Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1183
Ankebut Suresi Tefsiri 57. Ayet
17.09.2022
1842 Okunma, 0 Yorum

ANKEBÛT SÛRESİ - 53. Hafta

 

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ (57)

Her nefis ölümü tadandır sonra bize döndürüleceksiniz. (57)

 

كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ

Her nefis ölümü tadandır.

كُلُّ: “Her” demektir. Mutlaka izafetle gelir ve her zaman muzaf olur. Muzafun ileyhi nekre gelirse muzafun ileyhinden olan her şeyi kapsar, marife gelirse muzafun ileyhinin tamamı anlamına gelir. كُلُّ كِتَابٍ derseniz “her kitap” anlamına gelir. كُلُّ الْكِتَابِ derseniz “kitabın tamamı” anlamına gelir. كُلُّ nün muzafun ileyhi hazf edilirse yani cümlede söylenmezse كُلٌّ, كُلًّا, كُلٍّ şeklinde tenvinle gelir. Böyle tenvinlere ivaz tenvini denir. Bu tenvinin yerine hazf edilen kelimenin takdir edilmesi gerekir.

نَفْسٍ: “Can” demektir. نفس kökünden gelmiştir. İkinci bâbdan mastar olarak birisinin bir başkasından ayrılarak ayrıldığı varlıktaki özellikleri ve sıfatları taşıyarak yeni bir varlık olması manasındadır. Bu mastar manasından ayrılan yeni varlık olarak “can” anlamında isimdir. Dişildir. Çoğulu أَنْفُس ve نُفُوس dur.

كُلُّ نَفْسٍ: “Her nefis” demektir. Geçmiş, şimdiki ve gelecek zamandaki tüm canları kapsar.

ذَائِقَةُ: “Tadan” demektir. ذوق kökünden birinci bâbdan dişil tekil merfu ism-i fâildir. ذَوْق tatmaktır. Bir şeyi veya bir işi anlamak, o işin veya durumun gerçeğini bilmek için o şeyin veya o işin izlerini duyuları kullanarak tecrübe etmek demektir. Yemeği tatmak, acıyı tatmak, sıcaklığı tatmak şeklinde kullanılır. Bu tatma dille, deriyle (dokunmak, basınç), burunla (koklamak) olabilir. Sözcüklerle, rakamlarla tarif edilemeyen bir duygudur. Bu nedenle görme duyusu tatma fiiline dahil değildir. Görme tarif edilebilir, görülen şeyin fotoğrafı çekilebilir, renkler bile rakamlarla ifade edilebilir. Günümüzde RGB sistemi ile tüm renkler kodlanmıştır ve bilgisayarlarda renkler bu rakamlarla kaydedilir ve gösterilir.

الْمَوْتِ: Ölüm demektir. موت kökünden birinci bâbdan mastardır.

ذَائِقَةُ الْمَوْتِ: “Ölümü tadan” demektir.

كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ: “Her nefis ölümü tadandır” demektir.

Ölüm ile vefatın farkı nedir? Ölüm nedir? Vefat nedir? Bunları tanımlamamız gereklidir.

إِذَا جَاءَ أَحَدَكُمُ الْمَوْتُ تَوَفَّتْهُ رُسُلُنَا وَهُمْ لَا يُفَرِّطُونَ

Sizden birine ölüm geldiğinde elçilerimiz onu vefat ettirir ve onlar geri bırakmazlar. (Enam 61)

Bu ayette ölümle beraber vefatın da gerçekleştiği gösterilmektedir.

قُلْ يَتَوَفَّاكُمْ مَلَكُ الْمَوْتِ الَّذِي وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ إِلَى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ

“Size vekil kılınmış ölüm meleği sizi vefat ettirir sonra rabbinize döndürülürsünüz” de. (Secde 11)

Bu ayette ölüm meleğinin vekil kılınarak vefat ettirdiği anlaşılmaktadır.

