Süleyman Karagülle
“HERKESE İŞ - HERKESE AŞ” 24.06.2000
14.03.2024
1659 Okunma, 0 Yorum

KUR’AN MATEMATİĞİ

65. SEMİNER NOTLARI                                                                                                                                 24 HAZİRAN 2000

 

“HERKESE İŞ - HERKESE AŞ”

 

Bu söz bir siyasi partinin oy kandırmacası değildir. Bu İslâm’ın, şeriatın, Hak düzeninin, “Adil Düzen”in temeli olan bir düsturdur . Batılılar İslâm düzenine “lâiklik”, şeriat düzenine “demokrasi”, Hak düzenine “sosyal düzen”, Adil Düzene “liberal düzen” diyorlar. Yani tüm insanlığın Doğuda ve Batıda 10 bin yıldan beri uğraşıp kurmak istediği ve Anayasamızın temel dayanağı olan “Hukuk Düzeni”nin adıdır. Ne var ki siyasiler bunu oy aracı yapmışlardır. Bunda da yadırganacak bir şey yoktur. Bu hizmetleri verenlerin elbette oy almaya ihtiyaçları ve hakları vardır. Ne var ki oy almak için bir istismar ve kandırma aracı yapmışlardır. Suç olan budur, günah olan budur. Biz oy talep etmeden sizlere bu “HERKESE İŞ VE HERKESE AŞ”ın ne odluğunu anlatacak ve Halk Teşebbüsü olarak sizleri bu büyük projemize katılmaya çağıracak ve katmaya çalışacağız.

Bir Anayasa maddesi olarak sistemimizi koyalım:

Madde 1- Yeryüzü İnsanlığındır. İnsanlar atalarından devraldıkları yeryüzünü  miras ve emek ile paylaşarak ondan yararlanırlar ve karşılığında onu imar ederek çocuklarına devrederler. Hereksin yeryüzündeki payının kirası ile yaşama hakkı vardır. Çalışanların ayrıca emeklerinin hakkı olarak da payları vardır. İşgal yararlanmanın, ihya mülkiyetin kaynağıdır. İslâmiyet, lâiklikle (hereksin başkasına zarar vermemek şartı ile istediği gibi çalışması ve yaşaması), Şeriat/ Demokrasi (halkın kendi kendilerini kendi içtihat ve sözleşmeleri ile yönetmesi) ile, Hak Düzen/ Sosyal Düzen (herkesin üretimden yeryüzündeki kira payını alarak yaşaması) ile, Adil Düzen/ liberalizm (Herkesin kendi emeğini kendi istediği yerde değerlendirme imkanı) ile sağlanır.

Yeryüzü: Kelimenin Arapçası “arz”dır. Bu yer yuvarlağının yüzeyini ifade ettiği gibi derinliklerini de ifade eder. Yerin kara ve denizlerini de ifade eder. Hatta gökteki ayı ve seyyarelerini içine alır. Yıldızlar “sema”, gezegenler “arz”dır.

İnsanlık: İnsanlık, Hz. Adem ile eşinin çocuklarına verilen addır. 23 çift kendine özel genleri taşıyan canlıların adıdır. Bu ifade gelmiş ve geçmiş kişileri ve topluluklarını da içerir. Yeryüzü sadece insanların değil tüm insanlığın malıdır. Ölülerin de doğacakların da hakkı vardır. Kimsenin tahrip etmeye hakkı yoktur. Kimse çevre kirliliğine çanak tutamaz. İnsanlar değil ekseriyetle, ittifakla bile karar alıp yeryüzünü bozamazlar. Peki insanlar nasıl karar alacaklardır? Hangi güç onu koruyacaktır? Önce haklıyı ve haksızı tarafların seçtiği iki hakem ile onların seçtiği baş hakem belirleyecektir. Buna uymak “hukukun üstünlüğü ilkesié ile belirlenmiştir. Hakemlerin kararlarına uymayanlara karşı cihad her mü’mine farzdır. Önce uyarır. Dinlemezlerse, aralarından ayrılıp gider ve yeryüzündeki payını ister. Vermezlerse, birleşip savaşırlar. İşte meşru savaş budur. Kimse hakem kararları yokken kendi kendine ihkak-ı hak edemez. Hakem kararlarına uymayanlara karşı herkes kendi müeyyidesini uygular. Bu da en büyük ibadettir.

