Süleyman Karagülle
Ebu Hanife ve Fıkıh-2
17.11.2012
8094 Okunma, 1 Yorum

 

Ebu Hanife, FIKHI, kişinin yapacaklarını ve yararlanacaklarını bilmesidir şeklinde tarif etmiştir. Yani her insan ne yapmalıyım, görevim nedir, niçin var edildim diye düşünecek, bunları bilecek ve sonra da hakkım ne, yaptıklarım ne; bunlara sahip olmasını bilmesidir.

Şöyle izah edebiliriz.

İnsan dünyaya iş yapmak için gelmiştir. Ancak iş yapabilmesi için önce ceninden başlayarak ölünceye kadar topluluğun imkânlarından yararlanarak yaşar. Yani insanın önce hakları vardır. İnsan olduğu içini hakları vardır. Bu hakların başında yaşama hakkı gelir. Kişi sağlığını sürdürmek için doğanın ve topluluğun imkânlarından yararlanır. Buna karşı güçlendiği zaman da çalışır, emeğini verir ve borcunu öder.

Batı hukuk anlayışında kişinin haklarını devlet tayin eder. Görevlerini de devlet verir. Kapitalistlerde bu işi siyasi güç yapar. Yani hak ve görevler topluluğun kişilere bahşettiği bir nimettir. Devlet bu hakları isterse geniş tutar isterse daraltır. Kur’an gelinceye kadar bu anlayış peygamberlerde de vardır. Ne var ki krallar kendilerinin hakkı olarak soyun hakkı kabul ediyorlardı; Peygamberler ise bu kâinatı var eden Allah’ın olarak görüyorlardı. Onlar O’nun elçisi olarak bu hak ve görevleri tesbit ediyorlardı.

Kur’an’la bu anlayışta küçük değişiklik yapıldı.

Allah kendi hak ve görevlerini topluluğa devretmiştir.

Kişi topluluk adına içtihat yapmaya yetkili kılındı ve YENİ FIKIH doğmaya başladı.

FIKHIN KAYNAĞI DÖRT OLARAK KABUL EDİLDİ.

1- Fıkhın birinci kaynağı kişinin dört delile dayanarak kendi içtihadıdır.

Bu kişinin kendisini bağlar. Topluluğa tek taraflı olarak verdiği sözdür, sözünde durması gerekir. İçtihadını her zaman değiştirebilir ama değiştirinceye kadar verdiği sözde durmalıdır. Kişi içtihadını yapmakta tamamen serbesttir ama içtihattan sonra ona uymak zorundadır.

2- Fıkhın ikinci kaynağı ise sözleşmelerdir.

Kişiler ikili veya daha fazla olarak sözleşme yaparlar. Sözleşme yapıp yapmamakta da serbesttirler. Sözleşmeyi sona erdirmeye de hakları vardır ama sözleşme yürürlükte iken ona aykırı hareket eder de zarar doğarsa bunu tazmin ederler. Kişiler sözleşmeye hâkimdirler. Diledikleri gibi sözleşme yaparlar. Ama sözleşmeden sonra artık sözleşmenin emrindedirler.

3- Fıkhın üçüncü kaynağı ise ortak vekil sistemidir.

Kişiler bir konuda beraber hareket edeceklerine dair anlaşır ama hareket biçiminde ihtilafa düşerlerse ortak vekil seçerler. Ortak vekil istişare eder. Sonunda müvekkillerin isteklerini ve görüşlerini telif ederek sonuca varır. Bu da şeriat olur, fıkıh olur.

4- Fıkhın dördüncü kaynağı ise hakemlerdir.

Kişiler veya topluluklar arasında bir niza çıkarsa taraflar birer hakem seçerler, onlar da başhakem seçerler. Hakemlerin verdikleri karar FIKIH olur.

İşte bu dört kaynak ile insan kendi fıkhını belirler.

Bir işletme kurulacaksa önce işletmenin girdileri belirlenir, miktarları ve vasıfları belirlenir. Sonra tezgâhlarda nasıl işleneceği tesbit edilir. Ara maddeler belirlenir, montajlar çıkar, sonunda mamulleri yani çıktıları girdileri verenler paylaşırlar. Girdiler aleyhte olanlardır, çıktılar ise lehte olanlardır. Yani teknik demek proje yapmak demektir. Proje yapılanların nasıl yapılacağını ortaya koyar.

