Harun Özdemir
Fıkıh Ekonomilerinin Teorisi
5.03.2016
8218 Okunma, 0 Yorum

http://www.egedesonsoz.com/yazar/baslik/9629

 

Klasik fıkıh; metodolojisi olan ve bir yöntem doğrultusunda ibadet, hukuk, ekonomi, sosyal ve ahlâkî “hükümler”i barından bir ilimdir. Pratiğe aktarılamayan konular dışında “yaşama ilişkin her ne var ise o konular fıkıh ilminin ilgi alanına girer. Fıkıh ilmi, söz konusu yaşama ilişkin konularda verilen ilmî hükümlerden oluşmuştur.

Fıkıh, “tümevarım” yöntemi ile yazılmıştır. Tümdengelim ile yazılmış bir fıkıh risalesi yoktur.

Tümdengelim yönteminin bilinmediği sanılmasın. Akaid ve Kelam (İnanç felsefeleri) ilimleri, tümdengelimle ele alınmış, tartışılmış ve yazılmıştır. Akaid ve Kelam ilimleri, artmayan - eksilmeyen “inanç-iman” esaslarını açıklar ve ispatlar.

Oysa fıkıh, her an yaşam sırasında ortaya çıkan sorunlara metodik yanıtlar veren bir ilimdir. Dolayısıyla fıkıh ilminde ancak tümevarım yöntemi kullanılabilir; canlanması da tümevarımla olacaktır.

Yeni fıkıh, sistem karşılaştırması anlamında “analoji” ile de yapılabilir. Çünkü analoji, doğru bilgiye ulaşmak ve yaşamı çoğaltmaya elverişli bir mantıksal formdur.

***

Modern Batı hukuku; fıkıhtan farklı olarak uzun felsefî tartışmalar sonunda kabul gören tümel önermelere dayanır. Tamamen teoriktir. Akit serbestliği yerine merkezî tek kanun sistemi benimsenmiştir.

Aydınlanma filozofları, hukuk gibi ekonomiyi de tümdengelim ile, tümel önermelerle açıklamaya çalışmışlardır.

Batı’da teori kuranların belirgin eksikliği “hükümler serisi” oluşturamamalarıdır. Dolayısı ile çok parlak tümel önermeler, zihinsel egzersizlerin ötesine geçememiştir.

Teoriler, hükümsüz kurulduğu için her şeyin hükmünü ticarî kapitalizm, sonra da finans kapitalizmi yazmıştır.

Tanrı’dan rol çalma çabasındaki finans kapitalistleri, güçlerinin zirvesinde iken bile halka fıkıhta olduğu gibi sözleşme özgürlüğü tanıyabilecek cesareti gösterememişlerdir.

İsviçre, ABD, Almanya gibi bazı devletlerde, az da olsa bireysel haklara ve sözleşme serbestliğine yer verilmiştir. Batı Uygarlığının gelebildiği en ile aşama da budur.

Asıl üzücü ve can yakıcı olanı ise fıkıh ilmini insanlık tarihine başarı ile sunan Müslümanların günümüzde fıkha en uzak kişiler olmasıdır!

***

Kur’an; fıkıh ilminin asli, birincil kaynağıdır. İkinci kaynağı da Hz.Muhammed’in örnek yaşamıdır[1]

Kur’an’a ve Hz.Muhammed’in örnek yaşamına göre fıkıh, “içtihat” ve “sözleşme serbestliği” ile yapılabilir. Bireysel haklara ve herkese tanınan kendi yaşamıyla ilgili akit-sözleşme yapma hakkı, birbirinden çok farklı yöntemlerin ve sözleşmelerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Kur’an, merkezi ve tek kanunlu hukuk sistemini önermediğinden, her Mümine yapacağı her iş için sözleşme serbestliği tanımıştır. Bu çabalar sonunda İslâm’ın ilk döneminde çok sayıda Müçtehit (Fıkıh imamı) yetişmiştir.

