Süleyman Karagülle
Aşiret / Ocak
14.04.2012
10372 Okunma, 4 Yorum

 

İnsanlar ilk yaratıldığı zaman kendilerine çardaklar yaptılar. Kamışları, ağaç kabuklarından soydukları liflerle kamışları yan yana dizdiler. Üstünü örttüler ve oralarda yaşmağa başladılar. Sonra avcılık zamanında mağaralara sığındılar. Taştan kulübeler yapmaya başladılar. Çobanlık döneminde ise ağaçtan ağıllar ve kulübeler oluşturdular. Tarım döneminde toprakla tanıştılar, kerpiçten ve tuğladan evler ve saraylar yapmağa başladılar.

On bin yıldır taş, tuğla, tahta insanların yapı aracı oldu.

Yirminci yüzyılda yeni yapı malzemesini keşfettiler, bu yapı malzemesi de betonarmedir; demir ile çimentonun birleşmesinden oluşmuş yapı teknolojisidir.

15 kattan büyük binalarda artık demir yapılar oluşmaktadır. Demir yapılar daha güvenli değildir. Beş yüz derecenin üstüne çıktığı zaman artık mukavemetini tamamen kaybetmektedir. Amerika’daki ikiz kuleler bunun için birden çöktü.

Kur’an’da binaların yükseltileceği bildirilmekte, demirin de en çok kullanılan bir maden olduğu belirtilmektedir Ayrıca binalardan bahsederken kireçlenmiş betonlaşmış binalar olarak zikredilmektedir.

Buradan şu sonuca varılır; betonarme yapılaşma için en son ve gelişmiş bir araçtır. Bundan sonra da artık başka inşaat malzemesi bulunma ihtimali azdır. O halde yirminci yüz yılda keşfedilmiş olan betonarme III. bin yıl uygarlığının temel yapısını teşkil edecektir.

Bu teknolojiden yararlanarak sosyal yapımızı düzenlememiz gerekmektedir. En küçük sosyal yapı olan ocak yani aşireti birbirine yaklaştırmamız gerekmektedir. Yani en küçük topluluk olan aşirette on aileyi yan yana getirmemiz gerekir.  Aile 3 kişi ile 10 kişi arasındadır. 10 aile 30 ile 100 kişi arasında olacaktır.  Evler kişilere ait olacaktır ama su, elektrik, gaz ve benzeri giderler birlikte tüketilecektir. Atık sular birlikte elde edilecek veya def edilecektir.

Aşiret, birbirlerinin her türlü eksikliklerini ve kusurlarını bilen ve birbirleri ile ikili ilişkide bulunan topluluktur. Aşiret içinde her kişinin ayrı kişiliği vardır. Bu kişiliği bütün fertler ayrı ayrı bilirler. Aşiret sosyal bir oluştan ziyade psikolojik bir birliktir.

İnsanlar birbirlerine bu kadar yaklaşınca özgürlükleri de o nispette daralır. Bazen kişi o ocaktaki bir kişiden o kadar nefret eder ki orasını terk edip gitmek ister. III. bin yıl uygarlığının özelliği yeniden aşiret sisteminin oluşmasıdır. Çünkü aşiret sistemi sevgi sistemi demektir. Her gün görmeye alıştığın insanı görmediğin zaman sıkıntı duyarsın, hattâ tartıştığın ve kavga ettiğin kişiyi bile özlersin.

Aşiretsiz aile müessesesi yaşanmaz ve çekilmez olur. Çünkü ailede eş yaşta olan kimseler hemen hemen bulunmaz. Hâlbuki insan yaşdaş olanla hayatını yaşar. Hayat yolculuğu aynı yaşta olanlar arasında devam eder. Aşiret aynı yaşta olanların bir arada olduğu kimselerdir. Her yaşta üç dört beş kişi vardır. Onlarla arkadaş olunmakta ve ömür boyu arkadaşlık devam etmektedir.

Bundan dolayıdır ki aşiret hayatında ölüm çok acı olmaktadır. İnsanın adeta kendi bedeninden bir şey kopmuş olmaktadır. Aşiret hayatı demek sevgi hayatı demektir. Aşiret içinde insan ölmeyi istememektedir. Çünkü insan öldüğü zaman sevenlerini ve sevdiklerini bırakmaktadır. Oysa aşiret hayatı yaşamayan insanlar ölmekten de korkmamaktadırlar, çünkü onların ağlayanı bulunmamaktadır.

