Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1131
Ankebut Suresi Tefsiri 1-2. Ayetler
28.08.2021
3072 Okunma, 1 Yorum

 

ANKEBÛT SÛRESİ - 1. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

الم (1) أَحَسِبَ النَّاسُ أَنْ يُتْرَكُوا أَنْ يَقُولُوا آمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ (2)

Elif Lâm Mim (1) İnsanlar iman ettik demekle fitnelenmeden bırakılacaklarını sanıyorlar mı? (2)

الم (1)

Elif Lâm Mim

الم: Huruf-u mukattaadandır (الحروف المقطّعة). Kuran’da bazı sûreler harflerle başlar. Bu harflere huruf-u mukatta denir.

Sûre No

Sûre Adı

Huruf-u Mukattaa

Durum

2

Bakara

الم

Tek başına ayet

3

Ali İmran

الم

Tek başına ayet

7

Araf

المص

Tek başına ayet

10

Yunus

الر

Ayetin içinde

11

Hûd

الر

Ayetin içinde

12

Yusuf

الر

Ayetin içinde

13

Ra’d

المر

Ayetin içinde

14

İbrahim

الر

Ayetin içinde

15

Hicr

الر

Ayetin içinde

19

Meryem

كهيعص

Tek başına ayet

20

Taha

طه

Tek başına ayet

26

Şuara

طسم

Tek başına ayet

27

Neml

طس

Ayetin içinde

28

Kasas

طسم

Tek başına ayet

29

Ankebut

الم

Tek başına ayet

30

Rûm

الم

Tek başına ayet

31

Lokman

الم

Tek başına ayet

32

Secde

الم

Tek başına ayet

36

Yasin

يس

Tek başına ayet

38

Sâd

ص

Ayetin içinde

40

Mümin

حم

Tek başına ayet

41

Fussilet

حم

Tek başına ayet

42

Şûra

حم

Tek başına ayet

42

Şûra

عسق

Tek başına ayet (2. Ayet)

43

Zuhruf

حم

Tek başına ayet

44

Duhan

حم

Tek başına ayet

45

Casiye

حم

Tek başına ayet

46

Ahkâf

حم

Tek başına ayet

50

Kâf

ق

Ayetin içinde

68

Kalem

ن

Ayetin içinde

 

Harf

Mahreç

Sayı

ا

Kameri

13

ل

Şemsi

13

م

Kameri

15

ص

Şemsi

3

ر

Şemsi

6

ك

Kameri

1

ه

Kameri

2

ي

Kameri

2

ع

Kameri

2

ط

Şemsi

4

س

Şemsi

5

ح

Kameri

7

ن

Şemsi

1

ق

Kameri

2

 

Huruf-u mukattaa kesilmiş harfler demektir. Bunun sebebi harflerin kelime içinde okunması değil harfin isminin okunmasıdır.

Kuran’da Huruf-u mukataaya bazı surelerin başında ayet denmektedir.

Ayet

Geçiş

Yunus 1

الر تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْحَكِيمِ

Lokman 1-2

الم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْحَكِيمِ (2)

Yusuf 1

الر تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ

Şuara 1-2

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2)

Kasas 1-2

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2)

Rad 1

المر تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ

Hicr 1

الر تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْآنٍ مُبِينٍ

Neml 1

طس تِلْكَ آيَاتُ الْقُرْآنِ وَكِتَابٍ مُبِينٍ

Kitabın marife olduğu yerde Kuran nekre, Kuran’ın marife olduğu yerde Kitap nekre gelmiştir.

 

تِلْكَ آيَاتُ ifadesi çoğulun en az üç olması nedeniyle ayetlerin en az üç tane olduğunu gösterir. Neml suresinde ise طس şeklinde iki harf vardır. Bu durumda ayetler harfin kendisi değil, harflerin geçişleri demektir. Yani ط ve س harflerinin geçtiği yerlerdeki anlamları ayet demektir. Harflerin kendisinin ayet olması demek harfin geçtiği kelimenin içinde kendisine ait anlamı var demektir.

