Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1200
Rum Suresi Tefsiri 12-13. Ayetler
21.01.2023
1468 Okunma, 0 Yorum

RÛM SÛRESİ - 7. Hafta

 

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ (12) وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ مِنْ شُرَكَائِهِمْ شُفَعَاءُ وَكَانُوا بِشُرَكَائِهِمْ كَافِرِينَ (13)

Saatin kıyam ettiği gün suçlular hayırdan ümitlerini kesecekler ve onlar için şeriklerinden şefaatçiler olmayacak ve şeriklerini görmezden gelenler olacaklar. (12-13)

 

Ma'tûf
Mensuh isim cümlesi

Atıf
harfi

Ma'tûf
Mensuh isim cümlesi

Atıf
harfi

Ma'tûfun aleyh
Fiil cümlesi

Mefûlun
fih

Vâv-u
isti’nâfiye

كَانُوا بِشُرَكَائِهِمْ كَافِرِينَ

وَ

لَمْ يَكُنْ لَهُمْ مِنْ شُرَكَائِهِمْ شُفَعَاءُ

وَ

يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ

يَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ

وَ

وَ: İsti’nafiyye edatıdır. Önceki cümle ile sonrası arasında anlamsal bir bağ vardır.

يَوْمَ: “Gün, dönem” demektir. الْيَوْمَ şeklinde gelirse “bugün” demektir. Birincil anlamı “gündüz”dür. Güneşin doğmasından batmasına kadar olan süredir. 24 saat olan günü ifade etmez.

اليَوْمُ: معروفٌ مِقدارُه من طلوع الشمس إِلى غروبها

Yevm: Miktarı güneşin doğmasından batmasına kadar olan süre olarak bilinir. (Lisanu-l A’râb)

نَهَار gündüz demek değildir.

النَّهار: انفِتاح الظُّلمة عن الضِّياء ما بين طُلوعِ الفجر إلى غروب الشَّمس

Nehar: fecrin doğmasından güneşin batması arasındaki zamanda ziyadan kaynaklı olarak karanlığın açılmasıdır. (Makayisu-l Luga)

نَهَار kelimesi نهر kökünden gelmiştir. Dördüncü bâbdan mastar olarak suyun veya sıvının akması ve akmasıyla aktığı yeri kazıp kanal oluşturması manasındadır. Nehir manası buradan gelmektedir. Bu mastar manasından ıstılahi olarak güneş doğarken ışığın karanlığın içinden bir kanal açıp akma görüntüsü oluşturmasıyla “ışıklı gündüz” anlamına gelmiştir. Güneş doğduktan batana kadar olan zaman içinde ışığın olduğu zamanları içeren bir isimdir.

Oruç ile beraber نَهَار kelimesi geçmez. Orucu نَهَار larda tutma ifadesi yoktur, orucu yevmlerde tutma ifadesi vardır. Yani fecrden güneş batana kadar olan süre olan yevm burada da ifade edilmiş olur. Aslında bu anlamda Türkçede de yevmiye olarak kullanılmaktadır. Yevmiye 24 saat çalışma karşılığı olan ücret değil, gündüz çalışma süresi içinde verilen ücrettir.

Harf-i tarifle gelince ahd için belirli bir günü de ifade edebilir. İsim tamlamasında muzaftır. Kendisinden sonra muzafun ileyhi olan kelime ya da cümle gelir. يَوْمَ şeklinde izafetle gelirse muzafun ileyhi olan kelime ya da cümlenin gerçekleştiği dönemi ifade eder. Burada da izafetle gelmiştir ve muzafun ileyhi cümledir. “Dönem” anlamındadır. Türkçede de dönem gün şeklinde ifade edildiğinden “gün” olarak Türkçeye çevrilebilir.

تَقُومُ: “Kıyam eder” demektir. قوم kökünden üçüncü şahıs dişil tekil muzari merfu malum fiildir. Fâili kendisinden sonra gelen السَّاعَةُ dür. Bir fiili yapmak için harekete geçmek demektir.

