Harun Özdemir
Kadına eziyet dini bir vecibe midir?!
23.03.2016
7171 Okunma, 0 Yorum

http://www.egedesonsoz.com/yazar/kadina-eziyet-dini-bir-vecibe-midir/9677

 

Kadına yapılan eziyetleri araştıranlar, ilk sırayı dinî nedenlere bağlayanlar çoğunlukta! Belki; mutsuzluk, cehalet, yoksulluk, psikolojik rahatsızlıklar, alkol… gibi faktörler daha etkili! Neden din daha fazla tartışılıyor? Sorun dinde mi, dindarda mı? Yoksa bir kara propaganda mı söz konusu?

Tefsir kitaplarının çoğunda; Nisa-34’te yer alan darp kelimesine dövmek anlamı verilmişse, öncelikle “وَاضْرِبُوهُنَّ… darb” kelimesini açıklamak gerekir! Gerçekten Kur’an, evli erkeğe eşini dövme yetkisi vermiş midir? 

***

Gözardı edemeyiz; Kur’an’ın yanlış anlaşıldığını düşünenler var! 

Kur’an’dan kuşku duyanlar da var!

Hatta kadının şikâyetlerini yersiz bulanlar da var!  

 

Aslında Kur’an’ın yanlış anlaşıldığını düşünenlerin sayısı, yok denecek kadar az! Asıl vahim olan bu! Geriye; Kuran’dan kuşku duyanlar ile şımarık kadınların olduğunu düşünenler kalıyor.

Bu konuda ciddi bir kafa karışıklığı içinde olduğumuz söylenebilir!

***

1-Kuran’da doğrudan, “Evlenin!” diye bir ayet yoktur!

2-Nikah/Evlilik Suresi de yoktur!

3-Sadece “Aranızdaki bekârları evlendirin…” (Nûr-32) diye bir ayet vardır!

4-Eşlerinizle anlaşamadığınız konular varsa önce “öğüt verin” (Nisa-34) ayeti vardır.

5-Öğüt faydalı olmadıysa “yatakları ayırın” (Nisa-34) ayeti vardır!

6-Sorunu aranızda çözemediyseniz “hakemlere başvurun” (Nisa-35) ayeti vardır!

7-Anlaşmazlık ev içinde ve hakemler ile de çözülemiyorsa “… (ailesine veya velisine) gönderin/darbedin - …وَاضْرِبُوهُنَّ…” (Nisa-34) ayeti devreye girmektedir.

8-Sorun hala çözülememişse Talak/Boşanma Suresi’nde uzun uzun anlatıldığı gibi “… boşanın…” denmektedir!

***

Dövmek bedeni bir cezadır. Bu tür cezaları ancak ceza muhakemeleri usulüne göre mahkemeler verir. Evliler arasındaki anlaşmazlıkları çözmek için İslâm fıkıh/hukuk kitaplarının hiçbirinin “Hadler” bölümünde kadını “Dövün!” şeklinde bir cezalandırma yetkisi, ne kocaya, ne velisine ne de infaz memurlarına verilmiştir.

Fıkıh kitaplarının hiçbirinde “kadını dövün” diye bir ceza asla yer almamıştır.

Müslümanların en muhafazakâr dönemlerinde bile; kadını dövme cezası fıkıh kitaplarında yer almamışsa bu husus üzerinde ve “darb” kelimesi üzerinde düşünmek gerekir.

***

Nisa Suresi 34. ayette “…darbedin… …وَاضْرِبُوهُنَّ…” kelimesine “dövün” anlamı verenler tarihsel bir yanılgı içindirler.

Eğer Kur’an;

a-Karşılıklı konuşun,

b-Öğüt verin,

c-Yatağınızı ayırın,

d-Hakeme başvurun

e-Anlaşamıyorsanız ailesine veya velisine gönderin. “Bekleyin, adet görsün, temizlensin, ilişkiye girmeden mahkemeye başvurun ve şahitler huzurunda boşanın!” diyorsa; nasıl olur da “darb” kelimesi “Dövün!” şeklinde anlaşılabilir? Katolik nikâhında olduğu gibi boşanmak yasak olsaydı, çözüm yolu tıkalı olduğundan dövmek birilerine mantıklı gelebilirdi! Kuran’da böyle bir durum da yok!

