Süleyman Karagülle
BİR YETKİLİ YÜKSEK HAKİM DEDİ Kİ: 09.09.2000
23.03.2024
1923 Okunma, 0 Yorum

BİR YETKİLİ YÜKSEK HAKİM DEDİ Kİ:

“Yargıya yobazlar ve bölücüler sızmıştır.

Çünkü atama yapılırken güvenlik soruşturması bile yapılmıyor.”

FIKHA GÖRE BU SÖZLERİN YORUMU:

Bir yüksek yargıcın ağzından çıkan sözlere değer vermek gerekir. O sözler o topluluktaki hukuk seviyesini ifade eder. Fıkıh ile Türkiye’nin çağdaş hukuk anlayışını karşılaştırmak için bu sözleri şeriat gözü ile yorumluyoruz.

Ebu Hanife’ye göre; “Resmi görev köleliktir. Kölelerin siyasi içtihatlarına ittiba edilemez. Ben resmi görev kabul edersem içtihatlarım başkaları için uyulur olmaktan çıkar” demiş ve hapse atılmıştır. Her gün birer sopa daha fazla vurularak yetmişinci gün şehit edilmiştir.

Şer’an bu yargıcın fetvaları geçersizdir.

Bölücülüğün hukukta tanımı vardır ve ceza hukukunda yer almıştır. Gericiliğin veya yobazlığın ise hukukta tanımı yoktur ve ceza kanununda yer almaz. Vatandaşları bölücü olanlar ve olamayanlar diye ayırmak bölücülüktür. Bir kamu yetkilisinin yetkilerini bu yönde kullanması suçtur.

Diğer taraftan tüm vatandaşların devlet görevi yüklenmeleri anayasal haklarıdır. Bir anayasal hak ancak kanunla kısıtlanabilir ve ancak mahkeme kararı ile uygulanır. Mahkumiyet kesinleşinceye kadar kimse suçlu değildir. Ve kimse kamu görevi almada kısıtlanamaz. Güvenlik soruşturması ile atamalar yapmak kişilerin haklarını kullanmayı önlemektir ki bu anayasal suçtur. Ceza kanununda cezası konmuştur. Fıkıh gözüyle bakıldığında, yargıcın bu beyanı sebebiyle derhal görcvine son vermeyi gerektirir. Çünkü anayasayı ilgayı hedefliyor ve bunu kamu gücünü kullanarak yapmak istiyor.

Hukuk düzeninde potansiyel suçlu yoktur. Ceza kişiye değil fiile verilmektedir. Mahkum olduktan sonra cezasını çeker ve biter. Artık; “Sen eskiden suç işledin, bir daha işlersin!” diye kimse ikinci sınıf vatandaş yapılamaz. Hukuk düzeninde güvenlik soruşturması yapılamaz. Kişinin kendi beyanı esas alınır. Göreve başlar. Gerçeğe aykırı bir beyanı varsa bu beyanından dolayı görevine son verilir. Doğru beyan etmiş olma şartı ile; eskiden ne düşünmüşse düşünmüş, ne yapmışsa yapmış, ondan kimse sorumlu olmaz. Kişi göreve geldikten sonra sorumlu olur. Suç irsi değildir, kesbidir. Suçun cezası hukuk düzeninde bellidir. Bir suçtan mahkumiyet kamu hizmeti yapmaya mâni ise ona kimsenin bir diyeceği yoktur. Diğer güvenlik soruşturması ancak askerlikte yapılır ve orada geçerlidir. Bakınız, meşrudur diyorum. Askerlikte meşruluk sona erer, orada güç konuşur.

Demek ki yargıç daha hukukun temel kurallarını bilmiyor. ‘Biliyor’ diyecek iseniz; niçin kimse hatırlatmıyor. Bakınız ben burada fıkıhtan bahsederken İslâm fıkhından bahsetmiyorum. Yani ben delil olarak hadis, sünnet, icma ve kıyası almıyorum. Onlar İslâm düzeninde geçerlidir. Türkiye’de lâik düzen olduğuna göre onlar geçersizdir. Ben fıkıh derken cumhuriyet kanunlarını anlama fıkhından bahsediyorum. Gücünüz yetiyorsa bir hukukçu çıksın ve cevap versin.

