Harun Özdemir
Modern Kadın Müslüman mı?!
2.02.2016
5834 Okunma, 0 Yorum

 

http://www.egedesonsoz.com/yazar/baslik/9551

 

Modern zamanlarda Müslüman kadının çok şey kaybettiğini düşünenler var. Bu görüşün ne kadar haklı olduğuna karar vermek için, önce klasik fıkıhta kadına tanınan haklara bakmak gerekir.

Klasik fıkıhta “vucub ehliyeti(yapmak zorunda) ile “eda ehliyeti”(yapabilir) ayrımı yapılmıştır. Bu ayrımdan yola çıkılarak erkeklerin yapmak zorunda oldukları yükümlülüklere, “kadınlar da isterse yapabilir” denmiştir.

Modernizmin Batı Avrupa’da olgunlaştığı dönemde de “Kadınlar şunları, şunları yapmak zorundadır” denmemiş; ama hayatın şartları öyle bir hal almıştır ki; kadın da, bir erkek gibi güç yetirebildiği her işi yapmak zorunda kalmıştır. Bu açıdan bakılabilirse klasik fıkıh ile modernizmin kadına tanıdığı haklar daha iyi anlaşılabilir.

 

Klasik fıkha göre;

-Kadın; kendi servetinin vergi mükellefi, erkek de kendi servetinin vergi mükellefidir. Kadının kâr veya zararı, erkeği bağlamayacağı gibi; erkeğin kâr veya zararı da kadını bağlamaz. Birinin zararından dolayı diğerinin mal varlığına ipotek veya icra işlemi yapılamaz. Daha açıkçası, evlilikte “mal ayrılığı” esastır.

Kadın; evlilik sözleşmesine yazabileceği genel izinle “müteşebbis” olabilir, her türlü işi kurabilir, alabilir ve satabilir. Bir işverenin “işçisi” olacak ise “işçilik hürriyeti kısıtlayıcı” olduğundan, bunun izninin evlilik sözleşmesine yazılması gerekir. Yazılmamışsa kocası ile anlaşarak evlilik sözleşmesine sonradan bir madde ekleyebilirler. Kadının çalışma izninin olup olmadığı işveren açısından da önemlidir.

 

-İlimde; kadın-erkek eşit haklara sahiptir. Araştırma desteğinde cinsiyet ayrımı yapılamaz. İnsanlar kişisel gelişme kapsamında ölünceye kadar bilimsel faaliyetlerin içinde olabilirler. AR-GE destekleri ve hibe burslar alma, yüksek lisans ve doktora araştırmaları yapma, bölüm başkanı, dekan, rektör ve YÖK başkanı olma konusunda kadın-erkek eşit haklara sahiptir. Bilimsel hiyerarşide kadın, erkeğin üstü olabilir. Kitaplarda kadınların bu sorumlulukları üstlenmeye ehil oldukları yazılmıştır ama uygulaması yapılmış mıdır, o da ayrı bir konu..!

 

-Kur’an’a ve “bazı” klasik fıkıh kaynaklarına göre dini hakları kullanma ve yükümlülükleri üstlenmede kadınla erkek arasında bir fark yoktur. Din, mezhep veya felsefe farklılığı evlenmeye engel değildir. Bir tek şart vardır o da kadın erkeğe, erkek de kadına din konusunda hiçbir baskı yapamayacağı yönündedir.

Çocuk 7 yaşına kadar annenin isteğine göre eğitilir. 8-15 yaşına kadar din eğitimi ve okul seçimi yani velayeti babaya aittir. Baba; çocuğun ve annesinin görüşünü alabilir. Yasalara karşı sorumlu olan babadır. Ayrıca 15 yaşına kadar çocuğun verebileceği mali zararları ödemek de babaya aittir.

Farklı dinlerden olan kadın ve erkeğin hak ve ödevlerinin neler olacağını, anlaşarak evlilik sözleşmesine yazarlar. Kadın kocasından farklı bir dine inanma, ibadet etme ve tanıtma hakkına sahiptir. Kocası kadının doğuştan sahip olduğu haklarını, evlilik sözleşmesinde yazılmamış olsa bile ortadan kaldıramaz.

