Süleyman Karagülle
Adil Düzen, N.Erbakan - S.Karagülle-10
10.12.2011
5280 Okunma, 0 Yorum

İKİNCİ BÖLÜM

(ADİL EKONOMİK DÜZEN)

ADİL DÜZEN’DE EKONOMİ

Not: Parantez içindeki ifadeler Necmettin Erbakan’ın ifadeleridir. Parantez dışındakiler Süleyman Karagülle’ye göre söylenmesi daha uygun olan ifadelerdir. Karşılaştırma siz okuyuculara düşer…

 

***

 

(E. Adil Ekonomik Düzenin Sosyal Güvenlikle İlgili Esasları)

Sosyal Güvenlik

(Adil Düzen’de Sosyal Güvenlik ile ilgili temel esasları ağıdaki ana hatları ile özetlenmektedir.)

“Adil Düzen”de sosyal güvenlik herkese aş ve herkese iş ilkesiyle sağlanmıştır. Herkese aş vergiyle, herkese iş faizsiz krediyle sağlanmıştır.

(1. Herkes sigortalı.)

Herkes tam sigortalı.

(2. Sigorta ve emeklilik için para (pirim) ödenmez.)

Ücretten vergi ve sigorta kesintisi yapılmaz.

(3. İşsizlik ve emeklilikte herkesin (yaş, tahsil, hizmet, ehliyet) esasına göre ne alacağı “katsayı” ile belirlenir.)

Herkesin yaşına, tahsiline, hizmetine ve ehliyetine göre resmi ücreti vardır.

(4. İşsizlik ve emeklilik karşılığı bütçeden ödenir. Milli gelirin artışı ile orantılı olarak bu pay artar.)

Geçmişte biriktirdiklerinden değil, bugün yapılan üretimden bugünün işsizlerine ve emeklilerine pay ayrılır.

(5. İşsizlik ve emeklilik: Talebe ve beyana göre isteyen istediği zaman emekli olur, isterse şartları elverişli ise emekli olmaktan vazgeçer işe başlar.)

Çalışan faizsiz olarak çalışma kredisini alır, çalışmayan veya çalışamayan işsizlik veya emeklilik payını alır. Her zaman çalışabilir, her zaman çalışmayabilir.

(6. Emekli olan kredi hakkını kaybeder.)

Çalışmayan çalışma kredisini alamaz.

(7. Emeklilik maaşı: Emekliliğin maaşı, emekliye ayrıldığı zamanki mesleki derece, yaş ve tahsiline göre belirlenir.)

Emeklik payı resmi ücretle belirlenir. Çalıştığı günleri artırır.

(Sosyal güvenliğin bu temel ilkeleri aşağıda özetle açıklanmaya çalışılacaktır:)

Karşılıksız, kamudan, istediği zaman çalışma kredisini alma ilkeleri içinde sosyal güvenlik sağlanır.

(Adil Düzen'de herkes ekonomik bakımdan bir “Dayanışma Grubu”na mensuptur. Bu dayanışma grupları, loncalar, sendikalar şeklinde organize olmuşlardır ve Adil Düzen’in temel esaslarına göre “Teminatlı Ehliyet” prensiplerine uygun şekilde hizmetlerini ifa ederler. Herkesin yaş, tahsil, hizmet yılı ve ehliyetine göre çalıştığı zaman ne ücret alacağı, işsiz kaldığı zaman ne ücret ve emekli olduğu zaman ne ücret alacağı adil ölçülere ve kriterlere göre belirlenmiştir. Buna göre bir insan çatıştığı zaman hakkı olan bu ücretini alır. İşsiz kaldığı zaman o takdirde işsizlik ücretini alır. Emekli olmak istediği zaman da emeklilik ücretini alır. Diyelim ki bir işçi çalıştığı zaman ayda iki bin lira, işsiz kaldığı zaman bin lira, emekli oluğu zaman da bin beş yüz lira almaktadır. Bu kimsenin emekli olması ve emekli aylığı alması için belli yaşa kadar beklemek mecburiyeti yoktur. Dilerse emekli olur ve emekli aylığına kanaat eder. Sonra tekrar çalışmak isterse, yeniden faal çalışma hayatına döner.)

