Mete Firidin
Zülkarneyn
26.08.2011
22165 Okunma, 16 Yorum

Zülkarneyn

Kur’an da kehf süresinde bahsi geçen salih ve bilge aynı zamanda çok güçlü bir imparator da olan bir kişidir. Peygamber olup olmadığı tartışmalıdır.

Zülkarneyn’in kim olduğunu bilmek, Yecüc ve Mecüc ün de kimler olduğunu anlamak açısından çok önemlidir.

Zülkarneyn kelime manası olarak Arapça “iki boynuz sahibi” demektir. Antik dönemlerde boynuz gücü simgelemektedir. Hatta bu günkü krallık taçları da boynuzu yani gücü simgelemektedir.

Süleymaniye vakfının internet sitesinde aşağıda ki bilgiler mevcuttur: Kur’an’da söz konusu edilen Zülkarneyn, gerek özellikleri ve gerekse fethettiği bölgelerin özellikleri sebebiyle çivi yazılı tabletlerde benzer ifadelerle anılan ve iki boynuzlu miğferi ile kabartma resimleri bulunan Akad kralı Naram-Sin, Akad kralı Sargon’un oğlu veya torunudur. 2230-2174 yılları arasında 56 yıl veya 2254-2218 yılları arasında 37 yıl hüküm sürmüş, imparatorluğun sınırlarını dört yönde genişleterek Mezopotamya, İran’ın batı kısımları (Kuzistan), Arabistan’ın kuzey yarısı (veya tamamı), Mısır, Filistin, Lübnan, Suriye, Güney ve Güneydoğu Anadolu, Kıbrıs ve Bahreyn’i fethetmiştir. Naram-Sin’in çok uzun müddet hüküm sürmesi, çok ülkeyi fethetmesi yanında diğer bir önemli özelliği de putperest mabetleri yıkarak, tanrı heykellerini parçalamasıdır. Bu da, Zülkarneyn’in Kur’an’da belirtilen muvahhid oluşuna uymaktadır. İbn Kesir, Kur’an’da zikredilen Zülkarneyn’in İskender olduğunu düşünenlerin büyük hata işlediklerini belirtir. Ona göre Zülkarneyn, salih bir melik (kral), aynı zamanda nebidir. Hâlbuki İskender müşriktir. Zülkarneyn’in peygamber mi yoksa veli mi olduğu tartışmalıdır. Hz. Ali, Zülkarneyn’in salih bir kul olduğunu, Allah’ı sevdiğini ve Allah tarafından sevildiğini ifade etmiştir.

 

Bu bilgilere katkısı olması amacıyla aşağıdaki bilgileri de sunmak istiyorum.

Yukarıda ki resim Akad kralı Naram-Sin’e ait bir kabartmadır. İki boynuzlu miğferi görülmektedir.

 

Dünyanın bilinen en eski haritası babil dünya haritasıdır. Bu harita İMAGO MUNDİ diye de bilinir. M.Ö. 600 lü yıllara tarihlendirilir. Bu harita Babil şehrini, Fırat nehrini ve komşu ülkeleri göstermektedir. Okyanus ise acı nehir olarak( bitter river) adlandırılmıştır. Bu haritada yedi yön “adalar “ olarak adlandırılmıştır.

1.Adalar Arabistan yarım adasını ve okyanusu göstermektedir.

2.Adalar güneşin battığı yönü veya ülkeyi gösterir.

3.Adalar kuşların bile varamayacağı deniz ötesini göstermektedir. Muhtemelen Akdeniz i boylu boyunca tanımlamaktadır. Ulaşılamazdır.

4.Adalar gece parlak yıldızların olduğu kuzey batıyı göstermektedir.

5.Adalar karanlık kuzeyi göstermektedir.

6.Adalar yeni gelenlere saldıran boynuzlu boğanın ülkesini göstermektedir.

7.Adalar güneşin doğduğu yer veya ülkedir.