السَّاعَةُ: “Saat” demektir. سوع kökünden gelmiştir. Birinci babdan سَوْعٌ mastarı geçip gitmek ve kaybolmak manasındadır. Bu mastar manasından geçip giden ve kaybolan manasında سَاعَةٌ ıstılahi olarak zaman parçası, zaman dilimi demektir.

السَّوَعَةُ

→

السَّاعَةُ

Kökün vâvı i’lale uğramış ve elife dönüşmüştür.

تَقُومُ السَّاعَةُ: “Saat kıyam eder” demektir. Saat nasıl kıyam eder? Saat bilinçli bir varlık mıdır? Saatin kıyam etmesi demek bir işi yapması için harekete geçmesi, hazır olması, hazırlıklı olması demektir. Saat zaman dilimidir. Çok küçük bir zaman dilimi olabileceği gibi çok büyük bir zaman dilimi olabilir hatta evrenin yaratılışından itibaren olan tüm zamanı ifade edebilir. Bu haliyle genel zaman kavramını anlatmış olur. Zamanın kıyam etmesi demek eski akışının değişmesi, yeni bir görev için harekete geçmesi demektir. Zaman kuantum evreni içinde tüm seçeneklerin gerçekleşebilmesi yani hareketin olabilmesi için bir nevi film karelerinin gösterilmesi için gerekli olan an parçacıkları dizisidir. Zaman içinde insanlar seçme özgürlüğüne sahiptirler. İstediklerini yaparlar, ister iyilik yaparlar isterse kötülük yaparlar. Öyle bir an gelir ki saat kıyam eder. Artık o anda bir görev gerçekleştirilecektir. Herkes iyiyi kötüyü görecektir. Sonra başka bir anda saat yine kıyam edecektir ve artık o anda başka bir görev gerçekleştirilecektir.

يَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ: “Saatin kıyam ettiği gün” demektir. Burada السَّاعَةُ harf-i tarifle marife gelmiştir. Saatin her kıyam etmesi önceki dönemin sona erip yeni bir dönemin başlaması demektir. Bu yeni dönem يَوْمَ ile ifade edilmiştir. Saat kıyam etmiş, yeni bir görev gerçekleştirilecektir. Bu görevin gerçekleştirileceği dönem saatin kıyam ettiği dönemdir.

يُبْلِسُ: “Hayırdan ümidi keser” demektir. بلس kökünden if’âl bâbında (أَبْلَسَ – يُبْلِسُ) üçüncü şahıs eril fiildir. Fâili kendisinden sonra gelen الْمُجْرِمُونَ dir. Herhangi bir işten ümidi kesmek demek değildir. Kendisi için olacak olan iyi şeylerden, hayırlardan ümit kesmek demektir.

Bu kök Kuran’da 16 defa geçmektedir. Sadece bu ayetteki geçişi fiil şeklindedir. 4 defa ism-i fâil olarak (مُبْلِسُونَ ve مُبْلِسِينَ şeklinde) geçmekte, 11 defa da İblis (إِبْلِيسُ) şeklinde özel isim olarak geçmektedir.

الْمُجْرِمُونَ: “Suçlular” demektir. جرم kökünden if’âl bâbından üçüncü şahıs eril çoğul marife merfu ism-i fâildir. İkinci bâbdan جَرْم mastarı birisine zarar vermek, ona karşı suç işlemek manasındadır. جُرْم suç demektir. İf’âl bâbında (أَجْرَمَ – يُجْرِمُ) sayruret etkisi vardır. Suç sahibi olmak, suç işler halde olmak anlamındadır. İsm-i fâili olan مُجْرِم de suçlu demektir.

يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ: “Suçlular hayırdan ümidini keser” demektir.

وَ: “Ve” demektir. Atıf harfidir. يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ cümlesine لَمْ يَكُنْ لَهُمْ مِنْ شُرَكَائِهِمْ شُفَعَاءُ cümlesini atfeder.

لَمْ: Olumsuzluk edatıdır. Muzari fiilin başına gelerek onu cezm eder ve manasını geçmiş zamanda mutlak olumsuzluk haline getirir.