وَاللَّاتِي يَأْتِينَ الْفَاحِشَةَ مِنْ نِسَائِكُمْ فَاسْتَشْهِدُوا عَلَيْهِنَّ أَرْبَعَةً مِنْكُمْ فَإِنْ شَهِدُوا فَأَمْسِكُوهُنَّ فِي الْبُيُوتِ حَتَّى يَتَوَفَّاهُنَّ الْمَوْتُ أَوْ يَجْعَلَ اللَّهُ لَهُنَّ سَبِيلًا

Kadınlarınızdan fahişeye gelenler, onların aleyhinde sizden dört şahit isteyin. Eğer şahitlik ederlerse ölüm onları vefat ettirene veya Allah onlar için bir yol kılana kadar onları evlerde tutun. (Nisa 15)

Bu ayette de ölümün vefat ettirmesi kavramıyla karşılaşıyoruz. Ölümle vefat arasındaki ilişkinin anlaşılması gerekmektedir.

وَهُوَ الَّذِي يَتَوَفَّاكُمْ بِاللَّيْلِ

O geceleri sizi vefat ettirendir. (Enam 60)

Bu ayette gecelerin belli kesimlerinde gerçekleşen vefattan bahsedilmektedir.

اللَّهُ يَتَوَفَّى الْأَنْفُسَ حِينَ مَوْتِهَا وَالَّتِي لَمْ تَمُتْ فِي مَنَامِهَا فَيُمْسِكُ الَّتِي قَضَى عَلَيْهَا الْمَوْتَ وَيُرْسِلُ الْأُخْرَى إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى

Allah nefisleri ölümleri zamanında vefat ettirir ve ölmemiş olanları uykusunun içinde. Üzerine ölüm gerçekleşeni tutar ve diğerlerini isimlendirilmiş bir ecele doğru irsal eder. (Zümer 42)

Bu ayet vefat ve ölüm arasındaki ilişkiyi açıklamaktadır. Öncelikle nefs kavramının bilinmesi gerekmektedir. Her insanın bir bedeni vardır ve ruhu vardır. Ruh + beden = nefstir. Ruh ve beden arasında bizim göremediğimiz bir bağ vardır. İşte bu bağın kopmasına vefat denir. Vefat iki durumda olur. Biri ölüm diğeri ise uykudur. Vefat halinde zamansızlık başlar. Vefat boyunca geçen süreyi hissedemeyiz. Uykudaki geçen süreyi anlayamamamız bunun örneğidir. Bu nedenle ölüm sırasında geçen süreyi de anlayamayacağız.

أَوْ كَالَّذِي مَرَّ عَلَى قَرْيَةٍ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَى عُرُوشِهَا قَالَ أَنَّى يُحْيِي هَذِهِ اللَّهُ بَعْدَ مَوْتِهَا فَأَمَاتَهُ اللَّهُ مِائَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُ قَالَ كَمْ لَبِثْتَ قَالَ لَبِثْتُ يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ قَالَ بَلْ لَبِثْتَ مِائَةَ عَامٍ

Veya arşları çökmüş halde olan kasabaya uğrayan gibi. “Allah ölümünden sonra bunu (karyeyi) nasıl diriltecek” dedi. Allah onu 100 yıl öldürdü sonra onu baas etti. “Ne kadar kaldın?” dedi. “Bir gün veya bir günün bir kısmı” dedi. “Hayır, 100 yıl kaldın” dedi. (Bakara 259)

Bu ayette 100 yıl ölü kalan kimse geçen süreyi bir gün kadar sanmaktadır. Ölüm sırasında vefat gerçekleştiği için zamansızlık başlamıştır ve artık zamanı anlama şansı ortadan kalkmıştır. Milyar yıl bile ölü olarak kalsa insan bunu bir gün veya daha azı sanacaktır. Aynı uyku gibidir. 8-10 saat deliksiz uyuduğunuzda uyuma sürenizi anlayamazsınız. Yıllarca komada kalıp uyanan insanlar da geçen süreyi anlayamazlar. Bu durumlar vefat halleridir.

