Bu yazı Fehmi Koru’nun 29.03.2018 tarihli yazısına yorum olarak kaleme alınmıştır. Yazının linki aşağıda yer almaktadır.
http://fehmikoru.com/muhalefet-partilerine-soguk-dus-niyetine-bir-yazi/
Türk halkı nasıl oy kullanır?
Türk halkının oy tercihlerini belirleyen etkenler vardır. İlk olarak kendisi İslami bir hayat yaşamasa bile oy vereceği kimsenin inançlı ve dini yaşamasını ister. İnönü Mustafa Kemal’den, Menderes İnönü’den, Demirel Menderes’ten, Özal Demirel’den daha dindar görülmüştür. Erbakan bunların hepsinden daha dindar bir kimseydi. Halkın nazarında Erdoğan da Erbakan kadar dindardır.
İkinci etken orduya ilişkindir. Türk Milleti devletin varlığını orduya bağlar. Bu yüzden orduyu hesaba katmadan oy kullanmaz. İstiklal Savaşı’nda Padişah’a karşı ordunun yanında yer almıştır. Padişah’ı sevmek veya ona bağlı olmak ile devletin devamlılığı aynı şey değildi ve Padişah’ın başarma şansı yoktu. Mustafa Kemal’den sonra İnönü de ordu sayesinde iktidar olmuştur. Çok partili hayata geçildiğinde de bu devam etmiştir. Erbakan’ın değil de Erdoğan’ın desteklenmesinde de benzer süreçler görülebilir. Ordu şimdi Erdoğan’ı destekliyor.
Üçüncü etken yenilik yapma kabiliyetidir. Osmanlı son döneminde bazı yenilikler yaptı, buna rağmen hasta adam olarak yaşadı. Mustafa Kemal ise inkılapları yaptı ve devlet varlığını sürdürdü. Demokrat Parti, Doğru Yol, ANAP, AK Parti iyi de olsa kötü de olsa yenilikler yaptılar. Bugün AK Parti yenilikler yapıyor. Anayasa çalışmaları, başkanlık sistemi, sınır ötesi operasyonlar doğru da olsa yanlış da olsa birer yeniliktir. Muhalefet ise sadece konumunu muhafaza etmeye çalışıyor.
Dördüncü etken batı ile olan ilişkilerdir. Esas olarak batı ile denge siyaseti güdülmesini tercih eder. Hepten karşı olanları veya hepten meftun olanları tercih etmez. AK Parti ilk yıllarda batıya teslim olmuş bir görüntüye sahipken bile insanlar onun denge siyaseti güttüğünü düşünüyordu. Şimdi ise gergin ilişkiler var. Buna rağmen halk bunu da benimsiyor. Önceden meftun şimdi mesafeli görünerek denge kurulmuş görünüyor. AK Parti bu noktada da muhalefetten ileridedir.
Muhalefetin varlık gösterebilmesi yukarıdaki etkenlere intibak etmesi ile mümkündür. Bu da ancak Erbakan’ın yaptığı gibi Adil Düzen’i benimsemekle olur. Gelecekte iktidar olmak isteyen bir parti şunları yapmalıdır:
a. Dindar olacak.
b. Ordunun güvenini kazanacak.
c. Adil Düzen Anayasası’nı kabul edip onu geliştirecek.
d. Batı’ya düşman da olmayacak batının uydusu da olmayacak.
AK Parti Adil Düzen’i benimsemeden, diğer şartları hasbelkader sağlayarak bugün iktidarını devam ettirmektedir. İnşallah onlar da yürüdükleri yolun çıkmaz olduğunu fark eder de bir an önce yanlıştan dönerler.