Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1165
Ankebut Suresi Tefsiri 37. Ayet
30.04.2022
4546 Okunma, 0 Yorum

ANKEBÛT SÛRESİ - 35. Hafta

 

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُوا فِي دَارِهِمْ جَاثِمِينَ (37)

Onu yalanladılar da onları sarsıntı aldı da yurtlarında çökenler oldular. (37)

 

فَكَذَّبُوهُ

Onu yalanladılar.

فَ: Atıf harfidir. Bir önceki ayetteki قَالَ يَاقَوْمِ اعْبُدُوا اللَّهَ وَارْجُوا الْيَوْمَ الْآخِرَ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْأَرْضِ مُفْسِدِينَ cümlesine كَذَّبُوهُ cümlesini atfetmiştir.

كَذَّبُوا: “Yalanladılar, yanlışladılar” demektir. Tef’îl bâbından mazi üçüncü şahıs çoğul fiildir. Sülasi ikinci bâbdan fiili (كَذَبَ - يَكْذِبُ) “yalan, yanlış söylemek” demektir. Bir şeyi onda olmayan bir şeyle vasıflandırmak veya isimlendirmek manasındadır. Tef’îl bâbına gelince birisinin, birilerinin sözlerinin yalan veya yanlış olduğunu, yaptığı işlerin yanlış olduğunu iddia etmektir. Kasıtlı olarak yapılırsa yalan, kasıtsız olarak yapılırsa yanlış olur. Arapçada ikisi de aynı fiille ifade edilir. Burada fiilin fâili merfu muttasıl zamir olan و dır. Onlar demektir. Şuayb’ın kavmine racidir.

هُ: “O” demektir. Mensub muttasıl zamirdir. Fiilin mef’ûlüdür, yalanlanılandır. Bir önceki ayetteki Şuayb’a racidir.

كَذَّبُوهُ: “Onu yalanladılar” demektir. Şuayb’ı yalanlamışlardır. Yalanlayanlar Şuayb’ın kavmidir.

 

فَأَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ

Onları sarsıntı aldı.

فَ: Atıf harfidir. أَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ cümlesini كَذَّبُوهُ cümlesine atfetmektedir.

أَخَذَتْ: “Aldı” demektir. ءخذ kökünden gelmektedir. Bu kök sülasi olarak bir şeyi, birisini tutup almak manasındadır.

هُمْ: “Onlar” demektir. Mensub muttasıl zamirdir. Fiilin mef’ûlüdür. Alınandır. Şuayb’ın kavmine racidir.

الرَّجْفَةُ: “Sarsıntı, titreşim” demektir. رجف kökünden birinci bâbdan gelmiştir. Birisinin, bir şeyin mekânından veya konumundan az bir miktar uzaklaşması sonra aynı yere dönmesi ve bunun tekrar etmesi ile bir yerde sabit duramaması manasındadır.

أَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ: “Onları sarsıntı aldı” demektir.

 

فَأَصْبَحُوا فِي دَارِهِمْ جَاثِمِينَ

Yurtlarında çökenler oldular.

فَ: Atıf harfidir. أَصْبَحُوا فِي دَارِهِمْ جَاثِمِينَ cümlesini أَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ cümlesine atfetmektedir.

أَصْبَحُوا: “Oldular” demektir. Hâl değişimini bildiren fiildir. Bunlara sâre ve benzerleri denir.

صَارَ ve benzerleri

صَارَ

أَصْبَحَ

أَضْحَى

أَمْسَى

ظَلَّ

بَاتَ

صَارَ ve benzerleri kâne ve benzerlerinin alt grubudur. Oldu, olur, oluyor anlamlarındadır. Tam fiil olarak kullanılabilirler. Kuran’da أَصْبَحَ ve ظَلَّ geçmektedir. أَصْبَحَ sabahladı demektir. Tam fiil olarak kullanıldığında bu anlamda kullanılır.

أَصْبَحَ nın isminin haberi olan kelimenin haline girdiğini, isminin bu hale dönüştüğünü gösterir. İsmi cem vâvıdır ve Şuayb’ın kavmine racidir.

فِي: “İçinde” demektir. Harf-i cerdir.

