Süleyman Karagülle
AKİD VE AHD
2.04.2012
9624 Okunma, 4 Yorum

Cengiz Demirci de Adian gibi benden delil istemekte kendi havai düşüncelerini kanıtsız bize kabul ettirmektedir.   Toplulukla yapılmış akittir diyor.  Delili yoktur. Benim ise delilim vardır. Seninle mübaya ederler diyor. Seni hakem seçerler diyor. Sen istişaresiz istediğine izin ver diyor. Buna kıyasen sen muhakemesiz biati boz diyor demek olur. Ben ileride yapacağız diyorum. Allah yapacak diyor. Erbakan günü gelmeden yaptı. Tünaydın.

Cengizin haklı olduğu nokta vardır. Sözleşmeler kişilerle yapılır veya topluluklarla yapılır.  Sözleşme başkanla yapılmış olsa bile eğer topluluk adına yapılmışsa ona vekâleten yapılmışsa elbette sözleşme topluluk ile yapılmış olur. Bu Allaha itaattir. Bunun yanında resule de ayrı itaat vardır. O da toplulukla değil, başkanla yapılan yani resulü ile yapılan sözleşmeye itaattir.

Başkan da kişidir. Başkanla yapılan sözleşme kişisel sözleşme kurallarına tabidir. Toplulukla yapılan sözleşmelerin ise Cengizin dediği gibi farklı hükümlere tabidir. Toplulukla yapılan sözleşmelere Kuran Allah ile yapılan ahitten bahsetmektedir. Allah ile yapılan misaktan bahsetmektedir. Başkanla yapılan sözleşmelerden ise akitten, akitleri şifa edin olarak bahsetmektir. Akit bir defa uygulanmak üzere yapılan anlaşmadır. En uzun sözleşme sekiz sene olabilir. Sekiz seneden sonra zarar söz konusu olsa bile sorumluluk olamaz. Bir de biatten bahsetmektedir.  Biatin hükümleri akdin hükümleridir. Bir farkı vardır. Biatte müddet sınırı yoktur.  Taraflar akdi sona erdirinceye kadar biat devam eder.

Biat da bucak başkanına yapılır. İl başkanına ancak il merkez bucaklarındaki halk biat eder. Devlet başkanı devlet bucak başkanına biat eder. Bir tek bucakta başkanın nefiy hakkı yoktur. O da Mekke bucağıdır. Çünkü oraya kim gelirse emin olur. Kıyasla ülke ve il bucaklarına da bu hükümler getirilebilir. Taşra bucaklarda bucak halkının hicret etme hakkı olduğu gibi, başkanın da sürme hakkı vardır.

Bucaktan sürülen veya hicret eden kimsenin taşınmazları değer fiyatıyla satın alınacaktır.  Hukuk dışında her hangi vecibe tahmil edilemeyecektir. İsteyen istediği zaman bucağı terk edebilecektir. Sürülen kimseye memene ye (emin yere) baliğ oluncaya kadar zaman verilecektir.  Sürülen kişinin hakemlere gitme hakkı mahfuzdur. Başkan hakemlere değil şahitlere sebeplerini izah eder. Bu gizlidir. Şahitler başkanın kararını iptal ettirirler.

 


YorumcuYorum
Hüseyin Kayahan
03.04.2012
10:08

Başkan topluluğu oluşturmak üzere biat aldığında kim adına almış olur? Vekaleten topluluk adına mı, yoksa asaleten kendi adına mı? Hz paygamberin öülümünden sonra Ebubekir'in başkanlığında yeniden biat aldığını, Ali'nin bir müddet biat etmediğini, sonra ettiğini biliyoruz. Diğerleri için de böyle olmuştur. Cengizin dediği gibi başkan gitse de sözleşmeler kalır ama yeni başkana biat tazelenmektedir. Bunu Osmanlılar (saltanatı kabul eddiyor değilim ama) adına hutbe okutarak ve para basarak ilan etmişler ve yakındakiler (mülki erkan diyelim) muhtelemen fiilen ve kavlen, uzaktakiler de sukut-i icma gibi itiraz etmeyerek yapmışlardır.

