Reşat Nuri Erol
M. Tekelioğlu; Kurumlar ve kişiler bir kere mi ölür?
1.02.2023
1890 Okunma, 0 Yorum

Kurumlar ve kişiler bir kere mi ölür? Ölmeden ölmek…

 

Mehmet Tekelioğlu

 

Erzurum’da bir yakınımızın taziyesindeydik, beş altı sene oldu. Baş sağlığı için gelen, sıra dışı bir profesör sohbet sırasında şöyle dedi: “Bu dünya bir garip, dirileri gömüyorlar, ölüleri yaşatıyorlar.” Daha sonra edindiğim bilgiye göre, ‘bedenleri diri ruhları ölü’ ya da ‘bedenleri ölü ruhları diri’ kimselere atıfla söylüyormuş bu sözleri.

 

Günümüzde yaşananlara bakınca hatırladım bu nükteyi. Her ne kadar yukardaki ifadede ‘yaşatıyorlar’ ve ‘gömüyorlar’ fiilleri başkalarına ya da topluma atıfla söyleniyor olsa da ben biraz farklı da bakılabileceğini düşünüyorum. Üstelik yukardaki ifadede kıymetler gömülüyor, hiçler yaşatılıyor anlamı var. Peki başka türlü bakabilir miyiz acaba?  Kimileri bu gömme ve yaşatma fiilini bizzat kendileri yapıyor olabilir mi? Hem de olay sadece gerçek kişilerle sınırlı değil, kurumlar da dahil buna. Yalnız bir nüans var. Bazı kişiler yıllarca savundukları görüşleri ve davranışları meçhul bir gaye uğruna feda ediyorlar. Yani kendi kendilerini gömüyorlar. Bedenleri diri ruhları ölü olanlar bunlar. Kimileri de bütün çıkarlardan vazgeçme pahasına kendilerini yeniliyorlar. Yani yeniden doğuyorlar. Birilerinin nezdinde ölü olsalar da ruhları diri olanlar.

 

Elbette burada bir izafiyet söz konusu. Bana göre kendisini gömen başkasına göre yeniden doğuyor olabilir. Buna diyecek bir şey yok.

 

Burada üzerinde durulması gereken husus teker teker kişiler değil. Önemli olan mefhumlar ve kavramlar karşısında kişilerin ve kurumların tavrı. Vaktiyle demokrasi orkestrasında yer bulanların daha sonra ahengi beğenmeyip otoriterler orkestrasında mevki edinmesi görülmedik şey midir? Siz de düşünün, bakın ne çok sima gelecek gözünüzün önüne. Ben işte bunlar ölmeden ölenler diye geçiriyorum içimden. Bu tavır sapması sadece demokrasi etrafında olmuyor. Mesela Avrupa Birliği olmazsa olmazımız diyen ancak daha sonra en olmadık kararların arkasında duranlar için de kullanıyorum bedenleri diri ruhları ölü olan tanımlamasını.

 

Ölmeden ölenler tabirinin burada tasavvuftaki anlamından farklı bir kapsamda kullanıldığını not etmeliyim. Burada tabir daha çok insanın kendisini hiçliğe mahkûm etmesi anlamında ele alınıyor.

 

Kurumların kendini gömmesi daha acı verici ve tahrip gücü yüksek oluyor. Bugünkü anlayışı ile, ortaya çıkarken serdettiği anlayış arasında dağlar kadar fark olan nice kurum var etrafımızda. Bütün bir toplumu kucaklayıcı beyanların sonradan kutuplaşmada bulduğu iksiri anlamak bana zor geliyor… Küçük fonlar karşılığında temel değerlerinden vaz geçenler mi ararsınız, kendileriyle özdeşleşmiş kimseleri harcayanlar mı dersiniz, niceleri…

 

Ortak akıl diyerek yola çıkıp sonunda “yok, böyle olmuyor” diyenlere eşlik edenler ne de çokmuş. Bazı arkadaşlar onlara bakıp ne kadar yazık diye hayıflanıyorlar. Ortak akıl gidince pek çok alanda sıkıntılar had safhaya ulaşıyor. %80 enflasyon olan bir ülkede ne yatırım olur ne istihdam artar. Ahlaksızlık alır başını gider. Başlıca görevi enflasyonu kontrol etmek olan Merkez Bankası ölmeden ölen kurumlar içinde başta gelenlerden.

