Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1253
Lokman Suresi Tefsiri 19. Ayet
29.06.2024
1791 Okunma, 0 Yorum

LOKMAN SÛRESİ - 14. Hafta

 

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

وَاقْصِدْ فِي مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَ إِنَّ أَنْكَرَ الْأَصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَمِيرِ (19)

Ve yürümende orta yollu ol ve sesinden kıs. Kesinlikle seslerin en yadırgananı eşeklerin sesidir. (19)

 

وَاقْصِدْ فِي مَشْيِكَ

Ve yürümende orta yollu ol.

 

Emir fiil cümlesi

Atıf
harfi

Mefûlun fih

Fâil

Fiil

Mecrur

Cârr

Fâil
Muzâfun ileyh

Şibh-i fiil
Muzâf

كَ

مَشْيِ

فِي

أَنْتَ

اقْصِدْ

وَ

 

وَ: “Ve” demektir. Atıf harfidir. Önceki ayetteki لَا تَمْشِ فِي الْأَرْضِ مَرَحًا cümlesine اقْصِدْ فِي مَشْيِكَ cümlesini atfetmektedir.

اقْصِدْ: “Orta yollu, ılımlı ol” demektir. قصد kökünden ikinci bâbdan ikinci şahıs eril tekil emir malum fiildir. Bir işte dengeli ve orta yollu olmak manasındadır. Yolda ilerlerken yolun ortasından kenarlara sapmadan ilerlemektir. Bir işin beklenmedik sorunlar ortaya çıkmadan planlandığı gibi ilerlemesi demektir. جور kökünün zıttıdır. جَوْر mastarı kastedilen bir yönde ilerlerken yana kayarak yolundan sapmak, yolun yanında olmak manasındadır. Bu mastar manasından kayılan yanda olan manasında جَار ıstılahi olarak yanında olan olarak “komşu” anlamındadır.

وَعَلَى اللَّهِ قَصْدُ السَّبِيلِ وَمِنْهَا جَائِرٌ

Allah’ın üzerinedir yolun orta yollusu ve ondan yanda olan vardır. (Nahl 9)

Bu ayette السَّبِيلِ istiğrak içindir. Tüm yollar demektir. السَّبِيلِ sadece üzerinde gidilen fiziksel yol demek değildir. Bir hedefe ulaşmak için uygulanan yollar, yöntemler, yol haritasını ifade eder. Cair olan ise bu yolun ortasından ilerlemeyendir. Günümüz ekonomik sistemlerinin yolları cairdir. Kenarlarda ilerler. Bir türlü ortadan ilerleyemez. İnsanlar ne yapacaklarını şaşırırlar. Bir grup sermaye sahibi sistemi cair yollarda ilerletirken yolun sağ kenarından mı sol kenarından mı gidileceğini belirlerler ve hep onlar kazanır. Diğer insanlar da Bitcoin’e mi, dolara mı euroya mı borsaya mı paramı yatırayım diye kafa yorar dururlar. Hep kazanan Sömürücü Sermaye olur. Bu yolun cair olanıdır. Yolun kasd olanı Allah’ın yoludur. Herkes elindeki ile yarın ne alacağını bilir. Elindeki parayla 1 sene sonra bile ne alacağı bellidir. Vergi yani zekât denge halindedir. Hiçbir şekilde kenarlara kaymaz, cair olmaz. Bunun için günümüzde tanımlanmış tek sistem yolların kasd olanlarından olan Adil Düzendir.

فِي: “İçinde” demektir. Harf-i cerdir.

مَشْيِ: “Yürümek” demektir. مشي kökünden ikinci bâbdan mastardır.

كَ: “Sen” demektir. Mecrur muttasıl zamirdir. Lokman’ın öğüt verdiği oğludur.

مَشْيِكَ: “Senin yürümen” demektir. Lafzi izafettir. Fiil fâile izafe edilmiştir.

فِي مَشْيِكَ: “Yürümende” demektir.

اقْصِدْ فِي مَشْيِكَ: “Yürümende orta yollu ol” demektir. Önceki ayette Lokman oğluna yerde coşkulu, havalı yürüme dedikten sonra olması gereken yürüme şeklini de bu ayette söylemektedir. Ne havalı havalı yürü ne de süklüm püklüm ezik bir şekilde yürü demektedir.

