PARA-İslam'da denge/Altın ve Gümüş
Süleyman Karagülle
2179 Okunma
26-PARA'NIN HAPSİ

         23        PARANIN HAPSİ

 

 

 

           Avrupa ekonomistlerinin bir türlü içinden çıkamadıkları bir mesele vardır. Fiatlar ile para arasındaki bağıntıyı bir türlü bulamamışlardır. Aslında genel fizik kanunlarını bilenler için bu mesele çok basittir. Bu iş elektrik yükü, elektrik akımı ve elektrik gerilmesi arasındaki farka benzer. Mal müsbet yük, para menfi yük, fiat farkı gerilimin tersi ve üretme ile tüketme ise elektrik akımına benzer.

Elektrikte bilinen çok basit kanunlar vardır. Menfi yük daima müsbet yüke eşittir. Öyleyse para mala eşittir. Bunu zaten yukarıda uzun uzun izah etmiştik. Gerilim farkı, elektriği bir yönden diğer yöne akıtır. Öyleyse fiat farkı da parayı bir tarafa,'malı diğer tarafa akıtır. Para ucuz olan mala doğru, mal ise pahalı olan yere doğru akar.

İktisatta, elektrikte olmayan bir hususiyet vardır. Mal bir tarafa giderken, aksi yönde para da akar. Bu insanlar için koyduğumuz mülkiyet düzeninin, yani paranın tarifinin bir sonucudur. Yani elektrikte yalnız menfi yük akabildiği halde, iktisatta bu pek olmuyor. Para bir taraftan diğer tarafa akarken, mal da aksi yönde akar.

Demek oluyor ki, fiat dediğimiz unsur statik bir hadisedir. Bir ülkede hiç üretme ve hiç tüketme olmayabilir. Mallar tüccarda, para da halkta durur ve çeşitli nedenlerle bunlar bu malları alıp kullanmıyabilirler. Yeni malları da üretmiyebilirler. Ancak bir ülkede ne kadar para varsa, o kadar da mal vardır ve fiatlar buna göre kurulur. Her malın fiatı diğer malların nezdindeki değerini daima korur.

Üretme ise mevcut para veya mal ile ilgili değildir, aksine mevcut mal ve paranın hareketi ile ilgilidir. Eğer bir ülkede para hareketli ise yani çok muamele görüyorsa, o ülkede üretme ve tüketme de boldur. Ekonomik canlılık vardır. Aksine eğer para hareket etmiyorsa, dolayisiyle mal da hareket etmiyorsa, o ülke de fiat dengesi varolabilir amma ekonomik durgunluk da mevcut olabilir. Bu çok zararlı bir şeydir.

          Sermaye vergisi kişileri harekete zorlar. Kişiler zarar da etseler vergi ödemek durumunda oldukları için sermayelerini boş durdurmayıp çalıştırmak ve vergilerini ödemek durumundadırlar. Dolayisiyle bu paraya hız verir, paranın hareketi ekonomiye de hız verir.

Aksine paranın depo edilip durdurulması, âtıl hale getirilmesi ise durgunluk meydana getirir ve bu durgunluk bütün ülkeyi sararak yıkılışa neden olur. Paranın durmaması için önce teşebbüs imkânları ardına kadar açık olmalıdır. Müteşebbisler, bir sıkıntıya girmeksizin teşebbüste bulunabilmelidirler. Müteşebbis olmayanlar da faizsiz olarak müteşebbislere paralarını kredi olarak vermek zorunda olmalıdırlar. Böylece paralarını kendileri çalıştıranlar kendileri çalıştırmış olurlar, çalıştırmıyanlar ise başkalarına verirler.

Parayı başka müteşebbislere verirken de iki yoldan birini tercih etme durumundadırlar. Sadece vergiden kurtulmak suretiyle 'kâr ve zararı müteşebbise ait olmak üzere' verirler; buna karz-ı hasen denmektedir. Burada borç verenin menfaati, devlete vermesi gereken vergiden kurtulmuş olmasıdır. Bu işlemin yürüyebilmesi için, faizin yasak ve borçlanmaların devlet teminatı altında olması gerekir.

İkinci yol ise, sermaye sahibi ile müteşebbisin ortak olmasıdır. Bu taktirde zarar sermayenindir, kâr ise aralarında bölüşülür. Biri sermaye hakkını, diğeri de emeğinin hakkını almış olur. Zarar halinde ise birinin sermayesi, diğerinin çalışması ve emeği gider.