 

Yargının halini getirin gözünüzün önüne. Talimatla üst mahkemelere üye seçtiği söylenen mahkemelerden tutun da yönetimlerin arzusu istikametinde kararlar veren mahkemelere kadar ne çok örnek var ölmeden ölen kurum babında.

 

Yargının hali başka alanlarda da kötü tezahürlere yol açıyor. 2022 yılı yolsuzluk endeksinde Türkiye’nin gittikçe alt sıralara doğru kayması yönetimlerin zâfiyetinden doğmuyor mu? On yıldır puan kaybeden Türkiye 180 ülke arasında 101’inci sırada. Ha bire geriliyoruz. Yolsuzluk endeksi böyle de hukukun üstünlüğü endeksi iyi mi? 140 ülke arasında 116’ncı sıradayız. Yani orada da alt sıralarda kendine yer buluyor Türkiye. Hukukun bedeni var ortada, ancak ruhu görünmüyor.

 

Bir de gömülmeyi reddedenler yani ölmeden ölmeye itiraz edenler var saygıyla anılması gereken. “He” deseler müreffeh bir dünya hayatı onları beklerken kendilerini sürgünde ve zindanda daha mutlu hissedenler… Ölmeden ölmeye hayır diyenler… Ruhlarını diri tutanlar. Mehmet Akif Ersoy bunlardan biri. Mısır’da sürgün hayatını göze alıp “hayır” demenin faziletini tadanlar… Necip Fazıl Kısakürek… O günün rejimine eyvallah etseydi neler olurdu bir düşünün. Ama itiraz etti. Sakarya’yı aldı yanına, Allah yolunun divanesi olarak kalmayı yeğledi. Yok yere on iki yıl hapis yatan Kemal Tahir ve benzeri pek çok kimse de ölmeden ölmeye razı olmayanlardan.

 

Tek parti döneminin yanlışları daha sonra da devam etti zaman zaman. Menderes de bütün iyi niyetine rağmen ortak aklı ihmal ederek tek adamlığı sevdi. Ertuğrul Günay  Bir “Hürriyet” Hikâyesi Çok-Partili Dönemde Özgürlükçü Bir Siyaset Girişimi (1955-1958) adlı kitabında o dönemi etraflıca anlatıyor. O’nu haksız yere ve zalimce idam edenler tek adamlığa meyli yüzünden değil başka hassasiyetleri sebebiyle kıydılar O’na.

 

Ülkemizde bir zamanlar demokrat görünenlerin demokrasiyi özümseyememiş oldukları gün gibi ortada. Bir tereddüdüm var yine de. Acaba sorun özümseyememek mi yoksa başka faktörlerin öne çıkması mı? Bu sıkıntı sadece demokrasi konusunda tezahür etmiyor. Bir zamanlar eline fırsat geçse neler yapabileceğine dair hayallerini bir kahraman edasıyla anlatanların, yeni bir konuma kavuşunca eski söylemlerini hatırlatmasınlar diye ve kim bilir başka hangi saikle ellerinden tutan kadim dostlarını terk edişlerinin de örneği çoktur. Böylelerini gördükçe ben Napolyon’un kendisini teslim almaya gelen askerlere söylediklerini hatırlarım. Şöyle demiş Napolyon: ‘Ey Fransız askeri, sen benim eserimsin! Askerlik ruhunu size ben verdim. Ayaklarınızdaki bottan, başınızdaki şapkaya kadar üniformanızı ben çizdim. Size büyük zaferler kazanmayı ben öğrettim. Fransa’nın şerefini iade etmek için benimle var mısınız?’  Necip Fazıl da Napolyon’un bu tavrını takdirle anlatır. Ne diyeyim bedenleri diri ruhları ölü… Ölmeden ölenler…

 

Japon yönetmen Akira Kurosawa’nın Rashomon adlı, bir adalet arayışının çelişkilerini anlattığı filmin sonunda kahramanlardan biri, olan biteni yerli yerine oturtmakta güçlük çeker, aklımda kaldığı kadarıyla ahlaki olmaya gayret eden bu tip -oduncuydu galiba- “kendimi anlayamıyorum” der. Yukarda saydığım ölmeden ölenler acaba ‘kendimi anlayamıyorum’ türünden bir ifadeye götürmesi muhtemel bir iç muhasebeyi akıl etmişler midir?

