RAHMAN SÛRESİ - 1. Hafta
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
الرَّحْمَنُ (1)
Rahman (1)
İsim cümlesi |
Haber Fiil cümlesi | Haber Fiil cümlesi | Haber Fiil cümlesi | Mübteda |
Mef'ûlun bih sâni | Mef'ûlun bih evvel | Fâil | Fiil | Mefûlun bih | Fâil | Fiil | Mefûlun bih | Fâil | Fiil |
الْبَيَانَ | هُ | هُوَ | عَلَّمَ | الْإِنْسَانَ | هُوَ | خَلَقَ | الْقُرْآنَ | هُوَ | عَلَّمَ | الرَّحْمَنُ |
الرَّحْمَنُ: “Rahman” demektir. رحم kökünden dördüncü bâbdan müteaddi fiilden türeyen mübalağalı ism-i fâildir. Birisine fayda etmek, ondaki zararı gidermek için yardım etmek manasındaki fiilden gelmiştir. Yalnızca Allah’a ait olan bir sıfattır. Kalıbı الْفَعْلَانُ dur. Gayr-i munsarif bir kalıptır. Aslında م ile ن arasında ا vardır ama yazılmaz, okunur (الرَّحْمَانُ).
الرَّحِيمُ (Rahîm) de aynı köktendir. فَعِيل kalıbından mübalağalı ism-i fâildir. “Merhamet edici” demektir. Düzensiz çoğulu رُحَمَاءُ dur.
رحم kökünün Kuran’da geçişlerinin hepsi dördüncü bâbdandır. Sülasi veya mezit olarak başka bâbdan gelmez. Kuran’da geçişleri şu şekildedir:
Fiil olarak 27 kere geçer. Bunun 4’ü emir fiildir ve hepsi ارْحَمْ şeklindedir. 8’i mazi fiildir. Bunların 6’sı رَحِمَ şeklinde üçüncü şahıs eril tekil mazi malum, 1’i رَحِمْتَ şeklinde ikinci şahıs eril tekil mazi malum, 1’i رَحِمْنَا şeklinde birinci şahıs çoğul mazi malum olarak geçmektedir. 15 kere de muzari fiil olarak geçmektedir. Bunların 2’si تَرْحَمْ şeklinde ikinci şahıs eril tekil meczum muzari malum, 8’i تُرْحَمُونَ şeklinde ikinci şahıs eril çoğul merfu muzari meçhul, 1’i يَرْحَمَ şeklinde üçüncü şahıs eril tekil mensub muzari malum, 2’si يَرْحَمُ şeklinde üçüncü şahıs eril tekil merfu muzari malum, 2’si يَرْحَمْ şeklinde üçüncü şahıs eril tekil meczum muzari malum olarak geçmektedir.
Camid isim olarak رَحِم (rahim) kelimesinin çoğulu olarak أَرْحَام şeklinde 12 kere geçer.
Mastar olarak 116 kere geçer. Bunlardan 1 tanesi مَرْحَمَة şeklinde mimli mastar olarak gelir. 115’i mimsiz mastar olarak gelir. Bunların da 114’ü رَحْمَة şeklinde 1 tanesi رُحْم şeklinde gelir.
İsm-i fâil olarak 6 kere geçer. Bunların hepsi الرَّاحِمِينَ şeklinde eril çoğul marifedir.
İsm-i tafdil olarak 4 kere geçer. Hepsi أَرْحَمُ şeklindedir.
Mübalağalı ism-i fâil olarak 173 kere geçer. Bunların 57’si الرَّحْمَن şeklindedir. Kalan 116’sı رَحِيم in tekil ve çoğul geçişidir. Bunların 115’i tekil geçişken 1 tanesi رُحَمَاءُ şeklinde çoğul geçiştir.
Rahman kelimesinin Kuran’da geçişleri:
Sûre No | Sûre | Geçiş sayısı |
1 | Fatiha | 2 |
2 | Bakara | 1 |
13 | Rad | 1 |
17 | İsra | 1 |
19 | Meryem | 16 |
20 | Taha | 4 |
21 | Enbiya | 4 |
25 | Furkan | 5 |
26 | Şuara | 1 |
27 | Neml | 1 |
36 | Yasin | 4 |
41 | Fussilet | 1 |
43 | Zuhruf | 7 |
50 | Kaf | 1 |
55 | Rahman | 1 |
59 | Haşr | 1 |
67 | Mülk | 4 |
78 | Nebe | 2 |
Rahman kelimesi Kuran’da 18 surede geçer. İlginç olarak Meryem sûresinde açık ara 16 kere en fazla geçişe sahiptir. Sûreye adını verdiği halde bu sûrede sadece bir kere geçer.
