Süleyman Karagülle
Suriye Sorunu ve Başkanlık
12.12.2015
7955 Okunma, 3 Yorum

AK Partililer ‘Başkanlık sistemini tartışalım’ diyorlar...

Elinizde kamu ve özel televizyonlarınız vardır. Tartışmayı başlatın. Muhalifleri çıkarın. Bu konuda baş muhalifiniz benim. Herhangi bir televizyonda 22-24 saatleri arasını verin. Tartıştırmayı başlatalım. Birini görevli kılın, ikimiz bu programı yönetelim. ‘Tartışalım, tartışalım’ deyip medyayı muhaliflere kapatmak sadece istismardır.

Önce ‘PARLAMENTER SİSTEM’ NEDİR, bunu kavramamız gerekir.

DEVLET BAŞKANI’NIN TARTIŞILMASI devleti zayıflatır. Dolayısıyla Devlet Başkanı tartışmaya katılmasın diye BAŞBAKANLIK VE BAKANLIK SİSTEMİ icat edilmiştir. Halk ve meclisler konuları hükümetle tartışırlar. Onu denetlerler. Gerekirse indirirler. Ama Devlet Başkanı’na toz kondurmazlar. Devlet Başkanı tartışmaz ama sonunda kararı o verir. Yasaları ve kararları o imzalar. Onun dediği uygulanır. Böylece DEVLET YIPRANMAZ ama tartışmalar olur.

Bu sistemi icat edenler Abbasilerdir. Sonra Selçuklular kullandılar. Osmanlılar ise tamamen sistemleştirdiler. Sultan mührü sadrazama (başbakana) verir ve artık o hiçbir işe karışmaz, sadece perde arkasından çalışmalarını takip eder. Hükümet zor duruma gelince onu değiştirir. Hatta halkın heyecanını yatıştırmak için suçsuz olan sadrazamını öldürtür.

Bir savaşa girer de ordu mağlup olursa suç ne padişahın ne de askerindir; suç sadrazamındır, asılır! Merzifonlu Kara Mustafa Paşa böyle asılmıştır. Böylece devletin ve ordunun zafiyeti korunur. Osmanlı İmparatorluğu tek hanedanla 600 sene böyle yaşadı.

BATILILAR bu sistemi aynen aldılar. Hükümeti düşürmeyi meclise verdiler, asılmasını da yargıya bıraktılar. Böylece sistem sürüp gitmektedir. Buna uymayan ABD vardır. Bazı ülkelerde yasalarına aykırı olarak fiilen başkanlık sistemi ile yönetilen devletler vardır. Bugün ABD dışında Rusya da fiilen başkanlık sistemi ile yönetiliyor. Suriye, Azerbaycan, Mısır ve Türkiye de fiilen başkanlık sistemi ile yönetiliyor.

SURİYE SORUNU bugün dört devletin sorunu haline gelmiştir; Suriye, Türkiye, Rusya ve ABD. Dördü de fiilen başkanlık sistemi ile yönetiliyor. SURİYE üzerindeki tartışma başkanlar arasında cereyan ediyor. Yanlışlıkları yüklenecek bir günah keçisi bulunamıyor, dolayısıyla Suriye sorunu çözülemiyor. Birbirleriyle her gün televizyonla çatışan liderlerin barışması veya sorunu çözmesi mümkün mü?!

İşte sorunu bu duruma getiren ortak düşman SERMAYE, Suriye sınırında düşürülen uçak sorunu ile zaferini kazanmıştır. Rusya ambargo koyarak Rusya ekonomisini ve Türkiye ekonomisini felç etmiş, belki yüz milyarlara varan zararlar ortaya çıkmıştır. Bu sayede tüm eski dünyayı ekonomik krize sokmaktadır. Çözüm bulunamıyor. Dört lider hala televizyonlara çıkıp gereksiz konuşmalar yapmaktadırlar.

Rusya’da Gorbaçov müdahale ederek kısmen düzeltme yolunu açmıştır.

PARLAMENTER SİSTEMDE DURUM NASIL ÇÖZÜLÜRDÜ?

