Süleyman Karagülle
DEPREMİN FIKHI 26 AĞUSTOS 2000
23.03.2024
1412 Okunma, 0 Yorum

DEPREMİN  FIKHI

 

Kimilerine göre deprem tesadüflerin sonucu kör kuvvetin oluşturduğu bir olaydır. Tarih boyunca insanın varlığını da böyle tesadüflerle izah etmek isteyenler olmuştur. Bunun böyle olmadığını günümüzün ilmi kesin olarak ispatlamıştır. Esasen insanın şuura sahip olması, onun tesadüfen oluşmadığını ispata yeterlidir. Buna karşılık Allah ve âhirete inananlar hiçbir olayı tesadüfle izah etmezler.

Kainatı, bizi, yeryüzünü vareden bilinçli ve irade sahibi bir Allah vardır. Her şey O’nun eseridir. Bize göre tesadüfen oluşanlar O’nun için tesadüfen değildir. Bilinçli ve hesaplı iradesi ile oluşmaktadır. Tesadüfen oluşma zahiri görünümdür. Biz dünyayı duruyor ve düz olarak görürüz; oysa dünya dönüyor ve yuvarlaktır. Kainatı da sonsuz görürüz; oysa kainat da yuvarlaktır ve çapı ışık hızıyla büyümektedir. Deprem görünürde tesadüfen olmaktadır; oysa ilmen kainatı var eden “Mutlak Güc”ün eseri olarak oluşmaktadır. Çünkü kainatta gereksiz ve hesapsız boş bir şey yoktur.

YERYÜZÜ BELLİ MAKSATLARI TAŞIYAN ÖLÇÜLER İÇİNDEDİR:

  1. Yer biraz daha büyük olsaydı çekim kuvveti daha fazla olacak ve yeryüzünün her şeyi değişik olacaktır. Atmosferin oluşması, suyun buharlaşması, derelerin akışı, toprakların oluşması, bitkilerin büyümesi hep değişecek ve hayat mümkün olmayacaktır. Yeryüzü küçük olsaydı da durum farklı değildir. Hava tabakası oluşmayacak, su göklere uçacak ve yeryüzü diğer gezegenler gibi hayat dışı olacaktır.
  2. Yer Güneş’ten daha uzak olsaydı donardı, yakın olsaydı pişerdi.
  3. Yer daha yavaş dönseydi gece - gündüz sıcaklık ve soğukluk farkları hayatı imkansız kılardı. Daha hızlı dönseydi rüzgar ortalığı kasıp kavururdu.
  4. Ekseni biraz daha eğik olsaydı yazın pişer kışın donardık. Az olsaydı orta kuşaklarda hayat olmazdı.
  5. Atmosfer daha ince olsaydı gök cisimlerinden ve öldürücü ışıktan kendimizi koruyamazdık, daha kalın olsaydı güneş ışığını alamazdık.
  6. Himalayalar olmasaydı Asya ve Avrupa çöl olurdu.
  7. Amerika’daki Ant Dağları olmasaydı doğu - batı rüzgarına karşı duramazdık. Yağmurlar yağmazdı.
  8. Havadaki oksijen biraz fazla olsaydı nefes veremezdik, az olsaydı alamazdık.
  9. Atmosfer daha fazla olsaydı kemiklerimiz kırılırdı, az olsaydı kanımızı durduramazdık.
  10. CO2 fazla olsaydı boğulurduk, az olsaydı kanımız kaynardı.

Görülüyor ki yeryüzü öyle sanıldığı gibi rastlantılar sonucu oluşmuş değildir. Şuurlu bir varlık çok ince hesaplar sonucu oluşturmuştur ve hayat öyle varolmaktadır. Yoksa yeryüzü de diğer gezegenler gibi ölü bir kitle olurdu. İşte depremler de bu Tanrı’nın hesaplamaları ile oluşmuş bir oluştur. Yoksa ya hiç zelzele olmaz ya da her gün sarsıntılarla hayat oluşamaz olurdu.