Biz hayatımızı aşiret içinde yaşama zevkine erişmeden geçirdik. Ama çocukluğumuzu aşiret içinde geçirdiğimizden hâlâ o insanları, o kimseleri hatırlıyor, o günlerden kalan insanlar kalmayınca büsbütün kendimizi yalnız hissediyoruz.

Kur’an da olmasa hayat çekilmez hâl alır.

Aşirette doğacak sıkıntıları da aşiretten hicretle gidereceğiz. Aşiret başkanı olacaktır. Bu 50 ile 65 yaşları arasında olan bir büyük olacaktır. Herkes onu sevecek ve sayacaktır. O da büyüklere saygılı küçükleri seven biridir. Herkesin sıkıntısını o çekmektedir. Yaşlanan dedeler ev nineler artık sorunları olmayan kimselerdir. Onlar daha çok sevilen kimseler hâline gelirler.

Bu sevginin var olması için kişiler arasında didişme olmamalıdır. Eğer o aşirette uyum gösteremiyorsa kişi o aşireti terk edebilmeli, kendisine yeni aşiret bulabilmelidir. İşte bunun için hicret kolay olsun diye evler aynı tip yapılmaktadır. Kişi nereye giderse gitsin benzer yapı ile karşılaşmaktadır. Monotonluğunu bölmeleri değiştirme, mefruşatı değiştirme gibi sistemlerle yapmaktadır ama akslar arası hep aynı olmaktadır. Göç edebilmesi için de kişi evini topluluğa satmakta ve başka aşirette ev satın almaktadır. Aşiret bulma problemi olmamakta, ondan sonra taşınma onun için sorun olmamaktadır.

Yüz dairelik apartmanın bir katında bir aşiret oturacaktır. Aşiret tarihi ile belki bin sene o binada oturacaktır. Her aşiretin kendi sosyal birikimi olacaktır…

 

SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL

www.akevler.org   (0532) 246 68 92

 

 


YorumcuYorum
Sam Adian
15.04.2012
04:31

Sayın Karagülle, Aşiret uygulaması ile “Duygusal yaşam” a geri dönüleceğini ve bunun “iyi bir şey” olduğunu savunuyor. Oysa bugün biliyoruz ki, aşırı duygusal bağımlılığın insanı bir bakıma köleleşetirdiği, bulunduğu çevreden uzaklaşmasını imkansız kıldığını, yerleşik örf ü bütünüyle doğru zannetmeye sebep olduğu açıktır. Bugün “din” algısındaki en büyük sıkıntılardan birisi de budur. Aşırı duygusal bağımlılık sebebiyle insanlar “atalarının dininden” kurtulamamaktadırlar. “biz böyle gördük” lafzının gerekçesi de budur. Çünkü duygusal bağımlılık, kişinin kendi iradesini kullanmayı engeller. Başkalarının kararlarının kendisi için en doğru olduğu varsayımına ulaşır ve böylece yaşamında kararları sürekli olarak başkalarının vermesini bekler. Dolayısıyla, gerek hayatında ve gerek imanında kendisine ait hiçbir şey kalmaz. Sadece “taklit” eder. Vesselam

Süleyman Karagülle
19.04.2012
16:56

İnsan, birlikte üretip ayrı ayrı yaşayan varlıktır. Uygarlaşma ancak böyle gerçekleşmektedir. Topluluk kendi kedini uygarlaştıramaz. Uygarlaşma toplulukta olur, uygarlaştıran ise özgür insandır. Kendi ocağına kendi evine çekildiği zaman istediği gibi yaşayan insan özgür düşünebilir. Özgün düşünebilmesi için de kedisini destekleyen yakınları olmasıdır. İnsanlık güçlü kişi ve güçlü topluluk dengesi içinde gelişir uygarlaşır. Güçlü topluk ortak üretimde ve sosyal ilişkilerde ortaya çıkar. Hem aşiretin hem de kabilenin şabin kavmın ve beşeriyetin dengeli gelişmesi gerekir. Aile aşiret içinde varlığını korur. Aşiretsiz aile olmaz. Bu hususta Hocaoğlu, Demirci, Kayahan ve Firidinin de görüşlerini öğrenmek isterim.

Zafer Kafkas
19.04.2012
22:16

Aşiretler, inanç,kültür,hayat tarzı olarak birbirleri ile uyumlu,anlaşabilecek ailelerin kendi tercihleriyle bir araya gelmeleriyle oluşacaktır.

Avantajlar:

1)Bu uyum sayesinde aileler ve bireyler huzurlu ve güvenli bir ortam içerisinde olacaklardır.

2)Birbiriyle anlaşabilen insanlar her akşam bir araya gelme imkanına sahip olacak günün yorgunluk ve stresini atabileceklerdir.