Devletlerin hükümetleri bugün cereyan eden olayları aynen yaşarlardı. Çünkü bu olayları çıkaran devletler değil tarihi gelişmedir. Her devlet kendisini koruma durumundadır. Bu durumda devlet başkanlarının yaptığını hükümet başkanları yaparlardı, bakanlar yaparlardı. Yine sonunda uçak düşerdi. Olayların iyiye gitmediğini herkes yaşayarak görürdü. Herkes çözüm aramaya başlardı. Yara deşilmiş ve irin akıtılmıştır; artık sıra yarayı sarmaya ve iyileştirmeye gelmiş olurdu.

Ne var ki Putin, Esed, Erdoğan ve Obama hiç konuşmamış olarak olayların akışını beklemiş olurlardı. Artık herkes devlet başkanlarının diyeceklerine bakar durumda olurdu. O zaman Erdoğan Putin’e telefon eder ve ‘görüşelim’ derdi. Putin de bunu seve seve kabul ederdi. Otururlar ve artık deşilip akıtılmış yarayı nasıl saracaklarını tartışırlardı. Putin Obama’ya, Edoğan da dostu Esed’e telefon eder, bir araya gelip sorunları çözerlerdi. Dünya bu sayede şimdi olduğu gibi meçhuller içinde yüzmezdi.

Buyurun; gücünüz varsa bu makalemi tartışalım...

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
14.12.2015
09:41




Süleyman Karagülle
Süleyman Karagülle


Suriye sorunu ve başkanlık

Son güncelleme: 14 Aralık 2015 07:00

AK Partililer ‘Başkanlık sistemini tartışalım’ diyorlar... 

Elinizde kamu ve özel televizyonlarınız vardır. Tartışmayı başlatın. Muhalifleri çıkarın. Bu konuda baş muhalifiniz benim. Herhangi bir televizyonda 22-24 saatleri arasını verin. Tartıştırmayı başlatalım. Birini görevli kılın, ikimiz bu programı yönetelim.  

Önce ‘PARLAMENTER SİSTEM’ NEDİR, bunu kavramamız gerekir. 

DEVLET BAŞKANI’NIN TARTIŞILMASI devleti zayıflatır. Dolayısıyla Devlet Başkanı tartışmaya katılmasın diye BAŞBAKANLIK VE BAKANLIK SİSTEMİicat edilmiştir. Halk ve meclisler konuları hükümetle tartışırlar. Onu denetlerler. Gerekirse indirirler. Ama Devlet Başkanı’na toz kondurmazlar. 

Devlet Başkanı tartışmaz ama sonunda kararı o verir. Yasaları ve kararları o imzalar. Onun dediği uygulanır. Böylece DEVLET YIPRANMAZ ama tartışmalar olur. 

Bu sistemi icat edenler Abbasilerdir. Sonra Selçuklular kullandılar.Osmanlılar ise tamamen sistemleştirdiler. 

Sultan mührü sadrazama (başbakana) verir ve artık o hiçbir işe karışmaz, sadece perde arkasından çalışmalarını takip eder. Hükümet zor duruma gelince onu değiştirir. Hatta halkın heyecanını yatıştırmak için suçsuz olan sadrazamını öldürtür. 

Bir savaşa girer de ordu mağlup olursa suç ne padişahın ne de askerindir; suç sadrazamındır, asılır! Merzifonlu Kara Mustafa Paşa böyle asılmıştır. Böylece devletin ve ordunun zafiyeti korunur. Osmanlı İmparatorluğu tek hanedanla 600 sene böyle yaşadı. 

BATILILAR bu sistemi aynen aldılar. Hükümeti düşürmeyi meclise verdiler, asılmasını da yargıya bıraktılar. Böylece sistem sürüp gitmektedir. Buna uymayan ABD vardır. Bazı ülkelerde yasalarına aykırı olarak fiilen başkanlık sistemi ile yönetilen devletler vardır. Bugün ABDdışında Rusya da fiilen başkanlık sistemi ile yönetiliyor. Suriye, Azerbaycan, Mısır ve Türkiye de fiilen başkanlık sistemi ile yönetiliyor. 

SURİYE SORUNU bugün dört devletin sorunu haline gelmiştir; Suriye, Türkiye, Rusya ve ABD. Dördü de fiilen başkanlık sistemi ile yönetiliyor.SURİYE üzerindeki tartışma başkanlar arasında cereyan ediyor. Yanlışlıkları yüklenecek bir günah keçisi bulunamıyor, dolayısıyla SURİYE SORUNU çözülemiyor. Birbirleriyle her gün televizyonla çatışan liderlerin barışması veya sorunu çözmesi mümkün mü?! 