Zelzele de savaş gibi önce gereksiz görülür ama düşündüğünüz zaman insanlığın evrimi için gereklidir. Savaş ve tabii âfetler olmazsa insanlar bir araya gelemez ve bugünkü uygarlığa çıkamazdı. İnsanlığı bu üst seviyeye çıkaran tabii ve beşeri âfetlerdir.

Zelzele insanları uyarır ve daha yüksek seviyede bir hayata götürür. Bozulmuş ve çökmüş olan toplulukları ıslah eder veya büsbütün ortadan kaldırır.

Zelzele ölenler için rahmettir. Şöyle ki; ölen iyi insansa, zelzelece ölmekle daha üst dereceye kavuşmuş olur. Onun için rahmettir. Ölen kötü insansa, cezasını dünyada çekmiştir, âhirette cehennemden kurtulur. O halde zelzelenin ölenler için bir kaybı yoktur. Zelzelenin sıkıntısı yaşayanlaradır. Yaşayanların kendilerini buna göre ayarlamalarıdır. “Başımıza gelen felaket günahlarımızdandır” deyip kendilerini ıslah etmelidirler. Tevbe etmelidirler. Gerekli tedbirleri almamış olmanın, zelzeleden sonra gerekli olanları yapmamış olmanın cezasını çektiklerini düşünmeli ve ona göre ne yapmaları gerektiğini tesbit edip onu yapmalıdırlar. Allah bunun üzerine zelzeleyi ya uzak tutar veya zelzele olsa bile zararı hafif olur. Müslümanlar geçmişi kadere bağlayıp ağlaşmazlar; geleceklerini de tesadüflere bırakmaz, gereken tedbirleri alırlar.

 

TÜRK HALKININ YAPMASI GEREKENLER:

  1. Zelzeleye karşı ne yapacağını devletten veya belediyeden beklememeli, yapacaklarını kendisi örgütlenerek yapmalıdır.
  2. Savaş veya tabii âfetlerdeki davranışları düzenleyen bir teşkilat kurmalıdır. Bu bir dernek veya kooperatif olabilir. Bu teşkilat savaş ve âfetlerle ilgili çalışmalar yapmalı ve halkı bu hususta eğitmelidir.
  3. Savaş ve âfetlerde kendisini koruyacak şehrin dışında bir “dinlenme evi” olmalıdır. Tatil gün ve saatlerini orada geçirmeli ve aynı zamanda böyle acılı günlerde oraya sığınabilmelidir.
  4. Şehrin dışında oluşacak bu “dinlenme siteleri”ne gidip gelebilecek helikopter servislerini yapacak ortaklık kurulmalıdır.

ÂFETLERDEN ÖNCE ALINACAK TEDBİRLER:

  1. Her semtin ve her sokağın böyle âfet anlarında toplanacağı belirli yeri olmalıdır. Burası sele karşı korunmuş yer olmalıdır. Burada umumi tuvalet ve banyo bulunmalıdır. Bir su kuyusu olmalıdır. Bu kuyudan elle su çekilebilmelidir. Ayrıca her evde böyle zamanlarda işe yarayacak sırık, battaniye, halı, ocak, tencere gibi eşyalar olmalıdır. Bunlar normal piknik eşyalarıdır. Her zaman kullanılabilir. Her evde en az bir hafta yetecek kadar pirinç, makarna, patates gibi yiyecek stoku olmalıdır.
  2. Evin içinde zelzele anında üstüne düşüp harap edecek yerler belli olmalıdır. Ayıkken hemen bu yerlerden kaçılmalıdır. Uyku ve istirahat hallerinde bu yerlerde oturulmamalıdır. Küçükler ve yaşlılar buralarda bulundurulmamalıdır.
  3. Apartmanın girişinde bu tür zamanlarda otomatikman elektriğin, suyun, gazin kesilmesi için tedbirler alınmış olmalıdır.
  4. Evlerde mahalle içi haberleşmeyi sağlayan özel cep telefonları olmalıdır. Şehirlerarası haberleşme tıkansa bile bunlarla insanlar birbirlerine ulaşabilmelidir. Evde daima sağlık çantasını bulundurmak gerekir.

