Süleyman Karagülle
Adil Düzen, N.Erbakan - S.Karagülle-11
19.12.2011
6048 Okunma, 0 Yorum

İKİNCİ BÖLÜM

(ADİL EKONOMİK DÜZEN)

ADİL DÜZEN’DE EKONOMİ

Not: Parantez içindeki ifadeler Necmettin Erbakan’ın ifadeleridir. Parantez dışındakiler Süleyman Karagülle’ye göre söylenmesi daha uygun olan ifadelerdir. Karşılaştırma siz okuyuculara düşer…

 

***

 

 (ADİL EKONOMİK DÜZEN İDEAL VE DOĞAL BİR DÜZENDİR)

ADİL DÜZEN DOĞAL DÜZEN İÇİNDE İDEALDİR

(İdeal ve beşer fıtratına uygun doğal bir düzen olan Adil Düzen’de ekonomi hızlı gelişecek ve toplumun bütün katmanlarının, nimet-külfet paylaşımında adalet sağlanarak refahı artırılacaktır.)

İnsanlık tarihi evrimde ayrı ayrı üretimden birlikte üretime geçmiştir. Bu uygarlaşmadır. Tarım döneminin hukuk düzeni yetmemektedir. “Adil Düzen” uygarlaşan insanlığın hukuk düzenidir.

(İnsanlık bugünkü durumuna bir anda gelmedi. İlk insandan bugüne kadar birçok devrelerden geçerek geldi. Bu devreler incelendiği zaman görülmektedir ki insanların zamanla çoğalmaları, yaşama ihtiyaçlarını karşılamaları bakımından çeşitli ekonomik aşamaların meydana gelmesine sebebiyet vermiştir. Bu ekonomik aşamalar bir yandan o dönemlerin medeniyetlerini etkilemiş, medeniyetler de ekonomik aşamaları ve düzenleri etkilemiştir.)

İnsanlar toplayıcılık, avcılık, çobanlık, tarımcılık, pazar mübadelesi, aracı mübadelesi, işçilik aşamalarını geçmişlerdir. Bugün ortaklık aşamasına gelmektedirler. İşte “Adil Düzen” işçilik aşamasından ortaklık aşamasına geçme düzenidir.

(Aşağıdaki şekilde insanlık tarihinde geçirilen bugüne kadarki ekonomik aşamalar özet halinde Tablo 9’da takdim olunmuştur.)

Aşağıda insanlığın ilmde, dinde, siyasette ve ekonomide geçirdikleri safhalar anlatılacaktır.  

(İnsanlık tarihi boyunca 4 temel düzenin ve bu meyanda iktisadi düzenin nasıl bir değişim tablosu gösterdiğini ortaya konmaktadır. Saadet Dünyasında biraz sonra açıklandığı gibi Ekonomide “İşçilik Sistemi” değil, “Ortaklık Sistemi” esas alınmaktadır. Bu hususu aşağıda anlatmaya çalışacağız.)

İnsanlar tarım dönemine kadar ayrı ayrı üretip ayrı ayrı tüketiyorlardı. Sonra pazar mübadelesi dönemine geçtiler. Daha sonra tüccar mübadelesi dönemine geçtiler. Bilahare emek mübadelesi dönemine geçildi. Başlangıçta bu geçiş işçilikle sağlandı. İşçilik ekonomide başarılı oldu ama sosyal yapıda sorunlar oluşturdu. Üretim sağlandı ama adil bölüşüm olmadı. Nakıs istihdamda denge oluştu. Bundan sonra insanlık ortaklık dönemine geçmektedir. “Adil Düzen” ortaklık döneminin hukuk düzenidir.