 

YÖK BAŞKANI DİYOR Kİ:

“Üniversiteleri Nurcular, Süleymancılar, Nakşiler işgal etti.

Bundan böyle atamaları ben yapacağım!”

BU BEYANIN FIKHA GÖRE HÜKMÜ:

Kamu görevi yüklenme anayasal özlük haklarındandır. Bu haklar sadece kanunla düzenlenir. Bu hak hiç bir kimseye ve kuruma devredilemez. Atama yetkisi kanun tarafından üniversiteye verilmişse şimdi ancak kanunla alınabilir. Verilmemişse şimdiye kadar yapılanlar anayasa ihlalidir. Kanunen YÖK’e verilen bir yetkiyi başkasına devretmiştir.

Cumhurbaşkanı Kanun Hükmünde Kararname ile özlük haklarının kısıtlanamadığı için kararnameyi geri çevirmiştir. Başörtüsü yasağı özlük haklarından değil midir? Okumak herkesin hakkı değil midir? Kamu görevi yapmak herkesin hakkı değil midir? Üniversiteler ve kamu görevleri özel bir sektörün çiftliği değildir. Kişiler orada istedikleri yasakları ve cezaları koyamazlar. Koyuyorlarsa suç işliyorlar. Niye cezalanmıyorlar? Çünkü mağdurlar güçsüzdür. Ne var ki, bu gözü dönmüş anayasa suçluları yaptıklarına doymadılar. Halkı ezdikleri yetmedi. Şimdi de bürokratları bürokratlara ezdirmek istiyorlar. Memleketi bölmek istiyorlar. Bölücülerle Müslümanları birleştirip genel kıyam hazırlığını yapıyorlar. Tütrk Milletine sabrı tavsiye ediyorum. Ordu bölünmedikçe bunlar balon gibi sönüp gideceklerdir. Unutmayın, ordu hep sağ gösterip sola vurmuştur. Yine öyle yapacaktır. Başka çıkış yolu yoktur. Bırakın, siz karışmayın. Sorunları yetkililer çözsün.

Bir topluluk canlı gibidir. Kendisini korumak için çeşitli mekanizmaları vardır. Bunlar dört kademede düzenlenir:

  1. Halk mevzuatı bilir ve ona uyar. İhtilaf halinde taraflar oturup görüşür ve uzlaşırlar. Mevzuata herkes uyar. Mevzuatta bir anlaşmazlık olursa bir bilirkişiye danışırlar. Sorun çözülür.
  2. Halkın ahlaki yapısı bozulmuşsa o zaman düzeni kamu görevlileri korurlar. Kamu görevlileri müdahale ederek sarsılan düzeni iade ederler. Burada halk kendi istekleri ile itaat eder.
  3. Kamu görevlilerinin yapısı da bozulmuşsa üçüncü sübap yargıdır. Taraflar yargıya başvurup bozulan halkın ve bürokratların düzelmelerini sağlayacak kararları alır, topluluğu sağlığa kavuşturur ve korurlar.
  4. Eğer yargı da bozulmuş veya halk yargı kararlarını dinlemiyorsa, son sübap silahlı kuvvetlerdir. Sıkı yönetim ilan edilir ve yönetim artık hukuk düzeni ile değil de askeri düzenle yürütülür ve sonunda hukuk düzeni de korunur. Eğer ordu da bozulmuşsa, sen sağ ben selâmet, o devlet çöküp gider.

Ordunun dışarıdan müdahalesi son derece tehlikeli bir olaydır:

  1. Dışarıdan müdahale kimden gelirse gelsin tehlikelidir. Çünkü sorumsuz olan kimselerin karar alması demektir. Bu da sorumluları sorumluluktan çıkarır. Bu rotu çıkmış bir araba demektir. Direksiyon iş görmez olur. Topluluğun nereye yuvarlanacağını bilmek imkansızıdır.
  2. Askeri yönetimle sivil yönetim farklıdır. İkisi birbirine zıttır. Aynı zamanda uygulanamaz, çelişki olur ve felaket getirir.
  3. Ordu sivil işler ile uğraştıkça kendi askeri mantığını kaybeder. Ordu da başı bozuk hâle gelir. O zaman devlet de ordu da gider. Hiç bir ülke yabancı orduları beslemez.
  4. Ordu ülkeyi düşmandan korur. Onun için halkın askerlere büyük sevgisi ve sempatisi vardır. Kendi askerlik eğitimi için komutanından dayak yer ve onu iftiharla anlatır. Kendisini döven komutanını sever. Çünkü bilir ki onun dayağı babanın çocuğuna attığı dayak misalidir. Ordu iç işlere karıştığında bu sevgi ve saygı nefrete dönüşür ve bir panik o orduyu yerle bir eder. Sosyalistlerin orduları hep bu yüzden perişan olmuşlardır. Faşistler bunun için yenilmişlerdir.