Bu durumda “ölümü tatmak” ne demektir? Tatma duyu organları ile olur ve tarif edilemez. Bu nedenle görme duyusu tatmaya dahil değildir. Mesela ekşi tadı veya acı tadı kimse tarif edemez. Ancak ilk defa onu tattığınızda başka birisinden onun tadının ekşi olduğunu öğrenebilirsiniz. Duyduğunuz ağrıyı da tarif edemezsiniz. Ağrı hissi tıpkı dilin tattığı tatlar gibi sözcüklerle anlatılamaz. Ölümü tatmak da anlatılamaz. Ancak duyularımızla onun ölüm olduğunu anlarız ama ölmeyen kimselere bunu anlatamayız. Ancak kıyamet yevminde insanlar birbirlerine tattıkları ölümü anlatacaklar ama yine de tarif edemeyeceklerdir. Bu tatma ifadesi bile ölümün bir son olmadığını bu ölümün tadını bileceğimizi göstermektedir. Tadını bilmemiz için ölümden sonra yaşam olması zorunludur.

Hiçbir insan uykuya daldığı anı bilemez. Uykuda vefatta olduğu için ve ölümde de vefatta olduğu için ölümün ilk anını da aynı şekilde bilemez. Uyuduğumuzu ancak uyandığımızda anlayabiliyorsak öldüğümüzü de ancak dirildiğimizde anlarız. İşte o zaman ölümün tadını anlamış oluruz. Ölümü tadan ancak dirildiğinde ölümün tadını bilecektir.

لَا يَذُوقُونَ فِيهَا الْمَوْتَ إِلَّا الْمَوْتَةَ الْأُولَى

Orada (cennette) ilk ölümden başka ölüm tatmazlar. (Duhan 56)

Bu ayette cennette ölümün tadılmayacağı söylenmiştir. İlk ölümün tadı istisna edilmiştir. Bu durumda şu soru sorulabilir, eğer bir şeyin ilki varsa sonrası da yok mudur? Burada “onların ilk ölümü” (مَوْتَتَهُمُ الْأُولَى) veya ilk (الْأُولَى) sıfatı olmadan “bir ölüm” (الْمَوْتَةَ) denmemiştir. “İlk ölüm” (الْمَوْتَةَ الْأُولَى) denmiştir. Buna göre bu ilk ölümü tadanlardan cennette olmayanlar en az bir ölüm daha tadacaklardır.

قَالُوا رَبَّنَا أَمَتَّنَا اثْنَتَيْنِ وَأَحْيَيْتَنَا اثْنَتَيْنِ فَاعْتَرَفْنَا بِذُنُوبِنَا فَهَلْ إِلَى خُرُوجٍ مِنْ سَبِيلٍ (11) ذَلِكُمْ بِأَنَّهُ إِذَا دُعِيَ اللَّهُ وَحْدَهُ كَفَرْتُمْ وَإِنْ يُشْرَكْ بِهِ تُؤْمِنُوا فَالْحُكْمُ لِلَّهِ الْعَلِيِّ الْكَبِيرِ (12)

“Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün ve iki kere hayat verdin. Suçlarımızı itiraf ettik. Çıkışa bir yol var mı?” dediler. Bu Allah’ın birliğine çağrılınca görmezde gelmeniz ve ona ortak edilince iman etmenizden dolayıdır. Hüküm âli, kebîr Allah’a aittir. (Mümin 11-12)

Bu ayette iki kere ölenler Allah’tan çıkış istemektedirler. İşte ilk ölüm sonrası ölümü tadanlar bunlardır.