Bu tablo Süleyman Akdemir’in reddedilen doçentlik tezi hazırlanması çalışmalarında oluşturulmuştur. Takip edilen usul şudur. Allah her şeyi çift yaratmıştır. Deneyler göstermiştir ki uygarlaşma hızlanarak oluşmaktadır. Son beşyüz senelik gelişme son derece süratli olmuştur. 500, 1000, 2000, 4000, 8000, 16 000, 32 000 olarak alınmıştır. Bu dönemler sırası ile biliniyordu. Bilinmeyen dönemin uzunluğu idi. 30 000’den alıp insanlığın ömrü milyonlara çıkarılıyordu. Biz bunu doğanın standart sayılarına uyarak 60 000 olarak kabul ettik. Bu kitap basıldıktan yirmi sene sonra Avrupa’da gelişmiş DNA denemeleri ile insanlığın yaşı kesin olarak 60 000 yıl olarak bulunmuştur. Böylece ilmî usulümüz doğrulanmıştır.

Gelecekte ne olacaktır?

Bunlar kara uygarlığıdır.

Bundan sonra denizler uygarlığı başlayacaktır.

Ondan sonra güneş uygarlığı başlayacaktır.

Ondan sonra uzay uygarlığı başlayacaktır.

Bunun delili nedir?

Kur’an, göklerde sizin için rızık vardır diyor. Göklerden size rızık gelir ifadesi ayrıca mevcuttur. Evet, göklerde sizin için rızık vardır deniyor.

Kur’an incelenerek göklere çıkılacağı anlatılmaktadır. İşte biz müsbet ilimle Kur’an’ı birleştirerek “Adil Düzen”i oluşturuyoruz. Olaylar hep bizi onaylamaktadır.

 

 

Şekil 1: Sosyal Yapıyı Oluşturan Dört Temel Düzenin Tarih Boyunca Değişim Seyri

 

 

                                          

                                                UYGARLAŞMA

EKONOMİ

Din

İlim

YÖNETİM

-61500

-61500

-61500

-61500

Toplayıcılık

ADEM

Görenek

Ocak

-29500

 

-29500

-29500

Avcılık

İDRİS

Tedris

Semt

-13500

-13500

Çobanlık

Bucak

-5500

-5500

Çiftçilik

Kent

-3500

-3500

NUH

Bölge

-3000

Mezopotamya

Devlet

-2500

 

-2000

-2000

İbrahim

Tümevarım

-1500

-1500

Pazarcılık

Musa

-1000

-1000

Davut

İbrani

-500

-500

Grek

İsa

000

 

Hıristiyanlık

500

Kur’an

 

500

Aracılık

 

Tümdengelim

Bizans

1000

 

1. Kur’an

1500

1500

İşçilik

Avrupa

2000

2000

2000

Ortaklık

 

Karşılaştırma

II. Kur’an

 

 

(Yukarıdaki Tablo 9’da görüldüğü gibi ilk insanlar meyvelerle geçiniyorlardı. Ekonomide “Toplayıcılık = Meyvecilik” dönemi yaşadılar. Zamanla nüfus çoğaldı, meyveler yetmemeye başladı. İnsanlar hayvanları avlayacak aletleri ve ateşi keşfettiler. Böylece hayvan etlerini pişirerek yemek imkânına kavuştular. Bu gelişme insanlık tarihinde “Avcılık” dönemini başlattı. Nüfus daha da çoğaldığı zaman yapılan avlanmalarla elde edilen besinler yetmemeye başladı. Bunun üzerine insanlar besi hayvanlarını sürüler halinde besleyerek çoğaltmaya başladılar. Bu gelişme ekonomide “Çobanlık” dönemine geçilmesine ortam hazırladı. Daha sonra nüfus daha çok artınca, gerek kendileri ve gerekse sahip oldukları hayvanları için topladıkları meyve ve tarım ürünleri yetmemeye başladı. Bunun üzerine insanlar bu tarım ürünlerini daha bolca üretme ihtiyacını duydular. Bu ihtiyaç ekonomik bakımdan “Çiftçilik” dönemine geçilmesini sağladı. Çiftçilik bakımından su, güneş ve verimli toprak faktörleri açısından ilk gelişmeyi Mezopotamya'da görüyoruz. Böylece insanlar göçebelikten site hayatına döndüler, yazı bulundu ve tarihi devirler başladı. Bu devire kadar ekonomik faaliyetler hep aile, aşiret ve kabile içerisinde kalıyordu. Dolayısıyla bir “Kapalı Ekonomi” söz konusuydu. Toplayıcılık ve avcılık döneminde meyveler ve hayvan, alet ve gereçler üzerinde mülkiyet söz konusuydu. Çobanlık ve çiftçilik döneminde ise sadece tüketim mallarında değil üretim araçlarında da mülkiyet ortaya çıktı.)