دَارِ: “Yurt” demektir. دور kökünden gelmiştir. Birinci bâbdan دَوْرٌ mastarı bir şeyin çevresinde bir noktadan başlayarak ve sonunda başladığı noktaya gelerek dönmek manasındadır. Bu mastar manasından dönülen mekân manasında دَارٌ ıstılahi olarak “yurt” anlamında isimdir. Çoğulu دِيَارٌ dur.

هِمْ: “Onlar” demektir. Mecrur muttasıl zamirdir. Şuayb’ın kavmine racidir.

دَارِهِمْ: “Onların yurdu” demektir.

فِي دَارِهِمْ: “Onların yurdunda” demektir.

جَاثِمِينَ: “Çökenler” demektir. Cem-i müzekker salim (kurallı erkek çoğul) ism-i fâildir. Bir mekâna yapışıp kalmak ve hareket etmemek manasındaki fiilden gelmiştir.

أَصْبَحُوا فِي دَارِهِمْ جَاثِمِينَ: “Yurtlarında çökenler oldular” demektir.

فَأَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُوا فِي دَارِهِمْ جَاثِمِينَ şeklinde Araf sûresi 78. ayette Semud için, yine aynı şekilde Araf sûresi 91. ayette Medyen halkı için gelmektedir.

 

كَذَّبَ أَصْحَابُ الْأَيْكَةِ الْمُرْسَلِينَ (176) إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ (177) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (178) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (179) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (180) أَوْفُوا الْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُخْسِرِينَ (181) وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَقِيمِ (182) وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ أَشْيَاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْأَرْضِ مُفْسِدِينَ (183) وَاتَّقُوا الَّذِي خَلَقَكُمْ وَالْجِبِلَّةَ الْأَوَّلِينَ (184) قَالُوا إِنَّمَا أَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّرِينَ (185) وَمَا أَنْتَ إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا وَإِنْ نَظُنُّكَ لَمِنَ الْكَاذِبِينَ (186) فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِنَ السَّمَاءِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (187) قَالَ رَبِّي أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ (188) فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ الظُّلَّةِ إِنَّهُ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ (189)

Eshabı Eyke mürselleri yalanladı. Şuayb onlara “İttika etmez misiniz? Kesinlikle ben sizin için emin bir elçiyim. Öyleyse Allah’a ittika edin ve bana itaat edin. Onun üzerine sizden hiçbir ecir istemiyorum, benim ecrim ancak alemlerin rabbinin üzerinedir. Ölçeğe vefa gösterin ve zarara sokanlardan olmayın ve doğru ölçütle ölçeklendirin. İnsanların eşyasının değerini eksiltmeyin ve yerde bozucular halinde işleyişi bozmayın ve sizi ve önceki cibilleti yaratana ittika edin.” demişti. “Sen yalnızca sihirlenenlerdensin ve sen yalnızca bizim mislimiz bir beşersin ve biz seni yalancılardan/yanlış yapanlardan zannediyoruz. Öyleyse üzerimize gökten parçalar düşür doğru söyleyenlerden isen” dediler. “Rabbim sizin amel ettiklerinizi daha iyi bilendir” dedi. Sonunda onu yalanladılar da o gölgelik gününün azâbı onları aldı. Kesinlikle o büyük bir günün azabıydı. (Şuara 176-189)

 

