Süleyman Karagülle
İslamiyet'e Doğru...
16.01.2010
5484 Okunma, 1 Yorum

Türkiye 1800’lerden başlayarak İslâmiyet’ten uzaklaştı. En fazla dinsiz olduğu dönem ise Celal Bayar’ın başbakan olduğu döneme rastlar. Gerçi Mustafa Kemal 1933’de inkılapları sona erdirerek dinsizleşmenin bittiğini ilan etmiştir ama, çeşitli entrikalarla Mustafa Kemal ile İsmet İnönü’nün arası açılmış ve en koyu dinsizlik o yıllarda yapılmıştır. Ondan sonra ikinci CHP hükümetleri gelmiştir. Bunlar İslâmiyet’e deha yakın olmuşlardır.

Demokrat Parti’nin Menderes hükümeti İslâmiyet’e daha çok yaklaşmıştır. Sonra Demirel hükümeti gelmiştir; Menderes’ten daha çok İslâmiyet’e yakın hükümetler kurmuştur. Daha sonra Özal hükümeti gelmiş; Demirel’den daha çok İslâmiyet’e yakınlaşmıştır. Sonra AK Parti hükümetleri gelmiş ve daha çok İslâmî olmuşlardır. Bu arada Erbakan, Yılmaz ve Ecevit hükümetleri gelmiştir. Ancak bunlar ya çok kısa zaman iktidarda kalmış veya etkisiz olmuşlardır. Halkın desteğiyle gelip uzun zaman iktidarda kalan başbakanlar bunlar olmuştur. 

Son 80-90 senelik dönem göstermiştir ki, Türkiye hep İslâmiyet’e doğru yönelmiştir. Demek ki AK Parti’den sonra gelen İslâmiyet’e daha yakın olacaktır, “Adil Düzen”e daha yakın olacaktır. “Adil Düzen”e doğru adım adım gidilmektedir.

Birinci kural İslâmiyet’e doğru daha çok yönelmektir.

İkinci kural ise; ömrünü tüketen parti iktidardan gider ve bir daha geri gelmez. O halde AK Parti iktidardan gidince, şimdi mevcut olan partiler onun yerini alamazlar. Nitekim  Demokrat Parti’den sonra Demirel’in partileri gelmiş ve eski demokratlarla geçinememişlerdir. Sonra Özal gelmiş ve Demirel’le geçinememiştir. Yalnız ismen değil şeklen de değişmiştir. 28 Şubat müdahalesi CHP’yi iktidar etmek istemiş ancak beş senelik çabada bir başarı elde edilememiştir. İktidar Millî Görüşçülere devredilmiş ama bu yeni Millî Görüşçüler Erbakancı olmamışlardır.

Tarihteki tekerrürden ders alınarak diyoruz ki; AK Parti’nin yerine gelecek iktidar AK Parti’den daha çok İslâm’a yakın olacaktır, daha çok “Adil Düzen”e yaklaşacaktır. Tamamen yenilik yapıp daha ileri seviyede bir “Adil Düzen Projesi” ile ortaya çıkmayan bir parti de AK Parti’nin yerini alamayacaktır. AK Parti’nin yerini alan parti daha ileri seviyede İslâmiyet’e yaklaşan parti olacaktır.

AK Parti’nin 28 Şubat gibi darbelerle gitmesi ve mevcut partilerin suni olarak iktidara getirilmesi Türk devletinin beş senesine mâl olur. Bunların içinde Saadet olsa da beş sene içinde sadece çöküş olur. Taşıma su ile değirmen dönmez. Erbakan’ın dediği gibi; ıspanaktan yağ çıkmaz. Saadet Partisi adam olmaz. Ben bunu söylerken üzülerek söylüyorum.

Orduya tavsiyem; bu partilere  güvenerek AK Parti iktidarı ile oynamamasıdır. AK Parti’yi millî güvenlik yoluyla iktidara zorlayarak Türkiye’ye “Adil Düzen”in gelmesini sağlamsıdır. “Adil Düzen”i ordu ancak AK Parti ile getirebilir.

Neler yapılmalıdır?

Bir “Ocaklar Kanunu” çıkarılıp “Adil Düzene göre ocak yönetimleri” oluşturulmalıdır.

Bir “İller Kanunu” çıkarılıp  “Adil Düzene göre iller yönetimleri” oluşturulmalıdır.

