Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER EVRAK KAYITLARI-09.02.2001
12.03.2026
485 Okunma, 0 Yorum

ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER

EVRAK KAYITLARI

T E Ş K İ L Â T

DANIŞMANLAR:                                                  YÜRÜTENLER:

İNSANLIK DİNİ ŞÛRASI                                     İNSANLIK EVRAK BAKANI

KITA EVRAK ÜSTÜN DANIŞMANLARI          KITA EVRAK SORUMLUSU

ÜLKE DİNİ ŞÛRASI                                             ÜLKE EVRAK BAKANI

BÖLGE EVRAK YÜKSEK DANIŞMANLARI              BÖLGE EVRAK SORUMLUSU

İL DİNİ ŞÛRASI                                                     İL EVRAK BAKANI

İLÇE EVRAK GÖREVLİLERİ                             İLÇE EVRAK SORUMLUSU

BUCAK DİNİ ŞÛRASI                                          BUCAK EVRAK BAKANI

SEMT EVRAKÇILARI                                           SEMT EVRAK SORUMLUSU

KAYIT GÖREVLİLERİNİN ATANMASI

Semtlerde 10’a yakın evrakçı bulunur. İlçelerde ise 10’a yakın evrak görevlisi vardır. Bölgede ise 100’e yakın evrak danışmanları bulunur. Bunlar ihtisas sahibi danışmanlardır. Bir görevlinin 10’a yakın yüksek danışmanı bulunur. Devlet merkezinde 100’e yakın üstün danışman bulunur. Üstün danışmanlar hizmet talimatlarını hazırlarlar. Yüksek danışmanlar hizmet talimatlarına göre hizmet projeleri hazırlarlar. Görevliler ise projeleri uygulatırlar. Projeleri semtlerdeki (köylerdeki) hizmetliler yaparlar. Ayrıca her semtte bir evrak hizmet sorumlusu vardır. Bunu bucak başkanları atarlar. Her ilçede de bir evrak sorumlusu vardır. Bunları il evrak bakanlığı atar. Her bölgede bir evrak genel müdürü vardır. Bunu da ülke evrak bakanı atar. Mekke’de insanlık evrak bakanı vardır. Kıtalara onlar evrak genel sorumlularını atarlar.

İlçelerde orta ehliyetli kayıt görevlileri bulunur. Dosyalar bunlar tarafından tutulur. Bunların sayısı 5’ten az olamaz, 20’den fazla olamaz. Sayılarını il yönetimi belirler. Bu görevliler orta ehliyetli olmalıdırlar. Ehliyetler il ilmî meclisi tarafından imtihanlarla tevcih edilir. İl şûraları bunları sıralama usûlü ile ilçelere atarlar. Halk bunlardan istediğini kendisine evrak kayıt hizmetlisi olarak seçer. Bir görevli bir ilçe nüfusunun ancak beşte birinin kayıtlarını tutabilir. En az yirmide birinin kaydını tutabilmelidir. Bulamazsa, o ilçede evrak kayıt hizmetini yapamaz. Hizmetliler başka iş de yapabilirler.

İlçe evrak kayıt görevlisi, semtlere (köylere) birer temsilci atar. Bir kişi değişik hizmetlerin temsilcisi olabilir. Başka işler de yapar. Bu semt hizmet temsilcilerine ehliyeti bucak ilmî meclisi verir. Bölgelerde ise ihtisas sahibi yüksek evrak kayıtlayıcısı bulunur. Semtlerdeki temsilcilere “evrakçı”, ilçedeki evrak hizmet görevlisine “evrak görevlisi”, bölgedeki mütehassıs evrakçıya “yüksek evrak danışmanı”, otorite evrakçıya “üstün evrak danışmanı” denmektedir.

Yüksek evrak danışmanlarına ehliyeti il ilmî şûrası verir. Bölgelere atamaları dinî şûra sıralama usûlü ile yapar. Halkın en az yirmide birini temsil eden evrak görevlilerinin atanmaları kesinleşir.

Hizmetler şûralar arasında bölüşülmüştür. Her yaşta ve herkesi ilgilendiren konulardaki işler dinî şûralar, 7 yaşından büyük kimseleri ilgilendiren konular ilmî şûralar, 10 yaşından daha büyükleri ilgilendiren konularda mesleki şûralar, 15 yaşından sonrakileri ilgilendiren konulardaki hizmetler siyasî şûralar tarafından yapılır. Dört çeşit kayıt hizmetleri vardır. Bunlardan evrak kayıt işlerini ilgilendiren konulardaki hizmet dinî, borç ve alacakla ilgili konulardaki kayıtlar siyasî, envanter yani mal akışları ile ilgili kayıtlar meslekî ve daha çok planlamayı ilgilendirdiği için demirbaşlarla ilgili kayıtlar ilmî şûralara aittir.

Kayıtlar, semtlerde (köylerde) yapılır. İlçelerde saklanır. Hizmetlerin planlanması bölgelerde yapılır. Hizmet talimatları kıtalarda oluşur. 10’a yakın hizmet ekolü vardır. Ayrıca 10’a yakın kıta vardır. Böylece 100’e yakın alternatif sözkonusudur. Böylece hizmette devamlı yarış sağlanacaktır.

İnsanlık: Mekke’de dinî şûra, sıralama usûlü ile bir insanlık evrak bakanını atar ve denetler. Ayrıca yine sıralama usûlü ile insanlık dinî şûrası her kıtaya 10’a yakın üstün evrak danışmanını atar. Bakan da buralara kıta evrak sorumlusunu atar. Üstün evrak danışmanlarının ehliyetlerini insanlık meclisi teminatlı olarak verir. Atama bunlar arasından yapılır.

Ülkede dinî şûra, sıralama usûlü ile bir ülke evrak bakanını atar. Ayrıca yine sıralama usûlü ile her bölgeye 10’a yakın yüksek evrak danışmanlarını atar. Bölge evrak sorumlusunu ülke evrak bakanı atar.

İl dinî şûrası, sıralama usûlü ile bir evrak bakanını atar ve denetler. Ayrıca ilçelere yine sıralama usûlü ile 10’a yakın evrak görevlilerini atar. Evrak il bakanı ilçelere sorumluları atar.

Bucak dinî şûrası, bucağa bir bucak evrak bakanını sıralama usûlü ile atar ve denetler. Ayrıca semtlere 10’a yakın evrak hizmetlilerini atar. Semtlerde evrak sorumlularını bucak evrak bakanları atarlar.