Faiz ilk bakışta paranın hareketini sağlar gibi görünürse de, tamamen aksi tesir yapar. Kişiler, faiz alalım diye paralarını borç olarak vermezler ve ekonomik durgunluk olur. Mallar pahalılaşır, daha çok kâr etme durumuna düşerler ve enflâsyona sebebiyet verir. Enflâsyon ise daha fazla kârı ve faizi gerektirir. Böylece faiz, paranın hareketini frenliyen bir unsur olur.

 

 

 

 

                                                                          

 

 

 

 

 

 


PARA-İslam'da denge/Altın ve Gümüş
1-1-kapak içi
2287 Okunma
2-2-takdim-REŞAT EROL
2116 Okunma
2-2-takdim-reşat erol
2060 Okunma
3-3-önsöz-süleyman karagülle
2455 Okunma
4-4-YAŞAMA DÜZENİ
2142 Okunma
5-5-HAYVANLARDA YAŞAMA DÜZENİ
2024 Okunma
6-6-İNSANLARDA YAŞAMA DÜZENİ
2111 Okunma
7-7-ÜRETTİĞİ KADAR TÜKETME ESASI
2130 Okunma
8-8-ÜRÜNÜN TÜKENMEMESİ ESASI
2200 Okunma
9-9-VERİP KARŞILIĞINI ALMA ESASI
2111 Okunma
10-10-GÜMÜŞ SENET
2186 Okunma
11-11-ALTIN SENET
2226 Okunma
12-12-HAZİNE ALTINI
2283 Okunma
13-13-SERBEST FİAT
2089 Okunma
14-14-ALTIN VE GÜMÜŞ DENGESİ
2452 Okunma
15-15-ALTIN VE MİLLÎ GELİR
2136 Okunma
16-16-ALTIN VE ÜLKELER ARASI DENGE
2530 Okunma
17-17-GÜMÜŞ STOKU VE ÜLKELER ARASI DENGE
4876 Okunma
18-18-ALTIN FİATI
2353 Okunma
19-19-HAZİNEDE GÜMÜŞ STOKU
2273 Okunma
20-20-SERMAYE VERGİSİ İLE PARA DENGESİ
2174 Okunma
21-21-DENK MALLAR
2083 Okunma
22-22-KREDİ
2059 Okunma
23-23-SENET PARA
2334 Okunma
24-24-FİATLARA MÜDAHELE
2067 Okunma
25-25-NAKDÎ VE GELİR VERGİSİ
2192 Okunma
26-26-PARA'NIN HAPSİ
2179 Okunma
27-27-KARŞILIKSIZ PARA
1982 Okunma
28-28-İŞLETME VE MUAMELE VERGİSİ
2098 Okunma
29-29-HAZİNE'NİN FONKSİYONU
2283 Okunma
30-30-VERESİYE VE FAİZ
2970 Okunma
31-31-ÜCRET
2124 Okunma
32-32-TEKEL
2092 Okunma
33-33-DEPO EDİLEMEZ MALLAR
2260 Okunma
34-34-İÇİNDEKİLER
2156 Okunma
34-34-İÇİNDEKİLER
2079 Okunma
35-35-PARA DENGESİNİN RİYAZİ TAHLİLLERİ
2464 Okunma
36-36-YAŞAMADÜZENİ
2042 Okunma
38-38-İNSANLARDA YAŞAMA DÜZENİ
1975 Okunma
39-39-ÜRÜNÜN TÜKENMEMESİ ESASI
1984 Okunma
40-40-GÜMÜŞ SENET
1947 Okunma
41-41-HAZİNE ALTINI
2014 Okunma
42-42-ALTIN VE GÜMÜŞ DENGESİ
1976 Okunma
43-43-ALTIN VE ÜLKELER ARASI DENGE
2072 Okunma
44-44-ALTIN FİATI
1964 Okunma
45-45-SERMAYE VERGİSİ İLE PARA DENGESİ
2076 Okunma
46-46-KREDİ
2025 Okunma
47-47-FİATLARA MÜDAHELE
1962 Okunma
48-48-PARANIN HAPSİ
1951 Okunma
49-49-İŞLETME VE MUAMELE VERGİSİ
1890 Okunma
50-50-VERESİYE VE FAİZ
2055 Okunma
51-51-TEKEL
2027 Okunma
52-52-ŞER'İ AYLARIN TAKVİMİ
2231 Okunma
53-53-VEDA AYININ MANASI
2130 Okunma
54-54-PARA KİTABININ ŞER'İ DELİLLERİ
1946 Okunma
54-54-ŞER'İ DELİLLERİ
2005 Okunma
55-55-PARA KİTABI ŞERİ DELİLLERİ
2287 Okunma

© 2026 - Akevler