Bir “Bölgeler Kanunu” çıkarılarak Türk Silahlı Kuvvetleri 12 orduya çıkarılmalıdır. Bölge merkez illerin yönetimi oranın ordu komutanına verilmelidir. Ordu komutanları doğrudan Genel Kurmay Başkanı’na bağlanacak, başbakanın emrinden çıkarılacaktır.

Bir “Hakemler Kanunu” çıkarılarak ülkemizde hakemlerden oluşmuş tarafsız, bağımsız, etkin ve saygın yargı sistemi oluşacaktır.

Ordu Batı menşeli ve İslâmî medreselerden gelen ilim damaları ile istişare ederek “Adil Düzen Anayasası”nı hazırlayacak ve siyasilere önerecektir. Bu anayasayı benimseyen partiler seçime girer, aldıkları oy nisbetinde söz sahibi olur, böylece “Adil Düzen Anayasası” hazırlanmış olur.

Bunun dışında yapılan müdahaleler artık bir çare olmayacaktır.

Şimdiye kadar yapılan müdahaleler 1997 İsrail istilası hazırlığı olarak yapılıyordu.

Sömürü sermayesi ümidini yitirmiştir.

Dünyada olup bitenler tek sermaye devleti olma planını boşa çıkarmıştır.

Türkiye şimdiye kadar sömürü sermayesine bağlı/bağımlı bir devletti. Şimdi ise o sermaye imparatorluğu yıkılmıştır. Bizim bağımsızlığımızın kesinleşeceği zamandır.

Henüz sermayenin yerine geçen/geçecek güçler belirmemiştir.

Bu boşluktan istifade ederek, Mustafa Kemal’in ‘yurtta sulh cihanda sulh’ ilkesine uyarak, Türkiye kendi topraklarında büyük ve güçlü devlet olma fırsatını yakalamıştır. Bundan yararlanmamız gerekmektedir.

Yarın sömürü sermayesinin gücü sıfırlandığı zaman İsrail oğullarına herkes saldıracaktır. İsrail oğulları tarihte yaşadıkları acıları bir daha yaşar hâle gelmek üzeredir.

O gün onları koruyacak yine Türkiye olabilir. Bu sebepledir ki tekel sermaye Türkiye ile iyi geçinmek zorundadır.

 

 


YorumcuYorum
Süleyman Karagülle
24.01.2010
18:34

Cengiz -AKP’nin ısrarla “Milli Görüş”çü olduğu vurgusuna anlam veremedim. Kendileri bizzat “Milli Görüş gömleğini çıkarmakla” farklarını vurgularken, böyle bir tanımlama gereğineden? Milli Görüş terimindeki kriterleriniz nelerdir?

Karagülle- Ak Parti Milli Görüş gömleğini çıkarmıştır. Bunun iki manası vardır. Milli görüş bir din, kuruluşu imiş gibi İslam dinini savunuyordu. AK Parti dini cemaat olmadığını siyasi kuruluş olduğunu idrak etmiştir. İkinci manası ise İslam dini yaşamak bir haktır. Ama İslam düzeni artık tarih olmuştur. Dolayısıyla adil düzen bir safsatadır. Bu bakımdan da milli görüş gömleğini çıkarmıştır. Ancak Milli görüş Osmanlılardaki İslamı akımı sürdüren bir görüştür. Ak parti bütün davranışları ve felsefesi ile İslamcıdır. Gömlek çıkartma bu yönüyle takıyyedir. Bu gün saadet partisi iktidarda olsa bunların yaptığı kadarını da yapamaz

Cengiz-Kurtuluş reçetesi olarak AKP’ye MGK’da yapılacak ordu telkinleri (baskısı) ile Adil Düzene geçilmesini önermişsiniz, bu bir yöntemdir. Ama halkın sindiremediği bir düzen hak da olsa başarma şansı var mı sizce ? Daha önceki yazılarınızda bize bariz görünen husus inkılâpların yukarıdan değil aşağıdan halka sindirilerek yapılması başarının unsuru idi. İctihat değişikliği mi var bu hususta?