Semtte bir evrakçının göreve devam edebilmesi için ilçedeki evrak görevlilerinden birinden temsilcilik alması gerekmektedir. Bir görevli bir yerde birden fazla temsilci bulundurabilir. Bir temsilci de birden fazla görevlinin temsilcisi olabilir.

Bir ilçede evrak görevliliğini yapabilmek için bölgedeki yüksek müşavirlerden en az 10 danışmanın danışmanlığını kabul etmiş olması gerekir.

Bölge merkezinde yüksek danışmanlık yapabilmek için kıta merkezinde bir üstün evrak danışmanının onun danışmanlığını kabul etmesi gerekir.

Bir kimsenin ilçede evrak görevlisi olabilmesi için ora halkından yüzde beşinin hizmetini kabul etmesi gerekir. En çok yüzde yirmisinin hizmetini yapabilir. Aktarmalar geçerlidir.

Bir bölgede bir mütehassısın yüksek evrak danışmanı olabilmesi için bölge halkının o konuda en az yüzde birinin danışmanının danışmanı olmalıdır. En çok %20’sinin danışmanı olanların danışmanı olabilir. Benzer uygulama kıta merkezleri için de sözkonusudur.

Burada çok açık olarak görülüyor ki, bilgi ve beceri ehliyetini o hususta ihtisası olan kurumlar verecektir. Hizmete sadakati ise halkın seçtiği ve halkı temsil eden şûralar verecektir. Bütün bunlar yeterli değildir. Bunun yanında halktan yeter sayının o kimsenin hizmet etmesini kabul etmesi gerekir.

EVRAK HİZMETLERİ

Evrak hizmetlerinde her kişi için bir dosya tutulur. İmzası olan her çeşit evrak veya muhatabı bulunduğu her evrak bunun dosyasına girer. Diğer kurum ve kuruluşlar buradan istedikleri zaman iktibas edebilirler. Mesela, bir kimse ambar sorumlusu oldu. Bu vesile ile bir çok yazılar gelmiş ve gitmiş. Eğer muhatap bu ise veya bunun imzası varsa mutlaka bunun dosyasına girer. Ambar ayrıca kayıt tutabilir, belge tanzim edebilir. Bunların saklanması zorunluluğu olmadığı gibi resmi belge niteliğini taşımaz. Standart belgelerde ise sadece doldurulan kısımlar kayda geçer. Standart kısmın sadece numarası belirtilir. Mesela, bir kimse bono senedi doldurmuşsa, bono senedinde alacaklı, miktar, cins, borçlu, tarih ve vâde yazılır. Başına form numarası yazıldıktan sonra bu sıra ile virgül konarak isim veya rakam yazılır. Onların anlamları yerlerine göre belirlenir. Belge aranırken borçlunun veya alacaklının, ciro yapanların dosyalarında bulunacaktır. Başka hiçbir yerde bulunma zorunluğu olmayacaktır. Bir mahkeme duruşması olduğunda yine böyle yazılan belgeler ilgililerin dosyalarına girecektir. Mahkeme kayıtlarında sadece gittiği yerler belirlenecektir. Her belgenin yazılı ve imzalı kâğıdı en az iki ayrı yerde saklanacaktır. Diğerleri ise bilgisayar üzerinde işlem görecektir.

Tanzim edilen her belgenin asılları iki ayrı binada ayrı iki kişinin sorumluluğunda kapalı olarak saklanacaktır. Bilgisayarlardaki kopyaları ilgili kişilerin dosyalarında görülecektir. Bunlardan bir kısmı açık olacak, yani başkaları da istedikleri zaman çekip okuyabilecek, bir kısmı ise sadece disketlerde saklanacak, başkalarının onlara girip okumasına imkân olmayacaktır.

Bir kimse herhangi bir belgenin birisinin dosyasına girmesini isterse, önce kendi dosyasına koyacaktır. Sonra bu belge istediği kimsenin dosyasına girecektir. Bu dosyalara girmek mümkün olacaktır. Ancak silip çıkmak mümkün olmayacaktır. Herkes istediği kimsenin dosyasına istediği bilgiyi koydurtabilecektir. Kişi kendi dosyasına giren bilgiye her zaman cevap verebilecek ve istediği kimsenin dosyasına girmesini isteyebilecektir. Bu belgelerdeki ifadeler söyleyeni ilzam etmez. Açık belgelerde hakaret varsa, suç isnadı varsa, yeminli yalan şehadeti varsa, yanıltma varsa, yargı konusu olacaktır.

Gizli olan belgelerin muhtevasını ancak evrakçı bilebilir. Evrak görevlisini kişi kendisi seçecektir. O kişi kendi inandığı ve güvendiği kimsedir. Her zaman değiştirebilecektir. Evrak görevlisi bu bilgileri başkalarına aktaramaz. Kopyalarını alamaz. Değişmesi halinde de başka evrak görevlisine teslim eder.

Dosya sahibi istediği kayıtları istediği kimselere istediği zaman gösterebilir. Bu dosyadaki belgeler kişinin lehinde kullanılır, aleyhinde kullanılamaz. Karşı tarafın dosyası da karşı taraf için delildir. Tanıklara kişiler kendi dosyalarını göstererek savunurlar. Tanıklar her zaman dosyaları göstermelerini isteyebilirler, zorlayamazlar. Göstermemeleri halinde, edindikleri kanaatlerine dayanarak şehadet ederler.

Her kişinin dokunulmazlığı vardır. Bu dokunulmazlık kişinin malına, canına, işine ve ırzına dokunulmazlık şeklindedir. Kendi rızası olmadan bunlara dokunulamaz. Kişinin özel dosyası da böyledir. Kendisi istemedikçe asla kimse dokunamaz. Açıp okunmasını isteyemez. Gizli dosyaların görülmesi şöyledir:

a)    Evrak görevlisi dosyaları yerleştirirken veya bilgisayara geçerken bu bilgilere muttali olur. Ancak bu bilgileri başka kimseye aktaramaz, bu bilgilerin kopyalarını alamaz. Kişi evrak görevlisini değiştireceği zaman tamamen ona aktarır. Kişi ile beraber olmadıkça da o dosyaları açıp okuyamaz. Dosyaya ancak kişinin şifresi ile girilebilir.

b)    Kişinin dayanışma ortaklık başkanları dosyasını görmek isteyebilirler. Göstermezse dayanışma ortaklığından çıkarabilir.

c)    Kişinin bucak veya ocak başkanı gizli dosyasını görmek isteyebilirler: Göstermezse ocaklarından veya bucaklarından sürebilirler.

d)    Tanıklar kişinin gizli dosyasını görmek isteyebilirler. Göstermezse ona göre kanaat edinir ve tanıklık yapabilirler.

e)    Hakemler dosyasının tanıklara gösterilmesi kararını alabilirler. Hakem kararlarına uymazsa kişi o ilçeyi terk etmek zorundadır.