Ancak, Kur’an’ın her Mümine tanıdığı sözleşme yapma özgürlüğünü her Mümin kullanamamıştır. Bu durumda halkın çoğu, sözleşme yapamadığından ilmine güvendikleri kişileri kendilerine “imam” seçmişler ve akitlerini onlara yaptırmışlardır.

***

Fıkıh ilminin ortaya çıkışı, insanlık tarihi açısından çok önemlidir. Kaynakları, yöntemi, konuların sınıflandırılması ile mükemmele yakın bir ilimdir.

Mükemmel değildir; çünkü fıkıhta sabit bir altın oran yoktur. Her değişime uyumlu, dinamik, yaşamla bitişik, hatta yaşamın az önünde olduğu bir ilimdir.

Fıkıh;“Bitti! Tamamlandı!” denemeyen tek ilimdir. Kişiden kişiye ayrı bir sözleşme yapılabileceği gibi beldenin, koşulların, zamanın… değişmesiyle de sözleşme değişebilir. Dolayısıyla fıkhın hükümleri de değişir. Onu değiştirenler de bütün yenilikleri ve koşulları dinamik bir şekilde izlemesi gereken müçtehitlerdir.

Ölen müçtehidin içtihatları, taklit edilemez! Halk, hayatta olan ve görüşlerini kendisine yakın bulduğu yeni bir müçtehidi bulup onun hazırladığı sözleşmelere göre yaşamını sürdürür.

Fıkıh ilminin en parlak günlerinde Müslümanların yaşadığı beldelerde müçtehitler arasında yönteme ve hükümlere ilişkin çok canlı tartışmalar olmuş, bunlara ilişkin yüzlerce, binlerce kitap yazılmıştır.

Fıkıh o kadar gelişmiş ki, müçtehitler bir süre sonra “yakın zaman”a, zirve günlerinde ise “orta vadede” olabilecek gelişmelere ilişkin “olası-farazî” sözleşmeler hazırlayabilmişlerdir.

Yaşam devam ettikçe, fıkıh da sürekli ve dinamik bir şekilde yenilenen bir ilim olduğundan, mükemmel olamamış ve bu ilim buraya kadardır denememiştir.

***

Ancak, tarihte her dinamik gelişmenin başına gelenler fıkhın da başına gelmiştir. Önce duraklama dönemine girilmiş, çok sayıda sözleşme yapan müçtehitler ölmüş, onların yerini daha az sayıda, daha az bilgili müçtehit almıştır. Bazen, yeri gelmiş yeni, orijinal sözleşme yapmak yerine, eski sözleşmeler arasından seçilerek bazıları çok sayıda kişi tarafından taklit edilmeye başlanmıştır. Zamanla, en çok taklit edilenler “mezhep”e dönüşmüştür. Bir süre sonra da Müminler akit serbestliği haklarını, çok sayıdaki statikleşmiş mezhepler aracılığı ile kullanmaya başlamışlardır.

Özellikle, Moğolların Müslüman beldeleri esaretleri altına almalarından sonra çok sayıdaki mezhep de az sayıya, yaklaşık 10’a inmiştir. İşler iyice kötüye gittiğinde de Avrupa’dan “kanunlar” tercüme edilmeye başlanmıştır ki, bu da her şeyin sonu olmuştur:

 

Kanun sisteminin benimsenmesiyle;

-Akit serbestliği yerini “tek kanuna” bırakmıştır.

-Bireyin hakları yerini kamunun hakları almıştır.

-Sivil Müçtehitlerin sözleşme yapma yetkileri alınmış, yasama yetkisi bir fazla oyla yasa yapan Parlamentolara devredilmiştir.

-Hatta, birçok İslâm devletinde yasama yetkisi parlamentoya da verilmemiş, daha da kötüsü tek kişiye, sultana, krala veya tek partiye verilmiştir. 

 

Günümüze gelince, fıkıh ilmi ile iştigal ettiğini iddia eden akademisyen, molla ve Diyanet personeli basit bir soruyu, yüzyıllar öncesinde yazılmış kitaplara bakarak “dinamik hayata” cevap vermeye çalışmaktalar.