Herkesin resmi ücreti vardır. Bu tahsile, yaşa, kabiliyete ve kredi olarak çalıştığı günlerle hesaplanan bir resmi ücreti vardır. 15 yaşına gelen herkes isterse gider bankadan çalışma kredisini alır. Çalışır, ücretini alır, resmi ücretini artırır. İster çalışır, ister çalışmaz. O zaman da emeklilik payını alır. Emeklilikte aldığı ücret o fonda toplanan miktarın bölünmesidir. Çalışmayan çok az olur, çalışanlar çoksa ücreti geçebilir. Ama halk derecesini yükseltmek için gene çalışır. Ne zaman isterse kendisini emekli eder. Herkese ev satılır. Kira öder gibi ev sahibi olur. Emekli olunca da oturduğu daireyi ay ay satar. Gelirini artırmış olur. İstediği zaman emekli olur.

(Adil Düzen'de devletin en önemli temel görevlerinden birisi hangi şart altında olursa olsun vatandaşlardan hiçbirinin aç, açık kalmamasını, herkese insan onuruna yaraşır şekilde yaşama imkânlarının teminidir.)

Yeryüzüne bütün insanlar ortaktır. Bu ortaklıktan dolayı kira payını alma hakkı vardır. Herkesin çalışmasa da genel hâsıladan payı vardır. Herkes bununla yaşar. Ayrıca su, elektrik ve yol gibi imkanlardan da herkes karşılıksız yararlanır.

(Faal çalışırken alınan ücret, işsizlik ücreti ve emeklilik ücreti öyle tanzim olunmuştur ki, çalışabilecek insan uyuşukluk,  tembellik yapıp emekli olmaya özen göstermesin. Daha çok kazanmak için çalışmayı tercih etsin. Fakat buna mukabil bir kimse hasta olmuş, çalışamıyor ise, isterse emekli olur. Ama sonra tedavi olmuş, sıhhat bulmuş ise, tekrar çalışabilecek sıhhate kavuşmuş ise, o zaman da tekrar faal çalışma hayatına dönme imkânına sahiptir.)

Çalışmak özendirilir ama kimse çalışmaya zorlanmaz. Böylece sermayeye muhtaç hâle getirilmemektedir. Hastalar ve sakatlar çalışıp çalışmamakta serbest olmaktadır. Sakatı çalıştıran onun çalışma ve ham madde kredisini alacağı için iş yapmasa bile az ücret vererek onu çalıştırır. Üretimde ücret serbesttir.

(Yukarıda açıklandığı gibi Adil Düzen’de madenler, ormanlar, topraklar, meralar ve suların gerçekte sahibi devlettir. Bunlar adilane ölçülerle, kullananlara tahsis edilir, Ayrıca devlet üretim sürecine genel hizmetleriyle katkıda bulunur, zenginliklerin güvenliğini sağlar. Bu hizmetler karşılığında kendi hakkı olan payını alır, ekonomi hızla gelişir. Bütün bunların neticesi olarak devlet bugünküne nazaran kat kat daha zengindir. O yüzden sosyal güvenliği sağlama imkânına maliktir. Adil Düzen'de sosyal güvenliğin sağlanması birinci derecede önem taşır.)

Devlet katkısı nisbetinde vergi alır, onu genel hizmet ve kamu görevlerinde kullanır. Yer kirası ile sosyal güvenlik sağlar.

 

F. Sosyal Güvenlik Açısından Adil Düzen’le Faizci Kapitalist Düzenin Mukayesesi

(Adil Düzen'de bütün vatandaşlara insan haysiyetine yaraşır şeklide yaşama imkânlarının temini devletin görevlerinin başında gelmektedir. Devlet, yukarıda belirtilen esaslar dâhilinde bu görev yerine getirir.)

