2000 yılının başında FELSEFE veya KELAM
Süleyman Karagülle
1992 Okunma
JEAN LACQUES ROUSSEAU(ÖZEL) VE ADİL DÜZEN

18- JEAN-JACQUES ROUSSEAU

Ruso kendi kendisini inceleyen filozoftur. Ölümünden sonra basılan itiraflarında kötü taraflarını anlatıyor. Yüce  yargıca onunla gideceğim diyor. Her iş yapar, her kitabı okur. 1712’de doğar, 1778’de 66 yaşında ölür. Son derece karışık cinsel hayatı, çocukları sokağa bırakan aile yapısı hayatını doldurur. Aydınlanmayı kötü görür. Geri dönüş için dua eder. Birden kendi kedine pişmanlığa girer ve ağlar. Halinden memnun değildir. İnsan üzerinde durur. Kötülüğün kaynağını araştırır. Sonunda bütün dostlukları sona erdirir. Kendisinden sonra gelenlere dahilik etkisini yapmıştır.

Aydınlanma çağı demek gösteriş çağı demektir. Yaşamak değil yaşadıklarını göstermek için çabalıyorlar.

Ruso insanların çeşitli özelliklerini keşfetmiştir. İnsanlar iyidirler. Çevre onları kötü yapar. İyiyi ve kötüyü fikir değil hisle bilebiliriz. Akıl iyiyi bulamaz. Günlük yaşayışımızdaki duyguların üstünde ihtiyaçlardan doğmayan duygu vardır ki o da vicdandır. İyiyi severim kötüyü yaparım. İdealleri düşünür, reelleri yaşar.

Tanrı insanı kötü yaratmamıştır ama insanın yaptıkları onun istediği dışında değildir. Eğitimde insanı kötülüklerden uzak tutma yeterlidir. Mülkiyet insanı bozmuştur. İnsan devlete sözleşme ile bağlıdır. Halk devlet içinde hürdür. Çelişki yoktur. Halkın iradesine göre hareket etmeyen yöneticilere karşı ihtilal olur. Kendisine şart koştuğu yasaya itaat hürriyettir.

 

Adil Düzen anlayışına göre Jean-Jacques Rousseau

Ruso özel hayatı ile makbul birisi değildir. Konuları ortaya koyma bakımından iyi gözlemcidir. Çözümlerde sonuçlara varamamıştır.

Aydınlanma, İslâm düzeninin Avrupa’ya etki etme dönemidir. İslâm’dan aldıklarını İslâm’dan elde ettik diyeceklerine, eski Yunanlılardan aldık diyorlar, dinden ziyade Hıristiyanlığa karşılar. Dinsizleşenler daha çok kötü duruma gelmişlerdir. Bu, kiliseyi kötülemek ama İslâmiyet’i ortaya koymamanın akıbetidir.

Yahudiler halkı dinsizleştirecek ki hükmedebilsinler. Sermayenin projesini uygulayan aydınlanmacı inkılapçılar birbirini yemişlerdir. “Allah insanı ahseni takvim üzerine yaratmıştır.  Sonra topluluk onu esfeli safiline reddeder. Ancak inanıp iyi işler yapanlar kurtulur.” âyetini anlatmaya çalışmıştır. “Sosyal sözleşme” doğru bir kelimedir. Kur’an’ın toplulukla yapılan sözleşmedir. Ancak çözümünü bulamamıştır.

Çözüm nedir?

İnsanlar sözleşme yaparak topluluk kurarlar. İsterlerse sonra topluluklarını değiştirebilirler. Buna “hicret demokrasisi” diyoruz. Yerinden yönetim sistemi devreye sokulmazsa içtimai mukavelenin manâsı yoktur. On beş yaşına gelen çocuklar her zaman topluluklarını değiştirebilirler. Sonra ihtilafları tarafların seçtiği hakemler çözerler. İnsanlar topluluk içinde hürdürler. Çünkü o topluluk içinde kendi istekleri ile kalıyorlar. Sözleşmeler içinde hür olabilmek için de hakemlerin kararları gerekmektedir. Hakemleri taraflar seçecek.

Ruso yerinden yönetimi bilmiyor. Ruso’nun hakemlerden haberi yoktur. Dolayısıyla söyledikleri havada kalmakta ve ütopik olmaktadır. İnsan kedi seçtiği hakemlerin kararları içinde kendisinin kabul ettiği kuralla yaşaması insanı hür kılar.

