Süleyman Karagülle
100 Daire-2
7.04.2012
7876 Okunma, 3 Yorum

 

Kâinat onlu sisteme göre var edilmiştir. Kur’an onlu sisteme göre indirilmiştir. Kur’an’da insan topluluklarını sayarken maşer yani onlanmış kelimelerle ifade etmektedir; toplulukları sıralarken aşiret/ocak, kabile/bucak, şa’b/il, kavm/devlet ve millet/insanlık olarak ifade etmektedir.

Türkçede millet “ulus” olarak kullanılmaktadır. Bu hatalıdır. Ulusun karşılığı kavimdir, millet ise en büyük topluluktur, insanlıktır. “Nâs” dendiği zaman örgütlü örgütsüz bütün insanlar kastedilir. “Millet” dendiği zaman örgütlü ve Birleşmiş Milletler’e kendi istekleri ile dâhil olmuş topluluklar kastedilir. Bunun Kur’an’daki adı “İbrahim milleti”dir. Hıristiyanlar, Budistler, Hindular ve Müslümanların hepsi İbrahim milletindendir.

Aşiret on aileden oluşur. Aşere 10 demektir, aşiret demek onlu demektir, on aile demektir. Aile akrabalık bakımından birbirine bağlı kimseler demektir. Genetikle ilgilidir. Aşır ise birlikte yaşayanlar anlamındadır yani biyolojik değil sosyolojik yapıdır.

On aile ilk birliği oluşturacaktır. Bunlar aile topluluğudur. Günün 24 saatini birlikte yaşarlar. Her yaşta insanlar burada yaşarlar. Erkekler gidip çalışıp kazanırlar, eve getirirler, evlerde birlikte tüketilir. Kadınlar da isterlerse onlar da gidip çalışırlar.

Tüketim yapılırken ya aile içinde herkes ayrı ayrı tüketir yahut ortak olarak tüketirler. İşte ayrı ayrı tüketim “aile” içinde yapılır, ortak tüketim “aşiret” içinde yani “ocak” içinde yapılır.

Canlılar diğer canlılardan yararlanarak yaşarlar. İnekler otlayarak karınlarını doyururlar. Her inek kendisi otlar. Arılar bal toplarlar, kovana getirirler, birlikte tüketirler. Arılar arılardan bal edinmezler.

İnsanlarda işbölümü vardır.

İnsanlar diğer insanlardan temin ettikleri ile ihtiyaçlarını giderirler.

İnsanlar gerek çalışırken gerekse yaşarken dayanışma içinde olmak zorundadırlar.

*

Kapitalistler; herkes ortak üretime katılsın, ücret alsın ve ayrı ayrı tüketsin diyorlar.

Sosyalistler ise; herkes birlikte çalışsın ve ortak tüketsinler diyorlar.

Yani…

Ortak üretim ve ortak tüketim;

Ortak üretim ve ayrı ayrı tüketim ilkelerini benimsemektedirler.

*

“Adil (Ekonomik) Düzen” bazı alanlarda kapitalistlerin ortak üretimlerini kabul eder, özel mülkiyet içinde gerçekleştirir, bazısını ortak tüketim içinde gerçekleştirir.

İşte ortak tüketimin yapıldığı müessese “aşiret/ocak” müessesesidir.

Sosyalistlerin komününe benzemektedir. Ne var ki özel mülkiyet kabul edilmekte, her aile ayrı ayrı yaşamaktadır. Ortak tüketimlerde aşiret devreye girmektedir.

Sanayileşmiş topluluklarda bu ortak tüketim alanları henüz düzenlenmemiştir.

İlkel toplulukların aşireti de yok olmuştur.

Yüz dairelik apartman aşiret müessesesini yeniden devreye sokacaktır.

Yani sosyalistlerin istediği ortak yaşama ve güvence sağlanacaktır.

1- Herkese nüfusa göre barınacak bir daire temin edilmiştir. Kiradan kurtarılmıştır. Apartmanın ortak işyerinde çalışanlar kira vermeden apartmanın lojmanlarında oturacaklardır. Nüfusları arttıkça kendilerine tahsis edilen oda sayısı da artacaktır. Sosyalizmden farkı, sosyalistlerde kira yoktur. “Adil (Ekonomik) Düzen”de ise apartmanın daireleri ve işyerlerinin kirası vardır ve bu kira işyerindeki üretimle karşılanmaktadır.