Protosinaitik alfabeden itibaren gelen etimolojik anlamlar ayettir. Bu surenin başındaki الم de hurufu mukattadandır. Her birinin anlamı vardır. Bu anlamların birleşimi ile kelimenin anlamı ortaya çıkmaktadır.

ا: Bu harfin orijinal piktografik yazısı öküz başı () olup, bir hayvanın yaptığı işteki güç ve kuvveti temsil eder. Girdiği kelimeye güç katar. Fiile girince fiile mef’ûl ekleyebilir, fiilin fâilinin durumunu değiştirebilir, zamanını değiştirebilir.

ل: İlk dönem İbrani piktografisinde çobanın sopasıdır. Çoban sopasını iterek veya çekerek koyunları yönetmek (gütmek) için kullanırdı. Bu harfin manası –e doğru’dur, bir şeyin farklı bir yönde hareket etmesi gibi. Harf aynı zamanda otorite, sürünün lideridir ki bu çobanın da işaretidir. Boyunduruk, hayvanın omuzuna bağlanan veya eğen ve hayvanı sınırlayan bir sopa manasına da gelir. Girdiği kelimeye nedensellik katar, bağ kurucu etki yapar.

م: Harfin ilk dönem Sami dili piktografisi su dalgası olan ‘dir. Bu piktografinin sıvı, deniz suyu, denizin boyutlarından dolayı muazzam ve iri, denizin fırtınalarından dolayı da kargaşa manaları vardır. İbranilere göre deniz korkulan ve bilinmeyen bir yerdir bu sebeple bu harf bilinmeyen bir şeyi aramak dürtüsüyle kim, ne, ne zaman, nerede, niçin ve nasıl gibi soru kelimesidir. Modern İbranicede harfin adı mem’dir, muhtemelen su manasında olan mayim kelimesinden gelmektedir. Mayim, mah kelimesinin çoğuludur. Muhtemelen kelimenin orijinal ismi ne anlamındadır. Harfin Yunanca ismi olan mu, mah ile yakından ilişkilidir.

 

أَحَسِبَ النَّاسُ أَنْ يُتْرَكُوا أَنْ يَقُولُوا آمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ (2)

İnsanlar fitnelenmeden iman ettik demekle bırakılacaklarını sandılar mı?

أَ: Soru hemzesidir (همزة الاستفهام). “Mı, mi” demektir. Her zaman cümlenin başına gelir. Buna sadaratu-l kelâm hakkı denir. Hatta önceki cümleleri bu cümleye bağlayan وَ ve فَ bağlaçları bile soru hemzesinden sonra gelir. Sonrasındaki kelimeyi (وَ ya da فَ varsa bunlardan sonra gelen kelimeyi) sorunun konusu yapar. Bu nedenle soru cümlelerinde sorunun konusu olan kelime cümledeki görevi ne olursa olsun bu hemzeden hemen sonra gelerek (وَ ya da فَ varsa bunlardan sonra gelerek) cümlenin ikinci kelimesi olur. “Mı, mi” anlamına gelen ikinci bir soru harfi هَلْ dir. Soru hemzesi her zaman soruya cevap istemek için gelmez. Elifin güç etkisi nedeniyle asıl amaç soru değildir. Arkasından gelen kelimeye cümlede önem katarak soru manasını oluşturur.

حَسِبَ: “Hesap etti” demektir. Nasih fiillerdendir. İki mef’ûl alır. Bu şekilde nasih fiil olduğu zaman anlamı “sandı” şeklindedir. İki mef’ûlünden birincisinin sıfatsal özelliğinin ikinci mef’ûl olduğu sanılmaktadır ama gerçekte öyle değildir.

Ayetteki geçiş

Anlam ve ifade edilen anlam

وَتَرَى الْجِبَالَ تَحْسَبُهَا جَامِدَةً

Dağları görürsün, onları camid (donuk) sanırsın.