 

Ölmeden ölenler denilince aklıma iki roman gelir. Elias Canetti’nin Körleşme’si ve José Saramago’nun Körlük’ü. Canetti, kendisini olan bitenin hakikatine kapatan bir tipi anlatırken, Saramago herkesin gerçekten kör olduğu bir ortamı anlatıyor, aslında toplumun aldırmazlığına vurgu yapıyor. Şu söz de ona ait: “Ölüm bizi bize haber vermeden seçer”, s.205.

 

Bedenleri diri ruhları ölü olanları belki en çok medyada aramalıyız. Bir vakitler hepsi demokrasi ve dürüstlük abidesi geçinenler bunca demokrasi dışı uygulamaları ve yolsuzlukları nasıl da kendilerince uydurdukları bahanelerle hoş görmeye başlıyorlar. Belli ki devlet bankaları kredileriyle şişenler kendi meşreplerine uygun tipler bulmakta zorlanmıyorlar. Üstelik yanlışlarına ya kendilerince bir fetva uyduruyorlar ya da uygun fetva verecek mihrakları buluyorlar. Niyazi-i Mısrî söylesin sözün hasını: “Bu fena gülzârına bülbül olanlar anlamaz/ Vech-i baki hüsnüne hayran olan anlar bizi”

 

Baştaki ince sözde bir de ‘dirileri gömmek’ diye bir ifade vardı. Bir toplumda uzmanlık ve liyakat ne kadar göz ardı ediliyorsa o nispette ‘dirileri gömmek’ söz konusudur. Örneği çok da belki şu haber en çarpıcı olanlardan biri: Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dekanı bir araştırma görevlisi sınavını hakkaniyete uygun yaptığı için baskı ve dayatmalara maruz kalıyor. Sınavı kazanması gereken biri var bazılarının aklında. Dekan direnince kadro iptal ediliyor. Olan biteni içine sindiremeyen dekan Prof. Dr. Ali Kuzudişli ölmeden ölmeye razı olmuyor ve istifa ediyor.

 

İnsanoğlu bu. Psikolojisi değişiyor zaman zaman. Kimi vakitler kendini boşlukta hissediyor. Faydalı bir iş yapmamanın ölmeden ölmekle eşdeğer olduğunu hissettiği anlar beliriyor. Galiba “yarın ölecekmiş gibi, hiç ölmeyecekmiş gibi” hikmetli sözü bu sebeple söylenmiş.

 

Ölmeden ölenlere Yunus’un bir çift sözü var: “Bu can gövdeye konuktur/ Bir gün ola çıka gide/ Kafesten kuş uçmuş gibi”.

 

 