(Çiftçilikten sonraki dönemlerde bir göz attığımızda ilk gelişme olarak üreten insanın ürettiği malı pazara getirip ihtiyaç sahiplerine arz etmesi ve onların ürettikleri mallarla kendi ürettiğini değiştirmesi dönemini görüyoruz. Yani artık kapalı ekonomiden “Piyasa Ekonomisi”ne geçildiğini, “Mal Mübadelesi” yapıldığını ve bu değiştirmenin de doğrudan doğruya üretenler arasında yapıldığını görüyoruz. Bu dönem “Doğrudan Mübadele” dönemini teşkil etmektedir. Zamanla insanlar dünyanın daha geniş bölgelerine yayıldılar. Ulaşım imkânları arttı. Daha geniş sahalar arasında mal mübadelesi yapmaya başladılar. Fakat bu yayılmanın neticesi olarak artık değişim doğrudan doğruya üretenler arasında olmaktan çıktı “Aracılı Mübadele Dönemi” başladı. Yani bir tüccar sınıfı meydana geldi. Bunlar üretenlerin mallarını aldılar, değişik yerlerdeki piyasalara arz ettiler. Oradaki ihtiyaç sahiplerine sattılar.)

(Nüfusun artması, ulaşım imkânlarının gelişmesi, Avrupa ile Asya arasında ticaret yollarının ve Amerika'nın keşfi ile deniz yoluyla ulaşımının yoğunlaşmasına ortam hazırladı. Ulaşım yolları ve araçlarının gelişmesi, Batı’da zengin tüccarların ortaya çıkması yol açtı. Dünyanın kaynaklarını ve zenginliklerini batıya aktaran tüccarlar (burjuva sınıf) elde ettiği fazla değerleri yatırıma dönüştürdü. Kurulan büyük fabrikalarda dünyanın her tarafından getirilen ham madde, binlerce işçi emeğiyle mamul maddeye dönüştürülerek dünya piyasalarına arz edildi. Sanayi İnkılâbı olarak adlandırılan bu gelişme ve değişme insanlık tarihinde “İşçilik Dönemi” ne geçilmesine sebep oldu. İşçilik döneminde artık yavaş yavaş ekonominin ana karakteri malın, malzemenin değil, insan emeğinin birikiminin alınıp satılması olmuştur. Mesela bir Mersedes otomobili satılırken satılan bu otomobilin malzemelerinden daha çok bu otomobilin bütün parçalarının üretimi için harcanan emektir. Böylece “Emek Mübadelesi” dönemine, geçilmiş oldu. Böylece Tablo 9’da görüldüğü gibi bugünkü noktaya gelindi. Bugün gelinen nokta Tablo 9’da düşey olarak çizilmiş olan çift çizgiyle belirlenmiştir.)

(Diğer yandan insanlık tarihindeki bu ekonomik aşamalar birbirine takiben yürürken yukarıda da işaret olunduğu gibi ekonomik faktörler medeniyeti etkilemiş, medeniyette ekonomik düzeni etkilemiştir.)

İnsan bedenen zayıf, zihnen de cehul yaratılmıştır. Buna karşılık insana akıl verilmiştir. Düşünür ve evrim yapar. İnsanda dört meleke vardır: His, fikir, irade ve ünsiyet. Hisler sanatla, fikirler dil ile, irade teknikle, ünsiyet hukukla ifade edilir. Ortak hisler dini, ortak fikirler ilmi, ortak irade ekonomiyi, ortak ünsiyet siyaseti oluşturur. Tarihte bu dört müessese üzerinde sosyal evrim gerçekleşmiştir. Buna “uygarlaşma” diyoruz.

