Harun Özdemir
Kürt sosyolojisi
18.08.2017
3871 Okunma, 0 Yorum

  

Kürtler; İran, Irak ve Türkiye’de dağlık bölgelerde yaşayan ve “dağlı” olarak bilinen küçük aşiret (evlilikler yoluyla bir araya gelen geniş aileler topluluğu) topluluklardır.

Modern zamanlara kadar bir birinden bağımsız, aralarında işbölümü oluşmayan Kürt aşiretleri, Araplarda görüldüğü gibi bir “kabile” (tehlikeyi savmak ve işbölümü yapmak için bir araya gelen aşiretler konfederasyonu) kuramadılar.

Bu sebeple, Kürt sosyolojisi üzerinde çalışan yerli ve yabancı araştırmacılar, bir Kürt kabilesi olgusuna değinemedi. İran, Irak ve Türkiye’deki Kürtlerin tarihsel ve sosyolojik düzeyleri “aşiret” ötesine geçemedi.

Kürtlerin sosyolojik bir süreç olarak aşiretten kabileye, kabileden şaab’lar (kabileler konfederasyonu)a ve sonunda bir kavimleşme (uluslaşma) ye varamaması, Kürt sosyolojisini  özgün kılan önemli bir özelliktir.

***

Kürt sosyolojisini açıklayan en eski ve somut belge İdris-i Bitlisi’nin Yavuz Sultan Selim’e yazdığı mektuptur:

Biz Kürtler sırtlarını dağların yamaçlarına yaslamış, birbirleriyle çatışan ve birbirlerinin dillerini anlamayan geçimsiz dağlı aşiretleriz. Bizleri İstanbul’dan atanmış bir eyalet valisi etrafında toplamak isterseniz, alışık olmadığımız bu idareye biat edemeyiz. Çünkü biz Kürtler; Allah’ın birliğine inanmanın ve Muhammed Aleyhisselama ümmet olmanın dışında üçüncü bir konuda anlaşamayız ve bir araya da gelemeyiz. İzin verin her bir Kürt aşireti doğrudan siz Padişahımıza biat edelim…” der.

Böylece;

Kürt aşiretlerinin bir araya gelerek kurdukları bir kabile olmadığına göre…

Kabileler de bir araya gelerek şaa’b (kent kuran topluluk) olamadıklarına göre…

Uluslaşmak için gerekli olan iş bölümünü yaparak “Kürtlerin eseri” denebilecek bir kent de bir kuramadıklarına göre… aslında bu sosyolojik olarak özgün bir olgu ile karşı karşıya olduğumuzu gösterir.

Tarihte İran, Irak ve Türkiye’nin düzlük, ovalık yerlerinde birçok kent kuruldu. Bunlar; ya Mezopotamya merkezli siyasi toplulukların kurdukları ya da göçebe Türkmenlerin veya işgalci Yunan, Roma, Pers ve Arapların… kurduğu kentlerdi. Kurucu unsurlar sözünü ettiğimiz kavimlerdi. Bu kentlerden bir tanesi bile Dağlı Kürt aşiretleri tarafından kurulamadı.

İstilacı ve göçmen kavimlerin kurduğu kentlerde bazı dağlı Kürtlerin de yaşadığı biliniyor. Ama kurucu unsur göçmenler veya istilacılar olduğundan, bu bölgelerde özgün bir Kürt mimarisinden, yönetim tarzından, hukuk ve ekonomisinden, yazışmalarda kullanılan bir Kürt alfabesinden, yazılı bir Kürt edebiyatından… söz edilemiyor.

Dağ yamaçlarında teknik ve kurumsal yapılar olmasa da, yaşama ilişkin pek çok konu ilkel haliyle var olagelmiştir. Daha ilerisinin oluşamamasının temel nedeni, belirttiğimiz gibi medeni ilişkiler ve gelişmiş işbölümünün yapılabileceği yeterli sayı ve ölçüde nüfusun aşiret topluluklarında bulunamamasındandır.

Genel olarak aşiret topluluklarının bir başka özelliğine daha değinmek gerekir:

Aşiretler; geniş aile topluluğu olduğundan aşiretin lideri, aynı zamanda geniş ailenin de reisidir. Aralarındaki yönetim; hukuksal olmaktan çok sıhri ve psikolojiktir. Çünkü aşiret üyeleri birbirlerine yakın-uzak akrabalardan oluşmaktadır. Bu nedenle topluluğun düzenine duygusal ilişkiler hakimdir. Zaten sayıca az olan aşiretin büyük iş bölümü gerektiren bir kenti kurması mümkün olmadığından dolayısıyla teknik ilişkilerin geliştiği ve hakim olduğu hukuk ve yönetim de oluşamaz.