Şimdi burada reel hareket belirlenmiştir. Her adım bütün özelliği ile tesbit edilmiştir. Ne var ki sonunda paylaşmanın nasıl olacağını “teknik” söylemez.

İşte bunu “FIKIH” söyler.

FIKIH demek, ne yaparsam neyi hak ederimin kişiler tarafından bilinmesi demektir. Bu fıkıh merkezi tarafından takdirle tesbit edilir. İslâmiyet’ten önce fıkıh böyle oluşmuştur. Bugün Avrupa’da da böyledir. İslâmiyet’te ise bunu herkes kendisi belirler. Kendi içtihadı ile, kendi sözleşmesi ile, kendisinin seçtiği ortak vekil olan başkanla ve kendisinin hakemlerden birini seçtiği mahkemenin kararları ile belirlenir.

Bugün İSLÂM FIKHI yaşamamaktadır, 1000 sene önceki işlerin içtihadı sadece okunmaktadır.

Batıda ise fıkhın kaynağı merkezî dayatmadır. Sermaye (kapitalizm) veya devlet (sosyalizm) veya bu ikisinin karmasıdır.

Bizim şimdilik “MÜÇTEHİT YETİŞTİRME, ARAŞTIRMACI YETİŞTİRME MERKEZİ” olarak adlandırdığımız “kooperatif ortaklığımız” işte zamanımızdaki bu “ORTAKLIK ÇAĞININ FIKHINI” yazacak ortaklıktır. Çalışmalarımız devam ediyor…

 

SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL

www.akevler.org (0532) 246 68 92

 

 