Ekonomide: Beslenme ve kazanma bakımından gelişme olmuştur. İnsanlar ayrı ayrı üretimden toplu üretime geçmişlerdir. Ayrı ayrı üretimde de üretim mülkiyetli veya üretim mülkiyetsiz dönemler yaşanmıştır. Üretim mülkiyetsiz dönemde ayrı ayrı üretimden birlikte üretime geçilmiştir. Üretim mülkiyetinde de hayvan mülkiyetinden toprak mülkiyetine geçilmiştir. Birlikte üretim de ikiye ayrılmaktadır. Mal mübadelesi ve emek mübadelesi dönemleri vardır. Mal mübadelesi döneminde pazar mübadelesinden tüccar mübadelesi dönemin e geçilmiştir. Emek mübadelesi döneminde de işçilikten ortaklığa geçilmektedir. “Adil Düzen”  işçilik döneminden ortaklık dönemine geçme sistemidir.

Dinde: Başlangıçta din bütün sosyal müesseselere hakim idi. Din adamları aynı zamanda kabile reisleri olmuşlardı. Hazreti Nuh zamanında peygamberler çoğalan cemaatlerine doğrudan ulaşamadıklarından görevliler atadılar ve yazılı emirler verdiler. Böylece kişi yönetimi yerine hukuk yönetimi başladı. Hukuk yöneticiler tarafından yapılmıştır. Hazreti İbrahim gelmiş ve ilmi dinin dışına çıkarmıştır. Hazreti Musa gelmiş ve siyaseti dinin dışına çıkarmıştır. Hazreti Davut gelmiş ve ekonomiyi dinin dışına çıkarmıştır. Hazreti İsa gelmiş ve dini diğer müesseselerden ayrı organize etmiştir.  Kuran gelmiş ve bunların yaptığı inkılapları bir arada uygulayarak her müesseseye kamu içinde kendi görevini vermiştir. Vahiy sona ermiş, içtihat sistemi başlamıştır. Artık Cebrail’in yerini ilim adamları, kitapların yerini de icmalar alacaktır. “Adil Düzen” Kur’an’a ve diğer ilâhi kitaplara dayanmaktadır. Ne var ki bu kitapları çağımızın müsbet ilimleri ışığında anlamaktadır. Din adamlarına kamu içinde denetleme görevini vermektedir.

Siyasette: İnsanlar aşiret/ocak, kabile/bucak, şa’b/il ve kavm/ulus/devlet yönetimlerini geçerek insanlık yönetimine ulaşmışlardır. Yerinden yönetim ilkesi içinde ocak, bucak, il ve ülke de varlıklarını korumuştur. Bu durum insanın birlikte üretip ayrı ayrı tüketen varlık olmasından ileri gelmektedir.

İlimde: İnsanlık başlangıçta görerek öğrendi. Sonra tedris yoluyla öğrenmeğe başladı. Hazreti İbrahim’le tümevarımdan tümdengelim yolunu kullanmaya başladı. Kur’an içtihat ve icma sistemini getirerek insanlığa tümevarım yolunu öğretmiştir. “Adil Düzen” bugün analoji metodunu yaygınlaştırıyor. Analoji demek, vücudumuzu ele alıp ona benzeterek topluluğu oluşturma benzeri metottur.

“Adil Düzen”i tam kavrayabilmek için dayandığı anayasanın özetini burada vermemizde yarar vardır.