Karagülle- Halk bir yeniliği benimser. Ama siyasi baskıdan dolayı eskisinde direnir. Ancak karşı baskı halkın isteğini ortaya çıkarmasını sağlar. Kırk yıllık adil düzen mücadelemizde halk hep bize doğru adım atmıştır. Son adım Mekke’nin fethi ile olacaktır. O da Türk ordusunun resmen adil düzeni benimsemesi ile olur. Halk zaten benimsemiş durumdadır. Adil düzenin ne olduğu hususunu ordunun benimsemesinden sonra da öğrenebilir

Cengiz -“Zaruretler haramları mübah kılar” benzeri külli kaideler aslen menşeini Hz Peygamberin uygulamalarından alır. Buna göre her bir hükmün uygulanabilirliğinin zamanı, özel şartları, zemini vardır, ve topluluk hangi aşama, şart, seviye ve algılama kıvamında ise içinde bulunduğu o şartlara göre hareket etmekle yükümlüdür. Domuzun haramlığı, savaşlarda yenilecek başka gıda bulunamaması ile mübah hale gelmesi buna örnektir. Aynı şekilde siz de içinde bulunduğumuz bu şartlar gereği, aslen değil de arızi olarak, zaruret gereği, yıkımdan en kestirme kurtuluş reçetesi olarak mı bu usulü öneriyorsunuz ? O zaman Erbakan Hoca’ya eleştirdiğiniz “Refahyol” uygulamasında hak verebilir miyiz ? Çünkü siyasi kararlarda hareket tarzı dogru-yanlış kriterleri üzerine değil, adalet-zulüm üzerine oturduğundan aslolan doğruların korunması değil zulmün engellenmesidir.

Karagülle- Bir olay cereyan ederken olaya yön vermek için eleştirirsiniz. Bu hakkı tavsiyedir. Olay olduktan sonra eleştiri kadere imansızlıktır. Ben bugün Erbakan’ı geçmişte yaptıklarından dolayı eleştirmiyorum. Olan her şey iyidir. Askerlere olan önerilerim kendi şartları ve mantıkları içindedir. Müdahalesiz sorunları çözmeye çalışıyorlar. Ama olaylar öyle cereyan ediyor ki müdahale zorunluluğu doğabilir. Müdahale etmezlerse devlet yıkılır. O takdirde ne yapacaklarını söylüyorum. Onlar adil düzen getirmeyecekler. Adil düzene engel olmaktan çıkacaklardır. Nitekim, AK Partiyi onlar getirmediler. Engel olmadılar, geldi.

Cengiz-Bunu şuna benzetebiliriz. 3 yaşında bir çocuk var ve 3. kattaki korkuluklara çıkmış dengesini kaybedip düşebilir, siz de uzaktan bunu gördünüz, öyle bir eylem içine girmelisiniz ki çocuk kurtulsun, korkuluklarda ne sesinizden telaşlanıp düşsün ne de pozisyonunu bilinçsizce değiştirsin ve tehlikeli bir hareket içine girsin, işte siyasiler kritik dönemlerde aldıkları karar ve tavırlarda buna benzer öncüllerle harekete geçerler, onlar için aslolan o an ki badirenin atlatılabilmesi ve arabanın devrilmemesi. “Niye bağırdın, telaşlandın, dengesiz bir atraksiyona geçtin” diye eleştirmek o şartlarda anlam ifade etmez. Her olay genel değil, anlık özel şartları içinde değerlendirildiğinde sağlıklı değerlendirmeler yapılabileceği kanaatindeyim. Eksikliğini çok duyduğumuz “çocuk fıkhı”nın geliştirilmesinin en fazla siyasi reflekslerin açıklanmasına ve “siyaset fıkhı”nın gelişmesine zemin hazırlayacağı inancındayım.

Karagülle- Tarihte amelin fıkhı yapılmıştır. İmanın fıkhı yapılmıştır. Kelam ilmi budur. Dinin fıkhı yapılmıştır. Bu tasavvuftur. Ama saltanatın hâkim olması nedeniyle siyasetin fıkhı yapılmamıştır. Bu gün bu fıkıhların hepsi yeniden ele alınmalıdır. İnsanlık adil düzene nasıl geçecektir. Askerlerin buradaki rolü ne olacak? Bunların üzerinde durulmalıdır. Kuranı bize getiren nebi son on yılını askeri güce dayandırmıştır. Biz şimdiye kadar Mekke devrini yaşıyorduk. Artık Medine devrine geçmeye hazırlanıyoruz. Bunun üzerinde durmamız gerekir. Adil düzen partisi kurulmalıdır.