Kamu hizmetleri açıktır. Her türlü belgeler ve bilgiler açık dosyalarda saklanır. Görevlilerin açık dosyasında görülür. Görevin yapıldığı bu kişilerin görev dosyalarından izlenir. Bazı hizmet kararları vardır ki gizli tutulur. Bu ancak görevliye intikal ettirilir. Bu bilgilere yalnız halefleri girer. Görevliler bu bilgilere dayanarak gerekli kararları alabilirler.

Bir örnek verelim: Bir kimse aleyhinde bir hususta mesela toplu yerde sigara içtiğine dair şikâyetler gelmektedir. Bu şikâyetler yalnız görevlilere açık kılınabilir. Bir kimse aleyhinde değişik kişiler bu şikâyetleri veya ihbarları yapmış iseler başkana bu bir kanaat  sağlar ve onu sürgün eder.  Yahut şikayeti  iş edinmiş, gelen geçen hakkında şikâyet yapmakta ise bu sadece görevlilere açık belgelerden olabilir. Herkesten şikâyetçi olduğu kanaatine varırsa o kişiyi de sürer. Başka bir kimse kamu görevi olarak böyle çok kimse hakkında şikâyette bulunmuş ama şikâyette bulunduğu kimseler aleyhinde başkaları da şikâyette bulunmaktadırlar. Demek ki bu görevini yapıyor. Başkan bunu ödüllendirir.

Hukuki sonuçların doğmasını istediğiniz her anlaşmada icap ve kabuller hep  aleni olacaktır. Gizli yazışmalarla haberleşme yapılabilir. Bu hiçbir hukuki vecibe doğurmaz. Ancak sonunda açık yazışma yapılarak hukuki sonuçları olan belgeler oluşturulur.

Bugün birbirini tanımayan insanların hukuki ilişkide bulunduğu dünyada yaşıyoruz. Bunlar bu dosyalara girdiğinde hem saklanmaktadır, hem de hukuki geçerliliği olan sonuçlar doğurmaktadır. Bu kayıtlar sayesinde birbirini tanımayan insanlar arasında sağlıklı ilişkiler kurulabilmektedir. Bu sisteme geçen  topluluklar kurtulacak, diğerleri ise tarihten silinip gideceklerdir.

EVRAK KAYDINDA YER ALAN BİLGİLER:

1-      DOĞUM VE DOSYANIN AÇILMASI: Önce kişinin doğduğu tarihte  doğum belgesine kayıt tarih ve saatini belirten annesinin kaşesi basılır. Bu belge ile kişinin kaydı yapılmış olur. Erkek veya kız olduğu belirtilir. Evrak görevlisini annesi belirler. Annesi belirleyemezse, anneannesi, yoksa onun annesi, ablası, ablası yoksa teyzesi, bunlar da yoksa halası; hâsılı kadın yakınları belirler. Bakma külfeti de  bunlara aittir. 

A)  Cinsi ilişkide bulunanlar, ilişkilerini tarihleri ile dosyalar ve bildirirler. Biri “icap” diğeri “kabul” yapar. Bu istekler aleni olmalıdır. Birbirleri ile evlenemeyecek kimseler arasında olmamalıdır. Kadın başkasından hamile olmamalıdır, yahut başkasından ayrıldıktan sonra üç ay geçmelidir. Sağlık kaydında evlenmeye mâni hastalığı bulunmamalıdır. Bu kayıt alenidir. Hastalığın türü aleni değildir. Böylece her kadının çocuk doğurduğu zaman cinsi ilişkide bulunduğu erkek belirli olmuştur. Kadın bir dönemde birden fazla erkekle cinsi ilişkide bulunamaz. Bu kayıtlara dayanılarak çocuğun babası belirlenmiş olur. Bu belirlemeyi çocuğa dosya açacak evrak görevlisi yapar.

B)   Çocuğun dini velisini annesi seçer. Çocuk 7 yaşına geldiğinde babasının seçtiği dini veliye isterse geçebilir. 10 yaşına geldiğinde babası veya annesinin izni ile istediği bir üçüncü kimseyi kendisine dini veli yapabilir. Bu husus anne veya babanın beyanları veya onların yerine geçen kadın veya erkeklerin beyanları ile kayıtlara işlenir. Doktor sadece doğduğu saatte annesinin kaşesi ile kişiyi adlandırmış olur. Yani kişinin değişmez künyesi annesinin kaşesi ile doğduğu saat ve yer ile  belirlenir.

C)   Çocuğun doğması ile çocuğun dosyasına ona varis olacakların veya onun varis olacağı kimseler de yerlerini alır. Onunla evlenemeyecek kimseler de yerlerini alır. Bunlar şunlardır:

Usul ve furu birbirleri ile evlenemezler.

Kardeşler birbirleri ile evlenemezler.

Usulün kardeşleri ile evlenilemez.

Kardeşlerin furuu ile evlenilemez.

Ayrıca cinsi ilişkide bulunulan kimsenin usul ve furuu ile de evlenilemez.

Cinsi ilişki müddeti içinde eşin kardeşleri, usulün kardeşleri, kardeşlerin furuu ile cinsi ilişki kurulamaz.

Sütü ile büyümüş bir çocuk süt annesinin usul veya furuu ile, süt babasının usul ve furuu ile, süt kardeşleri ile cinsi ilişki kuramaz.

Azatlı azat edenin azat etmeden önce cinsi ilişki kurmamışsa azat ettikten sonra azat ettiği kimsenin kendisi ve furuu ile cinsi ilişki kuramaz. Azatlı da azat edenin kendisi veya usulü ile cinsi ilişki kuramaz. Azatlı, yurdu olmayan bir kimseyi yanına alıp vatandaş yapılanlara denir.

D)  Ayrıca yakınlar arasında miras hukuku doğar. Kayıtlara bunlar da geçmelidir. Kişi miras kaydına bakıldığında kendisi ölürse kimlere ne kalacağı, mirasçıları ölürse kendisine ne kalacağı hemen dosyalara işlenmelidir. Çocuğu kaydeden evrak görevlisi bu şekilde düzenlediği programı bütün mirasçılara gönderir. Onlar da kaydeder. İhtilaf halinde hakemlere gidilir.