Arapça sözlüklerde “darp” kelimesinin 50’ye yakın anlamı vardır; göndermek, gitmek, örnek göstermek, tutuklamak, karıştırmak, yüzmek, gece karanlığı, çadır kurmak… ve dövmek!  

Bir kelimenin 50’ye yakın anlamı varsa, bu kelimeye cümlenin bütünlüğü ile çelişmeyen bir anlam verilir. Yukarıda sayıldığı gibi; taraflar anlaşmazlık durumunda eşi ile konuşabiliyorsa… öğüt verebiliyorsa… yatağını ayırabiliyor ve aileleri de işin içine katarak hakemler aracılığı ile evliliği kurtarmaya çalışıyorsa ve bütün bunlardan da sonuç alınamıyorsa, geriye iki seçenek kalıyor:

a-Kadın ailesine veya velisine gönderilir (darb edilir). Mahkeme huzuruna çıkıncaya kadar geçen süre içinde son bir düşünme süresi tanınır.

b-Son bekleme süresinden sonra da sorun çözülmezse kadının adet görmesi ve adetinin bitmesi beklenir. Adet bittikten sonra ilişkiye girmeden, boşanmak için mahkeme huzuruna çıkılır. Mahkeme şahitler huzurunda tek celsede boşanmaya ve evlilik sözleşmesinde belirlenen maddelere göre boşanma tazminatına, varsa çocuğun kimde kalacağına, nafakanın miktarına… hükmeder.

Boşanma sürecindeki söz konusu haklar, tek taraflı olarak erkeğe tanınmış haklar değildir. Aynı süreçlerden ve haklardan kadın da yararlanarak kocasını boşama hakkına sahiptir.

***

Özetlemek gerekirse Nisa Suresi 34. ayetteki DARB kelimesi “kadını adet döneminin gelmesi, adet görmesi ve tamamlanması için aile/velisine GÖNDERİN” anlamına gelir.

Bu süreç, Kuran’da bu açıklıkta anlatılırken kim hangi hakla erkeğe eşini dövme yetkisi verebilir?

Tefsirlerde yazıyor, diyenlere şunu söylemek yerinde olacaktır:

Tefsirlerde her şey yazılabilir! Dünyanın dönmediği ve düz olduğu, dağların ağladığı gibi… Sorun, tefsirleri hukuk metni gibi ciddiye alanlarda ve tefsirleri hukuk metni sananlarda!

İslâmiyet’i yaşamak isteyenlerin başvurabilecekleri tek kaynak vardır o da fıkıh (hukuk) kitaplarıdır.

Fıkıh kitapları çok eskidi, diyen varsa çözüm; “yöntemi ile birlikte yeni fıkıh” kitapları yazmaktadır.

Yazılırsa çok da iyi olur!

Şunu unutmamakta yarar var!

Fıkıh kitaplarında muamelat; nikâhla değil, “ Buyu’ (alış-veriş) bahsi” ile başlar.

 

Cesareti olan biri varsa önce fıkhın alış-veriş bahsine göre fırından bir ekmek alsın! Bakalım fıkha göre bir ekmek nasıl alınıyormuş, önce onu görelim!

Ey Ehl-i İman!

Şunu iyi bilelim ki; bugün fıkha göre fırından ekmek bile alamayacak durumdayız! Ekmek ve Mercedes alacak paramız var ancak, Kuran’a/fıkha göre ekmek alacak bilgimiz yok!

Bunu iyi bilelim!

Yanılıyorsun, ben bilmesem de bilen var, onlar alıyordur, diyenlere gelince; sınayın da görün!

Bilgisine güvendiğiniz her kim ise, alın bir fıkıh kitabını, açın buyu’ (fıkıhta alış-veriş) bahsini onunla okuyun! Anlamanıza yardımcı olsun! Sonra bilen kişi kim ise, onunla birlikte fırına gidin ve bir ekmek alın! Sonra eve dönün alış-verişiniz kitapta yazılanlara göre mi oldu yoksa örfe göre mi, onun üzerinde bir kez daha düşünün!

Bunu yapmayacaksanız, birilerinden duyduğunuz bir iki Arapça ibareye verilen anlamları ciddiye alarak veya bir-iki tefsir okuyarak devlete, millete, dünyaya meydan okumaya kalkışmayın!