Bu Resule olan biattır ve barış zamanının biatı olabilir. Savaş zamanlarında ise Nebi'ye (savaşın kumandanı olarak zikrediyorum) biat etmek gerekebilir. Peygamberin varsa tazelediği biat bu ikincisi için olmalı. Daha sonra bu divanm defterlerine yazılmak suretiyle komutana biat şekline dönüştü sanırım.

Resül ve Nebi kavramlarını bugün hangi fonksiyonları yükleyeceğiz? Belki bir çağrışım yapar sizlerde diye yazdım.

Hakemlik tamamen başkadır.

Selamlar.

H.Kayahan

Süleyman Karagülle
03.04.2012
15:56

Karşılıksız para sömürü paarsıdır. Zülümdür. Onun yerine altın para yanı islam dinarı çıkarılmalıdır. O dinar bu doları kendisi yener. İstanbul'da bir kuyumcular kooperatifi kurulmalı idi. Bu koopertif altın bonosunu çıkarmalı idi. Dünyanın her yerinde şubeler açılı. Ordaki kuyumcular da bu altın bonosunu altınla karsız değiştirirler. Bunun için devlet olmaya gerek yok. Bu koopertif altın bonosunu TL ile alıp satar. Böylece TL altına kote edilmiş olur. Yanı, TL'nin altın değeri her gün belli olur. Ondan sonra işyerlerine çalıştırdıkları işçi sayısı ile orantılı altına kote edilmiş yanı enflasyondan korunmuş TL olarak altını borç verirsiniz. Faizsiz icrasız verirsiniz. Böylece Hak gelir, Batıl kendiliğinden giderdi. İşte o zaman havuz sistemini çalıştırırsınız. Ama siz isalm dinarını çıkarmadan karşılıksız parayı işlerlikten kaldırırsanız devlet yıkılır. Bana düşünmeden cevap vermeye çalışmayın. Düşünmeden de Erbakan'ın yaptığını savunma. Kendi kedine tarafsız düşün. Bunları anlayacak seviyedesiniz. Selam.

Hüseyin Kayahan
05.04.2012
19:49

"Nebi" kavramını ben de tam sizin gibi düşünüyorum. Size göre her bir dayanışma ortaklığının, bana göre Şuraların (maalesef, bu konuyu tam canlandırabilmiş değilim zihnimde) başkanları Nebidir. Bu benim, hem bugünkü devlet yapılanmalarını az bilmemden, hem de Adil düzendeki devlet yapısını tam kavrayamamış olmamdan kaynaklanıyor olabilir. Ben, başkanın; yani Resulün, bir aşamada (sadece bucak, il, devlet düşünmeyin; dernek, şirket, kooperatif v.b. tüm yapılarda başkan gerek, şuralara benzer yapılar gereklidir.) bir tane olması gerektiğini düşünüyorum. Yani bir mecliste 4 tane Nebi varken, ancak bir tane Rasül olur gibi geliyor bana. Onların üstünde ama hizmetinde, hadim ve hakem olarak koordinasyonu sağlayan bir Resul. Bugünkü meclislerin komisyonlarına benzer şekilde, 4 çeşit şura olacaktır. Bu şuralara seçilecek kişiler, halkın seçtiği kimselerdir. En alt birim olan bucaklarda halk doğrudan seçer ve bağlanır, daha üst birimlerde ise bunlar seçerler. Dolaylı temsil olur. Şuraların ortak kararları herkesi bağlar. Ortak karar çıkmazsa o konuda serbestlik var demektir. Başkanı da (Resül) topluluk doğrudan seçim yapacak kadar küçük ise, bu onu tanımaları için gereklidir, direkt seçtirisiniz ama topluluk -mesela- devlet gibi- büyümüşse o zaman dolaylı seçtirmeniz daha uygundur. Zira 70 milyon o kişiyi yakınen bilemez, sadece medyanın tanıttığı kadar bilir. Bu da bana göre nahzurludur.

