Süleyman Karagülle
100 Daire - Yeni Uygarlaşma
19.05.2012
4018 Okunma, 2 Yorum

 

Geçmişte insanlar sabahleyin kalkar, anne baba, çocuklar, tüm ailece meyvelik ağaçlara gider, onları devşirir ve karınlarını doyururlardı. Avcılık döneminde birlikte avladılar, sonunda bölüşerek evlerine götürüp yediler. Çobanlık döneminde herkes hayvanını otlatır, sütünden ve etinden yararlanırdı. Sonunda herkes tarlasına, bahçesine sahip idi ve kendi tarlasında eker, kendi tarlasında biçerdi.

Bununla beraber insanlar her şeyi kendileri üretemiyor, başkalarına muhtaç oluyorlardı. Mesela tuz her yerde yoktu. Tuzun olduğu yerlere meyve götürüp tuz ile değiştiriyorlardı. Yahut herkes sepet yapamıyordu yahut kumaş dokuyamıyordu. Bunları alıp kendi ürettiklerini veriyorlardı. Asıl olan kendi ürettiğini tüketmekti, mübadele arızi idi.

Asıl mübadele dönemi Milattan Önce 3000 yıllarında bugünkü Irak’ta yani Mezopotamya’da barajların yapılması ile başladı. Kentler oluştu. Ticaret gelişti. Bazı kimseler, özellikle kentlerde oturanlar bir iş yapmaya başladılar. Ondan elde ettikleri para ile ihtiyaçlarını almaya başladılar.

İnsanlar beş bin senedir uygarlaşmaktadırlar.

Yani kendileri bir şey üretip satmakta ve ihtiyaçlarını başkalarından sağalmaktadırlar.

Bu uygarlaşma olayı ancak, 20’inci yüzyılda tamamlanmıştır.

1950’lerde Anadolu’nun yüzde sekseni köylü idi, kendi ürettiğini tüketiyordu. Bugün köyler de kendi ürettiklerini tüketmiyor, ürettiğini satıyor ve kendisine gerekli olanları alıyor.

İşte uygarlaşma budur.

Artık bugünkü bütün dünya ekonomide tek vücut olmuştur.

Bir canlı düşünelim ki yer küresi onun bedenidir, iskeletidir. İnsanlar da onların hücreleridir. Ulaştırma onun kan damarlarıdır. Haberleşme sistemi sinirleridir. Üniversiteler onun beynidir.

Bu beden tamamlanmamıştır. Doku hücreleri oluşmamıştır. Henüz organlar tam olarak oluşmamıştır. Şimdiye kadar parça parça değişik semtler oluştu ama aynı kromozomları ve DNA’ları taşıyan hücreler oluşmadı. Diğer hücrelerin DNA ve kromozomları başkaları tarafından oluşmuştur, değişmezler ve gelişmezler. Sadece insan topluluklarına ait hücreler insanlar tarafından oluşturulurlar. Kişiler topluluğu oluştururlar.

Bunun için önce on aile bir araya gelmeli, kendi ocaklarının genetiğini kendileri oluşturmalıdırlar. Uyum sağlayanlar ocakta kalmalı, sağlayamayanlar ayrılıp gidebilmelidir.

Ekonomi bakımından semt yani yüz hane birlikte bir yapı oluşturmalıdır.

İşte bu yüz dairedir.

Benzer yapılar içinde her apartman ayrı sosyal ve ekonomik yapı oluşturmalıdır. İhtisaslaşmış yapılar da oluşacaktır. Ancak ana hücrede yapılacak değişiklikle bu sağlanmalıdır. Yapı asırlarca devam eder. Bina yıkılsa bile aynı arsa üzerinde benzer bina yapılabilmektedir.