Çok Okunan Makaleler
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; 15 Temmuz’a doğru: travmadan kurtulmak…
7.07.2017 133845 Okunma
Reşat Nuri Erol
Süleyman Karagülle - Altın Ekonomisine Geçiş
2.11.2013 35135 Okunma
2 Yorum 30.01.2016 22:15
Reşat Nuri Erol
T. C. 1921 ANAYASASI’nın Temel Maddeleri
22.02.2016 20196 Okunma
1 Yorum 22.02.2016 07:19
Reşat Nuri Erol
Yüz Yıl Önce - Yüz Yıl Sonra; ne değişti?
26.07.2015 18154 Okunma
4 Yorum 03.08.2015 12:51
Reşat Nuri Erol
FAİZ imparatorluğu ve ROTHSCHİLD ailesi
29.03.2016 18138 Okunma
1 Yorum 29.03.2016 01:12
Reşat Nuri Erol
Şeyma Yavuz ve MAKALESİ… İbn Haldun ve “MUKADDİME”Sİ…
1.07.2015 17720 Okunma
2 Yorum 03.07.2015 00:23
Reşat Nuri Erol
Çok önemli hatalar, çok önemli uyarılar ve…
7.10.2018 17661 Okunma
11 Yorum 09.10.2018 00:22
Reşat Nuri Erol
Ekrem Dumanlı, Mümtaz’er Türköne, Ali Bulaç ve İSLÂM/cı
2.07.2015 17082 Okunma
7 Yorum 23.07.2015 19:54
Reşat Nuri Erol
AKP’yi kim kuşa çevirdi, Erdoğan mı Davutoğlu mu?
26.06.2015 15852 Okunma
6 Yorum 08.07.2015 13:24
Reşat Nuri Erol
Tarımda faiz, icra ve iflas
26.04.2010 15819 Okunma
Reşat Nuri Erol
Suriyeliler “sığınmacı/mülteci” mi, “muhacir” mi?
5.09.2015 15810 Okunma
3 Yorum 05.09.2015 17:56
Reşat Nuri Erol
Harun Özdemir’den “İSLÂM-CILIK” yazıları
29.07.2015 15804 Okunma
4 Yorum 30.07.2015 11:51
Reşat Nuri Erol
“Asâ Rabbukum En Yerhamekum…”
16.01.2017 15727 Okunma
9 Yorum 17.01.2017 12:20
Reşat Nuri Erol
Kahramanlarım: Erbakan, Aliya, Muhammed Ali
7.06.2016 15694 Okunma
2 Yorum 07.06.2016 02:58
Reşat Nuri Erol
Hayrettin Karaman; Âdil Düzen Nasıl Olmalıdır?
4.08.2015 15456 Okunma
3 Yorum 04.08.2015 21:11
Reşat Nuri Erol
İkrazatçılık!
9.04.2010 15408 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sömürü sermayesi ve kuyrukları tövbe ederse…
16.08.2015 15195 Okunma
4 Yorum 19.08.2015 00:56
Reşat Nuri Erol
İslam Tarihinde Anayasa; Medine Anayasası ve ...
14.10.2011 15166 Okunma
Reşat Nuri Erol
Suruç bombası, sermaye-siyaset çatışması ve IŞİD
24.07.2015 15020 Okunma
2 Yorum 24.07.2015 07:35
Reşat Nuri Erol
Erbakan’ın Türkiye ve dünyadaki inkılâpları
23.02.2015 14830 Okunma
2 Yorum 25.02.2015 11:21
Reşat Nuri Erol
Harun Ö. “İslâmcılk” yazıları-10; SAİD-İ NURSÎ
13.08.2015 14811 Okunma
3 Yorum 15.08.2015 17:32
Reşat Nuri Erol
H. Özdemir’İn İSLÂM-CILIK yazıları-2; ERBAKAN FAKTÖRÜ
29.07.2015 14805 Okunma
5 Yorum 30.07.2015 11:44
Reşat Nuri Erol
Çözüm “Âdil Kur’an Düzeni”dir
22.02.2015 14269 Okunma
5 Yorum 23.02.2015 21:48
Reşat Nuri Erol
‘E LEYSE MİNKÜM RACULÜN REŞÎD’ (âyet)
14.09.2015 14218 Okunma
2 Yorum 14.09.2015 20:56
Reşat Nuri Erol
Erbakan’a göre Adil Ekonomik Düzen’de VERGİ
14.03.2016 14215 Okunma
3 Yorum 14.03.2016 14:05