 

ORDUYA TAVSİYEM ŞUDUR:

Sayın Hüseyin Kıvrıkoğlu’ndan bekliyoruz;

“Biz milletin ordusuyuz. Tek görevimiz vardır. Bu görev Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını muhafaza ve müdafaa etmektir. Yegane dayanağımız Türk halkıdır. Mezhebi, dini, inancı ne olursa olsun; suçlu olabilir, cani olabilir, ama vatan müdafaasına katıldıkça bizim için aynı derecede makbuldür. O suçları cezalandırmak bize ait değildir. Biz ceza ile değil icbar ile işi hallederiz.

Türk ulusunun yegane temsilcileri siyasi partilerdir ve onların oluşturduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Meclisten çıkan her kanun ve karar milletin kararıdır. Ona itaat etmek bizim yegane vazifemizdir. O meclisin seçtiği devlet başkanına saygılıyız. Ona itaati meclise itaat sayarız. Meclise itaati de millete itaat biliriz.

Ordunun meclis güvenine mazhar olmuş her hükümetin emrinde olması elbette tabiidir. Ne var ki bu güvende şaibe olmamalıdır. Bu güven eskimiş olmamalıdır. Şaibeli veya eskimiş bir güvenoyu ile ayakta duran bir hükümetin milli iradeyi temsil edip etmediği hususunda bizi tereddüde düşürmektedir.

Bunun dışında ordumuz hiçbir iç çekişmenin yanında yer almadığı gibi gerici-ilerici çatışmalarında da ordu taraf değildir. Bölünmez bütünlükte taraftır. Sıkıyönetim ilan edilmedikçe ordu bu hususta hiçbir suretle iç çekişmelerde taraf olmaz.”

Bir gün bir komutan çıkar, hava gibi su gibi tabii olan bu beyanatı verir ve ülke bu cephesiyle huzura kavuşur ümidindeyim. Açıkça ifade ediyorum ki; bu beyanatın gecikmesi orduyu bölünme tehlikesiyle karşı karşıya bırakır.

Ordu Batı Çalışma Grubu gibi ülkeyi bölen bir teşkilat yerine, benim gibi orduyu uyaran sözleri istihbar edip değerlendirmelidir. Haber vatandaşlardan alınmalıdır. Maaşlı istihbaratçıların haberi tamamen uydurmadır. Saptırmadır.

Ordu iç işlere karışmaz ama ülkenin her bucağında olup bitenlerden tarafsız düzmece olmayan bilgilere sahip olmalıdır. Bu dış sermaye ile pompalanan medyanın haberleri değildir. Vatandaşların şikayetlerine ve sitemlerine kulak veren bir istihbarattır.

İnanıyorum ki ordu bu sözlerimi de duymaktadır.

 

Yazan ve Anlatan: SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yayına Hazırlayan: REŞAT NURİ EROL

 






