Süleyman Karagülle
“ZÂRİYÂT-1- ÂYETİ”Nİ AÇIKLAYALIM: 24.11.2000
12.02.2025
1413 Okunma, 0 Yorum

ŞİMDİ KUR’AN’IN “ZÂRİYÂT ÂYETİ”Nİ AÇIKLAYALIM:

 

بسم الله الرحمن الرحيم

و الذاريات  ذروا

و Va: Yemin harfidir. Geçmişte olan bir olayı teyid için “Va” kullanılır. Gelecekte olacak bir olayı tekid için “Ta” kullanılır. Kur’an’da gelecek olayların tekidi için de Allah “Va” harfini kullanmaktadır. Allah, Allah kelimesine yemin etmez. Çünkü yemin ispat içindir. Allah yarattıklarını yemin için kullanır. Yani, “bakın bunlar nasıl doğru ve gerçekse, bundan sonra olacaklar da o kadar doğru ve gerçektir” anlamında yemin eder. Burada elektromıknatıs devrelerine yemin etmektedir. “Bakınız, Ben bunları nasıl var ettimse, sizin tekrar varolacağınız da o kadar doğrudur” diyor.

“Zerveleri zervedenlerin, vıqrları hamledenlerin, yüsren cereyan edenlerin ve emri taksim edenlerin tanıklığında size vâdolunan sâdıktır. Ve din vuku bulacaktır.” (Zâriyât Sûresi, 1-6. Âyetler)

Bize vâdolunan, öldükten sonra dirilme ve dirildiğinde sorguya çekilmedir. Herkes burada yaptıklarının hesabını teker teker verecektir. Öldükten sonra tekrar dirilmeye neden elektrik devrelerini şahit tutmuştur. Çünkü her şey bir çark içindedir. Gider dolaşır dolaşır tekrar eski yerine döner. Hayat da öyledir. Denizlerden su çıkar bulut olur, yağmur olur, dere olur gene denize döner. İnsan topraktan var olur, dünyada yaşar ve toprağa döner. Tekrar var olur, yaşar. Tekrar toprağa döner. İki türlü ameliyat vardır. Biri, bayıltırsınız, ameliyat olur, ayılır. Diğeri, bayıltmadan mevzii uyuşturma ile ameliyat olur, acı duymaz, ama ameliyatın bilincinde olur. Âhirette bedenin kısmi ölümü vardır. Devamlı periyodik olarak hücreler yenilenecektir. Bu dünyada da benzeri olmaktadır. Ama acı duymayacaktır. Bilincini de kaybetmeyecektir. Bugün birtakım hücreler kendilerini yenilemektedir. Yani eskiler ölmekte, yenileri ortaya çıkmaktadır. Derimizi kestiğimizde hemen yenileri gelir. Tırnak ve saç hep yenilenmektedir. Kan hücreleri de yenilenmektedir. Sadece sinir hücreleri yenilenmemektedir. O sebepledir ki yaşlanınca kendimizi yenileyemiyoruz. Onun ilacını bulamıyoruz. Âhirette ise sinir hücreleri de yenilenecektir. Acı duymadan durmadan bedenimiz yenilenecektir. Cehennemdekilerin de yenilenecektir ama onlar acı duyacaklardır. İşte Kur’an buna işaret etmek için “karadelik” ve “akdelik”in dünyadaki görüntüleri olan “elektrik” ve “mıknatıs”ı şahit olarak göstermektedir. Allah’ın ne kadar sade kanunlarla ne kadar karmaşık hayatı var ettiğini düşünen her insan âhirete inanmak zorundadır. Dört ve beş boyutlu uzay bizi âhirete kadar götürmektedir. Buna karşılık fizikte de elektriki devreler bizi âhirete kadar götürmektedir.

Bu âyetin bu mânâsını, bu tefsirini bugün 23/11/2000 tarihinde, Cumartesi günleri yaptığımız (bu hafta Cuma günü yapacağız) “Kur’an Matematiği Seminerleri”nde öğrenmiş bulunuyoruz.  Sizler de Kur’an’ı devamlı okursanız, böyle her okuyuşta Kur’an size yeni mânâlar öğretir.