Bu gerçekleri bilmeden kefen giyecekseniz sonunuz ölüm tarlası olur ki, bu da her şeyin sonu demektir!

***

Tefsir; İslâmî ilimlerden biridir. Tefsirlerde akla gelebilecek her türlü rivayet, efsane, yorum ve hükümlere yer verilmiştir. Bunlar iyi bilindiği için; hiçbir kadı, müftü veya sultan, tefsire bakarak karar vermemiştir.  

Ne kadar değerli olursa olsun, hiçbir tefsir kitabı, hukukun/fıkhın kaynağı olamamıştır.

Eskilerin de birçok eksiği vardı ama tefsir okuyup dünyaya nizamât verme gibi bir cehaletleri yoktu!

Ne yazık ki, bu yanlışlık da modern zamanlarda ortaya çıktı!

 

 






Son Yorumlanan Makaleler
Harun Özdemir
İslamofobinin kaynağı
9.08.2017 6382 Okunma
1 Yorum 09.08.2017 13:09
Harun Özdemir
Müslümanın adı ne olmalı
9.08.2017 6775 Okunma
1 Yorum 09.08.2017 12:53
Harun Özdemir
İslamcılık üzerine
9.07.2017 6898 Okunma
1 Yorum 09.07.2017 09:20
Harun Özdemir
İncire ve zeytine yemin olsun mu?!
14.06.2017 7688 Okunma
1 Yorum 14.06.2017 18:49
Harun Özdemir
Kur'an ve bedeni cezalar üzerine
6.06.2017 7671 Okunma
2 Yorum 08.06.2017 11:10
Harun Özdemir
Zor günlerdeyiz...
16.05.2017 7463 Okunma
1 Yorum 16.05.2017 10:26
Harun Özdemir
Fatih kaç yaşında cumhurbaşkanı oldu
12.04.2017 6761 Okunma
2 Yorum 12.04.2017 19:25
Harun Özdemir
Anayasa değişikliğinde neler var
3.04.2017 6606 Okunma
1 Yorum 03.04.2017 23:10
Harun Özdemir
Avrupa'dan vazgeçebilir miyiz?!
20.03.2017 6962 Okunma
1 Yorum 20.03.2017 20:37
Harun Özdemir
Kılıçdaroğlu gıybeti ile sonuç almak
13.03.2017 7324 Okunma
2 Yorum 13.03.2017 21:07
Harun Özdemir
Egemenlik kimin
21.02.2017 7821 Okunma
5 Yorum 23.02.2017 00:29
Harun Özdemir
Cumhuriyet'in kuruluş felsefesi
14.02.2017 7101 Okunma
1 Yorum 15.02.2017 17:05
Harun Özdemir
Kur'an neden tahrif olmadı
31.01.2017 7583 Okunma
1 Yorum 31.01.2017 22:47
Harun Özdemir
Anayasaların öncüsü Hz.Muhammed'dir
23.01.2017 9398 Okunma
1 Yorum 26.01.2017 10:28
Harun Özdemir
Sayın Cengiz DEMİRCİ -2-
22.01.2017 6871 Okunma
1 Yorum 23.01.2017 21:39
Harun Özdemir
Bu terör değil; başka bir şey!
7.01.2017 7363 Okunma
1 Yorum 08.01.2017 01:12
Harun Özdemir
Bir ülkenin barış üretebilme kabiliyeti
2.01.2017 8380 Okunma
8 Yorum 07.01.2017 00:10
Harun Özdemir
Savruluyoruz!
14.06.2016 7868 Okunma
1 Yorum 15.06.2016 01:50
Harun Özdemir
Ahlâk-ı Hamîde mi dedin?!
29.04.2016 9332 Okunma
1 Yorum 30.04.2016 00:58
Harun Özdemir
Beytü'l Hikme ve Nizamiye Medreselerinin etkileri
21.04.2016 10345 Okunma
1 Yorum 22.04.2016 09:08
Harun Özdemir
Müslümandan Burjuva olur mu?!
19.04.2016 8744 Okunma
1 Yorum 19.04.2016 22:36
Harun Özdemir
Ya yenilik ya da çürüme!
14.03.2016 9061 Okunma
5 Yorum 17.03.2016 17:56
Harun Özdemir
Fetva ekonomisi
29.02.2016 8865 Okunma
1 Yorum 29.02.2016 20:58
Harun Özdemir
Karagülle İslâmcı mı?
22.02.2016 9405 Okunma
1 Yorum 22.02.2016 22:17
Harun Özdemir
Parlamento Dışı İslâmcı anayasa çalışmaları
18.02.2016 9230 Okunma