Çok Okunan Makaleler
Süleyman Karagülle
ABD Başkanlık Seçimi
19.11.2016 46736 Okunma
28 Yorum 19.12.2016 21:41
Süleyman Karagülle
KABİR AZABI
25.02.2014 32718 Okunma
8 Yorum 05.03.2014 21:24
Süleyman Karagülle
Görevimiz
22.02.2014 30605 Okunma
12 Yorum 05.02.2016 21:44
Süleyman Karagülle
Adil Düzen Partisi'nin kuruluş tartışması
6.08.2011 21943 Okunma
9 Yorum 06.02.2016 17:34
Süleyman Karagülle
Akevler
14.07.2013 21468 Okunma
6 Yorum 22.07.2017 20:36
Süleyman Karagülle
Devlete faiz haram mıdır?
9.11.2013 19644 Okunma
Süleyman Karagülle
İlmîlik Demek “Usul” Demektir
3.10.2015 18348 Okunma
Süleyman Karagülle
Neden Arapça; Neden Kuran Arapçası
9.02.2013 17517 Okunma
1 Yorum 10.02.2013 15:18
Süleyman Karagülle
Fıkha Göre Yeni Hükümet
14.06.2015 16057 Okunma
5 Yorum 28.06.2015 16:16
Süleyman Karagülle
Putin Müslüman Oldu
21.03.2015 16042 Okunma
5 Yorum 24.03.2015 11:50
Süleyman Karagülle
Tesviye mi Tasfiye mi?
1.09.2016 15769 Okunma
3 Yorum 22.09.2016 19:58
Süleyman Karagülle
Akit ve Ahit (Tekrar)
12.04.2012 15514 Okunma
1 Yorum 13.04.2012 17:57
Süleyman Karagülle
İnsanlık anayasası - Sam Adian'a cevap
24.02.2016 15391 Okunma
10 Yorum 26.02.2016 00:34
Süleyman Karagülle
R.T.Erdoğan ve F.Gülen
8.02.2014 15363 Okunma
2 Yorum 27.07.2017 01:05
Süleyman Karagülle
Kuran'ı Doğru Anlamak
30.05.2015 15350 Okunma
3 Yorum 27.11.2016 18:52
Süleyman Karagülle
Ahmet Davutoğlu’nun Hatası
14.05.2016 15195 Okunma
3 Yorum 17.05.2016 07:37
Süleyman Karagülle
15 Temmuz 2016 Neden Yapıldı?
17.07.2016 15047 Okunma
3 Yorum 19.07.2016 19:47
Süleyman Karagülle
Evlilik ve Kanun Önerisi
5.03.2016 15003 Okunma
1 Yorum 06.03.2016 01:18
Süleyman Karagülle
Akhan ve Tokul Ailelerine Açık Mektup!
5.09.2015 14315 Okunma
1 Yorum 05.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Düşen Uçak ve Suriye Meselesi
29.11.2015 14260 Okunma
4 Yorum 08.12.2015 06:11
Süleyman Karagülle
Yeniden Seçim
25.07.2015 13995 Okunma
3 Yorum 29.07.2015 03:01
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sisteminin Delilleri
21.05.2016 13904 Okunma
4 Yorum 22.05.2016 18:44
Süleyman Karagülle
İdam ve Öcalan
25.06.2016 13730 Okunma
6 Yorum 02.07.2016 12:02
Süleyman Karagülle
Kesilen Hayvanlar (Mete Firidin’in görüşü üzerine)
14.04.2015 13627 Okunma
1 Yorum 16.04.2015 20:19
Süleyman Karagülle
Türkiye Cumhuriyeti Devleti
20.09.2015 13568 Okunma
4 Yorum 23.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Darbeyi Kim Yaptı?
8.10.2016 13470 Okunma
6 Yorum 11.10.2016 13:15
Süleyman Karagülle
Davet
25.04.2015 13404 Okunma
6 Yorum 27.04.2015 10:03
Süleyman Karagülle
Kur’an Ekonomisi
3.12.2016 13267 Okunma
3 Yorum 05.12.2016 13:19
Süleyman Karagülle
Koalisyon ve Çözüm
4.07.2015 13197 Okunma
3 Yorum 24.07.2015 23:29
Süleyman Karagülle
Adil Düzen, N.Erbakan - S.Karagülle-1
1.10.2011 13127 Okunma
Süleyman Karagülle
Sam'a cevap: Kuran'daki müşküller, müteşabihler
3.01.2016 13075 Okunma
1 Yorum 16.01.2016 14:15
Süleyman Karagülle
AK Parti’ye Tuzak!
11.04.2015 12846 Okunma
3 Yorum 13.04.2015 12:32
Süleyman Karagülle
İstihare; “EVET/HAYIR” manası nedir?