وَإِلَى مَدْيَنَ أَخَاهُمْ شُعَيْبًا قَالَ يَاقَوْمِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُمْ مِنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ قَدْ جَاءَتْكُمْ بَيِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَأَوْفُوا الْكَيْلَ وَالْمِيزَانَ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ أَشْيَاءَهُمْ وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْأَرْضِ بَعْدَ إِصْلَاحِهَا ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ (85) وَلَا تَقْعُدُوا بِكُلِّ صِرَاطٍ تُوعِدُونَ وَتَصُدُّونَ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ مَنْ آمَنَ بِهِ وَتَبْغُونَهَا عِوَجًا وَاذْكُرُوا إِذْ كُنْتُمْ قَلِيلًا فَكَثَّرَكُمْ وَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِدِينَ (86) وَإِنْ كَانَ طَائِفَةٌ مِنْكُمْ آمَنُوا بِالَّذِي أُرْسِلْتُ بِهِ وَطَائِفَةٌ لَمْ يُؤْمِنُوا فَاصْبِرُوا حَتَّى يَحْكُمَ اللَّهُ بَيْنَنَا وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِمِينَ (87) قَالَ الْمَلَأُ الَّذِينَ اسْتَكْبَرُوا مِنْ قَوْمِهِ لَنُخْرِجَنَّكَ يَاشُعَيْبُ وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَكَ مِنْ قَرْيَتِنَا أَوْ لَتَعُودُنَّ فِي مِلَّتِنَا قَالَ أَوَلَوْ كُنَّا كَارِهِينَ (88) قَدِ افْتَرَيْنَا عَلَى اللَّهِ كَذِبًا إِنْ عُدْنَا فِي مِلَّتِكُمْ بَعْدَ إِذْ نَجَّانَا اللَّهُ مِنْهَا وَمَا يَكُونُ لَنَا أَنْ نَعُودَ فِيهَا إِلَّا أَنْ يَشَاءَ اللَّهُ رَبُّنَا وَسِعَ رَبُّنَا كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًا عَلَى اللَّهِ تَوَكَّلْنَا رَبَّنَا افْتَحْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ قَوْمِنَا بِالْحَقِّ وَأَنْتَ خَيْرُ الْفَاتِحِينَ (89) وَقَالَ الْمَلَأُ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهِ لَئِنِ اتَّبَعْتُمْ شُعَيْبًا إِنَّكُمْ إِذًا لَخَاسِرُونَ (90) فَأَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُوا فِي دَارِهِمْ جَاثِمِينَ (91) الَّذِينَ كَذَّبُوا شُعَيْبًا كَأَنْ لَمْ يَغْنَوْا فِيهَا الَّذِينَ كَذَّبُوا شُعَيْبًا كَانُوا هُمُ الْخَاسِرِينَ (92) فَتَوَلَّى عَنْهُمْ وَقَالَ يَاقَوْمِ لَقَدْ أَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَاتِ رَبِّي وَنَصَحْتُ لَكُمْ فَكَيْفَ آسَى عَلَى قَوْمٍ كَافِرِينَ (93)

Medyen’e kardeşleri Şuayb’ı. “Ey kavmim, O’nun dışında sizin için hiçbir ilahın olmadığı Allah’a ibadet edin. Rabbinizden size bir kanıt gelmiştir. Öyleyse ölçüye ve ölçeklere vefa gösterin. İnsanların eşyasının değerini eksiltmeyin ve ıslahından sonra yerde fesat çıkarmayın. Bu sizin için daha hayırlıdır, eğer müminlerseniz ve tehdit ederek ve O’na iman edeni Allah’ın yolundan alıkoyarak ve onda eğriliği arayarak her yola oturmayın ve hatırlayın ki siz azdınız da sizi çoğalttı ve bakın fesatçıların akıbeti nasıldır ve eğer sizden bir taife bana gönderilene iman etti ve bir taife de iman etmediyse hüküm verenlerin en hayırlısı olan Allah aramızda hüküm verene kadar sabredin.” dedi. Kavminden kibirlenen ileri gelenler “kesinlikle seni ve seninle beraber iman edenleri kasabamızdan çıkaracağız veya milletimizin içine döneceksiniz” dediler. “Hoşlanmasak bile mi? Allah’a yalan uydurmuş oluruz, Allah bizi ondan kurtardıktan sonra milletinizin içine dönersek. Onun içine dönmemiz bizim için yalnızca rabbimiz Allah’ın dilemesiyle olur. Rabbimiz her şeyi ilim olarak kuşatmıştır. Allah’ı vekil kıldık. Rabbimiz, bizimle kavmimizin arasını hak olarak aç. Sen açanların en hayırlısısın.” dedi. Kavminden küfreden ileri gelenler “Eğer Şuayb’a uyarsanız kesinlikle siz o zaman zarar edenlersiniz” dediler. Bunun üzerine onları sarsıntı aldı da yurtlarında çökenler oldular. Şuayb’ı yalanlayanlar orada hiç gani olmamış gibiydiler. Şuayb’ı yalanlayanlar, onlar, zararda olanlar oldular. Bunun üzerine onlara “Ey kavmim, size rabbimin mesajlarını ulaştırdım ve size öğüt verdim, öyleyse kâfirler kavmine nasıl acırım” diyerek onlara arkasını döndü. (Araf 85-93)

