Süleyman Karagülle
100 Daire - Yeni Uygarlaşma
19.05.2012
3852 Okunma, 2 Yorum

 

Geçmişte insanlar sabahleyin kalkar, anne baba, çocuklar, tüm ailece meyvelik ağaçlara gider, onları devşirir ve karınlarını doyururlardı. Avcılık döneminde birlikte avladılar, sonunda bölüşerek evlerine götürüp yediler. Çobanlık döneminde herkes hayvanını otlatır, sütünden ve etinden yararlanırdı. Sonunda herkes tarlasına, bahçesine sahip idi ve kendi tarlasında eker, kendi tarlasında biçerdi.

Bununla beraber insanlar her şeyi kendileri üretemiyor, başkalarına muhtaç oluyorlardı. Mesela tuz her yerde yoktu. Tuzun olduğu yerlere meyve götürüp tuz ile değiştiriyorlardı. Yahut herkes sepet yapamıyordu yahut kumaş dokuyamıyordu. Bunları alıp kendi ürettiklerini veriyorlardı. Asıl olan kendi ürettiğini tüketmekti, mübadele arızi idi.

Asıl mübadele dönemi Milattan Önce 3000 yıllarında bugünkü Irak’ta yani Mezopotamya’da barajların yapılması ile başladı. Kentler oluştu. Ticaret gelişti. Bazı kimseler, özellikle kentlerde oturanlar bir iş yapmaya başladılar. Ondan elde ettikleri para ile ihtiyaçlarını almaya başladılar.

İnsanlar beş bin senedir uygarlaşmaktadırlar.

Yani kendileri bir şey üretip satmakta ve ihtiyaçlarını başkalarından sağalmaktadırlar.

Bu uygarlaşma olayı ancak, 20’inci yüzyılda tamamlanmıştır.

1950’lerde Anadolu’nun yüzde sekseni köylü idi, kendi ürettiğini tüketiyordu. Bugün köyler de kendi ürettiklerini tüketmiyor, ürettiğini satıyor ve kendisine gerekli olanları alıyor.

İşte uygarlaşma budur.

Artık bugünkü bütün dünya ekonomide tek vücut olmuştur.

Bir canlı düşünelim ki yer küresi onun bedenidir, iskeletidir. İnsanlar da onların hücreleridir. Ulaştırma onun kan damarlarıdır. Haberleşme sistemi sinirleridir. Üniversiteler onun beynidir.

Bu beden tamamlanmamıştır. Doku hücreleri oluşmamıştır. Henüz organlar tam olarak oluşmamıştır. Şimdiye kadar parça parça değişik semtler oluştu ama aynı kromozomları ve DNA’ları taşıyan hücreler oluşmadı. Diğer hücrelerin DNA ve kromozomları başkaları tarafından oluşmuştur, değişmezler ve gelişmezler. Sadece insan topluluklarına ait hücreler insanlar tarafından oluşturulurlar. Kişiler topluluğu oluştururlar.

Bunun için önce on aile bir araya gelmeli, kendi ocaklarının genetiğini kendileri oluşturmalıdırlar. Uyum sağlayanlar ocakta kalmalı, sağlayamayanlar ayrılıp gidebilmelidir.

Ekonomi bakımından semt yani yüz hane birlikte bir yapı oluşturmalıdır.

İşte bu yüz dairedir.

Benzer yapılar içinde her apartman ayrı sosyal ve ekonomik yapı oluşturmalıdır. İhtisaslaşmış yapılar da oluşacaktır. Ancak ana hücrede yapılacak değişiklikle bu sağlanmalıdır. Yapı asırlarca devam eder. Bina yıkılsa bile aynı arsa üzerinde benzer bina yapılabilmektedir.

Bugünkü yapılar yeni sosyal ve ekonomik yapı oluşturmaya müsait değildir. Sanayi dönemi yapıları buna müsait değildir. Çadırdan nasıl yapılara geçildiğinde inkılâp olmuşsa, bugün de yüz dairelik apartmanlara geçilince inkılâp olacaktır.

İşe nerden başlıyoruz?

İnsan boyu iki metre olarak ele alınmaktadır. Bir oda iki boy karyola sığacak şekilde planlanmaktadır. Demek ki bir oda 4*4 olmaktadır. Altı bölme 96 metrekare etmektedir. Balkonları ile daha fazla olur. Bugün mevcut olan daireler bu civardadır. Biz birden başka büyüklük alamayız. Esasen oda 2, mutfak 1, tuvalet ve banyo 1, salon ve hol 2 olmak üzere beş kişilik bir aile için rahatlık sağlayan bir ev olacaktır.