YorumcuYorum
ozer atac
20.11.2012
19:05

Ebu Hanife, FIKHI, kişinin yapacaklarını ve yararlanacaklarını bilmesidir şeklinde tarif etmiştir. Yani her insan ne yapmalıyım, görevim nedir, niçin var edildim diye düşünecek, bunları bilecek ve sonra da hakkım ne, yaptıklarım ne; bunlara sahip olmasını bilmesidir. Şöyle izah edebiliriz. İnsan dünyaya iş yapmak için gelmiştir. Ancak iş yapabilmesi için önce ceninden başlayarak ölünceye kadar topluluğun imkânlarından yararlanarak yaşar. Yani insanın önce hakları vardır. İnsan olduğu içini hakları vardır. Bu hakların başında yaşama hakkı gelir. Kişi sağlığını sürdürmek için doğanın ve topluluğun imkânlarından yararlanır. Buna karşı güçlendiği zaman da çalışır, emeğini verir ve borcunu öder. Batı hukuk anlayışında kişinin haklarını devlet tayin eder. Görevlerini de devlet verir. Kapitalistlerde bu işi siyasi güç yapar. Yani hak ve görevler topluluğun kişilere bahşettiği bir nimettir. Devlet bu hakları isterse geniş tutar isterse daraltır. Kur’an gelinceye kadar bu anlayış peygamberlerde de vardır. Ne var ki krallar kendilerinin hakkı olarak soyun hakkı kabul ediyorlardı; Peygamberler ise bu kâinatı var eden Allah’ın olarak görüyorlardı. Onlar O’nun elçisi olarak bu hak ve görevleri tesbit ediyorlardı. Kur’an’la bu anlayışta küçük değişiklik yapıldı. Allah kendi hak ve görevlerini topluluğa devretmiştir. TOPLULUKLARIN DEĞİŞEN DURUMLARDA DEĞİŞEN KARARLARLA BİREYLERİN HAK VE ÖDEVLERİNİ BELİRLEMİSİ ORGANİZASYON OLARAK TANIMLANIR. ORGANİZASYONUN BİR KİŞİ, BİRKAÇ KİŞİ VEYA TEMSİLCİLERCE OLUŞTURULMASI FARKLI SONUÇLARA SEBEBİYET VERİR. DOKTORA GİDEN HASTANIN İSTEM DIŞI ÇALIŞAN ORGANİZMASININ BAŞEDEMEDİĞİ BİYOLOJİK SORUNUNU BEDEN SAHİBİNE BİLDİRİP, YARDIM İSTEMESİNE HASTALIK DİYEBİLİRİZ. HASTA OLDUĞUNU İSTEM DIŞI SİSTEMİNİN İSTEMLİ HALE GETİRMESİYLE AYIRDINA VARAN BİREY, FERT ; DURUMUNU YİNE UZMAN DOKTORLA PAYLAŞARAK GİDERMEYE ÇALIŞIR. UZMAN DOKTOR BİLİNMEYEN ARKA PLANIN DEĞİŞEN KOŞULLARLA GÜNDEME GETİRDİĞİ AKSAYAN DURUM OLARAK HASTALIĞI TIBBIN BÜTÜNSEL BİLGİ VE BİRİKİMİYLE TEDAVİYE YÖNELİR VE HASTAYA UYGULAYACAĞI REJİMİ ÖNERİR. 1-BU ÖNERİ, DOĞAL HAKLARIN " DIŞARIDAN" BELİRLENMESİ MİDİR? 2-KURANIN BU BELİRLEMELERE YAPTIĞI "KÜÇÜK DEĞİŞİKLİK", ALLAHIN HAK VE GÖREVLERİ OLDUĞUNU ÖĞRENMEMİZ MİDİR? AYRICA, ALLAHIN İSİMLERİNİ FAŞ EDİP ÖĞRETMESİ, ONLARIN ALLAHIN HAK VE ÖDEVLERİ OLDUĞU ANLAMINDA MI YORUMLAMALIYIZ: FETTAH BAĞIŞLAMAK ÖDEVİ, BAGIŞLANMAYI HAK EDEN İÇİN DİR MİDİR?! 3-ALLAH, ARACI KONUSUNDA HASSASLIĞINI HER DAİM TÜME VARIM YÖNTEMİNDE SIKI (ORTAKLIĞA KARŞICILIK) TUTARKEN; RESÜL VE NEBİLERE DAHİ METİNE EKLEME YAPMASI OLASI DEĞİLKEN; HAK VE ÖDEVLERİNİ TOPLULUĞA DEVRETMESİ; A- KENDİNİ, BAĞIMSIZ SEYİRLİKLE ZENGİNLEŞTİRMESİ;YANİ SORUMLULUKLARINI GEÇİCİ OLARAK YARATTIĞI DIŞ TOTAL İRADE DE SINAMASI; B- YARADILIŞ SINAVININ TOPLULUKTA İLGA OLMASI; TOPLULUĞUN GÜNAH SEVAP MUAFİYETİ. C-TOPLULUĞUN BİYOLOJİK NAZARİYE KIYASIYLA, İSTEMDIŞILIĞININ RİSKLERİNİ NASIL TAŞIYACAĞI .... SORUNSALI, SUSUZ YUTULMAYACAK HACİMDE DİR. Kişi topluluk adına içtihat yapmaya yetkili kılındı ve YENİ FIKIH doğmaya başladı. 4-YENİ FIKIH, DOĞALDIR; SABİT METİNLER ACİZLİK VE KORKUDAN LÜTUF VEYA İHDAS EDİLİR; ÖNCESİ HEP VARDI. FIKHIN KAYNAĞI DÖRT OLARAK KABUL EDİLDİ. 