Bugünkü yapılar yeni sosyal ve ekonomik yapı oluşturmaya müsait değildir. Sanayi dönemi yapıları buna müsait değildir. Çadırdan nasıl yapılara geçildiğinde inkılâp olmuşsa, bugün de yüz dairelik apartmanlara geçilince inkılâp olacaktır.

İşe nerden başlıyoruz?

İnsan boyu iki metre olarak ele alınmaktadır. Bir oda iki boy karyola sığacak şekilde planlanmaktadır. Demek ki bir oda 4*4 olmaktadır. Altı bölme 96 metrekare etmektedir. Balkonları ile daha fazla olur. Bugün mevcut olan daireler bu civardadır. Biz birden başka büyüklük alamayız. Esasen oda 2, mutfak 1, tuvalet ve banyo 1, salon ve hol 2 olmak üzere beş kişilik bir aile için rahatlık sağlayan bir ev olacaktır.

Ayrıca insanlar hicret demokrasisini kullanabilecekler ve kendilerine uygun olan topluluğu ve semt işyerini oluşturacaklardır. Bu sebepledir ki binanın kıyam mülkiyeti ile intifa mülkiyetini ayırıyoruz. İntifa mülkiyetinde pay sahipleri çoktur istedikleri gibi devredebiliyorlar, kıyam mülkiyetinde ise malik olan apartmanın kiracısıdır. Başkandır. Onunla geçinenler oralarda kalıyorlar. Geçinemeyenler ayrılmak zorundadırlar. Anlaşmada tesbit edilen kira geldikçe kıyam mülkiyeti devam edecek ve kişi kendi istediği işletmeyi kuracak, kat ortakları da ocaklarını kuracaklardır. Yeter kira getiremediği zaman kira sözleşmesi feshedilecektir. Cirodan kira alındığı için kiracı borçlu olmamaktadır. Başka apartmana işçi olarak taşınır. Hayatını sıkıntı çekmeden sürdürebilir. Değişik katlar değişik ocakları, değişik apartmanlar değişik işyerlerini oluşturacaklardır ama aralarında sıkı ilişki olacaktır. Bu da yeni uygarlığı doğuracaktır.

 

SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL

www.akevler.org (0532) 246 68 92

 

 


YorumcuYorum
ömertamer
24.05.2012
16:33

Sayın Hocam, Tam olarak nereye yazmam gerektiğini bilemediğim için burada ilmi makaleler kısmında size sorumu yöneltmek istedim. Şimdi hocam akademide tartışma konusu olan bir dava var. Avusturya'da mahkemede bir dava görülüyor. Davada evli iki çift yargılanıyor. Yargılanma sebepleri çiftlerden erkek olanın İslami cihat konulu bir internet sitesi açması, karısının da site içeriğini Almancaya çevirmesi. Mısır kökenli olan bu iki çift Avusturya vatandaşı. Mahkemede kadın yargılanırken, hâkim kadından peçesini çıkarmasını aksi takdirde kadının ifadesini verirken yüz hatlarını göremeyeceğini ve bu durumun karar verme sürecini etkileyeceğini ifade ediyor. Ancak kadın öncelikli olarak suçlu olmadığını ve bunun için suçlamalara bizatihi katılarak haklılığını göstermeye çalıştığını ifade ediyor ve peçesini çıkartmayacağını çünkü bunun dini bir vecibe olduğunu belirtiyor. Hakim de bunun üzerine “Siz bunu isteseniz de burası tanrı devleti değildir, inanabilirliğinizi görmem için peçenizi çıkarmanız gerekiyor, başörtüsünü takabilirsiniz ama peçeyi çıkartın” diyor. Kadının ısrarcı olması üzerine “hukuk devletinde yargılanma ilkeleri kişinin ifade hürriyetinden daha önemlidir” diyerek polislerden kadının dışarı çıkartılmasını istiyor. Kadın cezaevine gönderiliyor. Cezasını çektikten sonra serbest bırakılıyor. Dava tabii şu an Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne sirayet etmiş durumda. Nihai karar bekleniyor. Hukukçular da ikiye ayrılmış durumda, bir kısmı kadına hak verirken diğer bir kısmı da hakimi haklı buluyor. Şimdi burada soru şu: Hâkimin tavrı doğru mudur? Kadının temel hak ve özgürlüklerden olan adil yargılanma ve din-vicdan özgürlüğüne burada bir saldırı söz konusu mudur? Peçeli bir kadın kendisini bundan sonra savunamayacak mıdır? Hem adil bir yargılanma hem de din-vicdan özgürlüğünün korunması açısından bu sorunun ilmi çözümü sizce nasıl olmalıdır? İlginiz için şimdiden teşekkür ediyor, cevabınızı merakla bekliyorum.