26.02.2017 12789 Okunma
9 Yorum 04.08.2017 21:52
Süleyman Karagülle
Üçüncü Binyıl Uygarlığı
31.10.2015 12761 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:54
Süleyman Karagülle
AK Parti’nin Kötülük ve İyilikleri
25.06.2016 12699 Okunma
Süleyman Karagülle
Sam Adian'a cevap
15.11.2015 12685 Okunma
2 Yorum 19.11.2015 21:27
Süleyman Karagülle
Mümin-Müslim Hakkında Sorular
25.05.2010 12612 Okunma
4 Yorum 07.06.2010 22:20
Süleyman Karagülle
İran'da zelzele ve teklif
20.04.2013 12586 Okunma
4 Yorum 25.04.2013 18:26
Süleyman Karagülle
Riba/Faiz ve Katılım Bankaları
24.01.2015 12565 Okunma
Süleyman Karagülle
İki Merkez; Sermaye ve Kur’an
3.10.2015 12559 Okunma
2 Yorum 05.10.2015 08:11
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE TAM İSTİHDAM
3.10.2016 12551 Okunma
Süleyman Karagülle
Türkiye’nin Yeri ve Görevi
27.06.2015 12495 Okunma
1 Yorum 29.06.2015 14:04
Süleyman Karagülle
Mümin kimdir?
9.05.2015 12446 Okunma
Süleyman Karagülle
Çözüm Süreci ve PKK sorununun çözümü
8.08.2015 12439 Okunma
2 Yorum 10.08.2015 12:00
Süleyman Karagülle
Çağımızda Cihad
7.07.2015 12422 Okunma
3 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sistemi
26.11.2016 12403 Okunma
4 Yorum 29.11.2016 07:17
Süleyman Karagülle
Kuran'ın değeri, Muhammed'in varlığına dair cevaplar
11.06.2016 12397 Okunma
1 Yorum 12.06.2016 17:31
Süleyman Karagülle
Dershaneler
7.12.2013 12389 Okunma
8 Yorum 08.04.2014 09:25
Süleyman Karagülle
Çağımızın sorunları
4.05.2013 12309 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:10
Süleyman Karagülle
Akit Yorumcularına
21.07.2015 12293 Okunma
1 Yorum 22.07.2015 13:24
Süleyman Karagülle
Türkiye’yi bekleyen tehlike; uçurum!
6.06.2015 12260 Okunma
2 Yorum 09.06.2015 08:56
Süleyman Karagülle
Korkunç Kriz ve Çaresi
16.05.2015 12246 Okunma
3 Yorum 22.05.2015 11:29
Süleyman Karagülle
Söz ver, oy vereyim
9.05.2015 12244 Okunma
1 Yorum 11.05.2015 09:51
Süleyman Karagülle
Kiralar Neden Yüksek?
31.01.2015 12195 Okunma
Süleyman Karagülle
Milletvekili Yemini
14.03.2015 12088 Okunma
Süleyman Karagülle
Çözüm 100 lojmanlı işyerleri
30.03.2013 11993 Okunma
9 Yorum 13.04.2013 08:44
Süleyman Karagülle
Medine Vesikası-Taha Akyol’a Cevaplar-2
25.07.2015 11976 Okunma
Süleyman Karagülle
D E R G I !
29.04.2017 11942 Okunma
18 Yorum 16.05.2017 08:11
Süleyman Karagülle
Avrasya Ekonomik Birliği
3.01.2015 11941 Okunma
3 Yorum 14.01.2015 08:18
Süleyman Karagülle
Kuran'a İman ve Uymamız Gereken Dört İlke
5.11.2016 11809 Okunma
3 Yorum 13.11.2016 13:12
Süleyman Karagülle
İstişare
2.11.2013 11782 Okunma
8 Yorum 13.11.2013 11:10
Süleyman Karagülle
F. Gülen ve İbtihal
26.03.2016 11779 Okunma
Süleyman Karagülle
Vergisiz Devlet
26.12.2015 11757 Okunma
2 Yorum 26.12.2015 20:11
Süleyman Karagülle
PKK, Kürtler ve Yapılması Gereken
7.11.2015 11697 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:52
Süleyman Karagülle
Vadeli satış, taksit ve murabaha
22.12.2012 11683 Okunma
Süleyman Karagülle
Çanlar kimin için çalıyor?
19.07.2014 11648 Okunma
5 Yorum 22.07.2014 09:12
Süleyman Karagülle