E)   Kişinin ikinci derece mirasçıları vardır. Bunlar birinci derecede mirasçıları yoksa varis olurlar. Bunlardan erkek olanların kısas isteme hakları vardır. Bunun anlamı şudur. Suç işleyene ceza verilir, tazminat ödetilmez veya tazminat ödetilir, ceza verilmez. Bugünkü hapis cezalarının para cezalarına çevrilmesinin uygulanmasıdır. Farkı, hakim hapis cezasını veriyor, kendisi para cezasına çeviriyor veya çevirmiyor. Alınan para cezası da mağdura değil varislere veriliyor. Adil Düzende ise hakemler ancak ceza verebilirler, onu affedemezler, para cezasına çeviremezler. Mağdurun varis olmayan en yakını isterse cezanın çektirilmesini ister, isterse cezayı tazminata çevirir. Tazminat kamunun geliri olmaz. Varislere bölüştürülür. Kendisi sağsa kendisine verilir. Bu tazminata çevirme yetkisi mirasçı yakınına verilmemiştir. Çünkü hep af cihetine giderler, hatta suçun işlenmesine taraftar bile olabilirler. Bu mirasçı olmayan en yakınlısına verilen yetkidir. Bu en yakınlının kim olduğu hatta ondan sonra gelenlerin kim oldukları da dosyada kayıtlı olmalıdır. Bu kayıtlar siyasi dayanışma ortaklığından gelir. Buna “af velisi” adını veriyoruz. Yani cezayı tazminata çevirme yetkisi olan kimse demektir. Mirasçı olmayan en yakın erkektir.

2- ÖLÜM KAITLARI: Ölüm yine ölenin kaşesi ile belirlenir. Ondan sonra basılan kaşe kısıtlıdır. Kaşe af velisine verilir. Mirasın taksimini af velisi yapar. Miras taksim edildikten sonra kaşe durdurulur. Kişinin dosyası ambalajlanarak kabrine konur. Böylece tarihe bir belge  bırakılır. Varisleri veya af yakınlıları kopyasını alabilirler.

Kişilerin mezarları ocak sitelerinde olur. Her ocakta 50 kişi bulunduğuna göre, yaş ortalaması 50 ise her ocakta yılda bir ölü çıkacak demektir. Bir asırda yüz ölü, bin yılda bin ölü çıkacaktır. Mezar 50 cm derinliğinde olabilir. İki metrelik bir derinlikte dört ölü gömülebilir. Her ölü için 2 metrekarelik bir yere ihtiyaç vardır demektir. Demek ki bin senede mezarlığın dolmaması için bir ocak için 500 metrekarelik yer yeterli olacaktır. Her apartmanın 500 metrekarelik bir bahçesi olma zorunluğu getirilebilir. Mezarın iki başına birer ağaç dikilir. Bu ağaçlar meyve ağaçları olabilir. Mezarların betonlanması yasaklanır. Sadece ölünün döküment dosyası konur. Bakınız, V. İslâm – II. Kur’an Medeniyetinin getireceği hükümler vardır. Sanayileşmenin getirdiği kaosu yenecek düzenlemelere ihtiyaç vardır. Kur’an Hz. Peygamber’e “kabrin üzerinde dur” demiştir. Öyleyse kabirlere saygılı olmalıyız. Ancak kabristanı da işe yaramaz hâle çevirmemeliyiz. Hz. Peygamber’in mezar üstünde dal diktiği rivayet ediliyor. “Kıyamet koparken bile fidan dik” tavsiyelerine uyarak, mezarlık hakkında geliştireceğimiz içtihat bunları zaruri kılmaktadır. Dengeyi daima korumalıyız.

Ocak kayıtlarında hangi mezarın hangi katmanında kimin yattığı bilinmelidir. Gerek görüldüğünde mezar açılıp dosyası açılabilmelidir. Bir aşiretin bin yıl yaşayacağı varsayılmıştır. Bin yıl sonra ne yapılacağına bin yıl sonra gelecek müçtehitlerin içtihadı ile karar verilir. Tüm ocak iki metre yükselirse sorun kendiliğinden çözülmüş olur.

3- Dosyalara genel hizmet tarafından bazı kayıtlar zorunlu olarak gelir.

a)    Başkanın tazir cezalarını uygulama yetkisi vardır. Bu cezalar kalıcı darbeler olamaz. Cezalar baştan belirlenmiş olacaktır. Dayak, hapis, para veya geçici sürgün cezaları olabilir. Bunlar sitenin sözleşmesinde açıkça belli olmalıdır. Hangi fiilin hangi ceza ile karşılaşacağı site mevzuatında belli olmalıdır. Bu cezaları başkan re’sen verir. Kabul etmeyen kişi o siteyi terk eder. Terk edenin bütün mali hakları korunur. Taşınmazları hakemlerce belirlenen cari değerini vererek peşin para ile satın almak durumundadır. Gitmezse bu cezalara razı olmuş olur. Bucağı terk edene bu ceza kovalaması yapılamaz. Terk etmesi de önlenemez. Başkanın ceza uygulamasına razı olmayan kişiye belirli müddet verilir. O müddet içinde kişi bucağı terk etmek zorundadır. Terk etmezse hukuki himaye kalkar. Yani kişinin malına, canına, işine saldıran olursa yargıya baş vurup hakkının korunmasını isteyemez. Kooperatiflerde kooperatif onların haklarını korumaz. Ortaklıktan çıkarılmış olur. Bütün kayıtlar dosyaya işlenir ve istenirse dosya açılıp aleni hâle getirilir. Böyle bir kimsenin dosyası başka bucaklara gönderilemez. Oysa kişi bucağını değiştirdiğinde dosya başka bucağa gider. Ancak dosyaya bucak yönetimince el konacağı hakem kararları ile tesbit edilir.

b)    Zimmet Kayıtları: Kişilerin her türlü borç ve alacakları ile sahip olduğu değerler zimmet muhasebesinde görülür. Ancak sene sonunda zimmet muhasebesinin icmali evrak kaydına gönderilir. Böylece kişinin yıllık kesin hesap bilançosu kişinin özel dosyasına girer ve alenidir.

c)    Envanter Muhasebesinden kişinin yıl içinde yaptığı işlerin icmalleri gelir ve dosyasına girer. Yani tasarruflarının sonuçları ve zimmet emeklerinin sonuçları envanter muhasebesinden evrak kaydına gider.

d)    Kişinin hissedar olduğu taşınmazların son durumları ve pay miktarları da evrak muhasebesinde kaydedilir. Bu  kayıtlar taşınmazların gerçek cari değerleridir.

e)    İlmi dayanışma ortaklığı sorumlusundan gelecek bilgiler vardır. Bunlar 7 yaşından sonra başlar. Bunlar yapılan imtihanlarla imtihanda aldığı derecelerden ibaret olup tüm bu kayıtlar kişinin özel dosyasında kaydedilir.