Burada ayet اقْصِدْ فِي مَمْشِيكَ şeklinde mimli mastarla gelmemiştir. Mimli mastarlar tekil, ikil ve çoğul olabilir. Mimsiz mastarlar ise sayı bildirmezler. Eğer mimli mastarla gelseydi kastedilen Lokman’ın oğlunun sadece bir yürümesi olacaktı. Mimsiz mastarla gelerek ne zaman yürürse yürüsün her yürümesinde orta yollu olmasını emretmektedir.

 

وَاغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَ

Ve sesinden kıs.

 

Emir fiil cümlesi

Atıf
harfi

Mefûlün bih GS

Fâil

Fiil

Mecrur

Cârr

Muzâfun
ileyh

Muzâf

كَ

صَوْتِ

مِنْ

أَنْتَ

اغْضُضْ

وَ

 

وَ: “Ve” demektir. Atıf harfidir. اقْصِدْ فِي مَشْيِكَ cümlesine اغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَ cümlesini atfetmektedir.

اغْضُضْ: “Kıs, kısıtla” demektir. غضض kökünden birinci bâbdan ikinci şahıs eril tekir emir malum fiildir. Kuran’da ses ve görme için kullanılır. Sesin şiddetini ve sertliğinin azaltarak yumuşak ve düşük hale getirmek, görüşte ise görme dikkatini azaltmak anlamındadır.

مِنْ: “-den” demektir.

صَوْتِ: “Ses” demektir. صوت kökünden çıkarılan ses manasında isimdir. Çoğulu أَصْوَات dır.

كَ: “Sen” demektir. Mecrur muttasıl zamirdir. Lokman’ın oğludur.

صَوْتِكَ: “Sesin” demektir.

مِنْ صَوْتِكَ: “Sesinden” demektir.

اغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَ: “Sesinden kıs” demektir.

Kuran’da غضض kökünden fiil dört yerde geçmektedir.

قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ

Mümin erkeklere söyle, görmelerinden kısıtlasınlar. (Nur 30)

وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَارِهِنَّ

Mümin kadınlara söyle, görmelerinden kısıtlasınlar. (Nur 31)

Bu iki ayette de مِنْ harf-i ceri kullanılmıştır. Tüm görmelerini kısıtlamıyorlar, bazı görmeleri kısıtlıyorlar. Eğer مِنْ harf-i ceri kullanılmasaydı her zaman görmelerini kısıtlamaları gerekliydi. Erkek ve kadınlar için ardı ardına iki ayette bu ifade geldiği için kısıtlamalar karşı cinsi görmeyle ilgilidir. مِنْ harf-i ceri gelmeseydi karşı cinse bakışların tamamı kısıtlanacaktı. Bu tamamen bakmamak anlamında değildir. Kendi eşleri dışındakilere cinsel amaçlı bakmamalarıdır.

إِنَّ الَّذِينَ يَغُضُّونَ أَصْوَاتَهُمْ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ أُولَئِكَ الَّذِينَ امْتَحَنَ اللَّهُ قُلُوبَهُمْ لِلتَّقْوَى لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ عَظِيمٌ

Kesinlikle Allah’ın resulünün indinde seslerini kısanlar, onlar Allah’ın takva için kalplerini imtihan ettikleridir. Onlar için bağışlanma ve azim ecir vardır. (Hucurat 3)

Bu ayette مِنْ harf-i ceri gelmemiştir. Resulün indinde seslerini her durumda kısmaları gereklidir. Resulün sesinin üstünde yükseklikte konuşmamaları, resule bağırmamaları gereklidir. مِنْ harf-i ceri gelmediği için bunun istisnaları yoktur. Her durumda resulle yüksek sesle konuşulmamalıdır. Buna kıyas günümüzde başkanlardır. Başkanın indinde demek onun etki alanında demektir. لَدَى رَسُولِ اللَّهِ (Allah’ın resulünün yanında) gelseydi fiziksel olarak yanında olma kastedilirdi. İndinde denerek yanında veya online görüşmede veya telefonda görüşmede başkanın sesini baskılayacak şekilde konuşulmayacak denilmiş olmaktadır.

