Süleyman Karagülle
“ZÂRİYÂT-1- ÂYETİ”Nİ AÇIKLAYALIM: 24.11.2000
12.02.2025
1522 Okunma, 0 Yorum

ŞİMDİ KUR’AN’IN “ZÂRİYÂT ÂYETİ”Nİ AÇIKLAYALIM:

 

بسم الله الرحمن الرحيم

و الذاريات  ذروا

و Va: Yemin harfidir. Geçmişte olan bir olayı teyid için “Va” kullanılır. Gelecekte olacak bir olayı tekid için “Ta” kullanılır. Kur’an’da gelecek olayların tekidi için de Allah “Va” harfini kullanmaktadır. Allah, Allah kelimesine yemin etmez. Çünkü yemin ispat içindir. Allah yarattıklarını yemin için kullanır. Yani, “bakın bunlar nasıl doğru ve gerçekse, bundan sonra olacaklar da o kadar doğru ve gerçektir” anlamında yemin eder. Burada elektromıknatıs devrelerine yemin etmektedir. “Bakınız, Ben bunları nasıl var ettimse, sizin tekrar varolacağınız da o kadar doğrudur” diyor.

“Zerveleri zervedenlerin, vıqrları hamledenlerin, yüsren cereyan edenlerin ve emri taksim edenlerin tanıklığında size vâdolunan sâdıktır. Ve din vuku bulacaktır.” (Zâriyât Sûresi, 1-6. Âyetler)

Bize vâdolunan, öldükten sonra dirilme ve dirildiğinde sorguya çekilmedir. Herkes burada yaptıklarının hesabını teker teker verecektir. Öldükten sonra tekrar dirilmeye neden elektrik devrelerini şahit tutmuştur. Çünkü her şey bir çark içindedir. Gider dolaşır dolaşır tekrar eski yerine döner. Hayat da öyledir. Denizlerden su çıkar bulut olur, yağmur olur, dere olur gene denize döner. İnsan topraktan var olur, dünyada yaşar ve toprağa döner. Tekrar var olur, yaşar. Tekrar toprağa döner. İki türlü ameliyat vardır. Biri, bayıltırsınız, ameliyat olur, ayılır. Diğeri, bayıltmadan mevzii uyuşturma ile ameliyat olur, acı duymaz, ama ameliyatın bilincinde olur. Âhirette bedenin kısmi ölümü vardır. Devamlı periyodik olarak hücreler yenilenecektir. Bu dünyada da benzeri olmaktadır. Ama acı duymayacaktır. Bilincini de kaybetmeyecektir. Bugün birtakım hücreler kendilerini yenilemektedir. Yani eskiler ölmekte, yenileri ortaya çıkmaktadır. Derimizi kestiğimizde hemen yenileri gelir. Tırnak ve saç hep yenilenmektedir. Kan hücreleri de yenilenmektedir. Sadece sinir hücreleri yenilenmemektedir. O sebepledir ki yaşlanınca kendimizi yenileyemiyoruz. Onun ilacını bulamıyoruz. Âhirette ise sinir hücreleri de yenilenecektir. Acı duymadan durmadan bedenimiz yenilenecektir. Cehennemdekilerin de yenilenecektir ama onlar acı duyacaklardır. İşte Kur’an buna işaret etmek için “karadelik” ve “akdelik”in dünyadaki görüntüleri olan “elektrik” ve “mıknatıs”ı şahit olarak göstermektedir. Allah’ın ne kadar sade kanunlarla ne kadar karmaşık hayatı var ettiğini düşünen her insan âhirete inanmak zorundadır. Dört ve beş boyutlu uzay bizi âhirete kadar götürmektedir. Buna karşılık fizikte de elektriki devreler bizi âhirete kadar götürmektedir.

Bu âyetin bu mânâsını, bu tefsirini bugün 23/11/2000 tarihinde, Cumartesi günleri yaptığımız (bu hafta Cuma günü yapacağız) “Kur’an Matematiği Seminerleri”nde öğrenmiş bulunuyoruz.  Sizler de Kur’an’ı devamlı okursanız, böyle her okuyuşta Kur’an size yeni mânâlar öğretir.