2- Apartman klimalıdır ve ortak ısınma veya havalandırma yapılır. Aileler sosyalizmde olduğu gibi bir ücret/bedel ödemezler. Bunun masrafları işyerlerindeki kiradan karşılanır.

3- Kullanılan elektrik, su ve gazın yarısı bedavadır, diğer yarısı iki kat pahalıdır. Böylece yoksullar bedava kullanmış olurlar, varlıklılar iki kat öderler, dolayısıyla herkes hiç geliri olmasa da yaşama imkânını bulur.

4- Aşiret içinde çocuklar ve hastalar nöbetleşe birlikte bakılırlar. Dayanışma içinde ortak ihtiyaçlar giderilir.

İşte böyle bir aşiretin oluşması için yüz dairelik apartmanlara gerek vardır.

Akevler şimdi bunu projelendirmektedir.

*

Kur’an insandan gücü yettiği kadarını istemektedir.

21’inci asra gelmeden bunların yapılması ve uygulanması mümkün olmadığı için Kur’an’ın bu emirlerini, bu şeriatını insanlar anlamamışlardır.

Ancak şimdi bunları anlıyor ve düşünüyoruz.

Örnek olarak Kur’an’da mallarında sail ve mahrum için haklar vardır diyor.

وَالَّذِينَ فِي أَمْوَالِهِمْ حَقٌّ مَعْلُومٌ (24) لِلسَّائِلِ وَالْمَحْرُومِ (  (70/25

Burada “sail ve mahrum” marifedir, belirlidir.

O halde bunlar bilinen haklardır.

İşte bunları yorumladığımız zaman mahrum olanlar olmayanların ihtiyacını gidermek zorunda olurlar.

Biz yüz dairelik apartman projesini yaptığımızda Kur’an’ın emrettiklerini yerine getiren bir semt oluşturuyoruz. O semtte insanların ihtiyaçları giderilecektir.

Üretimde herkesin emeğinin hakkı verilecektir.

Tüketimde ise herkesin ihtiyacı giderilecektir.

Çünkü yeryüzü tüm insanlarındır.

Çalışmayanların veya çalışamayanların da kira payları vardır.

 

SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL

www.akevler.org   (0532) 246 68 92

 

 

 


YorumcuYorum
Sam Adian
07.04.2012
19:47

عشيرتك : Akraba, akrabalık عشيرة : (Aşiyret) Klan, zümre, (kabile) عشرة : (Aşrete) On sayısı “Kul in kâne âbâukum ve ebnâukum ve ıhvânukum ve ezvâcukum ve aşîretukum…” Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabalarınız (aşiret)….. (Tevbe 24) Her iki kelime de aynı mıdır? Eğer değilse, onlu siste neye göre vardır? (nur suresindeki zina suçuna öngörülen 80 değnek ve 100 değnek ifadelerinin yuvarlama alışkanlığından ileri geldiğini herhalde biliyorsunuzdur, eğer onlu sayı değil de dörtlü sayı sistemi kullanılmış olsaydı yine böyle ifade edilirdi herhalde ama farklı bir şey anlaşılırdı, bu topluluğun alışkanlığından kaynaklanmıyor mu?) فصيلته : onun müfrezesini فصيلة: Aile (Ve fasîletihilletî tu’vîh :“Ve kendisini barındıran aşiretini”. Şeklinde çevrilmektedir aslında aile olmalıdır) – Mearic 13 قوم : kişiler, halk قوما : kişilerin (bir kişi) Lâ tecidu kavmen yû’munûne billâhi : Allaha inanan bir halk bulamazsın…. (mucadele 22) الناس : insanlar, varlık يا أَيها الناس : Ey kavmim (ey insanlar) “Yâ eyyuhen nâsu innâ halaknâkum min zekerin ve unsâ…” Ey insanlar, şüphesiz biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık…. (Hucurat 13) شعوبا : Halklar شعب : insanlar, topluluk قبائل : Kabileler (çekirdek topluluklar, nitelikli topluluk) قبل : önce, daha öncesi “…cealnâkum şuûben ve kabâile li teârefû…” …sizi tanışmanız için şuublara ve kabilelere ayırdık…. (Hucurat 13) Kafatası kemiklerinin birbirine eklenip bitiştiği yere, eke "şa'b" denilir "Şa'b" farklı toplulukları içinde bulundurur. Bu anlamda, toplulukların en büyüğüne "şa'b" denir. Buna göre, toplulukların yapılarını neye göre tespit ediyorsunuz? Yani en küçükten büyüğe doğru? (Ocak ve bucak ifadelerini Kur’an da bulamadım)

