Süleyman Karagülle
Adil Düzen, N.Erbakan - S.Karagülle-22
3.03.2012
3845 Okunma, 0 Yorum

 

BİRİNCİ BÖLÜM

(MEVCUT DÜNYA NİZAMI

FAİZCİ KAPİTALİZM)

Not: Parantez içindeki ifadeler Necmettin Erbakan’ın ifadeleridir. Parantez dışındakiler Süleyman Karagülle’ye göre söylenmesi daha uygun olan ifadelerdir. Karşılaştırma siz okuyuculara düşer…

 

***

 

(XI. IRKÇI EMPERYALİZM İNSANLIĞI HANGİ ARAÇLARLA NASIL SÖMÜRMEKTEDİR?)

BUGÜNKÜ SÖMÜRÜ TEKELİNE ALTERNATİF ADİL DÜZEN

(Irkçı Emperyalizmin 7 milyar insanı hangi araçlarla ve nasıl sömürdüğü aşağıdaki Şekil 7’de özet bir şekilde belirtilmektedir. Bu tablo, bir bakıma “Faizci Kapitalist Nizam”ın “Faiz” mekanizması yoluyla nasıl çalıştığını ortaya koymaktadır.)

Merkezi ekonomi sisteminde Amerika’da sömürü düzeninin Merkez Bankası (FED) vardır. Dünya Merkez Bankaları onun parasını yani dolarını altın yerine bankalarına koyarlar ve kendi paralarının dayanağı yaparlar. Merkez Bankaları ulusal para çıkarırlar ve bankalara kredi olarak verirler. Onlar da işletmelere verirler. Para faizlidir, zorunlu icralıdır.

Adil ekonomide yani “Adil (Ekonomik) Düzen”de ise Merkez Bankaları kooperatiflere aittir. İnsanlık merkezi kuyumculardaki altın karşılığı altın lira çıkartır. Bugünkü Amerikan sömürü sermayesinin merkez bankasının (FED) yerini, dünyadaki altın sahiplerinin kurduğu İstanbul Kredileşme Kooperatifi “Altın Bonosu”nu çıkaracaktır. Doların yerini o alacaktır. Ülke merkez bankaları buna dayanarak toprak para çıkaracaklardır. İl merkez bankaları “Altın Bono”ya dayanarak ilde demir paraları çıkarılacak, bucaklarda ise buğday parası çıkarılacak. Karşılıksız para olmayacak, faizli kredi olmayacaktır. Çünkü faiz karşılıksız para çıkarma demektir.

 

(Irkçı Emperyalizm’in 7 Milyar İnsanı Sömürüde Kullandığı Araçlar ve Metotlar

A. Üçkâğıt Oyunu

1. YEŞİL DOLAR: Trilyonlarca ABD içinde, trilyonlarca ABD dışında.

2. SARI KÂĞIT: Amerikan tahvili (trilyonlarca dolar ABD dışında).

3. BEYAZ KÂĞIT: Merkez Bankası rezervlerinin ellerinden alınıp kullanılması.)

Amerika’da Yahudi işletmeleri ve devlet tahviller çıkarır. Amerikan Merkez Bankası (FED) bunları satın alır ve doları piyasaya sürer. Amerikan tüccarları bono tanzim ederler. Merkez Bankası bunları kırar ve dolar ortaya çıkar.

Amerikan Merkez Bankası dünya merkez bankalarına faizle kredi verir, onlar paralarını ona dayanarak çıkarırlar. Paranın piyasadaki miktarını dengelemek için böyle bir rezerve gerek vardır. Eskiden bu altındı. Şimdi altın yerine karşılıksız kağıt para geçmektedir.

“Adil (Ekonomik) Düzen”de bunların yerini “hisse senetleri, mal senetleri, sipariş senetleri ve işletme senetleri alacaktır. Bunların karşılığı olacaktır. Paralar bu senetlerin karşılığında çıkarılacaktır. Malını ambara koyan senedi alacaktır. Senedi bankaya koyan parasını alacaktır. Böylece para ambardaki senet kadar çıkacaktır.

 

(B. Ulaştırmadan Alınan Sömürü Paraları

1.  İnsanların seyahati karşılığı alınan haraçlar. Uçakla (IATA  % 9), gemiyle (LOYT  % 9).