الذاريات Zerre: Toz parçacıkları demektir. Karanlık odaya güneş girdiğinde havada uçuşan bir çok parçacıklar görülür. Onlara “zerre” denir. Zirve ise dağın tepesine verilen addır. Asıl zira ise bugün bizim köylülerin de kullandığı bir kelimedir. Bir ağaç gölgesinin etki alanıdır. Oralarda ekin yetişmez. Zervetmek demek, ekini rüzgara salmak demektir. Samanla buğday birbirinden ayrılır. Araplarda zervetme mastarı, undan yaptıkları sulu yiyeceği çomakla kazanın içine karıştırma demektir. 

Bütün bu anlamlardan şunu öğreniyoruz ki, zervetme demek, çomak ve lapada olduğu gibi birbirinin çevresinde dönen iki şeyin birbirine etki etmesidir. Elektrik akımının magnetik alan doğurmasını, magnetik rüzgarın da elektrik alanını doğurmasını bundan daha güzel ifade edecek bir söz bulunamaz herhalde. Kazanı çomakla karıştırıyorsunuz. Kazandaki su onun etrafında dönüyor. Çomak da dönüyor.

Burada karıştıranlara yemin ediliyor. Çubuğu çevirenlere yemin ediliyor. Çubuğu çeviren nedir? Barajdaki su, kazandaki buhar, bunlar yemeğin çomağıdır. Sonra kazandaki un parçacıkları da elektrik yükleridir. Onlar da onun sayesinde harekete geçmektedirler. Çubuğun dönmesiyle onlar da dönüyor.

Burada çok önemli bir hususa işaret edilmesi gerekir. Su parçacıklardan oluşuyor, elektronlar parçacıklardan oluşuyor, taşınan enerji parçacıklardan oluşuyor. Buna işaret etmek için sâlim dişi çoğul kullanılmıştır. Bu suretle iki önemli hususa işaret edilmiştir. Biri, bütün bunların parçacıklardan oluştuğudur. 20. yüzyılın fiziği bu teoriye dayanmaktadır. Bununla ilgili teoriyi daha önceki derslerde anlattık. Diğeri ise, bunların gelişigüzel hareket etmeyip bir mekanizma içinde yönlendirilmiş olmasıdır. Yani, tek istikamette akan su parçacıkları veya buhar parçacıkları tek istikamette akan elektronları doğurmaktadır. Yani, ortak bir mekanizma, bir sistem bu akışı sağlamakta ve enerji taşımaktadır. Termodinamiğin ikinci kanunu da bu kelimede gizlidir.

Zâriyat harf-i tarifle getirilmiştir. Bu belli bilinen sistemleri ifade etmektedir. Su  veya buhar çarkı çevirmektedir. Çark da mıknatısları çevirmektedir. Mıknatıslar bobinlerden elektrik geçirmektedir.  Bobinlerden geçen akım değişken akımdır. Üç bobin vardır. Aralarında 120 derecelik kayma vardır. Yani, biri sıfır iken diğeri üçte bir yol almıştır. Çünkü sonra gelmektedir. Bu üç faz motora gitmektedir. Aynı şekilde konmuş bobinlerden faz farkı ile geçmektedir. Orada döner alan meydana gelmektedir. Bu mekanizma sâlim dişi çoğulun kullanılması ile biliniyor. Burada bilinmeyen şey, zerrelerin belli olup olmamasıdır. İster suda olsun, ister buharda olsun, kullanılan zerreler hep aynıdır. Su molekülleridir. “H2O”dan oluşmaktadır. Bu da bize kainatın gelişigüzel tesadüflerden oluşmadığını kanıtlar. Kendiliğinden oluşan şeyler birbirine eşit olmaz, deredeki çakıllar gibi değişik boyda olurdu. Oysa kainatta elektron ve pozitron çiftleri hep birbirine benzemektedir. Yükleri ve kitleleri eşittir. Bunlardan oluşan Hidrojen Atomu da hep birbirine eşittir. Diğer atomlar da hep birbirine eşittir. Su Molekülleri de hep birbirine eşittir. Zerreler birbirine eşittir. Enerji parçacıkları da birbirine eşittir. İşte buradaki “el” harf-i tarifi bunu ifade eder. Marifeli ism-i fail gelmiştir.