Yukarıda “Imago Mundi” olarak adlandırılan ve Milattan önce 600 yıllarına ait bir Babil dünya haritasının orjinal hali görülmektedir. Aşağıda ise bu dünya haritasının çizimi ayrıntılı olarak yeniden gösterilmiştir.

Bu haritada özellikle 7. Adada “güneşin doğduğu yer” ve 2. Adada da “güneşin battığı yer” görülmektedir. Yani bu yerlerin her biri bir ülkeyi tanımlamaktadır.

Kuran da ki Zülkarneyn kıssasında Zülkarneyn önce güneşin battığı yöne,  daha sonra güneşin doğduğu yöne ve daha sonra da başka bir yöne gittiği anlatılmaktadır. Bu anlatımda dikkat edilmesi gereken seferler sırasında “batıya” veya “doğuya” sefer yaptı denilmiyor. “Güneşin battığı yer”  veya “güneşin doğduğu yer” deniyor. Bu anlatım İmago mundi haritasının yön tarifi ile uyum içindedir.

Bu harita M.Ö.600 yılına aittir. Fakat naram-Sin M.Ö 2200’ler de yaşamıştır. Bu haritadaki bilgiler muhtemeldir ki binlerce yıldır kabul edilen bilgilere göre gösterilmiştir. Yani Naram-Sin zamanında da aynıdır.

İmago mundi haritasını alalım ve bu günkü Mezopotamya ya yerleştirelim Ve Zülkarneyn nin Birinci seferinde Mısıra, İkinci seferinde Hindistan’a ve üçüncü seferinde Kafkasya ya gittiğini anlayabiliriz.

“sonra başka bir yol tuttu” sözünden kuzey yönü anlaşılmalıdır. Çünkü güney yönü deniz ile kaplıdır.

Dolayısı ile Zülkarneyn üçüncü seferini kuzeye yani Kafkasya’ya yapmıştır ve bu esnada “Yecüc ve Mecüc” yani Maykop uygarlığı insanları ile mücadele etmiş ve onlara karşı bir set yapmıştır.

Aşağıdaki haritada da M.Ö 2800-2500 yıllarında Kafkasya nın kuzeyinde yaşayan ve bu günkü Avrupalıların atasını oluşturan Maykop uygarlığının “Yecüc ve Mecüc’ün “ anavatanları görülmektedir.

 

Zülkarney’nin Naram –Sin olduğunu kabul edersek “Yecüc ve Mecüc”  olan Maykop uygarlık tarihi ile uyum içinde olduğu, ve bugün neden bütün dünyanın Avrupa nın birkaç devletinin sömürgesi olduğunu anlarız.

Maykop uygarlığı çapulcu ve soyguncu bir uygarlıktır. Güneydeki ülkelere saldırıp onları soyan bir ulustur. Zülkarneyn bu kuzeyden gelen ve güneydeki toplumları soyan bu kavmi durdurmak için Kafkas dağlarının hazar denizi ile tam birleştiği yer olan Derbent şehrine bir set inşa eder ve bu kuzeyli soyguncuları engeller. İşte bu nedenle olabilir ki Bundan sonra Maykoplular buradan Avrupa ya göç etmeye başlarlar ve Avrupa yı işgal ederler.

Kesinlikle diyebiliriz ki: Zülkarneyn olması en muhtemel kişi Akad imparatoru Naram-Sin ve Yecüc ve Mecüc de Celtic kökenli Avrupalılardır.

 

 


YorumcuYorum
Tayibet Erzen
27.08.2011
01:27

Gerçekten güneşin battığı yer ifadesini çok güzel yakalamışsınız. Kur’an itnâbı(sözü uzatma) sebepsiz yapmadığından batı

(الْمَغْرِبَ)

yerine güneşin battığı yer(

مَغْرِبَ الشَّمْسِ

) demesi sizin tezinizi güçlendiriyor. Ayrıca Dağıstanda bulunan demir kapı da Kur’andaki anlatımla örtüşüyor. Ancak Zülkarneyn’i Büyük İskender olarak değerlendiriyorlar oysa İskender M.Ö 300’lü yıllarda yaşamış yani Naram-Sin ile aralarında 1500 yılı aşkın bir zaman var. Ansiklopedik bilgilere göre kapı Büyük İskender tarafından yapılmış ancak tarihten bahseden yok. Bana öyle geliyor ki ancak bu seddin ne zaman yapıldığı bilinirse Zülkarneyn’in kim olabileceği netleşecek.