2. Para transferleri % 1

3. Akreditifler % 5)

Bunun dışında denizde veya havada  güvenli seyahat karşılığı vergi alınmaktadır. Bunu tekel sömürü sermayesi yapmaktadır. Sonra da istediği zaman güvenliği sağlamamaktadır. Mavi Marmara olayında neden müdahale etmedi?!.

“Adil Düzen”de bunların hiçbirisi yoktur. Mal ambara teslim edilirken bir defaya mahsus olarak fazla alınır, kamu görevleri ve genel hizmetler hep bunlarla karşılanacaktır. Görevi yapmayana hizmet vermeyene verilmeyecektir.

 

(C. Devletlere verilen borçlardan alınan faizler ile ülkelerin geleceklerinin satın alınması.)

Devletlerin merkez bankalarındaki dolarlardan aldığı faizlerle dünya devletini kurmuş, keyfi olarak yönetmektedir.

Adil (Ekonomik) Düzen”de altın bonolar ülke, il ve bucak merkez bankalarına faizsiz verilecektir. Nüfus ve topraklara göre verilecektir. Her merkez bankası stoka göre kendi parasının altın bono karşılığı kurunu tesbit edecektir.

Bunun bir masrafı yoktur. Faize gerek yoktur.

 

(D. Kıymetli yatırımların satın alınması, bunların kârları vasıtasıyla sömürünün sağlanması.

E. Teknolojik ürünlerin yüksek fiyatla satılması.)

Altyapılar paralı olarak yapılmakta ve insanlar imkanlar nisbetinde yararlanmaktadır.

Sosyalistler bunu tamamen bedelsiz yapmışlar, başaramamışlardır.

“Adil (Ekonomik) Düzen”de özel inşaatın beşte biri altyapı karşılığı alınmaktadır. Onun beşte biri bucuk, beşte biri il, onun beşte biri ülke ve onun beşte biri insanlık altyapısına harcanmaktadır. Yol ve diğer tüm altyapılar karşılıksız insanlık hizmetine sunulmaktadır.

Serbest rekabetin oduğu yerde liberalizm ve serbest rekabetin olmadığı yerde sosyalizm kuralları uygulanmaktadır. Onlarınki ifrat ve tefrittir. Bizim kıvanında olan uygulamadır.

 

(F. Bütün dünyada yapılan alışverişlerin bedelinin yarısının alınması.)

Piyasada tekel oluşmakta ve kârı maksimize eden fiyatlar uygulanmaktadır. Bu da üretimi yarıya düşürmektedir. Sonunda bu kârlar faiz olarak tekel sermayeye akıtılmaktadır.

“Adil (Ekonomik) Düzen”de serbest rekabet sağlandığı için kârı maksimize eden değil, üretimi maksimize eden ekonomi uygulanmaktadır.

 

(G. Müslüman ülkelerin petrol üretimlerinin her türlü müdahale yapılarak, her şeyin kendi sömürü düzenlerine göre tanzimi.)

Bugünkü sömürüye dayanan zalim kapitalist düzende sınırlı kaynaklar tekelin emrine verilmekte ve sömürü imkanları sağlanmaktadır.

“Adil (Ekonomik) Düzen”de ise sınırlı imkanların yarısı halka sayılarına yani nüfuslarına göre bölüşülmekte, geri kalan yarısı ise üreticilere ve dağıtıcılara verilmektedir. Yani çıkan ürünün yarısı vergi olarak alınmaktadır. Bunların kuponları bütün insanlara eşit olarak dağıtılmaktadır. İnsanlar paylarını ister kullanır ister satarlar. Bugünkü zalim kapitalist düzende olduğu gibi petrol tekeli ve sömürü oluşamaz.

 

(Yukarıda Şekil 7’de anlatıldığı gibi adeta üçkâğıt oyunu sergilemektedir. Ne demek bu? 500 doları basmış getiriyor petrol şeyhine veriyor.  Petrolü alıyor. Getiriyor yeşil kâğıdı (doları) veriyor, onun malını ve alın terini kâğıtla değiştiriyor.  Sonra tekrar geliyor, sana yeşil kâğıt vermiştim onu bana geri ver, şimdi sarı kâğıt vereceğim.  Amerikan doları ve sarı kâğıt da Merkez Bankası’nda toplanıyor. Merkez Bankası’na geliyor “ver o kâğıtları bana, sana yeşil kâğıt vereceğim” diyor.)