İnsanlar kişiliklerini koruyarak topluluk oluşturmaktadırlar. Bu borç ve alacak ilkesi içinde sağlanmaktadır. Herkes hukuk kuralları içinde borçlanmakta ve alacaklı olmaktadır. Bu  sayede kişiliği koruyarak birlik oluşturmaktadır. Herkes borçları kendi isteği ile eda eder. Edemezse dayanışma içinde eda edilir. Borç ve alacak üzerinde ihtilaf olabilir. O zaman taraflar hakemlere baş vururlar. Hakemlerden birini bir taraf, diğerini diğer taraf seçer. Baş hakemi hakemler seçerler. Hakemlerin kararlarına herkes kendi isteğiyle uyar. İşte barış içinde yaşama budur. İslâm barışa girme demektir.

Hakem kararlarını kabul etmeyenlere karşı ise silahlı güç oluşturulur. Hakem kararlarına uymayanları yola getirmek o güce aittir. O güç kendisi de hakem kararlarına uymak zorundadır. İşte “Adil Düzen” budur.

İlim ve din kişileri eğitir.

Ekonomi borç alacak düzeni ile ekonomik yapıyı meydana getirir.

Siyaset ise hakemlerin belirlediği borç ve alacak düzenini icra eder.

 

SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL

www.akevler.org   (0532) 246 68 92

 

 

 

 

 






Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
ADİLDÜZENDE GENELHİZMET-V-ENVANTER MUHASEBE 02.03.2001
12.03.2026 391 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -IV MUHASEBE 23.02.2001
12.03.2026 382 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENELHİZMETLER –III -YAPI KAYDI 16.02.2001
12.03.2026 360 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER EVRAK KAYITLARI-09.02.2001
12.03.2026 317 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -BAŞKAN 02.02.2001
12.03.2026 326 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENE GİRİŞ 26.01.2001
12.03.2026 390 Okunma
Süleyman Karagülle
FATİHA SÛRESİNİN DEMOKRATİK YORUMU 19012001
12.03.2026 452 Okunma
Süleyman Karagülle
KADİR- 3 12.01.2001
12.03.2026 598 Okunma
Süleyman Karagülle
SEÇKİN SAYILAR VE 19 MUCİZESİ 05.01.2001
12.02.2025 1864 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLARIN TASFİYESİ KANUNU 22.12.2000
12.02.2025 1373 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLAR 22.12.2000
12.02.2025 1431 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ BORÇ(BAKARA278-279) 22.12.2000
12.02.2025 1453 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP ARALIK ÇALIŞMALARI 15.12.2000
12.02.2025 1571 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL ÇALIŞMA KURALLARI: 15.12.2000
12.02.2025 1572 Okunma
Süleyman Karagülle
MUKASSİMÂT(zariyat4.ayet) 15.12.2000
12.02.2025 1565 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL DURUM VE ÇÖZÜM 08.12.2000
12.02.2025 1620 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLER DENGE KULÜBÜ SÖZLEŞMESİ 08.12.2000
12.02.2025 1415 Okunma
Süleyman Karagülle
C Â R İ Y Â T (ZARİYAT3.AYET) 08.12.2000
12.02.2025 1416 Okunma
Süleyman Karagülle
K Ü R T Ç E 01.12.2000
12.02.2025 1621 Okunma
Süleyman Karagülle
ORUÇ BABA 01.12.2000
12.02.2025 1444 Okunma
Süleyman Karagülle
M E S İ H 01.12.2000
12.02.2025 1602 Okunma
Süleyman Karagülle
HÂMİLÂT (YÜKLER) 01.12.2000
12.02.2025 1529 Okunma
Süleyman Karagülle
“ZÂRİYÂT-1- ÂYETİ”Nİ AÇIKLAYALIM: 24.11.2000
12.02.2025 1438 Okunma
Süleyman Karagülle
TESİR ÇİFTİ 24.11.2000
12.02.2025 1525 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EVE GETİRİLEN YENİLİKLER 18.11.2000
12.02.2025 1519 Okunma
Süleyman Karagülle
DEVLETİN AF YETKİSİ VAR MIDIR? 18.11.2000
12.02.2025 1581 Okunma
Süleyman Karagülle
İFRAT VE TEFRİT(KEHF28) 18.11.2000
12.02.2025 1595 Okunma
Süleyman Karagülle
MATEMATİK İLE İfrat ve tefrit nedir? 11.11.2000
12.02.2025 1897 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’AN MATEMATİĞİ TARİKATI 11.112000
12.02.2025 1572 Okunma
Süleyman Karagülle
NEFİSTE SABIR(kehf28) 11.11.2000
12.02.2025 1643 Okunma
Süleyman Karagülle
OKUMA/ TİLÂVET EMRİ 04.11.2000
12.02.2025 1583 Okunma
Süleyman Karagülle
SÖMÜRÜ VE ÇARE 04.11.2000
12.02.2025 1653 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLERDEN HABERLER 28.10.2000
12.02.2025 1564 Okunma
Süleyman Karagülle
MESKENLER VE İŞYERLERİ AYETİ 28.10.2000
12.02.2025 1612 Okunma
Süleyman Karagülle
BOZULMA (ENTROPİ) 28.10.2000
12.02.2025 1593 Okunma
Süleyman Karagülle
ERMENİ KATLİAMI 14.10.2000
12.02.2025 1521 Okunma
Süleyman Karagülle
MARKETTE SELEM UYGULAMASI 14.10.2000
12.02.2025 1398 Okunma
Süleyman Karagülle
FAİZSİZ İŞLETME 14.10.2000
12.02.2025 1492 Okunma
Süleyman Karagülle
BELGRAD OLAYI 07.10.2000
12.02.2025 1529 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜTEŞÂBİH ÂYETLER 07.10.2000
12.02.2025 1676 Okunma
Süleyman Karagülle
MEDENİYETLERİN ÖMRÜ 30.09.200
12.02.2025 1690 Okunma
Süleyman Karagülle
AHMET BÜLBÜL’ÜN ÖLÜMÜ VESİLESİYLE; 30.09.2000
12.02.2025 1669 Okunma
Süleyman Karagülle
Rektör Ethem Ruhi Fığlalıya cevap 23.09.2000
12.02.2025 1350 Okunma
Süleyman Karagülle
KURANDA MUCİZE-1 23.09.2000
12.02.2025 1639 Okunma
Süleyman Karagülle
BİR YETKİLİ YÜKSEK HAKİM DEDİ Kİ: 09.09.2000
23.03.2024 1676 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EV ÇALIŞMALARI 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 1675 Okunma
Süleyman Karagülle
Sana ruhtan soruyorlar 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 1729 Okunma
Süleyman Karagülle
SİSTEMATİK HATA 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 1798 Okunma
Süleyman Karagülle
ŞERİAT VE MEMUR KARARNAMESİ 02.09.2000
23.03.2024 1609 Okunma
Süleyman Karagülle
Heisenberg’in meşhur “kuvantum teorisi” 02.09.2000
23.03.2024 1979 Okunma
Süleyman Karagülle