Kürt bölgelerine hakim olan İslam öncesi devletler ve imparatorluklar Kürt aşiretlerini bir araya getirememiştir. Ekonomi ve medeni değerler üretemeyen küçük ve bağımsız Kürt aşiretlerini Araplar ve İslamiyet de bir araya getiremedi.

Kürtler ovaya inmedikleri sürece rahatsız edilmeyeceklerini biliyorlardı. Basit ve ilkel yaşamayı göze alarak, dağlarda özgür yaşamayı seçtiler.

Kürt sosyolojisi açısından önemli denebilecek bir süreç Yavuz Sultan Selim’le başladı. Bazı Kürt aşiretleri Padişah’a biat ederek “beylik” statüsü elde ettiler. 29 beyliğin hepsi Kürt değildi. İçlerinde Türkmen ve Arap olanlar da vardı.

Kürt beyleri iyi bir idare kurabilselerdi, Kürt kabileleri oluşabilirdi. Fakat beylerin idaresi zalimane idi. Böylece Beylikler döneminde Kürt aşiretleri birbirinden daha da uzaklaştı.

Osmanlı Devleti’nin 1839’dan sonra kurmaya çalıştığı ama başaramadığı merkezi yönetim otoritesini 1924’ten sonra Cumhuriyet yönetimi de kurmaya çalıştı. Ancak onun da bu konuda zorlandığı hatta başarısız olduğu söylenebilir.

Bir türlü kentleşemeyen, ıslah! edilemeyen ve merkezi idareye tabi olmayan Dağlı Kürtlerin sosyolojisindeki büyük değişim, belki de bin yılların en büyük değişimi, 1950’den sonra başlayan demokratikleşme süreci ile gerçekleşmiştir.

Geleneksel Kürt İslam’ından Modern Kürt İslam’ına geçiş de bu süreçte ortaya çıkmıştır.

 

 

 