Ayrıca insanlar hicret demokrasisini kullanabilecekler ve kendilerine uygun olan topluluğu ve semt işyerini oluşturacaklardır. Bu sebepledir ki binanın kıyam mülkiyeti ile intifa mülkiyetini ayırıyoruz. İntifa mülkiyetinde pay sahipleri çoktur istedikleri gibi devredebiliyorlar, kıyam mülkiyetinde ise malik olan apartmanın kiracısıdır. Başkandır. Onunla geçinenler oralarda kalıyorlar. Geçinemeyenler ayrılmak zorundadırlar. Anlaşmada tesbit edilen kira geldikçe kıyam mülkiyeti devam edecek ve kişi kendi istediği işletmeyi kuracak, kat ortakları da ocaklarını kuracaklardır. Yeter kira getiremediği zaman kira sözleşmesi feshedilecektir. Cirodan kira alındığı için kiracı borçlu olmamaktadır. Başka apartmana işçi olarak taşınır. Hayatını sıkıntı çekmeden sürdürebilir. Değişik katlar değişik ocakları, değişik apartmanlar değişik işyerlerini oluşturacaklardır ama aralarında sıkı ilişki olacaktır. Bu da yeni uygarlığı doğuracaktır.

 

SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL

www.akevler.org (0532) 246 68 92

 

 


YorumcuYorum
ömertamer
24.05.2012
16:33

Sayın Hocam, Tam olarak nereye yazmam gerektiğini bilemediğim için burada ilmi makaleler kısmında size sorumu yöneltmek istedim. Şimdi hocam akademide tartışma konusu olan bir dava var. Avusturya'da mahkemede bir dava görülüyor. Davada evli iki çift yargılanıyor. Yargılanma sebepleri çiftlerden erkek olanın İslami cihat konulu bir internet sitesi açması, karısının da site içeriğini Almancaya çevirmesi. Mısır kökenli olan bu iki çift Avusturya vatandaşı. Mahkemede kadın yargılanırken, hâkim kadından peçesini çıkarmasını aksi takdirde kadının ifadesini verirken yüz hatlarını göremeyeceğini ve bu durumun karar verme sürecini etkileyeceğini ifade ediyor. Ancak kadın öncelikli olarak suçlu olmadığını ve bunun için suçlamalara bizatihi katılarak haklılığını göstermeye çalıştığını ifade ediyor ve peçesini çıkartmayacağını çünkü bunun dini bir vecibe olduğunu belirtiyor. Hakim de bunun üzerine “Siz bunu isteseniz de burası tanrı devleti değildir, inanabilirliğinizi görmem için peçenizi çıkarmanız gerekiyor, başörtüsünü takabilirsiniz ama peçeyi çıkartın” diyor. Kadının ısrarcı olması üzerine “hukuk devletinde yargılanma ilkeleri kişinin ifade hürriyetinden daha önemlidir” diyerek polislerden kadının dışarı çıkartılmasını istiyor. Kadın cezaevine gönderiliyor. Cezasını çektikten sonra serbest bırakılıyor. Dava tabii şu an Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne sirayet etmiş durumda. Nihai karar bekleniyor. Hukukçular da ikiye ayrılmış durumda, bir kısmı kadına hak verirken diğer bir kısmı da hakimi haklı buluyor. Şimdi burada soru şu: Hâkimin tavrı doğru mudur? Kadının temel hak ve özgürlüklerden olan adil yargılanma ve din-vicdan özgürlüğüne burada bir saldırı söz konusu mudur? Peçeli bir kadın kendisini bundan sonra savunamayacak mıdır? Hem adil bir yargılanma hem de din-vicdan özgürlüğünün korunması açısından bu sorunun ilmi çözümü sizce nasıl olmalıdır? İlginiz için şimdiden teşekkür ediyor, cevabınızı merakla bekliyorum.