Cengiz- Anayasayı onaylamayan partilerin seçimlere girememesi ise bir sindirme gibi algılanabilir. Acaba kastınız daha önceki gibi “her partiden önceki oy nispetlerine göre ilim adamları göndermelerine imkan sağlanması ve bu ilim adamlarının askerle ortak bir metin hazırlayarak partililere sunmaları, buna rağmen ittifak edilen metne itiraz eden onaylamayan partiler mi” ? O takdirde kendi hakemlerine uymayan partilere bir müeyyide olarak görülebilir bu uygulama… Açıklarsanız sevinirim…

Karagülle- Bir anaysa ilmi kuruluyor. Buraya siyasi partilerden ilim adamı göndermeleri isteniyor. Her % de beş oy için bir ilim adamı gelecektir. Partiler artan oylarını veya değerlendiremedikleri oylarını başka partilerle uzlaşarak birleştirebilirler. Bu çalışmalara katılmayan ilim adamlarını atamada katkıda bulunmayan seçime bir anayasa önerisi ile gitmeyen parti o seçimdeki mecliste oy sahibi kılınmaz. Çünkü o meclis aynı zamanda kurucu meclis olacaktır. Anayasada yürürlüğe girdikten sonra yapılacak seçimde böyle bir dışlama olamaz.

Cengiz -AKP’nin ısrarla “Milli Görüş”çü olduğu vurgusuna anlam veremedim. Kendileri bizzat “Milli Görüş gömleğini çıkarmakla” farklarını vurgularken, böyle bir tanımlama gereğineden? Milli Görüş terimindeki kriterleriniz nelerdir?

Karagülle- Ak Parti Milli Görüş gömleğini çıkarmıştır. Bunun iki manası vardır. Milli görüş bir din, kuruluşu imiş gibi İslam dinini savunuyordu. AK Parti dini cemaat olmadığını siyasi kuruluş olduğunu idrak etmiştir. İkinci manası ise İslam dini yaşamak bir haktır. Ama İslam düzeni artık tarih olmuştur. Dolayısıyla adil düzen bir safsatadır. Bu bakımdan da milli görüş gömleğini çıkarmıştır. Ancak Milli görüş Osmanlılardaki İslamı akımı sürdüren bir görüştür. Ak parti bütün davranışları ve felsefesi ile İslamcıdır. Gömlek çıkartma bu yönüyle takıyyedir. Bu gün saadet partisi iktidarda olsa bunların yaptığı kadarını da yapamaz

Cengiz-Kurtuluş reçetesi olarak AKP’ye MGK’da yapılacak ordu telkinleri (baskısı) ile Adil Düzene geçilmesini önermişsiniz, bu bir yöntemdir. Ama halkın sindiremediği bir düzen hak da olsa başarma şansı var mı sizce ? Daha önceki yazılarınızda bize bariz görünen husus inkılâpların yukarıdan değil aşağıdan halka sindirilerek yapılması başarının unsuru idi. İctihat değişikliği mi var bu hususta?

Karagülle- Halk bir yeniliği benimser. Ama siyasi baskıdan dolayı eskisinde direnir. Ancak karşı baskı halkın isteğini ortaya çıkarmasını sağlar. Kırk yıllık adil düzen mücadelemizde halk hep bize doğru adım atmıştır. Son adım Mekke’nin fethi ile olacaktır. O da Türk ordusunun resmen adil düzeni benimsemesi ile olur. Halk zaten benimsemiş durumdadır. Adil düzenin ne olduğu hususunu ordunun benimsemesinden sonra da öğrenebilir

Cengiz -“Zaruretler haramları mübah kılar” benzeri külli kaideler aslen menşeini Hz Peygamberin uygulamalarından alır. Buna göre her bir hükmün uygulanabilirliğinin zamanı, özel şartları, zemini vardır, ve topluluk hangi aşama, şart, seviye ve algılama kıvamında ise içinde bulunduğu o şartlara göre hareket etmekle yükümlüdür. Domuzun haramlığı, savaşlarda yenilecek başka gıda bulunamaması ile mübah hale gelmesi buna örnektir. Aynı şekilde siz de içinde bulunduğumuz bu şartlar gereği, aslen değil de arızi olarak, zaruret gereği, yıkımdan en kestirme kurtuluş reçetesi olarak mı bu usulü öneriyorsunuz ? O zaman Erbakan Hoca’ya eleştirdiğiniz “Refahyol” uygulamasında hak verebilir miyiz ? Çünkü siyasi kararlarda hareket tarzı dogru-yanlış kriterleri üzerine değil, adalet-zulüm üzerine oturduğundan aslolan doğruların korunması değil zulmün engellenmesidir.