Devletin birinci görevi genel görev, ikinci görevi de sosyal güvenliktir.

(Ayrıca Adil Düzen'de vatandaşların manevi eğitimini de temel esas aldığından, Adil Düzen'de zenginler de fakirlere içlerinden gelen gayretle ve ibadet aşkıyla her türlü yardım ve destekte bulunurlar.)

Eğitim de sosyal ihtiyaçtır. Öğretmenlerin maaşlarını devlet öder. Öğrencinin öğretmene para vermesi yoktur.

(Faizci Kapitalist Düzen ise, insanı bir “Homo Economicus” yani doymak bilmeyen ve sadece ekonomik çıkarlarını düşünen bir canlı olarak kabul ettiğinden dolayı, temelde materyalisttir ve kuvveti üstün tuttuğu için sosyal adalet hizmetlerini bir temel insanlık görevi olarak düşünmez. Sadece huzursuzluklar baş gösterip bir sosyal patlama olmasın, zenginlerin rahatı kaçmasın diye fakirlere cüzi yardımlar yapılır. Bu tür yardımlar bir çeşit “Sus Payı” olarak telakki edilir. Fakirlerin ihtiyaçlarının karşılanmasını da zenginlere değil yine dolaylı yoldan fakirlere bir görev olarak verilir. Bunun sonucu olarak Faizci Kapitalist ülkelerde brüt işçi ücretinden takriben % 35’i kadar sigorta primi kesilmektedir. Bu sigorta priminin sözde % 15’ini işçi ödüyor, % 20’sini de işveren ödüyor gibi gösterilirse de, işverenin ödediği pay maliyetlere girdiği için sonunda bu prim payı malları satın alan fakir fukaraya ödettirilmektedir.)

Sosyal güvenlik kendi emeğinin biriktirdiği değil, yeryüzündeki kira karşılığıdır. Dolayısıyla o günkü gelirden pay alır.

(Diğer yandan faizci kapitalist nizamda gittikçe doğum oranı düşmekte ve bunun sonucu olarak ülke nüfusu gençlerden çok yaşlı ve emeklilerden oluşmaktadır. Bu gidişat ise faizci kapitalist nizamı iflasa götürmektedir. Çünkü yapılan incelemeler ve hesaplar gösteriyor ki bundan 20 - 30 yıl önce mesela Almanya'da bir çalışan genç işçi, ödediği primlerle, bir yaşlı emeklinin emekli aylığını karşılamak zorunda kalıyordu. Hâlbuki şimdi yukarıda açıklanan nüfus hareketleri sebebiyle çalışan genç işçi iki yaşlı emeklinin geçimini karşılayacak şekilde prim ödemeye mecbur kalmaktadır. Bu gidişle 40 yıl sonra bir genç işçi sekiz yaşlı emeklinin geçimini karşılamak mecburiyetinde kalacaktır. Bu ise taşınamayacak bir yüktür. Yani, Faizci Kapitalist sistemin bugünkü sosyal adalet düzeni yürümeyecek ve iflasa mahkûm bir düzen olacaktır.)

Çalışanların refahı ile çalışmayanların refahı aynı şekilde artmakta veya eksilmektedir. Yaşlı nüfusla genç nüfus arasında çıkar paralelliği sağlanmaktadır.

(Görülüyor ki, Adil Düzen'de sosyal adalet, hakkı üstün tutan, herkese insan onuruna yaraşır yaşama imkânı veren, ekonomik gelişmeye engel olmayan, açık, sade, doğal, akli ve adil bir düzendir.)

Sosyal güvenlik ekonomik gelişmeye ve nüfusun artmasına yarayacak şekilde sağlanır. Yaşlıların kendilerinden ziyade kimlerin yanında duruyorlarsa onlara verilir. Yetim evleri, huzur evleri yoktur. Kimin yanında bulunursa ona maaş verilir.