İnsanlar: Yaşayan kimselerdir. Yararlanma hakkı bunlarındır. Karşılığını imar etmek sureti ile vererek daha fazla hak kazanırlar. Bunlar yeryüzünü ilk işgal ile bölüşmüşlerdir. İşgal eden çıkıncaya kadar orada kalır. Ancak işgal ettiği yerden fazlasından yararlanamaz. Başka yerde hakkı kalmaz. Ancak herkesin emeği kendisinindir. Eğer bir taşınmazda emeği geçmiş ise o emeğin hakkı ödeninceye kadar orasını kullanmakta evleviyet hakkı vardır. Bu hakkını istediği kimseye devreder. İşgalde devir yok, mülkiyette devir var.

Atalar: Ölmüş olan insanlardır. Herkesin yakın ataları ve çocukları vardır. Uzak ata ve çocuklar ortaktır. Herkes bütün uzak ataların çocuğudur. Bütün uzak çocuklarının atasıdır. Miras yakın ata ve çocuklarına intikal eder. Bu insanlığa bıraktığı kira karşılığı imardır. Bütün insanlığın olur. Nüfus artmazsa, bir kimse on nesil sonra bin kişinin, yirmi nesil sonra bir milyon kişinin, otuz nesil sonra bütün insanların atası olur.

Miras: İnsanların insanlığa olan kira borcu, yaptığı ürünü sağ kalanlara emanet etmesidir. Varisler onu insanlığın emaneti olarak alırlar. Mülkiyet yoluyla onlara geçmiş olur, ondan yararlanır ve yaşarlar, sonra çocuklarına emanet ederler. İnsanlar yeryüzünün mallarına mâlik değil emanetçidirler. Yöneticilerin yönetme yetkileri vardır, imha yetkileri yoktur.

Emek: Kişilerin ürettikleri ürünlerdeki kendi paylarıdır. Kişiliklerinin ve bedenlerinin paylarıdır. Bunda kendilerinin diledikleri gibi tasarruf hakları vardır. Kimse kimseye rızası olmadan bir iş buyuramaz. Kendi işgal ettiği yerde istediği gibi yaşar. Dört temel kuralla topluluğa başlanır. Herkes kendi hayatını kedisi düzenler ve yaşama ve çalışma kurallarını koyar. Bu emeğine sahip olma gereğidir. Ancak koyduğu kurallara onları değiştirmedikçe uymak zorundadır. Bu da insanlığın toprağından yararlanması karşılığı vecibedir. Herkes istediği kimselerle istediği sözleşmeyi yapar veya sona erdirir. Bu kendi emeğinin teşebbüs hakkıdır. Ancak sözleşme yürürlükte iken sözleşmeye uymak zorundadır. Bu da insanlığa olan kira borcunun gereği böyledir. İstediği topluluğa katılmak veya ayrılmak hakkına sahiptir. Merkezi yönetim yoktur. Küçük (30-100 kişilik) ve orta (3000-10000 kişilik) topluluklar vardır. İsteyen istediği topuluğu oluşturabilir, istediğinden ayrılıp diğerine katılabilir. Ama hiç kimse katıldığı bir topluluğun oluşmuş ortak sözleşmelerine karşı gelemediği gibi, yetkili yöneticilerini de dinlemek zorundadır. Bu da o topluluğun işgal ettiği toprağına kira payı karşılığı olarak bunu yapma zorunluğu vardır. Nihayet herkes kendi davranış ve sözlerinden sorumludur ve hakları vardır. Yöneticileri dahil herkes aleyhine herkes dava açma hakkına sahiptir. Davalı olmaya da ehildir. Taraflar kendi hakemlerini kendileri seçerler. Baş hakemi de kendi seçtikleri hakemler seçer. Bu onun emeğini dilediği gibi koruması anlamınadır. Ancak hakem kararlarına uyma zorunluğu vardır. Bu da topraktan yararlanma karşılığı yüklenilen yükümlülüktür.