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen dışında çözüm reçetesi olan var mı?
8.09.2015 14172 Okunma
2 Yorum 08.09.2015 07:11
Reşat Nuri Erol
Ve zekkir fe inne’z-zikrâ tenfeu’l-mü’minîne
10.08.2015 14059 Okunma
2 Yorum 10.08.2015 22:44
Reşat Nuri Erol
R. Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, Abdullah Gül
25.06.2015 14038 Okunma
5 Yorum 28.06.2015 13:16
Reşat Nuri Erol
İkrazat yasal tefecilik!
9.04.2010 13966 Okunma
Reşat Nuri Erol
Erbakan’ın “ADİL DÜZEN” Söyleminin Teorisi-1
3.03.2016 13835 Okunma
3 Yorum 06.03.2016 14:53
Reşat Nuri Erol
Harun Özdemir’den “İSLÂM-CILIK” yazıları-9
10.08.2015 13760 Okunma
3 Yorum 11.08.2015 13:47
Reşat Nuri Erol
‘Sistem kurmak’ ve ‘hazin (vahim) durum’
9.01.2017 13599 Okunma
8 Yorum 23.01.2017 00:31
Reşat Nuri Erol
Sermayeye ve siyasilere önerimiz var
8.08.2015 13590 Okunma
3 Yorum 10.08.2015 20:14
Reşat Nuri Erol
Ya-pa-ma-dı-lar… YA-PA-MA-YA-CAK-LAR…
1.06.2015 13570 Okunma
5 Yorum 02.06.2015 10:49
Reşat Nuri Erol
İdam, kısas, diyet, anayasa, şeriat, hukuk…
23.11.2012 13560 Okunma
Reşat Nuri Erol
“Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhâmı”…
27.12.2018 13455 Okunma
9 Yorum 28.12.2018 08:15
Reşat Nuri Erol
Şehit MEHMET HİKMETUMUT’u anlatamamak!
10.07.2015 13428 Okunma
2 Yorum 10.07.2015 06:06
Reşat Nuri Erol
Sn. Cumhurbaşkanımıza ve ilgililere açık mektup!
1.08.2015 13342 Okunma
3 Yorum 02.08.2015 08:07
Reşat Nuri Erol
7 Haziran’da oyumuzu bu şuur ile kullanalım
30.05.2015 13319 Okunma
3 Yorum 30.05.2015 16:30
Reşat Nuri Erol
Anlatıp ve nasihat ediyoruz; dinleyip yapsalar…
3.08.2015 13311 Okunma
4 Yorum 03.08.2015 14:50
Reşat Nuri Erol
Seçime kadar “AYG” uyarılarına devam…
20.09.2015 13002 Okunma
4 Yorum 20.09.2015 06:16
Reşat Nuri Erol
Esbaba tevessül eder, sonra tevekkül ederiz...
7.09.2014 12955 Okunma
Reşat Nuri Erol
24. Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi
1.12.2015 12858 Okunma
1 Yorum 01.12.2015 06:41
Reşat Nuri Erol
İslâm hukuku, Batı hukuku ve olumsuz etkisi
9.02.2016 12778 Okunma
1 Yorum 09.02.2016 08:10
Reşat Nuri Erol
“İSLÂM DÜZENİ” tüm insanlar içindir
5.05.2013 12775 Okunma
Reşat Nuri Erol
İman, ilim, amel, fıkıh, fikir, zikir ve ekonomi
30.04.2014 12639 Okunma
Reşat Nuri Erol
Cennet karşılığı mal ve can ile cihad etmek
14.04.2013 12615 Okunma
Reşat Nuri Erol
7 Haziran Seçimi sonucundan alınacak dersler
9.06.2015 12596 Okunma
3 Yorum 15.06.2015 03:15
Reşat Nuri Erol
Çağımızın Nuh’un Gemisi “ADİL KUR’AN DÜZENİ”dir
29.05.2015 12590 Okunma
4 Yorum 29.05.2015 18:44
Reşat Nuri Erol
‘Sosyal Tufan’a karşı ‘Adil Düzen Gemisi’ inşa ed
27.12.2014 12580 Okunma
4 Yorum 25.05.2015 09:49
Reşat Nuri Erol