Amerikan Merkez Bankası (FED) tahvil alıyor ve Yahudinin reel ekonomisini yaşatıyor. Yahudi de onunla dünyayı sömürtüyor. Bonosunu alıyor finans ekonomisini sömürtüyor. Merkez Bankalarına kredi veriyor, ABD devletinin dünyayı sömürmesini sağlıyor. Tahsildarsız vergi alıyor. Dolarda enflasyon yapıyor, kendisi dünyayı sömürüyor. Üç kağıt değil dört kağıt oyunu ve sömürüsü var.

 

(Türkiye’nin 60 milyar dolar rezervi olduğunu kabul edelim. Dolar cinsinden bu rezerv para nerede? Rockfeller’in kasasında. Bizim Merkez Bankası’nın kasasında ne var? Amerikan Express Bank’da 60 milyar dolar rezerviniz var diye beyaz bir kâğıt var, para yok. Parayı o kullanıyor. Bütün dünyada aynı şeyi tatbik ediyor. Trilyonlarca dolar Amerika’nın dışında var, trilyonlarca içinde var, trilyonlarca dolar tahvil var, trilyon dolar da rezervleri. Toplam üçkâğıt oyunu ile trilyonlarca dolar sömürüyor. Ondan sonra arkasından gelmiş nerede para var ise oraya kendi pompalarını koymuş. Kaynakları adeta hortumlamaktadır.)

Aldığı faiz kadar enflasyon yapıyor. Onunla da dünyadaki teröristleri besliyor. Bizim PKK bizim verdiğimiz faizle besleniyor. Filistin’deki zulümleri ve savaşları o finanse ediyor. İki tarafı o finanse ediyor.

“Adil (Ekonomik) Düzen”de siyaset güvenliği sağlar, ekonomi ile uğraşmaz. Vergisini alır, güvenliği sağlar. Ekonomiyi meslekî kuruluşlar sağlar. Bunlar da “kooperatifler” hâlinde organize olur. Paraları devletler değil kooperatifler çıkarır. Mal senetlerine yani üretilen mallara karşılık çıkarır.

Devlet sadece karşılıksız para çıkarıp çıkarmadığını denetler, yargı yoluyla mâni olur.

Siyaset dinin, ilmin ya da ekonominin üstünde değildir.

Ekonomi de onların üstünde değildir.

 

(Şimdi dünya haritasına bakınca 200 tane boyalı ülke görüyoruz. Ben sizin yüzünüzün derisini kaldırırsam altından damarlar çıkar, sinirler, kemikler çıkar. Dünyanın anatomisi, dünya haritasında da bu boyayı kaldırdın mı altından ırkçı emperyalizm’in yerleştirdiği hortumlar, pompalar, havuzlar, vanaları görürüsün. Bu sömürü mekanizmasıyla beşeriyet sömürülmektedir.)

Sömürü düzeni karşılıksız parayla, vize ve gümrüklerle, tekel enerji kaynaklarıyla, mafya ve gizli istihbaratlarla sürdürülmektedir, sömürü sermayesi kurduğu sömürü düzeniyle insanlığı sömürmeye devam etmektedir.

“Adil (Ekonomik) Düzen”de;

- Para karşılıklıdır…

- Gümrük ve vize yoktur...

- Enerji sektörü enerji vakfının elindedir; insanlara bölüştürülmektedir…

-Gizli istihbarat yerine açık istihbarat vardır...

 

(Şimdi Faizci Kapitalizmin anatomisini açıklamaya çalışıyorum. Deriyi kaldırdım altından ne çıktı? Bir bakıyorsun ki dünyanın 20 trilyon dolar kaynakları dolandırılmış.)

Sömürü sermayesi karşılıksız para ve o paranın da faizi ile dünya devletini oluşturmuş, tahsildarsız dünyayı vergiye bağlamış, onunla da insanlığa ihanet etmektedir.

“Adil (Ekonomik) Düzen” bütün bunları kaldıracak...

- İnsanlığın parası olacak...

- Devletlerin paraları olacak..

- İllerin paraları olacak…

- Bucakların parası olacak...

Kimse kimseyi sömüremeyecek. Faiz olmayacak. Vergi senede bir defa olarak alınacak ve maldan alınacak. Devlet payı ne ise sadece onu alacak.