Onlar donuk değildir.

وَتَحْسَبُهُمْ أَيْقَاظًا

Onları tetikte bekliyorlar sanırsın.

Onlar tetikte beklemiyorlar.

وَتَقُولُونَ بِأَفْوَاهِكُمْ مَا لَيْسَ لَكُمْ بِهِ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًا

İlminiz olmayanı ağızlarınızla söylüyorsunuz ve onu basit sanıyorsunuz.

O basit değildir.

أَيَحْسَبُ الْإِنْسَانُ أَلَّنْ نَجْمَعَ عِظَامَهُ

İnsan kemiklerini asla toplamayacağımızı sanıyor mu?

Toplayacağız.

أَيَحْسَبُ أَنْ لَمْ يَرَهُ أَحَدٌ

İnsan onu kimsenin görmediğini sanıyor mu?

Görüyor.

يَحْسَبُ أَنَّ مَالَهُ أَخْلَدَهُ

Malının onu kalıcı kılacağını sanıyor.

Kalıcı kılmayacak.

وَالَّذِينَ كَفَرُوا أَعْمَالُهُمْ كَسَرَابٍ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ الظَّمْآنُ مَاءً

Küfredenler, onların amelleri geniş arazilerdeki serap gibidir. Susayan onu su sanır.

O su değildir.

يَحْسَبُهُمُ الْجَاهِلُ أَغْنِيَاءَ مِنَ التَّعَفُّفِ

Cahil onları iffetlerinden dolayı zenginler sanır.

Onlar zenginler değildir.

قِيلَ لَهَا ادْخُلِي الصَّرْحَ فَلَمَّا رَأَتْهُ حَسِبَتْهُ لُجَّةً

Ona yüksek binaya gir denildi. Onu görünce onu dalgalı su sandı.

Dalgalı su değildi.

وَحَسِبُوا أَلَّا تَكُونَ فِتْنَةٌ

Fitne olmayacağını sandılar.

Fitne olacak.

Hesap etmek nâsih fiil olmadığı zamanlarda bir şeyi anlamak, açıklamak, tanımlamak veya miktarını belirlemek için onun bileşenlerini sayma, toplama, gruplama yapmak ve sonuçta bir kanaate varmaktır.

النَّاسُ: “İnsanlar” demektir. Tekili إِنْس dir. ءنس kökünden gelmiştir. أَنَسٌ mastarı birisini sosyal, yakın, arkadaşça hissetmek, tanıdık ve alışık olmak manasındadır. Bu mastar manasından sosyal, yakın, arkadaş olarak hissedilen, tanıdık olan manasında إِنْسٌ ıstılahi olarak “insan” anlamında camid isimdir. Erildir. Çoğulu أُنَاسٌ dur. Marife olduğu zaman sık kullanıldığı için başındaki hemze düşmüştür. النَّاسُ şeklindedir.

الْأُنَاسٌ النَّاسُ

حَسِبَ النَّاسُ: “İnsanlar sandılar” demektir.

أَحَسِبَ النَّاسُ: “İnsanlar sandılar mı?” demektir. Buradaki amaç soru değildir. İnkâr için gelir. İnsanların sanmamaları gerektiğini anlatır.

أَنْ: Harf-i mevsuldür. Mastar harfidir. Arkasından gelen cümleye sıla cümlesi denir. Sıla cümlesiyle beraber mastar olurlar. Buna mastar-ı müevvel denir. Arkasından gelen muzari fiili mensub hale getirir. Bu da fiilin zamanını şimdiki zaman ve gelecek zamana taşır.

يُتْرَكُوا: “Bırakılırlar” demektir. Muzari meçhul fiildir. Üçüncü şahıs eril çoğuldur. Öncesinde gelen harf-i mevsul nedeniyle nasb edilmiştir. Sonundaki nûn (ن) harfi düşmüştür.