 

ANSİKLOPEDİK BİLGİ:

Jean-Jacques Rousseau (Cenevre 28 Haziran 1712 - Ermenonville, Val-d'Oise 2 Temmuz 1778) Fransız yazar, düşünür, filozof, politika ve müzik teorisyeni. İsviçre'nin Cenevre kentinde doğmuştur. Bir sanatçının oğludur, on yaşında eğitimine bir din adamının yanında başlayan Rousseau, daha sonra bir gravürcü ustasının yanında çalışmıştır. 1728-1738 yılları arasında, sekreterlik, müzik hocalığı ve tercümanlık yaparak, Fransa, İtalya ve İsviçre'de dolaşmıştır. Fransa'da yazıları yasaklanınca daha sonra aralarının açıldığı dostu David Hume'un daveti üzerine İngiltere'ye gitti. Daha sonra Batı İsviçre'de Neuchatel'e sığındı. Kalvenist olarak vaftiz olmuştu. Torino'da Katolikliğe geçti, daha sonra tekrar Kalvenist oldu. Bu sebeple doğduğu şehir olan Cenevre'de ateist suçlamalarına mâruz kaldı. 1749 da Ansiklopedinin müzik bölümünü kaleme almıştır.

Jean-Jacpues Rousseau’nun yapıtlarındaki karmaşıklık onun; doğal hukuk kuramcısı, doğal hakları yadsıyan biri, aydınlanmacı, aydınlanma ilkelerini yerle bir eden biri, demokrasinin inançlı savunucusu, demokrasiyi ayaklar altına alan biri, burjuva liberal devriminin hazırlayıcısı, öte yandan böyle bir devrimin olumsuzluklarını çok önceden gösteren, hatta reformculuğu bile benimseyen biriymiş gibi birbiriyle çelişen ve çatışan çok karşıt düşüncelerle yorumlanmasına sebep olmuştur. Bu sebeple Rousseau anlaşılması güç bir düşünür olmuştur. Kendisini hep halktan birisi olarak görmüş, halktan kişiler arasında daha rahat etmiştir.

Rousseau, doğru bir siyasal toplumun temellerini ortaya koyabilmek için olguların bir yana bırakılması gerektiğini belirtir. Çünkü ona göre salt olgulardan hareket edildiğinde, çıkarlar, yararlar ön plana yerleştirilmekte ve böylece adalet, hukuk ayaklar altına alınmaktadır. Rousseau, güçlünün haklı kabul edildiği, siyasal toplumun kökenine olguları yerleştiren, olgusal verileri ve kuramları eleştirmektedir. Yurttaşı, ortak benliği, halkı, devleti yaratan bir “toplum sözleşmesi”ni ve bu sözleşmeye toplumdaki her bireyin dahil olması gerektiğini savunur. Halk olmanın temelinde egemenliğin var olması gerektiğini düşünür. Yasaların olmadığı bir yerde devletten söz edilemeyeceğini savunmuştur. Yasaların, halkın tümü için geçerli olması gerektiğini düşünmektedir. Halk sayısı arttıkça, yönetici sayısının azalması gerektiğini savunan Rousseau, “demokrasi, aristokrasi, monarşi” şeklindeki sınıflandırmayı benimsemiştir. Rousseau’ya göre demokrasi biçimindeki hükümette yönetici, halkın tamamı ya da büyük bir kısmıdır. Aristokrasi biçimiyse küçük bir azınlığın yönetimidir. Monarşik hükümette ise yönetme yetkisi tek bir kişidedir. Rousseau’ya göre yurttaşlar olmadan erdem, erdem olmadan özgürlük, özgürlük olmadan devlet olamaz. Ayrıca devletin temelinde dininde olması gerektiğini savunur. Rousseau; devletin iktidara değil, halka ait olduğunu savunmuş ve ulus-devlet anlayışını benimsemiştir.