Süleyman Karagülle
26.05.2012
12:02

İslam düzeni vardır. İslam dini vardır. İslam düzeni kişilerin inançları ve anlayışları değil birlikte yaşadığımız zaman topluluğun kurallarına uyma düzenidir. İnsanların özgürlüğü kadar topluluğun düzeni de önemlidir. Bu sebepledir ki insan kendi odasına çekildiği zaman odasında istediğini yapar. Ona kimse karışmaz. On aileden oluşacak bir aşiretin (bir ocağın) içine girdiği zaman ocağın kurallarına uymak zorundadır. Benim inancım budur diye kurallara uymaktan vazgeçemez. Kurallara uymak istemiyorsa o ocağı terk eder. Ocak kendi kurallarını kendisi koyar. İttifakla koyarlar. Katılmayanlar o ocağı terk eder, istediği ocağa gider. Yahut yeter sayı bulursa kendisi ocağını kurar.

Ocağın dışına çıktığı zaman da bulunduğu bucağın kurallarına uymak zorundadır. Kendi bucağının kurallarını veya inancını yaşayacağını iddia edemez. Bucakta bucak kuralarına uymak zorundadır. Uymayacaksa ya ocağına döner ya da bucağını terk eder. Bucaktan sonra il gelir. Aynı kural vardır. Ya uy ya terk et. Sonra ülke vardır. Orada da kural budur. Nihayet denizler gibi ülke dışına çıkıp dolaştığın zaman da insanlık kurallarına uyma zorunluluğu vardır. Yeryüzünün dışına çıkılamayacağı için orada kişinin hakemlere gitme yetkisi vardır.

İnsanlıkta düzeni bozmayan davranışları yapmakta insan hürdür. Başkasına zarar vermeyen davranışları yapmakta hürdür. Düzeni bozup bozmadığına, başkasına zarar verip vermediğine hakemler karar verir.

Bahsettiğiniz olayda sorun bir devlet içinde geçtiğine göre o devletin kurallarına uyma zorunluluğu vardır. Uymayacaksan oradan hicret edersin. Hem orada yaşayacağım hem de oranın mevzuatına uymayacağım diyemezsin. Demek ki o hanım İslam düzeninde haksızdır.

Peçenin farz olup olmadığına, yahut haram olduğuna dair hükmü kişinin içtihadı ve mezhebi verir. Bizim içtihadımıza uymak zorunda değildir. Şöyle bir soru sorabilir. Avustralya’da peçeli yaşayamıyorum. Ama burada da kalmak istiyorum. İşim burada, bana hicret etmek farz mı yoksa peçemi çıkarıp burada kalayım mı? Bu İslam düzenine ait değil de İslam inancına ait bir sorudur.

Bu soruya şöyle cevap verebilirim. Yabancı memlekette kalmak bir Müslüman’a İslamiyet’i tebliğ edebiliyorsa meşrudur. Yoksa İslam olmayan ülkeden hicret etmesi gerekir. Yeryüzünde şimdi İslami ülke olmadığı için, hicret etmesi gerekmez.

Kuran’da iki çeşit hüküm vardır. Zaruret hallerinde terk edilecek hükümler vardır. Zaruret halinde terk edilmeyecek hükümler vardır. Örnek olarak adam öldürmek hiçbir zaman mubah olmaz. Ama domuz eti yemek zaruret halinde yapılması yalnız mubah değil aynı zamanda farzdır. Domuz eti yemeyeceğim diye açlıktan ölse günah işlemiş olur. İşte yabancı ülkelerde terk edilmeyecek işleri işlemek meşru değildir. Hicret edilmelidir. Diğer işler için oranın kurallarına uyarsınız. Haram olmaz.

Diğer taraftan peçe örtünmek meşru mudur? Hakimin söylediği illetten dolayı bir kimsenin yüzünü kapatması meşru değildir. Hazreti peygamber zamanında peçe örtünmüyordu. Peçe İran adetlerindendir. Kuran’daki hicap ayetindeki perde yüz perdesi değil mutfakta gerilen perdedir. Perdeyi aralayıp içeri girme haram edilmiştir.

Bu husustaki tartışmalara katılabilmeniz için Adil Düzene Göre İnsanlık Anayasamızı okuyup kavramanız gerekir. Yakında basılı hale gelecek inşallah. Selam ve dualar.