الذاريات Zerre: Toz parçacıkları demektir. Karanlık odaya güneş girdiğinde havada uçuşan bir çok parçacıklar görülür. Onlara “zerre” denir. Zirve ise dağın tepesine verilen addır. Asıl zira ise bugün bizim köylülerin de kullandığı bir kelimedir. Bir ağaç gölgesinin etki alanıdır. Oralarda ekin yetişmez. Zervetmek demek, ekini rüzgara salmak demektir. Samanla buğday birbirinden ayrılır. Araplarda zervetme mastarı, undan yaptıkları sulu yiyeceği çomakla kazanın içine karıştırma demektir. 

Bütün bu anlamlardan şunu öğreniyoruz ki, zervetme demek, çomak ve lapada olduğu gibi birbirinin çevresinde dönen iki şeyin birbirine etki etmesidir. Elektrik akımının magnetik alan doğurmasını, magnetik rüzgarın da elektrik alanını doğurmasını bundan daha güzel ifade edecek bir söz bulunamaz herhalde. Kazanı çomakla karıştırıyorsunuz. Kazandaki su onun etrafında dönüyor. Çomak da dönüyor.

Burada karıştıranlara yemin ediliyor. Çubuğu çevirenlere yemin ediliyor. Çubuğu çeviren nedir? Barajdaki su, kazandaki buhar, bunlar yemeğin çomağıdır. Sonra kazandaki un parçacıkları da elektrik yükleridir. Onlar da onun sayesinde harekete geçmektedirler. Çubuğun dönmesiyle onlar da dönüyor.

Burada çok önemli bir hususa işaret edilmesi gerekir. Su parçacıklardan oluşuyor, elektronlar parçacıklardan oluşuyor, taşınan enerji parçacıklardan oluşuyor. Buna işaret etmek için sâlim dişi çoğul kullanılmıştır. Bu suretle iki önemli hususa işaret edilmiştir. Biri, bütün bunların parçacıklardan oluştuğudur. 20. yüzyılın fiziği bu teoriye dayanmaktadır. Bununla ilgili teoriyi daha önceki derslerde anlattık. Diğeri ise, bunların gelişigüzel hareket etmeyip bir mekanizma içinde yönlendirilmiş olmasıdır. Yani, tek istikamette akan su parçacıkları veya buhar parçacıkları tek istikamette akan elektronları doğurmaktadır. Yani, ortak bir mekanizma, bir sistem bu akışı sağlamakta ve enerji taşımaktadır. Termodinamiğin ikinci kanunu da bu kelimede gizlidir.

Zâriyat harf-i tarifle getirilmiştir. Bu belli bilinen sistemleri ifade etmektedir. Su  veya buhar çarkı çevirmektedir. Çark da mıknatısları çevirmektedir. Mıknatıslar bobinlerden elektrik geçirmektedir.  Bobinlerden geçen akım değişken akımdır. Üç bobin vardır. Aralarında 120 derecelik kayma vardır. Yani, biri sıfır iken diğeri üçte bir yol almıştır. Çünkü sonra gelmektedir. Bu üç faz motora gitmektedir. Aynı şekilde konmuş bobinlerden faz farkı ile geçmektedir. Orada döner alan meydana gelmektedir. Bu mekanizma sâlim dişi çoğulun kullanılması ile biliniyor. Burada bilinmeyen şey, zerrelerin belli olup olmamasıdır. İster suda olsun, ister buharda olsun, kullanılan zerreler hep aynıdır. Su molekülleridir. “H2O”dan oluşmaktadır. Bu da bize kainatın gelişigüzel tesadüflerden oluşmadığını kanıtlar. Kendiliğinden oluşan şeyler birbirine eşit olmaz, deredeki çakıllar gibi değişik boyda olurdu. Oysa kainatta elektron ve pozitron çiftleri hep birbirine benzemektedir. Yükleri ve kitleleri eşittir. Bunlardan oluşan Hidrojen Atomu da hep birbirine eşittir. Diğer atomlar da hep birbirine eşittir. Su Molekülleri de hep birbirine eşittir. Zerreler birbirine eşittir. Enerji parçacıkları da birbirine eşittir. İşte buradaki “el” harf-i tarifi bunu ifade eder. Marifeli ism-i fail gelmiştir.

