Hüseyin Kayahan
HUKUK ve TAŞKINLIK; MUSA ve HIZIR
7.05.2014
5334 Okunma, 7 Yorum

İZMİR,07.05.2014

 

HUKUKUN DIŞINA ÇIKMA

ŞERİAT (HUKUK) ve BAGÎLİK (TAŞKINLIK)

MUSA VE ABDLERDEN BİR ABD

 

Kehf Suresi /60-81:

 

وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِفَتٰيهُ لَٓا اَبْرَحُ حَتّٰٓى اَبْلُغَ مَجْمَعَ الْبَحْرَيْنِ اَوْ اَمْضِيَ حُقُب ﴿٦٠﴾   فَلَمَّا بَلَغَا مَجْمَعَ بَيْنِهِمَا نَسِيَا حُوتَهُمَا فَاتَّخَذَ سَب۪يلَهُ فِي الْبَحْرِ سَرَباً ﴿٦١﴾ فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتٰيهُ اٰتِنَا غَدَٓاءَنَاۘ لَقَدْ لَق۪ينَا مِنْ سَفَرِنَا هٰذَا نَصَباً ﴿٦٢﴾

قَالَ اَرَاَيْتَ اِذْ اَوَيْنَٓا اِلَى الصَّخْرَةِ فَاِنّ۪ي نَس۪يتُ الْحُوتَۘ وَمَٓا اَنْسَان۪يهُ اِلَّا الشَّيْطَانُ اَنْ اَذْكُرَهُۚ وَاتَّخَذَ سَب۪يلَهُ فِي الْبَحْرِۗ عَجَباً ﴿٦٣﴾ قَالَ ذٰلِكَ مَا كُنَّا نَبْغِۗ فَارْتَدَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمَا قَصَصاًۙ ﴿٦٤﴾ فَوَجَدَا عَبْداً مِنْ عِبَادِنَٓا اٰتَيْنَاهُ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَعَلَّمْنَاهُ مِنْ لَدُنَّا عِلْماً ﴿٦٥﴾ قَالَ لَهُ مُوسٰى هَلْ اَتَّبِعُكَ عَلٰٓى اَنْ تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْداً ﴿٦٦﴾ قَالَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْراً ﴿٦٧﴾ وَكَيْفَ تَصْبِرُ عَلٰى مَا لَمْ تُحِطْ بِه۪ خُبْراً ﴿٦٨﴾ قَالَ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ صَابِراً وَلَٓا اَعْص۪ي لَكَ اَمْراً ﴿٦٩﴾ قَالَ فَاِنِ اتَّبَعْتَن۪ي فَلَا تَسْـَٔلْن۪ي عَنْ شَيْءٍ حَتّٰٓى اُحْدِثَ لَكَ مِنْهُ ذِكْراً۟ ﴿٧٠﴾فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا رَكِبَا فِي السَّف۪ينَةِ خَرَقَهَاۜ قَالَ اَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ اَهْلَهَاۚ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـٔاً اِمْراً ﴿٧١﴾ قَالَ اَلَمْ اَقُلْ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْراً ﴿٧٢﴾ قَالَ لَا تُؤَاخِذْن۪ي بِمَا نَس۪يتُ وَلَا تُرْهِقْن۪ي مِنْ اَمْر۪ي عُسْراً ﴿٧٣﴾ فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَا لَقِيَا غُلَاماً فَقَتَلَهُۙ قَالَ اَقَتَلْتَ نَفْساً زَكِيَّةً بِغَيْرِ نَفْسٍۜ لَقَدْ جِئْتَ شَيْـٔاً نُكْراً ﴿٧٤﴾

