidermek için faydalanırlar. İman ediyor olan kavim için ise anlama vardır. Burada dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır.

Müminler için demiyor da iman ediyor olan kavim için diyor. İman etmiş kavim için demiyor da iman ediyor olan kavim için diyor. İman etmiş kavimde kavmin tamamı iman etmiş, iman tamamlanmıştır. İman ediyor olan kavimde kavim o sırada iman ediyordur, iman tamamlanmamıştır. Kavmin tamamı henüz iman etmemiştir. İman süreklidir. Güvenme olayı ve güvenliği sağlama olayının oluşumu devam etmektedir. Kavim aynı hedefe yönelmiş topluluktur. Burada iman hedefine yönelmiş topluluktur. İşte kitapta bu topluluk için ذِكْرَى vardır. Kitap bu topluluğun anlamasını sağlamaktadır. Bu topluluk kitabın ayetlerini anlamakta ve aynı zamanda da kitaptan faydalanmaktadır. Buna ilaveten de anlatmaktadırlar. Birbirlerine anlatmakta, başkalarına anlatmaktadırlar. Hangi topluluklar iman ediyor olan topluluklardır? Kuran’ı anlama derdinde olan topluluklar böyle topluluklardır. Şeyhlerini dinleme derdinde olan topluluklar böyle değildir. Siyasi partiler böyle topluluklar değildir. Böyle topluluklar sürekli Kuran’la ilgilenirler. Kuran’ı anlamak için var güçleriyle çalışırlar. Kuran’ın her kelimesini önemserler. Her harfini önemserler. Kuran’ı derinlemesine incelerler. Her ayetini anlamak için özel çaba gösterirler. Akevler böyle bir topluluktur. Süleyman Karagülle’yi tanıdığımdan rahmetli olana kadar onda bu çabayı gördüm. 90 yaşını geçmiş halinde bile hala Kuran’dan yeni bir şeyler öğreniyor, yeni kurallar keşfediyordu. Biz de onun izlediği metodoloji ile çalıştık. Ruhu-l Kuran yazılımını oluşturduk. Senelerce çalıştık. Kuran’ı derinlemesine incelemenin her yolunu aradık ve sürekli olarak hem yazılımımızı hem de kendimizi geliştirdik. Kuran’ın günümüz sorunlarına çözüm bulduğunu gördük ve her sorumuzu Kuran’a sorarak cevap aldık. Kuran bizim için yeterlidir. Yaşayan veya ölmüş herhangi bir siyasi liderin sözleri bizim için delil değildir. Yaşayan veya ölmüş herhangi bir cemaat liderinin sözleri de bizim için delil değildir. Kuran bizim için delildir. İşte o kitap bizim için ذِكْرَى dır. Şimdi size soralım, hangi siyasi partide böyle bir çalışma gördünüz? Liderlerinin ağzından çıkan sözleri doğru-yanlış değerlendirmesine bile tabi tutmadan ayet gibi gören siyasi parti mensuplarına Kuran nasıl ذِكْرَى olacak? Kuran’ı derinlemesine incelemeden, Kuran’a dayanmadan, Kuran rehber olmadan nasıl çözümler üretecekler? Tümünde tek fikir olan ve başka fikirlere yer olmayan bu topluluklarda nasıl müsademe-i efkar olacak da hakikat doğacak?

 

 

Yalova, Teşvikiye

13 Ağustos 2022

M. Lütfi Hocaoğlu

 