İşte sorunu bu duruma getiren ortak düşman SERMAYE, Suriye sınırında düşürülen uçak sorunu ile zaferini kazanmıştır. Rusya ambargo koyarak Rusya ekonomisini ve Türkiye ekonomisini felç etmiş, belki yüz milyarlara varan zararlar ortaya çıkmıştır. Bu sayede tüm eski dünyayı ekonomik krize sokmaktadır. Çözüm bulunamıyor. Dört lider hâlâ televizyonlara çıkıp gereksiz konuşmalar yapmaktadırlar. 

Rusya’da Gorbaçov müdahale ederek kısmen düzeltme yolunu açmıştır. 

PARLAMENTER SİSTEMDE SORUN NASIL ÇÖZÜLÜRDÜ? 

Devletlerin hükümetleri bugün cereyan eden olayları aynen yaşarlardı. Çünkü bu olayları çıkaran devletler değil tarihi gelişmedir. Her devlet kendisini koruma durumundadır. Bu durumda devlet başkanlarının yaptığını hükümet başkanları yaparlardı, bakanlar yaparlardı. Yine sonunda uçak düşerdi. Olayların iyiye gitmediğini herkes yaşayarak görürdü. Herkes çözüm aramaya başlardı. Yara deşilmiş ve irin akıtılmıştır; artık sıra yarayı sarmaya ve iyileştirmeye gelmiş olurdu. 

Ne var ki Putin, Esed, Erdoğan ve Obama hiç konuşmamış olarak olayların akışını beklemiş olurlardı. Artık herkes devlet başkanlarının diyeceklerine bakar durumda olurdu. O zaman Erdoğan Putin’e telefon eder ve ‘görüşelim’ derdi. Putin de bunu seve seve kabul ederdi. Otururlar ve artık deşilip akıtılmış yarayı nasıl saracaklarını tartışırlardı. Putin Obama’ya, Edoğan da Esed’e telefon eder, bir araya gelip, sorunları çözerlerdi. Dünya bu sayede şimdi olduğu gibi meçhuller içinde yüzmezdi. 

Buyurun; gücünüz varsa bu makalemi tartışalım... 

Not: “TAHİR ELÇİ’Yİ KİM ÖLDÜRDÜ” makalemi de tavsiye ederim; www.akevler.org sitemizin “Makaleler” bölümünden okuyabilirsiniz. 



Reşat Nuri Erol
15.12.2015
08:04


http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/suleyman-karagulle/suriye-sorunu-ve-baskanlik-13045.html

BUGÜN BU SAATE KADAR

Bu makale 2.502 kez okundu



Reşat Nuri Erol
20.12.2015
07:10




http://haber.star.com.tr/yazar/baskanlik/yazi-1077360

Başkanlık


STAR, YİĞİT BULUT20 Aralık 2015 Pazar

Sözü uzatmayalım ve sorunun ardından tespitler yapalım; Coğrafyamız neden önemli? 

Fatih, Roma’nın duvarlarını vura vura yıktığında Roma 1100 yıl burada Dünya düzenine hükmetmişti... YIKILAN ROMA idi asla Bizans değil! Bizans’ın kalıntıları belki hala içimizde saklanıyor!

Osmanlı 700 seneye yakın dünya denklemini buradan şekillendirdi...

Geriye doğru gidersek, Osmanlı’dan önce de bu bölgeye hakim olan GÜÇ, bölge ve “periferisini” yönetti, Dünya Düzeni ile Denklemine “sözünü” geçirdi...

EN ÖNEMLİSİ; YUKARIDA ADI GEÇEN SİSTEMLER HEP LİDERLİK-BAŞKANLIK İLE YÖNETİLDİ!

Daha açık yazalım; bu yapıların ana bir unsuru vardı; iyi kurulmuş bir “kontrol-denge” mekanizması içinde öne çıkan “LİDERLİK”, bugünün diliyle; BAŞKANLIK!

Bu topraklar üzerinde yaşayanlar yani “bizlerin” ataları güçlü liderlerin peşinde hayatlarını vermişler ve “liderini” seven bir yapı bizim DNA’larımıza işlemiş... Bu coğrafya LİDER seviyor!