Haftalık Seminer Dergisi; 635. Hafta      29 Ekim 2011      SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL

www.akevler.org (0532) 246 68 92

 

 

 

 

 


2000 yılının başında FELSEFE veya KELAM
1-GİRİŞ
2380 Okunma
2-HAZIR BULDUĞU ORTAM BAĞLAMINDA GAZALİ VE FELSEFEYİ BİTİRMESİ
2451 Okunma
3-JEAN-JACQUES ROUSSOEU VE FELSEFE
2275 Okunma
4-SOKRAT VE ADİL DÜZEN
2315 Okunma
5-THALES VE ADİL DÜZEN
2281 Okunma
6-PARMENİDES-HERAKLİT VE ADİL DÜZEN
2604 Okunma
7-EFLATUN VE ADİL DÜZEN
2146 Okunma
8-ARİSTO VE ADİL DÜZEN
2349 Okunma
9-EPİKÜR-i(KIBRISLI)ZENON VE ADİL DÜZEN
2916 Okunma
10-PLOTİN VE ADİL DÜZEN
2382 Okunma
11-AUGUSTİNUS VE ADİL DÜZEN
2225 Okunma
12-SAİNT ANSELM VE ADİL DÜZEN
2218 Okunma
13-THOMAS VE ADİL DÜZEN
2093 Okunma
14-MEİSTER ECKHART VE ADİL DZEN
2855 Okunma
15-NİKOLAUS VE ADİL DÜZEN
2200 Okunma
16-DEKART VE ADİL DÜZEN
2881 Okunma
17-PASKAL VE ADİL DÜZEN
2190 Okunma
18-SPİNOZA VE ADİL DÜZEN
2302 Okunma
19-LEİBNİZ VE ADİL DÜZEN
2407 Okunma
20-VOLTER VE ADİL DÜZEN
3800 Okunma
21-JEAN LACQUES ROUSSEAU(ÖZEL) VE ADİL DÜZEN
1992 Okunma
22-DAVİD HUME VE ADİL DÜZEN
2091 Okunma
23-IMMANUEL KANT VE ADİL DÜZEN
2369 Okunma
24-JOHANN GOTTLİEB FİCHTE VE ADİL DÜZEN
5236 Okunma
25-FRİEDRİCH SCHELLİNG VE ADİL DÜZEN
2282 Okunma
26-GEORG WİLHELM FRİEDRİCH HEGEL VE ADİL DÜZEN
2237 Okunma
27-ARTHUR SCHOPENHAUER VE ADİL DÜZEN
2803 Okunma
28-SOREN AABYE KİERKEGAARTD VE ADİL DÜZEN
2542 Okunma
29-LUDWİG ANDREAS FEUERBACH VE ADİL DÜZEN
2186 Okunma
30-FRİEDRİCH WİLHELM NİETZSCHE VE ADİL DÜZEN
2327 Okunma
31-MARTİN HEİDEGGER VE ADİL DÜZEN
2166 Okunma
32-BERTRAND RUSSEL VE ADİL DÜZEN
2371 Okunma
33-LUDWİG JOSEF JOHANN WİTTGENSTEİN VE ADİL DÜZEN
2192 Okunma
34-KARL HEİNRİCH MARX VE ADİL DÜZEN
2515 Okunma
35-SONUÇ VE YENİ FELSEFEYE GİRİŞ
2096 Okunma
36-İSLAM FELSEFESİNE GİRİŞ 1
2031 Okunma
37-İSLAM FELSEFESİNE GİRİŞ 2
2034 Okunma
38-İSLAM FELSEFESİNE GİRİŞ 3
2014 Okunma
39-MODERN FELSEFEYE GİRİŞ 1
2134 Okunma
40-MODERN FELSEFEYE GİRİŞ 2
2114 Okunma
41-MODERN FELSEFEYEİRİŞ 3
1997 Okunma
42-MODERN FELSEFEYE GİRİŞ 4
1994 Okunma
43-modern felsefeye giriş 5
1858 Okunma
44-MODERN FELSEFEYE GİRİŞ 6
1988 Okunma
45-MODERN FELSEFEYE GİRİŞ 7
2089 Okunma
46-MODERN FELSEFEYE GİRİŞ 8
1928 Okunma
47-MODERN FELSEFEYE GİRİŞ 9
1869 Okunma
48-MODERN FELSEFEYE GİRİŞ 10
2033 Okunma
49-MODERN FELSEFEYE GİRİŞ 11
2136 Okunma
50-MODERN FELSEFEYE GİRİŞ 12
1897 Okunma
51-MODERN FELSEFEYE GİRİŞ 13
1960 Okunma
52-modern felsefeye giriş 14
1853 Okunma
53-MODERN FELSEFEYE GİRİŞ 15
1879 Okunma
54-MODERN FELSEFEYE GİRİŞ-16
2084 Okunma
55-modern felsefeye giriş-17
1961 Okunma
56-modern felsefeye bgiriş-18
1849 Okunma
57-modern felsefeye giriş 19
1903 Okunma
58-modern felsefeye giriş 20
1860 Okunma

© 2026 - Akevler