3)Uzaklıklar yüzünden bir araya gelemeyen ve eve hapsolup bireyselleşen insanlar, aşiret yapısı sayesinde sosyalleşme imkanını bulacaklardır.

4)Aileler, çocuklarının eğitimini kendi sosyal ortamlarında gerçekleştirebileceklerinden dış etkilerden çocuklarını korumuş olacaklardır.

5)Birtakım gündelik zorluklar dayanışma ve yardımlaşma içerisinde çözülebilecektir.

Dezavantajlar:

1)Ocak üyelerinin sürekli kendi gibi düşünen ve yaşayan bireyler ve aileler ile bir arada olması düşünmeye engel olabilir.

2)Aşiret içerisinde yaş olarak,ilim olarak vs. ileri düzeyde olanların, bireylerin ve ailelerin iradeleri üzerinde saygı kaynaklı doğal baskı kurmalarına sebep olabilir.

Lütfi Hocaoğlu
20.04.2012
17:06

Günümüzde insanların yaşamlarındaki en büyük sıkıntısı kalabalık içinde yalnız olmalarıdır.

Özellikle büyük şehirlerde bu durum çok belirgindir. Bir apartman içindeki komşularınızın bir kısmını hiç tanımazsınız, bir kısmıylsa sadece selamlaşırsınız. Bir evde cenaze olur, komşuları 3 gün sonra zor duyar. Bu durum ekonomik seviyesi yüksek olan semtlerde çok daha belirgindir.

Bir yere gideceksiniz veya işiniz vardır. Evdeki çocuğunuzu götüremeyeceksinizdir, uygun değildir, çocuk hastadır vs. Ya para ile tuttuğunuz bir bakıcı olacaktır ya da bir yakınınızı uzak bir yerden çağıracaksınızdır.

Evinize hırsız girer, komşunuzun haberi olmaz. Alarm takarsınız, alarm çalar, komşular bakmaz bile. Evin kapısı kırılır, komşu tadilat var der, ilgilenmez. Çünkü sizi tanımıyordur ki. Siz onun için zaten güvenilir değilsinizdir. Belki de teröristtir komşunuz, evleri de hücre evdir, bilemezsiniz ki.

Bu sorunların çözümü Aşiret/Ocak sistemidir. Herkes dayanışma içinde olur. Herkes birbirine yardım eder. Kimsenin bir yere giderken gözü arkada kalmaz. Çocuklar birbirlerine arkadaş olur, yaşlılar birbirlerine arkadaş olur.

Eğer ocak içinde baskı varsa zaten kişi ocağını değiştirme serbestliğine sahiptir.

Günümüzdeki bu önemli sorunun çözümü akrabalık bağlarına değil, inanç ve fikir birliğine sahip insanların oluşturduğu ocaklardır. Gelecek medeniyet bunun üzerine kurulacaktır. Ben başka bir çözüm göremiyorum.





Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
ADİLDÜZENDE GENELHİZMET-V-ENVANTER MUHASEBE 02.03.2001
12.03.2026 1303 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -IV MUHASEBE 23.02.2001
12.03.2026 1233 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENELHİZMETLER –III -YAPI KAYDI 16.02.2001
12.03.2026 1404 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER EVRAK KAYITLARI-09.02.2001
12.03.2026 1051 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -BAŞKAN 02.02.2001
12.03.2026 1280 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENE GİRİŞ 26.01.2001
12.03.2026 1522 Okunma
Süleyman Karagülle
FATİHA SÛRESİNİN DEMOKRATİK YORUMU 19012001
12.03.2026 1372 Okunma
Süleyman Karagülle
KADİR- 3 12.01.2001
12.03.2026 1616 Okunma
Süleyman Karagülle
SEÇKİN SAYILAR VE 19 MUCİZESİ 05.01.2001
12.02.2025 2674 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLARIN TASFİYESİ KANUNU 22.12.2000
12.02.2025 1997 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLAR 22.12.2000
12.02.2025 2045 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ BORÇ(BAKARA278-279) 22.12.2000
12.02.2025 2087 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP ARALIK ÇALIŞMALARI 15.12.2000
12.02.2025 2160 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL ÇALIŞMA KURALLARI: 15.12.2000
12.02.2025 2288 Okunma
Süleyman Karagülle
MUKASSİMÂT(zariyat4.ayet) 15.12.2000
12.02.2025 2237 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL DURUM VE ÇÖZÜM 08.12.2000
12.02.2025 2437 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLER DENGE KULÜBÜ SÖZLEŞMESİ 08.12.2000
12.02.2025 2098 Okunma
Süleyman Karagülle
C Â R İ Y Â T (ZARİYAT3.AYET) 08.12.2000
12.02.2025 2038 Okunma
Süleyman Karagülle
K Ü R T Ç E 01.12.2000
12.02.2025 2394 Okunma
Süleyman Karagülle
ORUÇ BABA 01.12.2000
12.02.2025 2142 Okunma
Süleyman Karagülle
M E S İ H 01.12.2000
12.02.2025 2477 Okunma
Süleyman Karagülle
HÂMİLÂT (YÜKLER) 01.12.2000
12.02.2025 2238 Okunma
Süleyman Karagülle
“ZÂRİYÂT-1- ÂYETİ”Nİ AÇIKLAYALIM: 24.11.2000
12.02.2025 2066 Okunma
Süleyman Karagülle
TESİR ÇİFTİ 24.11.2000
12.02.2025 2362 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EVE GETİRİLEN YENİLİKLER 18.11.2000
12.02.2025 2487 Okunma
Süleyman Karagülle
DEVLETİN AF YETKİSİ VAR MIDIR? 18.11.2000
12.02.2025 2503 Okunma
Süleyman Karagülle
İFRAT VE TEFRİT(KEHF28) 18.11.2000
12.02.2025 2374 Okunma
Süleyman Karagülle
MATEMATİK İLE İfrat ve tefrit nedir? 11.11.2000
12.02.2025 2669 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’AN MATEMATİĞİ TARİKATI 11.112000
12.02.2025 2655 Okunma
Süleyman Karagülle
NEFİSTE SABIR(kehf28) 11.11.2000
12.02.2025 2236 Okunma
Süleyman Karagülle
OKUMA/ TİLÂVET EMRİ 04.11.2000
12.02.2025 2334 Okunma
Süleyman Karagülle
SÖMÜRÜ VE ÇARE 04.11.2000
12.02.2025 2310 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLERDEN HABERLER 28.10.2000
12.02.2025 2286 Okunma
Süleyman Karagülle
MESKENLER VE İŞYERLERİ AYETİ 28.10.2000
12.02.2025 2463 Okunma
Süleyman Karagülle
BOZULMA (ENTROPİ) 28.10.2000
12.02.2025 2466 Okunma
Süleyman Karagülle
ERMENİ KATLİAMI 14.10.2000
12.02.2025 2148 Okunma
Süleyman Karagülle
MARKETTE SELEM UYGULAMASI 14.10.2000
12.02.2025 2115 Okunma
Süleyman Karagülle
FAİZSİZ İŞLETME 14.10.2000
12.02.2025 2270 Okunma
Süleyman Karagülle
BELGRAD OLAYI 07.10.2000
12.02.2025 2313 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜTEŞÂBİH ÂYETLER 07.10.2000
12.02.2025 2558 Okunma
Süleyman Karagülle
MEDENİYETLERİN ÖMRÜ 30.09.200
12.02.2025 2548 Okunma
Süleyman Karagülle
AHMET BÜLBÜL’ÜN ÖLÜMÜ VESİLESİYLE; 30.09.2000
12.02.2025 2514 Okunma
Süleyman Karagülle
Rektör Ethem Ruhi Fığlalıya cevap 23.09.2000
12.02.2025 2067 Okunma
Süleyman Karagülle
KURANDA MUCİZE-1 23.09.2000
12.02.2025 2459 Okunma
Süleyman Karagülle
BİR YETKİLİ YÜKSEK HAKİM DEDİ Kİ: 09.09.2000
23.03.2024 2457 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EV ÇALIŞMALARI 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 2279 Okunma
Süleyman Karagülle
Sana ruhtan soruyorlar 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 2220 Okunma
Süleyman Karagülle
SİSTEMATİK HATA 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 2398 Okunma
Süleyman Karagülle
ŞERİAT VE MEMUR KARARNAMESİ 02.09.2000
23.03.2024 2285 Okunma
Süleyman Karagülle
Heisenberg’in meşhur “kuvantum teorisi” 02.09.2000
23.03.2024 2649 Okunma
Süleyman Karagülle