 

وَإِلَى مَدْيَنَ أَخَاهُمْ شُعَيْبًا قَالَ يَاقَوْمِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُمْ مِنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ وَلَا تَنْقُصُوا الْمِكْيَالَ وَالْمِيزَانَ إِنِّي أَرَاكُمْ بِخَيْرٍ وَإِنِّي أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ مُحِيطٍ (84) وَيَاقَوْمِ أَوْفُوا الْمِكْيَالَ وَالْمِيزَانَ بِالْقِسْطِ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ أَشْيَاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْأَرْضِ مُفْسِدِينَ (85) بَقِيَّةُ اللَّهِ خَيْرٌ لَكُمْ إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ وَمَا أَنَا عَلَيْكُمْ بِحَفِيظٍ (86) قَالُوا يَاشُعَيْبُ أَصَلَاتُكَ تَأْمُرُكَ أَنْ نَتْرُكَ مَا يَعْبُدُ آبَاؤُنَا أَوْ أَنْ نَفْعَلَ فِي أَمْوَالِنَا مَا نَشَاءُ إِنَّكَ لَأَنْتَ الْحَلِيمُ الرَّشِيدُ (87) قَالَ يَاقَوْمِ أَرَأَيْتُمْ إِنْ كُنْتُ عَلَى بَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّي وَرَزَقَنِي مِنْهُ رِزْقًا حَسَنًا وَمَا أُرِيدُ أَنْ أُخَالِفَكُمْ إِلَى مَا أَنْهَاكُمْ عَنْهُ إِنْ أُرِيدُ إِلَّا الْإِصْلَاحَ مَا اسْتَطَعْتُ وَمَا تَوْفِيقِي إِلَّا بِاللَّهِ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ أُنِيبُ (88) وَيَاقَوْمِ لَا يَجْرِمَنَّكُمْ شِقَاقِي أَنْ يُصِيبَكُمْ مِثْلُ مَا أَصَابَ قَوْمَ نُوحٍ أَوْ قَوْمَ هُودٍ أَوْ قَوْمَ صَالِحٍ وَمَا قَوْمُ لُوطٍ مِنْكُمْ بِبَعِيدٍ (89) وَاسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوا إِلَيْهِ إِنَّ رَبِّي رَحِيمٌ وَدُودٌ (90) قَالُوا يَاشُعَيْبُ مَا نَفْقَهُ كَثِيرًا مِمَّا تَقُولُ وَإِنَّا لَنَرَاكَ فِينَا ضَعِيفًا وَلَوْلَا رَهْطُكَ لَرَجَمْنَاكَ وَمَا أَنْتَ عَلَيْنَا بِعَزِيزٍ (91) قَالَ يَاقَوْمِ أَرَهْطِي أَعَزُّ عَلَيْكُمْ مِنَ اللَّهِ وَاتَّخَذْتُمُوهُ وَرَاءَكُمْ ظِهْرِيًّا إِنَّ رَبِّي بِمَا تَعْمَلُونَ مُحِيطٌ (92) وَيَاقَوْمِ اعْمَلُوا عَلَى مَكَانَتِكُمْ إِنِّي عَامِلٌ سَوْفَ تَعْلَمُونَ مَنْ يَأْتِيهِ عَذَابٌ يُخْزِيهِ وَمَنْ هُوَ كَاذِبٌ وَارْتَقِبُوا إِنِّي مَعَكُمْ رَقِيبٌ (93) وَلَمَّا جَاءَ أَمْرُنَا نَجَّيْنَا شُعَيْبًا وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَأَخَذَتِ الَّذِينَ ظَلَمُوا الصَّيْحَةُ فَأَصْبَحُوا فِي دِيَارِهِمْ جَاثِمِينَ (94) كَأَنْ لَمْ يَغْنَوْا فِيهَا أَلَا بُعْدًا لِمَدْيَنَ كَمَا بَعِدَتْ ثَمُودُ (95)