f)     Mesleki Dayanışma Ortaklığı: Mesleki eğitimleri ile mesleki imtihanlarda aldığı notlar buraya gelir. Kişinin her yıl mesleki derecesi belirlenir. Bu derece tahsiline, yaşına, becerilerine ve yüklendiği sorumluluğa göre değişmektedir. Bu kayıtların hepsi kişinin özel dosyasında bulunur.

g)    Ahlâki eğitim ve tezkiye dereceleri. Kişilerin kendi cemaatleri içinde dereceleri vardır. Cemaatlerinin topluluk içinde dereceleri vardır. Kişinin topluluk içinde ahlâki derecesi vardır. Belli hizmetlerde ancak o derecenin üstünde kişiler istihdam edilir. İhmalden verecekleri zararlar  dayanışma ortaklığınca ödenir. Bu dereceler de kişinin özel dosyalarında yer alır.

h)    Kişinin askeri eğitimi vardır. Askeri rütbeleri vardır. Askerlikle ilgili kayıtlar ve orada geçen hayat evrak dosyasına girmez. Sivildeki dosya da askerlere intikal ettirilmez. Askerler kendileri sicil tutarlar ve onunla ilgili dosyalar kendi birlik komutanlarında bulunur. Ancak kişinin hangi birliklerde hizmet ettiklerinin kaydı senede bir defa şifreli de olsa bildirilir. Ayrıca kişinin askeri mıntıka dışında işlediği her türlü fiillerden oranın bucağına karşı sorumludur. Kişinin aldığı cezalar da dosyasına geçer. Aleni olanlar zamanla gizli kayıtlara aktarılır.

i)      Araştırma merkezleri her yıl değişik şekilde buluş ödülleri dağıtırlar. Kişinin bir buluşu varsa bu buluş ona tescil edilir. Bu buluşlar da kişinin özel dosyasına işlenir. Bunun dışında yine araştırma merkezleri tarafından çeşitli yarışlar düzenlenir. Bu yarışlara katılanlara dereceler verilir. Bu dereceler de yine kişinin özel dosyasında işlenir.

j)     Toplulukta uyarıcılar vardır. Bunlar yanlış hareket edenlere sadece hatırlatırlar, ceza vermezler. Bu uyarılar da kişinin dosyasına geçirilir. Bunların bir kısmı gizli bir kısmı alenidir. Ayrıca hukuki tebliğler vardır. Kişi tebellüğ ettikten sonra ilzam olunur. Artık insanlara evlerinde tebliğ yapılmayacak, dosyalarına tebliğ yapılacaktır. Herkesin tebellüğcüsü bulunacak. Kişiye tebligatı o hatırlatacaktır. Tebliğlerin ilmî, dinî, siyasî ve meslekî sorumlularına ulaşması gerektiği gibi, en yakınlı varisine de bildirilmesi gerekir.

k)    Kişilerin üretim kredileri vardır. Bunlar çalışma ve teşebbüs kredileridir. Bu kredilerin limitleri özel dosyasında kaydedilir. Kullanıldığı miktar da orada belirtilir.

l)      Kişilerin tüketim kredileri vardır. Bunlar taşınmaz ve sipariş kredileridir. Bunlar da  kişinin özel dosyalarında yer alır.

m)  Kişinin telif ettiği eserler varsa bu eserlerin kayıtları yapılır. Kazandığı ödüller varsa  özel dosyasında yazılır.

n)    Kişinin sanat eseri varsa, aldığı ödüller bulunuyorsa, özel dosyasında kaydedilir.

o)    Kişi spor yapıyorsa, yaptığı sporlardaki başarı notları buraya geçirilir.

p)    Kişinin teknik buluşları, standartları varsa, seyahatnameleri varsa, o da dosyasına geçirilir.

q)    Kişinin ürettiği proje varsa, palan varsa, onların da adları özel dosyaya geçer.

r)     Kişinin mensup olduğu askeri birlik ve yaptığı hizmetler kişinin özel dosyasında işlenir.

s)     Kişinin özel araçları varsa, bu araçlarının bakım yükümlülüğü kime aitse onların da adları yazılır. Kiraya vermişse, hangi komisyoncuya kiraladığı belirtilir.

t)     Kişinin sağlık kayıtları, bütçedeki istihkakları da özel dosyaya işlenir.

Sözleşmelerin numaraları, kontrol edebileceği mallar, soruşturma yapmışsa hangi soruşturmaları yapmıştır, hakemlik yapmışsa yaptığı hakemlikler bu dosyaya geçer.

Herkesin 25 genel hizmetlisi vardır. Bunlar dosyasında geçmiş olur. Bu dosya aleyhinde kullanılmaz. Lehinde delil olur. Kişi bunlarla ilzam edilmez. Kişi bunlardan yararlanır, hak kazanır.

EVRAK HİZMETLİLERİNİN YETKİLERİ

Her türlü evraklar kağıtlara yazılır. İmzalanır, numaralanır. İki şahide teslim edilir. Bunlar kendi arşivlerinde muhafaza ederler. Bunlar birbirinden ayrı yerlerde ve kişilerde saklanır. Bunların muhtevası bilgisayarlarda yer alır. Evrak hizmetlerini verenler bilgisayarlardaki kayıtları kullanırlar. Bu kayıtlar bilgisayarlarda değil disketlerde saklanır. Değişik kopyaları muhafaza edilir.

Evrak görevlileri kişilerin dosyalarını tutup tutmamakta serbesttirler. Ancak eğer baştan tutuyorlar da sonra vazgeçmişlerse dosyaları yeni evrak görevlisine eksiksiz gecikmeden teslim etmek zorundadırlar. Dosya görevlisi kişinin izni olmaksızın gizli olan kısımları kimseye gösteremez. Gösterme yetkisi yoktur.

EVRAK HİZMETLİLERİNİN SORUMLULUKLARI

Evrak hizmetlilerinin görevleri aşağıdaki şeklide biter:

a)    Dayanışma ortaklıkları onlardan teminatlarını geri çektiklerinde.

b)    İlçede onu kendisine evrak hizmetlisi yapan kimselerin nisbeti %5’ten aşağı düşünce. Bu takdirde bir yıl daha hizmetlerine devam eder. Ondan sonra hizmetleri biter. Dosyaları kişiler yeni evrak görevlisine aktarırlar. Bu husus kişilere sorularak yapılır. Bulunmazlarsa, dini velilerin belirlediği kimseye teslim ederler.

c)    Yaptığı bir fiilden veya sağlık durumundan dolayı hakemlerce ehliyetleri iptal edilirse.

d)    İl başkanları bunları ilçe merkezlerinden nefy ederse görevleri sona erer.