DEPREMİN FIKHI 26 AĞUSTOS 2000
23.03.2024 2299 Okunma
Süleyman Karagülle
Z E L Z E L E 26 ağustos 2000
23.03.2024 2286 Okunma
Süleyman Karagülle
(AHŞAP)İŞLETME HAKKINDA BİLGİ-19.08.2000
14.03.2024 2235 Okunma
Süleyman Karagülle
Bir ülke hırsıza hapis cezasını vermektedir-12082000
14.03.2024 2248 Okunma
Süleyman Karagülle
MEMUR KARARNAMESİ 12.08.2000
14.03.2024 2250 Okunma
Süleyman Karagülle
HÜKÜMET,REKTÖR ATAMALARI..05.08.2000
14.03.2024 2318 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSANIN GÖREVİ 05.08.2000
14.03.2024 2362 Okunma
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE ZELZELE 22.07.2000
14.03.2024 2265 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN ATANMASI 22.07.2000
14.03.2024 2142 Okunma
Süleyman Karagülle
312 inci MADDE 22.07.2000
14.03.2024 2474 Okunma
Süleyman Karagülle
BANDIRMA HATTI 22.07.2000
14.03.2024 2185 Okunma
Süleyman Karagülle
F İ Z İ K 29.07.2000
14.03.2024 2290 Okunma
Süleyman Karagülle
İSLÂM VE DEMOKRASİ 29.07.2000
14.03.2024 2254 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN SEÇİMİ 22.07.2000
14.03.2024 2201 Okunma
Süleyman Karagülle
ABANT TOPLANTISI 22.07.2000
14.03.2024 2244 Okunma
Süleyman Karagülle
HAK VE KUVVET MEDENİYETLERİ 22.07.2000
14.03.2024 2113 Okunma
Süleyman Karagülle
DAYANIŞMA SİSTEMİ 01.07.2000
14.03.2024 2247 Okunma
Süleyman Karagülle
“HERKESE İŞ - HERKESE AŞ” 24.06.2000
14.03.2024 2280 Okunma
Süleyman Karagülle
KİTLERİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ 17.06.2000
14.03.2024 2075 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’ÂN VE MANTIK İLE MATEMATİK 17.04.1999
14.03.2024 2333 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI (2)17.04.1999
14.03.2024 2190 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI 17.04.1999
14.03.2024 2119 Okunma
Süleyman Karagülle
Süleyman Karagüllenin girilmeyen MAKALELERİ-17.04.1999
14.03.2024 2242 Okunma
Süleyman Karagülle
MUSA’YA VERİLEN DOKUZ MUCİZENİN GÜNÜMÜZDEKİ MANASI
19.05.2022 5444 Okunma
1 Yorum 20.05.2022 06:41
Süleyman Karagülle
Elveda
21.08.2021 6120 Okunma
2 Yorum 24.08.2021 15:36
Süleyman Karagülle
İÇKİ YASAĞI
3.05.2021 4036 Okunma
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Dünya
30.04.2021 3744 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ POLİTİKA
29.04.2021 3789 Okunma
Süleyman Karagülle
HEDEF
29.04.2021 3985 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve SON DURUM… (16)
18.04.2021 5951 Okunma
4 Yorum 26.05.2021 00:43
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve son uyarılarım… (15)
11.04.2021 3878 Okunma
Süleyman Karagülle
SOYLU'NUN BEYANI
7.04.2021 4603 Okunma
Süleyman Karagülle
BUNDAN BÖYLE
6.04.2021 3800 Okunma
Süleyman Karagülle
UYARI
6.04.2021 3880 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜDAHALE
4.04.2021 3966 Okunma
Süleyman Karagülle
Seminerler; kendinize görev vereceksiniz (14)
4.04.2021 3729 Okunma
Süleyman Karagülle
TEK ÇIKAR YOL
3.04.2021 4310 Okunma
Süleyman Karagülle
PARTİ KAPATMAK
3.04.2021 3968 Okunma
Süleyman Karagülle
ANAYASA MAHKEMESİ
1.04.2021 4155 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve İ Ç T İ H A D (13)
31.03.2021 5275 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:37
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Akevler Usulü (12)
31.03.2021 5126 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:27
Süleyman Karagülle
Muhterem Abdurrahman Dilipak’a Açık Mektup
31.03.2021 4341 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve DAVET… (11)
31.03.2021 5114 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:13
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerlerinin başlangıcı ve (10)
31.03.2021 3776 Okunma
Süleyman Karagülle
EMİN SARAÇ HOCA HAKKINDA
31.03.2021 4499 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Kur’an Düzeni
31.03.2021 5361 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:01
Süleyman Karagülle
Akevler Kur’an Seminerleri ve GÖREV
31.03.2021 5135 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:52
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE TARİH
31.03.2021 5166 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:47
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-5
31.03.2021 5179 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:37
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-3
31.03.2021 3701 Okunma


© 2026 - Akevler