يَكُنْ: “Olur” demektir. Nakıs fiildir. Öncesindeki لَمْ ile cezm olmuştur (يَكُونُ لَمْ يَكُونْ لَمْ يَكُنْ).

لَمْ يَكُنْ: “Olmadı” demektir. Geçmiş zamanda mutlak olumsuzluk manası oluşmuştur. Hiç olmadı anlamına gelir.

لِ: “İçin” demektir. Harf-i cerdir.

هُمْ: “Onlar” demektir. Harf-i cer olan لِ den sonra geldiği için mecrur muttasıl zamirdir. الْمُجْرِمُونَ ye racidir.

لَهُمْ: “Onlar için” demektir.

مِنْ: “-den” demektir. Harf-i cerdir.

شُرَكَاءِ: “Ortak edilenler, şerikler” demektir. Öncesindeki مِنْ harf-i ceriyle mecrur olmuştur. فُعَلَاءُ kalıbından çoğul sıfat-ı müşebbehedir. Tekili فَعِيل kalıbından شَرِيك dir. “Ortak edilen” demektir. İsm-i mef’ûl manasında sıfat-ı müşebbehedir. Kökü شرك dir. Dördüncü bâbdan gelmektedir. Birini bir işe, birisine ortak etmek manasından gelmiştir. مَشْرُوك (ortak edilen) manasındadır. Ancak مَشْرُوك ism-i mef’ûldür ve sübut değil, hüdus bildirir. Bu mef’ûllük sübut bildirir olduğu zaman شَرِيك şeklinde ism-i mef’ûl manasında sıfat-ı müşebbehe kalıbıyla gelir. Ortak edilen olma artık onun kalıcı bir sıfatı haline gelmiştir.

هِمْ: “Onlar” demektir. شُرَكَاءِ nin muzafun ileyhi olduğu için mecrur muttasıl zamirdir. الْمُجْرِمُونَ ye racidir.

شُرَكَائِهِمْ: “Onların şerikleri” demektir.

مِنْ شُرَكَائِهِمْ: “Şeriklerinden” demektir.

شُفَعَاءُ: “Şefaatçiler, katkıda bulunucular” demektir. فُعَلَاءُ kalıbından çoğul nekre mübalağalı ism-i fâildir. Tekili فَعِيل kalıbından شَفِيع dir. Şefaatçi demektir. Kökü شفع dir. Üçüncü bâbdan gelmektedir. شَفْع mastarı tek olan bir şeye benzerinin ya da eşinin eklenmesi ile onu çift hale getirmek manasındadır. Bu mastarın mübalağalısı ve tahsisli hali شَفَاعَة mastarıdır. Mübalağası bir şeye kuvvetli ve şiddetli benzeri ya da benzerlerinin eklenmesi, tahsisi ise bu eklenmenin belirli birisine tahsis edilmesidir. Belirli birisine mübalağalı şekilde katkıda bulunmak manasındadır. شَفِيع ise birine mübalağalı bir şekilde katkıda bulunan demektir.

مِنْ شُرَكَائِهِمْ شُفَعَاءُ: “Şeriklerinden şefaatçiler” demektir.

لَمْ يَكُنْ لَهُمْ مِنْ شُرَكَائِهِمْ شُفَعَاءُ: “Onlar için şeriklerinden şefaatçiler olmadı” demektir.

وَ: “Ve” demektir. Atıf harfidir. لَمْ يَكُنْ لَهُمْ مِنْ شُرَكَائِهِمْ شُفَعَاءُ cümlesine كَانُوا بِشُرَكَائِهِمْ كَافِرِينَ cümlesini atfetmektedir.

كَانُوا: “Oldular” demektir. Nakıs fiildir. Üçüncü şahıs eril çoğul mazi fiildir. Fâili cem vâvıdır (كَانُوا) ve الْمُجْرِمُونَ ye racidir.