Çok Okunan Makaleler
Süleyman Karagülle
ABD Başkanlık Seçimi
19.11.2016 46006 Okunma
28 Yorum 19.12.2016 21:41
Süleyman Karagülle
KABİR AZABI
25.02.2014 32295 Okunma
8 Yorum 05.03.2014 21:24
Süleyman Karagülle
Görevimiz
22.02.2014 30282 Okunma
12 Yorum 05.02.2016 21:44
Süleyman Karagülle
Adil Düzen Partisi'nin kuruluş tartışması
6.08.2011 21634 Okunma
9 Yorum 06.02.2016 17:34
Süleyman Karagülle
Akevler
14.07.2013 21167 Okunma
6 Yorum 22.07.2017 20:36
Süleyman Karagülle
Devlete faiz haram mıdır?
9.11.2013 19401 Okunma
Süleyman Karagülle
İlmîlik Demek “Usul” Demektir
3.10.2015 18150 Okunma
Süleyman Karagülle
Neden Arapça; Neden Kuran Arapçası
9.02.2013 17271 Okunma
1 Yorum 10.02.2013 15:18
Süleyman Karagülle
Fıkha Göre Yeni Hükümet
14.06.2015 15824 Okunma
5 Yorum 28.06.2015 16:16
Süleyman Karagülle
Putin Müslüman Oldu
21.03.2015 15785 Okunma
5 Yorum 24.03.2015 11:50
Süleyman Karagülle
Tesviye mi Tasfiye mi?
1.09.2016 15472 Okunma
3 Yorum 22.09.2016 19:58
Süleyman Karagülle
Akit ve Ahit (Tekrar)
12.04.2012 15259 Okunma
1 Yorum 13.04.2012 17:57
Süleyman Karagülle
İnsanlık anayasası - Sam Adian'a cevap
24.02.2016 15125 Okunma
10 Yorum 26.02.2016 00:34
Süleyman Karagülle
Kuran'ı Doğru Anlamak
30.05.2015 15060 Okunma
3 Yorum 27.11.2016 18:52
Süleyman Karagülle
R.T.Erdoğan ve F.Gülen
8.02.2014 15013 Okunma
2 Yorum 27.07.2017 01:05
Süleyman Karagülle
Ahmet Davutoğlu’nun Hatası
14.05.2016 14980 Okunma
3 Yorum 17.05.2016 07:37
Süleyman Karagülle
15 Temmuz 2016 Neden Yapıldı?
17.07.2016 14848 Okunma
3 Yorum 19.07.2016 19:47
Süleyman Karagülle
Evlilik ve Kanun Önerisi
5.03.2016 14808 Okunma
1 Yorum 06.03.2016 01:18
Süleyman Karagülle
Akhan ve Tokul Ailelerine Açık Mektup!
5.09.2015 14121 Okunma
1 Yorum 05.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Düşen Uçak ve Suriye Meselesi
29.11.2015 13975 Okunma
4 Yorum 08.12.2015 06:11
Süleyman Karagülle
Yeniden Seçim
25.07.2015 13751 Okunma
3 Yorum 29.07.2015 03:01
Süleyman Karagülle
İdam ve Öcalan
25.06.2016 13505 Okunma
6 Yorum 02.07.2016 12:02
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sisteminin Delilleri
21.05.2016 13496 Okunma
4 Yorum 22.05.2016 18:44
Süleyman Karagülle
Kesilen Hayvanlar (Mete Firidin’in görüşü üzerine)
14.04.2015 13424 Okunma
1 Yorum 16.04.2015 20:19
Süleyman Karagülle
Türkiye Cumhuriyeti Devleti
20.09.2015 13312 Okunma
4 Yorum 23.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Darbeyi Kim Yaptı?
8.10.2016 13221 Okunma
6 Yorum 11.10.2016 13:15
Süleyman Karagülle
Davet
25.04.2015 13077 Okunma
6 Yorum 27.04.2015 10:03
Süleyman Karagülle
Adil Düzen, N.Erbakan - S.Karagülle-1
1.10.2011 12990 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Ekonomisi
3.12.2016 12944 Okunma
3 Yorum 05.12.2016 13:19
Süleyman Karagülle
Koalisyon ve Çözüm
4.07.2015 12942 Okunma
3 Yorum 24.07.2015 23:29
Süleyman Karagülle
Sam'a cevap: Kuran'daki müşküller, müteşabihler
3.01.2016 12760 Okunma
1 Yorum 16.01.2016 14:15
Süleyman Karagülle
AK Parti’ye Tuzak!
11.04.2015 12615 Okunma
3 Yorum 13.04.2015 12:32
Süleyman Karagülle
Üçüncü Binyıl Uygarlığı