 

-Devlet başkanı ve mülki amir olma hakkı, kadın ve erkek için “muharip asker” olma şartına bağlanmıştır. Asker olmak da gönüllüdür. Askerlik yapanların sahip olduğu haklar, birçok konuda askerlik yapmayana göre fazladır. Asker olmayı kabul eden erkeklere “Mü’min”, kadınlara da “Mü’mine” denir. Asker olmayı kabul etmeyenlere de “Müslim” ve “Müslime” denir. (Klasik fıkıhta bu ayrım Kur’an’dan farklı olarak Müslim-Gayrimüslim şeklinde yapılmıştır.)

Genel olarak kadının seçme ve seçilme hakkına sahip olmasına engel ilmi bir görüş yoktur. Fakat Müslümanların Siyasi Tarihi utanç verici olaylarla doludur ve kadının adı, siyasetin hiçbir kademesinde yoktur!

Siyasi tarihin etkisinde düşünen kimi Müslümanlar, 1400 yıllık İslâm tarihinde kadının siyasi haklarına ilişkin yaygın olarak bilinen bir örnek bulamayabilirler! Kur’an’daki Saba Melikesi kıssası, Hz.Peygamberin sünneti ve Hz.Aişe’nin Hz.Ali’ye karşı iki kez başvurduğu silahlı isyan, siyaset bilimi açısından incelendiğinde herkesin işine yarayacak ibretlik bilgilerle doludur.

Kur’an’da; Tevrat’tan daha ileri, kadını da içine alan, seçime dayalı, taşradaki küçük birimlerde “doğrudan”, merkezde ise “temsili” demokratik bir yönetim modeli anlatılmıştır…

Bu yönetim modelinin yaşama geçmesi için insanlık ne yazık ki, binlerce yıl “modern” zamanları beklemek zorunda kalmıştır.

 

-Klasik fıkıhta evlenmenin amacı, “cinsel ilişki kurmaktır (Vat’)”. Evlenenlerin birbirlerinin tenlerinden yararlanma hakları nikah akdinin olmazsa olmazlarındandır. Çamaşır, bulaşık, temizlik… gibi konular evliliğin olmazsa olmazı değildir; hatta olmasa da olurlarındandır! Bugün ancak Batı Avrupa’da kabul gören “birlikte yaşama” modeli, fıkıhta “sözleşme” ile meşru sayılmıştır. Fıkıhta nikah akdinde şartlardan biri “şahitler” olsa da; bu şart Kur’an’da “boşanma”da istenmektedir. Dolayısı ile birlikte yaşama, klasik evlilik kadar önem kazanmaktadır!

 

-Kadın ve erkeğin her ikisi de boşanma hakkına sahiptir. Boşanmak için tarafların herhangi bir gerekçe göstermesine gerek yoktur. Boşanma, mahkemede tarafların anlaşması ile olabileceği gibi, tek taraflı beyanı ile de olabilir. Ancak taraflardan biri diğerine “kusur” atfediyorsa, boşanmada iki tarafın ya aslen ya da vekillerinin bulunması gerekir.

 

-Kur’an’da boşanma ile ilgi özel bir sûre (Talak Sûresi) ve farklı sûrelere serpiştirilmiş birçok ayet vardır. Anlaşamayan çiftler kolaylıkla ve tek celsede boşanabilirler. Boşanma hakkı taraflara çok açık bir şekilde verildiğinden, “erkeğin eşini dövmesi” de suç sayılmıştır! Klasik tefsirlerde dövme yönünde yorumlar olsa da İslâm Ceza Hukukunda (Hadler bölümünde) kocanın karısını dövmesine ilişkin bir hüküm yoktur. İslâm Hukuku, fıkha göre düzenlenmiştir; hiçbir tefsir mahkemelere delil olmamıştır; olamaz da!

 

-Kadının dar veya geniş giyinmesi, makyajlı, yüzü ve başı açık evin dışına çıkması vb. konular fıkhın hadler bölümüne konu olamamıştır. Ta’zir cezaları ise dönemin yöneticileri tarafından verilen cezalardır ki, bunların İslâm Dini ile de bir ilgisi yoktur!...