Medyen’e kardeşleri Şu’ayb’ı. “Ey kavmim, sizin O’ndan başka ilahınız olmayan Allah’a ibadet edin ve ölçüyü ve ölçeği eksiltmeyin. Kesinlikle ben sizi hayırla görüyorum ve kesinlikle ben sizin üzerinize kuşatan bir günün azabından korkuyorum ve ey kavmim ölçüye ve ölçeğe ölçütle vefa gösterin ve insanların eşyasının değerini eksiltmeyin ve yerde bozucular halinde işleyişi bozmayın. Allah’ın bakiyyesi sizin için daha hayırlıdır eğer müminler iseniz ve ben sizin üzerinize koruyucu değilim.” dedi. “Ey Şuayb, atalarımızın ibadet ettiklerini terk etmemizi veya mallarımızda dilediğimizi yapmamızı sana salatın mı emrediyor? Kesinlikle sen yumuşak huylu ve olgunsun.” dediler. “Ey kavmim, gördünüz mü, eğer ben rabbimden kanıt üzerinde isem ve beni O’ndan iyi bir rızık ile rızıklandırdıysa? Ben size yasakladığıma doğru yönelerek size muhalefet etmek istemiyorum. Ben yalnızca gücümün yettiği kadar ıslahı irade ediyorum. Benim başarım yalnızca Allah’ladır.  O’nu vekil kıldım ve ona yönelirim. Ey kavmim, benimle ayrılığınız size Nuh kavmi veya Hud kavmi veya Salih kavmine isabet edenin mislinin size isabet edecek olmasına cürm etmesin ve Lût kavmi sizden uzak değildir ve rabbinizden mağfiret isteyin sonra O’na tevbe edin. Kesinlikle rabbim rahimdir, sevendir. “Ey Şuayb, söylediklerinden çok şeyi anlamlandıramıyoruz ve kesinlikle seni içimizde zayıf olarak görüyoruz ve eğer korumaların olmasaydı seni taşlardık ve sen bize aziz değilsin.” dediler. “Ey kavmim, benim korumalarım mı size Allah’tan daha aziz? O’nu sırtınızın görünmeyen tarafında edindiniz. Kesinlikle rabbim amel ettiklerinizi kuşatandır. Ey kavmim, imkânlarınız üzerine amel edin. Kesinlikle ben amel edenim. Küçük düşüren azabın kime geleceğini ve kimin yalancı/yanlış olduğunu ileride bileceksiniz ve bekleyin. Kesinlikle ben sizinle beraber bekleyenim.” dedi. Emrimiz gelince Şuayb’ı ve onunla beraber iman edenleri bizden bir rahmetle kurtardık ve zulmedenleri bir çığlık aldı da yurtlarında çökenler oldular. Sanki orada hiç gani olmadılar. Dikkat edin, Medyen’in uzaklaşması Semud’un uzaklaşması gibidir. (Hud 84-95)

 

Bu ayetlerden Medyen bölgesinin bir depremle ve depremle beraber olan bir sesle azaba uğradıklarını anlıyoruz. Semud halkı ile aynı şekilde azaba uğradıkları da anlaşılmaktadır. Onlar depremin oluşturduğu titreşim ve yıkım ile mal varlıklarını kaybetmişlerdir. Hepsi ölmemiştir, muhtemelen çoğu ölmemiştir. Çünkü azab sonrası Şuayb onlarla konuşmuştur. Azab sırasında ve sonrasında o kadar kötü duruma düşmüşlerdir ki yerlerinden kıpırdayamaz hale gelmişlerdir. Bu durum ekonomik güçlerinin artık olmaması nedeniyle olabileceği gibi artçıl sarsıntılar nedeniyle Medyen içinde bir bölgede toplanıp oradan kıpırdayamamaları sebebiyle olabilir.