 

ÂFETTEN HEMEN SONRA YAPILACAK İŞLER:

  1. Âfet esnasında yapılacak ilk iş bulunulan yerde kalmadır. O anda yapılan hareketler daima zarar getirir. Sadece tehlikeli yerde bulunuyorsan refleks hareketle yerinizi değiştireceksiniz.
  2. Zelzele geçer geçmez ilk yapılacak iş, eğer kendinde bir arıza varsa onu sarmalı, kendini kurtarmalısın. Ondan sonra küçüklerden başlayıp yakınları âfet meydanına taşımak gerekir.
  3. Sonra evden gerekli eşya ve yiyecekleri alarak ev halkını âfet meydanına yerleştirmektir.
  4. Ondan sonra aynı âfet meydanına gelemeyenleri tesbit edip onların yardımına koşmaktır.

Bir hafta içinde hiçbir taraftan yardım gelmeyecek farzedilerek kendi kendimizi idare etmeliyiz.

 

AFETTEN SONRA YAPILACAKLAR:

i) Âfetten sonra hemen “Âfet Kurulu”nu mahallinde oluşturmak gerekir. Bunun için âfet meydanlarında toplanan halk kendilerine temsilci seçerler. Yüz kişi biri tarafından temsil edilir. Artık herkes bundan sonra her istediğini ondan ister. Her temsilci âfet defteri tutar. Burada istekler yazılır. Gelen yardımlar yazılır. Verilen kimselerin adları yazılır ve imzaları alınır. âfet defterini âfet meydanındaki halktan şahitler imzalar. Bu da o mahallenin muhtarına bildirilir. Muhtar mümkünse bu defteri numaralar ve  mühürler.

  1. Temsilciler bir araya gelerek kentin âfet yönetimini oluştururlar. Bir mağaza oluştururlar. Buraya gelen mallar değerlendirilerek konur. Bu değerlendirme temsilciler tarafından yapılır. Oradaki halkın kendi kullanmadıkları eşyalar varsa onlar da değerlendirilir. Karşılığında kupon verilir. Kuponlar mal sahiplerine verildiği gibi yardım olarak gelen malların kuponları temsilcilere bölüştürülür. Temsilcilerin defterine kaydedilir. Sonra bu defterlerin icmalleri yapılarak yardım yapanlara bildirilir. Adları yayınlanır. Çalışan mağaza ve işyerleri varsa onlar da mallarını kuponlarla satarlar. Elde ettikleri kuponları nakde çevirirler.
  2. Temsilciler kuponları kendilerini temsilci yapanlara ihtiyaçlarına göre bölüştürürlür. Böylece yardım kupon olarak halka intikal etmiş olur. Kendi malları da kupon karşılığı verilmiş olur. Parası olanlar kuponla âfet örgütüne ulaştırırlar. Hazır yemek verenler de bu kuponu dağıtırlar, halk kuponla yemek yer.
  3. Halk para yerine âfet kuponlarını kullanır, burada bir şey satacaksa âfet kuponu ile satar. Bir şey alacaksa âfet kuponu ile alır. Âfet kuponunun TL cinsinden değeri ise halkın elinde bulunan kupon sayısı ile kasada mevcut nakit miktarına göre bir değerkurulur.

Böylece zelzele sahasında yeni bir ekonomik denge kurulmuş olur. Mallarının çalınacağından korkanlar da eşyalarını buralara getirip kuponla satılmasını isteyebilirler. Bu mallar böylece ihraç edilmiş olur. Korunmasını isteyenler için de gerekli tedbirler alınır.