Rahman kelimesinin kalıbı olan فَعْلَان kalıbı ilginç bir kalıptır. Kelimenin kökünden olmayan ان eklenmiştir. Arapçada genelde illet harfi olmayan harfler kalıba zaid olarak eklenmez. Burada ن harfi eklenmiştir. Bu kalıp da Kuran’da değişik şekillerde geçer.
1. Sıfat-ı müşebbehe olarak geçer. Duygu, açlık, susuzluk veya bu durumların tersini ifade eden sıfat-ı müşebbehe kalıplarının eril tekilidir (müfred müzekkeridir).
Duyguları Gösteren Sıfat-ı Müşebbehe Kalıbı Çekimleri:
Nekre | |
Düzensiz çoğul | Çoğul | İkil | Tekil |
فِعَالٌ | | فَعْلَانَانِ | فَعْلَانُ | Eril | Merfu |
فِعَالٌ | فَعْلَيَاتٌ | فَعْلَيَانِ | فَعْلَى | Dişil |
فِعَالًا | | فَعْلَانَيْنِ | فَعْلَانَ | Eril | Mensub |
فِعَالًا | فَعْلَيَاتٍ | فَعْلَيَيْنِ | فَعْلَى | Dişil |
فِعَالٍ | | فَعْلَانَيْنِ | فَعْلَانَ | Eril | Mecrur |
فِعَالٍ | فَعْلَيَاتٍ | فَعْلَيَيْنِ | فَعْلَى | Dişil |
Marife | |
Düzensiz çoğul | Çoğul | İkil | Tekil |
الْفِعَالُ | | الْفَعْلَانَانِ | الْفَعْلَانُ | Eril | Merfu |
الْفِعَالُ | الْفَعْلَيَاتُ | الْفَعْلَيَانِ | الْفَعْلَى | Dişil |
الْفِعَالَ | | الْفَعْلَانَيْنِ | الْفَعْلَانَ | Eril | Mensub |
الْفِعَالَ | الْفَعْلَيَاتِ | الْفَعْلَيَيْنِ | الْفَعْلَى | Dişil |
الْفِعَالِ | | الْفَعْلَانَيْنِ | الْفَعْلَانِ | Eril | Mecrur |
الْفِعَالِ | الْفَعْلَيَاتِ | الْفَعْلَيَيْنِ | الْفَعْلَى | Dişil |
حَيْرَانَ: Şaşkın
غَضْبَانَ: Kızgın
ظَمْآنُ: Susamış
سَكْرَانُ: Sarhoş, çoğulu سُكَارَى.
كَسْلَانُ: Tembel, çoğulu كُسَالَى.
2. İsm-i cem-i cins olarak geçer. Hem cins hem de çoğul ifade eden isimlerdir. Sonlarına ة alarak tekilleşirler.
رَيْحَان: Güzel kokulu bitki. Fertleştirilmiş hali رَيْحَانَة dir.
صَفْوَان: Yalçın kaya. Fertleştirilmiş hali صَفْوَانَة dir.
مَرْجَان: Mercan. Fertleştirilmiş hali مَرْجَانَة dir.
3. Mübalağalı ism-i fâilden ism-i mensubu olarak geçer.
رَبَّانِيُّونَ: Eğitimciler.
4. Mübalağalı ism-i fâilden mastar-ı cali olarak geçer.
رَهْبَانِيَّةً: Ruhbanlık.
5. Mübalağalı ism-i fâil olarak geçer.
الرَّحْمَنُ: Rahman.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Rahman ve rahîm olan Allah’ın ismiyle
Herkesin bildiği besmelede hem Rahman hem de rahîm geçer. İkisi de aynı kökten gelir ama kalıp farkları vardır. Rahman فَعْلَان kalıbından gelirken rahîm فَعِيل kalıbından gelir. Arapçada kalıplar köklere mana kazandırır. Bu nedenle bu kalıbın kazandırdığı manayı bilirsek Rahman ve rahîm arasındaki anlam farkını anlayabiliriz.
زيادة المبنى تدل على زيادة المعنى
Yapıdaki artış anlam artışına delalet eder.