Tayibet Erzen
27.08.2011
02:13

Şimdi bulduğum yabancı bir kaynaktan ilgimi çeken bazı bilgileri paylaşmak istiyorum.

Derbend geçidi olarak bilinen geçit Dağıstanda olup ismi aslen farsçadır ve kapalı kapılar (dar band) manasına gelir. (Başka bir kaynakta bunu ‘dar geçit’ olarak çevirmişlerdi???)Rusyanın en eski şehri olarak kabul edilen Derbent arkeolejik olarak 5000 yılı aşkın bir tarihe ait kalıntılara sahiptir. Bir çok dilde farklı isimlere sahip olmasına rağmen verilen tüm isimler ‘kapı ’ kelimesiyle ilişkilendirilmiş. (Mesela Araplar buraya ‘kapıların kapısı’ diyorlarmış). Coğrafik olarak değerlendirilince şehir dağlardan denize doğru iki duvar arasında oluşmuş vs.

Şehir bu kadar eski olmasına rağmen isminin kapı kelimesiyle ilişkilendirilmesi, Zülkarneyn’in Naram-Sin olma olasılığını güçlendiriyor. Benim anlamadığım neden tüm kaynaklarda ısrarla Büyük İskender ile ilişkilendirildiği?

hudas
18.02.2018
17:30

Hocam yazılarınızdan çok istifa ediyorum, Zülkarneyn hakkındaki yazınıza bayıldım. Zülkarneyn hakkında daha önce bir yazı yazmıştım. Şu linkte mevcuttur. Aydınlatıcı yazılarınıza devam edin lütfen.

https://ateizmdenkurtul.wordpress.com/2018/01/07/zulkarneyn_gunesin_suda-_batmasi/


mscebirque
25.03.2019
14:07

http://www.tuvavadisi.org/zelkarneyn-zulkarneyn-1

Şu sitede başka bir değerlendirme var. Bu da hesaba katılabilir mi? 

Mete Firidin
26.03.2019
11:06
Kuranda bir konuyu tefsir ederken konuyla ilgili ayetlerde geçen her kelimenin ve gramerin tamamen uyum içinde olmasına dikkat etmek gerekir. "Bence böyledir, şöyledir" diye tefsir olmaz. Her kelimenin bilimsel ve gramersel açıklamasının tamamen uyum içinde olması gerekir. Zülkarneyn hadisesi diğer insanların bildiği tarihi bir olaydır. Bu nedenle bununla ilgili tarihi bilgiler ışığında tefsir yapılmalıdır. Bu makaleyi dikkatlice okumanızı tavsiye ederim:
http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/7416/SonEk/10153/Mete-Firidin/Zulkarneyn-Bilimsel-Tefsir
5246kadir
28.04.2020
17:55

Herkese selamlar. Bir konuyu belirtmek için yorum yazma gereği duydum. Zülkarneyn kıssasında geçen matlia ve mağribe kelimeleri ismi zaman-mekan kalıbından türemiş kelimelerdir. Yani mağribe için; güneşin battığı yer anlamı verileceği gibi güneşin battığı zaman anlamı da verilir. Yine matlia için; güneşin doğduğu yer anlamı verileceği gibi güneşin doğduğu zaman anlamına da gelir. Meallerde battığı yer, doğduğu yer şeklinde çevrilmesinin nedenini Zülkarneyn batıya doğuya ve kuzeye sefer yapmıştır ezberinden kaynaklandığını düşünüyorum. Halbuki ayette Zülkarneyn o kadar yol gitti ki artık kaç gün yol aldıysa gittiği yer deniz kenarı bir yer ve o esnada güneş batıyordu. Yine Bir yol tutup  o kadar gitti ki artık kaç gün yol gittiyse gittiği an güneş doğma vaktine geliyor ve bir kavme rastlıyor diye düşünmemize engel bir durum olmadığını düşünüyorum. Ayrıca bu seferleri yaparken aralarında kısa bir süre varmış gibi düşünülmesi de yanlış bence sanki hemen arka arkaya bir çırpıda olmuş gibi insanlar anlıyor. Tabi Mete hocamın düşüncesi de bittabi mümkündür. Doğrusunu Allah bilir

