Astronotlar ve Hicr 14-15
Hicr suresi 14-15:
وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا مِنَ السَّمَاءِ فَظَلُّوا فِيهِ يَعْرُجُونَ (14) لَقَالُوا إِنَّمَا سُكِّرَتْ أَبْصَارُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَسْحُورُونَ
Ve lev fetahnâ aleyhim bâben mines semâi fe zallû fîhi ya’rucûn
Le kâlû innemâ sukkiret ebsârunâ bel nahnu kavmun meshûrûn
Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa devam etseler: «Gözlerimiz sarhoş oldu, biz herhalde etkilendik» derler [14-5].
Kuranda yükselmek anlamında birçok kelime vardır. Her biri aslında farklı anlamlarda yükselmeyi ifade eden kelimelerdir (rkb, rqy, alv …)
Bu ayette özellikle “yarucun” kelimesine dikkat çekmek isterim. Bu kelimenin kökü “aruc” dır. Kök anlamı yükselmek olarak çevrilir. Fakat bu kökten türetilmiş başka anlamlar da vardır. Bunlar topal olmak, firar etmek, aksaklık olmak anlamlarıdır. Yani kelime basit anlamda yükselmek değil kontrolden çıkacak kadar yükselmek, aksaklık olacak kadar yükselmek, bağlantıyı kesmek, etkileşimden çıkmak anlamında bir kelimedir. Bu kelimenin Semitik dildeki en derin anlamı kendini izole etmek, kaçmak anlamındadır.
Buradaki anlamı ise yerçekiminden kurtulacak kadar yükselmek anlamındadır.

Bu ayet aşağıdaki haber ile ilgili olabilir mi?
İnternette bir gazetede 13.03. 2012 yılına ait bir haber:
Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA'da görevli astronotlar üzerinde yapılan tıbbi kontroller ve beyin taramalarının sonuçları, uzun dönemli uzay görevlerinin geleceği hakkında soru işaretlerinin doğmasına neden oldu.
ABD'nin Houston kentindeki Texas Üniversitesi sağlık Bilim Merkezi'nden tıp uzmanlarının uzayda bir aydan uzun süre görev yapmış 27 astronot üzerinde yaptığı çalışma, astronotların göz yuvarlarında şekil bozuklukları oluştuğunu saptadı.
“Radiology” adlı tıp dergisinde yayımlanan araştırma, beyin taramalarının 7 astronotun gözlerinden birinin veya ikisinin arka kısmında, yer çekiminin az olduğu mikrogravite ortamının, beyin omurilik sıvısı üzerindeki basıncı artırmasına bağlı olarak ortaya çıktığı sanılan bir düzleşmenin gözlemlendiğini belirtti.
Tıp uzmanları bu durumun göz yuvarlarını küçültmek suretiyle astronotların uzağı daha iyi görmelerine veya bazı durumlardaysa uzağı görme sorunu bulunan astronotlarda bu sorunun azalmasına veya tamamen düzelmesine yol açtığına işaret etti.
Tıp uzmanları, astronotlarda rastlanan sorunların, kafanın iç kısımındaki basıncın yükselmesi ve beyine ve gözlerin arka kısmına baskı yapması sonucu ortaya çıkan intrakranial hipertansiyon adlı sağlık durumuna benzerlik gösterdiğini bildirdi.
Baş ağrısı, mide bulantısı ve kusmanın yanı sıra kulaklarda çınlama, çift görme ve diğer görme sorunları gibi belirtilerle kendini belli eden intrakranial hipertansiyon tedavi edilmemesi halinde gözün optik diskinde şişmeye yol açarak görme kaybına yol açabiliyor.
Astronotların göz yuvarlarının yanı sıra optik sinirleri ve hipofiz bezlerinde de bozukluklar saptandığı belirtilen araştırmada, bu bozuklukların yapısının hala açıklanamadığı vurgulandı.
Astronotlar üzerindeki tıbbi çalışmayı yürüten ekibin başkanı Larry Kramer, Radiology dergisinde kaleme aldığı yazısında, bulgularının, ağırlıksız ve yer çekiminin az olduğu mikrogravite ortamında daha uzun süre kalan astronotlarda söz konusu anormalliklere daha kötü boyutta ve daha sıklıkla rastlandığını gösterdiğini ifade etti.
Kramer, uzun dönemli uzay görevlerinin astronotların görme yetenekleri üzerinde etkisinin bu görevler için yeni bir sınırlandırıcı faktör olabileceğinin altını çizdi.
NASA ile Avrupa, Rusya, Japonya ve Kanada'daki belli başlı uzay kuruluşlarının konu hakkında araştırmalar yürütmeye başladığını belirten yetkililer, bu kuruluşların problemin ne zaman oluştuğu ve neden meydana geldiğini öğrenmek amacıyla, uzay görevleri yaptıkları sırada, öncesinde ve sonrasında astronotları izlemeye aldıklarını kaydetti. (aa)