Karagülle- Bir olay cereyan ederken olaya yön vermek için eleştirirsiniz. Bu hakkı tavsiyedir. Olay olduktan sonra eleştiri kadere imansızlıktır. Ben bugün Erbakan’ı geçmişte yaptıklarından dolayı eleştirmiyorum. Olan her şey iyidir. Askerlere olan önerilerim kendi şartları ve mantıkları içindedir. Müdahalesiz sorunları çözmeye çalışıyorlar. Ama olaylar öyle cereyan ediyor ki müdahale zorunluluğu doğabilir. Müdahale etmezlerse devlet yıkılır. O takdirde ne yapacaklarını söylüyorum. Onlar adil düzen getirmeyecekler. Adil düzene engel olmaktan çıkacaklardır. Nitekim, AK Partiyi onlar getirmediler. Engel olmadılar, geldi.

Cengiz-Bunu şuna benzetebiliriz. 3 yaşında bir çocuk var ve 3. kattaki korkuluklara çıkmış dengesini kaybedip düşebilir, siz de uzaktan bunu gördünüz, öyle bir eylem içine girmelisiniz ki çocuk kurtulsun, korkuluklarda ne sesinizden telaşlanıp düşsün ne de pozisyonunu bilinçsizce değiştirsin ve tehlikeli bir hareket içine girsin, işte siyasiler kritik dönemlerde aldıkları karar ve tavırlarda buna benzer öncüllerle harekete geçerler, onlar için aslolan o an ki badirenin atlatılabilmesi ve arabanın devrilmemesi. “Niye bağırdın, telaşlandın, dengesiz bir atraksiyona geçtin” diye eleştirmek o şartlarda anlam ifade etmez. Her olay genel değil, anlık özel şartları içinde değerlendirildiğinde sağlıklı değerlendirmeler yapılabileceği kanaatindeyim. Eksikliğini çok duyduğumuz “çocuk fıkhı”nın geliştirilmesinin en fazla siyasi reflekslerin açıklanmasına ve “siyaset fıkhı”nın gelişmesine zemin hazırlayacağı inancındayım.

Karagülle- Tarihte amelin fıkhı yapılmıştır. İmanın fıkhı yapılmıştır. Kelam ilmi budur. Dinin fıkhı yapılmıştır. Bu tasavvuftur. Ama saltanatın hâkim olması nedeniyle siyasetin fıkhı yapılmamıştır. Bu gün bu fıkıhların hepsi yeniden ele alınmalıdır. İnsanlık adil düzene nasıl geçecektir. Askerlerin buradaki rolü ne olacak? Bunların üzerinde durulmalıdır. Kuranı bize getiren nebi son on yılını askeri güce dayandırmıştır. Biz şimdiye kadar Mekke devrini yaşıyorduk. Artık Medine devrine geçmeye hazırlanıyoruz. Bunun üzerinde durmamız gerekir. Adil düzen partisi kurulmalıdır.

Cengiz- Anayasayı onaylamayan partilerin seçimlere girememesi ise bir sindirme gibi algılanabilir. Acaba kastınız daha önceki gibi “her partiden önceki oy nispetlerine göre ilim adamları göndermelerine imkan sağlanması ve bu ilim adamlarının askerle ortak bir metin hazırlayarak partililere sunmaları, buna rağmen ittifak edilen metne itiraz eden onaylamayan partiler mi” ? O takdirde kendi hakemlerine uymayan partilere bir müeyyide olarak görülebilir bu uygulama… Açıklarsanız sevinirim…

Karagülle- Bir anaysa ilmi kuruluyor. Buraya siyasi partilerden ilim adamı göndermeleri isteniyor. Her % de beş oy için bir ilim adamı gelecektir. Partiler artan oylarını veya değerlendiremedikleri oylarını başka partilerle uzlaşarak birleştirebilirler. Bu çalışmalara katılmayan ilim adamlarını atamada katkıda bulunmayan seçime bir anayasa önerisi ile gitmeyen parti o seçimdeki mecliste oy sahibi kılınmaz. Çünkü o meclis aynı zamanda kurucu meclis olacaktır. Anayasada yürürlüğe girdikten sonra yapılacak seçimde böyle bir dışlama olamaz.