قَالَ اَلَمْ اَقُلْ لَكَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْراً ﴿٧٥﴾ قَالَ اِنْ سَاَلْتُكَ عَنْ شَيْءٍ بَعْدَهَا فَلَا تُصَاحِبْن۪يۚ قَدْ بَلَغْتَ مِنْ لَدُنّ۪ي عُذْراً ﴿٧٦﴾ فَانْطَلَقَا۠ حَتّٰٓى اِذَٓا اَتَيَٓا اَهْلَ قَرْيَةٍۨ اسْتَطْعَمَٓا اَهْلَهَا فَاَبَوْا اَنْ يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا ف۪يهَا جِدَاراً يُر۪يدُ اَنْ يَنْقَضَّ فَاَقَامَهُۜ قَالَ لَوْ شِئْتَ لَتَّخَذْتَ عَلَيْهِ اَجْراً ﴿٧٧﴾ قَالَ هٰذَا فِرَاقُ بَيْن۪ي وَبَيْنِكَۚ سَاُنَبِّئُكَ بِتَأْو۪يلِ مَا لَمْ تَسْتَطِـعْ عَلَيْهِ صَبْراً ﴿٧٨﴾ اَمَّا السَّف۪ينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَاك۪ينَ يَعْمَلُونَ فِي الْبَحْرِ فَاَرَدْتُ اَنْ اَع۪يبَهَا وَكَانَ وَرَٓاءَهُمْ مَلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَف۪ينَةٍ غَصْباً ﴿٧٩﴾ وَاَمَّا الْغُلَامُ فَكَانَ اَبَوَاهُ مُؤْمِنَيْنِ فَخَش۪ينَٓا اَنْ يُرْهِقَهُمَا طُغْيَاناً وَكُفْراًۚ ﴿٨٠﴾ فَاَرَدْنَٓا اَنْ يُبْدِلَهُمَا رَبُّهُمَا خَيْراً مِنْهُ زَكٰوةً وَاَقْرَبَ رُحْماً ﴿٨١﴾وَاَمَّا الْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَامَيْنِ يَت۪يمَيْنِ فِي الْمَد۪ينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُ كَنْزٌ لَهُمَا وَكَانَ اَبُوهُمَا صَالِحاًۚ فَاَرَادَ رَبُّكَ اَنْ يَبْلُغَٓا اَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنْزَهُمَاۗ رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَۚ وَمَا فَعَلْتُهُ عَنْ اَمْر۪يۜ ذٰلِكَ تَأْو۪يلُ مَا لَمْ تَسْطِـعْ عَلَيْهِ صَبْراًۜ۟ ﴿٨٢﴾

 

Musa ve Hızır olarak bilinen kıssayı hemen herkes duymuştur. Musa peygamber, şeriatcı/hukukcu kimliği ile, hukuka uymayan davranışlar yapan bu kişinin yaptıklarına dayanamamış ve yanından uzaklaşmıştır. Başta bu kıssaya dayanarak bazı kişiler de, ALLAH TARAFINDAN GÖREVLİ OLDUKLARI ve kendilerinde buna benzer özellikler olduğunu beyan ede gelmişlerdir

 

Daha önceki yazılarımda ve yorumlarımda da değindiğim bu kıssayı; Üstad Karagüllenin son makalelerinin bende çağrıştırdıkları üzerine biraz daha açmak istiyorum.

Fetasına/yardımcısına; “İki bahrın mecmuuna baliğ oluncaya (iki nehrin birleşimine ulaşıncaya) VEYA hukba imdat edinceye (azık çantası medet deyinceye) kadar berh etmeyeceğim (durmayacağım) demişti. Böylece iki şarta bağlı bir yolculuğa çıktığını bildirmişti. Hangisi önce gerçekleşirse oraya kadar devam edecekti.

 

İki bahrın mecmuunun beynine (iki nehrin birleşiminin arasına/yakınına) varınca hûtlarını/azıklarını unuttular. O da nehirde sebilini/yolunu bulup kayboldu Burada henüz birleşim noktasına varmadılar, yalnızca oranın BEYNİNE vardılar Böylece birinci şart henüz gerçeklememiştir.

 

Orayı aştıklarında yardımcısına; gıdamızı getir, ……” dedi.

Yardımcısı ona sahraya/karaya sığındığımızda ben onu unuttum. Dedi.

Musa şartın ikinci kısmını, yani azıklarının(hût) kalmadığını anlar, anlamaz; boğalaşacağımız/taşkın olacağımız şey odur/orasıdır…” dedi ve izleri üzerine oraya (AZIKLARININ TÜKENDİĞİ YERE) geri döndüler. Musa da burada, (ne olduğunu bilmediğim bir sebepten) BAGV/BAGY fiilini kullanıyor. BOĞA kelimesi buradan gelir. Azgınlık, taşkınlık manasındadır. Şeriattaki, Hukuktaki karşılığı; YASANIN DIŞINA ÇIKMA, TAŞMA demektir. Niçin böyle bir arzusu olduğunu, doğrusu bilmiyorum. Eski Mısır, darül hukuk; güneydeki Nübye/SUDAN ise darül Bagy olabilir. Merkezi hukuk, tüm devleti bağlayan merkezi yasalar orada olmayabilir. Bölge bölge farklı uygulamalar, keyfilikler olmuş olabilir belki o tarafta. Medeni dünyadakiler, bugün bile, faşing benzeri uygulamalarda her türlü taşkınlığı yapmaktadır Dr. Mete Fridinin buluşuyla, bu seyahatin Nilin güneyine doğru, MAVİ NİL ile BEYAZ NİLİN birleştikleri yere doğru yapıldığını anlıyoruz ama bunun gerekçesinin ne olduğunu bilmiyoruz

 

Orada;

İNDİMİZDEN BİR RAHMET İTA ETTİĞİMİZ,

LEDUNUMUZDAN BİR İLMİ TA’LİM ETTİĞİMİZ,

ABDLERİMİZDEN BİR ABD VECDETTİLER.