1- Fıkhın birinci kaynağı kişinin dört delile dayanarak kendi içtihadıdır. Bu kişinin kendisini bağlar. Topluluğa tek taraflı olarak verdiği sözdür, sözünde durması gerekir. İçtihadını her zaman değiştirebilir ama değiştirinceye kadar verdiği sözde durmalıdır. Kişi içtihadını yapmakta tamamen serbesttir ama içtihattan sonra ona uymak zorundadır. 2- Fıkhın ikinci kaynağı ise sözleşmelerdir. Kişiler ikili veya daha fazla olarak sözleşme yaparlar. Sözleşme yapıp yapmamakta da serbesttirler. Sözleşmeyi sona erdirmeye de hakları vardır ama sözleşme yürürlükte iken ona aykırı hareket eder de zarar doğarsa bunu tazmin ederler. Kişiler sözleşmeye hâkimdirler. Diledikleri gibi sözleşme yaparlar. Ama sözleşmeden sonra artık sözleşmenin emrindedirler. 3- Fıkhın üçüncü kaynağı ise ortak vekil sistemidir. Kişiler bir konuda beraber hareket edeceklerine dair anlaşır ama hareket biçiminde ihtilafa düşerlerse ortak vekil seçerler. Ortak vekil istişare eder. Sonunda müvekkillerin isteklerini ve görüşlerini telif ederek sonuca varır. Bu da şeriat olur, fıkıh olur. 4- Fıkhın dördüncü kaynağı ise hakemlerdir. Kişiler veya topluluklar arasında bir niza çıkarsa taraflar birer hakem seçerler, onlar da başhakem seçerler. Hakemlerin verdikleri karar FIKIH olur. İşte bu dört kaynak ile insan kendi fıkhını belirler. Bir işletme kurulacaksa önce işletmenin girdileri belirlenir, miktarları ve vasıfları belirlenir. Sonra tezgâhlarda nasıl işleneceği tesbit edilir. Ara maddeler belirlenir, montajlar çıkar, sonunda mamulleri yani çıktıları girdileri verenler paylaşırlar. Girdiler aleyhte olanlardır, çıktılar ise lehte olanlardır. Yani teknik demek proje yapmak demektir. Proje yapılanların nasıl yapılacağını ortaya koyar. ARZ TALEP, PİYASA; YAPILAN BELİRLEMELERİN SÜRESİ, SAMİMİ BİR ZOROUNLULUK OLARAK ARGE, MEVCUT SORUNLARIN AŞILMASI... Şimdi burada reel hareket belirlenmiştir. Her adım bütün özelliği ile tesbit edilmiştir. Ne var ki sonunda paylaşmanın nasıl olacağını “teknik” söylemez. İşte bunu “FIKIH” söyler. 5-TEKNİK MATEMATİĞİN TEZAHÜRÜDÜR, FIKIH, TEKNİKTEN BAĞIMSIZ OLARAK ANLAŞILMAMALIDIR. FIKIH demek, ne yaparsam neyi hak ederimin kişiler tarafından bilinmesi demektir. Bu fıkıh merkezi tarafından takdirle tesbit edilir. İslâmiyet’ten önce fıkıh böyle oluşmuştur. Bugün Avrupa’da da böyledir. İslâmiyet’te ise bunu herkes kendisi belirler. Kendi içtihadı ile, kendi sözleşmesi ile, kendisinin seçtiği ortak vekil olan başkanla ve kendisinin hakemlerden birini seçtiği mahkemenin kararları ile belirlenir. 6-KLASİK LİBERAL FELSEFE, NAMAZ KILMASA ORUÇ TUTMASA DA BUNU YAŞAYAN ÖRNEKLERDEN DAHA İYİ BECERMEKTEDİR. Bugün İSLÂM FIKHI yaşamamaktadır, 1000 sene önceki işlerin içtihadı sadece okunmaktadır. Batıda ise fıkhın kaynağı merkezî dayatmadır. Sermaye (kapitalizm) veya devlet (sosyalizm) veya bu ikisinin karmasıdır. 7-SONUÇLARI DENENMİŞ TECRÜBE, DOĞAL OLARAK İSTEMESEK TE OTORİTE OLUR. TIPKI ŞAHSİYETİNİZ GİBİ. LAKİN, CEZBE , ÖDÜL, TAKDİR.. RUH GİBİ CANLILIK SAĞLAR.Bİ ŞEKİLDE ÜFÜRÜLMELİDİR. 8-KARMA SİSTEMLER YENİ KUTUTUPLAR OLUŞTURUR; TIPKI YAŞAM GİBİ. KAPİTALİZM VE SOSYALİSMİN ARASI SİSTEMLERİN, KARMA ORANLARININ DIŞINDA BİR ŞEY YOKTUR;AYRICA, ALLAH TOPLULUĞA HAK VE GÖREVLERİNİ DEVR ETMEMİŞ MİYDİ?!! Kİ SÖZÜNÜ ETTİĞİMİZ TOPLULUK BÜTÜN İNSANLIKTIR. Bizim şimdilik “MÜÇTEHİT YETİŞTİRME, ARAŞTIRMACI YETİŞTİRME MERKEZİ” olarak adlandırdığımız “kooperatif ortaklığımız” işte zamanımızdaki bu “ORTAKLIK ÇAĞININ FIKHINI” yazacak ortaklıktır. Çalışmalarımız devam ediyor… 9-IŞIĞINIZLA YÜRÜYORUZ.