 

ZELZELEDEN SONRA YENİDEN SİTELEŞME

1- Zelzele sadece küçük hasarlar meydana getirmişse ve onarım ile kurtulacaksa burada yapılacak iş herkesin kendi evini onarmasıdır. Bunun için nisabın üstünde mal varlığı varsa buna yardım yapılmaz, sadece para değeri korunmuş kredi verilir. Nisab, o mahallede veya sokakta bulunanların servetlerinin vasat değeri ile tesbit edilir. Servetleri sokağın veya mahallenin vasat değerinden az olanlara kredi verilmez, yardım yapılır. Ancak onarmak istedikleri yeri rehin ederek yardımdan vazgeçmek şartı ile kendilerine isterlerse kredi de verilir. Yardım en az hasar gören yerlere öncelik tanınmak üzere yapılır. Kendi beyanlarına göre hasarı az olanlar önce yardım alırlar, hasarları büyük olanların onarımı ertelenir.

2- Zelzele büyük olmuş ve mahalledeki evlerin çoğu oturulamaz hâle gelmişse, alt yapısı bozulmuşsa -ki bu hususta karar verme yetkisi tamamen ilgili belediyeye aittir- o takdirde bu sokak veya mahalle için yeni bir site oluşturulur.

  1. Önce sitenin zelzele olmadan önceki durumu kayıtlardan tesbit edilir. Herkesin zelzele olmadan önce sahip olduğu değerlere karşılık yeni oluşacak siteden pay verilir. Eski sokak ve site belediyeye kalır ve belediye bu sitedeki pay sahiplerine borçlanır.
  2. Belediye beldenin kenarında uygun yeri imara açar. Hazine ve belediyeye ait olan yerlerin dışında imara açtığı arsaların yarısına altyapı getirme karşılığı araziyi almış olur. Yaniarazinin yarısını getireceği altyapı karşılığı belediye devralır. Diğer yarısı arsa sahiplerine ait olur.
  3. Belediye bu arazinin tüm alt yapısını ve tip projelerini yapar. Burayı projelendirirken yalnız mesken olarak değil tüm sitenin sosyal hayatında projelendirir. Ayrıca burada yaşayacak insanların çalışabilecekleri işyerleri ihdas eder. Bu siteler üzerinde kısaca duralım.

Mesken Siteleri 10 civarında “aile”yi içeren “ocaklar”dan oluşmalıdır. Buradaki halkın aile başına 500 ile 1000 metrekarelik bahçesi olmalıdır. Bir veya iki ineği besleyebilecek sağlıklı ortak ahırları olmalıdır. On, onbeş tavuk besleyebilmelidir. Bunlar yemek artıkları ile geçinirler. Ayrıca her ailenin 10 metrekarelik Serbest İşyeri olmalıdır. Yaşlılar, çocuklu kadınlar buralarda istedikleri iş yapmalıdırlar. Erginler de 6 saat ortak işyerlerinde çalışmalı, geri kalan saatlerini serbestçe değerlendirmelidirler.

Ayrıca 100 aile için bir İşyeri Merkezi kurulmalıdır. Bu ziraatla geçinen halk için bir köy olabileceği gibi, sanayi ile geçinen halk için üretim merkezi olmalıdır. Bir sitede yalnız bir tür parça imal edilmelidir. Mesela, bir iş merkezinde sadece somun yapılabilir. Başka bir sitede yalnız pantolon dikilebilir. Gelecek dünyanın oluşumu böyle olacaktır. Zelzeleden sonra kurulacak siteler bu özelliği taşımalıdır. Siteler en çok 1000 hane civarında olmalıdır. 100 ocak ve 10 iş merkezi ihtiva etmelidir.

  1. İşte böyle oluşan sitelerde halka arsa verilmelidir. Çadırda, barakalarda işyerleri ve meskenler oluşturulmalıdır. Hayat hemen başlamalıdır. Zamanla site kendi kendisini oluşturacaktır.