Hakikaten bu durum, İslâm Dini’nin dönemini kapattığının ve Kur’an’ın da taş tabletlerden biri olduğunun ilanı olmalıdır!

Çağın ilimlerinden habersiz, yüksek matematikten, fen bilimlerden, ekonomiden… anlamayan nice maaşlı, maaşsız fetavacı zevat, gün boyu Allah adına komik kelamlar etmekteler ki vay halimize!

 

 

[1] Diğer kaynaklar ise kıyas, icma, örf, istihsan, istishap, önceki dinlere ait şeriatlar…  



 






Son Eklenen Makaleler
Harun Özdemir
Eleştirileri klavuz edinmek
8.11.2017 3401 Okunma
Harun Özdemir
Tarihselci İslam
8.11.2017 4034 Okunma
Harun Özdemir
Edebiyatta İslamcılar
6.11.2017 2962 Okunma
Harun Özdemir
Hangi Müslümanlık
6.11.2017 2957 Okunma
Harun Özdemir
Müslüman terörist
18.10.2017 2999 Okunma
Harun Özdemir
İzmir İslamı
18.10.2017 5105 Okunma
Harun Özdemir
Kürt İslamı
18.08.2017 3984 Okunma
Harun Özdemir
Kürt sosyolojisi
18.08.2017 3992 Okunma
Harun Özdemir
İslam'ın İstanbul ve Ankara yorumu
16.08.2017 3855 Okunma
Harun Özdemir
Bizans'tan Osmanlı'ya çöküş belirtileri
16.08.2017 3763 Okunma
Harun Özdemir
İslamofobinin kaynağı
9.08.2017 6938 Okunma
1 Yorum 09.08.2017 13:09
Harun Özdemir
Müslümanın adı ne olmalı
9.08.2017 7302 Okunma
1 Yorum 09.08.2017 12:53
Harun Özdemir
İslamcılık üzerine
9.07.2017 7417 Okunma
1 Yorum 09.07.2017 09:20
Harun Özdemir
Ortadoğu'nun düzeni
21.06.2017 3530 Okunma
Harun Özdemir
İncire ve zeytine yemin olsun mu?!
14.06.2017 8394 Okunma
1 Yorum 14.06.2017 18:49
Harun Özdemir
Çember daralıyor; ne yapmalı?
11.06.2017 3237 Okunma
Harun Özdemir
Kur'an ve bedeni cezalar üzerine
6.06.2017 8276 Okunma
2 Yorum 08.06.2017 11:10
Harun Özdemir
Atatürk'e annesi üzerinden saldırmak
31.05.2017 3927 Okunma
Harun Özdemir
Milli Bayramların konsepti değişebilir mi
26.05.2017 3755 Okunma
Harun Özdemir
Zor günlerdeyiz...
16.05.2017 8037 Okunma
1 Yorum 16.05.2017 10:26
Harun Özdemir
Osmanlı'dan T.C.'ye Batılılaşma lüksümüz
10.05.2017 3026 Okunma
Harun Özdemir
Ak Parti kaybeder mi?
4.05.2017 3293 Okunma
Harun Özdemir
Bahçeli'nin referandumda hissedilen etkisi
27.04.2017 3116 Okunma
Harun Özdemir
Fatih kaç yaşında cumhurbaşkanı oldu
12.04.2017 7307 Okunma
2 Yorum 12.04.2017 19:25
Harun Özdemir
Askerlik neden önemsiz olsun ki
10.04.2017 4675 Okunma
Harun Özdemir
Anayasa değişikliğinde neler var
3.04.2017 7237 Okunma
1 Yorum 03.04.2017 23:10
Harun Özdemir
1'e karşı 27
27.03.2017 4661 Okunma
Harun Özdemir
Avrupa'dan vazgeçebilir miyiz?!
20.03.2017 7509 Okunma
1 Yorum 20.03.2017 20:37
Harun Özdemir
Terörle bağlantılı seçmen sayısı
15.03.2017 5016 Okunma
Harun Özdemir
Kılıçdaroğlu gıybeti ile sonuç almak
13.03.2017 7966 Okunma
2 Yorum 13.03.2017 21:07
Harun Özdemir
Milli Mücadelede Yahudiler