Medyen halkıyla ve Şuayb’la ilgili bilgileri özetlersek:

  • Şuayb resuldür. Ona iman eden ve onun liderliğinde hareket eden organize bir topluluğun başkanıdır. Korumaları vardır. Medyen halkı onun korumalarından çekinmektedirler.
  • Medyen halkında ticari hileler rutin hale gelmiştir. Ödenen miktarda, teslim edilen malda azaltmalar yapmak doğru olarak görülmektedir. Şuayb ve topluluğu ise bu hileleri yapmadan ticaret yapıyorlardı. Bunu da iyi bir rızıkla rızıklandırıldığını ifade etmesinden anlıyoruz. Kavmi ise onun yanlış olduğunu söylerken Şuayb da kavminin yanlış olduğunu söylemektedir. Şuayb’ın salatı toplantılarıdır. Toplantılarda alınan kararlar ticari hileleri yapmayı yasaklamakta ve Şuayb’a gönderilene iman edenler bu yasaklara uymaktadırlar. Ayetlerde Şuayb onların amelleri ile kendi amelini ayırarak onların hilelerini yapmadığını ifade etmektedir.
  • Kavmi Şuayb’ın milletleri içine dönmesini istemektedir. Millet demek bugünkü ulus demek değildir. Birinci bâbdan مَلٌّ mastarı yazılı olarak kaydetmesi için sözü birisine nakletmek, kitaptan onun okuması veya hatırlatması için hazırlamak, başkasına işittirmek için yüksek sesle söylemek, sözü açık ve net bir şekilde iletip kitaba yazılmasını sağlamak manasındadır. Bu mastar manasından iletilen söz manasında مِلَّةٌ ıstılahi olarak murad edilen bir iş için dikte edilen yazılı kelam, şeriat ve kurallar ve kuralların uygulanış şekli ve öncekilerden miras kalan düzen manasında “inanç ve kurallar” anlamında isimdir. Kavmin istediği şey Şuayb’ın geçmişten beri uyguladıkları kurallara uyması, onun da ticari hileleri yapmasıdır. Şuayb ise kavim içinde çok yaygın olan bu durumu önleyememekte, kendisinin gücü yettiğince ıslah etmeye çalıştığını söylemektedir.
  • Kavmin ileri gelenleri halka seslenmekte, Şuayb’a uyarsa zarar edeceklerini söylemektedirler. Ticari hilelerle kârlarına kâr kattıklarını düşünmekte, Şuayb’ın dürüst ticaretinin zarara neden olacağını söylemektedirler. Sonuçta deprem ile mal varlıklarını kaybetmiş ve zarara uğrayanlar olmuşlardır. Sanki orada hiç zengin olmamış gibi olmuşlardır.
  • Allah’ın bakiyyesi kavramı önemlidir. Dürüst ticaretle elde edilen kâr bu şekilde isimlendirilmiştir. Şuayb ve ona uyanlar Allah’ın bakiyyesi ile ticaret yapmaktadırlar ve bununla rızıklanmaktadırlar.
  • Kavmi Şuayb’ı kişilik olarak takdir etmektedir. Olgun ve yumuşak huylu olduğunu söylemektedirler. Ancak bu vasfının onlara etki etmediğini söylemiş olmaktadırlar. Despot ve güç sahibi birisi olsaydı onun korkusuyla dediklerini yapacaklardı. Şuayb’ı zayıf olarak görmektedirler. Bugünkü durumu da çok güzel ifade etmektedir. Akevler hep zayıf görülmektedir. Arkasında güçlü oy potansiyeli olmadığı ve çoğunluk demokrasisini benimseyip buna ibadet etmediği için Akevler ciddiye alınmamaktadır. Akevler’deki kişilerin iyi huylu insanlar olmalarına rağmen nasıl böyle akılsızca işler yaptığını söylemektedirler. Mevcut cari sistem içinde başarıları başarı olarak görmekte, Akevler’in akılsızca, saçma sapan işlerle uğraştığını söylemektedirler. Oysa mevcut sistem çökmektedir ve bu sistem içinde başarılı olduklarını düşünenler, malları biriktirenler zararlara uğrayacaklardır.

 

Yalova, Teşvikiye

30 Nisan 2022

M. Lütfi Hocaoğlu

 