 

BÖLÜŞME:

  1. Buradaki yerler boşaltılan site senetleri ile satılır. Kimseye para ile verilmez. Gelen yardımlarla site senetleri ucuzlamış olur.
  2. İlk bitenlerin site pay senedi bedelleri pahalı tutulur. Böylece paylarını geç alanlar daha ucuz bedelle alırlar. Yardımlar sebebiyle bir çok kimselere belki çok az bedelle verilmiş olacaktır.
  3. Nasıl bir gıda ve giyim yardımı için pay senetleri para yerine geçmiş ise burada da site pay senetleri para şekline girmiş olacaktır. Herkes siteye yaptığı katkı karşılığı site senedini alacak, aldığı şeyleri de site senedi ile alacaktır.
  4. Zelzelede aslolan halkın kendi kendisini koruyabilmesidir. Dış yardımlar onlar için kazanç olmalıdır.

Burada belediye veya devletin yapacağı nakdi yardım değil organizedir. Organize olacaklara yardımdır.

Burada anlatılanların gerçekleşmesi için öyle sanıldığı gibi çok şeylere ihtiyaç yoktur. İki şey yeterlidir: Biri, yardım bölüşüm belgelerini ve site imar belgelerini çıkarmak; diğeri de bunları bilgisayar merkezinde muhasebeleştirmektir.

Biz bütün bunları “tedayün âyeti”ndeki “selem hükümleri”ne dayanarak istidlâl ediyoruz.

 

 

Yazan ve Anlatan: SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yayına Hazırlayan: REŞAT NURİ EROL

 






Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
SEÇKİN SAYILAR VE 19 MUCİZESİ 05.01.2001
12.02.2025 1552 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLARIN TASFİYESİ KANUNU 22.12.2000
12.02.2025 1139 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLAR 22.12.2000
12.02.2025 1185 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ BORÇ(BAKARA278-279) 22.12.2000
12.02.2025 1200 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP ARALIK ÇALIŞMALARI 15.12.2000
12.02.2025 1299 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL ÇALIŞMA KURALLARI: 15.12.2000
12.02.2025 1318 Okunma
Süleyman Karagülle
MUKASSİMÂT(zariyat4.ayet) 15.12.2000
12.02.2025 1261 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL DURUM VE ÇÖZÜM 08.12.2000
12.02.2025 1366 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLER DENGE KULÜBÜ SÖZLEŞMESİ 08.12.2000
12.02.2025 1177 Okunma
Süleyman Karagülle
C Â R İ Y Â T (ZARİYAT3.AYET) 08.12.2000
12.02.2025 1173 Okunma
Süleyman Karagülle
K Ü R T Ç E 01.12.2000
12.02.2025 1318 Okunma
Süleyman Karagülle
ORUÇ BABA 01.12.2000
12.02.2025 1217 Okunma
Süleyman Karagülle
M E S İ H 01.12.2000
12.02.2025 1361 Okunma
Süleyman Karagülle
HÂMİLÂT (YÜKLER) 01.12.2000
12.02.2025 1301 Okunma
Süleyman Karagülle
“ZÂRİYÂT-1- ÂYETİ”Nİ AÇIKLAYALIM: 24.11.2000
12.02.2025 1203 Okunma
Süleyman Karagülle
TESİR ÇİFTİ 24.11.2000
12.02.2025 1292 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EVE GETİRİLEN YENİLİKLER 18.11.2000
12.02.2025 1304 Okunma
Süleyman Karagülle
DEVLETİN AF YETKİSİ VAR MIDIR? 18.11.2000
12.02.2025 1365 Okunma
Süleyman Karagülle
İFRAT VE TEFRİT(KEHF28) 18.11.2000
12.02.2025 1333 Okunma
Süleyman Karagülle
MATEMATİK İLE İfrat ve tefrit nedir? 11.11.2000
12.02.2025 1564 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’AN MATEMATİĞİ TARİKATI 11.112000
12.02.2025 1366 Okunma
Süleyman Karagülle
NEFİSTE SABIR(kehf28) 11.11.2000
12.02.2025 1418 Okunma
Süleyman Karagülle
OKUMA/ TİLÂVET EMRİ 04.11.2000
12.02.2025 1310 Okunma
Süleyman Karagülle
SÖMÜRÜ VE ÇARE 04.11.2000
12.02.2025 1385 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLERDEN HABERLER 28.10.2000
12.02.2025 1312 Okunma
Süleyman Karagülle
MESKENLER VE İŞYERLERİ AYETİ 28.10.2000
12.02.2025 1365 Okunma
Süleyman Karagülle
BOZULMA (ENTROPİ) 28.10.2000
12.02.2025 1351 Okunma
Süleyman Karagülle
ERMENİ KATLİAMI 14.10.2000
12.02.2025 1225 Okunma
Süleyman Karagülle
MARKETTE SELEM UYGULAMASI 14.10.2000
12.02.2025 1176 Okunma
Süleyman Karagülle
FAİZSİZ İŞLETME 14.10.2000
12.02.2025 1267 Okunma
Süleyman Karagülle
BELGRAD OLAYI 07.10.2000
12.02.2025 1312 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜTEŞÂBİH ÂYETLER 07.10.2000
12.02.2025 1403 Okunma
Süleyman Karagülle
MEDENİYETLERİN ÖMRÜ 30.09.200
12.02.2025 1434 Okunma
Süleyman Karagülle
AHMET BÜLBÜL’ÜN ÖLÜMÜ VESİLESİYLE; 30.09.2000
12.02.2025 1427 Okunma
Süleyman Karagülle
Rektör Ethem Ruhi Fığlalıya cevap 23.09.2000
12.02.2025 1134 Okunma
Süleyman Karagülle
KURANDA MUCİZE-1 23.09.2000
12.02.2025 1347 Okunma
Süleyman Karagülle
BİR YETKİLİ YÜKSEK HAKİM DEDİ Kİ: 09.09.2000
23.03.2024 1448 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EV ÇALIŞMALARI 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 1402 Okunma
Süleyman Karagülle
Sana ruhtan soruyorlar 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 1485 Okunma
Süleyman Karagülle
SİSTEMATİK HATA 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 1544 Okunma
Süleyman Karagülle
ŞERİAT VE MEMUR KARARNAMESİ 02.09.2000
23.03.2024 1293 Okunma
Süleyman Karagülle
Heisenberg’in meşhur “kuvantum teorisi” 02.09.2000
23.03.2024 1664 Okunma
Süleyman Karagülle
DEPREMİN FIKHI 26 AĞUSTOS 2000
23.03.2024 1412 Okunma
Süleyman Karagülle
Z E L Z E L E 26 ağustos 2000
23.03.2024 1388 Okunma
Süleyman Karagülle
(AHŞAP)İŞLETME HAKKINDA BİLGİ-19.08.2000
14.03.2024 1225 Okunma
Süleyman Karagülle
Bir ülke hırsıza hapis cezasını vermektedir-12082000
14.03.2024 1333 Okunma
Süleyman Karagülle
MEMUR KARARNAMESİ 12.08.2000
14.03.2024 1301 Okunma
Süleyman Karagülle
HÜKÜMET,REKTÖR ATAMALARI..05.08.2000
14.03.2024 1420 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSANIN GÖREVİ 05.08.2000
14.03.2024 1313 Okunma
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE ZELZELE 22.07.2000