Her nefis ölümü tadandır (كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ) demektedir. “Her nefis ölümü tadacaktır” (كُلُّ نَفْسٍ تَذُوقُ الْمَوْتَ) ya da “her nefis ölümü tattı” (كُلُّ نَفْسٍ ذَاقَتِ الْمَوْتَ) dememiştir. ذَائِقَةُ ism-i fâildir. İstimrar ve sübut bildirir. Ancak burada tek bir nefis olmadığı için ve bu nefisler farklı zamanlarda yaşadıkları için ism-i fâil kullanılmıştır. Geçmişte ölümü tadan, şimdiki zamanda tadıyor olan ve gelecek zamanda tadacak olanı ifade etmek için ism-i fâil kullanılmıştır. Bazıları ölümü birden fazla tadacağı için de ism-i fâil kullanılmıştır.

Burada dikkat edilmesi gereken nefs kelimesinin izafetle kullanıldığında ruh + beden olmadığı “kendisi” anlamına geldiğidir. Allah da kendisinden bahsederken ayette نَفْسِي (kendim) (Taha 41) şeklinde gelmektedir. Buradan Allah’ın da bedeni olduğu sonucu çıkmamaktadır. Bu gramersel bir durumdur. نَفْس kelimesi tekillik-ikillik-çoğullukta kendisine uyan bir zamire muzaf olursa “kendisi-kendileri” anlamına gelir (onun canı=kendisi).

Kuran’da geçişi

Anlamı

أَنْفُسَكُمْ

Kendiniz

أَنْفُسَهُمْ

Kendileri

أَنْفُسَنَا

Kendimiz

نَفْسَكَ

Kendin

نَفْسَهُ

Kendisi (eril)

نَفْسَهَا

Kendisi (dişil)

نَفْسِي

Kendim

Allah’ın bedeni olmadığı için Allah nefs değildir. Nefs olan biziz. Bizim nefsimiz beden ve ruhtan meydana gelir. Bağ kesildiği anda vefat ederiz. Bu vefat uykuyla (koma dahil) veya ölümle olur. Baas demek vefat halinde olan bedene ruhun yeniden bağlanması demektir. Ölmüş bedenimize ruh nasıl bağlanacaktır? Evet, ölmüş bedenimize ruh bağlanacaktır. Bizim yaşadığımız her an dört boyutlu uzay içinde üç boyutlu heykeller şeklinde kayıtlı olarak durmaktadır. İşte o ölmeden hemen önceki bedenimize ruh bağlanacaktır. O geçmiş zamandan gönderileceğiz. İşte bu baas yevminde olacaktır.

فَلَوْلَا أَنَّهُ كَانَ مِنَ الْمُسَبِّحِينَ (143) لَلَبِثَ فِي بَطْنِهِ إِلَى يَوْمِ يُبْعَثُونَ (144)

Tesbih edenlerden olmasaydı onun (balığın) karnında baas olunacakları yevme kadar kalacaktı. (Saffat 143-144)

Bu ayetlerde Yunus Peygamber balığın karnında baas yevmine kadar kalacaktı demektedir. Ancak balık o zamana kadar yaşayacak, Yunus Peygamber de orada kalacak anlamı çıkmaz. Orada ölecekti ve orada öldüğü için o zamandaki, balığın karnındaki bedenine ruh bağlanacaktı, oradan baas edilecekti. İşte bu baas yerine Kuran’da مَرْقَد demektedir. مَرْقَد ism-i zaman ve mekândır. رقد kökündendir. Durgunluğu, hareketsizliği ifade eder. مَرْقَد donuk kalınan yer veya zaman anlamındadır.

يَاوَيْلَنَا مَنْ بَعَثَنَا مِنْ مَرْقَدِنَا

Vay bize, kim bizi merkadımızdan baas etti. (Yasin 52)

Bu ayette ölmenin gerçekleştiği dört boyut içindeki üç boyutlu mekân ve zamandaki merkaddan baas edilme anlatılmaktadır. Bu nedenle bir insanın cesedi yakılsa da mezarda çürüse de suda sabunlaşsa ve dağılsa da fark etmez. Sonuçta ölmeden hemen önceki merkadından baas edileceği için herkes hangi yaşta öldüyse o bedenle baas edilecektir. Bedensel değişimler bundan sonra olacaktır. Mezar içinde yaşanacağı anlatılan münker ve nekir sorgusu, kabir azabı gibi hikayeler gerçek değildir. Bu nedenle mezar başında yapılan Allah’ın istemediği ruhban sınıfının kendilerini duymayacağı ayette açıkça ifade edilen ölüye söyleyeceklerini ezberletmek için yapılan akıl dışı telkin konuşması da bid’attan öte bir şey değildir. Bunlar için uydurulan hadisler de mebzul miktarda mevcuttur.