7.03.2017 6594 Okunma
Harun Özdemir
Darbeler önlenebilir mi?
3.03.2017 6145 Okunma
Harun Özdemir
Milli uzlaşma uluslararası kararlarla çelişirse
28.02.2017 5879 Okunma
Harun Özdemir
Egemenlik kimin
21.02.2017 8408 Okunma
5 Yorum 23.02.2017 00:29
Harun Özdemir
Cumhuriyet'in kuruluş felsefesi
14.02.2017 7676 Okunma
1 Yorum 15.02.2017 17:05
Harun Özdemir
Kim daha akıllı?!
10.02.2017 5800 Okunma
Harun Özdemir
Müslümanın Darwin'le imtihanı
6.02.2017 6621 Okunma
Harun Özdemir
Kur'an neden tahrif olmadı
31.01.2017 8151 Okunma
1 Yorum 31.01.2017 22:47
Harun Özdemir
Anayasaların öncüsü Hz.Muhammed'dir
23.01.2017 10014 Okunma
1 Yorum 26.01.2017 10:28
Harun Özdemir
Sayın Cengiz DEMİRCİ -2-
22.01.2017 7436 Okunma
1 Yorum 23.01.2017 21:39
Harun Özdemir
Müslümanın özgürleşmesi mümkün mü?
16.01.2017 5785 Okunma
Harun Özdemir
Sayın Cengiz DEMİRCİ
8.01.2017 7107 Okunma
Harun Özdemir
Bu terör değil; başka bir şey!
7.01.2017 7877 Okunma
1 Yorum 08.01.2017 01:12
Harun Özdemir
Türkiye neden demokratikleşemez?!
7.01.2017 6040 Okunma
Harun Özdemir
Bir ülkenin barış üretebilme kabiliyeti
2.01.2017 9012 Okunma
8 Yorum 07.01.2017 00:10
Harun Özdemir
Türkiye'nin Adil Düzen İhtimali-3- Son şansa zaman yok
27.12.2016 5874 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye'nin Adil Düzen İhtimali-2-
21.12.2016 6708 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye'nin Adil Düzen İhtimali -1-
19.12.2016 6357 Okunma
Harun Özdemir
Karanlık çağa doğru
9.08.2016 6681 Okunma
Harun Özdemir
Neden böyleyiz?!
9.08.2016 7254 Okunma
Harun Özdemir
Adalet yönetimin temelidir.
25.07.2016 6263 Okunma
Harun Özdemir
Darbenin devamı var mı?
24.07.2016 7096 Okunma
Harun Özdemir
Yaşar Nuri İslâmcılığı
17.07.2016 6343 Okunma
Harun Özdemir
Kur’an’ı anlama çabaları
8.07.2016 6385 Okunma
Harun Özdemir
İsyan günlerinde zekât!
8.07.2016 6282 Okunma
Harun Özdemir
Direnç eğitimi nedir?
27.06.2016 6398 Okunma
Harun Özdemir
Doğu gerçeği!
23.06.2016 7558 Okunma
Harun Özdemir
Batı gerçeği!
20.06.2016 6557 Okunma
Harun Özdemir
Savruluyoruz!
14.06.2016 8442 Okunma
1 Yorum 15.06.2016 01:50
Harun Özdemir
Bu ne yaman çelişki!
8.06.2016 5890 Okunma
Harun Özdemir
Devlet neden açık hedef?
5.06.2016 6740 Okunma
Harun Özdemir
Köylü İslâm marjinal İslâm'a karşı
3.06.2016 5811 Okunma
Harun Özdemir
Marjinal İslâmcıların özgürlük arayışı
30.05.2016 5990 Okunma
Harun Özdemir
Alem-i İslâm'da özgürlük sorunu
28.05.2016 6056 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcı şehir olabilir mi?!
20.05.2016 6080 Okunma
Harun Özdemir
Cumhuriyet ne kadar kalıcı?!
16.05.2016 7621 Okunma
Harun Özdemir
Modernleşmeye Müslümanların etkisi oldu mu?
8.05.2016 8186 Okunma