Saygılarımla.

H.Kayahan

Sam Adian
06.04.2012
18:38

Nebi: "nebe" kökünden türeyen nebi, Çok ve geniş yol, haber veren, yüksek ve düz olmayan yer manasına gelir? Haberci, Yüksek olmak ve haber vermek anlamında da kullanılır.

Kur’an da ise, herkesin özgürce, kendi iradeleriyle yöneldiği ve paylaştığı, fayda sağladığı yer manasındadır. (Ahzab 56)

Nebi: Özgür bireylerin topluluğunu temsil eder. Bunun karşılığı da Meclis ve/veya Mescid’dir. Bir kurum olarak algılanması gerekir.

Saygılar





Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
ADİLDÜZENDE GENELHİZMET-V-ENVANTER MUHASEBE 02.03.2001
12.03.2026 1121 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -IV MUHASEBE 23.02.2001
12.03.2026 1065 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENELHİZMETLER –III -YAPI KAYDI 16.02.2001
12.03.2026 1192 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER EVRAK KAYITLARI-09.02.2001
12.03.2026 930 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -BAŞKAN 02.02.2001
12.03.2026 1092 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENE GİRİŞ 26.01.2001
12.03.2026 1374 Okunma
Süleyman Karagülle
FATİHA SÛRESİNİN DEMOKRATİK YORUMU 19012001
12.03.2026 1218 Okunma
Süleyman Karagülle
KADİR- 3 12.01.2001
12.03.2026 1443 Okunma
Süleyman Karagülle
SEÇKİN SAYILAR VE 19 MUCİZESİ 05.01.2001
12.02.2025 2537 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLARIN TASFİYESİ KANUNU 22.12.2000
12.02.2025 1869 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLAR 22.12.2000
12.02.2025 1916 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ BORÇ(BAKARA278-279) 22.12.2000
12.02.2025 1928 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP ARALIK ÇALIŞMALARI 15.12.2000
12.02.2025 2024 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL ÇALIŞMA KURALLARI: 15.12.2000
12.02.2025 2138 Okunma
Süleyman Karagülle
MUKASSİMÂT(zariyat4.ayet) 15.12.2000
12.02.2025 2101 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL DURUM VE ÇÖZÜM 08.12.2000
12.02.2025 2253 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLER DENGE KULÜBÜ SÖZLEŞMESİ 08.12.2000
12.02.2025 1945 Okunma
Süleyman Karagülle
C Â R İ Y Â T (ZARİYAT3.AYET) 08.12.2000
12.02.2025 1920 Okunma
Süleyman Karagülle
K Ü R T Ç E 01.12.2000
12.02.2025 2234 Okunma
Süleyman Karagülle
ORUÇ BABA 01.12.2000
12.02.2025 1983 Okunma
Süleyman Karagülle
M E S İ H 01.12.2000
12.02.2025 2308 Okunma
Süleyman Karagülle
HÂMİLÂT (YÜKLER) 01.12.2000
12.02.2025 2098 Okunma
Süleyman Karagülle
“ZÂRİYÂT-1- ÂYETİ”Nİ AÇIKLAYALIM: 24.11.2000
12.02.2025 1932 Okunma
Süleyman Karagülle
TESİR ÇİFTİ 24.11.2000
12.02.2025 2182 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EVE GETİRİLEN YENİLİKLER 18.11.2000
12.02.2025 2292 Okunma
Süleyman Karagülle
DEVLETİN AF YETKİSİ VAR MIDIR? 18.11.2000
12.02.2025 2318 Okunma
Süleyman Karagülle
İFRAT VE TEFRİT(KEHF28) 18.11.2000
12.02.2025 2244 Okunma
Süleyman Karagülle
MATEMATİK İLE İfrat ve tefrit nedir? 11.11.2000
12.02.2025 2528 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’AN MATEMATİĞİ TARİKATI 11.112000
12.02.2025 2440 Okunma