ذروا ZaRVan: Bu kelime masdar olabilir. O takdirde birçok zerreler tek tesiri oluşturmaktadır. Bu da tamamen doğrudur. Çünkü tesirler birleşirler. Yani toplanırlar. Aynı yerde bir etki yaparlar. Oysa yükler bir arada bulunamazlar. O sebepledir ki onlarda aynı cins kelime kullanılmamıştır. Akışta da böyledir. Emirde de böyledir. Her enerji seviyesinin bir mekanı vardır. Çünkü onlarda madde söz konusudur. Elektrik madde ile birliktedir. Elektrik akımı madde akışıdır. Enerji bölüştürülmesini ise madde parçacıkları yapmaktadır Oysa magnetik alanlar birleşerek bir yere etki etmektedirler. Cevher ve araz ayırımı da budur. Bir yerde bulunamayanlara “cevher”, bulunabilenlere “araz” denmektedir. Birçok parçacıkların çekme, itme, havalandırma etkileri ise “araz”dır. Bunların etkileri bir yerde birleşir. Her tarafa etki eden cevher. Her taraftan etkilenen arazdır.

Her madde hem “akdelik”tir, “cevher”dir; hem “karadelik”tir, “araz”dır.

Zerven kelimesi isim de olabilir. O zaman bir tür zerreden anlamına gelir. Zerrelerin en az iki tür olduğu ama etkilenip havalanan zerrenin ise tek tür olduğu ortaya çıkmaktadır. Gerçekten pozitron tek başına havalanıp hareket edemez. Oysa elektron tek başına havalanıp hareket eder. İşte her şeyin çift yaratıldığı bu kainatta çiftler arasında küçük farklar da oluşturulmuştur. Magnetik çifti birbirinden ayrılamamaktadır. Elektrik çifti ise madde ile beraber olmakta, biri küçük madde parçacığı ile, diğeri ise büyük madde parçacığı ile bulunmaktadır. Dolayısıyla yalnız elektron hareket edebilmektedir. İşte bu sebeple “zerven” kelimesi nekire kullanılmıştır.

Şimdi bu âyet zerrelerden, zerrelerin çoğullarından bahsetmektedir. Zerrelerin birleşmesi ile bir yapı oluşmalıdır. Bu yapı “hidrojen atomu"dur. Acaba kaç parçacık birleşerek bir hidrojen atomunu oluşturur. Zâriyat âyetinin harflerini ebced hesabı ile sayalım:

 

1          2          3          4          5          6          7          8          9          10     

E         B         C         D         H         V         Z          X         O         Y        1

K         L         M        N         S          G         F          Sa                   10

Q         R         Ş          T         Ç         Ha       Ze        W        J          Ğ         100

 

V=6    Ze=700 .    A=6          R=200    Y=10   AT=15    Ze=700   R=200   V=6    A=1

 

Burada şeddeli “Ze”  bir sayılmıştır. İki sayılabilirdi.

A ism-i fail “Elifi”dir. “V”den dönüşmüştür. 6 sayılmıştır. 1 sayılabilirdi.

AT dişi çoğul edatıdır. Çoğulluk alâmeti “Y”, dişilik alâmeti de “h”ye dönüşen “t”dir. 15 alınmıştır. 11 alınabilirdi, yahut daha yüksek alınabilirdi. Bu tür durumlarda  değişik varyantlar denenir. Uygun olan alınır. Diğerlerinin de başka yerde uygulama imkanı olabilir.

Şimdi bu sayının nasıl oluştuğunu arayalım. Standart bir oluş ile oluşmalıdır.

Hidrojen çekirdeği 1837 parçacıktan oluşuyor.

Dışarıdaki elektronun eşi olan pozitronu çıkarırsak 1836 kalır.

İkilere bölersek  918  459,  üçlere bölünebilir.  153    51   17    elde edilir.

1836    918    459    153    51    17 

2   *2   *3    *3    *3   *17=  3*6*6*17  şeklinde oluşmalıdır.

Yapılan deneylerle Hidrojen Atomu çok kısa ömürlü üç parçaya ayrılmıştır.

Şimdi biz bu parçacıkların nasıl birleşebileceklerini düşünelim.

17= 16+1 şeklinde yazılır. Merkezde bir pozitron konur. 8 çift de dört yüzlünün yüzeylerine konur. Bunlar kendi aralarında dengede olurlar. Çünkü merkezdeki pozitron hapistir. Dışarıya karşı bir pozitif yük yüklenir.