 

(Başka bir sömürü çarkı da ulaşım üzerinden alınan paydır. Yer değiştirirsen, uçakla gidersen % 9’unu IATA’ya vereceksin. Bunlar Siyonist Yahudi kuruluşlarıdır.  Nereye giderseniz gidin %9’unu Siyonistlere vermeden gidemezsiniz. Para transferi ancak Siyonist Yahudi bankalar üzerinden yapılabilir. Mevcut dünya düzeni vasıtasıyla sömürü boruları her yere döşenmiş, sömürü pompaları kurulmuştur. Harıl harıl dünya sömürülmektedir.)

Bankada yapılan transferlerden alınan paylar sonunda bankalara, onlardan da faizli merkez bankasına gitmektedir.

“Adil (Ekonomik) Düzen”de tüm transferler bedelsizdir. Altyapı masrafları da yolculardan değil üretimdeki genel hizmet payından karşılanmaktadır. Uçak istediği havaalanına iner, gemi istediği limana gider. Para ödemez; parası  vakıflardan ödenir. Vakıflara genel hizmet payından verilir.

 

(Şekil 7’nin F bendinde bütün dünyada yapılan alış-veriş için ödenen paranın yarısına da değişik yollardan en konmaktadır. F bendinde belirtilen hususları dünyada kaç kişi biliyor? Sen dünyanın neresinde olursan ol ekmek almak için fırına gittin. Ekmek almak için para ödedin. Ödediğin paranın 1/3’ünün faiz olduğundan çoğumuzun haberi yoktur. Bu üçte bir dolaylı yollardan Siyonistlere gitmektedir. Çünkü o ekmek bakkala gelene kadar birçok aşamadan geçtikten sonra ekmek haline gelmektedir. Traktör bono ile alınıyor, faiz ödeniyor. Zirai ilaçların alım satımında faize pay ayrılmaktadır.  Bononun faizi sen ekmek alırken senden alınıyor. Un fabrikası faizle çalışıyor. Onun faizini de sen ödüyorsun.)

Cebindeki paranın faizini her gün ödüyorsun, enflasyonla ödüyorsun. Borcun faizini ödüyorsun. Bunların hepsi sonunda ABD merkez banaksının (FED) geliri olmaktadır.

“Adil (Ekonomik) Düzen”de faiz yok. Çünkü herkese yeteri kadar para faizsiz verilmektedir. Bu durumda kim faizle para alır? Enflasyon yok, çünkü karşılıksız para çıkmamaktadır. Ambara giden mal kadar senet, senetten d e bankaya giden kadar para çıkmaktadır. Anlamıyoruz diyorlar. Burada anlaşılmayan ne var?  

 

(Bunları biz daha önce matematiksel hesaplar ile hesapladık. Tüm satılan malların fiyatının 1/3’ü faizdir. 1/3’ü de haksız vergidir. Bu vergiyi de devlet alıyor. Aldığının yarısını götürüp yine ırkçı emperyalizme veriyor. 1/3’ünün de yarısını alırsanız bu % 50 yapar. Dünyada 75 trilyon dolarlık alış veriş yapılıyor. 37,5 trilyon dolar her yıl ırkçı emperyalizm’e ödüyoruz. Borularını döşemiş, hortumlarını çekmiş. Müslüman ülkelerin hemen hemen bütün yönetimleri Siyonistlerin denetimi altındadır. Ne kadar petrol çıkartacak? Suudi Arabistan çıkardığı petrolü kaça satacak? Kime satacak? Sattığı parayı hangi bankaya koyacak? Ne kadarını kendi kullanacak, ne kadar yatırım yapacak? Hangi müteahhide verecek? Bu soruların doğru cevabını bulmaya çalıştığımız zaman her yerde sömürü çarkının çalıştığını görürüz.)

Üründeki değerin faiz payı üçte birdir. Vergi payı da o kadardır. Verginin yarısı faize gitmektedir. Toplam faiz %50’dir. Üretim böylece yarıya düşürülerek maksimum kâr sağlanmaktadır. Bunun anlamı %50 işsiz vardır demektir. Türkiye’de kadınların yarısı  çalışma şartları müsait olmadığı için çalışmamaktadır. Erkekler 25 yaşına kadar askerlik dolayısıyla çalışamamaktadır. 50 yaşından sonra emekli oldukları için çalışmamaktadır. Bu da yüzde elli ederi Demek ki insanımız yarı yarıya çalışmamaktadır. Sermaye maksimum kâr yapsın diye emeğin yarısı havaya atılmaktadır.