بِ: “-ı, -i” demektir. Harf-i cerdir. Daha sonra gelen كَافِرِينَ ism-i fâilinin mef’ûlünün önüne gelmiştir.

شُرَكَاءِ: “Şerikler” demektir.

هِمْ: “Onlar” demektir. الْمُجْرِمُونَ ye racidir.

شُرَكَائِهِمْ: “Onların şerikleri” demektir.

كَافِرِينَ: “Görmezden gelenler” demektir. كفر kökünden nekre eril çoğul mensub ism-i fâildir. Nekre gelmesinin sebebi kânenin haberi olmasıdır.

بِشُرَكَائِهِمْ كَافِرِينَ: “Şeriklerini görmezden gelenler” demektir. Kânenin haberidir.

كَانُوا بِشُرَكَائِهِمْ كَافِرِينَ: “Şeriklerini görmezden gelenler oldular” demektir.

يَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ يُبْلِسُ الْمُجْرِمُونَ وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ مِنْ شُرَكَائِهِمْ شُفَعَاءُ وَكَانُوا بِشُرَكَائِهِمْ كَافِرِينَ: “Saatin kıyam ettiği gün suçlular hayırdan ümitlerini kesecekler ve onlar için şeriklerinden şefaatçiler olmayacak ve şeriklerini görmezden gelenler olacaklar” demektir. Birbirine atfedilmiş üç fiilin birincisi muzari, diğer ikisi mazi fiildir. Mazi fiiller muzari fiile “وَ” ile atfedilmiştir. Mazi fiile mazi fiil veya muzari fiile muzari fiil “وَ” ile atfedilince her iki fiil eş zamanlı gerçekleşmemiştir. Muzari fiile mazi fiil, mazi fiile muzari fiil “وَ” ile atfedilince her iki fiil eş zamanlı olarak gerçekleşmiştir.

Mazi fiilin muzari fiile “وَ” ile atfı şekilde görülmektedir. Her iki fiil de gelecek zamanda eş zamanlı bir şekilde gerçekleşmiştir.

Burada لَمْ يَكُنْ ve كَانُوا mazi fiilleri يُبْلِسُ muzari fiiline atfedilmiştir. Fiiller gelecek zamanda gerçekleşecektir ve eş zamanlıdır. Yani mücrimlerin ümidini kesecek olması ve onlar için şeriklerinden şefaatçilerin olmaması ve şeriklerini görmezden gelmeleri eş zamanlı olarak gelecekte gerçekleşecektir.

Bu fiiller saatin kıyam ettiği dönem içinde gerçekleşeceklerdir. Saatin kıyam ettiği bu dönemin özelliği nedir? Mücrimlerin hayırdan ümitlerini kesmesine sebep olan dönemdir. Şaşkın, hüzünlü, kaygılı ve pişman bir vaziyette sessizce durmaktadırlar. Başlarına gelecekleri anlamışlardır. Şeriklerinin kendilerine bir faydası yoktur, onları da görmezden gelmektedirler. Bu dönemin özelliği herkesin kendi durumunu ve başkalarının durumlarını anlamalarıdır.

Burada dikkat edilmesi gereken hususlardan birisi zamir döndürülmeyip شُرَكَائِهِمْ in tekrar edilmesidir. Bunun için değişik alternatifler vardır. Birisinde كَانُوا nun fâili olan cem vâvının (كَانُوا) ve ikinci شُرَكَائِهِمْ deki هِمْ in الْمُجْرِمُونَ ye değil önceki شُرَكَائِهِمْ e raci olmasıdır. Bu durumda mücrimlerin şerikleri kendi şeriklerini görmezden geliyorlar (كَانَ شُرَكَاؤُهُمْ بِشُرَكَاءِ شُرَكَائِهِمْ كَافِرِينَ) (onların şerikleri onların şeriklerinin şeriklerini görmezden gelenler oldular) anlamı ortaya çıkar ki bu anlam uygun değildir. İkincisinde ise cümlede iki zamir olmasından dolayı her iki zamirin de hem الْمُجْرِمُونَ ye hem de شُرَكَائِهِمْ e raci olabilmesidir. Bu da anlam karışıklığına neden olur. Bunu önlemek için شُرَكَائِهِمْ zamirle ifade edilmemiş ve izhar edilmiştir. İzhar edilmeseydi كَانُوا بِهِمْ كَافِرِينَ şeklinde gelecekti. İki ayrı racilik nedeniyle tersine mana elde edilebilecekti. Cem vâvı şeriklere, هِمْ ise الْمُجْرِمُونَ ye raci olabilecekti. Bu durumda كَانَ شُرَكَاءُ الْمُجْرِمِينَ بِالْمُجْرِمِينَ كَافِرِينَ (Mücrimlerin şerikleri mücrimleri görmezden gelenler oldular) şeklinde anlam oluşabilecekti. Tam tersi olan bu anlamın önlenmesi için شُرَكَائِهِمْ zamirle gelmemiş izhar edilmiştir.