İmar: Toprağın daha verimli hâle gelmesini sağlamak için insan emeği ile ona verilen yeni şekil olup, ilk insandan bugüne kadar yeryüzü bu evrimi geçirmektedir. Kıyamete kadar bu evrim devam edecek, böylece yeryüzü daha çok insan besleyebilecektir. Denizlere dalıp kentler kuracaktır. Göklere çıkıp orada güneş enerjisinden doğrudan üretim yapacaktır. Uzaya açılıp hidrojen enerjisinden yararlanacaktır. Bu Allah’ın insanlığa verdiği görev ve imkandır. Bizim görevimiz elimizden geldiği kadar bu evrime hizmet emek yani daha çok insanın doğup yaşaması için katkıda bulunmaktır.

Çocuklar: Gelecek nesildir. Çocuk erkek ve dişinin birleşmesi olmaksızın oluşmaz. Evlilik, çocuk yetiştirme ortaklığıdır. Anne doğurup büyütme, erkek ise besleyip koruma görevlerini yüklenmişlerdir. Kadın kendi görevini kendi ocağındakilerin yardımı ile başarabilmektedir. Oysa erkek bunu ocak içinde başaramadığı için; bucak, il, ülke ve insanlık olarak örgütlenmiştir. Devleti erkekler kurar, dolayısıyla onu yönetme de onların hakkıdır, ama devlet çocukların yetişmesi için kurulur, bu da kadınların görevidir. Dolayısıyla devlet kadınlara hizmet eder. Bu öncelik kuralıdır. Ancak birbirine dayandığı için hem erkeğin hem kadının devleti yönetme hakkı ve ondan yararlanma hakkı vardır. Kadın yönetmeye ehildir; yönetme yükümlülüğü yoktur. Erkek devletten yararlanmaya ehildir; yararlanma yükümlülüğü yoktur. Bir çocuğun doğmasına sebep olanlar onu büyütmek ve korumakla da yükümlüdürler. Çocuklar atalarına borçlanmış olurlar. Sonra onlar insanlığa çocuk yetiştirerek borçlarını öderler. Erginler yaşlılara bakar alacaklı olurlar, yaşlandıkça onu çocuklarından alırlar. Bu görev de öncelikle yakınlara düşer, ancak kademe kademe tüm  insanlığın ortak borcu hâline gelir. Sosyal dayanışma bu ilkeden doğar.

Pay: Hayvanlar ya topluluk hâlinde üretip topluluk hâlinde tüketirler, ya da teke tek üretip teke tek tüketirler. İnsanlar ise kollektif olarak üretirler. Yapılarını, emeklerini, mallarını veya hizmetlerini katarlar, sonunda paylarını alırlar. Para ortak üretimdeki pay belgesidir. Kapitalizmde her ülkenin bir parası vardır. Sosyalizmde tüm insanlığın bir parası vardır. Adil Düzende  ortak üretimle katılanlara işletme pay belgesi verilir. Sonunda ürünler ortak ambara konur. Kişiler pay belgelerini istedikleri kimselere devredebilirler. Tüketici ambara pay belgesi ile gelir ve malını alıp gider. Adil Düzende para mal alıp satmaz, sadece pay belgelerini alıp satar.

Yaşama: Çalışabilsin, çalışamasın yahut çalışsın veya çalışmasın, insan olduğu için insanlığın yeryüzündeki topraklarda payı vardır. Bu paydan elde edilen kira tüketiciye kişi başına ihtiyaca göre bölüştürülür. Böylece insanın yaşaması garantiye alınır. Bu bugün “vergi” yoluyla düzenlenmektedir.

Çalışma: Çalışmadan yeryüzü hiçbir şey vermez. Çalışanlara daha fazla vermek gerekir. Yoksa çalışmazlar. Bu emeklerine karşı aldıkları ile daha yüksek hayat yaşarlar veya daha fazla üretim yaparlar, imar yaparlar. Böylece yeryüzü de daha fazla kira getirir. Bu bugün “kredi” yoluyla düzenlenmektedir.

İşgal: Kişinin kendisine düşecek kadar parseli kullanmasıdır. Kendisine düşecek miktar, tüketim yerlerinde nüfusa göre eşitlik ilkesi içinde bölünür. Üretimde ise üretim kapasitesine göre bölünür. İşgal kalkınca kişinin oradaki bütün hakları sona erer.

İmar: Bir yerin verimini artırmakla ölçülür. İki misline çıkarmakla imar edilmiş olur. Değeri de iki misline çıkar. Eşit olarak bölüşürler. Bir fabrika bir ayda 1000 ton üretirken, eğer ilave olarak yaptığı tesislerle 2000 ton üretirse, o fabrikayı ihya etmiş olur. Yarısı onun olur.