 

ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ

Sonra bize döndürüleceksiniz.

ثُمَّ: “Sonra” demektir. Atıf harfidir. كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ cümlesine إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ cümlesini atfetmiştir.

Cümleleri birbirine atfeden ثُمَّ ma’tûfun aleyhle ma’tûf arasında oluşun sırasını gösterir, buna “tertip” denir. Önce ma’tufun aleyh, sonra ma’tûf gelir. Bu nedenle sümme ile yapılan atıfta ma’tûf ile ma’tûfun aleyh yer değiştiremez. Zamansal olarak peşi sıra oluşu göstermez, arada belirli bir zaman geçmiştir. Bu nedenle “takip etkisi yoktur”. Bu arada boşluk olmasına “terahi” (تَرَاخِي) denir.

İş yapmada ma’tûfun aleyh ile ma’tûf arasındaki boşluğun belirli bir süresi yoktur, duruma göre bu süre değişir. Kısa bir süre olabileceği gibi uzun bir süre de olabilir.

Atıf fâsı (فَ) da zamansal ilişki için gelir. Atıf fâsına tertip ve takip fâsı da denir. ثُمَّ gibi ma’tûfun aleyhle ma’tûf arasında oluşun sırasını gösterir (tertip) ve ma’tûf ile ma’tûfun aleyh yer değiştiremez. ثُمَّ den farklı olarak zamansal olarak peşi sıra oluşu gösterir. Buna “takip” denir. İş yapmada ma’tûfun aleyh ile ma’tûf arasında bir boşluk yoktur, ma’tûf ma’tûfun aleyhten hemen sonra aynı işi yapmıştır.

إِلَى: “-e” demektir.

نَا: “Biz” demektir. Mecrur muttasıl zamirdir.

إِلَيْنَا: “Bize” demektir.

تُرْجَعُونَ: “Döndürüleceksiniz” demektir. “Başlangıç noktanıza, geldiğiniz yere geri döndürüleceksiniz” demektir. Meçhul (edilgen) fiildir. رجع kökünden ikinci bâbdan gelmektedir. Bu kökün bir özelliği vardır. Hem lazım (geçişsiz) hem de müteaddidir (geçişli). Lazım fiiller mef’ûl almazlar yani fiilden etkilenen fiili yapanın kendisidir, etkilenen başka birisi yoktur. Müteaddi fiillerde ise fâilin yaptığı fiilin etkilediği bir mef’ûl vardır. Bu kök aynı bâbdan geldiği halde hem lazım hem de müteaddi olabilmektedir. Fark mastardadır.

 

Mastar

Muzari

Mazi

Lazım

رُجُوع

يَرْجِعُ

رَجَعَ

Müteaddi

رَجْع

يَرْجِعُ

رَجَعَ

Burada تُرْجَعُونَ meçhul fiildir ve bu nedenle lazım olamaz, müteaddi olmak zorundadır. Bu nedenle müteaddi meçhul olarak manası “döndürülürsünüz” şeklindedir.

إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ: “Bize döndürüleceksiniz” demektir. كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ cümlesine ثُمَّ ile atfedilmiştir. Fiil cümlesi isim cümlesine atfedilmiştir. İsim cümlesi zaman ifade ederse ثُمَّ ile fiil cümlesine atfedilebilir. Burada isim cümlesi “her nefis ölümü tadandır” olduğu için aslında ölümü tatma fiilinin zamanını her nefis için ayrı ayrı ifade etmiş olmakta ve böylece zaman ifade etmiş olmaktadır. Bu nedenle burada atıf gerçekleşmiştir.