(Buna mukabil Faizci Kapitalist Düzende sosyal adalet tatbikatı suni tatbikattır. Son derece çapraşık ve karmaşıktır. Çıkar çatışmasına dayanmaktadır ve zamanla yürümeyecek temel insan haklarına aykırı,  fıtri olmayan ve iflasa mahkûm bir nizamdır.)

Sosyal güvenlik aileye dayanmaktadır. Küçüklere anne babaları, yoksa ağabeyleri veya amcaları bakarlar. Yaşlılara ve çocuklara yeğenleri bakarlar. Bakmak istemezlerse daha uzak akrabaları beraber bulundururlar. Devlet onlara yani bakanlara maaş verir. Akrabalık ve menfaat birleştirilir. Genel hizmetlerin tamamı yani 25 genel hizmet kişilere karşılıksızdır. Su, elektrik, yolculuk, telefon bedavadır. Bunlar ütopik iddialar değildir. Tarihi oluşumdur. Kervansaraylarda ve imaretlerde yemek, içmek, yatmak, tedavi olmak, seyahatte kullanılan binek hayvanları doyurmak hep karşılıksız yapılmıştır.

 

SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL

www.akevler.org    (0532) 246 68 92

 

 






Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
ADİLDÜZENDE GENELHİZMET-V-ENVANTER MUHASEBE 02.03.2001
12.03.2026 1121 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -IV MUHASEBE 23.02.2001
12.03.2026 1065 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENELHİZMETLER –III -YAPI KAYDI 16.02.2001
12.03.2026 1192 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER EVRAK KAYITLARI-09.02.2001
12.03.2026 930 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -BAŞKAN 02.02.2001
12.03.2026 1092 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENE GİRİŞ 26.01.2001
12.03.2026 1374 Okunma
Süleyman Karagülle
FATİHA SÛRESİNİN DEMOKRATİK YORUMU 19012001
12.03.2026 1218 Okunma
Süleyman Karagülle
KADİR- 3 12.01.2001
12.03.2026 1443 Okunma
Süleyman Karagülle
SEÇKİN SAYILAR VE 19 MUCİZESİ 05.01.2001
12.02.2025 2537 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLARIN TASFİYESİ KANUNU 22.12.2000
12.02.2025 1869 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLAR 22.12.2000
12.02.2025 1916 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ BORÇ(BAKARA278-279) 22.12.2000
12.02.2025 1928 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP ARALIK ÇALIŞMALARI 15.12.2000
12.02.2025 2024 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL ÇALIŞMA KURALLARI: 15.12.2000
12.02.2025 2138 Okunma
Süleyman Karagülle
MUKASSİMÂT(zariyat4.ayet) 15.12.2000
12.02.2025 2101 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL DURUM VE ÇÖZÜM 08.12.2000
12.02.2025 2253 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLER DENGE KULÜBÜ SÖZLEŞMESİ 08.12.2000
12.02.2025 1945 Okunma
Süleyman Karagülle
C Â R İ Y Â T (ZARİYAT3.AYET) 08.12.2000
12.02.2025 1920 Okunma
Süleyman Karagülle
K Ü R T Ç E 01.12.2000
12.02.2025 2234 Okunma
Süleyman Karagülle
ORUÇ BABA 01.12.2000
12.02.2025 1983 Okunma
Süleyman Karagülle
M E S İ H 01.12.2000
12.02.2025 2308 Okunma
Süleyman Karagülle
HÂMİLÂT (YÜKLER) 01.12.2000
12.02.2025 2098 Okunma
Süleyman Karagülle
“ZÂRİYÂT-1- ÂYETİ”Nİ AÇIKLAYALIM: 24.11.2000
12.02.2025 1932 Okunma
Süleyman Karagülle
TESİR ÇİFTİ 24.11.2000
12.02.2025 2182 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EVE GETİRİLEN YENİLİKLER 18.11.2000
12.02.2025 2292 Okunma
Süleyman Karagülle
DEVLETİN AF YETKİSİ VAR MIDIR? 18.11.2000