İŞLETMELERİN EVRAK HİZMETLİLERİ

Büyük küçük bütün ekonomik işletmelerin genel hizmetlerini kooperatif yapacaktır. İşletmelerin yazışmalarını da kooperatif yüklenmiştir. İşletmenin evrak görevlisi tüm yazıları kendi şahsına alır ve tüm yazıları kendisi yazar. İşletme içinde yazı bilgisayara kaydedilerek dolaşır. Gelen yazının kime ait olacağı hususunda karar veren kişi evrak görevlisidir. Yazı bilgisayara geçirilir. Yazı üzerinde ilgililer gerekli değişiklikleri ekleri ekleyerek ilgililere havale ederler. Kendilerine yanlış gelmişse kendileri ilgiliye havale eder. Sonunda cevap oluşunca evrak görevlisine gelir. Evrak görevlisi cevabı hazırlar. İlgililere imzalatır, tanıklara verir ve karşı tarafa internet havalesi ile bildirir. 

İnternetteki bilgileri tahkik için tanıklara başvurur ve kopyasını isteyebilirler. İsterlerse gidip yerinde görebilirler.

İşletmelerin genel hizmet sorumlusunu işletme sorumluları seçer. Diğer genel hizmet görevlilerini genel hizmet sorumlusu seçer.

Genel hizmet payları kooperatifin ana sözleşmesinde belirtilir. Genel hizmet paylarının genel hizmet ortakları arasında bölüşülmesi genel hizmet sorumlusuna aittir. Kendisi yirmibeşte birini alır.

Evrak hizmetleri yapılırken birden fazla kimse istihdam edilebilir. Bunlar arasındaki bölüşüm sözleşme ile olur. Taraf evrak görevlisidir.

Genel hizmet görevlerine verilen payın yarısı kendileri tarafından kendilerine gelir olur. Diğer yarısı ise ortak fonda toplanır. Bucaklardaki küçük işletmelerin genel hizmet payları bucağın evrak fonunda, ildeki orta işletmelerin ortak fonları il evrak ortak fonunda, ülkedeki büyük işletmelerin ortak fonları ülke evrak fonunda, üstün işletmelerin ortak fonları insanlığın ortak fonunda toplanır.

Her kişiye genel hizmet verilir. Kişinin dosyası bedelsiz olarak tutulur. Ortak fondan bu hizmetleri yapanlara bölüştürülür. Kim ne kadar çok kişiye hizmet veriyorsa o kadar çok pay alacaktır. Yalnız kişilerin hizmet nisbetleri farklı olacaktır. Bu fark ilmî, dinî, ahlâkî ve meslekî derecelerle ilgili olacaktır. Ayrıca kişilere tanınan kredilere da bağlı olacaktır. Bir de kamudan aldıkları paylara da bağlı olacaktır. Bütün bunlar objektif kurallar olup hepsi kişinin özel dosyasında mündemiçtir.

Evrak görevlileri aldıkları payların beşte birini semtlerdeki evrakçılara, beşte birini de bölge merkezlerindeki yüksek evrak danışmanlarına vereceklerdir. Onlar da kıta merkezindeki üstün danışmanlara vereceklerdir. Kamu hizmetlerinde temel ilke vakıf ilkesidir.

Vakıf demek, yöneticilerin belli davranışları yapması, takdiri kararlar alamaması demektir. Çoklu sistem vardır. İyi hizmet verenleri tercih eden halktır. Halk ücret ödemez. Halk üretim yapmakla ve genel hizmet payını vermekle ücretleri ödemiş olurlar.

EVRAK SÖZLEŞMESİNİN YAPILMASI

İnsanlık dini kuruluşu Mekke’de 20 kişilik üstün evrak müşavirlerini atar. Bunlardan her biri ayrı ayrı evrak sözleşmesi fihristini hazırlar. Yani sözleşmede yer alacak maddeleri tesbit ederler. Her müşavirin istediği madde sözleşmede yer alır. Sonra ikişer ikişer bir araya gelerek ortak fihrist hazırlarlar. Biri başkan, diğeri sözcü olur. Bu sefer dörtlü gruplar oluşur. Sözcüler tartışırlar. Başkanlar ortak metin hazırlarlar. İttifak edilen hususlar icma hâlini alır ve tüm ülkeler bunlara uyarlar. Bu icmaların değişmesi için benzer şekilde yeni icma gerekir.

Ülkenin dini liderleri ülke dini üstün danışmanlarını seçerler. Bunlar benzer şekilde insanlık icmaları esaslarına sadık kalarak evrak sözleşme tiplerini hazırlarlar. Anlaştıkları kısımlarda ülke icmaı ortaya çıkar. Anlaşamadıkları hususlarda içtihatlar ortaya çıkar. Bunlar yüksek ehliyetlileri imtihan ederek evrak yüksek danışma diplomasını verirler. Ülke dini şûrası bunlardan bölgelere atama yapar.

Bölge yüksek evrak danışmanları uygulama projeleri üretirler. Orta ehliyetliler kendi projelerini öğretir ve teminat verirler. İl dinî şûraları bunlardan ilçelere atama yaparlar. İl evrak görevlileri proje evrak seminerleri düzenlerler. Başaranlara evrakçı olma ehliyetlerini verirler. Bucak dinî şûrası bunlardan sıralama usûlü ile atama yapar.

İşletmelere genel hizmet sorumlusunu işletme sahipleri emekçiler atar. Hizmetlileri genel hizmet sorumlusu atar. Halk kendi hizmetlilerini bunlardan kendileri seçer. Bir hizmet görevlisi ancak ilçe nüfusunun beşte birinin evrak hizmetini yüklenebilir. En az yirmide birinin evrak görevlisi olmalıdır.

Burada görülüyor ki; ehliyeti merkezi yönetimle ilmî meclisler veriyor. Görevlendirmeleri mahalli yönetimle şûralar yapıyor. Halk ise hizmetlisini tercih ederek denetimini gerçekleştiriyor. Ücretler ortak bütçeden ödeniyor.

Böylece “merkezi yönetim” ile “Yerinden Yönetim” arasında denge kurduğumuz gibi;

“Müsbet İlim” ile “Demokrasi” arasında da dengeyi kurmuş oluyoruz.