Vesselam

Süleyman Karagülle
08.04.2012
13:42

Hukukun kuraları vardır, bir kelime o yasa da geçiyorsa yasa onu varlık olarak tanımış demektedir. Kuranda geçen kelimeleri Allah varlık olarak hayali de olsa kabul etmiş demektir. Kuranda aşiret, kabile, şa'b, kavm ve millet kelimeleri geçmektedir. Bunlar topluluk isimleri olarak geçmektedir. Büyüklük itibari ile de böyle sıralanmaktadır. Kavm ağacın gövdesidir. Şa'b ağacın dalıdır. Dal gövdeden sonra gelir. Aşiret birlikte yaşayanlar demektir. Kabile de birbirleri ile karşılaşan demektir. Kabile şa'bden küçüktür. Çünkü şa'bın büyüğü kavmdır. Millet en büyük topluluktur Biz Aşiret=ocak, Kabile=bucak, Şa'b=il, Kavm=ulus, Millet= İnsanlık olarak adlandırıyoruz. Kuran arapçadır. Türkçe ocak ve bucak kelimelerini nasıl bulacaksınız. Fasile ise topluluk değil soy yakınlığını ifade eder. Yanı fasile biyolojiktir. Aşiret ise sosyal bir yapıdır. Bir arada yaşayanlardır. Aynı ırktan olmaları gerekmez.

Süleyman Karagülle
08.04.2012
16:45

70 defa istiğfar çokluktan kinayedir. 1000 yıl ömür de öyledir. Oralarda karine vardır. çünkü bin ile bin bir arsında kasıtta fark yoktur. Ama 80 ve 100 çoktan kinaye değildir. Cezadır. Cezada kesinlik vardır. Bir sofa fazla bir sopa eksik yapamazsın. Bu günümüz ceza hukukunda da böyledir. Zahirye mezhebi hiç tevil yapmaz, batınıye mezhebi istediği gibi tevil yapar. Velilerin ilham aldığını iddia eder. Uslcular ise kurallara göre tevil yaparlar. Tartışma yorumlama kuraları kabul edenler arasında yapılır. Kuralsız tartışma cehd değil cedel olur. Cehdi benimle, cedeli arkadaşlarımla yap. Selamlar.





Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
ADİLDÜZENDE GENELHİZMET-V-ENVANTER MUHASEBE 02.03.2001
12.03.2026 1303 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -IV MUHASEBE 23.02.2001
12.03.2026 1233 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENELHİZMETLER –III -YAPI KAYDI 16.02.2001
12.03.2026 1404 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER EVRAK KAYITLARI-09.02.2001
12.03.2026 1051 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -BAŞKAN 02.02.2001
12.03.2026 1280 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENE GİRİŞ 26.01.2001
12.03.2026 1522 Okunma
Süleyman Karagülle
FATİHA SÛRESİNİN DEMOKRATİK YORUMU 19012001
12.03.2026 1372 Okunma
Süleyman Karagülle
KADİR- 3 12.01.2001
12.03.2026 1616 Okunma
Süleyman Karagülle
SEÇKİN SAYILAR VE 19 MUCİZESİ 05.01.2001
12.02.2025 2674 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLARIN TASFİYESİ KANUNU 22.12.2000
12.02.2025 1997 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLAR 22.12.2000
12.02.2025 2045 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ BORÇ(BAKARA278-279) 22.12.2000
12.02.2025 2087 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP ARALIK ÇALIŞMALARI 15.12.2000
12.02.2025 2160 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL ÇALIŞMA KURALLARI: 15.12.2000
12.02.2025 2288 Okunma
Süleyman Karagülle
MUKASSİMÂT(zariyat4.ayet) 15.12.2000
12.02.2025 2237 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL DURUM VE ÇÖZÜM 08.12.2000
12.02.2025 2437 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLER DENGE KULÜBÜ SÖZLEŞMESİ 08.12.2000
12.02.2025 2098 Okunma
Süleyman Karagülle
C Â R İ Y Â T (ZARİYAT3.AYET) 08.12.2000
12.02.2025 2038 Okunma
Süleyman Karagülle
K Ü R T Ç E 01.12.2000
12.02.2025 2394 Okunma
Süleyman Karagülle
ORUÇ BABA 01.12.2000
12.02.2025 2142 Okunma
Süleyman Karagülle
M E S İ H 01.12.2000
12.02.2025 2477 Okunma
Süleyman Karagülle
HÂMİLÂT (YÜKLER) 01.12.2000
12.02.2025 2238 Okunma
Süleyman Karagülle
“ZÂRİYÂT-1- ÂYETİ”Nİ AÇIKLAYALIM: 24.11.2000
12.02.2025 2066 Okunma
Süleyman Karagülle
TESİR ÇİFTİ 24.11.2000
12.02.2025 2362 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EVE GETİRİLEN YENİLİKLER 18.11.2000
12.02.2025 2487 Okunma
Süleyman Karagülle
DEVLETİN AF YETKİSİ VAR MIDIR? 18.11.2000
12.02.2025 2503 Okunma
Süleyman Karagülle
İFRAT VE TEFRİT(KEHF28) 18.11.2000
12.02.2025 2374 Okunma
Süleyman Karagülle
MATEMATİK İLE İfrat ve tefrit nedir? 11.11.2000
12.02.2025 2669 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’AN MATEMATİĞİ TARİKATI 11.112000
12.02.2025 2655 Okunma
Süleyman Karagülle
NEFİSTE SABIR(kehf28) 11.11.2000
12.02.2025 2236 Okunma
Süleyman Karagülle
OKUMA/ TİLÂVET EMRİ 04.11.2000
12.02.2025 2334 Okunma
Süleyman Karagülle
SÖMÜRÜ VE ÇARE 04.11.2000
12.02.2025 2310 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLERDEN HABERLER 28.10.2000
12.02.2025 2286 Okunma
Süleyman Karagülle
MESKENLER VE İŞYERLERİ AYETİ 28.10.2000
12.02.2025 2463 Okunma
Süleyman Karagülle
BOZULMA (ENTROPİ) 28.10.2000
12.02.2025 2466 Okunma
Süleyman Karagülle
ERMENİ KATLİAMI 14.10.2000
12.02.2025 2148 Okunma
Süleyman Karagülle
MARKETTE SELEM UYGULAMASI 14.10.2000
12.02.2025 2115 Okunma
Süleyman Karagülle
FAİZSİZ İŞLETME 14.10.2000
12.02.2025 2270 Okunma
Süleyman Karagülle
BELGRAD OLAYI 07.10.2000
12.02.2025 2313 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜTEŞÂBİH ÂYETLER 07.10.2000
12.02.2025 2558 Okunma
Süleyman Karagülle
MEDENİYETLERİN ÖMRÜ 30.09.200
12.02.2025 2548 Okunma
Süleyman Karagülle
AHMET BÜLBÜL’ÜN ÖLÜMÜ VESİLESİYLE; 30.09.2000
12.02.2025 2514 Okunma
Süleyman Karagülle
Rektör Ethem Ruhi Fığlalıya cevap 23.09.2000
12.02.2025 2067 Okunma
Süleyman Karagülle
KURANDA MUCİZE-1 23.09.2000
12.02.2025 2459 Okunma
Süleyman Karagülle
BİR YETKİLİ YÜKSEK HAKİM DEDİ Kİ: 09.09.2000
23.03.2024 2457 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EV ÇALIŞMALARI 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 2279 Okunma
Süleyman Karagülle
Sana ruhtan soruyorlar 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 2220 Okunma
Süleyman Karagülle
SİSTEMATİK HATA 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 2398 Okunma
Süleyman Karagülle
ŞERİAT VE MEMUR KARARNAMESİ 02.09.2000
23.03.2024 2285 Okunma
Süleyman Karagülle
Heisenberg’in meşhur “kuvantum teorisi” 02.09.2000
23.03.2024 2649 Okunma
Süleyman Karagülle