شُرَكَائِهِمْ “onların ortak ettikleri” demektir. Kime ortak ettikleridir? Allah’a ortak ettikleridir. Allah’ı gözle görmediğimize göre ve Allah’ın hiçbir şeye ihtiyacı olmadığına göre neyde Allah’a ortak etmişlerdir?

وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ

Mülkte (yönetimde) O’nun için bir ortak yoktur. (İsra 111, Furkan 2)

أَمْ لَهُمْ شُرَكَاءُ شَرَعُوا لَهُمْ مِنَ الدِّينِ مَا لَمْ يَأْذَنْ بِهِ اللَّهُ

Yoksa onlar için şerikler mi var da onlar için düzenden Allah’ın izin vermediği şeriat mı koyuyorlar? (Şura 21)

Şerikler yani ortak edilenler yönetimde ve kural koymada Allah’a ortak edilmektedirler. Allah’ın kurallarına aykırı kuralları koymakta, Allah’ın istemediği şekilde yönetmektedirler. Şerik müşriksiz olmaz. Müşrikler şeriklerini çok sevmektedirler. Şeriklerinin kurallar koymasını ve yönetmesini istemektedirler.

مِنْ شُرَكَائِهِمْ شُفَعَاءُ “şeriklerinden şefaatçiler” demektir. Şeriklerinden olmayan şefaatçiler olabilir mi? Burada mefhumu muhalefetle düşünemeyiz. Eğer birisinin muhakkak şefaatçisi olması şartı olsaydı mefhumu muhalefetle başka şefaatçileri vardır şeklinde hükme varabilirdik. Böyle olmayacağına göre başka şefaatçilerinin var olduğunu düşünemeyiz. O zaman niçin “onlar için şefaatçiler olmadı” (لَمْ يَكُنْ لَهُمْ مِنْ شُفَعَاءَ) denmemiş de şeriklerinden şefaatçileri olmadı denmiştir? Bunun sebebi şeriklerinin dünya hayatında mücrimlere şefaatçiler olmasındandır. Çünkü شُفَعَاءُ denmiştir, شَافِعُونَ denmemiştir. شُفَعَاءُ mübalağalıdır ve adeta bir meslek gibidir. Dünya hayatında şerikler mücrimlerin suçlarına katkıda bulunmuşlardır. Buna göre mücrimlerin şerikleri olduklarına göre mücrimler aynı zamanda müşriklerdir. Şerikler onların suç işlemeleri için Allah’ın kurallarına aykırı kuralları koymuşlardır, kanunları çıkarmışlardır, gerekli anayasaları yapmışlardır.

Aynı zamanda şeriklerini görmezden geleceklerdir (كَانُوا بِشُرَكَائِهِمْ كَافِرِينَ). Dünya hayatında şeriklerini çok sevmekteler, şeriklerinin koydukları kurallar, kanunlar çok hoşlarına gitmekte, onları göklere çıkarmaktaydılar. Onlara oy vermekte, oy toplamakta, vesenleri için çalışmaktaydılar. Saatin kıyam ettiği gün ise artık onları görmezden geleceklerdir. Çünkü şerikler onlardan daha kötü durumdadır. Süklüm püklüm ve sessizce durmaktadır şerikleri kendileri gibi. Dünya hayatında zirvede olan, herkesin tanıdığı, konvoylarla gezen, herkesin önlerinde saygı ile durduğu bu şerikler başları eğik, sessizce cezalarını beklemektedirler. Aynı sonu bekleyen mücrim müşrikler de şeriklerini görmezden gelmektedirler.