14.03.2024 1326 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN ATANMASI 22.07.2000
14.03.2024 1307 Okunma
Süleyman Karagülle
312 inci MADDE 22.07.2000
14.03.2024 1326 Okunma
Süleyman Karagülle
BANDIRMA HATTI 22.07.2000
14.03.2024 1304 Okunma
Süleyman Karagülle
F İ Z İ K 29.07.2000
14.03.2024 1408 Okunma
Süleyman Karagülle
İSLÂM VE DEMOKRASİ 29.07.2000
14.03.2024 1284 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN SEÇİMİ 22.07.2000
14.03.2024 1261 Okunma
Süleyman Karagülle
ABANT TOPLANTISI 22.07.2000
14.03.2024 1311 Okunma
Süleyman Karagülle
HAK VE KUVVET MEDENİYETLERİ 22.07.2000
14.03.2024 1270 Okunma
Süleyman Karagülle
DAYANIŞMA SİSTEMİ 01.07.2000
14.03.2024 1250 Okunma
Süleyman Karagülle
“HERKESE İŞ - HERKESE AŞ” 24.06.2000
14.03.2024 1338 Okunma
Süleyman Karagülle
KİTLERİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ 17.06.2000
14.03.2024 1231 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’ÂN VE MANTIK İLE MATEMATİK 17.04.1999
14.03.2024 1406 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI (2)17.04.1999
14.03.2024 1330 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI 17.04.1999
14.03.2024 1313 Okunma
Süleyman Karagülle
Süleyman Karagüllenin girilmeyen MAKALELERİ-17.04.1999
14.03.2024 1270 Okunma
Süleyman Karagülle
MUSA’YA VERİLEN DOKUZ MUCİZENİN GÜNÜMÜZDEKİ MANASI
19.05.2022 4235 Okunma
1 Yorum 20.05.2022 06:41
Süleyman Karagülle
Elveda
21.08.2021 4533 Okunma
2 Yorum 24.08.2021 15:36
Süleyman Karagülle
İÇKİ YASAĞI
3.05.2021 3250 Okunma
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Dünya
30.04.2021 2987 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ POLİTİKA
29.04.2021 2889 Okunma
Süleyman Karagülle
HEDEF
29.04.2021 2999 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve SON DURUM… (16)
18.04.2021 4671 Okunma
4 Yorum 26.05.2021 00:43
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve son uyarılarım… (15)
11.04.2021 3014 Okunma
Süleyman Karagülle
SOYLU'NUN BEYANI
7.04.2021 3531 Okunma
Süleyman Karagülle
BUNDAN BÖYLE
6.04.2021 2834 Okunma
Süleyman Karagülle
UYARI
6.04.2021 2866 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜDAHALE
4.04.2021 2778 Okunma
Süleyman Karagülle
Seminerler; kendinize görev vereceksiniz (14)
4.04.2021 2800 Okunma
Süleyman Karagülle
TEK ÇIKAR YOL
3.04.2021 3186 Okunma
Süleyman Karagülle
PARTİ KAPATMAK
3.04.2021 3054 Okunma
Süleyman Karagülle
ANAYASA MAHKEMESİ
1.04.2021 3157 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve İ Ç T İ H A D (13)
31.03.2021 4144 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:37
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Akevler Usulü (12)
31.03.2021 3926 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:27
Süleyman Karagülle
Muhterem Abdurrahman Dilipak’a Açık Mektup
31.03.2021 3269 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve DAVET… (11)
31.03.2021 3934 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:13
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerlerinin başlangıcı ve (10)
31.03.2021 2807 Okunma
Süleyman Karagülle
EMİN SARAÇ HOCA HAKKINDA
31.03.2021 3395 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Kur’an Düzeni
31.03.2021 4049 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:01
Süleyman Karagülle
Akevler Kur’an Seminerleri ve GÖREV
31.03.2021 3961 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:52
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE TARİH
31.03.2021 3907 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:47
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-5
31.03.2021 3921 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:37
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-3
31.03.2021 2645 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-2
31.03.2021 2669 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ
31.03.2021 2788 Okunma
Süleyman Karagülle
TEK PROBLEM VE ÇÖZÜM
31.03.2021 2829 Okunma
Süleyman Karagülle
RAKAMLAR
31.03.2021 2794 Okunma
Süleyman Karagülle
YASTIK ALTI
30.03.2021 2929 Okunma
Süleyman Karagülle
TEMİZLİK
29.03.2021 3330 Okunma
Süleyman Karagülle
MEŞGALE
28.03.2021 3227 Okunma
Süleyman Karagülle
BAKAN OLMAK
27.03.2021 3047 Okunma


© 2026 - Akevler