 

(Mevcut haksız dünya düzeni yoluyla dünya kaynaklarının önemli bir bölümü kontrol edilmekte ve dünya kaynaklarının önemli bir bölümüne ırkçı tekelci mihraklar el koymaktadırlar. İşte gördüğünüz gibi, dünyanın neresinde alış veriş merkezi varsa oralara ırkçı-tekelci sermaye girmiş, bütün dünyayı sömürüyor. Bir basit hesap yapacak olursak; 175 trilyon dolarlık sömürü yapıyor. Şimdi bu şekildeki mekanizmaları ve pompalarla bütün ülkeler sömürülmekte ve neticede kitleler yoksulluğa ve sefalete mahkûm edilmektedir. )

İnsanlığın yarısı işsizdir. Ayrıca insanlığın çok az kısmı israf ve sefahat içindedir, diğerleri sefalet içindedir. İnsanların yüzde 90’dan fazlası borçlu, yüzde 10’u alacaklıdır.

“Adil (Ekonomik) Düzen”de geliri olmayanlara borç değil dünyadaki payından kira karşılığı verilip borçlu insan bırakılmayacaktır. Sermayeden de sermeye vergisini alarak tekel oluşturulmasına engel olunacaktır. Gelir vergisi alınmayacaktır.

 

(Aşağıda Şekil 8’de görüldüğü gibi, insanlar getirilmiş bir çelik borunun içine konulmuştur. Mevcut düzen aynen çelikten boru gibi insanı her taraftan sarmaktadır. Mevcut nizamdan dışarı çıkamazsın diye her tarafı sarılmıştır. Sen bunu fırında olsan bile ekmek alırken ben ekmek fiyatı içinde faizi ödeyemem diyemezsin. Yoksa ekmeği alamazsın. Çelik borunun içerisindesin. Baktığınız zaman televizyonlarda bir sürü diziler, yer yerinden oynuyor. Borunun içinde ne var diye bakarsan insan terleyip duruyor. Neden? Çünkü faizci Kapitalist Düzenin 5 tane temel mikrobu vardır. Bu mikrobun birincisi faizdir. İkincisi haksız vergidir. Üçüncüsü darphanedir. Dördüncüsü kambiyo işlemleriyle alınan farktır. Beşincisi kredidir. Bu nizamı ırkçı emperyalizm bilerek kurmuş, bunları kullanıyor, istediği gibi insanları eziyor ve sömürüyor.)

Tekel sermaye döşediği sömürü borularıyla dünyanın kanını emmektedir. Bunlar faizdir, gelir vergisidir, karşılıksız paradır, kredi tekelidir, gümrüklerdir, vizelerdir…

“Adil (Ekonomik) Düzen”de faiz yoktur. İşletmelerden ürettikleri kadar pay alınmaktadır. Alınan payla orantılı olarak faizsiz kredi verilmektedir. Gelirden değil sermayeden kırkta bir alınmakta, sermeye tekeli önlenmektedir. Para mal karşılığı olan senede karşılık çıkarılmaktadır. Kredi üretime verilmektedir. Üretimden gelen kamu payı karşılığı yani vergi karşılığı faizsiz kredi verilmektedir. Vergi faizsiz kredinin karşılığıdır yani  faiz vergidir.

 

Şekil 8’de bütün bu hususlar açıkça ortaya konmaya çalışılmıştır. Irkçı Emperyalizmin, kurduğu sömürü mekanizmaları ile 7 Milyar insanı Faizci Kapitalist Nizamla nasıl ezdiği anlatılmaya çalışılmaktadır.

(Şekil Not supported field expression!: Irkçı Emperyalizmin İnsanlığı Faizci Kapitalist Düzenle Ezmesi)

Tekel sermayenin  sömürüsünden ancak kurulacak kooperatiflerin oluşturacağı ekonomik seralar sayesinde korunabiliriz. Seralar geniş tutulur. Yeni seralar eklenir. Sonunda isteyenler faizli düzende kalırlar, isteyenler yeni düzene gelmiş olurlar.

“Adil (Ekonomik) Düzen” makrodan değil mikrodan oluşturulacaktır.