Çok Okunan Makaleler
Süleyman Karagülle
ABD Başkanlık Seçimi
19.11.2016 46996 Okunma
28 Yorum 19.12.2016 21:41
Süleyman Karagülle
KABİR AZABI
25.02.2014 32891 Okunma
8 Yorum 05.03.2014 21:24
Süleyman Karagülle
Görevimiz
22.02.2014 30702 Okunma
12 Yorum 05.02.2016 21:44
Süleyman Karagülle
Adil Düzen Partisi'nin kuruluş tartışması
6.08.2011 22043 Okunma
9 Yorum 06.02.2016 17:34
Süleyman Karagülle
Akevler
14.07.2013 21593 Okunma
6 Yorum 22.07.2017 20:36
Süleyman Karagülle
Devlete faiz haram mıdır?
9.11.2013 19757 Okunma
Süleyman Karagülle
İlmîlik Demek “Usul” Demektir
3.10.2015 18439 Okunma
Süleyman Karagülle
Neden Arapça; Neden Kuran Arapçası
9.02.2013 17633 Okunma
1 Yorum 10.02.2013 15:18
Süleyman Karagülle
Fıkha Göre Yeni Hükümet
14.06.2015 16221 Okunma
5 Yorum 28.06.2015 16:16
Süleyman Karagülle
Putin Müslüman Oldu
21.03.2015 16137 Okunma
5 Yorum 24.03.2015 11:50
Süleyman Karagülle
Tesviye mi Tasfiye mi?
1.09.2016 15882 Okunma
3 Yorum 22.09.2016 19:58
Süleyman Karagülle
Akit ve Ahit (Tekrar)
12.04.2012 15601 Okunma
1 Yorum 13.04.2012 17:57
Süleyman Karagülle
R.T.Erdoğan ve F.Gülen
8.02.2014 15491 Okunma
2 Yorum 27.07.2017 01:05
Süleyman Karagülle
İnsanlık anayasası - Sam Adian'a cevap
24.02.2016 15457 Okunma
10 Yorum 26.02.2016 00:34
Süleyman Karagülle
Kuran'ı Doğru Anlamak
30.05.2015 15420 Okunma
3 Yorum 27.11.2016 18:52
Süleyman Karagülle
Ahmet Davutoğlu’nun Hatası
14.05.2016 15257 Okunma
3 Yorum 17.05.2016 07:37
Süleyman Karagülle
15 Temmuz 2016 Neden Yapıldı?
17.07.2016 15102 Okunma
3 Yorum 19.07.2016 19:47
Süleyman Karagülle
Evlilik ve Kanun Önerisi
5.03.2016 15080 Okunma
1 Yorum 06.03.2016 01:18
Süleyman Karagülle
Akhan ve Tokul Ailelerine Açık Mektup!
5.09.2015 14409 Okunma
1 Yorum 05.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Düşen Uçak ve Suriye Meselesi
29.11.2015 14324 Okunma
4 Yorum 08.12.2015 06:11
Süleyman Karagülle
Yeniden Seçim
25.07.2015 14103 Okunma
3 Yorum 29.07.2015 03:01
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sisteminin Delilleri
21.05.2016 14010 Okunma
4 Yorum 22.05.2016 18:44
Süleyman Karagülle
İdam ve Öcalan
25.06.2016 13829 Okunma
6 Yorum 02.07.2016 12:02
Süleyman Karagülle
Kesilen Hayvanlar (Mete Firidin’in görüşü üzerine)
14.04.2015 13698 Okunma
1 Yorum 16.04.2015 20:19
Süleyman Karagülle
Türkiye Cumhuriyeti Devleti
20.09.2015 13649 Okunma
4 Yorum 23.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Darbeyi Kim Yaptı?
8.10.2016 13552 Okunma
6 Yorum 11.10.2016 13:15
Süleyman Karagülle
Davet
25.04.2015 13511 Okunma
6 Yorum 27.04.2015 10:03
Süleyman Karagülle
Kur’an Ekonomisi
3.12.2016 13372 Okunma
3 Yorum 05.12.2016 13:19
Süleyman Karagülle
Koalisyon ve Çözüm
4.07.2015 13262 Okunma
3 Yorum 24.07.2015 23:29
Süleyman Karagülle
Sam'a cevap: Kuran'daki müşküller, müteşabihler
3.01.2016 13227 Okunma
1 Yorum 16.01.2016 14:15
Süleyman Karagülle
Adil Düzen, N.Erbakan - S.Karagülle-1
1.10.2011 13209 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Parti’ye Tuzak!
11.04.2015 12934 Okunma
3 Yorum 13.04.2015 12:32
Süleyman Karagülle