Çok Yorumlanan Makaleler
Süleyman Karagülle
ABD Başkanlık Seçimi
19.11.2016 47073 Okunma
28 Yorum 19.12.2016 21:41
Süleyman Karagülle
D E R G I !
29.04.2017 12029 Okunma
18 Yorum 16.05.2017 08:11
Süleyman Karagülle
Kesin Sonuç
7.06.2018 7652 Okunma
12 Yorum 12.06.2018 03:32
Süleyman Karagülle
Görevimiz
22.02.2014 30733 Okunma
12 Yorum 05.02.2016 21:44
Süleyman Karagülle
İnsanlık anayasası - Sam Adian'a cevap
24.02.2016 15487 Okunma
10 Yorum 26.02.2016 00:34
Süleyman Karagülle
Ne değil, Nasıl
26.05.2018 6412 Okunma
10 Yorum 28.05.2018 13:30
Süleyman Karagülle
İstihare; “EVET/HAYIR” manası nedir?
26.02.2017 12943 Okunma
9 Yorum 04.08.2017 21:52
Süleyman Karagülle
Adil Düzen Partisi'nin kuruluş tartışması
6.08.2011 22086 Okunma
9 Yorum 06.02.2016 17:34
Süleyman Karagülle
Çözüm 100 lojmanlı işyerleri
30.03.2013 12091 Okunma
9 Yorum 13.04.2013 08:44
Süleyman Karagülle
Önemli değil
11.05.2019 7540 Okunma
9 Yorum 13.05.2019 08:00
Süleyman Karagülle
Merkezi Yönetim
28.03.2019 5554 Okunma
8 Yorum 29.03.2019 15:10
Süleyman Karagülle
İstişare
2.11.2013 11909 Okunma
8 Yorum 13.11.2013 11:10
Süleyman Karagülle
KABİR AZABI
25.02.2014 32935 Okunma
8 Yorum 05.03.2014 21:24
Süleyman Karagülle
Dershaneler
7.12.2013 12556 Okunma
8 Yorum 08.04.2014 09:25
Süleyman Karagülle
Milli Güvenlik Kurulu
5.06.2018 5860 Okunma
8 Yorum 05.06.2018 19:35
Süleyman Karagülle
İlkeler
12.03.2018 6891 Okunma
8 Yorum 18.03.2018 14:30
Süleyman Karagülle
Hatalarımız
10.03.2018 6158 Okunma
7 Yorum 11.03.2018 21:45
Süleyman Karagülle
Denge
23.04.2018 6592 Okunma
7 Yorum 25.04.2018 13:00
Süleyman Karagülle
Dolar ve Faiz Oyunu
3.06.2018 5923 Okunma
7 Yorum 04.06.2018 03:17
Süleyman Karagülle
Kader
15.06.2013 8402 Okunma
7 Yorum 20.03.2026 23:00
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin sözcüsü
8.03.2019 6689 Okunma
7 Yorum 09.03.2019 00:46
Süleyman Karagülle
Başarının sırrı
16.05.2019 7118 Okunma
7 Yorum 17.05.2019 22:22
Süleyman Karagülle
İleriyi Görmek
4.04.2019 6076 Okunma
6 Yorum 05.04.2019 21:43
Süleyman Karagülle
Çin Virüsü Dünyayı Kurtarabilir!
17.02.2020 7444 Okunma
6 Yorum 23.03.2020 09:49
Süleyman Karagülle
Akevler
14.07.2013 21631 Okunma
6 Yorum 22.07.2017 20:36
Süleyman Karagülle
Davet
25.04.2015 13549 Okunma
6 Yorum 27.04.2015 10:03
Süleyman Karagülle
İdam ve Öcalan
25.06.2016 13867 Okunma
6 Yorum 02.07.2016 12:02
Süleyman Karagülle
Seçim sonuçları
3.06.2018 5765 Okunma
6 Yorum 04.06.2018 12:33
Süleyman Karagülle
Huy
6.05.2018 6704 Okunma
6 Yorum 07.05.2018 15:06
Süleyman Karagülle
Hesaplar yanlış
3.04.2018 6492 Okunma
6 Yorum 03.04.2018 22:20
Süleyman Karagülle
Yapacaklarımız
10.03.2018 5880 Okunma
6 Yorum 12.03.2018 16:33
Süleyman Karagülle
Oyuna Oyun
31.07.2018 6810 Okunma
6 Yorum 01.08.2018 23:59
Süleyman Karagülle
Kaşıkçı hikayesi
1.11.2018 6058 Okunma
6 Yorum 01.11.2018 21:26
Süleyman Karagülle
Ekrem Şama’ya; Seninki Hiç Olmaz!
3.06.2017 7820 Okunma
6 Yorum 30.07.2017 00:29
Süleyman Karagülle