أَنْ + يُتْرَكُونَ أَنْ + يُتْرَكُوا

أَنْ يُتْرَكُوا: “Bırakılacakları” demektir.

أَحَسِبَ النَّاسُ أَنْ يُتْرَكُوا: “İnsanlar bırakılacaklarını sandılar mı?” demektir.

أَنْ: Bu da harf-i mevsuldür.

يَقُولُوا: “Söylerler” demektir. Muzari malum fiildir. Üçüncü şahıs eril çoğuldur. Öncesinde gelen Harf-i mevsul nedeniyle nasb edilmiştir. Sonundaki nûn (ن) harfi düşmüştür.

أَنْ + يَقُولُونَ أَنْ + يَقُولُوا

آمَنَّا: “İman ettik” yani “güvendik” demektir. Mazi malum fiildir. Birinci şahıs eril çoğuldur.

يَقُولُوا آمَنَّا: “İman ettik derler” demektir.

أَنْ يَقُولُوا آمَنَّا: “İman ettik demeleri” demektir. Bu mastar-ı müevvel hâldir. Cümlede hâl cümlenin başka bir öğesinin bulunduğu zaman içindeki durumunu bildirir. Bu öğeye sâhibu-l hâl denir. Sıfattan farklıdır. Sıfat daha uzun süreli ve daha kalıcı bir özellik iken hâl, cümlenin ifade ettiği zaman içinde sâhibu-l hâlin durumunu ifade eder. Bu hâlin sahibu-l hâli النَّاسُ (insanlar) kelimesidir. Yani insanların sandıkları zaman içindeki hâlleridir. İman ettik demeleri sandıkları zaman içindedir.

وَ: Hâl vâvıdır. Sonrasında gelen cümle ile beraber içinde bulunduğu cümlenin bir öğesinin hâlidir.

هُمْ: “Onlar” demektir. Üçüncü şahıs eril çoğul zamirdir.

لَا: Olumsuzluk edatıdır. Arkasından gelen cümleyi olumsuz yapar.

يُفْتَنُونَ: “Fitnelenirler” demektir. Muzari meçhul fiildir. Üçüncü şahıs eril çoğuldur.

لَا يُفْتَنُونَ: “Fitnelenmeyecekler” demektir. Muzari fiilden önce gelen لَا olumsuzluğu gelecek zamana taşır. Şimdiki zamanı da içerir.

هُمْ لَا يُفْتَنُونَ: “Onlar fitnelenmeyecekler” demektir. لَا يُفْتَنُونَ zaten onlar fitnelenmeyecekler demektir. Başına gelen هُمْ ile cümle isim cümlesine dönmüştür. “Onlar, onlar fitnelenmeyecekler” demektir. Hem هُمْ hem de üçüncü çoğul şahıs zamiri olan cem vâvı (يُفْتَنُونَ) “onlar” anlamında zamirdir. Bunun sebebi öncesinde gelen hâl vâvıdır (وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ).

وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ: “Onlar fitnelenmeyecekleri halde” demektir. النَّاسُ (insanlar) kelimesinin veya ona dönen zamirlerin hâlidir. النَّاسُ sâhibu-l hâldir. Sâhibu-l hâl ile hâl arasında bağ kuran iki öğe vardır. Bunlardan biri sâhibu-l hâle dönen bir zamir olmasıdır ki buna rabıt zamiri denir. Diğeri ise hâl cümlesinin başına gelen وَ harfidir. Buna hâl vâvı (vâv-ı hâliyye) denir. Bazen bunlardan biri bazen de ikisi birden sâhibu-l hâl ile hâli bağlar. لَا يُفْتَنُونَ fiil cümlesidir. هُمْ لَا يُفْتَنُونَ ise isim cümlesidir. İsim cümlesinin bağımsızlığı çok güçlüdür. Bu nedenle onu sâhibu-l hâle bağlayan rabıtanın da güçlü olması lazımdır. Bu nedenle vâv-ı hâliyye ve rabıt zamiri veya sadece vâv-ı hâliyye ile bağlanır. Vâv-ı hâliyye gelmesi durumu hâl ile sâhibu-l hâl arasındaki bağ çok güçlü değilse geçerlidir. Eğer bağ zaten güçlü ise araya bir vâv girmez ve hâl olan isim cümlesi vâv-ı hâliyye olmadan gelir. Burada sâhibu-l hâl ile hâl arasındaki bağ güçlü olmadığı için isim cümlesi olan hâl cümlesinde hem hâl vâvı hem de rabıt zamiri vardır. İnsanlar ile fitnelenmeme arasındaki bağ zayıftır. Bütün insanlar için fitnelenme söz konusu değildir. Bu bağın zayıflığıdır. Aynı zamanda insanlar “iman ettik” demekteler ve hiçbir şekilde fitnelenmeyi beklememektedirler. Bu da zayıf bağdır. Buradaki hâl vâvı bunu çok belirgin şekilde ifade etmektedir. Burada diğer bir nokta bunun insanların hangi durumdaki hâli olduğudur. Sandıkları sırada mı yoksa bırakılacakları sırada mı yoksa iman ettik dedikleri sırada mı? En uygunu bırakılacakları sıradaki hâli olmasıdır. Çünkü fitnelenme ile bırakılma arasında ilişki vardır. Sanmak ve söylemek daha kısa bir zaman dilimidir. Bırakılma ise daha uzun bir zaman dilimini ilişkilendirir ve fitnelenmemek de olumsuz olduğu için geniş bir zaman dilimini ilgilendirmelidir.

أَحَسِبَ النَّاسُ أَنْ يُتْرَكُوا أَنْ يَقُولُوا آمَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ: “İnsanlar fitnelenmeden iman ettik demekle bırakılacaklarını sandılar mı?” demektir.

Burada dikkat edilmesi gereken fitnenin ne olduğudur.

فِتْنَة (Fitne): فتن kökünden gelmiştir. İkinci babdan فُتُون mastarı altın ve gümüş gibi madenleri ateşte eriterek üzerindeki kirleri, katıntıları uzaklaştırmak manasındadır. Buna ilaveten buna benzetilerek birisini şiddetli bir sıkıntı içine sokup bu zorluk içinde kişinin kötülüklerden arınmasını sağlamak, hakikatin ortaya çıkması veya birisinin hangi gruba mensub olduğunu ortaya çıkarmak için zorluk ve sıkıntı içinde bırakmak manasındadır. Fitne kişinin içine sokulduğu zorluk, sıkıntı manasındadır.

Fitnelenmenin bir sebebi insanların “iman ettik” demeleridir. Bu ayet bize “iman ettik” diyenin fitneleneceğini göstermektedir. Fitnelenmeden kaçamayacaktır.

Peygamberler de fitneye uğratılmışlardır. Kuran’da Musa ve Süleyman Peygamberin fitnelenmesinden ve Davud Peygamberin fitnelendiğini zannetmesinden bahseder. Müminler de bunun gibi fitnelere uğrayacaklardır. Hem bireysel hem de topluluk olarak fitneleneceklerdir.

Fitne çok zordur, şiddetlidir.

الْفِتْنَةُ أَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِ: “Fitne öldürmekten daha şiddetlidir.” (Bakara 191)

قَاتِلُوهُمْ حَتَّى لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدِّينُ لِلَّهِ: “Fitne olmayana ve din Allah’a ait olana kadar onlarla savaşın.” (Bakara 193) Buradan anlıyoruz ki fitne Allah’ın dini ile bağlantılıdır. İnsanların iman ettik demeleriyle fitnelenmeleri Allah’ın dini ile ilgilidir. Din uyulması gereken kurallar bütünüdür. Allah’ın dini Allah’ın kurallarıdır. Allah’ın helal ettikleri, haram ettikleri, yapılmasını istedikleri, yapılmasını istemedikleridir. Fitnenin konusu da bunlarla ilgili olacaktır. لِلَّهِ ifadesinin gelmesi Allah’a ait olmayan dinlerin yani düzenlerin mevcut olduğu zaman fitnenin var olduğunu göstermektedir. Çünkü fitnenin olmaması ve dinin Allah’a ait olması “ve” ile atfedilmiştir ve ikisinin bir arada olması gereklidir.