ذروا ZaRVan: Bu kelime masdar olabilir. O takdirde birçok zerreler tek tesiri oluşturmaktadır. Bu da tamamen doğrudur. Çünkü tesirler birleşirler. Yani toplanırlar. Aynı yerde bir etki yaparlar. Oysa yükler bir arada bulunamazlar. O sebepledir ki onlarda aynı cins kelime kullanılmamıştır. Akışta da böyledir. Emirde de böyledir. Her enerji seviyesinin bir mekanı vardır. Çünkü onlarda madde söz konusudur. Elektrik madde ile birliktedir. Elektrik akımı madde akışıdır. Enerji bölüştürülmesini ise madde parçacıkları yapmaktadır Oysa magnetik alanlar birleşerek bir yere etki etmektedirler. Cevher ve araz ayırımı da budur. Bir yerde bulunamayanlara “cevher”, bulunabilenlere “araz” denmektedir. Birçok parçacıkların çekme, itme, havalandırma etkileri ise “araz”dır. Bunların etkileri bir yerde birleşir. Her tarafa etki eden cevher. Her taraftan etkilenen arazdır.

Her madde hem “akdelik”tir, “cevher”dir; hem “karadelik”tir, “araz”dır.

Zerven kelimesi isim de olabilir. O zaman bir tür zerreden anlamına gelir. Zerrelerin en az iki tür olduğu ama etkilenip havalanan zerrenin ise tek tür olduğu ortaya çıkmaktadır. Gerçekten pozitron tek başına havalanıp hareket edemez. Oysa elektron tek başına havalanıp hareket eder. İşte her şeyin çift yaratıldığı bu kainatta çiftler arasında küçük farklar da oluşturulmuştur. Magnetik çifti birbirinden ayrılamamaktadır. Elektrik çifti ise madde ile beraber olmakta, biri küçük madde parçacığı ile, diğeri ise büyük madde parçacığı ile bulunmaktadır. Dolayısıyla yalnız elektron hareket edebilmektedir. İşte bu sebeple “zerven” kelimesi nekire kullanılmıştır.

Şimdi bu âyet zerrelerden, zerrelerin çoğullarından bahsetmektedir. Zerrelerin birleşmesi ile bir yapı oluşmalıdır. Bu yapı “hidrojen atomu"dur. Acaba kaç parçacık birleşerek bir hidrojen atomunu oluşturur. Zâriyat âyetinin harflerini ebced hesabı ile sayalım:

 

1          2          3          4          5          6          7          8          9          10     

E         B         C         D         H         V         Z          X         O         Y        1

K         L         M        N         S          G         F          Sa                   10

Q         R         Ş          T         Ç         Ha       Ze        W        J          Ğ         100

 

V=6    Ze=700 .    A=6          R=200    Y=10   AT=15    Ze=700   R=200   V=6    A=1

 

Burada şeddeli “Ze”  bir sayılmıştır. İki sayılabilirdi.

A ism-i fail “Elifi”dir. “V”den dönüşmüştür. 6 sayılmıştır. 1 sayılabilirdi.

AT dişi çoğul edatıdır. Çoğulluk alâmeti “Y”, dişilik alâmeti de “h”ye dönüşen “t”dir. 15 alınmıştır. 11 alınabilirdi, yahut daha yüksek alınabilirdi. Bu tür durumlarda  değişik varyantlar denenir. Uygun olan alınır. Diğerlerinin de başka yerde uygulama imkanı olabilir.

Şimdi bu sayının nasıl oluştuğunu arayalım. Standart bir oluş ile oluşmalıdır.

Hidrojen çekirdeği 1837 parçacıktan oluşuyor.

Dışarıdaki elektronun eşi olan pozitronu çıkarırsak 1836 kalır.

İkilere bölersek  918  459,  üçlere bölünebilir.  153    51   17    elde edilir.