Tüm Seminerler
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1327
Rahman Suresi Tefsiri 15-16. Ayetler
23.05.2026 2113 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1326
Rahman Suresi Tefsiri 14. Ayet
9.05.2026 2088 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1325
Rahman Suresi Tefsiri 13. Ayet
2.05.2026 2136 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1324
Rahman Suresi Tefsiri 10-12. Ayetler
25.04.2026 2054 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1323
Rahman Suresi Tefsiri 9. Ayet
18.04.2026 2092 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1322
Rahman Suresi Tefsiri 7-8. Ayetler
11.04.2026 2446 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1321
Rahman Suresi Tefsiri 6. Ayet
4.04.2026 2098 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1320
Rahman Suresi Tefsiri 5. Ayet
28.03.2026 2234 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1319
Rahman Suresi Tefsiri 4. Ayet
7.03.2026 2192 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1318
Rahman Suresi Tefsiri 3. Ayet
28.02.2026 2513 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1317
Rahman Suresi Tefsiri 2. Ayet
21.02.2026 2124 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1316
Rahman Suresi Tefsiri 1. Ayet
14.02.2026 2365 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1315
Cin Suresi Tefsiri 26-28. Ayetler
7.02.2026 2246 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1314
Cin Suresi Tefsiri 25. Ayet
24.01.2026 2256 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1313
Cin Suresi Tefsiri 24. Ayet
17.01.2026 2239 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1312
Cin Suresi Tefsiri 23. Ayet
10.01.2026 2176 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1311
Cin Suresi Tefsiri 22. Ayet
3.01.2026 2209 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1310
Cin Suresi Tefsiri 21. Ayet
27.12.2025 2293 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1309
Cin Suresi Tefsiri 20. Ayet
20.12.2025 2234 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1308
Cin Suresi Tefsiri 19. Ayet
13.12.2025 2265 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1307
Cin Suresi Tefsiri 18. Ayet
6.12.2025 2265 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1306
Cin Suresi Tefsiri 16-17. Ayetler
29.11.2025 2139 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1305
Cin Suresi Tefsiri 14-15. Ayetler
22.11.2025 2126 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1304
Cin Suresi Tefsiri 13. Ayet
15.11.2025 2192 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1303
Cin Suresi Tefsiri 12. Ayet
8.11.2025 2194 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1302
Cin Suresi Tefsiri 11. Ayet
1.11.2025 2146 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1301
Cin Suresi Tefsiri 10. Ayet
25.10.2025 2169 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1300
Cin Suresi Tefsiri 9. Ayet
18.10.2025 2243 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1299
Cin Suresi Tefsiri 8. Ayet
4.10.2025 1987 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1298
Cin Suresi Tefsiri 7. Ayet
27.09.2025 2070 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1297
Cin Suresi Tefsiri 6. Ayet
20.09.2025 2235 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1296
Cin Suresi Tefsiri 5. Ayet
13.09.2025 1965 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1295
Cin Suresi Tefsiri 4. Ayet
6.09.2025 2106 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1294
Cin Suresi Tefsiri 3. Ayet
30.08.2025 1619 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1293
Cin Suresi Tefsiri 1-2. Ayetler
23.08.2025 1480 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1292
Secde Suresi Tefsiri 30. Ayet
9.08.2025 1504 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1291
Secde Suresi Tefsiri 28-29. Ayetler
2.08.2025 1399 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1290
Secde Suresi Tefsiri 27. Ayet
26.07.2025 1114 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1289
Secde Suresi Tefsiri 26. Ayet
19.07.2025 1105 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1288
Secde Suresi Tefsiri 25. Ayet
12.07.2025 1120 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1287
Secde Suresi Tefsiri 24. Ayet
28.06.2025 1096 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1286
Secde Suresi Tefsiri 23. Ayet
14.06.2025 1268 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1285
Secde Suresi Tefsiri 22. Ayet
31.05.2025 1157 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1284
Secde Suresi Tefsiri 21. Ayet
24.05.2025 1112 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1283
Secde Suresi Tefsiri 20. Ayet
10.05.2025 1264 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1282
Secde Suresi Tefsiri 19. Ayet
3.05.2025 1217 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1281
Secde Suresi Tefsiri 18. Ayet
26.04.2025 1375 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1280
Secde Suresi Tefsiri 17. Ayet
19.04.2025 1342 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1279
Secde Suresi Tefsiri 16. Ayet
12.04.2025 1435 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1278
Secde Suresi Tefsiri 15. Ayet
5.04.2025 1320 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1277