6 yükün dengesi dönmelerle karşılanabilir. Dört değerin dengesi bir pozitronla sağlanır. Elektron dışarıda kalırsa hidrojen atomu olur. İçerde kalırsa nötron olur. 

Fizikçiler bu hususta çalışmaktadırlar.

Kur’an’ın bu âyetini daha iyi anlamanız için bu konuda bir tez yapmak gerekmektedir. Bu sayı bize atomun iç yapısı hakkında bilgi verecektir.

)             Önce merkezde bir elektron veya pozitron olacaktır. Bunun çevresinde sekiz çift elektik parçacığı bulunacaktır. Çok kullandığımız sekizyüzlünün ortasında çiftler yerleşecektir.

)              Sonra bunlardan üç çift 6 adedi bir araya gelerek dengede olacaklardır. Bunun için küre yüzeyini saran  üç dairede karşılıklı yerleşecek ve dönerek dengelerini sağlayacaklardır.

)             Bunlar sağlam yapı oluşturmaz. Çünkü dönmeden oluşan mıknatıslık dengesizliği oluşturur. Dengelemek için bir üç çift altı parçacık bir araya gelerek daha büyük parçacık oluşturacaklardır.

)        Nihayet bu üç parçacık bir üçgen piramidin köşelerine yerleşecekler ve bir köşegenin üzerine pozitron gelecektir ve hidrojenin çekirdeğini meydana getireceklerdir. Elektron da dışarıda kalacaktır.

Bu sayı bundan farklı bir sonuç oluşumu kabul etmez. Şimdi yapacağımız araştırma bunların nasıl birbirini tuttuğudur. İşte bu bir tez çalışmasıdır. Bu konuda yapılmış deneyler vardır. Atomun üç parçası bulunmuştur. Ayrıca elektrik yüklerin de 1/3 parçalarına rastlanmıştır.

Şimdi bize yine ihtimaliyat hesabı gerekmektedir.

Acaba “Zâriyat Âyeti”nin ebced toplamının 1837 etmesinde olasılık nisbeti nedir?

Burada 10 harf vardır. 29 harfin içinden bu harflerin toplamı 1837 etmektedir.

Diğer terkiplerin sayısı ile bu sayıyı karşılaştırıp oranlamak gerekir.

 

 






Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
ADİLDÜZENDE GENELHİZMET-V-ENVANTER MUHASEBE 02.03.2001
12.03.2026 300 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -IV MUHASEBE 23.02.2001
12.03.2026 300 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENELHİZMETLER –III -YAPI KAYDI 16.02.2001
12.03.2026 248 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER EVRAK KAYITLARI-09.02.2001
12.03.2026 233 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -BAŞKAN 02.02.2001
12.03.2026 226 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENE GİRİŞ 26.01.2001
12.03.2026 264 Okunma
Süleyman Karagülle
FATİHA SÛRESİNİN DEMOKRATİK YORUMU 19012001
12.03.2026 306 Okunma
Süleyman Karagülle
KADİR- 3 12.01.2001
12.03.2026 430 Okunma
Süleyman Karagülle
SEÇKİN SAYILAR VE 19 MUCİZESİ 05.01.2001
12.02.2025 1814 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLARIN TASFİYESİ KANUNU 22.12.2000
12.02.2025 1340 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLAR 22.12.2000
12.02.2025 1393 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ BORÇ(BAKARA278-279) 22.12.2000
12.02.2025 1409 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP ARALIK ÇALIŞMALARI 15.12.2000
12.02.2025 1554 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL ÇALIŞMA KURALLARI: 15.12.2000
12.02.2025 1538 Okunma
Süleyman Karagülle
MUKASSİMÂT(zariyat4.ayet) 15.12.2000
12.02.2025 1527 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL DURUM VE ÇÖZÜM 08.12.2000
12.02.2025 1584 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLER DENGE KULÜBÜ SÖZLEŞMESİ 08.12.2000
12.02.2025 1398 Okunma
Süleyman Karagülle
C Â R İ Y Â T (ZARİYAT3.AYET) 08.12.2000
12.02.2025 1380 Okunma
Süleyman Karagülle
K Ü R T Ç E 01.12.2000
12.02.2025 1560 Okunma
Süleyman Karagülle
ORUÇ BABA 01.12.2000
12.02.2025 1399 Okunma
Süleyman Karagülle
M E S İ H 01.12.2000
12.02.2025 1567 Okunma
Süleyman Karagülle
HÂMİLÂT (YÜKLER) 01.12.2000
12.02.2025 1511 Okunma
Süleyman Karagülle
“ZÂRİYÂT-1- ÂYETİ”Nİ AÇIKLAYALIM: 24.11.2000
12.02.2025 1413 Okunma
Süleyman Karagülle
TESİR ÇİFTİ 24.11.2000
12.02.2025 1477 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EVE GETİRİLEN YENİLİKLER 18.11.2000
12.02.2025 1496 Okunma
Süleyman Karagülle
DEVLETİN AF YETKİSİ VAR MIDIR? 18.11.2000
12.02.2025 1549 Okunma
Süleyman Karagülle
İFRAT VE TEFRİT(KEHF28) 18.11.2000
12.02.2025 1576 Okunma
Süleyman Karagülle
MATEMATİK İLE İfrat ve tefrit nedir? 11.11.2000
12.02.2025 1856 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’AN MATEMATİĞİ TARİKATI 11.112000
12.02.2025 1539 Okunma
Süleyman Karagülle
NEFİSTE SABIR(kehf28) 11.11.2000
12.02.2025 1626 Okunma
Süleyman Karagülle
OKUMA/ TİLÂVET EMRİ 04.11.2000
12.02.2025 1552 Okunma
Süleyman Karagülle
SÖMÜRÜ VE ÇARE 04.11.2000
12.02.2025 1598 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLERDEN HABERLER 28.10.2000
12.02.2025 1541 Okunma
Süleyman Karagülle
MESKENLER VE İŞYERLERİ AYETİ 28.10.2000
12.02.2025 1562 Okunma
Süleyman Karagülle
BOZULMA (ENTROPİ) 28.10.2000
12.02.2025 1556 Okunma
Süleyman Karagülle
ERMENİ KATLİAMI 14.10.2000
12.02.2025 1494 Okunma
Süleyman Karagülle
MARKETTE SELEM UYGULAMASI 14.10.2000
12.02.2025 1379 Okunma
Süleyman Karagülle
FAİZSİZ İŞLETME 14.10.2000
12.02.2025 1451 Okunma
Süleyman Karagülle
BELGRAD OLAYI 07.10.2000
12.02.2025 1497 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜTEŞÂBİH ÂYETLER 07.10.2000
12.02.2025 1646 Okunma
Süleyman Karagülle
MEDENİYETLERİN ÖMRÜ 30.09.200
12.02.2025 1620 Okunma
Süleyman Karagülle
AHMET BÜLBÜL’ÜN ÖLÜMÜ VESİLESİYLE; 30.09.2000
12.02.2025 1649 Okunma
Süleyman Karagülle
Rektör Ethem Ruhi Fığlalıya cevap 23.09.2000
12.02.2025 1317 Okunma
Süleyman Karagülle
KURANDA MUCİZE-1 23.09.2000
12.02.2025 1579 Okunma
Süleyman Karagülle
BİR YETKİLİ YÜKSEK HAKİM DEDİ Kİ: 09.09.2000
23.03.2024 1647 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EV ÇALIŞMALARI 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 1625 Okunma
Süleyman Karagülle
Sana ruhtan soruyorlar 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 1691 Okunma
Süleyman Karagülle
SİSTEMATİK HATA 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 1777 Okunma
Süleyman Karagülle
ŞERİAT VE MEMUR KARARNAMESİ 02.09.2000
23.03.2024 1549 Okunma
Süleyman Karagülle
Heisenberg’in meşhur “kuvantum teorisi” 02.09.2000
23.03.2024 1954 Okunma
Süleyman Karagülle