1836    918    459    153    51    17 

2   *2   *3    *3    *3   *17=  3*6*6*17  şeklinde oluşmalıdır.

Yapılan deneylerle Hidrojen Atomu çok kısa ömürlü üç parçaya ayrılmıştır.

Şimdi biz bu parçacıkların nasıl birleşebileceklerini düşünelim.

17= 16+1 şeklinde yazılır. Merkezde bir pozitron konur. 8 çift de dört yüzlünün yüzeylerine konur. Bunlar kendi aralarında dengede olurlar. Çünkü merkezdeki pozitron hapistir. Dışarıya karşı bir pozitif yük yüklenir.

6 yükün dengesi dönmelerle karşılanabilir. Dört değerin dengesi bir pozitronla sağlanır. Elektron dışarıda kalırsa hidrojen atomu olur. İçerde kalırsa nötron olur. 

Fizikçiler bu hususta çalışmaktadırlar.

Kur’an’ın bu âyetini daha iyi anlamanız için bu konuda bir tez yapmak gerekmektedir. Bu sayı bize atomun iç yapısı hakkında bilgi verecektir.

)             Önce merkezde bir elektron veya pozitron olacaktır. Bunun çevresinde sekiz çift elektik parçacığı bulunacaktır. Çok kullandığımız sekizyüzlünün ortasında çiftler yerleşecektir.

)              Sonra bunlardan üç çift 6 adedi bir araya gelerek dengede olacaklardır. Bunun için küre yüzeyini saran  üç dairede karşılıklı yerleşecek ve dönerek dengelerini sağlayacaklardır.

)             Bunlar sağlam yapı oluşturmaz. Çünkü dönmeden oluşan mıknatıslık dengesizliği oluşturur. Dengelemek için bir üç çift altı parçacık bir araya gelerek daha büyük parçacık oluşturacaklardır.

)        Nihayet bu üç parçacık bir üçgen piramidin köşelerine yerleşecekler ve bir köşegenin üzerine pozitron gelecektir ve hidrojenin çekirdeğini meydana getireceklerdir. Elektron da dışarıda kalacaktır.

Bu sayı bundan farklı bir sonuç oluşumu kabul etmez. Şimdi yapacağımız araştırma bunların nasıl birbirini tuttuğudur. İşte bu bir tez çalışmasıdır. Bu konuda yapılmış deneyler vardır. Atomun üç parçası bulunmuştur. Ayrıca elektrik yüklerin de 1/3 parçalarına rastlanmıştır.

Şimdi bize yine ihtimaliyat hesabı gerekmektedir.

Acaba “Zâriyat Âyeti”nin ebced toplamının 1837 etmesinde olasılık nisbeti nedir?

Burada 10 harf vardır. 29 harfin içinden bu harflerin toplamı 1837 etmektedir.

Diğer terkiplerin sayısı ile bu sayıyı karşılaştırıp oranlamak gerekir.

 

 






