Biz Akevler olarak Meclis’e on maddelik öneri verdik.
Önerilerimiz ülkenin temel sorunlarını içeriyordu.
O sorunların çözümlerini göstermiştik.
Çözüm önerilerimizi sunmuştuk…
1- Ordumuz perişan haldedir. Acilen tedbir alınmalıdır. Demokratik ama disiplinli ordu oluşturmalıyız.
2- Terör müzmin hal almıştır. Yerinden yönetimi getirip iç güvenliği illere bırakmalıyız.
3- Yargı on yıllar sürmekte, adil yargılama olmamaktadır. Hakemlik sistemini getirmeliyiz.
4- Ülke dışa bağımlı basının emrindedir. Herkes basından korkmaktadır. Devletin hiçbir kurumu onların şerrinden görev görememektedir. Yazar bağımsızlığını sağlayan basın kooperatifleri kanunu çıkarıp yazarları sermayenin tahakkümünden kurtarmalıyız.
5- Memur dokunulmazlığı, milletvekili dokunulmazlığı dengeyi bozmaktadır. Yüce divanı meclisteki hakemlerden oluşturmalıyız, tüm yetkileri onlara vermeliyiz.
6- Dış borçlar Türkiye’yi yıkacak seyrini takip etmektedir. Faizli borçları faizsiz borçlara çevirmeliyiz.
7- İşsizliği çalışana kredi ile önlemeliyiz.
8- Köylerin boşalmasını KİT’lerin buna göre organizesi ile başarılabilir.
9- Çarpık yapılaşma plan ve projelerin kamuca yapılması, sonra belediyelerin kontrol ve yetkisinden çıkarılması ile sağlanır.
10- Kayıt dışı ekonomi semt ve bucak organizasyonu ile giderilir.
*
İşte bu şekilde çözüm önerilerinde bulunduk.
Anayasa Uzlaşma Komisyonu’ndan cevap geldi; biz kooperatiflerle görüşmüyoruz.
Sonra güya danıştılar ve konuşmaya başladılar. Birinci maddeleri eşcinsellik, kürtaj, sezaryen gibi anayasa ile hiçbir ilişkisi olmayan konular üzerinde durdular.
*
Anayasa yasaların nasıl yapılacağını ve yapılan yasaların nasıl uygulanacağını, uygulanma denetiminin nasıl denetleneceğini düzenler. Hak ve görevlerin prensiplerini koyar. Nelerin yasaklanabileceğinin prensiplerini koyar. Örnek olarak kişiyi tanımlar. Eğer kişilik doğumla başlıyorsa doğmadan önce ölen birinin mirasını almaması gerekir. Eğer kişilik döllenmeyle başlarsa o zaman cenin de vâris olmaktadır. Anayasa böyle kurallar koyar.
*
O halde ne eşcinsellik, ne kürtaj, ne sezaryen anayasanın konusudur.
Anayasa bunların hangi kurallarla çözüleceğini, kimlerin çözeceğini ortaya koyar, kurallar üzerinde durur.
Sonuçlar üzerinde durmaz.
*
Peki…
Kenan Evren’in anayasasını beğenmeyen bu zatlar neden ana konulara gelmiyor da oyalama konular üzerinde konuşuyorlar?!.
*
Gayet açıktır...
İşte buraya yazıyoruz…
Anayasa dışarıda hazırlanmıştır.
Bir gece yarısı milletvekillerinin uyuklamada olduğu zamanda geçireceklerdir...
Hiçbir milletvekili okumuş bile olmayacaktır...
İşte…
Erdoğan ile Kılıçdaroğlu aldıkları talimatla evet diyecekler ve anayasa geçecektir!
Böyle bir anayasanın geçebilmesi için şimdi asıl konular tartışılmamalı...
Anayasa ile ilgisi olmayan konular üzerinde çatışma yapıp halk anayasa üzerinde düşünmekten uzak tutulmalı…
*
Bunu bilen Akevler bunlara yani bu suni gündemlere ve tartışmalara katılmadan “Adil Düzen Anayasası” üzerinde çalışmaya devam etmektedir. Adil Düzen Çalışanları, kırk senelik birikimleri şimdi yayınlamaya başlamış oldular.
Biz her görüşün denenmesi gerektiğine inanıyoruz.
Sosyalizm, komünizm, kapitalizm, faşizm, anarşizm her ne ise denensin ama gönüllüler tarafından denensin; dayatma yoluyla denenmesin.
*
Adil Düzene göre insanın kişiliği döllenmeyle başlar. Kişi lehte hakların hepsine döllendiği anda sahip olur. Canı korunmuştur. Cenine dokunanlar, anası babası da olsa cezalandırılır. Cenin lehine haklara sahiptir ama aleyhte haklara sahip değildir yani ona bir görev yüklenemez. Bu sebepledir ki sağ doğarsa tam mirasçı olur. Diğer mirasçılarla eşit olarak pay alır. Sağ doğmadığı takdirde kendisine vâris olunamayacağı için mirasçı olma hakkını kaybeder. Yani bir cenin anne karnında sağ iken bir adam ölse, cenin sağ doğarsa ona vâris olur, doğmazsa vâris olmaz.
Görevlere ehil olamayan ceninin ehliyeti de yarımdır. Dolayısıyla cenini öldürene kısas uygulanmaz, diyete dönüşür. Fıkıhçılar diyeti de onda bire indirmektedirler.
Biz yarıya kadardır diyebiliriz.
Bizim de bu suni gündeme bu kadarcık yarım-yamalak katkımız oluversin!
Ama aslolan anayasa meselesidir ve bizim asıl katkımız anayasa alanında olacaktır.
Katkımızı gerçekleştirmek için “kör-sağır-dilsiz” olmayanları bekliyoruz…
SÜLEYMAN KARAGÜLLE
Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL
www.akevler.org (0532) 246 68 92