Fitne iman ettim diyen kişiyi veya iman ettik diyen insanları ciddi sıkıntılar içine sokar ve bu fitnelenmeden başarıyla geçenlerin müminlikleri tescillenmiş olur. Bu nedenle iman ettim diyenleri ciddi zorluklar beklemektedir. Zorluklar da Allah’ın dini yani Allah’ın istediği ve uyulması gereken kuralların oluşturduğu düzenle ilgilidir.

يَابَنِي آدَمَ لَا يَفْتِنَنَّكُمُ الشَّيْطَانُ كَمَا أَخْرَجَ أَبَوَيْكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ: “Ey Adem oğulları, Sakın Şeytan anne babanızı cennetten çıkardığı gibi sizi fitnelemesin.” (Araf 27) Bu ayette Şeytan’ın fitnelemesinin Allah’ın koyduğu kurala uymamaya sebep olduğu ve cennetten çıkarılmalarıyla sonuçlandığı anlaşılmaktadır.

وَاعْلَمُوا أَنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌ وَأَنَّ اللَّهَ عِنْدَهُ أَجْرٌ عَظِيمٌ: “Mallarınız ve veledlerinizin fitne olduğunu ve azim ecrin Allah’ın indinde olduğunu bilin.” (Enfal 28) Bu ayette bir çeşit fitnenin de çocuklar ve mallar olduğu anlatılmaktadır. Yani iman ettim diyenlerin malları ve çocuklarının da imanlarıyla ilgili fitne konusu olabileceği anlaşılmaktadır.

Bu ayette fitnelenenler en geniş topluluk olan النَّاسُ yani insanlardır. İnsanlardan iman ettim diyenler fitnelenecekler ve fitnelenmeden başarıyla geçenler mümin olacaklardır.

Aslında müminlerin görevi fitnenin olmamasıdır. Ancak ilginç olarak fitne en önemli imtihan olduğu için Allah’ın iradesiyle insanlar fitnelenmektedirler. Gerek Şeytan gerekse kâfirler fitne çıkarmaktadırlar ve iman ettim diyenler de bu fitneden nasiplerini almaktadırlar ve sonuçlarını görmektedirler.

 

Yalova, Teşvikiye; 28 Ağustos 2021

M. Lütfi Hocaoğlu

 

 