Ve işin garibi ne zaman liderler güçlenmiş, sistemin zayıfladığı her dönemde özellikle YERLEŞİK DÜZEN’in halkın aleyhine gelişmeye başladığı 1854 sonrası, “Düzen, sistemi yenerek liderini elinden almış”! Buna 1933 sonrası da dahil! 2001 krizinden 2013 darbe denemelerine kadar detaylara İstanbul-Mısır-Şam üçgeninde çok dikkatli bakın!

Doğal lideri olan ve toplumu kucaklayan siyasi hareketler 100-150 yılda bir ortaya çıkar ve SİYASAL SİSTEM bu liderliği taşıyacak şekilde kurgulanmalı ve doğal akışın yolunu açmalıdır...

Başkanlık, bu yolda gelinebilecek “en noktası” olup, Türkiye’nin daha hızlı hareket etmesi için gerekli adımlar gecikmeden atılmalıdır...

Toplumların LİDER eksikliğini derinden hissettiği bir dönemde, Türkiye 100. yılına girerken “en noktasına” çıkabilir ve LİDER’in vizyonu, TOPLUMSAL bir uzlaşma içinde sistemin taçlandırılmasıyla kalıcı bir hale gelebilir...

Başkanlık şahıslar için değil bu coğrafya ve toplum için “en noktasına” giden doğru adımdır. Başkanlık, ülke için, sistem için ve en önemlisi YERLEŞİK DÜZEN’in her zaman fırsat bulduğunda kanını-canını emdiği bizler yani bu toprakların insanları için sigorta olacaktır...

TARTIŞALIM..
.





Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
ADİLDÜZENDE GENELHİZMET-V-ENVANTER MUHASEBE 02.03.2001
12.03.2026 498 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -IV MUHASEBE 23.02.2001
12.03.2026 490 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENELHİZMETLER –III -YAPI KAYDI 16.02.2001
12.03.2026 473 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER EVRAK KAYITLARI-09.02.2001
12.03.2026 453 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -BAŞKAN 02.02.2001
12.03.2026 421 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENE GİRİŞ 26.01.2001
12.03.2026 568 Okunma
Süleyman Karagülle
FATİHA SÛRESİNİN DEMOKRATİK YORUMU 19012001
12.03.2026 617 Okunma
Süleyman Karagülle
KADİR- 3 12.01.2001
12.03.2026 762 Okunma
Süleyman Karagülle
SEÇKİN SAYILAR VE 19 MUCİZESİ 05.01.2001
12.02.2025 1925 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLARIN TASFİYESİ KANUNU 22.12.2000
12.02.2025 1404 Okunma
Süleyman Karagülle
BORÇLAR 22.12.2000
12.02.2025 1477 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ BORÇ(BAKARA278-279) 22.12.2000
12.02.2025 1494 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP ARALIK ÇALIŞMALARI 15.12.2000
12.02.2025 1598 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL ÇALIŞMA KURALLARI: 15.12.2000
12.02.2025 1611 Okunma
Süleyman Karagülle
MUKASSİMÂT(zariyat4.ayet) 15.12.2000
12.02.2025 1624 Okunma
Süleyman Karagülle
GENEL DURUM VE ÇÖZÜM 08.12.2000
12.02.2025 1658 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLER DENGE KULÜBÜ SÖZLEŞMESİ 08.12.2000
12.02.2025 1463 Okunma
Süleyman Karagülle
C Â R İ Y Â T (ZARİYAT3.AYET) 08.12.2000
12.02.2025 1466 Okunma
Süleyman Karagülle
K Ü R T Ç E 01.12.2000
12.02.2025 1673 Okunma
Süleyman Karagülle
ORUÇ BABA 01.12.2000
12.02.2025 1481 Okunma
Süleyman Karagülle
M E S İ H 01.12.2000
12.02.2025 1646 Okunma
Süleyman Karagülle
HÂMİLÂT (YÜKLER) 01.12.2000
12.02.2025 1580 Okunma
Süleyman Karagülle
“ZÂRİYÂT-1- ÂYETİ”Nİ AÇIKLAYALIM: 24.11.2000
12.02.2025 1477 Okunma
Süleyman Karagülle
TESİR ÇİFTİ 24.11.2000
12.02.2025 1563 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EVE GETİRİLEN YENİLİKLER 18.11.2000
12.02.2025 1548 Okunma
Süleyman Karagülle
DEVLETİN AF YETKİSİ VAR MIDIR? 18.11.2000
12.02.2025 1633 Okunma
Süleyman Karagülle
İFRAT VE TEFRİT(KEHF28) 18.11.2000
12.02.2025 1622 Okunma
Süleyman Karagülle
MATEMATİK İLE İfrat ve tefrit nedir? 11.11.2000
12.02.2025 1953 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’AN MATEMATİĞİ TARİKATI 11.112000
12.02.2025 1603 Okunma
Süleyman Karagülle
NEFİSTE SABIR(kehf28) 11.11.2000
12.02.2025 1673 Okunma
Süleyman Karagülle
OKUMA/ TİLÂVET EMRİ 04.11.2000
12.02.2025 1624 Okunma
Süleyman Karagülle
SÖMÜRÜ VE ÇARE 04.11.2000
12.02.2025 1728 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLERDEN HABERLER 28.10.2000
12.02.2025 1604 Okunma
Süleyman Karagülle
MESKENLER VE İŞYERLERİ AYETİ 28.10.2000
12.02.2025 1674 Okunma
Süleyman Karagülle
BOZULMA (ENTROPİ) 28.10.2000
12.02.2025 1643 Okunma
Süleyman Karagülle
ERMENİ KATLİAMI 14.10.2000
12.02.2025 1578 Okunma
Süleyman Karagülle
MARKETTE SELEM UYGULAMASI 14.10.2000
12.02.2025 1454 Okunma
Süleyman Karagülle
FAİZSİZ İŞLETME 14.10.2000
12.02.2025 1531 Okunma
Süleyman Karagülle
BELGRAD OLAYI 07.10.2000
12.02.2025 1595 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜTEŞÂBİH ÂYETLER 07.10.2000
12.02.2025 1745 Okunma
Süleyman Karagülle
MEDENİYETLERİN ÖMRÜ 30.09.200
12.02.2025 1749 Okunma
Süleyman Karagülle
AHMET BÜLBÜL’ÜN ÖLÜMÜ VESİLESİYLE; 30.09.2000
12.02.2025 1708 Okunma
Süleyman Karagülle
Rektör Ethem Ruhi Fığlalıya cevap 23.09.2000
12.02.2025 1396 Okunma
Süleyman Karagülle
KURANDA MUCİZE-1 23.09.2000
12.02.2025 1685 Okunma
Süleyman Karagülle
BİR YETKİLİ YÜKSEK HAKİM DEDİ Kİ: 09.09.2000
23.03.2024 1715 Okunma
Süleyman Karagülle
AHŞAP EV ÇALIŞMALARI 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 1717 Okunma
Süleyman Karagülle
Sana ruhtan soruyorlar 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 1770 Okunma
Süleyman Karagülle
SİSTEMATİK HATA 09 EYLÜL 2000
23.03.2024 1843 Okunma
Süleyman Karagülle
ŞERİAT VE MEMUR KARARNAMESİ 02.09.2000
23.03.2024 1650 Okunma
Süleyman Karagülle
Heisenberg’in meşhur “kuvantum teorisi” 02.09.2000
23.03.2024 2034 Okunma