Darbeyi Kim Yaptı?
8.10.2016 13584 Okunma
6 Yorum 11.10.2016 13:15
Süleyman Karagülle
Vergisiz Ekonomi
27.05.2017 7925 Okunma
6 Yorum 31.05.2017 01:20
Süleyman Karagülle
Niçin?
4.07.2018 7427 Okunma
5 Yorum 04.07.2018 22:58
Süleyman Karagülle
Kim yönetiyor?
30.06.2018 6652 Okunma
5 Yorum 01.07.2018 21:57
Süleyman Karagülle
Siyaset ve kurallar
5.04.2018 6829 Okunma
5 Yorum 06.04.2018 08:13
Süleyman Karagülle
Gül Adil Düzen’e sahip çıkmalı
6.04.2018 6472 Okunma
5 Yorum 06.04.2018 23:39
Süleyman Karagülle
İstishab gerek
20.04.2018 6429 Okunma
5 Yorum 21.04.2018 11:30
Süleyman Karagülle
Fıkha Göre Yeni Hükümet
14.06.2015 16258 Okunma
5 Yorum 28.06.2015 16:16
Süleyman Karagülle
Putin Müslüman Oldu
21.03.2015 16167 Okunma
5 Yorum 24.03.2015 11:50
Süleyman Karagülle
Çanlar kimin için çalıyor?
19.07.2014 11770 Okunma
5 Yorum 22.07.2014 09:12
Süleyman Karagülle
Kimse Anlamak mı İstemiyor, ya da Biz mi Anlatamıyoruz!
31.05.2020 6079 Okunma
5 Yorum 01.06.2020 12:20
Süleyman Karagülle
Avrupa Birliği
14.03.2019 6849 Okunma
5 Yorum 16.03.2019 22:33
Süleyman Karagülle
Ekseriyetin marifeti
7.05.2019 7294 Okunma
5 Yorum 08.05.2019 22:07
Süleyman Karagülle
Allah’tan başka melce yoktur
24.04.2019 7706 Okunma
4 Yorum 25.04.2019 19:00
Süleyman Karagülle
Anormal Türkiye
7.02.2019 6470 Okunma
4 Yorum 10.02.2019 10:37
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin oyunu
7.11.2018 7270 Okunma
4 Yorum 08.11.2018 00:13
Süleyman Karagülle
Ne yapmamız gerekiyor?
6.08.2020 6115 Okunma
4 Yorum 08.08.2020 20:00
Süleyman Karagülle
Koronavirüs bahanesiyle intihara gidiliyor!
13.04.2020 6033 Okunma
4 Yorum 29.04.2020 02:01
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve SON DURUM… (16)
18.04.2021 5386 Okunma
4 Yorum 26.05.2021 00:43
Süleyman Karagülle
AK Parti'nin Medine Dönemi!
13.09.2014 9322 Okunma
4 Yorum 16.09.2014 08:43
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sisteminin Delilleri
21.05.2016 14044 Okunma
4 Yorum 22.05.2016 18:44
Süleyman Karagülle
Türkiye Cumhuriyeti Devleti
20.09.2015 13691 Okunma
4 Yorum 23.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Düşen Uçak ve Suriye Meselesi
29.11.2015 14368 Okunma
4 Yorum 08.12.2015 06:11
Süleyman Karagülle
Kur’an ve İki Lider; Putin ve Erdoğan
2.01.2016 11581 Okunma
4 Yorum 08.01.2016 15:13
Süleyman Karagülle
İran'da zelzele ve teklif
20.04.2013 12707 Okunma
4 Yorum 25.04.2013 18:26
Süleyman Karagülle
Aşiret / Ocak
14.04.2012 9568 Okunma
4 Yorum 20.04.2012 17:06
Süleyman Karagülle
Mümin-Müslim Hakkında Sorular
25.05.2010 12728 Okunma
4 Yorum 07.06.2010 22:20
Süleyman Karagülle
Bundan sonra ne yapmalıyız?
17.03.2012 7755 Okunma
4 Yorum 19.03.2012 21:18
Süleyman Karagülle
REJİMLER
21.03.2012 4570 Okunma
4 Yorum 22.03.2012 20:21
Süleyman Karagülle
SÜRME YETKİSİ
1.04.2012 8988 Okunma
4 Yorum 05.04.2012 21:36
Süleyman Karagülle
AKİD VE AHD
2.04.2012 9186 Okunma
4 Yorum 06.04.2012 18:38
Süleyman Karagülle
Hesap Sorma
5.03.2018 5993 Okunma