12.02.2025 2318 Okunma
Süleyman Karagülle
İFRAT VE TEFRİT(KEHF28) 18.11.2000
12.02.2025 2244 Okunma
Süleyman Karagülle
MATEMATİK İLE İfrat ve tefrit nedir? 11.11.2000
12.02.2025 2528 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’AN MATEMATİĞİ TARİKATI 11.112000
12.02.2025 2440 Okunma
Süleyman Karagülle
NEFİSTE SABIR(kehf28) 11.11.2000
12.02.2025 2094 Okunma
Süleyman Karagülle
OKUMA/ TİLÂVET EMRİ 04.11.2000
12.02.2025 2179 Okunma
Süleyman Karagülle
SÖMÜRÜ VE ÇARE 04.11.2000
12.02.2025 2180 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLERDEN HABERLER 28.10.2000
12.02.2025 2159 Okunma
Süleyman Karagülle
MESKENLER VE İŞYERLERİ AYETİ 28.10.2000
12.02.2025 2310 Okunma
Süleyman Karagülle
BOZULMA (ENTROPİ) 28.10.2000
12.02.2025 2283 Okunma
Süleyman Karagülle
ERMENİ KATLİAMI 14.10.2000
12.02.2025 1995 Okunma
Süleyman Karagülle
MARKETTE SELEM UYGULAMASI 14.10.2000
12.02.2025 1994 Okunma
Süleyman Karagülle
FAİZSİZ İŞLETME 14.10.2000
12.02.2025 2137 Okunma
Süleyman Karagülle
BELGRAD OLAYI 07.10.2000
12.02.2025 2152 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜTEŞÂBİH ÂYETLER 07.10.2000
12.02.2025 2403 Okunma
Süleyman Karagülle
MEDENİYETLERİN ÖMRÜ 30.09.200
12.02.2025 2406 Okunma
Süleyman Karagülle
AHMET BÜLBÜL’ÜN ÖLÜMÜ VESİLESİYLE; 30.09.2000
12.02.2025 2329 Okunma
Süleyman Karagülle
Rektör Ethem Ruhi Fığlalıya cevap 23.09.2000
12.02.2025 1915 Okunma
Süleyman Karagülle
KURANDA MUCİZE-1 23.09.2000
12.02.2025 2284 Okunma
Süleyman Karagülle
BİR YETKİLİ YÜKSEK HAKİM DEDİ Kİ: 09.09.2000
23.03.2024 2332 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EV ÇALIŞMALARI 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 2142 Okunma
Süleyman Karagülle
Sana ruhtan soruyorlar 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 2112 Okunma
Süleyman Karagülle
SİSTEMATİK HATA 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 2266 Okunma
Süleyman Karagülle
ŞERİAT VE MEMUR KARARNAMESİ 02.09.2000
23.03.2024 2120 Okunma
Süleyman Karagülle
Heisenberg’in meşhur “kuvantum teorisi” 02.09.2000
23.03.2024 2509 Okunma
Süleyman Karagülle
DEPREMİN FIKHI 26 AĞUSTOS 2000
23.03.2024 2158 Okunma
Süleyman Karagülle
Z E L Z E L E 26 ağustos 2000
23.03.2024 2170 Okunma
Süleyman Karagülle
(AHŞAP)İŞLETME HAKKINDA BİLGİ-19.08.2000
14.03.2024 2100 Okunma
Süleyman Karagülle
Bir ülke hırsıza hapis cezasını vermektedir-12082000
14.03.2024 2124 Okunma
Süleyman Karagülle
MEMUR KARARNAMESİ 12.08.2000
14.03.2024 2130 Okunma
Süleyman Karagülle
HÜKÜMET,REKTÖR ATAMALARI..05.08.2000
14.03.2024 2192 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSANIN GÖREVİ 05.08.2000
14.03.2024 2226 Okunma
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE ZELZELE 22.07.2000
14.03.2024 2133 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN ATANMASI 22.07.2000
14.03.2024 2023 Okunma
Süleyman Karagülle
312 inci MADDE 22.07.2000
14.03.2024 2323 Okunma
Süleyman Karagülle
BANDIRMA HATTI 22.07.2000
14.03.2024 2064 Okunma
Süleyman Karagülle
F İ Z İ K 29.07.2000
14.03.2024 2149 Okunma
Süleyman Karagülle
İSLÂM VE DEMOKRASİ 29.07.2000
14.03.2024 2093 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN SEÇİMİ 22.07.2000
14.03.2024 2065 Okunma
Süleyman Karagülle