İstihare; “EVET/HAYIR” manası nedir?
26.02.2017 12898 Okunma
9 Yorum 04.08.2017 21:52
Süleyman Karagülle
Üçüncü Binyıl Uygarlığı
31.10.2015 12871 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:54
Süleyman Karagülle
Sam Adian'a cevap
15.11.2015 12780 Okunma
2 Yorum 19.11.2015 21:27
Süleyman Karagülle
AK Parti’nin Kötülük ve İyilikleri
25.06.2016 12761 Okunma
Süleyman Karagülle
Mümin-Müslim Hakkında Sorular
25.05.2010 12692 Okunma
4 Yorum 07.06.2010 22:20
Süleyman Karagülle
İran'da zelzele ve teklif
20.04.2013 12668 Okunma
4 Yorum 25.04.2013 18:26
Süleyman Karagülle
İki Merkez; Sermaye ve Kur’an
3.10.2015 12664 Okunma
2 Yorum 05.10.2015 08:11
Süleyman Karagülle
Riba/Faiz ve Katılım Bankaları
24.01.2015 12652 Okunma
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE TAM İSTİHDAM
3.10.2016 12646 Okunma
Süleyman Karagülle
Türkiye’nin Yeri ve Görevi
27.06.2015 12590 Okunma
1 Yorum 29.06.2015 14:04
Süleyman Karagülle
Mümin kimdir?
9.05.2015 12540 Okunma
Süleyman Karagülle
Dershaneler
7.12.2013 12510 Okunma
8 Yorum 08.04.2014 09:25
Süleyman Karagülle
Çözüm Süreci ve PKK sorununun çözümü
8.08.2015 12508 Okunma
2 Yorum 10.08.2015 12:00
Süleyman Karagülle
Kuran'ın değeri, Muhammed'in varlığına dair cevaplar
11.06.2016 12475 Okunma
1 Yorum 12.06.2016 17:31
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sistemi
26.11.2016 12472 Okunma
4 Yorum 29.11.2016 07:17
Süleyman Karagülle
Çağımızda Cihad
7.07.2015 12469 Okunma
3 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
Akit Yorumcularına
21.07.2015 12375 Okunma
1 Yorum 22.07.2015 13:24
Süleyman Karagülle
Türkiye’yi bekleyen tehlike; uçurum!
6.06.2015 12368 Okunma
2 Yorum 09.06.2015 08:56
Süleyman Karagülle
Çağımızın sorunları
4.05.2013 12368 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:10
Süleyman Karagülle
Korkunç Kriz ve Çaresi
16.05.2015 12338 Okunma
3 Yorum 22.05.2015 11:29
Süleyman Karagülle
Söz ver, oy vereyim
9.05.2015 12324 Okunma
1 Yorum 11.05.2015 09:51
Süleyman Karagülle
Milletvekili Yemini
14.03.2015 12301 Okunma
Süleyman Karagülle
Kiralar Neden Yüksek?
31.01.2015 12263 Okunma
Süleyman Karagülle
Çözüm 100 lojmanlı işyerleri
30.03.2013 12064 Okunma
9 Yorum 13.04.2013 08:44
Süleyman Karagülle
Medine Vesikası-Taha Akyol’a Cevaplar-2
25.07.2015 12041 Okunma
Süleyman Karagülle
Avrasya Ekonomik Birliği
3.01.2015 12022 Okunma
3 Yorum 14.01.2015 08:18
Süleyman Karagülle
D E R G I !
29.04.2017 12011 Okunma
18 Yorum 16.05.2017 08:11
Süleyman Karagülle
Vergisiz Devlet
26.12.2015 12000 Okunma
2 Yorum 26.12.2015 20:11
Süleyman Karagülle
Kuran'a İman ve Uymamız Gereken Dört İlke
5.11.2016 11927 Okunma
3 Yorum 13.11.2016 13:12
Süleyman Karagülle
İstişare
2.11.2013 11884 Okunma
8 Yorum 13.11.2013 11:10
Süleyman Karagülle
PKK, Kürtler ve Yapılması Gereken
7.11.2015 11872 Okunma
3 Yorum 11.11.2015 11:52
Süleyman Karagülle
F. Gülen ve İbtihal
26.03.2016 11850 Okunma
Süleyman Karagülle
Vadeli satış, taksit ve murabaha
22.12.2012 11759 Okunma
Süleyman Karagülle
Çanlar kimin için çalıyor?
19.07.2014 11744 Okunma
5 Yorum 22.07.2014 09:12