Tüm Seminerler
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1320
Rahman Suresi Tefsiri 5. Ayet
28.03.2026 1838 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1319
Rahman Suresi Tefsiri 4. Ayet
7.03.2026 1968 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1318
Rahman Suresi Tefsiri 3. Ayet
28.02.2026 1999 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1317
Rahman Suresi Tefsiri 2. Ayet
21.02.2026 1880 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1316
Rahman Suresi Tefsiri 1. Ayet
14.02.2026 2073 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1315
Cin Suresi Tefsiri 26-28. Ayetler
7.02.2026 2044 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1314
Cin Suresi Tefsiri 25. Ayet
24.01.2026 2055 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1313
Cin Suresi Tefsiri 24. Ayet
17.01.2026 2033 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1312
Cin Suresi Tefsiri 23. Ayet
10.01.2026 1981 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1311
Cin Suresi Tefsiri 22. Ayet
3.01.2026 1999 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1310
Cin Suresi Tefsiri 21. Ayet
27.12.2025 2111 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1309
Cin Suresi Tefsiri 20. Ayet
20.12.2025 2038 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1308
Cin Suresi Tefsiri 19. Ayet
13.12.2025 2049 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1307
Cin Suresi Tefsiri 18. Ayet
6.12.2025 2040 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1306
Cin Suresi Tefsiri 16-17. Ayetler
29.11.2025 1954 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1305
Cin Suresi Tefsiri 14-15. Ayetler
22.11.2025 1931 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1304
Cin Suresi Tefsiri 13. Ayet
15.11.2025 1967 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1303
Cin Suresi Tefsiri 12. Ayet
8.11.2025 2005 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1302
Cin Suresi Tefsiri 11. Ayet
1.11.2025 1949 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1301
Cin Suresi Tefsiri 10. Ayet
25.10.2025 1969 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1300
Cin Suresi Tefsiri 9. Ayet
18.10.2025 2057 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1299
Cin Suresi Tefsiri 8. Ayet
4.10.2025 1796 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1298
Cin Suresi Tefsiri 7. Ayet
27.09.2025 1823 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1297
Cin Suresi Tefsiri 6. Ayet
20.09.2025 1948 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1296
Cin Suresi Tefsiri 5. Ayet
13.09.2025 1755 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1295
Cin Suresi Tefsiri 4. Ayet
6.09.2025 1909 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1294
Cin Suresi Tefsiri 3. Ayet
30.08.2025 1442 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1293
Cin Suresi Tefsiri 1-2. Ayetler
23.08.2025 1289 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1292
Secde Suresi Tefsiri 30. Ayet
9.08.2025 1314 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1291
Secde Suresi Tefsiri 28-29. Ayetler
2.08.2025 1204 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1290
Secde Suresi Tefsiri 27. Ayet
26.07.2025 933 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1289
Secde Suresi Tefsiri 26. Ayet
19.07.2025 901 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1288
Secde Suresi Tefsiri 25. Ayet
12.07.2025 907 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1287
Secde Suresi Tefsiri 24. Ayet
28.06.2025 884 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1286
Secde Suresi Tefsiri 23. Ayet
14.06.2025 1082 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1285
Secde Suresi Tefsiri 22. Ayet
31.05.2025 955 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1284
Secde Suresi Tefsiri 21. Ayet
24.05.2025 903 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1283
Secde Suresi Tefsiri 20. Ayet
10.05.2025 1069 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1282
Secde Suresi Tefsiri 19. Ayet
3.05.2025 1011 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1281
Secde Suresi Tefsiri 18. Ayet
26.04.2025 1151 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1280
Secde Suresi Tefsiri 17. Ayet
19.04.2025 1135 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1279
Secde Suresi Tefsiri 16. Ayet
12.04.2025 1182 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1278
Secde Suresi Tefsiri 15. Ayet
5.04.2025 1115 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1277
Secde Suresi Tefsiri 14. Ayet
22.03.2025 1034 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1276
Secde Suresi Tefsiri 13. Ayet
8.03.2025 1149 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1275
Secde Suresi Tefsiri 12. Ayet
1.03.2025 1080 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1274
Secde Suresi Tefsiri 11. Ayet
22.02.2025 1175 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1273
Secde Suresi Tefsiri 10. Ayet
8.02.2025 1240 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1272
Secde Suresi Tefsiri 6-9. Ayetler
1.02.2025 1531 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1271
Secde Suresi Tefsiri 5. Ayet
18.01.2025 2121 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1270