 

Daha devam etsem mi, bilmiyorum!...

 

 






Son Yorumlanan Makaleler
Harun Özdemir
İslamofobinin kaynağı
9.08.2017 5127 Okunma
1 Yorum 09.08.2017 13:09
Harun Özdemir
Müslümanın adı ne olmalı
9.08.2017 5305 Okunma
1 Yorum 09.08.2017 12:53
Harun Özdemir
İslamcılık üzerine
9.07.2017 5685 Okunma
1 Yorum 09.07.2017 09:20
Harun Özdemir
İncire ve zeytine yemin olsun mu?!
14.06.2017 6263 Okunma
1 Yorum 14.06.2017 18:49
Harun Özdemir
Kur'an ve bedeni cezalar üzerine
6.06.2017 6127 Okunma
2 Yorum 08.06.2017 11:10
Harun Özdemir
Zor günlerdeyiz...
16.05.2017 5959 Okunma
1 Yorum 16.05.2017 10:26
Harun Özdemir
Fatih kaç yaşında cumhurbaşkanı oldu
12.04.2017 5370 Okunma
2 Yorum 12.04.2017 19:25
Harun Özdemir
Anayasa değişikliğinde neler var
3.04.2017 5278 Okunma
1 Yorum 03.04.2017 23:10
Harun Özdemir
Avrupa'dan vazgeçebilir miyiz?!
20.03.2017 5625 Okunma
1 Yorum 20.03.2017 20:37
Harun Özdemir
Kılıçdaroğlu gıybeti ile sonuç almak
13.03.2017 5811 Okunma
2 Yorum 13.03.2017 21:07
Harun Özdemir
Egemenlik kimin
21.02.2017 6397 Okunma
5 Yorum 23.02.2017 00:29
Harun Özdemir
Cumhuriyet'in kuruluş felsefesi
14.02.2017 5842 Okunma
1 Yorum 15.02.2017 17:05
Harun Özdemir
Kur'an neden tahrif olmadı
31.01.2017 6028 Okunma
1 Yorum 31.01.2017 22:47
Harun Özdemir
Anayasaların öncüsü Hz.Muhammed'dir
23.01.2017 7721 Okunma
1 Yorum 26.01.2017 10:28
Harun Özdemir
Sayın Cengiz DEMİRCİ -2-
22.01.2017 5619 Okunma
1 Yorum 23.01.2017 21:39
Harun Özdemir
Bu terör değil; başka bir şey!
7.01.2017 6119 Okunma
1 Yorum 08.01.2017 01:12
Harun Özdemir
Bir ülkenin barış üretebilme kabiliyeti
2.01.2017 6955 Okunma
8 Yorum 07.01.2017 00:10
Harun Özdemir
Savruluyoruz!
14.06.2016 6556 Okunma
1 Yorum 15.06.2016 01:50
Harun Özdemir
Ahlâk-ı Hamîde mi dedin?!
29.04.2016 7943 Okunma
1 Yorum 30.04.2016 00:58
Harun Özdemir
Beytü'l Hikme ve Nizamiye Medreselerinin etkileri
21.04.2016 8804 Okunma
1 Yorum 22.04.2016 09:08
Harun Özdemir
Müslümandan Burjuva olur mu?!
19.04.2016 7429 Okunma
1 Yorum 19.04.2016 22:36
Harun Özdemir
Ya yenilik ya da çürüme!
14.03.2016 7695 Okunma
5 Yorum 17.03.2016 17:56
Harun Özdemir
Fetva ekonomisi
29.02.2016 7529 Okunma
1 Yorum 29.02.2016 20:58
Harun Özdemir
Karagülle İslâmcı mı?
22.02.2016 7919 Okunma
1 Yorum 22.02.2016 22:17
Harun Özdemir
Parlamento Dışı İslâmcı anayasa çalışmaları
18.02.2016 7713 Okunma
6 Yorum 20.02.2016 23:32
Harun Özdemir
Her şey çok farklı olabilirdi
16.01.2016 7303 Okunma
2 Yorum 21.01.2016 14:57
Harun Özdemir
Yeni İslam felsefesi mümkün mü
31.07.2012 5934 Okunma
9 Yorum 03.08.2012 09:08
Harun Özdemir
Zina, fuhuş ve azgınlık
13.07.2012 11352 Okunma
13 Yorum 20.07.2012 23:07
Harun Özdemir
Evlenme hakkı üzerine
11.07.2012 12238 Okunma