DEPREMİN FIKHI 26 AĞUSTOS 2000
23.03.2024 1642 Okunma
Süleyman Karagülle
Z E L Z E L E 26 ağustos 2000
23.03.2024 1634 Okunma
Süleyman Karagülle
(AHŞAP)İŞLETME HAKKINDA BİLGİ-19.08.2000
14.03.2024 1471 Okunma
Süleyman Karagülle
Bir ülke hırsıza hapis cezasını vermektedir-12082000
14.03.2024 1582 Okunma
Süleyman Karagülle
MEMUR KARARNAMESİ 12.08.2000
14.03.2024 1551 Okunma
Süleyman Karagülle
HÜKÜMET,REKTÖR ATAMALARI..05.08.2000
14.03.2024 1612 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSANIN GÖREVİ 05.08.2000
14.03.2024 1565 Okunma
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE ZELZELE 22.07.2000
14.03.2024 1596 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN ATANMASI 22.07.2000
14.03.2024 1506 Okunma
Süleyman Karagülle
312 inci MADDE 22.07.2000
14.03.2024 1575 Okunma
Süleyman Karagülle
BANDIRMA HATTI 22.07.2000
14.03.2024 1573 Okunma
Süleyman Karagülle
F İ Z İ K 29.07.2000
14.03.2024 1691 Okunma
Süleyman Karagülle
İSLÂM VE DEMOKRASİ 29.07.2000
14.03.2024 1542 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN SEÇİMİ 22.07.2000
14.03.2024 1461 Okunma
Süleyman Karagülle
ABANT TOPLANTISI 22.07.2000
14.03.2024 1561 Okunma
Süleyman Karagülle
HAK VE KUVVET MEDENİYETLERİ 22.07.2000
14.03.2024 1483 Okunma
Süleyman Karagülle
DAYANIŞMA SİSTEMİ 01.07.2000
14.03.2024 1496 Okunma
Süleyman Karagülle
“HERKESE İŞ - HERKESE AŞ” 24.06.2000
14.03.2024 1531 Okunma
Süleyman Karagülle
KİTLERİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ 17.06.2000
14.03.2024 1439 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’ÂN VE MANTIK İLE MATEMATİK 17.04.1999
14.03.2024 1606 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI (2)17.04.1999
14.03.2024 1533 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI 17.04.1999
14.03.2024 1547 Okunma
Süleyman Karagülle
Süleyman Karagüllenin girilmeyen MAKALELERİ-17.04.1999
14.03.2024 1522 Okunma
Süleyman Karagülle
MUSA’YA VERİLEN DOKUZ MUCİZENİN GÜNÜMÜZDEKİ MANASI
19.05.2022 4575 Okunma
1 Yorum 20.05.2022 06:41
Süleyman Karagülle
Elveda
21.08.2021 4884 Okunma
2 Yorum 24.08.2021 15:36
Süleyman Karagülle
İÇKİ YASAĞI
3.05.2021 3477 Okunma
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Dünya
30.04.2021 3155 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ POLİTİKA
29.04.2021 3064 Okunma
Süleyman Karagülle
HEDEF
29.04.2021 3222 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve SON DURUM… (16)
18.04.2021 4961 Okunma
4 Yorum 26.05.2021 00:43
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve son uyarılarım… (15)
11.04.2021 3286 Okunma
Süleyman Karagülle
SOYLU'NUN BEYANI
7.04.2021 3732 Okunma
Süleyman Karagülle
BUNDAN BÖYLE
6.04.2021 3047 Okunma
Süleyman Karagülle
UYARI
6.04.2021 3092 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜDAHALE
4.04.2021 2974 Okunma
Süleyman Karagülle
Seminerler; kendinize görev vereceksiniz (14)
4.04.2021 3034 Okunma
Süleyman Karagülle
TEK ÇIKAR YOL
3.04.2021 3411 Okunma
Süleyman Karagülle
PARTİ KAPATMAK
3.04.2021 3235 Okunma
Süleyman Karagülle
ANAYASA MAHKEMESİ
1.04.2021 3380 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve İ Ç T İ H A D (13)
31.03.2021 4457 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:37
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Akevler Usulü (12)
31.03.2021 4308 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:27
Süleyman Karagülle
Muhterem Abdurrahman Dilipak’a Açık Mektup
31.03.2021 3512 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve DAVET… (11)
31.03.2021 4255 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:13
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerlerinin başlangıcı ve (10)
31.03.2021 3044 Okunma
Süleyman Karagülle
EMİN SARAÇ HOCA HAKKINDA
31.03.2021 3650 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Kur’an Düzeni
31.03.2021 4348 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:01
Süleyman Karagülle
Akevler Kur’an Seminerleri ve GÖREV
31.03.2021 4287 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:52
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE TARİH
31.03.2021 4271 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:47
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-5
31.03.2021 4302 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:37
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-3
31.03.2021 2854 Okunma


© 2026 - Akevler