17. ayette İbrahim Peygamber إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ (O’na döndürüleceksiniz) demiştir. Öncesinde vesenlere ibadetten bahsetmiş, sonrasında bu cümleyi söylemiştir. Bu ayette ise إِلَيْهِ (O’na) yerine إِلَيْنَا (bize) şeklinde söylenmiştir. Kuran’da Allah için ben, o ve biz zamirleri kullanılır. Buradaki gibi biz kullanıldığında Allah’ın kulları (insanlar, melekler, ruhlar) veya doğal ve sosyal kanunları vasıtasıyla gerçekleşen olaylar anlatılır. Bize döndürüleceksiniz dendiğinde ölümden sonra melekler, ruhlar vasıtasıyla yapılacak olan baas, yargılama, cennet ve cehenneme yerleştirilme gibi olayların gerçekleşeceği anlatılmış olmaktadır.

Burada ثُمَّ ile beraber gelmiştir. Yani ölüm tadılacak, aradan zaman geçecek ve artık Allah’ın görevlileri vasıtasıyla birtakım süreçler gerçekleşecektir.

Bu ayet يَاعِبَادِيَ الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّ أَرْضِي وَاسِعَةٌ فَإِيَّايَ فَاعْبُدُونِ ayetinden sonra gelmiştir. İman eden kullarına Allah doğrudan te’kîdli bir şekilde “bana, yalnızca bana çalışın” demiş ve ardından her nefsin ölümü tadacağı söylenmiştir. Ardından da döndürülme süreci söylenmiştir. Yalnızca bana çalışın, başka işlerle uğraşmayın, nasıl olsa öleceksiniz ve hesap vereceksiniz denmiştir. Batıl yollarla hakkı getirmeye çalışmayın, Allah’ın düzenini batıl düzenler içinde getirmeye çalışmayın, ölecek ve hesap vereceksiniz. Bunu siz hayatta iken yapmak zorunda değilsiniz, siz başlatırsınız, çabalarsınız, ölürsünüz ve sizin yaptıklarınız, bıraktıklarınız üzerine sizden sonrakiler Allah’ın düzenini getirirler. Çok hırslanmayın, batıl içinde çabalamayın, Allah’ın istemediği çoğunluk demokrasisi içinde vesenler ile sonuçlar elde etmeye çalışmayın. Size bu kısa yol gibi görünüyor, çabuk sonuç alacakmışsınız gibi geliyor ama tam tersine, hem Allah’tan başkasına ibadet etmiş olacaksınız hem de ölüm sonrasında bunun hesabını vereceksiniz.

 

 

Yalova, Teşvikiye

17 Eylül 2022

M. Lütfi Hocaoğlu

 