Yine “biz” kazanacağız…
15.08.2015 12486 Okunma
2 Yorum 15.08.2015 15:00
Reşat Nuri Erol
‘Türkiye’de Değişim Yapmak Neden Bu Kadar Zor?’
3.02.2016 12439 Okunma
1 Yorum 03.02.2016 22:48
Reşat Nuri Erol
Değişim devam ediyor VE LÂ GÂLİBE İLLALLAH
2.04.2016 12402 Okunma
1 Yorum 02.04.2016 12:53
Reşat Nuri Erol
ADİL DÜZEN ‘gönüllü’ mü , ‘zorla’ mı gelsin?
16.01.2016 12381 Okunma
2 Yorum 16.01.2016 22:08
Reşat Nuri Erol
Kur’an Ayında “KUR’AN DÜZENİ” hatırlatmaları-2
5.07.2015 12354 Okunma
2 Yorum 05.07.2015 11:49
Reşat Nuri Erol
Sosyal tufan ve sömürünün çözümü Adil Düzen’dir
10.11.2015 12329 Okunma
2 Yorum 16.11.2015 07:22
Reşat Nuri Erol
Aliya İzzetbegoviç: ‘Kur’an edebiyat değil, hayattır’-4
10.12.2015 12268 Okunma
2 Yorum 10.12.2015 22:22
Reşat Nuri Erol
Mustafa Deniz; Bu düzen adil değil
4.08.2015 12180 Okunma
4 Yorum 04.08.2015 21:06
Reşat Nuri Erol
VakıfBank “FAİZSİZ BANKA” olmalıdır
25.03.2015 12138 Okunma
2 Yorum 05.04.2015 18:14
Reşat Nuri Erol
AK Parti ya “gömlek giyecek” ya da silinecek
28.06.2015 12125 Okunma
3 Yorum 02.07.2015 12:56
Reşat Nuri Erol
“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”
4.09.2015 12062 Okunma
1 Yorum 04.09.2015 06:00
Reşat Nuri Erol
Soru-yoruma cevap ve bir aileden gelen yorum
12.08.2015 12023 Okunma
4 Yorum 14.08.2015 07:17
Reşat Nuri Erol
IMF’nin alternatifi nedir?
13.03.2010 11991 Okunma
Reşat Nuri Erol
Başkanlık sistemi değil, “Adil Düzen” gelmelidir
20.06.2015 11966 Okunma
3 Yorum 20.06.2015 20:30
Reşat Nuri Erol
Akevler Kooperatifi ve Ortaklık Sistemi Bankaları
22.10.2018 11904 Okunma
4 Yorum 30.11.2018 08:26
Reşat Nuri Erol
HIZIRLA KIRK SAAT
30.12.2015 11863 Okunma
1 Yorum 31.12.2015 13:01
Reşat Nuri Erol
Toprak, tarım ve ‘tarım stratejisi’
26.04.2010 11859 Okunma
Reşat Nuri Erol
15 Temmuz: Teşhis ve Tedavi; KUR’AN VE İLİM ile
28.08.2016 11832 Okunma
2 Yorum 29.08.2016 20:48
Reşat Nuri Erol
Erbakan’a göre “Selem Senedi Karşılığı Kredi”
13.03.2016 11830 Okunma
1 Yorum 13.03.2016 08:53
Reşat Nuri Erol
Faiz meselesi, bankalar ve çözüm önerileri-3
16.02.2015 11815 Okunma
2 Yorum 16.02.2015 08:34
Reşat Nuri Erol
Prof.S.Tekir: GÜÇLÜ PARA veya PARANIN GÜCÜ
1.09.2016 11743 Okunma
1 Yorum 01.09.2016 09:51
Reşat Nuri Erol
Erbakan’ı anlamak, yapılması gerekenleri yapmaktı
6.03.2015 11616 Okunma
1 Yorum 06.03.2015 07:26
Reşat Nuri Erol
ÇARE VE ÇÖZÜM KUR’AN’DA
31.05.2015 11581 Okunma
2 Yorum 15.07.2015 07:10
Reşat Nuri Erol
Çözüm Süreci ve HDP’nin önemli hatası
10.08.2015 11577 Okunma
2 Yorum 11.08.2015 15:48
Reşat Nuri Erol
Hukuk Düzeni
21.04.2013 11568 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN ayetleri, Kadıhan, Hülagû ve HALEP!
19.12.2016 11566 Okunma
2 Yorum 19.12.2016 10:27