 

Karagülle; Allah kelimesini Devlet, Resul kelimesini Başkan, Allah ve Resul terkibini geçici yargı, Allah ve (onun) Resulü terkibini ise Yargı/kesin yargı olarak kullanmaktadır. Ben bunu biraz değişiklikle şöyle düşünüyorum. Resul; Başkan değil, Başbakandır (yürütmenin başıdır). Başkan, Nebidir. Diğer başkanlar da Nebidir.

 

Ben Allah kelimesine bir açılım daha getiriyor ve sadece Allah denmişse Devlet, Kamu, Genel Yönetimler; ALLAHU RABBİL ALEMİN/toplulukların yetiştiricisi Allah denmişse; YEREL YÖNETİMLER olarak kabul ediyorum. Bir Teolog için Allah, her zaman YARATICI, Resul de her zaman PEYGAMBER manasındadır. Fakat bir fizikçi, bir biyolog, bir sosyolog, bir ekonomist bu kelimelere bu manalarla bakmaz, bakmamalıdır da.

 

Burada temel esas şudur. Nasıl ki harfler ayrı ayrı olunca harftir ama yan yana olunca artık müstakilliklerini ve tekil anlamlarını kaybederek kelime manasına dönüşürlerse; kelimeler de yan yana geldiklerinde eski manalarının yanında yeni manalar da oluştururlar.

Bütün bunlar, paralel okumalar/MÜTEŞABİHAT(BENZEŞENLER) dediğimiz ANLAMLANDIRMALARDIR. Bunlar MECAZ değildir. Bunlar müteşabihler, yani birbirine BENZEŞ/TÜRDEŞ OLANLARDIR. Bana göre bunların hepsi HAKİKİ MANALARDIR ama AİT OLDUĞU İLMİ DİSİPLİN İÇİNDE OLMAK KAYDIYLA. Her ayet, her kelime bütün dallarda bir mana ifade eder, etmektedir; biz onu bulmaya çalışmalıyız. Yeni bin yılın MUCİZESİ BU OLACAKTIR.

 

Bu bakış açısıyla, yukarıdaki ÜÇ İBAREYİ yeniden düşünelim Bu ibarelere, geçmiş makale veya yorumlarda da değinmeye çalışmış; bu ibareler, devlette/KAMUDA birer müesseseye, veya benzeri olgulara işaret ediyor olabilir demiştim. “İNDİ” ve LEDUN kelimelerine KAMUSAL MANA vermek gerekir.

 

Musanın da haklı çıkışında göründüğü gibi, bu kişi hukukun dışına çıkmakta, olayların akışını değiştirmektedir. Varsın Teologlar bu tasarrufları manevi görevli, vb ifadelerle izah esinler. Bu bize gerçek hayatta bir şey katmamaktadır

 

Ledün kelimesi; gizli, iç, derin gibi kavramlarla ilişkilendirilmektedir. Bu bana DERİN DEVLETi, “İSTİHBARAT”ı çağrıştırmaktadır. Ledünnümüzden bir ilim talim ettiğimiz demek; GİZLİ(devlet sırlarından) BİR BİLGİ ÖĞRETTİĞİMİZ manasındadır. Bugün de her devlette devlet sırrı” kavramı vardır, bunlar belirli bir süre açıklanamaz, açıklayanlar hakkında hukuki ve cazai işlem yapılır.

 

İndi kelimesi, yanımızdan; yani KATIMIZDAN, NEZDİMİZDEN manasındadır. Bu, bir kararname, genelge, vb bir belge olmalıdır. Rahmet ise, RUHSAT, imtiyaz, selahiyet, GENİŞLİK, SERBESTLİK gibi bir manada olsa gerektir. Bu ya Meclisten, ya Hükümetten, ya da Cumhurbaşkanlığından verilmiş BİR DOKUNULMAZLIK BELGESİDİR, BİR İMTİYAZDIR. Dokunulmazlığın başta milletvekillerinde olmak üzere, derece derece pek çok uygulaması vardır. Polis askerin karıştığı trafik kazasına bile karışmıyor. Mit mensuplarına ne polis ne jandarma karışabiliyor, vs.