5246kadir
28.04.2020
18:01

Herkese selamlar. Bir konuyu belirtmek için yorum yazma gereği duydum. Zülkarneyn kıssasında geçen matlia ve mağribe kelimeleri ismi zaman-mekan kalıbından türemiş kelimelerdir. Yani mağribe için; güneşin battığı yer anlamı verileceği gibi güneşin battığı zaman anlamı da verilir. Yine matlia için; güneşin doğduğu yer anlamı verileceği gibi güneşin doğduğu zaman anlamına da gelir. Meallerde battığı yer, doğduğu yer şeklinde çevrilmesinin nedenini Zülkarneyn batıya doğuya ve kuzeye sefer yapmıştır ezberinden kaynaklandığını düşünüyorum. Halbuki ayette Zülkarneyn o kadar yol gitti ki artık kaç gün yol aldıysa gittiği yer deniz kenarı bir yer ve o esnada güneş batıyordu. Yine Bir yol tutup  o kadar gitti ki artık kaç gün yol gittiyse gittiği an güneş doğma vaktine geliyor ve bir kavme rastlıyor diye düşünmemize engel bir durum olmadığını düşünüyorum. Ayrıca bu seferleri yaparken aralarında kısa bir süre varmış gibi düşünülmesi de yanlış bence sanki hemen arka arkaya bir çırpıda olmuş gibi insanlar anlıyor. Tabi Mete hocamın düşüncesi de bittabi mümkündür. Doğrusunu Allah bilir

5246kadir
28.04.2020
18:09

Herkese selamlar. Bir konuyu belirtmek için yorum yazma gereği duydum. Zülkarneyn kıssasında geçen matlia ve mağribe kelimeleri ismi zaman-mekan kalıbından türemiş kelimelerdir. Yani mağribe için; güneşin battığı yer anlamı verileceği gibi güneşin battığı zaman anlamı da verilir. Yine matlia için; güneşin doğduğu yer anlamı verileceği gibi güneşin doğduğu zaman anlamına da gelir. Meallerde battığı yer, doğduğu yer şeklinde çevrilmesinin nedenini Zülkarneyn batıya doğuya ve kuzeye sefer yapmıştır ezberinden kaynaklandığını düşünüyorum. Halbuki ayette Zülkarneyn o kadar yol gitti ki artık kaç gün yol aldıysa gittiği yer deniz kenarı bir yer ve o esnada güneş batıyordu. Yine Bir yol tutup  o kadar gitti ki artık kaç gün yol gittiyse gittiği an güneş doğma vaktine geliyor ve bir kavme rastlıyor diye düşünmemize engel bir durum olmadığını düşünüyorum. Ayrıca bu seferleri yaparken aralarında kısa bir süre varmış gibi düşünülmesi de yanlış bence sanki hemen arka arkaya bir çırpıda olmuş gibi insanlar anlıyor. Tabi Mete hocamın düşüncesi de bittabi mümkündür. Doğrusunu Allah bilir

Mete Firidin
28.04.2020
20:20
Zülkarney kitabımı okumalısın. Orada güneşin battığı ve doğduğu zamanın anlamı da açıklanmıştır.
Mete Firidin
28.04.2020
20:20
Zülkarney kitabımı okumalısın. Orada güneşin battığı ve doğduğu zamanın anlamı da açıklanmıştır.
Bahattin Ergezen
20.01.2026
15:52

Reenkarnasyon sistemine göre insanlar yani ilk 400 yıllık süreleri içinde olanlar uyku hali ölümdeyken arzın batı tarafında bekletilirler.