Tüm Seminerler
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1338
Rahman Suresi Tefsiri 39-40. Ayetler
29.08.2026 2045 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1337
Rahman Suresi Tefsiri 37-38. Ayetler
22.08.2026 2119 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1336
Rahman Suresi Tefsiri 35-36. Ayetler
15.08.2026 2226 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1335
Rahman Suresi Tefsiri 33-34. Ayetler
9.08.2026 2214 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1334
Rahman Suresi Tefsiri 31-32. Ayetler
1.08.2026 2164 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1333
Rahman Suresi Tefsiri 29-30. Ayetler
25.07.2026 2130 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1332
Rahman Suresi Tefsiri 26-28. Ayetler
18.07.2026 2124 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1331
Rahman Suresi Tefsiri 24-25. Ayetler
11.07.2026 2185 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1330
Rahman Suresi Tefsiri 22-23. Ayetler
4.07.2026 2150 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1329
Rahman Suresi Tefsiri 19-21. Ayetler
20.06.2026 2267 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1328
Rahman Suresi Tefsiri 17-18. Ayetler
13.06.2026 2145 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1327
Rahman Suresi Tefsiri 15-16. Ayetler
23.05.2026 2508 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1326
Rahman Suresi Tefsiri 14. Ayet
9.05.2026 2474 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1325
Rahman Suresi Tefsiri 13. Ayet
2.05.2026 2423 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1324
Rahman Suresi Tefsiri 10-12. Ayetler
25.04.2026 2354 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1323
Rahman Suresi Tefsiri 9. Ayet
18.04.2026 2351 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1322
Rahman Suresi Tefsiri 7-8. Ayetler
11.04.2026 2843 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1321
Rahman Suresi Tefsiri 6. Ayet
4.04.2026 2365 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1320
Rahman Suresi Tefsiri 5. Ayet
28.03.2026 2496 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1319
Rahman Suresi Tefsiri 4. Ayet
7.03.2026 2455 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1318
Rahman Suresi Tefsiri 3. Ayet
28.02.2026 2896 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1317
Rahman Suresi Tefsiri 2. Ayet
21.02.2026 2401 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1316
Rahman Suresi Tefsiri 1. Ayet
14.02.2026 2713 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1315
Cin Suresi Tefsiri 26-28. Ayetler
7.02.2026 2515 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1314
Cin Suresi Tefsiri 25. Ayet
24.01.2026 2488 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1313
Cin Suresi Tefsiri 24. Ayet
17.01.2026 2469 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1312
Cin Suresi Tefsiri 23. Ayet
10.01.2026 2418 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1311
Cin Suresi Tefsiri 22. Ayet
3.01.2026 2438 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1310
Cin Suresi Tefsiri 21. Ayet
27.12.2025 2532 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1309
Cin Suresi Tefsiri 20. Ayet
20.12.2025 2462 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1308
Cin Suresi Tefsiri 19. Ayet
13.12.2025 2555 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1307
Cin Suresi Tefsiri 18. Ayet
6.12.2025 2521 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1306
Cin Suresi Tefsiri 16-17. Ayetler
29.11.2025 2349 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1305
Cin Suresi Tefsiri 14-15. Ayetler
22.11.2025 2353 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1304
Cin Suresi Tefsiri 13. Ayet
15.11.2025 2440 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1303
Cin Suresi Tefsiri 12. Ayet
8.11.2025 2402 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1302
Cin Suresi Tefsiri 11. Ayet
1.11.2025 2400 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1301
Cin Suresi Tefsiri 10. Ayet
25.10.2025 2402 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1300
Cin Suresi Tefsiri 9. Ayet
18.10.2025 2455 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1299
Cin Suresi Tefsiri 8. Ayet
4.10.2025 2215 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1298
Cin Suresi Tefsiri 7. Ayet
27.09.2025 2303 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1297
Cin Suresi Tefsiri 6. Ayet
20.09.2025 2528 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1296
Cin Suresi Tefsiri 5. Ayet
13.09.2025 2186 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1295
Cin Suresi Tefsiri 4. Ayet
6.09.2025 2340 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1294
Cin Suresi Tefsiri 3. Ayet
30.08.2025 1832 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1293
Cin Suresi Tefsiri 1-2. Ayetler
23.08.2025 1676 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1292
Secde Suresi Tefsiri 30. Ayet
9.08.2025 1729 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1291
Secde Suresi Tefsiri 28-29. Ayetler
2.08.2025 1599 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1290
Secde Suresi Tefsiri 27. Ayet
26.07.2025 1330 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1289
Secde Suresi Tefsiri 26. Ayet