Çok Okunan Makaleler
Süleyman Karagülle
ABD Başkanlık Seçimi
19.11.2016 46096 Okunma
28 Yorum 19.12.2016 21:41
Süleyman Karagülle
KABİR AZABI
25.02.2014 32355 Okunma
8 Yorum 05.03.2014 21:24
Süleyman Karagülle
Görevimiz
22.02.2014 30325 Okunma
12 Yorum 05.02.2016 21:44
Süleyman Karagülle
Adil Düzen Partisi'nin kuruluş tartışması
6.08.2011 21681 Okunma
9 Yorum 06.02.2016 17:34
Süleyman Karagülle
Akevler
14.07.2013 21228 Okunma
6 Yorum 22.07.2017 20:36
Süleyman Karagülle
Devlete faiz haram mıdır?
9.11.2013 19447 Okunma
Süleyman Karagülle
İlmîlik Demek “Usul” Demektir
3.10.2015 18184 Okunma
Süleyman Karagülle
Neden Arapça; Neden Kuran Arapçası
9.02.2013 17315 Okunma
1 Yorum 10.02.2013 15:18
Süleyman Karagülle
Fıkha Göre Yeni Hükümet
14.06.2015 15848 Okunma
5 Yorum 28.06.2015 16:16
Süleyman Karagülle
Putin Müslüman Oldu
21.03.2015 15814 Okunma
5 Yorum 24.03.2015 11:50
Süleyman Karagülle
Tesviye mi Tasfiye mi?
1.09.2016 15500 Okunma
3 Yorum 22.09.2016 19:58
Süleyman Karagülle
Akit ve Ahit (Tekrar)
12.04.2012 15304 Okunma
1 Yorum 13.04.2012 17:57
Süleyman Karagülle
İnsanlık anayasası - Sam Adian'a cevap
24.02.2016 15154 Okunma
10 Yorum 26.02.2016 00:34
Süleyman Karagülle
Kuran'ı Doğru Anlamak
30.05.2015 15107 Okunma
3 Yorum 27.11.2016 18:52
Süleyman Karagülle
R.T.Erdoğan ve F.Gülen
8.02.2014 15060 Okunma
2 Yorum 27.07.2017 01:05
Süleyman Karagülle
Ahmet Davutoğlu’nun Hatası
14.05.2016 15002 Okunma
3 Yorum 17.05.2016 07:37
Süleyman Karagülle
15 Temmuz 2016 Neden Yapıldı?
17.07.2016 14867 Okunma
3 Yorum 19.07.2016 19:47
Süleyman Karagülle
Evlilik ve Kanun Önerisi
5.03.2016 14832 Okunma
1 Yorum 06.03.2016 01:18
Süleyman Karagülle
Akhan ve Tokul Ailelerine Açık Mektup!
5.09.2015 14149 Okunma
1 Yorum 05.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Düşen Uçak ve Suriye Meselesi
29.11.2015 14003 Okunma
4 Yorum 08.12.2015 06:11
Süleyman Karagülle
Yeniden Seçim
25.07.2015 13772 Okunma
3 Yorum 29.07.2015 03:01
Süleyman Karagülle
İdam ve Öcalan
25.06.2016 13536 Okunma
6 Yorum 02.07.2016 12:02
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sisteminin Delilleri
21.05.2016 13529 Okunma
4 Yorum 22.05.2016 18:44
Süleyman Karagülle
Kesilen Hayvanlar (Mete Firidin’in görüşü üzerine)
14.04.2015 13445 Okunma
1 Yorum 16.04.2015 20:19
Süleyman Karagülle
Türkiye Cumhuriyeti Devleti
20.09.2015 13341 Okunma
4 Yorum 23.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Darbeyi Kim Yaptı?
8.10.2016 13249 Okunma
6 Yorum 11.10.2016 13:15
Süleyman Karagülle
Davet
25.04.2015 13137 Okunma
6 Yorum 27.04.2015 10:03
Süleyman Karagülle
Adil Düzen, N.Erbakan - S.Karagülle-1
1.10.2011 13006 Okunma
Süleyman Karagülle
Koalisyon ve Çözüm
4.07.2015 12978 Okunma
3 Yorum 24.07.2015 23:29
Süleyman Karagülle
Kur’an Ekonomisi
3.12.2016 12974 Okunma
3 Yorum 05.12.2016 13:19
Süleyman Karagülle
Sam'a cevap: Kuran'daki müşküller, müteşabihler
3.01.2016 12804 Okunma
1 Yorum 16.01.2016 14:15
Süleyman Karagülle
AK Parti’ye Tuzak!
11.04.2015 12650 Okunma
3 Yorum 13.04.2015 12:32
Süleyman Karagülle
Üçüncü Binyıl Uygarlığı