Secde Suresi Tefsiri 4. Ayet
28.12.2024 1616 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1269
Secde Suresi Tefsiri 3. Ayet
14.12.2024 1137 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1268
Secde Suresi Tefsiri 1-2. Ayetler
7.12.2024 1301 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1267
Lokman Suresi Tefsiri 34. Ayet
30.11.2024 1261 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1266
Lokman Suresi Tefsiri 33. Ayet
16.11.2024 1343 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1265
Lokman Suresi Tefsiri 32. Ayet
9.11.2024 1237 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1264
Lokman Suresi Tefsiri 31. Ayet
26.10.2024 1408 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1263
Lokman Suresi Tefsiri 30. Ayet
12.10.2024 1241 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1262
Lokman Suresi Tefsiri 29. Ayet
5.10.2024 1651 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1261
Lokman Suresi Tefsiri 28. Ayet
7.09.2024 1400 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1260
Lokman Suresi Tefsiri 27. Ayet
31.08.2024 1346 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1259
Lokman Suresi Tefsiri 25-26. Ayetler
24.08.2024 1299 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1258
Lokman Suresi Tefsiri 24. Ayet
17.08.2024 1252 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1257
Lokman Suresi Tefsiri 23. Ayet
3.08.2024 1225 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1256
Lokman Suresi Tefsiri 22. Ayet
27.07.2024 1170 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1255
Lokman Suresi Tefsiri 21. Ayet
20.07.2024 1223 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1254
Lokman Suresi Tefsiri 20. Ayet
13.07.2024 1214 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1253
Lokman Suresi Tefsiri 19. Ayet
29.06.2024 1388 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1252
Lokman Suresi Tefsiri 18. Ayet
22.06.2024 1178 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1251
Lokman Suresi Tefsiri 17. Ayet
25.05.2024 1334 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1250
Lokman Suresi Tefsiri 16. Ayet
18.05.2024 1291 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1249
Lokman Suresi Tefsiri 15. Ayet
11.05.2024 1230 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1248
Lokman Suresi Tefsiri 14. Ayet
20.04.2024 1420 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1247
Lokman Suresi Tefsiri 13. Ayet
13.04.2024 1368 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1246
Lokman Suresi Tefsiri 12. Ayet
6.04.2024 1198 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1245
Lokman Suresi Tefsiri 11. Ayet
30.03.2024 1287 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1244
Lokman Suresi Tefsiri 10. Ayet
16.03.2024 1136 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1243
Lokman Suresi Tefsiri 8-9. Ayetler
9.03.2024 1228 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1242
Lokman Suresi Tefsiri 7. Ayet
24.02.2024 1156 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1241
Lokman Suresi Tefsiri 6. Ayet
17.02.2024 1142 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1240
Lokman Suresi Tefsiri 1-5. Ayetler
10.02.2024 1394 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1239
Rum Suresi Tefsiri 60. Ayet
27.01.2024 1182 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1238
Rum Suresi Tefsiri 59. Ayet
20.01.2024 1208 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1237
Rum Suresi Tefsiri 58. Ayet
6.01.2024 1263 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1236
Rum Suresi Tefsiri 57. Ayet
30.12.2023 1145 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1235
Rum Suresi Tefsiri 56. Ayet
16.12.2023 1252 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1234
Rum Suresi Tefsiri 55. Ayet
25.11.2023 1510 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1233
Rum Suresi Tefsiri 54. Ayet
11.11.2023 1396 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1232
Rum Suresi Tefsiri 53. Ayet
4.11.2023 1144 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1231
Rum Suresi Tefsiri 51-52. Ayetler
21.10.2023 1386 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1230
Rum Suresi Tefsiri 50. Ayet
14.10.2023 1213 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1229
Rum Suresi Tefsiri 48-49. Ayetler
30.09.2023 1198 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1228
Rum Suresi Tefsiri 47. Ayet
16.09.2023 1196 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1227
Rum Suresi Tefsiri 46. Ayet
9.09.2023 1439 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1226
Rum Suresi Tefsiri 44-45. Ayetler
2.09.2023 1171 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1225
Rum Suresi Tefsiri 43. Ayet
19.08.2023 1243 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1224
Rum Suresi Tefsiri 42. Ayet
12.08.2023 1219 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1223
Rum Suresi Tefsiri 41. Ayet
5.08.2023 1364 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1222
Rum Suresi Tefsiri 40. Ayet
29.07.2023 1122 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1221
Rum Suresi Tefsiri 39. Ayet
22.07.2023 1239 Okunma


© 2026 - Akevler