 

Abden min abdina ise; VATANDAŞLARIMIZDAN BİR VATANDAŞ” demektir ki, bu görevler sadece vatandaş olanlara verilebilir. Yabancı veya mülteci veya misafir gibi kimseler bu görevlerde kullanılamazlar. Bu statü ellezine amenû” gibi bir statüdür, hangisi daha üstündür, henüz bilmiyorum.

 

Kıssanın gelişen bölümlerinde bu uygulamanın “ÜÇ ÖRNEĞİ” anlatılmaktadır. Başka yerlere belki KIYAS ile uygulanabilir, henüz onu da araştırmadım. Bu konulardan ilki ve hemen anlaşılanı; SAĞLIKLI NESİL OLUŞTURULMASIDIR Belki buradaki bebeğe/çocuğa kıyasla yaşlıların “ÖTENAZİ” olayı da irdelenebilir. Diğer iki olay ise siyasi ve iktisadi gibi görünüyor. Anlatılan her üç olayın da illet ve hikmetlerini ayrı bir makalede işlemek istiyorum. Arkadaşlardan ELEŞTİRİ VE KATKI gelebilmesi için işaret etmeye çalıştım.

 

Saygılarımla.

H.Kayahan

 

 


YorumcuYorum
Mete Firidin
08.05.2014
06:48

Bende bu olayın derin devleti anlattığını düşünüyorum. Biz kelimesini ise bakanlar kurulu olarak anlıyorum. Allah kelimesi harf çözümü ile El- ilah anlamına gelir. Yani İl=güçlü yönlendirici, İlk eğitici. H harfi çağrılan yardım istenen anlamında. ilah = çağrılan güçlü yönlendirici veya yönetici. El ilah: Belli bir güçlü, birinci yönlendiren yardıma çağrılan demek oluyor.

Mete Firidin
08.05.2014
08:09

Bakara 246 da Nebi bir melik tayin ediyor. Öyleyse nebi devlet başkanı olmalı?

Tayibet Erzen
08.05.2014
09:38

Üstad'n en son seminerlerinden birinde geçen ifade şöyle:

“Allah ve resul” başkanın geçici başhakem olması durumu, “Allah ve resulü” ise yargıyı, “resul” yönetimi, “resulü” ise tüm devleti temsil etmesi durumudur.

Musa ve Hızır bahsi daha önce de tartışlmış ve derin devlet olabileceği görüşünde mutabık kalınmıştı. Sağlıklı neslin korunması için yaşayan birinin hayatı sonlandırılabiliyorsa ki bu biyolojik bir koruma değil, sosyolojik bir korumaydı, o zaman doğumlara da müdahale edilebilecği sonucuna varabilir miyiz?

Hızır sırtını Allah'a dayamış istediği gibi hareket etmiş, ne de olsa sonuçları biliyor. Peki günümüzde sırt devlete(Allah) dayandırılarak ne kadar ileri gidilebilir? Bunun hukuku bana şu an inanılmaz zor göründü. Kuran'da hiçbir şey boşa anlatılmamştır o yüzden bu kıssa mutlaka hukuki sonuçlar doğuracaktır. Tartışmaya Süleyman Bey'in katılması çok faydalı olurdu.

Hüseyin Kayahan
12.05.2014
08:18

NASİP OLURSA BU HAFTA SONU, BİR HAFTALIĞINA, HARTUM/SUDAN'A GİDİYORUM. "Mecmual bahreyn", Mete beyin işaret ettiği gibi, Beyaz Nil ile Mavi Nilin birleştiği yer olabilir mi diye bakacağım. Umarım, Hz Musa ile Hızır'dan ilhamlar alırım. En azından rüyama girerler belki...

Mecmual bahreyn, elbette başka yer olabilir. Musa'nın Medyen'e kaçarak gittiği ve tekrar döndüğünü Kuranın da şahitliği ile biliyoruz. Bugünkü Şüveyş kanalı (o günlerde açılmamış olmasına rağmen), "mecmual bahreyn" sıfatını hak edecek liyakattadır. Esas zorluk, Musa'nın bu seyati ne zaman yaptığındadır. Gençliğinde mi, Medyen sürgünü sıraında mı, Mısır'a geri dönüşünde mi yoksa Mısır'dan çıktıktan sonra mı? Beyaz Nil-Mavi Nil yöresine ancak gençken, henüz Mısır'dan kaçmamış olduğu zaman diliminde gitmesi mümkündür. Zira, ister "Aşağı Mısır'ın başkenti Memphis'te" yaşamış olsuni İster "Yukarı Mısırı'ın başkenti Teb'de" yaşamış olsun, Hartum her ikisini de oldukça uzaktır hele , hele "BİR AZIK TORBASI" yiyecekle gidilebilecek mesafede değildir.