Tüm Seminerler
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1319
Rahman Suresi Tefsiri 4. Ayet
7.03.2026 1890 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1318
Rahman Suresi Tefsiri 3. Ayet
28.02.2026 1878 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1317
Rahman Suresi Tefsiri 2. Ayet
21.02.2026 1813 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1316
Rahman Suresi Tefsiri 1. Ayet
14.02.2026 1996 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1315
Cin Suresi Tefsiri 26-28. Ayetler
7.02.2026 1982 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1314
Cin Suresi Tefsiri 25. Ayet
24.01.2026 1988 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1313
Cin Suresi Tefsiri 24. Ayet
17.01.2026 1981 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1312
Cin Suresi Tefsiri 23. Ayet
10.01.2026 1934 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1311
Cin Suresi Tefsiri 22. Ayet
3.01.2026 1945 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1310
Cin Suresi Tefsiri 21. Ayet
27.12.2025 2030 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1309
Cin Suresi Tefsiri 20. Ayet
20.12.2025 1987 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1308
Cin Suresi Tefsiri 19. Ayet
13.12.2025 1981 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1307
Cin Suresi Tefsiri 18. Ayet
6.12.2025 1944 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1306
Cin Suresi Tefsiri 16-17. Ayetler
29.11.2025 1895 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1305
Cin Suresi Tefsiri 14-15. Ayetler
22.11.2025 1874 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1304
Cin Suresi Tefsiri 13. Ayet
15.11.2025 1911 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1303
Cin Suresi Tefsiri 12. Ayet
8.11.2025 1952 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1302
Cin Suresi Tefsiri 11. Ayet
1.11.2025 1888 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1301
Cin Suresi Tefsiri 10. Ayet
25.10.2025 1905 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1300
Cin Suresi Tefsiri 9. Ayet
18.10.2025 1986 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1299
Cin Suresi Tefsiri 8. Ayet
4.10.2025 1746 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1298
Cin Suresi Tefsiri 7. Ayet
27.09.2025 1758 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1297
Cin Suresi Tefsiri 6. Ayet
20.09.2025 1877 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1296
Cin Suresi Tefsiri 5. Ayet
13.09.2025 1701 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1295
Cin Suresi Tefsiri 4. Ayet
6.09.2025 1857 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1294
Cin Suresi Tefsiri 3. Ayet
30.08.2025 1386 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1293
Cin Suresi Tefsiri 1-2. Ayetler
23.08.2025 1235 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1292
Secde Suresi Tefsiri 30. Ayet
9.08.2025 1263 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1291
Secde Suresi Tefsiri 28-29. Ayetler
2.08.2025 1149 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1290
Secde Suresi Tefsiri 27. Ayet
26.07.2025 880 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1289
Secde Suresi Tefsiri 26. Ayet
19.07.2025 843 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1288
Secde Suresi Tefsiri 25. Ayet
12.07.2025 850 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1287
Secde Suresi Tefsiri 24. Ayet
28.06.2025 833 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1286
Secde Suresi Tefsiri 23. Ayet
14.06.2025 1029 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1285
Secde Suresi Tefsiri 22. Ayet
31.05.2025 907 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1284
Secde Suresi Tefsiri 21. Ayet
24.05.2025 850 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1283
Secde Suresi Tefsiri 20. Ayet
10.05.2025 1015 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1282
Secde Suresi Tefsiri 19. Ayet
3.05.2025 962 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1281
Secde Suresi Tefsiri 18. Ayet
26.04.2025 1087 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1280
Secde Suresi Tefsiri 17. Ayet
19.04.2025 1078 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1279
Secde Suresi Tefsiri 16. Ayet
12.04.2025 1114 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1278
Secde Suresi Tefsiri 15. Ayet
5.04.2025 1048 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1277
Secde Suresi Tefsiri 14. Ayet
22.03.2025 974 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1276
Secde Suresi Tefsiri 13. Ayet
8.03.2025 1096 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1275
Secde Suresi Tefsiri 12. Ayet
1.03.2025 1011 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1274
Secde Suresi Tefsiri 11. Ayet
22.02.2025 1129 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1273
Secde Suresi Tefsiri 10. Ayet
8.02.2025 1189 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1272
Secde Suresi Tefsiri 6-9. Ayetler
1.02.2025 1472 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1271
Secde Suresi Tefsiri 5. Ayet
18.01.2025 2058 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1270
Secde Suresi Tefsiri 4. Ayet
28.12.2024 1563 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1269