İslâm: Barış içinde yaşama demektir. Bu barış korkudan emin olma barışıdır. Kişiler tek başlarına hürriyetlerini koruyamadıkları için bir araya gelir ve yaptıkları sözleşmelerle topluluğu oluştururlar. Yöneticilerini seçerler. Aralarında çıkacak ihtilafları hakemler yoluyla çözerler. Hakem kararlarına herkes uyar. Uymayanları topluluk dışlar. Onlar da beldelerini terk edip giderler. Savaş düzeninde ise hiyerarşik usulle bir korku mekanizması oluştururlar. Yöneticilere başkanın zulmünden, halk da yöneticilerin zulmünden korkarak itaat eder. Kişilerin kendi istekleri ile topluluk düzenine ve yetkililere uyması için kendi istediği gibi yaşamaya imkan vermek gerekir. Devlet bir dinin veya ideolojinin jandarmalığını yapmamalıdır. Bir din de devletin sözcüsü olmamalıdır.

Şeriat: Şeriat, halkın kendi içtihatları ve sözleşmeleri ile yönetilmesi, yerinden yönetilmesidir. Tarafsız ve bağımsız yargının üstünlüğüdür. Ekseriyet düzeninde demokrasi yoktur. Lâiklikle tam çelişki halindedir Batı demokrasiyi bir slogan olarak mekanizması olmadan kullanıyor.

Hak: Bâtıl karşılığıdır. İnsanların kendilerini sorumlu kabul etmesidir. İnsanlığın hakemlerin içtihat kararları ile getirdiği dinamik hukuk sistemi içinde insanların sorumluluk yüklenmeleridir. Ben bu görevi yapmazsam sorumlu olurum. Yanlışa karşı doğruyu, zararlıya karşı yararlıyı, kötüye karşı iyiyi ve zulme karşı adaleti kabul etmek demek, Hakkı kabul etmek demektir. İnsanın görevi, hakkın yanında bâtıla karşı cihat yapmaktır. Neyin hak neyin bâtıl olduğunu hakemler belirlerler.

Adil: Denge demektir. Bilhassa bölüşümü öyle yapmalıyız ki denge bozulmamalıdır. Mesela, zenginler daha çok zengin olmamalıdır. Fakirler de daha çok fakirleşmemelidir. Adalet yalnız kişilerin haklarını korumak demek değildir. Topluluk içinde dengeleri bozmamak demektir.

İşte dünyadaki tüm anayasaların ve hukuk sisteminin hedefi bu esaslara ulaşmaktır. Bunların nasıl gerçekleşeceğini Kur’an öğretmiştir. Bunların mekanizmalarını bulma yolunu öğretmiştir. İlim de bu mekanizmayı bulma gücüne sahiptir. Kur’an ilme yardımcıdır. Zorlayıcı değildir. Kur’an’ın koruyucusu Allah’tır. Kimsenin Kur’an’ı resmen yorumlama yetkisi yoktur. Kur’an’ın resmi yorumu yoktur. Kur’an sadece uyarma ve haber verme yükünü yüklenmiştir. Kendisini savunmak için orduların teşkil edilmesini yasaklıyor.

 

 

AKEVLER İSTANBUL TÜKETİM

ve

AKEVLER İSTANBUL KONUT YAPI KOOPERATİFLERİnde

halk olarak bu hususta yapabileceğimizi yapmak için faaliyetteyiz.

 

“Ahşap Evler”den oluşacak siteler kuracağız...

Halk Ekonomisi Sistemi ile işleyen “Satış Merkezleri” zincirini kuracağız.

 

Hedefimiz budur.