Süleyman Karagülle
26.05.2012
12:02

İslam düzeni vardır. İslam dini vardır. İslam düzeni kişilerin inançları ve anlayışları değil birlikte yaşadığımız zaman topluluğun kurallarına uyma düzenidir. İnsanların özgürlüğü kadar topluluğun düzeni de önemlidir. Bu sebepledir ki insan kendi odasına çekildiği zaman odasında istediğini yapar. Ona kimse karışmaz. On aileden oluşacak bir aşiretin (bir ocağın) içine girdiği zaman ocağın kurallarına uymak zorundadır. Benim inancım budur diye kurallara uymaktan vazgeçemez. Kurallara uymak istemiyorsa o ocağı terk eder. Ocak kendi kurallarını kendisi koyar. İttifakla koyarlar. Katılmayanlar o ocağı terk eder, istediği ocağa gider. Yahut yeter sayı bulursa kendisi ocağını kurar.

Ocağın dışına çıktığı zaman da bulunduğu bucağın kurallarına uymak zorundadır. Kendi bucağının kurallarını veya inancını yaşayacağını iddia edemez. Bucakta bucak kuralarına uymak zorundadır. Uymayacaksa ya ocağına döner ya da bucağını terk eder. Bucaktan sonra il gelir. Aynı kural vardır. Ya uy ya terk et. Sonra ülke vardır. Orada da kural budur. Nihayet denizler gibi ülke dışına çıkıp dolaştığın zaman da insanlık kurallarına uyma zorunluluğu vardır. Yeryüzünün dışına çıkılamayacağı için orada kişinin hakemlere gitme yetkisi vardır.

İnsanlıkta düzeni bozmayan davranışları yapmakta insan hürdür. Başkasına zarar vermeyen davranışları yapmakta hürdür. Düzeni bozup bozmadığına, başkasına zarar verip vermediğine hakemler karar verir.

Bahsettiğiniz olayda sorun bir devlet içinde geçtiğine göre o devletin kurallarına uyma zorunluluğu vardır. Uymayacaksan oradan hicret edersin. Hem orada yaşayacağım hem de oranın mevzuatına uymayacağım diyemezsin. Demek ki o hanım İslam düzeninde haksızdır.

Peçenin farz olup olmadığına, yahut haram olduğuna dair hükmü kişinin içtihadı ve mezhebi verir. Bizim içtihadımıza uymak zorunda değildir. Şöyle bir soru sorabilir. Avustralya’da peçeli yaşayamıyorum. Ama burada da kalmak istiyorum. İşim burada, bana hicret etmek farz mı yoksa peçemi çıkarıp burada kalayım mı? Bu İslam düzenine ait değil de İslam inancına ait bir sorudur.

Bu soruya şöyle cevap verebilirim. Yabancı memlekette kalmak bir Müslüman’a İslamiyet’i tebliğ edebiliyorsa meşrudur. Yoksa İslam olmayan ülkeden hicret etmesi gerekir. Yeryüzünde şimdi İslami ülke olmadığı için, hicret etmesi gerekmez.