DEPREMİN FIKHI 26 AĞUSTOS 2000
23.03.2024 1700 Okunma
Süleyman Karagülle
Z E L Z E L E 26 ağustos 2000
23.03.2024 1651 Okunma
Süleyman Karagülle
(AHŞAP)İŞLETME HAKKINDA BİLGİ-19.08.2000
14.03.2024 1496 Okunma
Süleyman Karagülle
Bir ülke hırsıza hapis cezasını vermektedir-12082000
14.03.2024 1612 Okunma
Süleyman Karagülle
MEMUR KARARNAMESİ 12.08.2000
14.03.2024 1570 Okunma
Süleyman Karagülle
HÜKÜMET,REKTÖR ATAMALARI..05.08.2000
14.03.2024 1631 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSANIN GÖREVİ 05.08.2000
14.03.2024 1602 Okunma
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE ZELZELE 22.07.2000
14.03.2024 1629 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN ATANMASI 22.07.2000
14.03.2024 1557 Okunma
Süleyman Karagülle
312 inci MADDE 22.07.2000
14.03.2024 1601 Okunma
Süleyman Karagülle
BANDIRMA HATTI 22.07.2000
14.03.2024 1602 Okunma
Süleyman Karagülle
F İ Z İ K 29.07.2000
14.03.2024 1716 Okunma
Süleyman Karagülle
İSLÂM VE DEMOKRASİ 29.07.2000
14.03.2024 1571 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN SEÇİMİ 22.07.2000
14.03.2024 1543 Okunma
Süleyman Karagülle
ABANT TOPLANTISI 22.07.2000
14.03.2024 1619 Okunma
Süleyman Karagülle
HAK VE KUVVET MEDENİYETLERİ 22.07.2000
14.03.2024 1506 Okunma
Süleyman Karagülle
DAYANIŞMA SİSTEMİ 01.07.2000
14.03.2024 1524 Okunma
Süleyman Karagülle
“HERKESE İŞ - HERKESE AŞ” 24.06.2000
14.03.2024 1578 Okunma
Süleyman Karagülle
KİTLERİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ 17.06.2000
14.03.2024 1481 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’ÂN VE MANTIK İLE MATEMATİK 17.04.1999
14.03.2024 1650 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI (2)17.04.1999
14.03.2024 1545 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI 17.04.1999
14.03.2024 1573 Okunma
Süleyman Karagülle
Süleyman Karagüllenin girilmeyen MAKALELERİ-17.04.1999
14.03.2024 1548 Okunma
Süleyman Karagülle
MUSA’YA VERİLEN DOKUZ MUCİZENİN GÜNÜMÜZDEKİ MANASI
19.05.2022 4610 Okunma
1 Yorum 20.05.2022 06:41
Süleyman Karagülle
Elveda
21.08.2021 4919 Okunma
2 Yorum 24.08.2021 15:36
Süleyman Karagülle
İÇKİ YASAĞI
3.05.2021 3492 Okunma
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Dünya
30.04.2021 3175 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ POLİTİKA
29.04.2021 3097 Okunma
Süleyman Karagülle
HEDEF
29.04.2021 3239 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve SON DURUM… (16)
18.04.2021 5026 Okunma
4 Yorum 26.05.2021 00:43
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve son uyarılarım… (15)
11.04.2021 3312 Okunma
Süleyman Karagülle
SOYLU'NUN BEYANI
7.04.2021 3755 Okunma
Süleyman Karagülle
BUNDAN BÖYLE
6.04.2021 3068 Okunma
Süleyman Karagülle
UYARI
6.04.2021 3112 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜDAHALE
4.04.2021 2991 Okunma
Süleyman Karagülle
Seminerler; kendinize görev vereceksiniz (14)
4.04.2021 3079 Okunma
Süleyman Karagülle
TEK ÇIKAR YOL
3.04.2021 3430 Okunma
Süleyman Karagülle
PARTİ KAPATMAK
3.04.2021 3261 Okunma
Süleyman Karagülle
ANAYASA MAHKEMESİ
1.04.2021 3408 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve İ Ç T İ H A D (13)
31.03.2021 4507 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:37
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Akevler Usulü (12)
31.03.2021 4337 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:27
Süleyman Karagülle
Muhterem Abdurrahman Dilipak’a Açık Mektup
31.03.2021 3550 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve DAVET… (11)
31.03.2021 4283 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:13
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerlerinin başlangıcı ve (10)
31.03.2021 3077 Okunma
Süleyman Karagülle
EMİN SARAÇ HOCA HAKKINDA
31.03.2021 3678 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Kur’an Düzeni
31.03.2021 4396 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:01
Süleyman Karagülle
Akevler Kur’an Seminerleri ve GÖREV
31.03.2021 4340 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:52
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE TARİH
31.03.2021 4307 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:47
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-5
31.03.2021 4330 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:37
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-3
31.03.2021 2877 Okunma


© 2026 - Akevler