Yazan ve Anlatan: SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yayına Hazırlayan: REŞAT NURİ EROL

 






Çok Okunan Makaleler
Süleyman Karagülle
ABD Başkanlık Seçimi
19.11.2016 46096 Okunma
28 Yorum 19.12.2016 21:41
Süleyman Karagülle
KABİR AZABI
25.02.2014 32355 Okunma
8 Yorum 05.03.2014 21:24
Süleyman Karagülle
Görevimiz
22.02.2014 30325 Okunma
12 Yorum 05.02.2016 21:44
Süleyman Karagülle
Adil Düzen Partisi'nin kuruluş tartışması
6.08.2011 21681 Okunma
9 Yorum 06.02.2016 17:34
Süleyman Karagülle
Akevler
14.07.2013 21228 Okunma
6 Yorum 22.07.2017 20:36
Süleyman Karagülle
Devlete faiz haram mıdır?
9.11.2013 19447 Okunma
Süleyman Karagülle
İlmîlik Demek “Usul” Demektir
3.10.2015 18184 Okunma
Süleyman Karagülle
Neden Arapça; Neden Kuran Arapçası
9.02.2013 17315 Okunma
1 Yorum 10.02.2013 15:18
Süleyman Karagülle
Fıkha Göre Yeni Hükümet
14.06.2015 15848 Okunma
5 Yorum 28.06.2015 16:16
Süleyman Karagülle
Putin Müslüman Oldu
21.03.2015 15814 Okunma
5 Yorum 24.03.2015 11:50
Süleyman Karagülle
Tesviye mi Tasfiye mi?
1.09.2016 15500 Okunma
3 Yorum 22.09.2016 19:58
Süleyman Karagülle
Akit ve Ahit (Tekrar)
12.04.2012 15304 Okunma
1 Yorum 13.04.2012 17:57
Süleyman Karagülle
İnsanlık anayasası - Sam Adian'a cevap
24.02.2016 15154 Okunma
10 Yorum 26.02.2016 00:34
Süleyman Karagülle
Kuran'ı Doğru Anlamak
30.05.2015 15107 Okunma
3 Yorum 27.11.2016 18:52
Süleyman Karagülle
R.T.Erdoğan ve F.Gülen
8.02.2014 15060 Okunma
2 Yorum 27.07.2017 01:05
Süleyman Karagülle
Ahmet Davutoğlu’nun Hatası
14.05.2016 15002 Okunma
3 Yorum 17.05.2016 07:37
Süleyman Karagülle
15 Temmuz 2016 Neden Yapıldı?
17.07.2016 14867 Okunma
3 Yorum 19.07.2016 19:47
Süleyman Karagülle
Evlilik ve Kanun Önerisi
5.03.2016 14832 Okunma
1 Yorum 06.03.2016 01:18
Süleyman Karagülle
Akhan ve Tokul Ailelerine Açık Mektup!
5.09.2015 14149 Okunma
1 Yorum 05.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Düşen Uçak ve Suriye Meselesi
29.11.2015 14003 Okunma
4 Yorum 08.12.2015 06:11
Süleyman Karagülle
Yeniden Seçim
25.07.2015 13772 Okunma
3 Yorum 29.07.2015 03:01
Süleyman Karagülle
İdam ve Öcalan
25.06.2016 13536 Okunma
6 Yorum 02.07.2016 12:02
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sisteminin Delilleri
21.05.2016 13528 Okunma
4 Yorum 22.05.2016 18:44
Süleyman Karagülle
Kesilen Hayvanlar (Mete Firidin’in görüşü üzerine)
14.04.2015 13445 Okunma
1 Yorum 16.04.2015 20:19
Süleyman Karagülle
Türkiye Cumhuriyeti Devleti
20.09.2015 13341 Okunma
4 Yorum 23.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Darbeyi Kim Yaptı?
8.10.2016 13249 Okunma
6 Yorum 11.10.2016 13:15
Süleyman Karagülle
Davet
25.04.2015 13137 Okunma
6 Yorum 27.04.2015 10:03
Süleyman Karagülle
Adil Düzen, N.Erbakan - S.Karagülle-1
1.10.2011 13006 Okunma
Süleyman Karagülle
Koalisyon ve Çözüm
4.07.2015 12978 Okunma
3 Yorum 24.07.2015 23:29
Süleyman Karagülle
Kur’an Ekonomisi
3.12.2016 12974 Okunma
3 Yorum 05.12.2016 13:19
Süleyman Karagülle
Sam'a cevap: Kuran'daki müşküller, müteşabihler
3.01.2016 12804 Okunma
1 Yorum 16.01.2016 14:15
Süleyman Karagülle
AK Parti’ye Tuzak!
11.04.2015 12650 Okunma
3 Yorum 13.04.2015 12:32
Süleyman Karagülle
Üçüncü Binyıl Uygarlığı
31.10.2015 12577 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:54
Süleyman Karagülle
İstihare; “EVET/HAYIR” manası nedir?
26.02.2017 12563 Okunma
9 Yorum 04.08.2017 21:52
Süleyman Karagülle
AK Parti’nin Kötülük ve İyilikleri
25.06.2016 12554 Okunma
Süleyman Karagülle
Sam Adian'a cevap
15.11.2015 12478 Okunma
2 Yorum 19.11.2015 21:27
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE TAM İSTİHDAM
3.10.2016 12418 Okunma
Süleyman Karagülle
Riba/Faiz ve Katılım Bankaları
24.01.2015 12412 Okunma
Süleyman Karagülle
İran'da zelzele ve teklif
20.04.2013 12370 Okunma
4 Yorum 25.04.2013 18:26
Süleyman Karagülle
İki Merkez; Sermaye ve Kur’an
3.10.2015 12359 Okunma
2 Yorum 05.10.2015 08:11
Süleyman Karagülle
Mümin-Müslim Hakkında Sorular
25.05.2010 12324 Okunma
4 Yorum 07.06.2010 22:20
Süleyman Karagülle
Türkiye’nin Yeri ve Görevi
27.06.2015 12323 Okunma
1 Yorum 29.06.2015 14:04
Süleyman Karagülle
Mümin kimdir?
9.05.2015 12275 Okunma
Süleyman Karagülle
Çözüm Süreci ve PKK sorununun çözümü
8.08.2015 12247 Okunma
2 Yorum 10.08.2015 12:00
Süleyman Karagülle
Çağımızda Cihad
7.07.2015 12244 Okunma
3 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sistemi
26.11.2016 12201 Okunma
4 Yorum 29.11.2016 07:17
Süleyman Karagülle
Kuran'ın değeri, Muhammed'in varlığına dair cevaplar
11.06.2016 12179 Okunma
1 Yorum 12.06.2016 17:31
Süleyman Karagülle
Çağımızın sorunları
4.05.2013 12159 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:10
Süleyman Karagülle