Secde Suresi Tefsiri 14. Ayet
22.03.2025 1215 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1276
Secde Suresi Tefsiri 13. Ayet
8.03.2025 1343 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1275
Secde Suresi Tefsiri 12. Ayet
1.03.2025 1262 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1274
Secde Suresi Tefsiri 11. Ayet
22.02.2025 1370 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1273
Secde Suresi Tefsiri 10. Ayet
8.02.2025 1416 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1272
Secde Suresi Tefsiri 6-9. Ayetler
1.02.2025 1706 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1271
Secde Suresi Tefsiri 5. Ayet
18.01.2025 2321 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1270
Secde Suresi Tefsiri 4. Ayet
28.12.2024 1761 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1269
Secde Suresi Tefsiri 3. Ayet
14.12.2024 1287 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1268
Secde Suresi Tefsiri 1-2. Ayetler
7.12.2024 1471 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1267
Lokman Suresi Tefsiri 34. Ayet
30.11.2024 1414 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1266
Lokman Suresi Tefsiri 33. Ayet
16.11.2024 1488 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1265
Lokman Suresi Tefsiri 32. Ayet
9.11.2024 1376 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1264
Lokman Suresi Tefsiri 31. Ayet
26.10.2024 1568 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1263
Lokman Suresi Tefsiri 30. Ayet
12.10.2024 1386 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1262
Lokman Suresi Tefsiri 29. Ayet
5.10.2024 1780 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1261
Lokman Suresi Tefsiri 28. Ayet
7.09.2024 1546 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1260
Lokman Suresi Tefsiri 27. Ayet
31.08.2024 1524 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1259
Lokman Suresi Tefsiri 25-26. Ayetler
24.08.2024 1455 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1258
Lokman Suresi Tefsiri 24. Ayet
17.08.2024 1402 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1257
Lokman Suresi Tefsiri 23. Ayet
3.08.2024 1356 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1256
Lokman Suresi Tefsiri 22. Ayet
27.07.2024 1311 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1255
Lokman Suresi Tefsiri 21. Ayet
20.07.2024 1354 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1254
Lokman Suresi Tefsiri 20. Ayet
13.07.2024 1361 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1253
Lokman Suresi Tefsiri 19. Ayet
29.06.2024 1554 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1252
Lokman Suresi Tefsiri 18. Ayet
22.06.2024 1313 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1251
Lokman Suresi Tefsiri 17. Ayet
25.05.2024 1498 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1250
Lokman Suresi Tefsiri 16. Ayet
18.05.2024 1444 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1249
Lokman Suresi Tefsiri 15. Ayet
11.05.2024 1374 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1248
Lokman Suresi Tefsiri 14. Ayet
20.04.2024 1569 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1247
Lokman Suresi Tefsiri 13. Ayet
13.04.2024 1520 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1246
Lokman Suresi Tefsiri 12. Ayet
6.04.2024 1328 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1245
Lokman Suresi Tefsiri 11. Ayet
30.03.2024 1417 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1244
Lokman Suresi Tefsiri 10. Ayet
16.03.2024 1264 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1243
Lokman Suresi Tefsiri 8-9. Ayetler
9.03.2024 1381 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1242
Lokman Suresi Tefsiri 7. Ayet
24.02.2024 1288 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1241
Lokman Suresi Tefsiri 6. Ayet
17.02.2024 1287 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1240
Lokman Suresi Tefsiri 1-5. Ayetler
10.02.2024 1553 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1239
Rum Suresi Tefsiri 60. Ayet
27.01.2024 1326 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1238
Rum Suresi Tefsiri 59. Ayet
20.01.2024 1354 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1237
Rum Suresi Tefsiri 58. Ayet
6.01.2024 1417 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1236
Rum Suresi Tefsiri 57. Ayet
30.12.2023 1262 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1235
Rum Suresi Tefsiri 56. Ayet
16.12.2023 1381 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1234
Rum Suresi Tefsiri 55. Ayet
25.11.2023 1648 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1233
Rum Suresi Tefsiri 54. Ayet
11.11.2023 1545 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1232
Rum Suresi Tefsiri 53. Ayet
4.11.2023 1268 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1231
Rum Suresi Tefsiri 51-52. Ayetler
21.10.2023 1530 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1230
Rum Suresi Tefsiri 50. Ayet
14.10.2023 1346 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1229
Rum Suresi Tefsiri 48-49. Ayetler
30.09.2023 1312 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1228
Rum Suresi Tefsiri 47. Ayet
16.09.2023 1336 Okunma


© 2026 - Akevler