Bu genel kaide üzerine kalıplardaki ziyade edilmiş harfler üzerinden düşünülmelidir.
فَعْلَان kalıbında elif ve nun ziyadedir. Elif (ا) etimolojik olarak güç ifade eder. Nun (ن) da filizlenmiş tohumdur. İçeriden dışarıya çıkma ifade eder. İkisi bir arada (ان) güçlü bir dışarıya çıkma ifade eder. Yani فعل kökünün ifade ettiği özelliğin bu sıfatı taşıyan kimsede güçlü bir şekilde dışarıya etki ettiğini gösterir. Bu nedenle Rahman sıfatı rahmetin güçlü bir şekilde dışarıya taştığını ve herkesi etkilediğini göstermektedir. Bu iki harf kök harflerinden sonra kelimenin sonunda geldiği için tek taraflıdır. Bu sıfatı taşıyandan diğerlerine doğrudur. Rahîm kelimesinin kalıbı olan فَعِيل de ise ziyade olan harf ي harfidir. Etimolojik olarak “el” demektir. Fonksiyonu ifade eder. Bu sıfatın etkilediği kimseler bu elle belirlenir. Herkes bu sıfattan nasibini almaz. ي harfi ortada olduğu için bir etkileşim vardır. Bu nedenle rahmeti hak etmek için bazı ameller yapmak gereklidir. Bu nedenle Rahman herkes için olan rahmet edeni ifade ederken rahîm rahmeti hak eden kimselere rahmet edeni ifade eder.
Rahman sıfatı yalnızca Allah’a ait olan bir sıfattır. İnsanlara Rahman ismi konulamaz. Rahîm sıfatı ise Allah’ın da insanların da sıfatı olabilir.
لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ
Yemin olsun size kendinizden bir resul gelmiştir. Sizin sıkıntı çekmeniz ona azizdir. Sizin üzerinize hırslıdır. Müminlere rauf, rahîmdir. (Tevbe 128)
Bu ayette resulün rahîm sıfatına sahip olduğu görülmektedir.
مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاءُ عَلَى الْكُفَّارِ رُحَمَاءُ بَيْنَهُمْ تَرَاهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِنَ اللَّهِ وَرِضْوَانًا سِيمَاهُمْ فِي وُجُوهِهِمْ مِنْ أَثَرِ السُّجُودِ ذَلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرَاةِ وَمَثَلُهُمْ فِي الْإِنْجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْأَهُ فَآزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ فَاسْتَوَى عَلَى سُوقِهِ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ
Allah’ın resulü Muhammed ve onunla beraber olanlar kâfirlere karşı şiddetlidirler, aralarında rahimdirler. Onları Allah’tan bir fazl ve rıdvan arayarak rüku eder ve secde eder halde görürsün. Onların yüzlerindeki siması secdelerin izindendir. Bu onların Tevrat’taki örneğidir ve İncil’deki örnekleridir, filizini çıkaran, kalınlaşıp da bacağı üzerine duran, ziraatçileri hayran bırakan bir ekin gibidir. (Fetih 29)
Bu ayette müminlerin de rahîm sıfatına sahip olduklarını görüyoruz.
Bu iki ayet dışında geçen bütün رَحِيم sıfatları Allah için gelir. Buna göre çok ilginç sayılar ortaya çıkmaktadır. Allah için رَحِيم sıfatı 34 kere marife, 80 kere nekre olarak gelirken الرَّحْمَن sadece marife olarak gelir. رَحِيم sıfatı Allah için toplam 114 (6x19) kere gelirken الرَّحْمَن sıfatı 57 (3x19) kere gelir. Rahîm Rahman’ın iki katıdır ve ikisi de 19’un katıdır. İlginç bir şekilde رَحْمَة kelimesi de 114 (6x19) kere geçmektedir. Bu sayı aynı zamanda Kuran sûre sayısıdır.