 

 

 






Çok Okunan Makaleler
Süleyman Karagülle
ABD Başkanlık Seçimi
19.11.2016 46096 Okunma
28 Yorum 19.12.2016 21:41
Süleyman Karagülle
KABİR AZABI
25.02.2014 32355 Okunma
8 Yorum 05.03.2014 21:24
Süleyman Karagülle
Görevimiz
22.02.2014 30325 Okunma
12 Yorum 05.02.2016 21:44
Süleyman Karagülle
Adil Düzen Partisi'nin kuruluş tartışması
6.08.2011 21681 Okunma
9 Yorum 06.02.2016 17:34
Süleyman Karagülle
Akevler
14.07.2013 21228 Okunma
6 Yorum 22.07.2017 20:36
Süleyman Karagülle
Devlete faiz haram mıdır?
9.11.2013 19447 Okunma
Süleyman Karagülle
İlmîlik Demek “Usul” Demektir
3.10.2015 18184 Okunma
Süleyman Karagülle
Neden Arapça; Neden Kuran Arapçası
9.02.2013 17315 Okunma
1 Yorum 10.02.2013 15:18
Süleyman Karagülle
Fıkha Göre Yeni Hükümet
14.06.2015 15848 Okunma
5 Yorum 28.06.2015 16:16
Süleyman Karagülle
Putin Müslüman Oldu
21.03.2015 15814 Okunma
5 Yorum 24.03.2015 11:50
Süleyman Karagülle
Tesviye mi Tasfiye mi?
1.09.2016 15500 Okunma
3 Yorum 22.09.2016 19:58
Süleyman Karagülle
Akit ve Ahit (Tekrar)
12.04.2012 15304 Okunma
1 Yorum 13.04.2012 17:57
Süleyman Karagülle
İnsanlık anayasası - Sam Adian'a cevap
24.02.2016 15154 Okunma
10 Yorum 26.02.2016 00:34
Süleyman Karagülle
Kuran'ı Doğru Anlamak
30.05.2015 15107 Okunma
3 Yorum 27.11.2016 18:52
Süleyman Karagülle
R.T.Erdoğan ve F.Gülen
8.02.2014 15060 Okunma
2 Yorum 27.07.2017 01:05
Süleyman Karagülle
Ahmet Davutoğlu’nun Hatası
14.05.2016 15002 Okunma
3 Yorum 17.05.2016 07:37
Süleyman Karagülle
15 Temmuz 2016 Neden Yapıldı?
17.07.2016 14867 Okunma
3 Yorum 19.07.2016 19:47
Süleyman Karagülle
Evlilik ve Kanun Önerisi
5.03.2016 14832 Okunma
1 Yorum 06.03.2016 01:18
Süleyman Karagülle
Akhan ve Tokul Ailelerine Açık Mektup!
5.09.2015 14149 Okunma
1 Yorum 05.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Düşen Uçak ve Suriye Meselesi
29.11.2015 14003 Okunma
4 Yorum 08.12.2015 06:11
Süleyman Karagülle
Yeniden Seçim
25.07.2015 13772 Okunma
3 Yorum 29.07.2015 03:01
Süleyman Karagülle
İdam ve Öcalan
25.06.2016 13536 Okunma
6 Yorum 02.07.2016 12:02
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sisteminin Delilleri
21.05.2016 13529 Okunma
4 Yorum 22.05.2016 18:44
Süleyman Karagülle
Kesilen Hayvanlar (Mete Firidin’in görüşü üzerine)
14.04.2015 13445 Okunma
1 Yorum 16.04.2015 20:19
Süleyman Karagülle
Türkiye Cumhuriyeti Devleti
20.09.2015 13341 Okunma
4 Yorum 23.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Darbeyi Kim Yaptı?
8.10.2016 13249 Okunma
6 Yorum 11.10.2016 13:15
Süleyman Karagülle
Davet
25.04.2015 13137 Okunma
6 Yorum 27.04.2015 10:03
Süleyman Karagülle
Adil Düzen, N.Erbakan - S.Karagülle-1
1.10.2011 13006 Okunma
Süleyman Karagülle
Koalisyon ve Çözüm
4.07.2015 12978 Okunma
3 Yorum 24.07.2015 23:29
Süleyman Karagülle
Kur’an Ekonomisi
3.12.2016 12974 Okunma
3 Yorum 05.12.2016 13:19
Süleyman Karagülle
Sam'a cevap: Kuran'daki müşküller, müteşabihler
3.01.2016 12804 Okunma
1 Yorum 16.01.2016 14:15
Süleyman Karagülle
AK Parti’ye Tuzak!
11.04.2015 12650 Okunma
3 Yorum 13.04.2015 12:32
Süleyman Karagülle