Süleyman Karagülle
NEFİSTE SABIR(kehf28) 11.11.2000
12.02.2025 2094 Okunma
Süleyman Karagülle
OKUMA/ TİLÂVET EMRİ 04.11.2000
12.02.2025 2179 Okunma
Süleyman Karagülle
SÖMÜRÜ VE ÇARE 04.11.2000
12.02.2025 2180 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLERDEN HABERLER 28.10.2000
12.02.2025 2159 Okunma
Süleyman Karagülle
MESKENLER VE İŞYERLERİ AYETİ 28.10.2000
12.02.2025 2310 Okunma
Süleyman Karagülle
BOZULMA (ENTROPİ) 28.10.2000
12.02.2025 2283 Okunma
Süleyman Karagülle
ERMENİ KATLİAMI 14.10.2000
12.02.2025 1995 Okunma
Süleyman Karagülle
MARKETTE SELEM UYGULAMASI 14.10.2000
12.02.2025 1994 Okunma
Süleyman Karagülle
FAİZSİZ İŞLETME 14.10.2000
12.02.2025 2137 Okunma
Süleyman Karagülle
BELGRAD OLAYI 07.10.2000
12.02.2025 2152 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜTEŞÂBİH ÂYETLER 07.10.2000
12.02.2025 2403 Okunma
Süleyman Karagülle
MEDENİYETLERİN ÖMRÜ 30.09.200
12.02.2025 2406 Okunma
Süleyman Karagülle
AHMET BÜLBÜL’ÜN ÖLÜMÜ VESİLESİYLE; 30.09.2000
12.02.2025 2329 Okunma
Süleyman Karagülle
Rektör Ethem Ruhi Fığlalıya cevap 23.09.2000
12.02.2025 1915 Okunma
Süleyman Karagülle
KURANDA MUCİZE-1 23.09.2000
12.02.2025 2284 Okunma
Süleyman Karagülle
BİR YETKİLİ YÜKSEK HAKİM DEDİ Kİ: 09.09.2000
23.03.2024 2332 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EV ÇALIŞMALARI 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 2142 Okunma
Süleyman Karagülle
Sana ruhtan soruyorlar 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 2112 Okunma
Süleyman Karagülle
SİSTEMATİK HATA 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 2266 Okunma
Süleyman Karagülle
ŞERİAT VE MEMUR KARARNAMESİ 02.09.2000
23.03.2024 2120 Okunma
Süleyman Karagülle
Heisenberg’in meşhur “kuvantum teorisi” 02.09.2000
23.03.2024 2509 Okunma
Süleyman Karagülle
DEPREMİN FIKHI 26 AĞUSTOS 2000
23.03.2024 2157 Okunma
Süleyman Karagülle
Z E L Z E L E 26 ağustos 2000
23.03.2024 2170 Okunma
Süleyman Karagülle
(AHŞAP)İŞLETME HAKKINDA BİLGİ-19.08.2000
14.03.2024 2100 Okunma
Süleyman Karagülle
Bir ülke hırsıza hapis cezasını vermektedir-12082000
14.03.2024 2124 Okunma
Süleyman Karagülle
MEMUR KARARNAMESİ 12.08.2000
14.03.2024 2130 Okunma
Süleyman Karagülle
HÜKÜMET,REKTÖR ATAMALARI..05.08.2000
14.03.2024 2192 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSANIN GÖREVİ 05.08.2000
14.03.2024 2226 Okunma
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE ZELZELE 22.07.2000
14.03.2024 2133 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN ATANMASI 22.07.2000
14.03.2024 2022 Okunma
Süleyman Karagülle
312 inci MADDE 22.07.2000
14.03.2024 2323 Okunma
Süleyman Karagülle
BANDIRMA HATTI 22.07.2000
14.03.2024 2064 Okunma
Süleyman Karagülle
F İ Z İ K 29.07.2000
14.03.2024 2149 Okunma
Süleyman Karagülle
İSLÂM VE DEMOKRASİ 29.07.2000
14.03.2024 2093 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN SEÇİMİ 22.07.2000
14.03.2024 2064 Okunma
Süleyman Karagülle
ABANT TOPLANTISI 22.07.2000
14.03.2024 2115 Okunma
Süleyman Karagülle
HAK VE KUVVET MEDENİYETLERİ 22.07.2000
14.03.2024 1981 Okunma
Süleyman Karagülle