Kuran’da iki çeşit hüküm vardır. Zaruret hallerinde terk edilecek hükümler vardır. Zaruret halinde terk edilmeyecek hükümler vardır. Örnek olarak adam öldürmek hiçbir zaman mubah olmaz. Ama domuz eti yemek zaruret halinde yapılması yalnız mubah değil aynı zamanda farzdır. Domuz eti yemeyeceğim diye açlıktan ölse günah işlemiş olur. İşte yabancı ülkelerde terk edilmeyecek işleri işlemek meşru değildir. Hicret edilmelidir. Diğer işler için oranın kurallarına uyarsınız. Haram olmaz.

Diğer taraftan peçe örtünmek meşru mudur? Hakimin söylediği illetten dolayı bir kimsenin yüzünü kapatması meşru değildir. Hazreti peygamber zamanında peçe örtünmüyordu. Peçe İran adetlerindendir. Kuran’daki hicap ayetindeki perde yüz perdesi değil mutfakta gerilen perdedir. Perdeyi aralayıp içeri girme haram edilmiştir.

Bu husustaki tartışmalara katılabilmeniz için Adil Düzene Göre İnsanlık Anayasamızı okuyup kavramanız gerekir. Yakında basılı hale gelecek inşallah. Selam ve dualar.





Çok Yorumlanan Makaleler
Süleyman Karagülle
ABD Başkanlık Seçimi
19.11.2016 47128 Okunma
28 Yorum 19.12.2016 21:41
Süleyman Karagülle
D E R G I !
29.04.2017 12054 Okunma
18 Yorum 16.05.2017 08:11
Süleyman Karagülle
Kesin Sonuç
7.06.2018 7663 Okunma
12 Yorum 12.06.2018 03:32
Süleyman Karagülle
Görevimiz
22.02.2014 30755 Okunma
12 Yorum 05.02.2016 21:44
Süleyman Karagülle
İnsanlık anayasası - Sam Adian'a cevap
24.02.2016 15506 Okunma
10 Yorum 26.02.2016 00:34
Süleyman Karagülle
Ne değil, Nasıl
26.05.2018 6426 Okunma
10 Yorum 28.05.2018 13:30
Süleyman Karagülle
İstihare; “EVET/HAYIR” manası nedir?
26.02.2017 12962 Okunma
9 Yorum 04.08.2017 21:52
Süleyman Karagülle
Adil Düzen Partisi'nin kuruluş tartışması
6.08.2011 22122 Okunma
9 Yorum 06.02.2016 17:34
Süleyman Karagülle
Çözüm 100 lojmanlı işyerleri
30.03.2013 12114 Okunma
9 Yorum 13.04.2013 08:44
Süleyman Karagülle
Önemli değil
11.05.2019 7566 Okunma
9 Yorum 13.05.2019 08:00
Süleyman Karagülle
Merkezi Yönetim
28.03.2019 5570 Okunma
8 Yorum 29.03.2019 15:10
Süleyman Karagülle
İstişare
2.11.2013 11929 Okunma
8 Yorum 13.11.2013 11:10
Süleyman Karagülle
KABİR AZABI
25.02.2014 32975 Okunma
8 Yorum 05.03.2014 21:24
Süleyman Karagülle
Dershaneler
7.12.2013 12585 Okunma
8 Yorum 08.04.2014 09:25
Süleyman Karagülle
Milli Güvenlik Kurulu
5.06.2018 5876 Okunma
8 Yorum 05.06.2018 19:35
Süleyman Karagülle
İlkeler
12.03.2018 6916 Okunma
8 Yorum 18.03.2018 14:30
Süleyman Karagülle
Hatalarımız
10.03.2018 6169 Okunma