30 Yorum 18.07.2012 19:12
Harun Özdemir
Şahitlik üzerine
15.07.2012 6583 Okunma
4 Yorum 15.07.2012 14:41
Harun Özdemir
Tüketme Hakkı
30.06.2012 6059 Okunma
5 Yorum 08.07.2012 10:58
Harun Özdemir
"... ve hadîdi inzâl ettik..."
30.06.2012 6367 Okunma
3 Yorum 08.07.2012 10:24
Harun Özdemir
Yeni Anayasanın kapsamı ve öngörüsü
3.07.2012 5153 Okunma
3 Yorum 07.07.2012 01:50
Harun Özdemir
Biyolojik ata ve hukukî anne ve baba
4.07.2012 8410 Okunma
13 Yorum 06.07.2012 14:24
Harun Özdemir
Adem Tiflis'te insan oldu!
26.06.2012 10657 Okunma
17 Yorum 05.07.2012 21:40
Harun Özdemir
Yeni bir Anaysa mı yoksa yeni bir Teşkilât-ı Esas
30.06.2012 6025 Okunma
3 Yorum 01.07.2012 11:03
Harun Özdemir
Hilkatin Mebdei ve Adem
24.06.2012 6376 Okunma
5 Yorum 26.06.2012 04:29
Harun Özdemir
Sünnî İslâm ve Demokrasinin Geleceği
30.11.2015 6193 Okunma
Harun Özdemir
Umarım oyun içinde oyun yoktur
4.12.2015 6323 Okunma
Harun Özdemir
Ahlâksız İslâmcılık Olur mu?!
7.12.2015 5841 Okunma
Harun Özdemir
İlahiyat Fakülteleri kapatılmalı!
14.12.2015 5972 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcılığın Sezai Karakoç aşaması
18.12.2015 7455 Okunma
Harun Özdemir
Alevî İslâmcılık mümkün mü?
22.12.2015 6796 Okunma
Harun Özdemir
Masonluk ve İslâmcılar
28.12.2015 6393 Okunma
Harun Özdemir
Mason olmanın dayanılmaz faydaları?!!!
1.01.2016 7451 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların gelecek beklentisi
8.01.2016 6274 Okunma
Harun Özdemir
Gizli Servis İslâmı Loca İslamını Yendi mi?!
11.01.2016 6471 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların ekonomiden ne anladıkladıklarına dair
26.02.2016 5916 Okunma
Harun Özdemir
Fıkıh Ekonomilerinin Teorisi
5.03.2016 6407 Okunma
Harun Özdemir
Seçim sizin; hangi İslâm?!
9.03.2016 6053 Okunma
Harun Özdemir
Dinimiz işleri; dinleri işimiz mi olmuş?!
13.03.2016 6011 Okunma
Harun Özdemir
Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof.Dr.Mehmet GÖRMEZ'e...
21.01.2016 5879 Okunma
Harun Özdemir
Ulemanın "İlm-i siyaset" ile imtihanı
25.01.2016 6011 Okunma
Harun Özdemir
Modern Kadın Müslüman mı?!
2.02.2016 5834 Okunma
Harun Özdemir
Fransız kadın Müslüman olur mu?
7.02.2016 5396 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların Anayasa rüyası!
9.02.2016 6319 Okunma
Harun Özdemir
1921 Anayasasına İslâmcıların katkısı
13.02.2016 5881 Okunma
Harun Özdemir
Atatürk Anayasası, ABD Anayasasına nasıl yenildi?!
16.02.2016 5801 Okunma
Harun Özdemir
ÖSYM Başkanı Sayın Prof.Dr. Ömer DEMİR'e açık mektup
21.03.2016 6661 Okunma
Harun Özdemir
Kadına eziyet dini bir vecibe midir?!
23.03.2016 6006 Okunma
Harun Özdemir
Kıskançlık öldürücüdür!
28.03.2016 6911 Okunma
Harun Özdemir
İki kadını şahit yapmak!