Dershaneler
7.12.2013 12121 Okunma
8 Yorum 08.04.2014 09:25
Süleyman Karagülle
Türkiye’yi bekleyen tehlike; uçurum!
6.06.2015 12119 Okunma
2 Yorum 09.06.2015 08:56
Süleyman Karagülle
Akit Yorumcularına
21.07.2015 12085 Okunma
1 Yorum 22.07.2015 13:24
Süleyman Karagülle
Söz ver, oy vereyim
9.05.2015 12058 Okunma
1 Yorum 11.05.2015 09:51
Süleyman Karagülle
Kiralar Neden Yüksek?
31.01.2015 12042 Okunma
Süleyman Karagülle
Korkunç Kriz ve Çaresi
16.05.2015 11979 Okunma
3 Yorum 22.05.2015 11:29
Süleyman Karagülle
Çözüm 100 lojmanlı işyerleri
30.03.2013 11837 Okunma
9 Yorum 13.04.2013 08:44
Süleyman Karagülle
Medine Vesikası-Taha Akyol’a Cevaplar-2
25.07.2015 11815 Okunma
Süleyman Karagülle
Avrasya Ekonomik Birliği
3.01.2015 11705 Okunma
3 Yorum 14.01.2015 08:18
Süleyman Karagülle
D E R G I !
29.04.2017 11684 Okunma
18 Yorum 16.05.2017 08:11
Süleyman Karagülle
F. Gülen ve İbtihal
26.03.2016 11637 Okunma
Süleyman Karagülle
İstişare
2.11.2013 11600 Okunma
8 Yorum 13.11.2013 11:10
Süleyman Karagülle
Vergisiz Devlet
26.12.2015 11523 Okunma
2 Yorum 26.12.2015 20:11
Süleyman Karagülle
Vadeli satış, taksit ve murabaha
22.12.2012 11511 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran'a İman ve Uymamız Gereken Dört İlke
5.11.2016 11489 Okunma
3 Yorum 13.11.2016 13:12
Süleyman Karagülle
Milletvekili Yemini
14.03.2015 11420 Okunma
Süleyman Karagülle
Çanlar kimin için çalıyor?
19.07.2014 11392 Okunma
5 Yorum 22.07.2014 09:12
Süleyman Karagülle
Mısır’daki İdamlar ve Yapılması Gerekenler
23.05.2015 11375 Okunma
1 Yorum 25.05.2015 10:09
Süleyman Karagülle
PKK, Kürtler ve Yapılması Gereken
7.11.2015 11358 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:52
Süleyman Karagülle
GİRİŞİM/Cİ (Bir Tartışma Konusu)
31.12.2011 11342 Okunma
3 Yorum 05.01.2012 13:32
Süleyman Karagülle
Akevler ve AK Parti
14.06.2015 11253 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an ve İki Lider; Putin ve Erdoğan
2.01.2016 11228 Okunma
4 Yorum 08.01.2016 15:13
Süleyman Karagülle
Kenan Evren
16.05.2015 11130 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:30
Süleyman Karagülle
Elektrik Kesintisi ve Çözüm Önerisi
4.04.2015 11112 Okunma
Süleyman Karagülle
Ruslar ve Türkler
20.12.2015 11087 Okunma
2 Yorum 25.12.2015 14:57
Süleyman Karagülle
Kıssadan hisse ve devlet yönetimi
17.05.2014 10978 Okunma
Süleyman Karagülle
Ayı öldürmek yasak
4.05.2013 10940 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:25
Süleyman Karagülle
Yeni Bir Dünya İçin Yapılması Gerekenler
19.11.2016 10939 Okunma
1 Yorum 19.11.2016 22:39
Süleyman Karagülle
IŞİD ve PKK ile Neler Oluyor?
1.08.2015 10932 Okunma
Süleyman Karagülle
Altın Bono
17.12.2016 10907 Okunma
2 Yorum 19.12.2016 21:21
Süleyman Karagülle
KUR’ANÎ ÇÖZÜM
18.04.2016 10849 Okunma
1 Yorum 18.04.2016 10:52
Süleyman Karagülle
Sermaye ve siyasi güç, para ve silah
24.05.2014 10832 Okunma
Süleyman Karagülle
Son Ümit!
4.07.2015 10791 Okunma
Süleyman Karagülle
Neden matematik?
16.02.2013 10756 Okunma
1 Yorum 17.02.2013 00:40
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Çin
1.08.2015 10666 Okunma
1 Yorum 03.08.2015 09:13
Süleyman Karagülle
Vergi indirimi ve vergi iadesi
22.02.2014 10536 Okunma
Süleyman Karagülle
İslâm Hukuku-Taha Akyol’a Cevaplar-1
25.07.2015 10501 Okunma
Süleyman Karagülle
Partilere Tavsiye
30.05.2015 10445 Okunma
1 Yorum 01.06.2015 08:08
Süleyman Karagülle
Adil Kur’an Düzeni ve çağımızın sorunları
5.09.2015 10430 Okunma
2 Yorum 07.09.2015 17:54
Süleyman Karagülle
Rockefeller Ailesi ve Hidrojen Enerjisi
2.04.2016 10364 Okunma
2 Yorum 11.04.2016 08:19
Süleyman Karagülle
Rüya
20.02.2016 10359 Okunma
2 Yorum 21.02.2016 11:34
Süleyman Karagülle
Yeni Hükümet ve Devlet Başkanı
20.06.2015 10289 Okunma
2 Yorum 23.06.2015 14:03
Süleyman Karagülle
Kur’an Düzeninde Başkanlık
21.05.2016 10279 Okunma
1 Yorum 23.05.2016 08:10
Süleyman Karagülle
Mehmet Hikmetumut, Ölüm ve Ötesi
5.07.2015 10231 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
PKK Mikrobu Üreten Sebepler ve TEDAVİ
6.02.2016 10172 Okunma
1 Yorum 06.02.2016 23:11
Süleyman Karagülle
Akevler ve Araştırmacı
12.01.2013 10116 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Düzeni; Çözümü Halk Üretebilir
14.11.2015 10115 Okunma
1 Yorum 16.11.2015 08:32
Süleyman Karagülle
Erbakan ve Adil Düzen
14.11.2009 9996 Okunma
Süleyman Karagülle
Akevler Ekolü ve ...
18.04.2015 9978 Okunma
2 Yorum 20.04.2015 17:09
Süleyman Karagülle
Bir Adil Düzen Eleştirisi ve Cevabı
15.11.2011 9969 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Partinin başarıları
16.11.2013 9954 Okunma
Süleyman Karagülle
Tanrı ve Olasılık
3.10.2015 9931 Okunma


© 2026 - Akevler