Üçüncü Binyıl Uygarlığı
31.10.2015 12577 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:54
Süleyman Karagülle
İstihare; “EVET/HAYIR” manası nedir?
26.02.2017 12563 Okunma
9 Yorum 04.08.2017 21:52
Süleyman Karagülle
AK Parti’nin Kötülük ve İyilikleri
25.06.2016 12554 Okunma
Süleyman Karagülle
Sam Adian'a cevap
15.11.2015 12478 Okunma
2 Yorum 19.11.2015 21:27
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE TAM İSTİHDAM
3.10.2016 12418 Okunma
Süleyman Karagülle
Riba/Faiz ve Katılım Bankaları
24.01.2015 12412 Okunma
Süleyman Karagülle
İran'da zelzele ve teklif
20.04.2013 12370 Okunma
4 Yorum 25.04.2013 18:26
Süleyman Karagülle
İki Merkez; Sermaye ve Kur’an
3.10.2015 12359 Okunma
2 Yorum 05.10.2015 08:11
Süleyman Karagülle
Mümin-Müslim Hakkında Sorular
25.05.2010 12324 Okunma
4 Yorum 07.06.2010 22:20
Süleyman Karagülle
Türkiye’nin Yeri ve Görevi
27.06.2015 12323 Okunma
1 Yorum 29.06.2015 14:04
Süleyman Karagülle
Mümin kimdir?
9.05.2015 12275 Okunma
Süleyman Karagülle
Çözüm Süreci ve PKK sorununun çözümü
8.08.2015 12247 Okunma
2 Yorum 10.08.2015 12:00
Süleyman Karagülle
Çağımızda Cihad
7.07.2015 12244 Okunma
3 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sistemi
26.11.2016 12201 Okunma
4 Yorum 29.11.2016 07:17
Süleyman Karagülle
Kuran'ın değeri, Muhammed'in varlığına dair cevaplar
11.06.2016 12179 Okunma
1 Yorum 12.06.2016 17:31
Süleyman Karagülle
Çağımızın sorunları
4.05.2013 12159 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:10
Süleyman Karagülle
Dershaneler
7.12.2013 12121 Okunma
8 Yorum 08.04.2014 09:25
Süleyman Karagülle
Türkiye’yi bekleyen tehlike; uçurum!
6.06.2015 12119 Okunma
2 Yorum 09.06.2015 08:56
Süleyman Karagülle
Akit Yorumcularına
21.07.2015 12085 Okunma
1 Yorum 22.07.2015 13:24
Süleyman Karagülle
Söz ver, oy vereyim
9.05.2015 12058 Okunma
1 Yorum 11.05.2015 09:51
Süleyman Karagülle
Kiralar Neden Yüksek?
31.01.2015 12042 Okunma
Süleyman Karagülle
Korkunç Kriz ve Çaresi
16.05.2015 11979 Okunma
3 Yorum 22.05.2015 11:29
Süleyman Karagülle
Çözüm 100 lojmanlı işyerleri
30.03.2013 11837 Okunma
9 Yorum 13.04.2013 08:44
Süleyman Karagülle
Medine Vesikası-Taha Akyol’a Cevaplar-2
25.07.2015 11815 Okunma
Süleyman Karagülle
Avrasya Ekonomik Birliği
3.01.2015 11705 Okunma
3 Yorum 14.01.2015 08:18
Süleyman Karagülle
D E R G I !
29.04.2017 11684 Okunma
18 Yorum 16.05.2017 08:11
Süleyman Karagülle
F. Gülen ve İbtihal
26.03.2016 11637 Okunma
Süleyman Karagülle
İstişare
2.11.2013 11600 Okunma
8 Yorum 13.11.2013 11:10
Süleyman Karagülle
Vergisiz Devlet
26.12.2015 11523 Okunma
2 Yorum 26.12.2015 20:11
Süleyman Karagülle
Vadeli satış, taksit ve murabaha
22.12.2012 11511 Okunma
Süleyman Karagülle
Kuran'a İman ve Uymamız Gereken Dört İlke
5.11.2016 11489 Okunma
3 Yorum 13.11.2016 13:12
Süleyman Karagülle
Milletvekili Yemini
14.03.2015 11420 Okunma
Süleyman Karagülle
Çanlar kimin için çalıyor?
19.07.2014 11392 Okunma
5 Yorum 22.07.2014 09:12
Süleyman Karagülle
Mısır’daki İdamlar ve Yapılması Gerekenler
23.05.2015 11375 Okunma
1 Yorum 25.05.2015 10:09
Süleyman Karagülle