DEPREMİN FIKHI 26 AĞUSTOS 2000
23.03.2024 2299 Okunma
Süleyman Karagülle
Z E L Z E L E 26 ağustos 2000
23.03.2024 2286 Okunma
Süleyman Karagülle
(AHŞAP)İŞLETME HAKKINDA BİLGİ-19.08.2000
14.03.2024 2235 Okunma
Süleyman Karagülle
Bir ülke hırsıza hapis cezasını vermektedir-12082000
14.03.2024 2248 Okunma
Süleyman Karagülle
MEMUR KARARNAMESİ 12.08.2000
14.03.2024 2250 Okunma
Süleyman Karagülle
HÜKÜMET,REKTÖR ATAMALARI..05.08.2000
14.03.2024 2318 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSANIN GÖREVİ 05.08.2000
14.03.2024 2362 Okunma
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE ZELZELE 22.07.2000
14.03.2024 2265 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN ATANMASI 22.07.2000
14.03.2024 2142 Okunma
Süleyman Karagülle
312 inci MADDE 22.07.2000
14.03.2024 2474 Okunma
Süleyman Karagülle
BANDIRMA HATTI 22.07.2000
14.03.2024 2185 Okunma
Süleyman Karagülle
F İ Z İ K 29.07.2000
14.03.2024 2290 Okunma
Süleyman Karagülle
İSLÂM VE DEMOKRASİ 29.07.2000
14.03.2024 2254 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN SEÇİMİ 22.07.2000
14.03.2024 2201 Okunma
Süleyman Karagülle
ABANT TOPLANTISI 22.07.2000
14.03.2024 2244 Okunma
Süleyman Karagülle
HAK VE KUVVET MEDENİYETLERİ 22.07.2000
14.03.2024 2113 Okunma
Süleyman Karagülle
DAYANIŞMA SİSTEMİ 01.07.2000
14.03.2024 2247 Okunma
Süleyman Karagülle
“HERKESE İŞ - HERKESE AŞ” 24.06.2000
14.03.2024 2280 Okunma
Süleyman Karagülle
KİTLERİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ 17.06.2000
14.03.2024 2075 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’ÂN VE MANTIK İLE MATEMATİK 17.04.1999
14.03.2024 2333 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI (2)17.04.1999
14.03.2024 2190 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI 17.04.1999
14.03.2024 2119 Okunma
Süleyman Karagülle
Süleyman Karagüllenin girilmeyen MAKALELERİ-17.04.1999
14.03.2024 2242 Okunma
Süleyman Karagülle
MUSA’YA VERİLEN DOKUZ MUCİZENİN GÜNÜMÜZDEKİ MANASI
19.05.2022 5444 Okunma
1 Yorum 20.05.2022 06:41
Süleyman Karagülle
Elveda
21.08.2021 6120 Okunma
2 Yorum 24.08.2021 15:36
Süleyman Karagülle
İÇKİ YASAĞI
3.05.2021 4036 Okunma
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Dünya
30.04.2021 3744 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ POLİTİKA
29.04.2021 3789 Okunma
Süleyman Karagülle
HEDEF
29.04.2021 3985 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve SON DURUM… (16)
18.04.2021 5951 Okunma
4 Yorum 26.05.2021 00:43
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve son uyarılarım… (15)
11.04.2021 3878 Okunma
Süleyman Karagülle
SOYLU'NUN BEYANI
7.04.2021 4603 Okunma
Süleyman Karagülle
BUNDAN BÖYLE
6.04.2021 3800 Okunma
Süleyman Karagülle
UYARI
6.04.2021 3880 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜDAHALE
4.04.2021 3966 Okunma
Süleyman Karagülle
Seminerler; kendinize görev vereceksiniz (14)
4.04.2021 3729 Okunma
Süleyman Karagülle
TEK ÇIKAR YOL
3.04.2021 4310 Okunma
Süleyman Karagülle
PARTİ KAPATMAK
3.04.2021 3968 Okunma
Süleyman Karagülle
ANAYASA MAHKEMESİ
1.04.2021 4155 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve İ Ç T İ H A D (13)
31.03.2021 5275 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:37
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Akevler Usulü (12)
31.03.2021 5126 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:27
Süleyman Karagülle
Muhterem Abdurrahman Dilipak’a Açık Mektup
31.03.2021 4341 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve DAVET… (11)
31.03.2021 5114 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:13
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerlerinin başlangıcı ve (10)
31.03.2021 3776 Okunma
Süleyman Karagülle
EMİN SARAÇ HOCA HAKKINDA
31.03.2021 4499 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Kur’an Düzeni
31.03.2021 5361 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:01
Süleyman Karagülle
Akevler Kur’an Seminerleri ve GÖREV
31.03.2021 5135 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:52
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE TARİH
31.03.2021 5166 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:47
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-5
31.03.2021 5179 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:37
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-3
31.03.2021 3701 Okunma


© 2026 - Akevler