Son Eklenen Makaleler
Harun Özdemir
Eleştirileri klavuz edinmek
8.11.2017 3312 Okunma
Harun Özdemir
Tarihselci İslam
8.11.2017 3893 Okunma
Harun Özdemir
Edebiyatta İslamcılar
6.11.2017 2878 Okunma
Harun Özdemir
Hangi Müslümanlık
6.11.2017 2862 Okunma
Harun Özdemir
Müslüman terörist
18.10.2017 2914 Okunma
Harun Özdemir
İzmir İslamı
18.10.2017 4946 Okunma
Harun Özdemir
Kürt İslamı
18.08.2017 3838 Okunma
Harun Özdemir
Kürt sosyolojisi
18.08.2017 3871 Okunma
Harun Özdemir
İslam'ın İstanbul ve Ankara yorumu
16.08.2017 3733 Okunma
Harun Özdemir
Bizans'tan Osmanlı'ya çöküş belirtileri
16.08.2017 3636 Okunma
Harun Özdemir
İslamofobinin kaynağı
9.08.2017 6765 Okunma
1 Yorum 09.08.2017 13:09
Harun Özdemir
Müslümanın adı ne olmalı
9.08.2017 7137 Okunma
1 Yorum 09.08.2017 12:53
Harun Özdemir
İslamcılık üzerine
9.07.2017 7244 Okunma
1 Yorum 09.07.2017 09:20
Harun Özdemir
Ortadoğu'nun düzeni
21.06.2017 3441 Okunma
Harun Özdemir
İncire ve zeytine yemin olsun mu?!
14.06.2017 8178 Okunma
1 Yorum 14.06.2017 18:49
Harun Özdemir
Çember daralıyor; ne yapmalı?
11.06.2017 3136 Okunma
Harun Özdemir
Kur'an ve bedeni cezalar üzerine
6.06.2017 8077 Okunma
2 Yorum 08.06.2017 11:10
Harun Özdemir
Atatürk'e annesi üzerinden saldırmak
31.05.2017 3806 Okunma
Harun Özdemir
Milli Bayramların konsepti değişebilir mi
26.05.2017 3625 Okunma
Harun Özdemir
Zor günlerdeyiz...
16.05.2017 7864 Okunma
1 Yorum 16.05.2017 10:26
Harun Özdemir
Osmanlı'dan T.C.'ye Batılılaşma lüksümüz
10.05.2017 2926 Okunma
Harun Özdemir
Ak Parti kaybeder mi?
4.05.2017 3205 Okunma
Harun Özdemir
Bahçeli'nin referandumda hissedilen etkisi
27.04.2017 3001 Okunma
Harun Özdemir
Fatih kaç yaşında cumhurbaşkanı oldu
12.04.2017 7128 Okunma
2 Yorum 12.04.2017 19:25
Harun Özdemir
Askerlik neden önemsiz olsun ki
10.04.2017 4523 Okunma
Harun Özdemir
Anayasa değişikliğinde neler var
3.04.2017 7066 Okunma
1 Yorum 03.04.2017 23:10
Harun Özdemir
1'e karşı 27
27.03.2017 4492 Okunma
Harun Özdemir
Avrupa'dan vazgeçebilir miyiz?!
20.03.2017 7344 Okunma
1 Yorum 20.03.2017 20:37
Harun Özdemir
Terörle bağlantılı seçmen sayısı
15.03.2017 4876 Okunma
Harun Özdemir
Kılıçdaroğlu gıybeti ile sonuç almak
13.03.2017 7781 Okunma
2 Yorum 13.03.2017 21:07
Harun Özdemir
Milli Mücadelede Yahudiler
7.03.2017 6379 Okunma
Harun Özdemir
Darbeler önlenebilir mi?
3.03.2017 5965 Okunma
Harun Özdemir
Milli uzlaşma uluslararası kararlarla çelişirse
28.02.2017 5707 Okunma
Harun Özdemir
Egemenlik kimin
21.02.2017 8221 Okunma
5 Yorum 23.02.2017 00:29
Harun Özdemir
Cumhuriyet'in kuruluş felsefesi
14.02.2017 7515 Okunma
1 Yorum 15.02.2017 17:05
Harun Özdemir
Kim daha akıllı?!
10.02.2017 5623 Okunma
Harun Özdemir
Müslümanın Darwin'le imtihanı
6.02.2017 6426 Okunma
Harun Özdemir
Kur'an neden tahrif olmadı
31.01.2017 7967 Okunma
1 Yorum 31.01.2017 22:47
Harun Özdemir
Anayasaların öncüsü Hz.Muhammed'dir
23.01.2017 9834 Okunma
1 Yorum 26.01.2017 10:28
Harun Özdemir
Sayın Cengiz DEMİRCİ -2-
22.01.2017 7246 Okunma
1 Yorum 23.01.2017 21:39
Harun Özdemir
Müslümanın özgürleşmesi mümkün mü?
16.01.2017 5607 Okunma
Harun Özdemir
Sayın Cengiz DEMİRCİ
8.01.2017 6949 Okunma
Harun Özdemir
Bu terör değil; başka bir şey!
7.01.2017 7712 Okunma
1 Yorum 08.01.2017 01:12
Harun Özdemir
Türkiye neden demokratikleşemez?!
7.01.2017 5866 Okunma
Harun Özdemir
Bir ülkenin barış üretebilme kabiliyeti
2.01.2017 8834 Okunma
8 Yorum 07.01.2017 00:10
Harun Özdemir
Türkiye'nin Adil Düzen İhtimali-3- Son şansa zaman yok
27.12.2016 5717 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye'nin Adil Düzen İhtimali-2-
21.12.2016 6541 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye'nin Adil Düzen İhtimali -1-
19.12.2016 6204 Okunma
Harun Özdemir
Karanlık çağa doğru
9.08.2016 6520 Okunma
Harun Özdemir
Neden böyleyiz?!
9.08.2016 7083 Okunma