6 Yorum 20.02.2016 23:32
Harun Özdemir
Her şey çok farklı olabilirdi
16.01.2016 8665 Okunma
2 Yorum 21.01.2016 14:57
Harun Özdemir
Yeni İslam felsefesi mümkün mü
31.07.2012 6900 Okunma
9 Yorum 03.08.2012 09:08
Harun Özdemir
Zina, fuhuş ve azgınlık
13.07.2012 12994 Okunma
13 Yorum 20.07.2012 23:07
Harun Özdemir
Evlenme hakkı üzerine
11.07.2012 13791 Okunma
30 Yorum 18.07.2012 19:12
Harun Özdemir
Şahitlik üzerine
15.07.2012 7740 Okunma
4 Yorum 15.07.2012 14:41
Harun Özdemir
Tüketme Hakkı
30.06.2012 7224 Okunma
5 Yorum 08.07.2012 10:58
Harun Özdemir
"... ve hadîdi inzâl ettik..."
30.06.2012 7477 Okunma
3 Yorum 08.07.2012 10:24
Harun Özdemir
Yeni Anayasanın kapsamı ve öngörüsü
3.07.2012 6342 Okunma
3 Yorum 07.07.2012 01:50
Harun Özdemir
Biyolojik ata ve hukukî anne ve baba
4.07.2012 9601 Okunma
13 Yorum 06.07.2012 14:24
Harun Özdemir
Adem Tiflis'te insan oldu!
26.06.2012 12163 Okunma
17 Yorum 05.07.2012 21:40
Harun Özdemir
Yeni bir Anaysa mı yoksa yeni bir Teşkilât-ı Esas
30.06.2012 6990 Okunma
3 Yorum 01.07.2012 11:03
Harun Özdemir
Hilkatin Mebdei ve Adem
24.06.2012 7454 Okunma
5 Yorum 26.06.2012 04:29
Harun Özdemir
Sünnî İslâm ve Demokrasinin Geleceği
30.11.2015 7298 Okunma
Harun Özdemir
Umarım oyun içinde oyun yoktur
4.12.2015 7281 Okunma
Harun Özdemir
Ahlâksız İslâmcılık Olur mu?!
7.12.2015 6865 Okunma
Harun Özdemir
İlahiyat Fakülteleri kapatılmalı!
14.12.2015 6972 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcılığın Sezai Karakoç aşaması
18.12.2015 8765 Okunma
Harun Özdemir
Alevî İslâmcılık mümkün mü?
22.12.2015 8200 Okunma
Harun Özdemir
Masonluk ve İslâmcılar
28.12.2015 7738 Okunma
Harun Özdemir
Mason olmanın dayanılmaz faydaları?!!!
1.01.2016 8709 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların gelecek beklentisi
8.01.2016 7525 Okunma
Harun Özdemir
Gizli Servis İslâmı Loca İslamını Yendi mi?!
11.01.2016 7787 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların ekonomiden ne anladıkladıklarına dair
26.02.2016 7277 Okunma
Harun Özdemir
Fıkıh Ekonomilerinin Teorisi
5.03.2016 7650 Okunma
Harun Özdemir
Seçim sizin; hangi İslâm?!
9.03.2016 7308 Okunma
Harun Özdemir
Dinimiz işleri; dinleri işimiz mi olmuş?!
13.03.2016 7397 Okunma
Harun Özdemir
Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof.Dr.Mehmet GÖRMEZ'e...
21.01.2016 7156 Okunma
Harun Özdemir
Ulemanın "İlm-i siyaset" ile imtihanı
25.01.2016 7231 Okunma
Harun Özdemir
Modern Kadın Müslüman mı?!
2.02.2016 7088 Okunma
Harun Özdemir
Fransız kadın Müslüman olur mu?
7.02.2016 6495 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların Anayasa rüyası!
9.02.2016 7615 Okunma
Harun Özdemir
1921 Anayasasına İslâmcıların katkısı
13.02.2016 7189 Okunma
Harun Özdemir
Atatürk Anayasası, ABD Anayasasına nasıl yenildi?!
16.02.2016 6988 Okunma
Harun Özdemir
ÖSYM Başkanı Sayın Prof.Dr. Ömer DEMİR'e açık mektup
21.03.2016 7863 Okunma