31.10.2015 12577 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:54
Süleyman Karagülle
İstihare; “EVET/HAYIR” manası nedir?
26.02.2017 12563 Okunma
9 Yorum 04.08.2017 21:52
Süleyman Karagülle
AK Parti’nin Kötülük ve İyilikleri
25.06.2016 12554 Okunma
Süleyman Karagülle
Sam Adian'a cevap
15.11.2015 12478 Okunma
2 Yorum 19.11.2015 21:27
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE TAM İSTİHDAM
3.10.2016 12418 Okunma
Süleyman Karagülle
Riba/Faiz ve Katılım Bankaları
24.01.2015 12412 Okunma
Süleyman Karagülle
İran'da zelzele ve teklif
20.04.2013 12370 Okunma
4 Yorum 25.04.2013 18:26
Süleyman Karagülle
İki Merkez; Sermaye ve Kur’an
3.10.2015 12359 Okunma
2 Yorum 05.10.2015 08:11
Süleyman Karagülle
Mümin-Müslim Hakkında Sorular
25.05.2010 12324 Okunma
4 Yorum 07.06.2010 22:20
Süleyman Karagülle
Türkiye’nin Yeri ve Görevi
27.06.2015 12323 Okunma
1 Yorum 29.06.2015 14:04
Süleyman Karagülle
Mümin kimdir?
9.05.2015 12275 Okunma
Süleyman Karagülle
Çözüm Süreci ve PKK sorununun çözümü
8.08.2015 12247 Okunma
2 Yorum 10.08.2015 12:00
Süleyman Karagülle
Çağımızda Cihad
7.07.2015 12244 Okunma
3 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sistemi
26.11.2016 12201 Okunma
4 Yorum 29.11.2016 07:17
Süleyman Karagülle
Kuran'ın değeri, Muhammed'in varlığına dair cevaplar
11.06.2016 12179 Okunma
1 Yorum 12.06.2016 17:31
Süleyman Karagülle
Çağımızın sorunları
4.05.2013 12159 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:10
Süleyman Karagülle
Dershaneler
7.12.2013 12121 Okunma
8 Yorum 08.04.2014 09:25
Süleyman Karagülle
Türkiye’yi bekleyen tehlike; uçurum!
6.06.2015 12119 Okunma
2 Yorum 09.06.2015 08:56
Süleyman Karagülle
Akit Yorumcularına
21.07.2015 12085 Okunma
1 Yorum 22.07.2015 13:24
Süleyman Karagülle
Söz ver, oy vereyim
9.05.2015 12058 Okunma
1 Yorum 11.05.2015 09:51
Süleyman Karagülle
Kiralar Neden Yüksek?
31.01.2015 12042 Okunma
Süleyman Karagülle
Korkunç Kriz ve Çaresi
16.05.2015 11979 Okunma
3 Yorum 22.05.2015 11:29
Süleyman Karagülle
Çözüm 100 lojmanlı işyerleri
30.03.2013 11837 Okunma
9 Yorum 13.04.2013 08:44
Süleyman Karagülle
Medine Vesikası-Taha Akyol’a Cevaplar-2
25.07.2015 11815 Okunma
Süleyman Karagülle
Avrasya Ekonomik Birliği
3.01.2015 11705 Okunma
3 Yorum 14.01.2015 08:18
Süleyman Karagülle
D E R G I !
29.04.2017 11684 Okunma
18 Yorum 16.05.2017 08:11
Süleyman Karagülle
F. Gülen ve İbtihal
26.03.2016 11637 Okunma
Süleyman Karagülle
İstişare
2.11.2013 11600 Okunma
8 Yorum 13.11.2013 11:10
Süleyman Karagülle
Vergisiz Devlet
26.12.2015 11523 Okunma
2 Yorum 26.12.2015 20:11
Süleyman Karagülle
Vadeli satış, taksit ve murabaha
22.12.2012 11511 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran'a İman ve Uymamız Gereken Dört İlke
5.11.2016 11489 Okunma
3 Yorum 13.11.2016 13:12
Süleyman Karagülle
Milletvekili Yemini
14.03.2015 11420 Okunma
Süleyman Karagülle
Çanlar kimin için çalıyor?
19.07.2014 11392 Okunma
5 Yorum 22.07.2014 09:12
Süleyman Karagülle
Mısır’daki İdamlar ve Yapılması Gerekenler
23.05.2015 11375 Okunma
1 Yorum 25.05.2015 10:09
Süleyman Karagülle
