Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 165
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…
“Ve ileyhi’el-mesiyru / Ve mesîr O’nadır.” (Maide 18) Cennete gidecekler için sadece bir yerde “mesîr” kelimesi getirilmekte, oysa cehennemdekiler için pek çok yerde zikredilmektedir. Cennete gidecekler için bana dönüştürüleceksiniz denmektedir. Cennet biraz da tanrılaşmaktır. Elbette Tanrı ile insan hiçbir zaman birbirine benzemezler ama Tanrı gibi onlar da ölümsüz hâle gelmektedirler. Tanrı nasıl her istediğini yapabiliyorsa, onlar da ne arzu ederlerse orada bulacaklardır. Bu sebepledir ki cehennemdekiler için ateşe dönüşmeden bahsediyor, cennettekiler için ise Allah’a dönüşmekten bahsetmektedir.
O halde buradaki “mesîr” insanların ölümlü hayattan ölümsüz hayata dönüşmesidir. Cennettekiler başka dönüşümle, cehennemdekiler başka dönüşümle dönüşeceklerdir.
Kur’an bir de “rücu”dan bahsetmekte, “dönüş O’nadır” denmektedir. Dönmek, gidip gelmekle olur. Biz O’ndan ayrılmış buraya gelmişiz, sonra tekrar O’na rücu edeceğiz.
Vahdet-i vücutçular bu ayetlere dayanarak; O’ndan geldik, O’na gideceğiz, biz O’nun parçasıyız, gurbete düştük demektedirler. Mevlâna, kamışa bunları söyletir; beni bir kamışlıktan kopardılar. İnsan da Allah’tan kopmuştur, O’na dönmek istemektedir.
Biz bunu şöyle yorumluyoruz: Bu kâinat cennet ve cehennemin kâinatı değildir. İnsan başlangıçta cennet ve cehennem kâinatında idi. Yeryüzüne, dünyadaki bedene üflendi. Böylece o âlemden koptu. Biz şimdi onları hatırlamıyoruz, nisyan perdesi bizi bürüdü. Ama ahirette oradaki beynimize döndüğümüzde eski hayatımızı da hatırlamış olacağız.
Kur’an Mucİzelerİ -250 Kur’an Mucizesi-
Kur’an ayı Ramazan boyunca da “Kur’an Nizamı Adil Düzen” üzerinde durmaya devam ederken en son yayınladığımız “Kur’an Mucİzelerİ” kitabımızı hatırladık…
*Bu kitap, Süleyman Karagülle ile 20.YY ve 21.YY yani 60 yılda yazdığımız ve basılmayı bekleyen on binlerce sayfalık eserlerinden sadece bir tanesidir.
*Bu kitapta yazılanlar bir bütün olarak anlaşıldığında, Adil Düzen çalışanlarının 60 yıllık ilmî ve amelî çalışmaları daha kolay ve daha iyi anlaşılacak.
*Bu kitap 25 ana başlıkta her biri 10 alt başlıkta Kur’an’ın mucize özelliklerini ve geçmişten bugüne geçen sürede insanlığın sosyal dönüşümlerini de içeren bir eserdir.
*Kur’an’ın Arapça dili ve dönemindeki üstün özellikleri bu kitabın bir diğer konusudur.
*Bu kitap seçkin sayılarla birlikte Kur’an’ın içindeki ve doğadaki bu sayıların benzerliğini daha önce duyup görmediğiniz bir yaklaşım ile sizlere sunacaktır.
*Bu kitapta Kur’an’ın eşsiz olduğunun mucizevi ispatı bir diğer önemli ana konudur.
*Varsayımlar başlığı ise Kur’an ile sosyal hayat arasındaki yaklaşımları anlatmaktadır.
*Kur’an’ın korunması; dilinin eşsizliği ve tarihi ile korunması
*Kur’an’ın usulü ile mahfuz olması
*Her çağa hitap etmesi
*Her kavme hitap etmesi
*Her yaşa da hitap etmesi
*Her konuda hitap etmesi
*Fasih olması, gramer hatası yapmaması
*Beliğ olması yani belagati ile akla hitap etmesi
*Bedî’ olması yani hislere ve ruhumuza hitap etmesi
*Vecizliği, fıtriliği, vazı’ olması ve diğer bütün diğer özellikleri
*Geçmişi bilmesi, geleceği bilmesi ve bunların birçok alt konularını içermesi
*Kur’an bütün bu ve benzeri mucizevi özellikleri ile çağımızda hayatımızın dinî/ahlâkî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî dört ana alanında da “sosyal tufan” seviyesinde var olan sorunları hem çözüme kavuşturmakta hem de “Kur’an Nizamı” olan “üçüncü bin yıl medeniyetinin” kurulmasına vesile olmaktadır. (Devamı var)