7 Yorum 11.03.2018 21:45
Süleyman Karagülle
Denge
23.04.2018 6618 Okunma
7 Yorum 25.04.2018 13:00
Süleyman Karagülle
Dolar ve Faiz Oyunu
3.06.2018 5948 Okunma
7 Yorum 04.06.2018 03:17
Süleyman Karagülle
Kader
15.06.2013 8432 Okunma
7 Yorum 20.03.2026 23:00
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin sözcüsü
8.03.2019 6704 Okunma
7 Yorum 09.03.2019 00:46
Süleyman Karagülle
Başarının sırrı
16.05.2019 7135 Okunma
7 Yorum 17.05.2019 22:22
Süleyman Karagülle
İleriyi Görmek
4.04.2019 6087 Okunma
6 Yorum 05.04.2019 21:43
Süleyman Karagülle
Çin Virüsü Dünyayı Kurtarabilir!
17.02.2020 7479 Okunma
6 Yorum 23.03.2020 09:49
Süleyman Karagülle
Akevler
14.07.2013 21654 Okunma
6 Yorum 22.07.2017 20:36
Süleyman Karagülle
Davet
25.04.2015 13579 Okunma
6 Yorum 27.04.2015 10:03
Süleyman Karagülle
İdam ve Öcalan
25.06.2016 13903 Okunma
6 Yorum 02.07.2016 12:02
Süleyman Karagülle
Seçim sonuçları
3.06.2018 5776 Okunma
6 Yorum 04.06.2018 12:33
Süleyman Karagülle
Huy
6.05.2018 6720 Okunma
6 Yorum 07.05.2018 15:06
Süleyman Karagülle
Hesaplar yanlış
3.04.2018 6510 Okunma
6 Yorum 03.04.2018 22:20
Süleyman Karagülle
Yapacaklarımız
10.03.2018 5902 Okunma
6 Yorum 12.03.2018 16:33
Süleyman Karagülle
Oyuna Oyun
31.07.2018 6846 Okunma
6 Yorum 01.08.2018 23:59
Süleyman Karagülle
Kaşıkçı hikayesi
1.11.2018 6076 Okunma
6 Yorum 01.11.2018 21:26
Süleyman Karagülle
Ekrem Şama’ya; Seninki Hiç Olmaz!
3.06.2017 7837 Okunma
6 Yorum 30.07.2017 00:29
Süleyman Karagülle
Darbeyi Kim Yaptı?
8.10.2016 13594 Okunma
6 Yorum 11.10.2016 13:15
Süleyman Karagülle
Vergisiz Ekonomi
27.05.2017 7940 Okunma
6 Yorum 31.05.2017 01:20
Süleyman Karagülle
Niçin?
4.07.2018 7446 Okunma
5 Yorum 04.07.2018 22:58
Süleyman Karagülle
Kim yönetiyor?
30.06.2018 6682 Okunma
5 Yorum 01.07.2018 21:57
Süleyman Karagülle
Siyaset ve kurallar
5.04.2018 6840 Okunma
5 Yorum 06.04.2018 08:13
Süleyman Karagülle
Gül Adil Düzen’e sahip çıkmalı
6.04.2018 6485 Okunma
5 Yorum 06.04.2018 23:39
Süleyman Karagülle
İstishab gerek
20.04.2018 6458 Okunma
5 Yorum 21.04.2018 11:30
Süleyman Karagülle
Fıkha Göre Yeni Hükümet
14.06.2015 16287 Okunma
5 Yorum 28.06.2015 16:16
Süleyman Karagülle
Putin Müslüman Oldu
21.03.2015 16182 Okunma
5 Yorum 24.03.2015 11:50
Süleyman Karagülle
Çanlar kimin için çalıyor?
19.07.2014 11791 Okunma
5 Yorum 22.07.2014 09:12
Süleyman Karagülle
Kimse Anlamak mı İstemiyor, ya da Biz mi Anlatamıyoruz!
31.05.2020 6093 Okunma
5 Yorum 01.06.2020 12:20
Süleyman Karagülle