31.10.2015 12559 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:54
Süleyman Karagülle
AK Parti’nin Kötülük ve İyilikleri
25.06.2016 12531 Okunma
Süleyman Karagülle
İstihare; “EVET/HAYIR” manası nedir?
26.02.2017 12524 Okunma
9 Yorum 04.08.2017 21:52
Süleyman Karagülle
Sam Adian'a cevap
15.11.2015 12446 Okunma
2 Yorum 19.11.2015 21:27
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE TAM İSTİHDAM
3.10.2016 12398 Okunma
Süleyman Karagülle
Riba/Faiz ve Katılım Bankaları
24.01.2015 12390 Okunma
Süleyman Karagülle
İki Merkez; Sermaye ve Kur’an
3.10.2015 12332 Okunma
2 Yorum 05.10.2015 08:11
Süleyman Karagülle
İran'da zelzele ve teklif
20.04.2013 12331 Okunma
4 Yorum 25.04.2013 18:26
Süleyman Karagülle
Mümin-Müslim Hakkında Sorular
25.05.2010 12280 Okunma
4 Yorum 07.06.2010 22:20
Süleyman Karagülle
Türkiye’nin Yeri ve Görevi
27.06.2015 12278 Okunma
1 Yorum 29.06.2015 14:04
Süleyman Karagülle
Mümin kimdir?
9.05.2015 12240 Okunma
Süleyman Karagülle
Çağımızda Cihad
7.07.2015 12211 Okunma
3 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
Çözüm Süreci ve PKK sorununun çözümü
8.08.2015 12205 Okunma
2 Yorum 10.08.2015 12:00
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sistemi
26.11.2016 12168 Okunma
4 Yorum 29.11.2016 07:17
Süleyman Karagülle
Kuran'ın değeri, Muhammed'in varlığına dair cevaplar
11.06.2016 12137 Okunma
1 Yorum 12.06.2016 17:31
Süleyman Karagülle
Çağımızın sorunları
4.05.2013 12135 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:10
Süleyman Karagülle
Türkiye’yi bekleyen tehlike; uçurum!
6.06.2015 12095 Okunma
2 Yorum 09.06.2015 08:56
Süleyman Karagülle
Dershaneler
7.12.2013 12089 Okunma
8 Yorum 08.04.2014 09:25
Süleyman Karagülle
Akit Yorumcularına
21.07.2015 12057 Okunma
1 Yorum 22.07.2015 13:24
Süleyman Karagülle
Söz ver, oy vereyim
9.05.2015 12031 Okunma
1 Yorum 11.05.2015 09:51
Süleyman Karagülle
Kiralar Neden Yüksek?
31.01.2015 12022 Okunma
Süleyman Karagülle
Korkunç Kriz ve Çaresi
16.05.2015 11951 Okunma
3 Yorum 22.05.2015 11:29
Süleyman Karagülle
Çözüm 100 lojmanlı işyerleri
30.03.2013 11813 Okunma
9 Yorum 13.04.2013 08:44
Süleyman Karagülle
Medine Vesikası-Taha Akyol’a Cevaplar-2
25.07.2015 11797 Okunma
Süleyman Karagülle
Avrasya Ekonomik Birliği
3.01.2015 11686 Okunma
3 Yorum 14.01.2015 08:18
Süleyman Karagülle
D E R G I !
29.04.2017 11640 Okunma
18 Yorum 16.05.2017 08:11
Süleyman Karagülle
F. Gülen ve İbtihal
26.03.2016 11621 Okunma
Süleyman Karagülle
İstişare
2.11.2013 11569 Okunma
8 Yorum 13.11.2013 11:10
Süleyman Karagülle
Vergisiz Devlet
26.12.2015 11505 Okunma
2 Yorum 26.12.2015 20:11
Süleyman Karagülle
Vadeli satış, taksit ve murabaha
22.12.2012 11470 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran'a İman ve Uymamız Gereken Dört İlke
5.11.2016 11463 Okunma
3 Yorum 13.11.2016 13:12
Süleyman Karagülle
Mısır’daki İdamlar ve Yapılması Gerekenler
23.05.2015 11344 Okunma
1 Yorum 25.05.2015 10:09
Süleyman Karagülle
Çanlar kimin için çalıyor?
19.07.2014 11343 Okunma
5 Yorum 22.07.2014 09:12
Süleyman Karagülle
Milletvekili Yemini
14.03.2015 11336 Okunma