ABANT TOPLANTISI 22.07.2000
14.03.2024 2115 Okunma
Süleyman Karagülle
HAK VE KUVVET MEDENİYETLERİ 22.07.2000
14.03.2024 1981 Okunma
Süleyman Karagülle
DAYANIŞMA SİSTEMİ 01.07.2000
14.03.2024 2052 Okunma
Süleyman Karagülle
“HERKESE İŞ - HERKESE AŞ” 24.06.2000
14.03.2024 2152 Okunma
Süleyman Karagülle
KİTLERİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ 17.06.2000
14.03.2024 1978 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’ÂN VE MANTIK İLE MATEMATİK 17.04.1999
14.03.2024 2168 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI (2)17.04.1999
14.03.2024 2029 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI 17.04.1999
14.03.2024 1999 Okunma
Süleyman Karagülle
Süleyman Karagüllenin girilmeyen MAKALELERİ-17.04.1999
14.03.2024 2049 Okunma
Süleyman Karagülle
MUSA’YA VERİLEN DOKUZ MUCİZENİN GÜNÜMÜZDEKİ MANASI
19.05.2022 5271 Okunma
1 Yorum 20.05.2022 06:41
Süleyman Karagülle
Elveda
21.08.2021 5889 Okunma
2 Yorum 24.08.2021 15:36
Süleyman Karagülle
İÇKİ YASAĞI
3.05.2021 3905 Okunma
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Dünya
30.04.2021 3621 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ POLİTİKA
29.04.2021 3651 Okunma
Süleyman Karagülle
HEDEF
29.04.2021 3850 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve SON DURUM… (16)
18.04.2021 5750 Okunma
4 Yorum 26.05.2021 00:43
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve son uyarılarım… (15)
11.04.2021 3762 Okunma
Süleyman Karagülle
SOYLU'NUN BEYANI
7.04.2021 4423 Okunma
Süleyman Karagülle
BUNDAN BÖYLE
6.04.2021 3660 Okunma
Süleyman Karagülle
UYARI
6.04.2021 3713 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜDAHALE
4.04.2021 3802 Okunma
Süleyman Karagülle
Seminerler; kendinize görev vereceksiniz (14)
4.04.2021 3613 Okunma
Süleyman Karagülle
TEK ÇIKAR YOL
3.04.2021 4095 Okunma
Süleyman Karagülle
PARTİ KAPATMAK
3.04.2021 3821 Okunma
Süleyman Karagülle
ANAYASA MAHKEMESİ
1.04.2021 3990 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve İ Ç T İ H A D (13)
31.03.2021 5118 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:37
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Akevler Usulü (12)
31.03.2021 4961 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:27
Süleyman Karagülle
Muhterem Abdurrahman Dilipak’a Açık Mektup
31.03.2021 4161 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve DAVET… (11)
31.03.2021 4967 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:13
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerlerinin başlangıcı ve (10)
31.03.2021 3637 Okunma
Süleyman Karagülle
EMİN SARAÇ HOCA HAKKINDA
31.03.2021 4310 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Kur’an Düzeni
31.03.2021 5113 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:01
Süleyman Karagülle
Akevler Kur’an Seminerleri ve GÖREV
31.03.2021 4971 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:52
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE TARİH
31.03.2021 4971 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:47
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-5
31.03.2021 5013 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:37
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-3
31.03.2021 3559 Okunma


© 2026 - Akevler