GİRİŞİM/Cİ (Bir Tartışma Konusu)
31.12.2011 11617 Okunma
3 Yorum 05.01.2012 13:32
Süleyman Karagülle
Mısır’daki İdamlar ve Yapılması Gerekenler
23.05.2015 11525 Okunma
1 Yorum 25.05.2015 10:09
Süleyman Karagülle
Kur’an ve İki Lider; Putin ve Erdoğan
2.01.2016 11457 Okunma
4 Yorum 08.01.2016 15:13
Süleyman Karagülle
Akevler ve AK Parti
14.06.2015 11423 Okunma
Süleyman Karagülle
Kenan Evren
16.05.2015 11329 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:30
Süleyman Karagülle
Ruslar ve Türkler
20.12.2015 11243 Okunma
2 Yorum 25.12.2015 14:57
Süleyman Karagülle
Elektrik Kesintisi ve Çözüm Önerisi
4.04.2015 11240 Okunma
Süleyman Karagülle
Ayı öldürmek yasak
4.05.2013 11135 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:25
Süleyman Karagülle
Yeni Bir Dünya İçin Yapılması Gerekenler
19.11.2016 11127 Okunma
1 Yorum 19.11.2016 22:39
Süleyman Karagülle
Kıssadan hisse ve devlet yönetimi
17.05.2014 11109 Okunma
Süleyman Karagülle
IŞİD ve PKK ile Neler Oluyor?
1.08.2015 11092 Okunma
Süleyman Karagülle
Altın Bono
17.12.2016 11056 Okunma
2 Yorum 19.12.2016 21:21
Süleyman Karagülle
KUR’ANÎ ÇÖZÜM
18.04.2016 11036 Okunma
1 Yorum 18.04.2016 10:52
Süleyman Karagülle
Son Ümit!
4.07.2015 10981 Okunma
Süleyman Karagülle
Sermaye ve siyasi güç, para ve silah
24.05.2014 10954 Okunma
Süleyman Karagülle
Neden matematik?
16.02.2013 10951 Okunma
1 Yorum 17.02.2013 00:40
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Çin
1.08.2015 10863 Okunma
1 Yorum 03.08.2015 09:13
Süleyman Karagülle
Vergi indirimi ve vergi iadesi
22.02.2014 10715 Okunma
Süleyman Karagülle
Adil Kur’an Düzeni ve çağımızın sorunları
5.09.2015 10657 Okunma
2 Yorum 07.09.2015 17:54
Süleyman Karagülle
İslâm Hukuku-Taha Akyol’a Cevaplar-1
25.07.2015 10642 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Düzeninde Başkanlık
21.05.2016 10586 Okunma
1 Yorum 23.05.2016 08:10
Süleyman Karagülle
Partilere Tavsiye
30.05.2015 10567 Okunma
1 Yorum 01.06.2015 08:08
Süleyman Karagülle
Rockefeller Ailesi ve Hidrojen Enerjisi
2.04.2016 10552 Okunma
2 Yorum 11.04.2016 08:19
Süleyman Karagülle
Rüya
20.02.2016 10515 Okunma
2 Yorum 21.02.2016 11:34
Süleyman Karagülle
Yeni Hükümet ve Devlet Başkanı
20.06.2015 10428 Okunma
2 Yorum 23.06.2015 14:03
Süleyman Karagülle
Mehmet Hikmetumut, Ölüm ve Ötesi
5.07.2015 10403 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
PKK Mikrobu Üreten Sebepler ve TEDAVİ
6.02.2016 10363 Okunma
1 Yorum 06.02.2016 23:11
Süleyman Karagülle
Akevler ve Araştırmacı
12.01.2013 10300 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Düzeni; Çözümü Halk Üretebilir
14.11.2015 10268 Okunma
1 Yorum 16.11.2015 08:32
Süleyman Karagülle
Akevler Ekolü ve ...
18.04.2015 10138 Okunma
2 Yorum 20.04.2015 17:09
Süleyman Karagülle
Tanrı ve Olasılık
3.10.2015 10136 Okunma
Süleyman Karagülle
Erbakan ve Adil Düzen
14.11.2009 10131 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Partinin başarıları
16.11.2013 10117 Okunma
Süleyman Karagülle
Bir Adil Düzen Eleştirisi ve Cevabı
15.11.2011 10101 Okunma


© 2026 - Akevler