Süleyman Karagülle
DEPREMİN FIKHI 26 AĞUSTOS 2000
23.03.2024 1758 Okunma
Süleyman Karagülle
Z E L Z E L E 26 ağustos 2000
23.03.2024 1699 Okunma
Süleyman Karagülle
(AHŞAP)İŞLETME HAKKINDA BİLGİ-19.08.2000
14.03.2024 1533 Okunma
Süleyman Karagülle
Bir ülke hırsıza hapis cezasını vermektedir-12082000
14.03.2024 1665 Okunma
Süleyman Karagülle
MEMUR KARARNAMESİ 12.08.2000
14.03.2024 1613 Okunma
Süleyman Karagülle
HÜKÜMET,REKTÖR ATAMALARI..05.08.2000
14.03.2024 1671 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSANIN GÖREVİ 05.08.2000
14.03.2024 1652 Okunma
Süleyman Karagülle
EKONOMİDE ZELZELE 22.07.2000
14.03.2024 1673 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN ATANMASI 22.07.2000
14.03.2024 1601 Okunma
Süleyman Karagülle
312 inci MADDE 22.07.2000
14.03.2024 1677 Okunma
Süleyman Karagülle
BANDIRMA HATTI 22.07.2000
14.03.2024 1636 Okunma
Süleyman Karagülle
F İ Z İ K 29.07.2000
14.03.2024 1754 Okunma
Süleyman Karagülle
İSLÂM VE DEMOKRASİ 29.07.2000
14.03.2024 1631 Okunma
Süleyman Karagülle
REKTÖRLERİN SEÇİMİ 22.07.2000
14.03.2024 1587 Okunma
Süleyman Karagülle
ABANT TOPLANTISI 22.07.2000
14.03.2024 1671 Okunma
Süleyman Karagülle
HAK VE KUVVET MEDENİYETLERİ 22.07.2000
14.03.2024 1535 Okunma
Süleyman Karagülle
DAYANIŞMA SİSTEMİ 01.07.2000
14.03.2024 1570 Okunma
Süleyman Karagülle
“HERKESE İŞ - HERKESE AŞ” 24.06.2000
14.03.2024 1625 Okunma
Süleyman Karagülle
KİTLERİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ 17.06.2000
14.03.2024 1526 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’ÂN VE MANTIK İLE MATEMATİK 17.04.1999
14.03.2024 1690 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI (2)17.04.1999
14.03.2024 1580 Okunma
Süleyman Karagülle
“ADİL DÜZEN” DERGİ PLANI 17.04.1999
14.03.2024 1602 Okunma
Süleyman Karagülle
Süleyman Karagüllenin girilmeyen MAKALELERİ-17.04.1999
14.03.2024 1591 Okunma
Süleyman Karagülle
MUSA’YA VERİLEN DOKUZ MUCİZENİN GÜNÜMÜZDEKİ MANASI
19.05.2022 4671 Okunma
1 Yorum 20.05.2022 06:41
Süleyman Karagülle
Elveda
21.08.2021 4969 Okunma
2 Yorum 24.08.2021 15:36
Süleyman Karagülle
İÇKİ YASAĞI
3.05.2021 3561 Okunma
Süleyman Karagülle
Türkiye ve Dünya
30.04.2021 3207 Okunma
Süleyman Karagülle
DIŞ POLİTİKA
29.04.2021 3149 Okunma
Süleyman Karagülle
HEDEF
29.04.2021 3264 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve SON DURUM… (16)
18.04.2021 5088 Okunma
4 Yorum 26.05.2021 00:43
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve son uyarılarım… (15)
11.04.2021 3351 Okunma
Süleyman Karagülle
SOYLU'NUN BEYANI
7.04.2021 3791 Okunma
Süleyman Karagülle
BUNDAN BÖYLE
6.04.2021 3104 Okunma
Süleyman Karagülle
UYARI
6.04.2021 3144 Okunma
Süleyman Karagülle
MÜDAHALE
4.04.2021 3020 Okunma
Süleyman Karagülle
Seminerler; kendinize görev vereceksiniz (14)
4.04.2021 3116 Okunma
Süleyman Karagülle
TEK ÇIKAR YOL
3.04.2021 3478 Okunma
Süleyman Karagülle
PARTİ KAPATMAK
3.04.2021 3302 Okunma
Süleyman Karagülle
ANAYASA MAHKEMESİ
1.04.2021 3447 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve İ Ç T İ H A D (13)
31.03.2021 4542 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:37
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Akevler Usulü (12)
31.03.2021 4378 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:27
Süleyman Karagülle
Muhterem Abdurrahman Dilipak’a Açık Mektup
31.03.2021 3591 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve DAVET… (11)
31.03.2021 4312 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:13
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerlerinin başlangıcı ve (10)
31.03.2021 3108 Okunma
Süleyman Karagülle
EMİN SARAÇ HOCA HAKKINDA
31.03.2021 3715 Okunma
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve Kur’an Düzeni
31.03.2021 4437 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 22:01
Süleyman Karagülle
Akevler Kur’an Seminerleri ve GÖREV
31.03.2021 4380 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:52
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE TARİH
31.03.2021 4336 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:47
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-5
31.03.2021 4388 Okunma
1 Yorum 02.04.2021 21:37
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-3
31.03.2021 2907 Okunma


© 2026 - Akevler