| الرَّحْمَن | الرَّحِيم | رَحِيم |
الرَّحِيم (2. sıfat) | الرَّحْمَن الرَّحِيم | 6 | | |
الرَّحْمَن (1. sıfat) | الرَّحْمَن الرَّحِيم | | 6 | |
التَّوَّاب (1. sıfat) | التَّوَّاب الرَّحِيم | | 6 | |
الْغَفُور (1. sıfat) | الْغَفُور الرَّحِيم | | 7 | |
الْغَفُور (2. sıfat) | الرَّحِيم الْغَفُور | | 1 | |
الْعَزِيز (1. sıfat) | الْعَزِيز الرَّحِيم | | 13 | |
الْبَرّ (1. sıfat) | الْبَرّ الرَّحِيم | | 1 | |
رَءُوف (1. sıfat) | رَءُوف رَحِيم | | | 8 |
غَفُور (1. sıfat) | غَفُور رَحِيم | | | 64 |
وَدُود (2. sıfat) | رَحِيم وَدُود | | | 1 |
تَوَّاب (1. sıfat) | تَوَّاب رَحِيم | | | 3 |
رَبّ (1. sıfat) | رَبّ رَحِيم | | | 1 |
Tek başına geçişi | 51 | 0 | 3 |
Toplam | | 57 | 34 | 80 |
| 114 |
Bu sayılara baktığımızda Rahman’ın Allah’ın en önemli sıfatı olduğu görülmektedir. Allah’ın sıfatları Kuran’da genellikle başka bir sıfatı ile beraber ikili şekilde gelir. Rahman sıfatı ise sadece rahîm sıfatı ile beraber 6 kere geçer ve bunun dışında 51 kere tek başına gelir. 6 kere beraber geçtiği kelime de zaten aynı kökten (رحم) olan rahîm sıfatıdır.
قُلِ ادْعُوا اللَّهَ أَوِ ادْعُوا الرَّحْمَنَ أَيًّا مَا تَدْعُوا فَلَهُ الْأَسْمَاءُ الْحُسْنَى
“Allah’a dua edin veya Rahman’a dua edin. Hangisiyle dua ederseniz edin en güzel isimler O’na aittir.” de. (İsra 110)
Bu ayet Rahman isminin ne kadar önemli olduğunu Allah özel isminden sonra özel isim olan bir sıfat olduğunu ifade etmektedir.
جَنَّاتِ عَدْنٍ الَّتِي وَعَدَ الرَّحْمَنُ عِبَادَهُ بِالْغَيْبِ
Rahman’ın kullarına gaybla vadettiği Adn cennetleri (Meryem 61)
وَعِبَادُ الرَّحْمَنِ الَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى الْأَرْضِ هَوْنًا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَامًا (63) وَالَّذِينَ يَبِيتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّدًا وَقِيَامًا (64) وَالَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ إِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا (65) إِنَّهَا سَاءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا (66) وَالَّذِينَ إِذَا أَنْفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذَلِكَ قَوَامًا (67) وَالَّذِينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ وَلَا يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلَّا بِالْحَقِّ وَلَا يَزْنُونَ
Rahman’ın kulları yerde sıradan bir şekilde yürüyenler ve cahillerle muhatap olduklarında “selam” diyenlerdir ve rablerine secde edenler ve kıyam edenler halinde geceleyenlerdir ve “rabbimiz, bizi cehennem azabından döndür, kesinlikle onun azabı ağır bir yüktür, kesinlikle o ne kötü istikrar yeri ve kıyam yeridir” diyenlerdir ve harcadıkları zaman ne israf eden ne de kısan ve bunların arasında dengeli halde olanlardır ve Allah’la beraber başka bir ilaha dua etmeyen ve Allah’ın haram ettiği nefsi haklı olma dışında öldürmeyen ve zina etmeyenlerdir. (Furkan 63-68)
وَجَعَلُوا الْمَلَائِكَةَ الَّذِينَ هُمْ عِبَادُ الرَّحْمَنِ إِنَاثًا
Rahman’ın kulları olan melekleri dişiler kıldılar. (Zuhruf 19)
Rahman kelimesi izafetle gelir ve kullar Rahman’a izafe edilir. Rahîm kelimesi ise hiçbir yerde izafetle gelmez. Kuran’da Rahman’ın kulları (عِبَادُ الرَّحْمَنِ) ifadesi vardır ama rahîmin kulları ifadesi yoktur.
وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمَنُ وَلَدًا
“Rahman veled edindi” dediler. (Meryem 88, Enbiya 26)
تَكَادُ السَّمَوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنْشَقُّ الْأَرْضُ وَتَخِرُّ الْجِبَالُ هَدًّا (90) أَنْ دَعَوْا لِلرَّحْمَنِ وَلَدًا (91) وَمَا يَنْبَغِي لِلرَّحْمَنِ أَنْ يَتَّخِذَ وَلَدًا (92)
Neredeyse gökler ondan dolayı parçalanacak ve yer yarılacak ve dağlar devrilerek çökecek, Rahman’a bir veled çağırdılar diye. Rahman’a veled edinmek yaraşmaz. (Meryem 90-92)
قُلْ إِنْ كَانَ لِلرَّحْمَنِ وَلَدٌ فَأَنَا أَوَّلُ الْعَابِدِينَ
“Eğer Rahman’a ait bir veled olursa ben ibadet edenlerin ilki olurum” de. (Zuhruf 81)
مَا كَانَ لِلَّهِ أَنْ يَتَّخِذَ مِنْ وَلَدٍ
Allah için hiçbir veled edinme olmaz. (Meryem 35)
مَا اتَّخَذَ اللَّهُ مِنْ وَلَدٍ
Allah hiçbir veled edinmedi. (Müminun 91)
Hem Allah ismiyle hem de Rahman ismiyle veled edinme iddiaları Kuran’da ifade edilir. Rahîm veya başka bir sıfatla gelmez.
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ اسْجُدُوا لِلرَّحْمَنِ قَالُوا وَمَا الرَّحْمَنُ أَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُورًا
Onlara “Rahman’a secde edin” denildiğinde “Rahman nedir? Senin bize emrettiğine secde eder miyiz?” dediler ve nefretleri arttı. (Furkan 60)
Kuran’da hem Rahman’a hem de Allah’a secde edin ifadesi geçer.
قَالُوا مَا أَنْتُمْ إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا وَمَا أَنْزَلَ الرَّحْمَنُ مِنْ شَيْءٍ إِنْ أَنْتُمْ إِلَّا تَكْذِبُونَ
“Siz yalnızca bizim mislimiz beşersiniz ve Rahman hiçbir şey indirmedi. Siz yalnızca yalan/yanlış söylüyorsunuz.” dediler. (Yasin 15)
Kuran’da hem Allah’ın indirdiği hem de Rahman’ın indirdiği ifadeleri geçer.
الَّذِي خَلَقَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوَى عَلَى الْعَرْشِ الرَّحْمَنُ
Gökleri ve yeri ve ikisinin arasındakileri altı dönemde yaratan sonra arşa istiva eden Rahman’dır. (Furkan 59)
Kuran’da hem Allah’ın evreni yarattığı ve arşa istiva ettiği geçer hem de Rahman sıfatı için bu ifade geçer.
قَالُوا يَاوَيْلَنَا مَنْ بَعَثَنَا مِنْ مَرْقَدِنَا هَذَا مَا وَعَدَ الرَّحْمَنُ وَصَدَقَ الْمُرْسَلُونَ
“Vay bize, kim bizi merkadımızdan baas etti. Bu Rahman’ın vadettiğidir ve mürseller doğru söyledi.” dediler. (Yasin 52)
Kuran’da hem Allah’ın vaadi şeklinde hem de Rahman’ın vaadi şeklinde ifadeler vardır.
Rahman Allah’ın en önemli sıfatıdır. Kuran’da Allah gibi özel isim olarak kullanılır. Bu sûrenin de adıdır. Bu sûrede yalnızca bir kere geçmektedir ve sûrenin ilk ayetidir. İsim olarak tek başına bir ayet olması da Rahman isminin bir ayet olmasını göstermektedir.
Rahman sıfatı rahmetin güçlü bir şekilde dışarıya taştığını ve herkesi etkilediğini göstermektedir. Bu durumda rahmet nedir diye sorulabilir. Biz Türkçede merhamet kelimesini kullanırız.
Rahmet birisinin birisine karşı yumuşak olup şefkat göstermesi, ona fayda verecek ve zararı ondan giderecek bir yardımla desteklemesi, onun durumunu fark etmesi, onda zarar, acı ve hoşnutsuzluk bulunduğunu görüp bu zararı ve acıyı gidermek için onun lehine bir fiilde bulunmasıdır.
Rahim sıfatında rahmet bir etkileşimle hak edenler için uygulanırken Rahman sıfatında rahmet taşma şeklindedir ve bu rahmet herkese şartsız bir şekilde etki etmektedir. İnsanlar ve cinler için yarattığı her şey Rahman sıfatının yansımasıdır. Bu sûre Rahman sıfatını açan ve açıklayan bir sûredir.
Teşvikiye, Yalova
14 Şubat 2026
M. Lütfi Hocaoğlu