Avrupa Birliği
14.03.2019 6864 Okunma
5 Yorum 16.03.2019 22:33
Süleyman Karagülle
Ekseriyetin marifeti
7.05.2019 7313 Okunma
5 Yorum 08.05.2019 22:07
Süleyman Karagülle
Allah’tan başka melce yoktur
24.04.2019 7749 Okunma
4 Yorum 25.04.2019 19:00
Süleyman Karagülle
Anormal Türkiye
7.02.2019 6483 Okunma
4 Yorum 10.02.2019 10:37
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin oyunu
7.11.2018 7299 Okunma
4 Yorum 08.11.2018 00:13
Süleyman Karagülle
Ne yapmamız gerekiyor?
6.08.2020 6136 Okunma
4 Yorum 08.08.2020 20:00
Süleyman Karagülle
Koronavirüs bahanesiyle intihara gidiliyor!
13.04.2020 6063 Okunma
4 Yorum 29.04.2020 02:01
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve SON DURUM… (16)
18.04.2021 5403 Okunma
4 Yorum 26.05.2021 00:43
Süleyman Karagülle
AK Parti'nin Medine Dönemi!
13.09.2014 9334 Okunma
4 Yorum 16.09.2014 08:43
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sisteminin Delilleri
21.05.2016 14067 Okunma
4 Yorum 22.05.2016 18:44
Süleyman Karagülle
Türkiye Cumhuriyeti Devleti
20.09.2015 13715 Okunma
4 Yorum 23.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Düşen Uçak ve Suriye Meselesi
29.11.2015 14379 Okunma
4 Yorum 08.12.2015 06:11
Süleyman Karagülle
Kur’an ve İki Lider; Putin ve Erdoğan
2.01.2016 11612 Okunma
4 Yorum 08.01.2016 15:13
Süleyman Karagülle
İran'da zelzele ve teklif
20.04.2013 12732 Okunma
4 Yorum 25.04.2013 18:26
Süleyman Karagülle
Aşiret / Ocak
14.04.2012 9605 Okunma
4 Yorum 20.04.2012 17:06
Süleyman Karagülle
Mümin-Müslim Hakkında Sorular
25.05.2010 12755 Okunma
4 Yorum 07.06.2010 22:20
Süleyman Karagülle
Bundan sonra ne yapmalıyız?
17.03.2012 7795 Okunma
4 Yorum 19.03.2012 21:18
Süleyman Karagülle
REJİMLER
21.03.2012 4588 Okunma
4 Yorum 22.03.2012 20:21
Süleyman Karagülle
SÜRME YETKİSİ
1.04.2012 9007 Okunma
4 Yorum 05.04.2012 21:36
Süleyman Karagülle
AKİD VE AHD
2.04.2012 9214 Okunma
4 Yorum 06.04.2012 18:38
Süleyman Karagülle
Hesap Sorma
5.03.2018 6013 Okunma
4 Yorum 07.03.2018 11:58
Süleyman Karagülle
Yenilik
6.03.2018 5541 Okunma
4 Yorum 07.03.2018 23:36
Süleyman Karagülle
VARSAYIM-2
2.05.2018 6164 Okunma
4 Yorum 02.05.2018 23:12
Süleyman Karagülle
Anketler
16.05.2018 5195 Okunma
4 Yorum 16.05.2018 23:37
Süleyman Karagülle
KİM KAZANACAK?
8.06.2018 5354 Okunma
4 Yorum 11.06.2018 00:24
Süleyman Karagülle
Seçim sonrası
21.06.2018 5233 Okunma
4 Yorum 21.06.2018 14:09
Süleyman Karagülle
Mümin Olmak; Mümin Kimdir?
3.06.2017 7195 Okunma