Lokman suresinin bu ayetinde de Lokman oğluna اغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَ (sesinden kıs) demiştir. Her zaman sesini yükseltme dememiştir. Yükseltmesi gereken durumlar vardır. Yardım isterken, birini tehlikeli bir durumdan kurtarmak için ikaz ederken bağırmak gerekebilir. Başka bir sebeple de bağırmak gerekebilir. Bu nedenle مِنْ harf-i ceri kullanılarak belli durumlar istisna edilmiş olmaktadır.

İşte Kuran Arapçası böyledir. Bir harf-i cer inanılmaz mana değişiklikleri meydana getirir. Kuran bu nedenle derinlemesine incelenmesi gereken bir kitaptır.

وَإِذَا قُرِئَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَأَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

Kuran kıraat edildiğinde ona kulak verin ve odaklanın. Umulur ki rahmet olunursunuz. (Araf 204)

Bu ayet mana kazasına uğrayan ayetlerden biridir. Buradaki أَنْصِتُوا ya “susun” anlamı vermektedirler. Kuran kıraat edildiğinde insanlar sussun anlamı verilmektedir. Oysa Kuran kıraati tilavetinden farklıdır. Tilavet aktarma iken kıraat incelemedir. Kuran incelendiğinde odaklanın denmektedir. Aksi halde ya اسْكُتُوا (susun) veya Lokman’ın bu ayetindeki gibi اغْضُضُوا (kısın) şeklinde emir fiil kullanılırdı.

 

إِنَّ أَنْكَرَ الْأَصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَمِيرِ

Kesinlikle seslerin en yadırgananı eşeklerin sesidir.

 

Mensuh isim cümlesi

Haberi

İbtida
edatı

İsmi

İnne

Muzâfun ileyh

Muzâf

Muzâfun ileyh

Muzâf

الْحَمِيرِ

صَوْتُ

لَ

الْأَصْوَاتِ

أَنْكَرَ

إِنَّ

 

إِنَّ: “Kesinlikle” demektir.

أَنْكَرَ: “En yadırganan” demektir. نكر kökünden eril tekil ism-i tafdildir. Dördüncü bâbdan نَكَر mastarı birisini veya bir şeyi kabul etmemek, reddetmek, tahammül edememek, hoşlanmamak, tanımamak, geçerli görmemek, yadırgamak manalarındadır.

الْأَصْوَاتِ: “Sesler” demektir.

أَنْكَرَ الْأَصْوَاتِ: “Seslerin en yadırgananı” demektir.

لَ: İbtida edatıdır. Te’kîd için gelir.

صَوْتُ: “Ses” demektir.

الْحَمِيرِ: “Eşekler” demektir. حمر kökünden isimdir. Tekili حِمَار dır. حِمَار hem evcil hem de yaban eşeği için ortaktır. Evcil olduğu zaman çoğulu حَمِيرِ iken yabani olduğu zaman çoğulu حُمُر dur.

صَوْتُ الْحَمِيرِ: “Eşeklerin sesi” demektir.

إِنَّ أَنْكَرَ الْأَصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَمِيرِ: “Kesinlikle seslerin en yadırgananı eşeklerin sesidir” demektir.

Bu cümlenin yorumlanması da ciddi bir gramer bilgisi gerektirmektedir. Bu ayeti eleştirenler şunu demektedirler: motor sesi veya başka mekanik sesler eşeğin sesinden çok daha fazla rahatsız edicidirler. Doğrudur, eşeğin sesi motor sesine göre çok çok iyidir. Oysa ayette tüm seslerin en yadırgananı dememektedir. Eğer öyle olsaydı أَنْكَرَ الصَّوْتِ (sesin en yadırgananı) şeklinde gelirdi. الصَّوْتِ (ses) tekil ve harf-i tarifle geldiği için istiğrak bildirir ve tüm sesleri kapsardı. أَنْكَرَ كُلِّ صَوْتٍ (her sesin en yadırgananı) şeklinde de gelerek tüm sesler ifade edilebilirdi. Oysa الْأَصْوَاتِ (sesler) şeklinde gelmiştir. Çoğuldur ve başında harf-i tarif vardır. Bir ses grubu ifade edilmektedir. Tüm sesler ifade edilmemektedir.

يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُ

Söze kulak verirler, hemen en iyisine uyarlar. (Zümer 18)

Bu ayette الْقَوْلَ (söz) şeklinde tekil ve harf-i tarifle gelmiştir. Bütün sözler anlamındadır. Eğer tek söz olsaydı zaten en iyisi olmazdı. Eğer bir söz grubuna kulak verilmesi ifade edilseydi يَسْتَمِعُونَ الْأَقْوَالَ (sözlere kulak verirler) şeklinde gelirdi.

وَعَلَّمَ آدَمَ الْأَسْمَاءَ كُلَّهَا

Adem’e isimleri, hepsini öğretti. (Bakara 31)

Burada da Adem’e Allah her ismi değil, bir isim grubunu öğretmiştir. Eğer tüm isimleri öğretmiş olsaydı وَعَلَّمَ آدَمَ الْإسْمَ (Adem’e ismi öğretti) şeklinde veya وَعَلَّمَ آدَمَ كُلَّ إِسْمٍ (Adem’e her ismi öğretti) şeklinde gelecekti.

Bu ayette de الْأَصْوَاتِ (sesler) şeklinde gelerek tüm sesler değil hayvan sesleri ifade edilmiştir. Tüm sesler değil hayvan seslerinin en yadırgananı ifade edilmiştir.

Dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta صَوْتُ الْحَمِيرِ (eşeklerin sesi) gelmesidir. صَوْتُ الْحِمَارِ (eşeğin sesi) şeklinde gelmesi beklenirdi. صَوْتُ الْحَمِيرِ  ehli eşeklerin sesini ifade etmektedir. صَوْتُ الْحُمُرِ  yaban eşeklerinin sesidir. صَوْتُ الْحِمَارِ (eşeğin sesi) şeklinde gelseydi hem evcil hem de yaban eşeklerinin sesi anlatılmış olurdu. Yaban eşekleri insanlardan uzakta oldukları için insanların sesini kolay kolay duymadıkları hayvanlardır. Evcil eşekler ise insanlarla aynı yerde olduklarından insanlar için en yadırganan ses onlarındır. Bu nedenle صَوْتُ الْحِمَارِ (eşeğin sesi) veya صَوْتُ الْحُمُرِ (yaban eşeklerinin sesi) şeklinde gelmemiştir.

İnsan kulağı, yaklaşık olarak 20 Hz ile 20.000 Hz (20 kHz) arasındaki frekanslardaki sesleri duyabilir. İnsan kulağı için en rahatsız edici frekans aralığı genellikle 2.000 Hz ile 5.000 Hz arasındadır. Genellikle motor sesleri bu frekans aralığını kapsar. Eşeğin sesi olan anırma ise geniş bir frekans aralığına sahiptir. Anırma sırasında sesin frekansı yaklaşık olarak 100 Hz ile 2.000 Hz arasında değişir. Hayvan sesleri içinde insan kulağını en fazla rahatsız eden bu geniş frekans aralığı ve yüksek ses düzeyidir.

Lokman oğluna sesinden kıs dedikten sonra eşeklerin sesi örneğini vermiştir. Bu da sesten kısmanın kriterini belirlemektedir. İnsanları rahatsız etmeyecek frekansta konuş demektedir.

Yürüyüş insanların en önemli beden dilidir. Konuşma da zaten kendi dilidir. İkisi ile bir insan değerlendirilebilir. Allah insanlardan ortalama insan olmalarını istemektedir. Kendini diğer insanlardan ayrı görüp, üstün görüp bunu da yürüyüşü ve konuşması ile belli edenleri sevmemektedir.