PKK, Kürtler ve Yapılması Gereken
7.11.2015 11358 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:52
Süleyman Karagülle
GİRİŞİM/Cİ (Bir Tartışma Konusu)
31.12.2011 11342 Okunma
3 Yorum 05.01.2012 13:32
Süleyman Karagülle
Akevler ve AK Parti
14.06.2015 11253 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an ve İki Lider; Putin ve Erdoğan
2.01.2016 11228 Okunma
4 Yorum 08.01.2016 15:13
Süleyman Karagülle
Kenan Evren
16.05.2015 11130 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:30
Süleyman Karagülle
Elektrik Kesintisi ve Çözüm Önerisi
4.04.2015 11112 Okunma
Süleyman Karagülle
Ruslar ve Türkler
20.12.2015 11087 Okunma
2 Yorum 25.12.2015 14:57
Süleyman Karagülle
Kıssadan hisse ve devlet yönetimi
17.05.2014 10978 Okunma
Süleyman Karagülle
Ayı öldürmek yasak
4.05.2013 10940 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:25
Süleyman Karagülle
Yeni Bir Dünya İçin Yapılması Gerekenler
19.11.2016 10939 Okunma
1 Yorum 19.11.2016 22:39
Süleyman Karagülle
IŞİD ve PKK ile Neler Oluyor?
1.08.2015 10932 Okunma
Süleyman Karagülle
Altın Bono
17.12.2016 10907 Okunma
2 Yorum 19.12.2016 21:21
Süleyman Karagülle
KUR’ANÎ ÇÖZÜM
18.04.2016 10849 Okunma
1 Yorum 18.04.2016 10:52
Süleyman Karagülle
Sermaye ve siyasi güç, para ve silah
24.05.2014 10832 Okunma
Süleyman Karagülle
Son Ümit!
4.07.2015 10791 Okunma
Süleyman Karagülle
Neden matematik?
16.02.2013 10756 Okunma
1 Yorum 17.02.2013 00:40
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Çin
1.08.2015 10666 Okunma
1 Yorum 03.08.2015 09:13
Süleyman Karagülle
Vergi indirimi ve vergi iadesi
22.02.2014 10536 Okunma
Süleyman Karagülle
İslâm Hukuku-Taha Akyol’a Cevaplar-1
25.07.2015 10501 Okunma
Süleyman Karagülle
Partilere Tavsiye
30.05.2015 10445 Okunma
1 Yorum 01.06.2015 08:08
Süleyman Karagülle
Adil Kur’an Düzeni ve çağımızın sorunları
5.09.2015 10430 Okunma
2 Yorum 07.09.2015 17:54
Süleyman Karagülle
Rockefeller Ailesi ve Hidrojen Enerjisi
2.04.2016 10364 Okunma
2 Yorum 11.04.2016 08:19
Süleyman Karagülle
Rüya
20.02.2016 10359 Okunma
2 Yorum 21.02.2016 11:34
Süleyman Karagülle
Yeni Hükümet ve Devlet Başkanı
20.06.2015 10289 Okunma
2 Yorum 23.06.2015 14:03
Süleyman Karagülle
Kur’an Düzeninde Başkanlık
21.05.2016 10279 Okunma
1 Yorum 23.05.2016 08:10
Süleyman Karagülle
Mehmet Hikmetumut, Ölüm ve Ötesi
5.07.2015 10231 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
PKK Mikrobu Üreten Sebepler ve TEDAVİ
6.02.2016 10172 Okunma
1 Yorum 06.02.2016 23:11
Süleyman Karagülle
Akevler ve Araştırmacı
12.01.2013 10116 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Düzeni; Çözümü Halk Üretebilir
14.11.2015 10115 Okunma
1 Yorum 16.11.2015 08:32
Süleyman Karagülle
Erbakan ve Adil Düzen
14.11.2009 9996 Okunma
Süleyman Karagülle
Akevler Ekolü ve ...
18.04.2015 9978 Okunma
2 Yorum 20.04.2015 17:09
Süleyman Karagülle
Bir Adil Düzen Eleştirisi ve Cevabı
15.11.2011 9969 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Partinin başarıları
16.11.2013 9954 Okunma
Süleyman Karagülle
Tanrı ve Olasılık
3.10.2015 9931 Okunma


© 2026 - Akevler