 

SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL

www.akevler.org    (0532) 246 68 92

 

 






Çok Okunan Makaleler
Süleyman Karagülle
ABD Başkanlık Seçimi
19.11.2016 46006 Okunma
28 Yorum 19.12.2016 21:41
Süleyman Karagülle
KABİR AZABI
25.02.2014 32295 Okunma
8 Yorum 05.03.2014 21:24
Süleyman Karagülle
Görevimiz
22.02.2014 30282 Okunma
12 Yorum 05.02.2016 21:44
Süleyman Karagülle
Adil Düzen Partisi'nin kuruluş tartışması
6.08.2011 21634 Okunma
9 Yorum 06.02.2016 17:34
Süleyman Karagülle
Akevler
14.07.2013 21167 Okunma
6 Yorum 22.07.2017 20:36
Süleyman Karagülle
Devlete faiz haram mıdır?
9.11.2013 19401 Okunma
Süleyman Karagülle
İlmîlik Demek “Usul” Demektir
3.10.2015 18150 Okunma
Süleyman Karagülle
Neden Arapça; Neden Kuran Arapçası
9.02.2013 17271 Okunma
1 Yorum 10.02.2013 15:18
Süleyman Karagülle
Fıkha Göre Yeni Hükümet
14.06.2015 15824 Okunma
5 Yorum 28.06.2015 16:16
Süleyman Karagülle
Putin Müslüman Oldu
21.03.2015 15785 Okunma
5 Yorum 24.03.2015 11:50
Süleyman Karagülle
Tesviye mi Tasfiye mi?
1.09.2016 15472 Okunma
3 Yorum 22.09.2016 19:58
Süleyman Karagülle
Akit ve Ahit (Tekrar)
12.04.2012 15259 Okunma
1 Yorum 13.04.2012 17:57
Süleyman Karagülle
İnsanlık anayasası - Sam Adian'a cevap
24.02.2016 15125 Okunma
10 Yorum 26.02.2016 00:34
Süleyman Karagülle
Kuran'ı Doğru Anlamak
30.05.2015 15060 Okunma
3 Yorum 27.11.2016 18:52
Süleyman Karagülle
R.T.Erdoğan ve F.Gülen
8.02.2014 15013 Okunma
2 Yorum 27.07.2017 01:05
Süleyman Karagülle
Ahmet Davutoğlu’nun Hatası
14.05.2016 14980 Okunma
3 Yorum 17.05.2016 07:37
Süleyman Karagülle
15 Temmuz 2016 Neden Yapıldı?
17.07.2016 14848 Okunma
3 Yorum 19.07.2016 19:47
Süleyman Karagülle
Evlilik ve Kanun Önerisi
5.03.2016 14808 Okunma
1 Yorum 06.03.2016 01:18
Süleyman Karagülle
Akhan ve Tokul Ailelerine Açık Mektup!
5.09.2015 14121 Okunma
1 Yorum 05.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Düşen Uçak ve Suriye Meselesi
29.11.2015 13975 Okunma
4 Yorum 08.12.2015 06:11
Süleyman Karagülle
Yeniden Seçim
25.07.2015 13751 Okunma
3 Yorum 29.07.2015 03:01
Süleyman Karagülle
İdam ve Öcalan
25.06.2016 13505 Okunma
6 Yorum 02.07.2016 12:02
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sisteminin Delilleri
21.05.2016 13496 Okunma
4 Yorum 22.05.2016 18:44
Süleyman Karagülle
Kesilen Hayvanlar (Mete Firidin’in görüşü üzerine)
14.04.2015 13424 Okunma
1 Yorum 16.04.2015 20:19
Süleyman Karagülle
Türkiye Cumhuriyeti Devleti
20.09.2015 13312 Okunma
4 Yorum 23.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Darbeyi Kim Yaptı?
8.10.2016 13221 Okunma
6 Yorum 11.10.2016 13:15
Süleyman Karagülle
Davet
25.04.2015 13077 Okunma
6 Yorum 27.04.2015 10:03
Süleyman Karagülle
Adil Düzen, N.Erbakan - S.Karagülle-1
1.10.2011 12990 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Ekonomisi
3.12.2016 12944 Okunma
3 Yorum 05.12.2016 13:19
Süleyman Karagülle
Koalisyon ve Çözüm
4.07.2015 12942 Okunma
3 Yorum 24.07.2015 23:29
Süleyman Karagülle
Sam'a cevap: Kuran'daki müşküller, müteşabihler
3.01.2016 12760 Okunma
1 Yorum 16.01.2016 14:15
Süleyman Karagülle
AK Parti’ye Tuzak!
11.04.2015 12615 Okunma