4.04.2016 5647 Okunma
Harun Özdemir
Kur'an'ın şaşırttıkları!
8.04.2016 5428 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların sanata bakışı üzerine
13.04.2016 6940 Okunma
Harun Özdemir
Bilim bizim neyimize!
25.04.2016 5740 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye neden demokratikleşemez?!
7.01.2017 4287 Okunma
Harun Özdemir
Sayın Cengiz DEMİRCİ
8.01.2017 5418 Okunma
Harun Özdemir
Müslümanın özgürleşmesi mümkün mü?
16.01.2017 4108 Okunma
Harun Özdemir
Müslümanın Darwin'le imtihanı
6.02.2017 4970 Okunma
Harun Özdemir
Kim daha akıllı?!
10.02.2017 4052 Okunma
Harun Özdemir
Laiklik mi demokrasi mi?!
3.05.2016 5788 Okunma
Harun Özdemir
Modernleşmeye Müslümanların etkisi oldu mu?
8.05.2016 6192 Okunma
Harun Özdemir
Cumhuriyet ne kadar kalıcı?!
16.05.2016 5881 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcı şehir olabilir mi?!
20.05.2016 4378 Okunma
Harun Özdemir
Alem-i İslâm'da özgürlük sorunu
28.05.2016 4390 Okunma
Harun Özdemir
Marjinal İslâmcıların özgürlük arayışı
30.05.2016 4381 Okunma
Harun Özdemir
Köylü İslâm marjinal İslâm'a karşı
3.06.2016 4186 Okunma
Harun Özdemir
Devlet neden açık hedef?
5.06.2016 4956 Okunma
Harun Özdemir
Bu ne yaman çelişki!
8.06.2016 4285 Okunma
Harun Özdemir
Batı gerçeği!
20.06.2016 4829 Okunma
Harun Özdemir
Doğu gerçeği!
23.06.2016 5380 Okunma
Harun Özdemir
Direnç eğitimi nedir?
27.06.2016 4640 Okunma
Harun Özdemir
İsyan günlerinde zekât!
8.07.2016 4502 Okunma
Harun Özdemir
Kur’an’ı anlama çabaları
8.07.2016 4541 Okunma
Harun Özdemir
Yaşar Nuri İslâmcılığı
17.07.2016 4589 Okunma
Harun Özdemir
Darbenin devamı var mı?
24.07.2016 5260 Okunma
Harun Özdemir
Adalet yönetimin temelidir.
25.07.2016 4559 Okunma
Harun Özdemir
Neden böyleyiz?!
9.08.2016 5311 Okunma
Harun Özdemir
Karanlık çağa doğru
9.08.2016 4982 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye'nin Adil Düzen İhtimali -1-
19.12.2016 4669 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye'nin Adil Düzen İhtimali-2-
21.12.2016 4911 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye'nin Adil Düzen İhtimali-3- Son şansa zaman yok
27.12.2016 4195 Okunma
Harun Özdemir
Milli uzlaşma uluslararası kararlarla çelişirse
28.02.2017 3947 Okunma
Harun Özdemir
Darbeler önlenebilir mi?
3.03.2017 4293 Okunma
Harun Özdemir
Milli Mücadelede Yahudiler
7.03.2017 4486 Okunma
Harun Özdemir
Terörle bağlantılı seçmen sayısı
15.03.2017 3429 Okunma
Harun Özdemir
1'e karşı 27
27.03.2017 3104 Okunma
Harun Özdemir
Askerlik neden önemsiz olsun ki
10.04.2017 3179 Okunma
Harun Özdemir
Milli Bayramların konsepti değişebilir mi
26.05.2017 2648 Okunma
Harun Özdemir
Atatürk'e annesi üzerinden saldırmak
31.05.2017 2617 Okunma


© 2025 - Akevler