Henüz durumları 'mümin ya da kafir oldukları' netleşmediği için iki olasılıktan bir; ya azap ya ödül!

Reenkarnasyon sisteminde müminler; yani ilk 400 yılın sonunda imanı seçenler, kalan 600 yıllık süreleri içinde uyku hali ölümdeyken arzın doğu tarafında bekletilirler.

Reenkarnasyon sisteminde kafirler; yani ilk 400 yılın sonunda inkarı seçenler, kalan 600 yıllık süreleri içinde uyku hali ölümdeyken iki set arasında bekletilirler.

Sonradan iki set arasına giren kafir topluluk kendinden önceki kafir topluluk olan yecüc ve mecüc ile aralarına set çekilmesini istiyor...

Adem'den sonra helak edilen tüm toplulukların kıyametten önce yeryüzünde olabilmeleri için setin önü açılacak ve her kafir kıyamet saatini bizzat yaşayacaktır...

Enbiya suresi 95/96 Helak ettiğimiz bir kente yaşamak haram edilmiştir. Onlar bir daha geri dönemezler. Yecüc ve Mecüc'ün önü açıldığı vakit onlar her tepeden akın eder...

Bahattin Ergezen
20.01.2026
19:24

Kasas suresi 44- Ve sen Musa'ya o emri kada ettiğimiz vakit batı tarafında değildin ve sen şahitlerden de değildin.

Hz. Muhammet o dönem batı tarafında yani ilk 400 yılındaki insanların uyku hali ölümdeyken bekletildikleri yerde değil, kalan 600 yılını yaşayacak müminlerin uyku hali ölümdeyken bekletildikleri doğu tarafında idi.

Yunus suresi 16- De ki: Allah dileseydi onu size okumazdım ve onu size bildirmezdim de. Ondan önce içinizde bir ömür kalmıştım. Hala aklınızı işletmeyecek misiniz?

Bahattin Ergezen
20.01.2026
21:38

Önceki yaşamlarımızı neden hatırlamıyoruz?

Reenkarnasyon sistemine göre kişi, kıyametten sonra hesap gününden önce yaşadığı tüm hayatlar birleştirilerek tek vücut haline getirilecektir... İşte o zaman hatırlayacaktır!

Tekvir suresi

7-Nefsler çiftleştirildiğinde

14-Her nefs önceden ne hazırladıysa bilecek...

Mete Firidin
22.01.2026
09:01
https://akevler.org/AkevlerMakaleler/389/SonEk/10153/Mete-Firidin/Reenkarnasyon
Mete Firidin
22.01.2026
09:01
https://akevler.org/AkevlerMakaleler/389/SonEk/10153/Mete-Firidin/Reenkarnasyon
Bahattin Ergezen
25.01.2026
19:47

Zülkarneyn kıssasındaki yorumumda düzeltme yapmam gerekiyor...

İlk 400 yılın sonunda inkarı seçenler, kalan 600 yıllık süreleri içinde uyku hali ölümdeyken kabirde bekletilirler...

1000 yılın sonunda helak edilerek ikinci gerçek ölümü tadan kafirler geri döndürülmemek üzere iki set arasında bekletilirler. Ta ki yecüc ve mecüc ün önü açılıncaya dek!

Kuran'da 'kabir' ifadesinin geçtiği tüm ayetler kafirlere özgüdür... 