Harun Özdemir
Kadına eziyet dini bir vecibe midir?!
23.03.2016 7171 Okunma
Harun Özdemir
Kıskançlık öldürücüdür!
28.03.2016 8167 Okunma
Harun Özdemir
İki kadını şahit yapmak!
4.04.2016 6693 Okunma
Harun Özdemir
Kur'an'ın şaşırttıkları!
8.04.2016 6721 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların sanata bakışı üzerine
13.04.2016 8173 Okunma
Harun Özdemir
Bilim bizim neyimize!
25.04.2016 6865 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye neden demokratikleşemez?!
7.01.2017 5502 Okunma
Harun Özdemir
Sayın Cengiz DEMİRCİ
8.01.2017 6554 Okunma
Harun Özdemir
Müslümanın özgürleşmesi mümkün mü?
16.01.2017 5246 Okunma
Harun Özdemir
Müslümanın Darwin'le imtihanı
6.02.2017 6067 Okunma
Harun Özdemir
Kim daha akıllı?!
10.02.2017 5253 Okunma
Harun Özdemir
Laiklik mi demokrasi mi?!
3.05.2016 7038 Okunma
Harun Özdemir
Modernleşmeye Müslümanların etkisi oldu mu?
8.05.2016 7544 Okunma
Harun Özdemir
Cumhuriyet ne kadar kalıcı?!
16.05.2016 7091 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcı şehir olabilir mi?!
20.05.2016 5546 Okunma
Harun Özdemir
Alem-i İslâm'da özgürlük sorunu
28.05.2016 5530 Okunma
Harun Özdemir
Marjinal İslâmcıların özgürlük arayışı
30.05.2016 5449 Okunma
Harun Özdemir
Köylü İslâm marjinal İslâm'a karşı
3.06.2016 5282 Okunma
Harun Özdemir
Devlet neden açık hedef?
5.06.2016 6169 Okunma
Harun Özdemir
Bu ne yaman çelişki!
8.06.2016 5361 Okunma
Harun Özdemir
Batı gerçeği!
20.06.2016 6029 Okunma
Harun Özdemir
Doğu gerçeği!
23.06.2016 6955 Okunma
Harun Özdemir
Direnç eğitimi nedir?
27.06.2016 5838 Okunma
Harun Özdemir
İsyan günlerinde zekât!
8.07.2016 5748 Okunma
Harun Özdemir
Kur’an’ı anlama çabaları
8.07.2016 5854 Okunma
Harun Özdemir
Yaşar Nuri İslâmcılığı
17.07.2016 5792 Okunma
Harun Özdemir
Darbenin devamı var mı?
24.07.2016 6578 Okunma
Harun Özdemir
Adalet yönetimin temelidir.
25.07.2016 5744 Okunma
Harun Özdemir
Neden böyleyiz?!
9.08.2016 6650 Okunma
Harun Özdemir
Karanlık çağa doğru
9.08.2016 6173 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye'nin Adil Düzen İhtimali -1-
19.12.2016 5854 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye'nin Adil Düzen İhtimali-2-
21.12.2016 6175 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye'nin Adil Düzen İhtimali-3- Son şansa zaman yok
27.12.2016 5349 Okunma
Harun Özdemir
Milli uzlaşma uluslararası kararlarla çelişirse
28.02.2017 5239 Okunma
Harun Özdemir
Darbeler önlenebilir mi?
3.03.2017 5531 Okunma
Harun Özdemir
Milli Mücadelede Yahudiler
7.03.2017 5942 Okunma
Harun Özdemir
Terörle bağlantılı seçmen sayısı
15.03.2017 4497 Okunma
Harun Özdemir
1'e karşı 27
27.03.2017 4162 Okunma
Harun Özdemir
Askerlik neden önemsiz olsun ki
10.04.2017 4194 Okunma
Harun Özdemir
Milli Bayramların konsepti değişebilir mi
26.05.2017 3400 Okunma
Harun Özdemir
Atatürk'e annesi üzerinden saldırmak
31.05.2017 3554 Okunma


© 2026 - Akevler