Hukuk dışı uygulamaların anlatıldığı bu "3 örnek olayı" daha sonraki makalelerde incelemeye devam etmek istiyorum. Üstad Karagülle'nin "devlet sadece hukukla yönetilmez, başkan bazen hukuk dışı uygulamalar da yapmak zorunda kalabilir ve onu sorgulayacak merci ve gerekçe yoktur" çıkarımının delili bu ayetler olmalıdır, diye düşünüyorum. İstihsan güzel şey, bir de sonradan delilini bulablirsek...

Saygılarımla.

H.Kayahan

Mete Firidin
12.05.2014
20:10

Bazı şeyleri iyi düşünmek gerekir. Musa mısırda yaşadığında evlatlık da olsa bir prenstir. Yahudi kayanklarında Musanın mısırdayken ordu komutanı olduğu ve bu günkü Sudana seferler yaptığı bilinmektedir. Hatta ilk karısı bir sudanlıdır. Ondan çocukları vardır. Yahudi tarihi bundan bahsetmekten hoşlanmaz. Çünkü Çocuklar zencidir. Musanın sudanı iyi bildiği aşıkardır. Ama emir eri ile seyhati bu esnadamıdır? yoksa medyendeyken mi tereddütüm var. Fakat Musanın Mısıra gitmeye korktuğu Kuran da mevcuttur. Ayrıca 10 yıl aralıksız hizmet görevinden sonra hemen peygamberlik verilmiştir. Muhtemelen bu seyyahat Mısırda yaşadığı esnadadır. Çünkü nehirdeki bir yolculuktan bahsedilmektedir.

Ayrıca şunu hatılamak gerekir. Musa zamanında İki nehrin birleşme yeri Sabaluka kayalıklarına çok yakındı. Şimdi sanırım 85 km mesafe var hartumla gidebilir ve fotoğraf çekersen sevinirim , keşke bende gelebilsem.

Mete Firidin
12.05.2014
20:12

Hızıra benden selam söyle.

Mete Firidin
12.05.2014
20:13

Hızır cin olabilir.