Abese Suresi 

21-Sonra onu öldürdü de kabre koydurdu

22-Sonra onu dilediği vakit çıkardı

23-Kella! Ona emrettiği şeyi yerine getirmedi





Son Eklenen Makaleler
Mete Firidin
Arzı Mevud
22.02.2026 836 Okunma
Mete Firidin
Şehit ve Şahit
12.02.2026 829 Okunma
Mete Firidin
Musa’nın Saklanan Kitabı
24.10.2025 1604 Okunma
Mete Firidin
Adaptasyon ve Seleksiyon
22.10.2025 1322 Okunma
Mete Firidin
Kuran'ı Kerim Etimolojik Meal
29.05.2025 2042 Okunma
Mete Firidin
Cehennem Etimoloji
1.04.2025 3264 Okunma
5 Yorum 11.05.2025 18:20
Mete Firidin
Hanif Kelimesi
3.12.2024 2032 Okunma
Mete Firidin
Q Metni
14.11.2024 1693 Okunma
Mete Firidin
SWE Kökü
21.10.2024 1991 Okunma
Mete Firidin
O Cennet Yaprakları
25.08.2024 1887 Okunma
Mete Firidin
Kelime kökü AMD
21.08.2024 1780 Okunma
Mete Firidin
Kelime Kökü WTD
21.08.2024 1694 Okunma
Mete Firidin
Kelime Kökü TıWD (Keettevdi)
11.08.2024 2317 Okunma
Mete Firidin
Taha Suresi 98 (97). Ayet ve Haphephobia
4.08.2024 2019 Okunma
Mete Firidin
Rum Suresi ve Yeryüzünün En Alçak veya Daha Alçağı
6.06.2024 3628 Okunma
1 Yorum 22.04.2025 13:31
Mete Firidin
Fil Suresi Tefsiri
1.06.2024 3831 Okunma
1 Yorum 05.06.2024 04:38
Mete Firidin
Ebu Leheb
22.05.2024 3039 Okunma
Mete Firidin
Cibril
1.05.2024 2226 Okunma
Mete Firidin
Abdestsiz Kuran Okumak!
20.04.2024 3086 Okunma
7 Yorum 21.04.2024 20:19
Mete Firidin
Ebabil
10.04.2024 3193 Okunma
Mete Firidin
Nisa Suresi 159. Ayet ve Pavlus
2.03.2024 2100 Okunma
Mete Firidin
Kuran-ı Kerim’de Maide Kelimesi ve Yuvarlak Masa
25.02.2024 2478 Okunma
Mete Firidin
İblis Hadisleri
4.02.2024 2605 Okunma
Mete Firidin
Dinlerin Kökeninin Sümer’e Dayandığı Safsatası
15.12.2023 2529 Okunma
Mete Firidin
Bizden Melekler Kılınması ve Hz. İsa
28.09.2023 2186 Okunma
Mete Firidin
İncil ve İnciller
29.04.2023 2498 Okunma
Mete Firidin
Nedir İnsanın Yüklendiği Emanet?
19.02.2023 2271 Okunma
Mete Firidin
Ümmet-i Muhammed’in Şimdiki Durumu
11.02.2023 2455 Okunma
1 Yorum 17.02.2023 16:53
Mete Firidin
Kuran'da Doğu, Doğuş Kelimeleri
25.01.2023 3321 Okunma
5 Yorum 24.02.2023 17:47
Mete Firidin
Diller ve Anlatım
7.01.2023 1841 Okunma
Mete Firidin
O Dalga
20.11.2022 2441 Okunma
Mete Firidin
Faiz (riba) Haram da Enflasyon Haram Değil mi?
16.11.2022 3069 Okunma
3 Yorum 27.11.2022 18:05
Mete Firidin
İshak Doğduğunda Hz. İbrahim ve Hz. Lut Neredeydi?
15.08.2022 2324 Okunma
Mete Firidin
Namaz ve Maun Suresi
31.07.2022 3828 Okunma
1 Yorum 03.09.2022 18:00
Mete Firidin