Secde Suresi Tefsiri 3. Ayet
14.12.2024 1105 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1268
Secde Suresi Tefsiri 1-2. Ayetler
7.12.2024 1246 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1267
Lokman Suresi Tefsiri 34. Ayet
30.11.2024 1213 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1266
Lokman Suresi Tefsiri 33. Ayet
16.11.2024 1297 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1265
Lokman Suresi Tefsiri 32. Ayet
9.11.2024 1203 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1264
Lokman Suresi Tefsiri 31. Ayet
26.10.2024 1360 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1263
Lokman Suresi Tefsiri 30. Ayet
12.10.2024 1197 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1262
Lokman Suresi Tefsiri 29. Ayet
5.10.2024 1610 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1261
Lokman Suresi Tefsiri 28. Ayet
7.09.2024 1358 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1260
Lokman Suresi Tefsiri 27. Ayet
31.08.2024 1310 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1259
Lokman Suresi Tefsiri 25-26. Ayetler
24.08.2024 1258 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1258
Lokman Suresi Tefsiri 24. Ayet
17.08.2024 1214 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1257
Lokman Suresi Tefsiri 23. Ayet
3.08.2024 1194 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1256
Lokman Suresi Tefsiri 22. Ayet
27.07.2024 1140 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1255
Lokman Suresi Tefsiri 21. Ayet
20.07.2024 1194 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1254
Lokman Suresi Tefsiri 20. Ayet
13.07.2024 1184 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1253
Lokman Suresi Tefsiri 19. Ayet
29.06.2024 1352 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1252
Lokman Suresi Tefsiri 18. Ayet
22.06.2024 1140 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1251
Lokman Suresi Tefsiri 17. Ayet
25.05.2024 1296 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1250
Lokman Suresi Tefsiri 16. Ayet
18.05.2024 1259 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1249
Lokman Suresi Tefsiri 15. Ayet
11.05.2024 1192 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1248
Lokman Suresi Tefsiri 14. Ayet
20.04.2024 1385 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1247
Lokman Suresi Tefsiri 13. Ayet
13.04.2024 1339 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1246
Lokman Suresi Tefsiri 12. Ayet
6.04.2024 1165 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1245
Lokman Suresi Tefsiri 11. Ayet
30.03.2024 1255 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1244
Lokman Suresi Tefsiri 10. Ayet
16.03.2024 1100 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1243
Lokman Suresi Tefsiri 8-9. Ayetler
9.03.2024 1193 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1242
Lokman Suresi Tefsiri 7. Ayet
24.02.2024 1127 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1241
Lokman Suresi Tefsiri 6. Ayet
17.02.2024 1104 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1240
Lokman Suresi Tefsiri 1-5. Ayetler
10.02.2024 1366 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1239
Rum Suresi Tefsiri 60. Ayet
27.01.2024 1146 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1238
Rum Suresi Tefsiri 59. Ayet
20.01.2024 1179 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1237
Rum Suresi Tefsiri 58. Ayet
6.01.2024 1215 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1236
Rum Suresi Tefsiri 57. Ayet
30.12.2023 1122 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1235
Rum Suresi Tefsiri 56. Ayet
16.12.2023 1219 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1234
Rum Suresi Tefsiri 55. Ayet
25.11.2023 1480 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1233
Rum Suresi Tefsiri 54. Ayet
11.11.2023 1364 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1232
Rum Suresi Tefsiri 53. Ayet
4.11.2023 1109 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1231
Rum Suresi Tefsiri 51-52. Ayetler
21.10.2023 1346 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1230
Rum Suresi Tefsiri 50. Ayet
14.10.2023 1185 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1229
Rum Suresi Tefsiri 48-49. Ayetler
30.09.2023 1170 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1228
Rum Suresi Tefsiri 47. Ayet
16.09.2023 1163 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1227
Rum Suresi Tefsiri 46. Ayet
9.09.2023 1405 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1226
Rum Suresi Tefsiri 44-45. Ayetler
2.09.2023 1136 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1225
Rum Suresi Tefsiri 43. Ayet
19.08.2023 1214 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1224
Rum Suresi Tefsiri 42. Ayet
12.08.2023 1190 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1223
Rum Suresi Tefsiri 41. Ayet
5.08.2023 1330 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1222
Rum Suresi Tefsiri 40. Ayet
29.07.2023 1091 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1221
Rum Suresi Tefsiri 39. Ayet
22.07.2023 1196 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1220
Rum Suresi Tefsiri 38. Ayet
15.07.2023 1048 Okunma


© 2026 - Akevler