Çok Yorumlanan Makaleler
Hüseyin Kayahan
RUH, NEFİS ve DİĞERLERİ
4.05.2012 12419 Okunma
58 Yorum 13.05.2012 06:56
Hüseyin Kayahan
ALLAH'I TANIMAK
27.07.2012 9347 Okunma
32 Yorum 15.08.2012 10:48
Hüseyin Kayahan
ALLAH'I TANIMAK-2, TANRININ AÇMAZI
2.08.2012 8227 Okunma
25 Yorum 06.08.2012 22:06
Hüseyin Kayahan
GECİKMİŞ YORUMLAR: SALSAL VE TUFAN HK.
13.10.2013 9948 Okunma
22 Yorum 18.10.2013 15:10
Hüseyin Kayahan
ORUÇ ve RAMAZAN
29.06.2014 6911 Okunma
19 Yorum 20.07.2014 07:59
Hüseyin Kayahan
MÜTEŞEBBİSE DAİR / GELECEĞİN MÜTEŞEBBİSİ
21.02.2013 12940 Okunma
13 Yorum 18.03.2013 21:10
Hüseyin Kayahan
ASLAN OĞLUM ve METOD
11.04.2012 4574 Okunma
13 Yorum 13.04.2012 17:42
Hüseyin Kayahan
YENİ BİR PAVLUS ARANIYOR
25.04.2012 4353 Okunma
13 Yorum 04.05.2012 18:47
Hüseyin Kayahan
HARUT ve MARUT, FİRİDİN ve RASYONALİZM
25.03.2012 8145 Okunma
11 Yorum 27.03.2012 08:38
Hüseyin Kayahan
FECR / ALACAKARANLIK ve GÜNEŞ TAYFI
16.07.2015 10706 Okunma
11 Yorum 28.07.2015 00:04
Hüseyin Kayahan
KELİME, MUTASYON; TURAB VE TOPRAK
29.04.2012 5018 Okunma
10 Yorum 01.05.2012 11:38
Hüseyin Kayahan
ÖZGÜRLÜKÇÜLÜK NASIL ANLAŞILIR?
27.03.2012 4359 Okunma
9 Yorum 29.03.2012 17:53
Hüseyin Kayahan
NUH TUFANI (kısa bir özet)
4.10.2013 10603 Okunma
9 Yorum 18.10.2013 14:55
Hüseyin Kayahan
İZLENİMLER-2
25.09.2013 4607 Okunma
8 Yorum 28.09.2013 07:31
Hüseyin Kayahan
ÜSTAD KARAGÜLLEYE AÇIK ARZIMDIR
25.06.2013 4628 Okunma
8 Yorum 02.11.2013 05:43
Hüseyin Kayahan
İLK (ve TEK) SOSYAL/KOLEKTİF KİTAP: KUR’AN
12.06.2016 5551 Okunma
8 Yorum 15.06.2016 23:36
Hüseyin Kayahan
RUH-ÜL KUDÜS
15.05.2012 5511 Okunma
8 Yorum 17.05.2012 00:58
Hüseyin Kayahan
KRAL ÇIPLAK (MI?)
28.01.2013 4427 Okunma
7 Yorum 07.02.2013 17:00
Hüseyin Kayahan
ALLAH ve DEVLET
13.07.2014 4887 Okunma
7 Yorum 09.08.2014 20:59
Hüseyin Kayahan
HUKUK ve TAŞKINLIK; MUSA ve HIZIR
7.05.2014 5334 Okunma
7 Yorum 12.05.2014 20:13
Hüseyin Kayahan
FIKIH ve KELAM
30.10.2016 6388 Okunma
7 Yorum 18.11.2016 04:58
Hüseyin Kayahan
ÂDEM'İN DİLİ
27.07.2020 1310 Okunma
6 Yorum 30.07.2020 09:04
Hüseyin Kayahan
SOSYOLOJİK KURAN MEALİNE BAŞLARKEN-2
31.07.2013 5238 Okunma
6 Yorum 03.03.2018 15:53
Hüseyin Kayahan
DİLİN CİLVELERİ
27.03.2012 3284 Okunma
6 Yorum 29.03.2012 17:18
Hüseyin Kayahan
YORUMSUZ ve BİR SEZİ ve BİR SORU
17.04.2012 4136 Okunma
5 Yorum 19.06.2012 11:35
Hüseyin Kayahan
KÖLELİK-1
10.03.2013 4903 Okunma
5 Yorum 14.03.2013 19:54
Hüseyin Kayahan
SÖYLEMEK ve YAPMAK
15.11.2013 7657 Okunma
5 Yorum 22.11.2013 21:08
Hüseyin Kayahan
BAŞKANLIK, YARI BAŞKANLIK YA DA...
27.08.2014 4785 Okunma
5 Yorum 01.09.2014 08:02
Hüseyin Kayahan
SESSİZ ve SESLİ NAMAZLAR
13.11.2016 6624 Okunma
5 Yorum 01.08.2017 18:04
Hüseyin Kayahan
HACCIN ZAMANI
23.08.2015 5942 Okunma
4 Yorum 23.08.2015 22:10
Hüseyin Kayahan
DİYET TAŞI
30.01.2016 4975 Okunma
4 Yorum 16.02.2016 18:06