PKK, Kürtler ve Yapılması Gereken
7.11.2015 11358 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:52
Süleyman Karagülle
GİRİŞİM/Cİ (Bir Tartışma Konusu)
31.12.2011 11342 Okunma
3 Yorum 05.01.2012 13:32
Süleyman Karagülle
Akevler ve AK Parti
14.06.2015 11253 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an ve İki Lider; Putin ve Erdoğan
2.01.2016 11228 Okunma
4 Yorum 08.01.2016 15:13
Süleyman Karagülle
Kenan Evren
16.05.2015 11130 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:30
Süleyman Karagülle
Elektrik Kesintisi ve Çözüm Önerisi
4.04.2015 11112 Okunma
Süleyman Karagülle
Ruslar ve Türkler
20.12.2015 11087 Okunma
2 Yorum 25.12.2015 14:57
Süleyman Karagülle
Kıssadan hisse ve devlet yönetimi
17.05.2014 10978 Okunma
Süleyman Karagülle
Ayı öldürmek yasak
4.05.2013 10940 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:25
Süleyman Karagülle
Yeni Bir Dünya İçin Yapılması Gerekenler
19.11.2016 10939 Okunma
1 Yorum 19.11.2016 22:39
Süleyman Karagülle
IŞİD ve PKK ile Neler Oluyor?
1.08.2015 10932 Okunma
Süleyman Karagülle
Altın Bono
17.12.2016 10907 Okunma
2 Yorum 19.12.2016 21:21
Süleyman Karagülle
KUR’ANÎ ÇÖZÜM
18.04.2016 10849 Okunma
1 Yorum 18.04.2016 10:52
Süleyman Karagülle
Sermaye ve siyasi güç, para ve silah
24.05.2014 10832 Okunma
Süleyman Karagülle
Son Ümit!
4.07.2015 10791 Okunma
Süleyman Karagülle
Neden matematik?
16.02.2013 10756 Okunma
1 Yorum 17.02.2013 00:40
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Çin
1.08.2015 10666 Okunma
1 Yorum 03.08.2015 09:13
Süleyman Karagülle
Vergi indirimi ve vergi iadesi
22.02.2014 10536 Okunma
Süleyman Karagülle
İslâm Hukuku-Taha Akyol’a Cevaplar-1
25.07.2015 10501 Okunma
Süleyman Karagülle
Partilere Tavsiye
30.05.2015 10445 Okunma
1 Yorum 01.06.2015 08:08
Süleyman Karagülle
Adil Kur’an Düzeni ve çağımızın sorunları
5.09.2015 10430 Okunma
2 Yorum 07.09.2015 17:54
Süleyman Karagülle
Rockefeller Ailesi ve Hidrojen Enerjisi
2.04.2016 10364 Okunma
2 Yorum 11.04.2016 08:19
Süleyman Karagülle
Rüya
20.02.2016 10359 Okunma
2 Yorum 21.02.2016 11:34
Süleyman Karagülle
Yeni Hükümet ve Devlet Başkanı
20.06.2015 10289 Okunma
2 Yorum 23.06.2015 14:03
Süleyman Karagülle
Kur’an Düzeninde Başkanlık
21.05.2016 10279 Okunma
1 Yorum 23.05.2016 08:10
Süleyman Karagülle
Mehmet Hikmetumut, Ölüm ve Ötesi
5.07.2015 10231 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
PKK Mikrobu Üreten Sebepler ve TEDAVİ
6.02.2016 10172 Okunma
1 Yorum 06.02.2016 23:11
Süleyman Karagülle
Akevler ve Araştırmacı
12.01.2013 10116 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Düzeni; Çözümü Halk Üretebilir
14.11.2015 10115 Okunma
1 Yorum 16.11.2015 08:32
Süleyman Karagülle
Erbakan ve Adil Düzen
14.11.2009 9996 Okunma
Süleyman Karagülle
Akevler Ekolü ve ...
18.04.2015 9978 Okunma
2 Yorum 20.04.2015 17:09
Süleyman Karagülle
Bir Adil Düzen Eleştirisi ve Cevabı
15.11.2011 9969 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Partinin başarıları
16.11.2013 9954 Okunma
Süleyman Karagülle
Tanrı ve Olasılık
3.10.2015 9931 Okunma


© 2026 - Akevler