Allah Akleder mi?
27.04.2022 3500 Okunma
1 Yorum 28.04.2022 17:41
Mete Firidin
Melek Olmak?
5.03.2022 3964 Okunma
2 Yorum 17.03.2022 11:19
Mete Firidin
Kıraatler
5.02.2022 2748 Okunma
Mete Firidin
Hz. Mehdi
1.02.2022 2947 Okunma
Mete Firidin
Wav
29.01.2022 2529 Okunma
Mete Firidin
Zulümat
22.01.2022 5097 Okunma
Mete Firidin
Kitap
19.12.2021 2631 Okunma
Mete Firidin
Kuran’a Göre Dünya Dönüyor mu?
13.12.2021 3114 Okunma
Mete Firidin
Kuran’a Göre Dünya Yuvarlak mı, düz mü?
11.12.2021 3644 Okunma
Mete Firidin
Gondwana
11.12.2021 2439 Okunma
Mete Firidin
Şura Suresi 34. Ayet ve Rüzgâr Gücü
21.11.2021 3166 Okunma
Mete Firidin
Beled Suresi 5. (4.) Ayet ve Adaptasyon
21.11.2021 3034 Okunma
Mete Firidin
Ali İmran Suresi 82. Ayet
7.11.2021 2852 Okunma
Mete Firidin
Zeyd Evlatlık mı?
28.10.2021 3359 Okunma
Mete Firidin
Laiklik ve Diyanet
23.08.2021 4194 Okunma
3 Yorum 23.08.2021 19:15
Mete Firidin
Kuran’da Nefs Kelimesinin Anlamı
8.05.2021 3362 Okunma
Mete Firidin
Âdem
17.02.2021 5084 Okunma
2 Yorum 06.03.2021 07:27
Mete Firidin
Kâbe, Göbeklitepe, Stonehenge…
16.01.2021 3680 Okunma
Mete Firidin
Piç
5.12.2020 7489 Okunma
2 Yorum 10.02.2021 07:29
Mete Firidin
Kerahat Vakti
12.11.2020 4762 Okunma
Mete Firidin
İki Kez Ölmek
23.08.2020 5302 Okunma
11 Yorum 19.03.2026 10:36
Mete Firidin
Araf Suresi 173. Ayet ve Fenotip
5.07.2020 5519 Okunma
2 Yorum 05.07.2020 14:56
Mete Firidin
Öğle ve İkindi Namazlarının Farz Rekât Sayısı
28.06.2020 5550 Okunma
3 Yorum 01.07.2020 09:08
Mete Firidin
Müslümanların Kıble Değiştirmeleri
24.05.2020 5215 Okunma
1 Yorum 06.06.2020 01:50
Mete Firidin
Allah’ın Doğru Yolu Üzerine Oturanlar!
30.04.2020 5326 Okunma
3 Yorum 01.06.2020 16:40
Mete Firidin
Naziat Suresi'ndeki Jeolojik Dönemler
8.04.2020 3971 Okunma
Mete Firidin
İsrailoğullarının Oğullarına Uygulanan Kafa Kesme Cezas
28.03.2020 5554 Okunma
1 Yorum 28.03.2020 21:35
Mete Firidin
İsrailoğulları'nın Oğullarının Boğazlanması
28.03.2020 4158 Okunma
Mete Firidin
Ramazan’da Keyfi Oruç Tutmamanın Karşılığı
21.03.2020 5384 Okunma
1 Yorum 23.03.2020 03:25
Mete Firidin
Kutsal Kudüs!
1.02.2020 7553 Okunma
9 Yorum 03.02.2020 20:52
Mete Firidin
Hadisler
1.02.2020 6623 Okunma
6 Yorum 17.02.2020 22:05
Mete Firidin
Kuran'da Yevm Kelimesi
28.12.2019 8510 Okunma
2 Yorum 03.01.2020 19:36
Mete Firidin
Arapça Kutsal mıdır?
19.10.2019 5413 Okunma
Mete Firidin
Nisa Suresi 9. (8.) Ayet Meali
19.10.2019 5274 Okunma
Mete Firidin
Ennesi