Süleyman Karagülle
PKK, Kürtler ve Yapılması Gereken
7.11.2015 11333 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:52
Süleyman Karagülle
GİRİŞİM/Cİ (Bir Tartışma Konusu)
31.12.2011 11290 Okunma
3 Yorum 05.01.2012 13:32
Süleyman Karagülle
Akevler ve AK Parti
14.06.2015 11234 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an ve İki Lider; Putin ve Erdoğan
2.01.2016 11194 Okunma
4 Yorum 08.01.2016 15:13
Süleyman Karagülle
Kenan Evren
16.05.2015 11107 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:30
Süleyman Karagülle
Elektrik Kesintisi ve Çözüm Önerisi
4.04.2015 11090 Okunma
Süleyman Karagülle
Ruslar ve Türkler
20.12.2015 11074 Okunma
2 Yorum 25.12.2015 14:57
Süleyman Karagülle
Kıssadan hisse ve devlet yönetimi
17.05.2014 10956 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeni Bir Dünya İçin Yapılması Gerekenler
19.11.2016 10914 Okunma
1 Yorum 19.11.2016 22:39
Süleyman Karagülle
Ayı öldürmek yasak
4.05.2013 10908 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:25
Süleyman Karagülle
IŞİD ve PKK ile Neler Oluyor?
1.08.2015 10905 Okunma
Süleyman Karagülle
Altın Bono
17.12.2016 10877 Okunma
2 Yorum 19.12.2016 21:21
Süleyman Karagülle
KUR’ANÎ ÇÖZÜM
18.04.2016 10831 Okunma
1 Yorum 18.04.2016 10:52
Süleyman Karagülle
Sermaye ve siyasi güç, para ve silah
24.05.2014 10812 Okunma
Süleyman Karagülle
Son Ümit!
4.07.2015 10766 Okunma
Süleyman Karagülle
Neden matematik?
16.02.2013 10724 Okunma
1 Yorum 17.02.2013 00:40
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Çin
1.08.2015 10630 Okunma
1 Yorum 03.08.2015 09:13
Süleyman Karagülle
Vergi indirimi ve vergi iadesi
22.02.2014 10506 Okunma
Süleyman Karagülle
İslâm Hukuku-Taha Akyol’a Cevaplar-1
25.07.2015 10480 Okunma
Süleyman Karagülle
Partilere Tavsiye
30.05.2015 10430 Okunma
1 Yorum 01.06.2015 08:08
Süleyman Karagülle
Adil Kur’an Düzeni ve çağımızın sorunları
5.09.2015 10410 Okunma
2 Yorum 07.09.2015 17:54
Süleyman Karagülle
Rockefeller Ailesi ve Hidrojen Enerjisi
2.04.2016 10346 Okunma
2 Yorum 11.04.2016 08:19
Süleyman Karagülle
Rüya
20.02.2016 10323 Okunma
2 Yorum 21.02.2016 11:34
Süleyman Karagülle
Yeni Hükümet ve Devlet Başkanı
20.06.2015 10269 Okunma
2 Yorum 23.06.2015 14:03
Süleyman Karagülle
Kur’an Düzeninde Başkanlık
21.05.2016 10255 Okunma
1 Yorum 23.05.2016 08:10
Süleyman Karagülle
Mehmet Hikmetumut, Ölüm ve Ötesi
5.07.2015 10210 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
PKK Mikrobu Üreten Sebepler ve TEDAVİ
6.02.2016 10154 Okunma
1 Yorum 06.02.2016 23:11
Süleyman Karagülle
Kur’an Düzeni; Çözümü Halk Üretebilir
14.11.2015 10098 Okunma
1 Yorum 16.11.2015 08:32
Süleyman Karagülle
Akevler ve Araştırmacı
12.01.2013 10083 Okunma
Süleyman Karagülle
Erbakan ve Adil Düzen
14.11.2009 9968 Okunma
Süleyman Karagülle
Akevler Ekolü ve ...
18.04.2015 9961 Okunma
2 Yorum 20.04.2015 17:09
Süleyman Karagülle
Bir Adil Düzen Eleştirisi ve Cevabı
15.11.2011 9936 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Partinin başarıları
16.11.2013 9931 Okunma
Süleyman Karagülle
Tanrı ve Olasılık
3.10.2015 9903 Okunma


© 2026 - Akevler