İnsanlar Kuran’ı okumakta ama Kuran’daki mücrimler, müşrikler, şerikler gibi kavramları kendilerinden çok uzak görmektedirler. Olayı çok basitleştirmekte, onları taştan, çamurdan, helvadan yapılmış putlara tapanlar sanmaktadırlar. Oysa Kuran bu terimleri açıklamaktadır. Bu kadar basit değildir. Beş vakit namazını kılan, haccı umreyi su yolu yapan, orucunu tutan, zekât sandığı sadakaları veren birisi Allah’ın kurallarına aykırı kurallar koyduğunda şerik olmuş olur. Onu destekleyen, onu büyüten, onun peşinde koşan, arkasında duran, yaptığı yanlışları alkışlayan da müşriktir. Büyük Sermaye dünyanın her yerinde çoğunluk sistemini benimsetmiştir. Buna da demokrasi demiş, bununla dünyayı uyutmakta ve yönetmektedir. Bu çoğunluk sistemi Allah’ın istemediği yönetim şeklidir. Bu sistemi besleyen kurallar koymak ve kuralların koyulmasını çoğunluğa dayandırmak da Allah’ın izin vermediği şeriatı koymaktır. Şerik olmaktır. Saatin kıyam ettiği yevm insanlar çok şaşıracaklardır. Göklere çıkardıkları şeriklerinin orada ne halde olduğunu göreceklerdir, mücrim olanlar da onları görmezden geleceklerdir.

Çoğunluk sisteminde bir oy fazla almak için her şeyi yaparlar, her vaadi verirler. Algı yarışı içindedirler. Sürekli karşı taraf için kötü algı, kendisi için iyi algı oluşturma çabası içinde çırpınırlar. Kimse saatin kıyam edeceği günü düşünmez. Bu sistemin Allah’ın istemediği bir sistem olduğunu düşünmez. İktidarı ele geçirsin yeter. Onlar iyi, diğerleri kötü ya. Boşa çırpınıyorlar. Vesenlere hizmet etmek bu sistemi beslemektir. Sonuç Allah’ın istemediği kuralları koymak ve müşrik-şerik çiftlerinin oluşmasıdır. Saatin kıyam ettiği yevmde de birbirini görmezden gelmek ve artık birbirine katkıda bulunamamaktır.

 

Yalova, Teşvikiye

21 Ocak 2023

M. Lütfi Hocaoğlu

 