19.07.2025 1358 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1288
Secde Suresi Tefsiri 25. Ayet
12.07.2025 1333 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1287
Secde Suresi Tefsiri 24. Ayet
28.06.2025 1312 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1286
Secde Suresi Tefsiri 23. Ayet
14.06.2025 1498 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1285
Secde Suresi Tefsiri 22. Ayet
31.05.2025 1390 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1284
Secde Suresi Tefsiri 21. Ayet
24.05.2025 1329 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1283
Secde Suresi Tefsiri 20. Ayet
10.05.2025 1477 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1282
Secde Suresi Tefsiri 19. Ayet
3.05.2025 1424 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1281
Secde Suresi Tefsiri 18. Ayet
26.04.2025 1606 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1280
Secde Suresi Tefsiri 17. Ayet
19.04.2025 1556 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1279
Secde Suresi Tefsiri 16. Ayet
12.04.2025 1697 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1278
Secde Suresi Tefsiri 15. Ayet
5.04.2025 1505 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1277
Secde Suresi Tefsiri 14. Ayet
22.03.2025 1406 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1276
Secde Suresi Tefsiri 13. Ayet
8.03.2025 1519 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1275
Secde Suresi Tefsiri 12. Ayet
1.03.2025 1427 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1274
Secde Suresi Tefsiri 11. Ayet
22.02.2025 1556 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1273
Secde Suresi Tefsiri 10. Ayet
8.02.2025 1601 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1272
Secde Suresi Tefsiri 6-9. Ayetler
1.02.2025 1991 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1271
Secde Suresi Tefsiri 5. Ayet
18.01.2025 2541 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1270
Secde Suresi Tefsiri 4. Ayet
28.12.2024 1931 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1269
Secde Suresi Tefsiri 3. Ayet
14.12.2024 1436 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1268
Secde Suresi Tefsiri 1-2. Ayetler
7.12.2024 1635 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1267
Lokman Suresi Tefsiri 34. Ayet
30.11.2024 1571 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1266
Lokman Suresi Tefsiri 33. Ayet
16.11.2024 1652 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1265
Lokman Suresi Tefsiri 32. Ayet
9.11.2024 1541 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1264
Lokman Suresi Tefsiri 31. Ayet
26.10.2024 1750 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1263
Lokman Suresi Tefsiri 30. Ayet
12.10.2024 1539 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1262
Lokman Suresi Tefsiri 29. Ayet
5.10.2024 1965 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1261
Lokman Suresi Tefsiri 28. Ayet
7.09.2024 1718 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1260
Lokman Suresi Tefsiri 27. Ayet
31.08.2024 1721 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1259
Lokman Suresi Tefsiri 25-26. Ayetler
24.08.2024 1597 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1258
Lokman Suresi Tefsiri 24. Ayet
17.08.2024 1575 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1257
Lokman Suresi Tefsiri 23. Ayet
3.08.2024 1515 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1256
Lokman Suresi Tefsiri 22. Ayet
27.07.2024 1558 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1255
Lokman Suresi Tefsiri 21. Ayet
20.07.2024 1532 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1254
Lokman Suresi Tefsiri 20. Ayet
13.07.2024 1530 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1253
Lokman Suresi Tefsiri 19. Ayet
29.06.2024 1774 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1252
Lokman Suresi Tefsiri 18. Ayet
22.06.2024 1472 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1251
Lokman Suresi Tefsiri 17. Ayet
25.05.2024 1669 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1250
Lokman Suresi Tefsiri 16. Ayet
18.05.2024 1604 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1249
Lokman Suresi Tefsiri 15. Ayet
11.05.2024 1540 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1248
Lokman Suresi Tefsiri 14. Ayet
20.04.2024 1756 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1247
Lokman Suresi Tefsiri 13. Ayet
13.04.2024 1690 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1246
Lokman Suresi Tefsiri 12. Ayet
6.04.2024 1473 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1245
Lokman Suresi Tefsiri 11. Ayet
30.03.2024 1571 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1244
Lokman Suresi Tefsiri 10. Ayet
16.03.2024 1416 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1243
Lokman Suresi Tefsiri 8-9. Ayetler
9.03.2024 1553 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1242
Lokman Suresi Tefsiri 7. Ayet
24.02.2024 1421 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1241
Lokman Suresi Tefsiri 6. Ayet
17.02.2024 1431 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1240
Lokman Suresi Tefsiri 1-5. Ayetler
10.02.2024 1693 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1239
Rum Suresi Tefsiri 60. Ayet
27.01.2024 1490 Okunma


© 2026 - Akevler