Harun Özdemir
Laiklik mi demokrasi mi?!
3.05.2016 7586 Okunma
Harun Özdemir
Ahlâk-ı Hamîde mi dedin?!
29.04.2016 9978 Okunma
1 Yorum 30.04.2016 00:58
Harun Özdemir
Bilim bizim neyimize!
25.04.2016 7403 Okunma
Harun Özdemir
Beytü'l Hikme ve Nizamiye Medreselerinin etkileri
21.04.2016 12481 Okunma
1 Yorum 22.04.2016 09:08
Harun Özdemir
Müslümandan Burjuva olur mu?!
19.04.2016 9302 Okunma
1 Yorum 19.04.2016 22:36
Harun Özdemir
İslâmcıların sanata bakışı üzerine
13.04.2016 8817 Okunma
Harun Özdemir
Kur'an'ın şaşırttıkları!
8.04.2016 7273 Okunma
Harun Özdemir
İki kadını şahit yapmak!
4.04.2016 7254 Okunma
Harun Özdemir
Kıskançlık öldürücüdür!
28.03.2016 8726 Okunma
Harun Özdemir
Kadına eziyet dini bir vecibe midir?!
23.03.2016 7748 Okunma
Harun Özdemir
ÖSYM Başkanı Sayın Prof.Dr. Ömer DEMİR'e açık mektup
21.03.2016 8410 Okunma
Harun Özdemir
Ya yenilik ya da çürüme!
14.03.2016 9626 Okunma
5 Yorum 17.03.2016 17:56
Harun Özdemir
Dinimiz işleri; dinleri işimiz mi olmuş?!
13.03.2016 8078 Okunma
Harun Özdemir
Seçim sizin; hangi İslâm?!
9.03.2016 7845 Okunma
Harun Özdemir
Fıkıh Ekonomilerinin Teorisi
5.03.2016 8218 Okunma
Harun Özdemir
Fetva ekonomisi
29.02.2016 9455 Okunma
1 Yorum 29.02.2016 20:58
Harun Özdemir
İslâmcıların ekonomiden ne anladıkladıklarına dair
26.02.2016 7944 Okunma
Harun Özdemir
Karagülle İslâmcı mı?
22.02.2016 10017 Okunma
1 Yorum 22.02.2016 22:17
Harun Özdemir
Parlamento Dışı İslâmcı anayasa çalışmaları
18.02.2016 9804 Okunma
6 Yorum 20.02.2016 23:32
Harun Özdemir
Atatürk Anayasası, ABD Anayasasına nasıl yenildi?!
16.02.2016 7688 Okunma
Harun Özdemir
1921 Anayasasına İslâmcıların katkısı
13.02.2016 7744 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların Anayasa rüyası!
9.02.2016 8163 Okunma
Harun Özdemir
Fransız kadın Müslüman olur mu?
7.02.2016 7058 Okunma
Harun Özdemir
Modern Kadın Müslüman mı?!
2.02.2016 7640 Okunma
Harun Özdemir
Ulemanın "İlm-i siyaset" ile imtihanı
25.01.2016 7770 Okunma
Harun Özdemir
Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof.Dr.Mehmet GÖRMEZ'e...
21.01.2016 7752 Okunma
Harun Özdemir
Her şey çok farklı olabilirdi
16.01.2016 9205 Okunma
2 Yorum 21.01.2016 14:57
Harun Özdemir
Gizli Servis İslâmı Loca İslamını Yendi mi?!
11.01.2016 8287 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların gelecek beklentisi
8.01.2016 8048 Okunma
Harun Özdemir
Mason olmanın dayanılmaz faydaları?!!!
1.01.2016 9371 Okunma
Harun Özdemir
Masonluk ve İslâmcılar
28.12.2015 8382 Okunma
Harun Özdemir
Alevî İslâmcılık mümkün mü?
22.12.2015 8794 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcılığın Sezai Karakoç aşaması
18.12.2015 9359 Okunma


© 2026 - Akevler