Süleyman Karagülle
GİRİŞİM/Cİ (Bir Tartışma Konusu)
31.12.2011 11716 Okunma
3 Yorum 05.01.2012 13:32
Süleyman Karagülle
Mısır’daki İdamlar ve Yapılması Gerekenler
23.05.2015 11591 Okunma
1 Yorum 25.05.2015 10:09
Süleyman Karagülle
Kur’an ve İki Lider; Putin ve Erdoğan
2.01.2016 11535 Okunma
4 Yorum 08.01.2016 15:13
Süleyman Karagülle
Akevler ve AK Parti
14.06.2015 11480 Okunma
Süleyman Karagülle
Kenan Evren
16.05.2015 11463 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:30
Süleyman Karagülle
Elektrik Kesintisi ve Çözüm Önerisi
4.04.2015 11323 Okunma
Süleyman Karagülle
Ruslar ve Türkler
20.12.2015 11290 Okunma
2 Yorum 25.12.2015 14:57
Süleyman Karagülle
Ayı öldürmek yasak
4.05.2013 11272 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:25
Süleyman Karagülle
Yeni Bir Dünya İçin Yapılması Gerekenler
19.11.2016 11224 Okunma
1 Yorum 19.11.2016 22:39
Süleyman Karagülle
Kıssadan hisse ve devlet yönetimi
17.05.2014 11174 Okunma
Süleyman Karagülle
IŞİD ve PKK ile Neler Oluyor?
1.08.2015 11166 Okunma
Süleyman Karagülle
Altın Bono
17.12.2016 11127 Okunma
2 Yorum 19.12.2016 21:21
Süleyman Karagülle
KUR’ANÎ ÇÖZÜM
18.04.2016 11095 Okunma
1 Yorum 18.04.2016 10:52
Süleyman Karagülle
Neden matematik?
16.02.2013 11060 Okunma
1 Yorum 17.02.2013 00:40
Süleyman Karagülle
Son Ümit!
4.07.2015 11053 Okunma
Süleyman Karagülle
Sermaye ve siyasi güç, para ve silah
24.05.2014 11032 Okunma
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Çin
1.08.2015 10991 Okunma
1 Yorum 03.08.2015 09:13
Süleyman Karagülle
Vergi indirimi ve vergi iadesi
22.02.2014 10784 Okunma
Süleyman Karagülle
Adil Kur’an Düzeni ve çağımızın sorunları
5.09.2015 10743 Okunma
2 Yorum 07.09.2015 17:54
Süleyman Karagülle
İslâm Hukuku-Taha Akyol’a Cevaplar-1
25.07.2015 10708 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Düzeninde Başkanlık
21.05.2016 10668 Okunma
1 Yorum 23.05.2016 08:10
Süleyman Karagülle
Rockefeller Ailesi ve Hidrojen Enerjisi
2.04.2016 10624 Okunma
2 Yorum 11.04.2016 08:19
Süleyman Karagülle
Partilere Tavsiye
30.05.2015 10620 Okunma
1 Yorum 01.06.2015 08:08
Süleyman Karagülle
Rüya
20.02.2016 10555 Okunma
2 Yorum 21.02.2016 11:34
Süleyman Karagülle
Yeni Hükümet ve Devlet Başkanı
20.06.2015 10481 Okunma
2 Yorum 23.06.2015 14:03
Süleyman Karagülle
Mehmet Hikmetumut, Ölüm ve Ötesi
5.07.2015 10477 Okunma
1 Yorum 20.07.2015 09:31
Süleyman Karagülle
PKK Mikrobu Üreten Sebepler ve TEDAVİ
6.02.2016 10425 Okunma
1 Yorum 06.02.2016 23:11
Süleyman Karagülle
Akevler ve Araştırmacı
12.01.2013 10395 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Düzeni; Çözümü Halk Üretebilir
14.11.2015 10328 Okunma
1 Yorum 16.11.2015 08:32
Süleyman Karagülle
Tanrı ve Olasılık
3.10.2015 10254 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Partinin başarıları
16.11.2013 10218 Okunma
Süleyman Karagülle
Erbakan ve Adil Düzen
14.11.2009 10201 Okunma
Süleyman Karagülle
Bir Adil Düzen Eleştirisi ve Cevabı
15.11.2011 10192 Okunma
Süleyman Karagülle
Akevler Ekolü ve ...
18.04.2015 10184 Okunma
2 Yorum 20.04.2015 17:09


© 2026 - Akevler