Harun Özdemir
Adalet yönetimin temelidir.
25.07.2016 6100 Okunma
Harun Özdemir
Darbenin devamı var mı?
24.07.2016 6924 Okunma
Harun Özdemir
Yaşar Nuri İslâmcılığı
17.07.2016 6171 Okunma
Harun Özdemir
Kur’an’ı anlama çabaları
8.07.2016 6205 Okunma
Harun Özdemir
İsyan günlerinde zekât!
8.07.2016 6128 Okunma
Harun Özdemir
Direnç eğitimi nedir?
27.06.2016 6222 Okunma
Harun Özdemir
Doğu gerçeği!
23.06.2016 7379 Okunma
Harun Özdemir
Batı gerçeği!
20.06.2016 6377 Okunma
Harun Özdemir
Savruluyoruz!
14.06.2016 8269 Okunma
1 Yorum 15.06.2016 01:50
Harun Özdemir
Bu ne yaman çelişki!
8.06.2016 5723 Okunma
Harun Özdemir
Devlet neden açık hedef?
5.06.2016 6560 Okunma
Harun Özdemir
Köylü İslâm marjinal İslâm'a karşı
3.06.2016 5651 Okunma
Harun Özdemir
Marjinal İslâmcıların özgürlük arayışı
30.05.2016 5816 Okunma
Harun Özdemir
Alem-i İslâm'da özgürlük sorunu
28.05.2016 5901 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcı şehir olabilir mi?!
20.05.2016 5910 Okunma
Harun Özdemir
Cumhuriyet ne kadar kalıcı?!
16.05.2016 7446 Okunma
Harun Özdemir
Modernleşmeye Müslümanların etkisi oldu mu?
8.05.2016 8012 Okunma
Harun Özdemir
Laiklik mi demokrasi mi?!
3.05.2016 7409 Okunma
Harun Özdemir
Ahlâk-ı Hamîde mi dedin?!
29.04.2016 9805 Okunma
1 Yorum 30.04.2016 00:58
Harun Özdemir
Bilim bizim neyimize!
25.04.2016 7246 Okunma
Harun Özdemir
Beytü'l Hikme ve Nizamiye Medreselerinin etkileri
21.04.2016 12305 Okunma
1 Yorum 22.04.2016 09:08
Harun Özdemir
Müslümandan Burjuva olur mu?!
19.04.2016 9136 Okunma
1 Yorum 19.04.2016 22:36
Harun Özdemir
İslâmcıların sanata bakışı üzerine
13.04.2016 8622 Okunma
Harun Özdemir
Kur'an'ın şaşırttıkları!
8.04.2016 7097 Okunma
Harun Özdemir
İki kadını şahit yapmak!
4.04.2016 7073 Okunma
Harun Özdemir
Kıskançlık öldürücüdür!
28.03.2016 8554 Okunma
Harun Özdemir
Kadına eziyet dini bir vecibe midir?!
23.03.2016 7571 Okunma
Harun Özdemir
ÖSYM Başkanı Sayın Prof.Dr. Ömer DEMİR'e açık mektup
21.03.2016 8235 Okunma
Harun Özdemir
Ya yenilik ya da çürüme!
14.03.2016 9451 Okunma
5 Yorum 17.03.2016 17:56
Harun Özdemir
Dinimiz işleri; dinleri işimiz mi olmuş?!
13.03.2016 7889 Okunma
Harun Özdemir
Seçim sizin; hangi İslâm?!
9.03.2016 7678 Okunma
Harun Özdemir
Fıkıh Ekonomilerinin Teorisi
5.03.2016 8042 Okunma
Harun Özdemir
Fetva ekonomisi
29.02.2016 9272 Okunma
1 Yorum 29.02.2016 20:58
Harun Özdemir
İslâmcıların ekonomiden ne anladıkladıklarına dair
26.02.2016 7752 Okunma
Harun Özdemir
Karagülle İslâmcı mı?
22.02.2016 9830 Okunma
1 Yorum 22.02.2016 22:17
Harun Özdemir
Parlamento Dışı İslâmcı anayasa çalışmaları
18.02.2016 9628 Okunma
6 Yorum 20.02.2016 23:32
Harun Özdemir
Atatürk Anayasası, ABD Anayasasına nasıl yenildi?!
16.02.2016 7518 Okunma
Harun Özdemir
1921 Anayasasına İslâmcıların katkısı
13.02.2016 7586 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların Anayasa rüyası!
9.02.2016 7991 Okunma
Harun Özdemir
Fransız kadın Müslüman olur mu?
7.02.2016 6899 Okunma
Harun Özdemir
Modern Kadın Müslüman mı?!
2.02.2016 7468 Okunma
Harun Özdemir
Ulemanın "İlm-i siyaset" ile imtihanı
25.01.2016 7599 Okunma
Harun Özdemir
Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof.Dr.Mehmet GÖRMEZ'e...
21.01.2016 7546 Okunma
Harun Özdemir
Her şey çok farklı olabilirdi
16.01.2016 9039 Okunma
2 Yorum 21.01.2016 14:57
Harun Özdemir
Gizli Servis İslâmı Loca İslamını Yendi mi?!
11.01.2016 8133 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların gelecek beklentisi
8.01.2016 7896 Okunma
Harun Özdemir
Mason olmanın dayanılmaz faydaları?!!!
1.01.2016 9200 Okunma
Harun Özdemir
Masonluk ve İslâmcılar
28.12.2015 8193 Okunma
Harun Özdemir
Alevî İslâmcılık mümkün mü?
22.12.2015 8611 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcılığın Sezai Karakoç aşaması
18.12.2015 9171 Okunma


© 2026 - Akevler