Tüm Seminerler
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1338
Rahman Suresi Tefsiri 39-40. Ayetler
29.08.2026 2268 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1337
Rahman Suresi Tefsiri 37-38. Ayetler
22.08.2026 2391 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1336
Rahman Suresi Tefsiri 35-36. Ayetler
15.08.2026 2447 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1335
Rahman Suresi Tefsiri 33-34. Ayetler
9.08.2026 2356 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1334
Rahman Suresi Tefsiri 31-32. Ayetler
1.08.2026 2242 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1333
Rahman Suresi Tefsiri 29-30. Ayetler
25.07.2026 2194 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1332
Rahman Suresi Tefsiri 26-28. Ayetler
18.07.2026 2196 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1331
Rahman Suresi Tefsiri 24-25. Ayetler
11.07.2026 2293 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1330
Rahman Suresi Tefsiri 22-23. Ayetler
4.07.2026 2255 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1329
Rahman Suresi Tefsiri 19-21. Ayetler
20.06.2026 2400 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1328
Rahman Suresi Tefsiri 17-18. Ayetler
13.06.2026 2294 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1327
Rahman Suresi Tefsiri 15-16. Ayetler
23.05.2026 2576 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1326
Rahman Suresi Tefsiri 14. Ayet
9.05.2026 2552 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1325
Rahman Suresi Tefsiri 13. Ayet
2.05.2026 2494 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1324
Rahman Suresi Tefsiri 10-12. Ayetler
25.04.2026 2438 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1323
Rahman Suresi Tefsiri 9. Ayet
18.04.2026 2423 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1322
Rahman Suresi Tefsiri 7-8. Ayetler
11.04.2026 2983 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1321
Rahman Suresi Tefsiri 6. Ayet
4.04.2026 2446 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1320
Rahman Suresi Tefsiri 5. Ayet
28.03.2026 2586 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1319
Rahman Suresi Tefsiri 4. Ayet
7.03.2026 2533 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1318
Rahman Suresi Tefsiri 3. Ayet
28.02.2026 3027 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1317
Rahman Suresi Tefsiri 2. Ayet
21.02.2026 2476 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1316
Rahman Suresi Tefsiri 1. Ayet
14.02.2026 2789 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1315
Cin Suresi Tefsiri 26-28. Ayetler
7.02.2026 2588 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1314
Cin Suresi Tefsiri 25. Ayet
24.01.2026 2552 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1313
Cin Suresi Tefsiri 24. Ayet
17.01.2026 2540 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1312
Cin Suresi Tefsiri 23. Ayet
10.01.2026 2482 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1311
Cin Suresi Tefsiri 22. Ayet
3.01.2026 2510 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1310
Cin Suresi Tefsiri 21. Ayet
27.12.2025 2610 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1309
Cin Suresi Tefsiri 20. Ayet
20.12.2025 2521 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1308
Cin Suresi Tefsiri 19. Ayet
13.12.2025 2637 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1307
Cin Suresi Tefsiri 18. Ayet
6.12.2025 2589 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1306
Cin Suresi Tefsiri 16-17. Ayetler
29.11.2025 2416 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1305
Cin Suresi Tefsiri 14-15. Ayetler
22.11.2025 2441 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1304
Cin Suresi Tefsiri 13. Ayet
15.11.2025 2512 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1303
Cin Suresi Tefsiri 12. Ayet
8.11.2025 2471 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1302
Cin Suresi Tefsiri 11. Ayet
1.11.2025 2476 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1301
Cin Suresi Tefsiri 10. Ayet
25.10.2025 2464 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1300
Cin Suresi Tefsiri 9. Ayet
18.10.2025 2525 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1299
Cin Suresi Tefsiri 8. Ayet
4.10.2025 2271 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1298
Cin Suresi Tefsiri 7. Ayet
27.09.2025 2367 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1297
Cin Suresi Tefsiri 6. Ayet
20.09.2025 2621 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1296
Cin Suresi Tefsiri 5. Ayet
13.09.2025 2247 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1295
Cin Suresi Tefsiri 4. Ayet
6.09.2025 2407 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1294
Cin Suresi Tefsiri 3. Ayet
30.08.2025 1909 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1293
Cin Suresi Tefsiri 1-2. Ayetler
23.08.2025 1745 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1292
Secde Suresi Tefsiri 30. Ayet
9.08.2025 1801 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1291
Secde Suresi Tefsiri 28-29. Ayetler
2.08.2025 1675 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1290
Secde Suresi Tefsiri 27. Ayet
26.07.2025 1395 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1289
Secde Suresi Tefsiri 26. Ayet