DAYANIŞMA SİSTEMİ 01.07.2000
14.03.2024 2052 Okunma
Süleyman Karagülle
“HERKESE İŞ - HERKESE AŞ” 24.06.2000
14.03.2024 2152 Okunma
Süleyman Karagülle
KİTLERİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ 17.06.2000
14.03.2024 1978 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’ÂN VE MANTIK İLE MATEMATİK 17.04.1999
14.03.2024 2167 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI (2)17.04.1999
14.03.2024 2029 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI 17.04.1999
14.03.2024 1999 Okunma
Süleyman Karagülle
Süleyman Karagüllenin girilmeyen MAKALELERİ-17.04.1999
14.03.2024 2049 Okunma
Süleyman Karagülle
MUSA’YA VERİLEN DOKUZ MUCİZENİN GÜNÜMÜZDEKİ MANASI
19.05.2022 5271 Okunma
1 Yorum 20.05.2022 06:41
Süleyman Karagülle
Elveda
21.08.2021 5889 Okunma
2 Yorum 24.08.2021 15:36
Süleyman Karagülle
İÇKİ YASAĞI
3.05.2021 3905 Okunma
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Dünya
30.04.2021 3621 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ POLİTİKA
29.04.2021 3651 Okunma
Süleyman Karagülle
HEDEF
29.04.2021 3850 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve SON DURUM… (16)
18.04.2021 5750 Okunma
4 Yorum 26.05.2021 00:43
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve son uyarılarım… (15)
11.04.2021 3761 Okunma
Süleyman Karagülle
SOYLU'NUN BEYANI
7.04.2021 4423 Okunma
Süleyman Karagülle
BUNDAN BÖYLE
6.04.2021 3660 Okunma
Süleyman Karagülle
UYARI
6.04.2021 3713 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜDAHALE
4.04.2021 3802 Okunma
Süleyman Karagülle
Seminerler; kendinize görev vereceksiniz (14)
4.04.2021 3613 Okunma
Süleyman Karagülle
TEK ÇIKAR YOL
3.04.2021 4095 Okunma
Süleyman Karagülle
PARTİ KAPATMAK
3.04.2021 3821 Okunma
Süleyman Karagülle
ANAYASA MAHKEMESİ
1.04.2021 3990 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve İ Ç T İ H A D (13)
31.03.2021 5118 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:37
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Akevler Usulü (12)
31.03.2021 4961 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:27
Süleyman Karagülle
Muhterem Abdurrahman Dilipak’a Açık Mektup
31.03.2021 4161 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve DAVET… (11)
31.03.2021 4967 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:13
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerlerinin başlangıcı ve (10)
31.03.2021 3637 Okunma
Süleyman Karagülle
EMİN SARAÇ HOCA HAKKINDA
31.03.2021 4309 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Kur’an Düzeni
31.03.2021 5113 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:01
Süleyman Karagülle
Akevler Kur’an Seminerleri ve GÖREV
31.03.2021 4971 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:52
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE TARİH
31.03.2021 4971 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:47
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-5
31.03.2021 5013 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:37
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-3
31.03.2021 3559 Okunma


© 2026 - Akevler