Hüseyin Kayahan
SALGINLAR ve PROJEKSİYONLAR
14.04.2020 1654 Okunma
4 Yorum 14.04.2020 16:25
Hüseyin Kayahan
FATİHA ve YENİ KOMÜNİZM
4.09.2014 5236 Okunma
4 Yorum 24.09.2014 08:17
Hüseyin Kayahan
PARALELE DAİR
18.03.2014 4951 Okunma
4 Yorum 19.03.2014 13:13
Hüseyin Kayahan
BAŞBAKANA AÇIK MEKTUP
6.06.2013 5191 Okunma
4 Yorum 09.06.2013 18:33
Hüseyin Kayahan
BAŞBAKANA AÇIK MEKTUP-2
10.06.2013 4973 Okunma
4 Yorum 25.06.2013 14:51
Hüseyin Kayahan
Suç, Ceza ve Cehennem
21.05.2011 3261 Okunma
4 Yorum 22.05.2011 20:39
Hüseyin Kayahan
YARATILIŞ-DİRİLİŞ ve FELSEFE
6.07.2012 4370 Okunma
4 Yorum 07.07.2012 15:08
Hüseyin Kayahan
KURAN'I TANIMAK-2, MUCİZELER
29.10.2012 4662 Okunma
3 Yorum 30.10.2012 07:15
Hüseyin Kayahan
KURAN'I TANIMAK-1, KURAN'IN MÜŞKÜLLERİ
7.08.2012 4349 Okunma
3 Yorum 09.08.2012 16:49
Hüseyin Kayahan
EVREN ve NOKTA
23.04.2012 3236 Okunma
3 Yorum 29.04.2012 18:11
Hüseyin Kayahan
MUSA, FETASI ve BULUŞMA YERİ
30.03.2012 3187 Okunma
3 Yorum 08.04.2012 18:07
Hüseyin Kayahan
BELKİ DE İSTİHBARAT ZAAFI YOKTU.!?
24.07.2016 5391 Okunma
3 Yorum 26.07.2016 21:04
Hüseyin Kayahan
İSLAM EKONOMİ SİSTEM,-ZEKAT BANKASI
12.09.2014 7026 Okunma
3 Yorum 14.09.2014 22:42
Hüseyin Kayahan
ISTILAHİ DİLLER, MECAZ ve HAKİKİ MANALAR
20.10.2019 2156 Okunma
3 Yorum 29.10.2019 11:19
Hüseyin Kayahan
KURANDA METAFORLAR
13.04.2020 1942 Okunma
3 Yorum 15.04.2020 09:19
Hüseyin Kayahan
LİSANE SIDKIN sadık lisan ve İBRAHİM PEYGAMBER
11.02.2018 2882 Okunma
3 Yorum 28.10.2019 21:50
Hüseyin Kayahan
AD SEMUD İREM ve ARAFTAKİLER
11.02.2018 3291 Okunma
2 Yorum 24.02.2018 17:11
Hüseyin Kayahan
HURUF-U MUKATTAA
17.02.2018 2873 Okunma
2 Yorum 21.02.2018 13:02
Hüseyin Kayahan
MÜLK ve MAKAM
23.10.2016 4774 Okunma
2 Yorum 24.10.2016 15:38
Hüseyin Kayahan
SAM ADIAN-ZEKAT BANKASI (ÖZET)
13.09.2014 4970 Okunma
2 Yorum 17.09.2014 15:32
Hüseyin Kayahan
2013-2014 KIŞ DÖNEMİ İLK İZLENİMLER
9.09.2013 4990 Okunma
2 Yorum 09.09.2013 11:39
Hüseyin Kayahan
KARAGÜLLE'YE MUHALEFET NASIL OLMALI?
4.04.2012 3404 Okunma
2 Yorum 05.04.2012 19:58
Hüseyin Kayahan
DÜŞÜNME VE ANLAMA/FIKH ÜZERİNE
23.03.2012 2343 Okunma
2 Yorum 23.03.2012 11:30
Hüseyin Kayahan
SÖZ KESTİK, SÜT DE KESİLDİ...
13.04.2012 3512 Okunma
2 Yorum 14.04.2012 08:56
Hüseyin Kayahan
DİLLER; NELER ANLATIRLAR, NELER...
6.05.2012 3357 Okunma
1 Yorum 07.05.2012 01:01
Hüseyin Kayahan
ALLAH'I TANIMAK-3 KURAN ARKEOLOJİSİ
6.08.2012 3867 Okunma
1 Yorum 07.08.2012 07:50
Hüseyin Kayahan
NAMAZI TANIMAK-1
2.11.2012 4593 Okunma
1 Yorum 03.11.2012 09:33
Hüseyin Kayahan
GECİKMİŞ BİR HOŞGELDİNİZ
23.03.2012 1928 Okunma
1 Yorum 23.03.2012 04:08
Hüseyin Kayahan
4x4 ve HIZIR
12.09.2013 4667 Okunma
1 Yorum 17.09.2013 17:13
Hüseyin Kayahan
PARALEL OKUMALAR-MUHKEM ve MÜTEŞABİH
17.04.2014 4693 Okunma
1 Yorum 19.04.2014 09:21
Hüseyin Kayahan
DEVİ YOKETMEK
13.10.2013 3059 Okunma