 

Teşvikiye, Yalova

29 Haziran 2024

M. Lütfi Hocaoğlu

 






Son Eklenen Seminerler
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1338
Rahman Suresi Tefsiri 39-40. Ayetler
29.08.2026 2070 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1337
Rahman Suresi Tefsiri 37-38. Ayetler
22.08.2026 2159 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1336
Rahman Suresi Tefsiri 35-36. Ayetler
15.08.2026 2261 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1335
Rahman Suresi Tefsiri 33-34. Ayetler
9.08.2026 2244 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1334
Rahman Suresi Tefsiri 31-32. Ayetler
1.08.2026 2178 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1333
Rahman Suresi Tefsiri 29-30. Ayetler
25.07.2026 2141 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1332
Rahman Suresi Tefsiri 26-28. Ayetler
18.07.2026 2142 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1331
Rahman Suresi Tefsiri 24-25. Ayetler
11.07.2026 2199 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1330
Rahman Suresi Tefsiri 22-23. Ayetler
4.07.2026 2163 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1329
Rahman Suresi Tefsiri 19-21. Ayetler
20.06.2026 2295 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1328
Rahman Suresi Tefsiri 17-18. Ayetler
13.06.2026 2170 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1327
Rahman Suresi Tefsiri 15-16. Ayetler
23.05.2026 2518 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1326
Rahman Suresi Tefsiri 14. Ayet
9.05.2026 2484 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1325
Rahman Suresi Tefsiri 13. Ayet
2.05.2026 2438 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1324
Rahman Suresi Tefsiri 10-12. Ayetler
25.04.2026 2369 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1323
Rahman Suresi Tefsiri 9. Ayet
18.04.2026 2362 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1322
Rahman Suresi Tefsiri 7-8. Ayetler
11.04.2026 2866 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1321
Rahman Suresi Tefsiri 6. Ayet
4.04.2026 2379 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1320
Rahman Suresi Tefsiri 5. Ayet
28.03.2026 2513 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1319
Rahman Suresi Tefsiri 4. Ayet
7.03.2026 2468 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1318
Rahman Suresi Tefsiri 3. Ayet
28.02.2026 2917 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1317
Rahman Suresi Tefsiri 2. Ayet
21.02.2026 2415 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1316
Rahman Suresi Tefsiri 1. Ayet
14.02.2026 2732 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1315
Cin Suresi Tefsiri 26-28. Ayetler
7.02.2026 2531 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1314
Cin Suresi Tefsiri 25. Ayet
24.01.2026 2503 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1313
Cin Suresi Tefsiri 24. Ayet
17.01.2026 2484 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1312
Cin Suresi Tefsiri 23. Ayet
10.01.2026 2433 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1311
Cin Suresi Tefsiri 22. Ayet
3.01.2026 2452 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1310
Cin Suresi Tefsiri 21. Ayet
27.12.2025 2547 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1309
Cin Suresi Tefsiri 20. Ayet
20.12.2025 2478 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1308
Cin Suresi Tefsiri 19. Ayet
13.12.2025 2574 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1307
Cin Suresi Tefsiri 18. Ayet
6.12.2025 2536 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1306
Cin Suresi Tefsiri 16-17. Ayetler
29.11.2025 2362 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1305
Cin Suresi Tefsiri 14-15. Ayetler
22.11.2025 2373 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1304
Cin Suresi Tefsiri 13. Ayet
15.11.2025 2456 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1303
Cin Suresi Tefsiri 12. Ayet
8.11.2025 2417 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1302
Cin Suresi Tefsiri 11. Ayet
1.11.2025 2415 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1301
Cin Suresi Tefsiri 10. Ayet
25.10.2025 2417 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1300
Cin Suresi Tefsiri 9. Ayet
18.10.2025 2465 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1299
Cin Suresi Tefsiri 8. Ayet
4.10.2025 2228 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1298
Cin Suresi Tefsiri 7. Ayet
27.09.2025 2316 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1297
Cin Suresi Tefsiri 6. Ayet
20.09.2025 2549 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1296
Cin Suresi Tefsiri 5. Ayet
13.09.2025 2199 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1295
Cin Suresi Tefsiri 4. Ayet
6.09.2025 2355 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1294
Cin Suresi Tefsiri 3. Ayet
30.08.2025 1845 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1293
Cin Suresi Tefsiri 1-2. Ayetler
23.08.2025 1690 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1292
Secde Suresi Tefsiri 30. Ayet
9.08.2025 1741 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1291
Secde Suresi Tefsiri 28-29. Ayetler
2.08.2025 1612 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1290
Secde Suresi Tefsiri 27. Ayet
26.07.2025 1345 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Kuran Seminerleri II 1289
Secde Suresi Tefsiri 26. Ayet
19.07.2025 1373 Okunma


© 2026 - Akevler