3 Yorum 13.04.2015 12:32
Süleyman Karagülle
Üçüncü Binyıl Uygarlığı
31.10.2015 12559 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:54
Süleyman Karagülle
AK Parti’nin Kötülük ve İyilikleri
25.06.2016 12531 Okunma
Süleyman Karagülle
İstihare; “EVET/HAYIR” manası nedir?
26.02.2017 12524 Okunma
9 Yorum 04.08.2017 21:52
Süleyman Karagülle
Sam Adian'a cevap
15.11.2015 12446 Okunma
2 Yorum 19.11.2015 21:27
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE TAM İSTİHDAM
3.10.2016 12398 Okunma
Süleyman Karagülle
Riba/Faiz ve Katılım Bankaları
24.01.2015 12390 Okunma
Süleyman Karagülle
İki Merkez; Sermaye ve Kur’an
3.10.2015 12332 Okunma
2 Yorum 05.10.2015 08:11
Süleyman Karagülle
İran'da zelzele ve teklif
20.04.2013 12331 Okunma
4 Yorum 25.04.2013 18:26
Süleyman Karagülle
Mümin-Müslim Hakkında Sorular
25.05.2010 12280 Okunma
4 Yorum 07.06.2010 22:20
Süleyman Karagülle
Türkiye’nin Yeri ve Görevi
27.06.2015 12278 Okunma
1 Yorum 29.06.2015 14:04
Süleyman Karagülle
Mümin kimdir?
9.05.2015 12240 Okunma
Süleyman Karagülle
Çağımızda Cihad
7.07.2015 12211 Okunma
3 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
Çözüm Süreci ve PKK sorununun çözümü
8.08.2015 12205 Okunma
2 Yorum 10.08.2015 12:00
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sistemi
26.11.2016 12168 Okunma
4 Yorum 29.11.2016 07:17
Süleyman Karagülle
Kuran'ın değeri, Muhammed'in varlığına dair cevaplar
11.06.2016 12137 Okunma
1 Yorum 12.06.2016 17:31
Süleyman Karagülle
Çağımızın sorunları
4.05.2013 12135 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:10
Süleyman Karagülle
Türkiye’yi bekleyen tehlike; uçurum!
6.06.2015 12095 Okunma
2 Yorum 09.06.2015 08:56
Süleyman Karagülle
Dershaneler
7.12.2013 12089 Okunma
8 Yorum 08.04.2014 09:25
Süleyman Karagülle
Akit Yorumcularına
21.07.2015 12057 Okunma
1 Yorum 22.07.2015 13:24
Süleyman Karagülle
Söz ver, oy vereyim
9.05.2015 12031 Okunma
1 Yorum 11.05.2015 09:51
Süleyman Karagülle
Kiralar Neden Yüksek?
31.01.2015 12022 Okunma
Süleyman Karagülle
Korkunç Kriz ve Çaresi
16.05.2015 11951 Okunma
3 Yorum 22.05.2015 11:29
Süleyman Karagülle
Çözüm 100 lojmanlı işyerleri
30.03.2013 11813 Okunma
9 Yorum 13.04.2013 08:44
Süleyman Karagülle
Medine Vesikası-Taha Akyol’a Cevaplar-2
25.07.2015 11797 Okunma
Süleyman Karagülle
Avrasya Ekonomik Birliği
3.01.2015 11686 Okunma
3 Yorum 14.01.2015 08:18
Süleyman Karagülle
D E R G I !
29.04.2017 11640 Okunma
18 Yorum 16.05.2017 08:11
Süleyman Karagülle
F. Gülen ve İbtihal
26.03.2016 11621 Okunma
Süleyman Karagülle
İstişare
2.11.2013 11569 Okunma
8 Yorum 13.11.2013 11:10
Süleyman Karagülle
Vergisiz Devlet
26.12.2015 11505 Okunma
2 Yorum 26.12.2015 20:11
Süleyman Karagülle
Vadeli satış, taksit ve murabaha
22.12.2012 11470 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran'a İman ve Uymamız Gereken Dört İlke
5.11.2016 11463 Okunma
3 Yorum 13.11.2016 13:12
Süleyman Karagülle
Mısır’daki İdamlar ve Yapılması Gerekenler
23.05.2015 11344 Okunma
1 Yorum 25.05.2015 10:09
Süleyman Karagülle
Çanlar kimin için çalıyor?
19.07.2014 11343 Okunma
5 Yorum 22.07.2014 09:12
Süleyman Karagülle
Milletvekili Yemini