1 Yorum 14.10.2013 16:22
Hüseyin Kayahan
CEBELLEŞMEK-1
4.08.2013 3306 Okunma
1 Yorum 15.08.2013 12:39
Hüseyin Kayahan
KEVSER
4.08.2013 4575 Okunma
1 Yorum 05.08.2013 05:12
Hüseyin Kayahan
SOSYOLOJİK KURAN MEALİNE GİRİŞ-1
30.07.2013 4661 Okunma
1 Yorum 10.08.2013 17:54
Hüseyin Kayahan
YENİ (TÜRK TİPİ) BAŞKANLIK
18.03.2015 4667 Okunma
1 Yorum 20.03.2015 11:03
Hüseyin Kayahan
ONA ÜFLEDİ - NEFEHA FİHA, NEFEHA FİHİ
14.06.2015 7507 Okunma
1 Yorum 18.06.2015 09:29
Hüseyin Kayahan
HİKMET ve UYGULAMA (PRATİK)
9.07.2015 5455 Okunma
1 Yorum 09.07.2015 12:13
Hüseyin Kayahan
PARA VE BONO
5.02.2017 2999 Okunma
1 Yorum 13.02.2017 08:43
Hüseyin Kayahan
ALFABELER
11.02.2018 2364 Okunma
1 Yorum 18.02.2018 01:19
Hüseyin Kayahan
MUHKEM ve MÜTEŞABİH
20.10.2019 2147 Okunma
1 Yorum 28.10.2019 14:39
Hüseyin Kayahan
KUŞ DİLİ ve Hz. SÜLEYMAN
19.12.2019 1411 Okunma
1 Yorum 18.02.2020 16:07
Hüseyin Kayahan
MÜŞRİKLER ve STK (sivil toplum kuruluşları)
19.04.2020 1161 Okunma
1 Yorum 19.04.2020 13:16
Hüseyin Kayahan
ÂDEM'İN DİLİ-2
9.08.2020 997 Okunma
1 Yorum 12.08.2020 15:51
Hüseyin Kayahan
ZÜNNÛN – bir muamma
19.05.2020 1098 Okunma
1 Yorum 21.05.2020 18:19
Hüseyin Kayahan
AYASOFYA CUMA MESCİDİ OLMALIDIR.
20.07.2020 947 Okunma
1 Yorum 20.07.2020 16:51
Hüseyin Kayahan
BAĞIMLILIK-TUTKU
31.05.2020 615 Okunma
Hüseyin Kayahan
MUTAHHERÛN-“koş abla koş, bir metaforcu geldi!”
1.05.2020 711 Okunma
Hüseyin Kayahan
METAFOR ≡ ANALOJİ (sistem benzeşimi) ≡≤ MÜTEŞÂBİHAT
15.04.2020 773 Okunma
Hüseyin Kayahan
ABDEST ve TOPLUM SAĞLIĞI
15.04.2020 734 Okunma
Hüseyin Kayahan
MÜZEKKER MÜENNES ve HÜNSA
2.02.2020 1035 Okunma
Hüseyin Kayahan
KUL HAKKI ve MUHASEBE
8.04.2020 853 Okunma
Hüseyin Kayahan
YENİ DİJİTAL UYGARLIK (“4'üncü ON BİN YIL UYGARLIĞI”)
12.04.2020 803 Okunma
Hüseyin Kayahan
MÜŞRİK ve KAFİR
1.11.2019 1369 Okunma
Hüseyin Kayahan
Hakiki, mecazi, ıstılahi MANALAR
12.02.2018 1880 Okunma
Hüseyin Kayahan
AKIL SATMALAR
11.07.2019 1067 Okunma
Hüseyin Kayahan
Yeni dünya düzeni
18.07.2019 979 Okunma
Hüseyin Kayahan
KURAN ve SENARYO
20.10.2019 1687 Okunma
Hüseyin Kayahan
ŞURA ve Hz. ALİ'nin YAŞI
5.02.2017 5444 Okunma
Hüseyin Kayahan
BELKİ DE İSTİHBARAT ZAAFİYETİ YOKTU-2
4.08.2016 2607 Okunma
Hüseyin Kayahan
FİTNE ve KATL
23.10.2016 2194 Okunma
Hüseyin Kayahan
SAM ADIAN - RANT ve ÖZEL MÜLKİYET
7.09.2014 2271 Okunma
Hüseyin Kayahan
SAM ADIAN - ZEKAT ve BANKA
7.09.2014 2535 Okunma
Hüseyin Kayahan
SAM ADIAN - ZEKAT SADAK ve FONLAR
7.09.2014 2509 Okunma
Hüseyin Kayahan
SAM ADIAN - XEKAT ve KAVRAMLAR
7.09.2014 2111 Okunma
Hüseyin Kayahan
SAM ADIAN - DUYURU ve DAVET
7.09.2014 2254 Okunma
Hüseyin Kayahan
KUNUT ve HUŞÛ
29.08.2014 3154 Okunma
Hüseyin Kayahan
yorumların çetelesi
26.03.2012 1191 Okunma
Hüseyin Kayahan
Oku kim attı?
23.05.2011 2515 Okunma
Hüseyin Kayahan
1400 yıllık bir öykünme
1.08.2009 2792 Okunma