4 Yorum 05.06.2017 10:41
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sistemi
26.11.2016 12513 Okunma
4 Yorum 29.11.2016 07:17
Süleyman Karagülle
Kur’an Ekonomisi
3.12.2016 13422 Okunma
3 Yorum 05.12.2016 13:19
Süleyman Karagülle
Kuran'a İman ve Uymamız Gereken Dört İlke
5.11.2016 11999 Okunma
3 Yorum 13.11.2016 13:12
Süleyman Karagülle
Kürtler
10.06.2017 5520 Okunma
3 Yorum 11.06.2017 21:26
Süleyman Karagülle
Savaşa Doğru
25.03.2017 6668 Okunma
3 Yorum 25.03.2017 17:59
Süleyman Karagülle
Vikipedi Sorunu: Önce Yapmak… Sonra…
22.07.2017 6773 Okunma
3 Yorum 28.07.2017 11:03
Süleyman Karagülle
BU BİR ‘DERGİ’ TEKLİFİDİR
26.08.2017 4586 Okunma
3 Yorum 28.08.2017 00:48
Süleyman Karagülle
Nasıl Gelecek?
28.10.2017 4754 Okunma
3 Yorum 31.10.2017 12:02
Süleyman Karagülle
YORUM
10.10.2017 4044 Okunma
3 Yorum 11.10.2017 00:05
Süleyman Karagülle
Fesad
24.11.2017 5318 Okunma
3 Yorum 24.11.2017 20:39
Süleyman Karagülle
KUDÜS İSRAİL’İN MERKEZİDİR
15.05.2018 4056 Okunma
3 Yorum 15.05.2018 23:03
Süleyman Karagülle
İngiltere Ziyareti ve Erdoğan Ne Yapmalı?
20.05.2018 4333 Okunma
3 Yorum 24.05.2018 11:58
Süleyman Karagülle
KİM YÖNETİYOR?
5.05.2018 4571 Okunma
3 Yorum 06.05.2018 00:32
Süleyman Karagülle
Türkiye’de Seçmen
8.04.2018 4745 Okunma
3 Yorum 09.04.2018 00:48
Süleyman Karagülle
Değmez
30.04.2018 4318 Okunma
3 Yorum 30.04.2018 20:00
Süleyman Karagülle
Faiz ve Erdoğan’ın Hataları
8.07.2018 4191 Okunma
3 Yorum 09.07.2018 00:54
Süleyman Karagülle
Kim kazandı?
29.06.2018 4398 Okunma
3 Yorum 29.06.2018 14:41
Süleyman Karagülle
MASONLAR
13.07.2018 4358 Okunma
3 Yorum 14.07.2018 12:05
Süleyman Karagülle
Alternatif
11.08.2018 5166 Okunma
3 Yorum 11.08.2018 20:01
Süleyman Karagülle
AK Parti kazanacak
1.10.2018 6034 Okunma
3 Yorum 02.10.2018 13:39
Süleyman Karagülle
Kanal Projesi-1
29.09.2018 4936 Okunma
3 Yorum 02.10.2018 13:37
Süleyman Karagülle
Kanal Projesi-2
29.09.2018 4966 Okunma
3 Yorum 02.10.2018 13:37
Süleyman Karagülle
100 Daire-2
7.04.2012 7412 Okunma
3 Yorum 08.04.2012 16:45
Süleyman Karagülle
DAYANIŞMA ORTAKLIĞI
11.03.2012 7481 Okunma
3 Yorum 11.03.2012 17:31
Süleyman Karagülle
AB Krizi
19.11.2011 6983 Okunma
3 Yorum 04.12.2011 22:57
Süleyman Karagülle
GİRİŞİM/Cİ (Bir Tartışma Konusu)
31.12.2011 11765 Okunma
3 Yorum 05.01.2012 13:32
Süleyman Karagülle
KÜRT SORUNUNU KİMLER ÇÖZER?
28.03.2012 8218 Okunma
3 Yorum 30.03.2012 13:30
Süleyman Karagülle
TARTIŞMA
25.04.2012 6946 Okunma
3 Yorum 02.05.2012 18:22


© 2026 - Akevler