14.03.2015 11336 Okunma
Süleyman Karagülle
PKK, Kürtler ve Yapılması Gereken
7.11.2015 11333 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:52
Süleyman Karagülle
GİRİŞİM/Cİ (Bir Tartışma Konusu)
31.12.2011 11290 Okunma
3 Yorum 05.01.2012 13:32
Süleyman Karagülle
Akevler ve AK Parti
14.06.2015 11234 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an ve İki Lider; Putin ve Erdoğan
2.01.2016 11194 Okunma
4 Yorum 08.01.2016 15:13
Süleyman Karagülle
Kenan Evren
16.05.2015 11107 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:30
Süleyman Karagülle
Elektrik Kesintisi ve Çözüm Önerisi
4.04.2015 11090 Okunma
Süleyman Karagülle
Ruslar ve Türkler
20.12.2015 11074 Okunma
2 Yorum 25.12.2015 14:57
Süleyman Karagülle
Kıssadan hisse ve devlet yönetimi
17.05.2014 10956 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeni Bir Dünya İçin Yapılması Gerekenler
19.11.2016 10914 Okunma
1 Yorum 19.11.2016 22:39
Süleyman Karagülle
Ayı öldürmek yasak
4.05.2013 10908 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:25
Süleyman Karagülle
IŞİD ve PKK ile Neler Oluyor?
1.08.2015 10905 Okunma
Süleyman Karagülle
Altın Bono
17.12.2016 10877 Okunma
2 Yorum 19.12.2016 21:21
Süleyman Karagülle
KUR’ANÎ ÇÖZÜM
18.04.2016 10831 Okunma
1 Yorum 18.04.2016 10:52
Süleyman Karagülle
Sermaye ve siyasi güç, para ve silah
24.05.2014 10812 Okunma
Süleyman Karagülle
Son Ümit!
4.07.2015 10766 Okunma
Süleyman Karagülle
Neden matematik?
16.02.2013 10724 Okunma
1 Yorum 17.02.2013 00:40
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Çin
1.08.2015 10630 Okunma
1 Yorum 03.08.2015 09:13
Süleyman Karagülle
Vergi indirimi ve vergi iadesi
22.02.2014 10506 Okunma
Süleyman Karagülle
İslâm Hukuku-Taha Akyol’a Cevaplar-1
25.07.2015 10480 Okunma
Süleyman Karagülle
Partilere Tavsiye
30.05.2015 10430 Okunma
1 Yorum 01.06.2015 08:08
Süleyman Karagülle
Adil Kur’an Düzeni ve çağımızın sorunları
5.09.2015 10410 Okunma
2 Yorum 07.09.2015 17:54
Süleyman Karagülle
Rockefeller Ailesi ve Hidrojen Enerjisi
2.04.2016 10346 Okunma
2 Yorum 11.04.2016 08:19
Süleyman Karagülle
Rüya
20.02.2016 10323 Okunma
2 Yorum 21.02.2016 11:34
Süleyman Karagülle
Yeni Hükümet ve Devlet Başkanı
20.06.2015 10269 Okunma
2 Yorum 23.06.2015 14:03
Süleyman Karagülle
Kur’an Düzeninde Başkanlık
21.05.2016 10255 Okunma
1 Yorum 23.05.2016 08:10
Süleyman Karagülle
Mehmet Hikmetumut, Ölüm ve Ötesi
5.07.2015 10210 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
PKK Mikrobu Üreten Sebepler ve TEDAVİ
6.02.2016 10154 Okunma
1 Yorum 06.02.2016 23:11
Süleyman Karagülle
Kur’an Düzeni; Çözümü Halk Üretebilir
14.11.2015 10098 Okunma
1 Yorum 16.11.2015 08:32
Süleyman Karagülle
Akevler ve Araştırmacı
12.01.2013 10083 Okunma
Süleyman Karagülle
Erbakan ve Adil Düzen
14.11.2009 9968 Okunma
Süleyman Karagülle
Akevler Ekolü ve ...
18.04.2015 9961 Okunma
2 Yorum 20.04.2015 17:09
Süleyman Karagülle
Bir Adil Düzen Eleştirisi ve Cevabı
15.11.2011 9936 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Partinin başarıları
16.11.2013 9931 Okunma
Süleyman Karagülle
Tanrı ve Olasılık
3.10.2015 9903 Okunma


© 2026 - Akevler