Reşat Nuri Erol
Harun Özdemir'den Doğu Perinçek yazısı!
25.10.2015 11557 Okunma
1 Yorum 25.10.2015 20:22
Reşat Nuri Erol
Akıllı/âkıl, âlim ve âdil adamlar olmalı
12.04.2013 11553 Okunma
1 Yorum 12.05.2013 12:10
Reşat Nuri Erol
Seçime giderken oynanan oyunlara dikkat!
12.09.2015 11523 Okunma
3 Yorum 13.09.2015 06:45
Reşat Nuri Erol
ÜSKÜDAR SOHBETLERİ-2 İSLAM MEDENİYETİ VAKFI
7.04.2016 11459 Okunma
1 Yorum 07.04.2016 23:36
Reşat Nuri Erol
MEHMET HİKMETUMUT ve KUR’AN VE İLİM 819. Hafta Seminer
4.07.2015 11458 Okunma
4 Yorum 05.07.2015 14:31
Reşat Nuri Erol
“SOSYAL TUFAN” dediğimiz, İŞTE BUDUR!
23.05.2016 11416 Okunma
1 Yorum 23.05.2016 08:09
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 828. hafta seminer notlarından…
30.08.2015 11352 Okunma
3 Yorum 30.08.2015 11:50
Reşat Nuri Erol
Sermaye dünyayı ne hâle getirdi; ne yapmalıyız?
30.11.2012 11290 Okunma
Reşat Nuri Erol
7 Haziran Seçimi, sorunlar ve mucize Kur’an-1
13.06.2015 11202 Okunma
2 Yorum 14.06.2015 07:41
Reşat Nuri Erol
“Millî Görüş ve Adil Düzen” olmadan bu kadar!
2.10.2015 11146 Okunma
1 Yorum 02.10.2015 07:02
Reşat Nuri Erol
H. Özdemir’in İSLÂMCILIK yazıları: Atatürk İslâmcılığı
18.10.2015 11140 Okunma
1 Yorum 18.10.2015 10:45
Reşat Nuri Erol
Kooperatif sistemi ile ‘ortaklık sistemi’ gelmekte
17.11.2018 11105 Okunma
5 Yorum 30.11.2018 11:55
Reşat Nuri Erol
S. Karagülle; BİR İLİM ADAMININ ERBAKAN TAHLİLİ...
4.08.2015 11104 Okunma
2 Yorum 04.08.2015 21:35
Reşat Nuri Erol
Prof.Dr.Sabri TEKİR: TÜRKİYE VARLIK FONU
10.02.2017 10980 Okunma
3 Yorum 12.02.2017 20:52
Reşat Nuri Erol
Kapitalizm/sermaye III. dünya savaşı derdinde ama
26.10.2015 10973 Okunma
1 Yorum 26.10.2015 22:44
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM bütün sorunları çözer
19.05.2015 10956 Okunma
1 Yorum 19.05.2015 11:17
Reşat Nuri Erol
Gece, saat üç; bir, iki, üç (yazı)! Ve (dördüncü yazı)
15.12.2016 10861 Okunma
1 Yorum 15.12.2016 02:49
Reşat Nuri Erol
Evet… Asrın idrâkine söyletmeliyiz İSLÂM’ı…
17.03.2018 10772 Okunma
1 Yorum 17.03.2018 07:18
Reşat Nuri Erol
Yargı sorununun çözümü hakemlik sistemidir
19.02.2014 10714 Okunma
Reşat Nuri Erol
100. yılında İHL ve Medresetü’l-Eimme ve’l-Huteba
6.12.2013 10685 Okunma
Reşat Nuri Erol
Erbakan’ı Adil Düzen’den vazgeçirme raporu (tekrar)
2.12.2018 10615 Okunma
3 Yorum 02.12.2018 12:05
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 888. Hafta Seminerinden…
15.11.2016 10518 Okunma
3 Yorum 16.11.2016 12:41
Reşat Nuri Erol
MİLLÎ GAZETE için her gün bir şey yapmak
14.01.2016 10504 Okunma
4 Yorum 24.01.2016 23:20
Reşat Nuri Erol
Şehit MEHMET HİKMETUMUT’u anlatamamak!-2
11.07.2015 10501 Okunma
1 Yorum 11.07.2015 03:53


© 2026 - Akevler