19.07.2025 1432 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1288
Secde Suresi Tefsiri 25. Ayet
12.07.2025 1386 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1287
Secde Suresi Tefsiri 24. Ayet
28.06.2025 1363 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1286
Secde Suresi Tefsiri 23. Ayet
14.06.2025 1555 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1285
Secde Suresi Tefsiri 22. Ayet
31.05.2025 1434 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1284
Secde Suresi Tefsiri 21. Ayet
24.05.2025 1383 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1283
Secde Suresi Tefsiri 20. Ayet
10.05.2025 1525 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1282
Secde Suresi Tefsiri 19. Ayet
3.05.2025 1471 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1281
Secde Suresi Tefsiri 18. Ayet
26.04.2025 1670 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1280
Secde Suresi Tefsiri 17. Ayet
19.04.2025 1612 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1279
Secde Suresi Tefsiri 16. Ayet
12.04.2025 1749 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1278
Secde Suresi Tefsiri 15. Ayet
5.04.2025 1551 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1277
Secde Suresi Tefsiri 14. Ayet
22.03.2025 1456 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1276
Secde Suresi Tefsiri 13. Ayet
8.03.2025 1569 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1275
Secde Suresi Tefsiri 12. Ayet
1.03.2025 1473 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1274
Secde Suresi Tefsiri 11. Ayet
22.02.2025 1617 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1273
Secde Suresi Tefsiri 10. Ayet
8.02.2025 1647 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1272
Secde Suresi Tefsiri 6-9. Ayetler
1.02.2025 2047 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1271
Secde Suresi Tefsiri 5. Ayet
18.01.2025 2588 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1270
Secde Suresi Tefsiri 4. Ayet
28.12.2024 1981 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1269
Secde Suresi Tefsiri 3. Ayet
14.12.2024 1487 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1268
Secde Suresi Tefsiri 1-2. Ayetler
7.12.2024 1671 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1267
Lokman Suresi Tefsiri 34. Ayet
30.11.2024 1611 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1266
Lokman Suresi Tefsiri 33. Ayet
16.11.2024 1701 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1265
Lokman Suresi Tefsiri 32. Ayet
9.11.2024 1572 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1264
Lokman Suresi Tefsiri 31. Ayet
26.10.2024 1787 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1263
Lokman Suresi Tefsiri 30. Ayet
12.10.2024 1591 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1262
Lokman Suresi Tefsiri 29. Ayet
5.10.2024 2040 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1261
Lokman Suresi Tefsiri 28. Ayet
7.09.2024 1760 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1260
Lokman Suresi Tefsiri 27. Ayet
31.08.2024 1767 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1259
Lokman Suresi Tefsiri 25-26. Ayetler
24.08.2024 1646 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1258
Lokman Suresi Tefsiri 24. Ayet
17.08.2024 1623 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1257
Lokman Suresi Tefsiri 23. Ayet
3.08.2024 1555 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1256
Lokman Suresi Tefsiri 22. Ayet
27.07.2024 1598 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1255
Lokman Suresi Tefsiri 21. Ayet
20.07.2024 1578 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1254
Lokman Suresi Tefsiri 20. Ayet
13.07.2024 1565 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1253
Lokman Suresi Tefsiri 19. Ayet
29.06.2024 1849 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1252
Lokman Suresi Tefsiri 18. Ayet
22.06.2024 1517 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1251
Lokman Suresi Tefsiri 17. Ayet
25.05.2024 1721 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1250
Lokman Suresi Tefsiri 16. Ayet
18.05.2024 1656 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1249
Lokman Suresi Tefsiri 15. Ayet
11.05.2024 1569 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1248
Lokman Suresi Tefsiri 14. Ayet
20.04.2024 1803 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1247
Lokman Suresi Tefsiri 13. Ayet
13.04.2024 1731 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1246
Lokman Suresi Tefsiri 12. Ayet
6.04.2024 1504 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1245
Lokman Suresi Tefsiri 11. Ayet
30.03.2024 1606 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1244
Lokman Suresi Tefsiri 10. Ayet
16.03.2024 1465 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1243
Lokman Suresi Tefsiri 8-9. Ayetler
9.03.2024 1599 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1242
Lokman Suresi Tefsiri 7. Ayet
24.02.2024 1469 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1241
Lokman Suresi Tefsiri 6. Ayet
17.02.2024 1468 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1240
Lokman Suresi Tefsiri 1-5. Ayetler
10.02.2024 1736 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1239
Rum Suresi Tefsiri 60. Ayet
27.01.2024 1532 Okunma


© 2026 - Akevler