4 Yorum 07.03.2018 11:58
Süleyman Karagülle
Yenilik
6.03.2018 5520 Okunma
4 Yorum 07.03.2018 23:36
Süleyman Karagülle
VARSAYIM-2
2.05.2018 6152 Okunma
4 Yorum 02.05.2018 23:12
Süleyman Karagülle
Anketler
16.05.2018 5178 Okunma
4 Yorum 16.05.2018 23:37
Süleyman Karagülle
KİM KAZANACAK?
8.06.2018 5343 Okunma
4 Yorum 11.06.2018 00:24
Süleyman Karagülle
Seçim sonrası
21.06.2018 5221 Okunma
4 Yorum 21.06.2018 14:09
Süleyman Karagülle
Mümin Olmak; Mümin Kimdir?
3.06.2017 7174 Okunma
4 Yorum 05.06.2017 10:41
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sistemi
26.11.2016 12499 Okunma
4 Yorum 29.11.2016 07:17
Süleyman Karagülle
Kur’an Ekonomisi
3.12.2016 13404 Okunma
3 Yorum 05.12.2016 13:19
Süleyman Karagülle
Kuran'a İman ve Uymamız Gereken Dört İlke
5.11.2016 11970 Okunma
3 Yorum 13.11.2016 13:12
Süleyman Karagülle
Kürtler
10.06.2017 5500 Okunma
3 Yorum 11.06.2017 21:26
Süleyman Karagülle
Savaşa Doğru
25.03.2017 6650 Okunma
3 Yorum 25.03.2017 17:59
Süleyman Karagülle
Vikipedi Sorunu: Önce Yapmak… Sonra…
22.07.2017 6750 Okunma
3 Yorum 28.07.2017 11:03
Süleyman Karagülle
BU BİR ‘DERGİ’ TEKLİFİDİR
26.08.2017 4565 Okunma
3 Yorum 28.08.2017 00:48
Süleyman Karagülle
Nasıl Gelecek?
28.10.2017 4734 Okunma
3 Yorum 31.10.2017 12:02
Süleyman Karagülle
YORUM
10.10.2017 4022 Okunma
3 Yorum 11.10.2017 00:05
Süleyman Karagülle
Fesad
24.11.2017 5295 Okunma
3 Yorum 24.11.2017 20:39
Süleyman Karagülle
KUDÜS İSRAİL’İN MERKEZİDİR
15.05.2018 4036 Okunma
3 Yorum 15.05.2018 23:03
Süleyman Karagülle
İngiltere Ziyareti ve Erdoğan Ne Yapmalı?
20.05.2018 4319 Okunma
3 Yorum 24.05.2018 11:58
Süleyman Karagülle
KİM YÖNETİYOR?
5.05.2018 4555 Okunma
3 Yorum 06.05.2018 00:32
Süleyman Karagülle
Türkiye’de Seçmen
8.04.2018 4733 Okunma
3 Yorum 09.04.2018 00:48
Süleyman Karagülle
Değmez
30.04.2018 4305 Okunma
3 Yorum 30.04.2018 20:00
Süleyman Karagülle
Faiz ve Erdoğan’ın Hataları
8.07.2018 4180 Okunma
3 Yorum 09.07.2018 00:54
Süleyman Karagülle
Kim kazandı?
29.06.2018 4388 Okunma
3 Yorum 29.06.2018 14:41
Süleyman Karagülle
MASONLAR
13.07.2018 4347 Okunma
3 Yorum 14.07.2018 12:05
Süleyman Karagülle
Alternatif
11.08.2018 5142 Okunma
3 Yorum 11.08.2018 20:01
Süleyman Karagülle
AK Parti kazanacak
1.10.2018 6006 Okunma
3 Yorum 02.10.2018 13:39
Süleyman Karagülle
Kanal Projesi-1
29.09.2018 4915 Okunma
3 Yorum 02.10.2018 13:37
Süleyman Karagülle
Kanal Projesi-2
29.09.2018 4946 Okunma
3 Yorum 02.10.2018 13:37
Süleyman Karagülle
100 Daire-2
7.04.2012 7393 Okunma
3 Yorum 08.04.2012 16:45
Süleyman Karagülle
DAYANIŞMA ORTAKLIĞI
11.03.2012 7465 Okunma
3 Yorum 11.03.2012 17:31
Süleyman Karagülle
AB Krizi
19.11.2011 6967 Okunma
3 Yorum 04.12.2011 22:57
Süleyman Karagülle
GİRİŞİM/Cİ (Bir Tartışma Konusu)
31.12.2011 11745 Okunma
3 Yorum 05.01.2012 13:32
Süleyman Karagülle
KÜRT SORUNUNU KİMLER ÇÖZER?
28.03.2012 8182 Okunma
3 Yorum 30.03.2012 13:30
Süleyman Karagülle
TARTIŞMA
25.04.2012 6927 Okunma
3 Yorum 02.05.2012 18:22


© 2026 - Akevler