27.09.2019 5496 Okunma
Mete Firidin
İbrahim Suresi 17. (16.) Ayet
27.09.2019 4620 Okunma
Mete Firidin
Kuran'a Göre Nikah Yaşı Nedir?
27.09.2019 6464 Okunma
Mete Firidin
Talak Suresi 4. Ayet ve Pedofili
11.07.2019 16377 Okunma
13 Yorum 16.07.2019 05:54
Mete Firidin
Kilisede Mum Dikmek
14.06.2019 5504 Okunma
Mete Firidin
Şeyhe Teslimiyet!
14.06.2019 7395 Okunma
5 Yorum 20.06.2019 23:32
Mete Firidin
O İğnenin Deliği ve O Deve
7.06.2019 6867 Okunma
Mete Firidin
İki Hırsızın Çok Eli
30.05.2019 6945 Okunma
5 Yorum 16.06.2019 23:09
Mete Firidin
Nisa 16. Ve 17. Ayet Çeviri Faciası
7.04.2019 9570 Okunma
1 Yorum 07.04.2019 10:00
Mete Firidin
Helal ve Haram Hayvanlar Nelerdir?
27.03.2019 7261 Okunma
3 Yorum 28.03.2019 00:12
Mete Firidin
Âdemoğlu Şeytanın Halifesidir
22.03.2019 12169 Okunma
14 Yorum 27.03.2019 17:22
Mete Firidin
Samiri’nin Buzağısına Uygulanan İşlem
15.03.2019 7673 Okunma
1 Yorum 16.03.2019 02:53
Mete Firidin
Yunus Peygamber Balinanın Karnında
15.03.2019 10698 Okunma
8 Yorum 25.06.2020 18:13
Mete Firidin
Göğün Yedisindeki Ay
1.03.2019 4954 Okunma
Mete Firidin
Cuma Namazı
19.01.2019 10441 Okunma
11 Yorum 20.01.2019 19:49
Mete Firidin
Maymun Olan Yahudiler
10.01.2019 7043 Okunma
Mete Firidin
Leucippos Hz. Lokman mı?
27.12.2018 5508 Okunma
Mete Firidin
Nefs, Nefes, Nefah, Nefakh Kelimeleri
17.12.2018 7064 Okunma
Mete Firidin
Hz. Yusuf’a Secde!
7.12.2018 9380 Okunma
6 Yorum 07.02.2020 21:36
Mete Firidin
O Melikin Su Kabı!
6.12.2018 4252 Okunma
Mete Firidin
Kuran'da Hardal Kelimesi
25.11.2018 6836 Okunma
Mete Firidin
Hınzır
12.11.2018 17414 Okunma
19 Yorum 31.01.2021 23:14
Mete Firidin
Hz. Muhammed'e İman
13.10.2018 10954 Okunma
11 Yorum 15.10.2018 22:32
Mete Firidin
Başörtüsü Meselesi
6.10.2018 8125 Okunma
1 Yorum 06.10.2018 17:13
Mete Firidin
Hevasını Tanrısı Edinenler
17.07.2018 4742 Okunma
Mete Firidin
2019 Ramazan Ay'ı ne zaman?
16.06.2018 6302 Okunma
2 Yorum 05.05.2019 12:52
Mete Firidin
Adet Görmekteyken Kadın Namaz Kılabilir mi?
14.06.2018 15636 Okunma
16 Yorum 17.04.2020 16:27
Mete Firidin
2018 Ramazan Bayramı ne zaman?
14.06.2018 4481 Okunma
Mete Firidin
Kuran’da Gündüzün Bölümleri
13.05.2018 6113 Okunma
Mete Firidin
Ölünce melek mi oluruz?
12.05.2018 8780 Okunma
4 Yorum 14.05.2018 12:51
Mete Firidin
ÖNSÖZ
10.05.2018 8350 Okunma
9 Yorum 16.05.2018 20:41
Mete Firidin
Kuran-ın Gelişmiş Bilimsel Etimolojik Meali
10.05.2018 21703 Okunma
2 Yorum 02.10.2021 23:10


© 2026 - Akevler