Süleyman Karagülle
EKONOMİDE TAM İSTİHDAM
3.10.2016
12398 Okunma, 0 Yorum

Sam Adian – S. Karagülle 

- Siz kendi açınızdan değerlendiriyor ve varsayımlarda bulunuyorsunuz; ancak biz de size şunu hatırlatmaya çalışıyoruz:

- Herkesi kendi varsayımları içinde kritik edeceksiniz. Var sayımlar tartışılamaz. Varsayımlar, uygulama sonunda denetlenmiş olur. Sorunları çözerse doğrudur, çözmezse eksiktir.

 

- Bildiğiniz gibi, tam istihdam, kaynakların tam olarak kullanılabildiği/üretime kazandırıldığı, toplumdaki herkesin eğitim, deneyim, yeteneklerine göre istihdam edilebildiği bir ekonomiyi tarif eder.

-Tam istihdamın sağlanamadığı düzende “açık emek” vardır. Tam istihdamın sağlandığı yerde ise “açık işyeri” vardır. Bugün böyledir. Eskiden yeter işyeri olmadığı için, “yeni işyerleri üretme” ekonomisine ihtiyaç vardı. Kapitalizm ve Sosyalizm ekonomileri bunun üzerinde kurulmuştu. Kuran ekonomisi ise işyerlerinin daha çok olduğu düzene göre oluşacaktır. Nüfus artışı ile yeryüzünün imarını dengeli bir şekilde geliştireceklerdir. İnsanlığın ihtiyaçları ise uygarlık seviyesine göre giderilir. Biz yoktan bir şey var edemediğimiz için, biz ancak tam istihdamı sağlarız. Refahı biz değil, düzen belirler.  Çağın ekonomisinde en büyük hata burada yapılmaktadır.

 

- Pek çok iktisatçı, makul işsizliğin tam istihdamı engellemeyeceği veya toplumdaki herkesin iş bulabildiği bir ekonomide tam istihdam olasılığından söz ederler.

- Faizli işçilik sisteminde işçileri disipline edebilmek için, ekonomilerini, küçük miktarda işsizlik üzerine kurarlar. Böylece işçilerin işyerlerini değiştirmelerini engellerler. Böylece işyerlerinin işçilerini tutsak yaparak işletmelerini işletirler. İşsizlik ekonomisinde bu zorunludur. Çünkü faizi ödemek zorunda olduğu için işçi çalıştırmak zorundadır. Yoksa batar. Ortaklık ekonomisinde faiz yok, kar vardır. Çalışırsa kazanır, çalışmazsa zarar etmez. Faiz ile kar arasındaki farkı inatla neden anlamak istemediğini anlamakta zorluk çekiyorum.

 

- Ne var ki, gerek makul işsizliğin toplumdaki çalışabilir nüfusa oranının ne olduğu, gerekse, çalışmak isteyen herkesin iş bulabildiği ve aynı şekilde kaynakların tümüyle ekonomiye kazandırılabildiği bir sistem veya yapı yeryüzünde yoktur. Bunun pek çok nedeni vardır, bilinçli eksik istihdam yoluyla talep yaratmak fiyatları etkilemekten tutun devlet politikasına kadar birçok açıdan ele alınabilir. Ancak tam istihdam koşulları henüz yeryüzünde oluşmamıştır.

- Bugün yeryüzünde “açık işyerleri” vardır. Tarım alanları tamamen boştur. Ortaklık sisteminde işsiz yoktur. Kiminin üretimdeki payı azdır, kiminin çoktur. Devlet, ücrette adaleti sağlamakla uğraşmaz. Kim ne üretebiliyorsa, kazancı odur. Sosyal denge üretimde değil, tüketimde sağlanır.  Devlet yeryüzü toprak kira payını alır, ücret payı az olanları tüketimde destekler. İhtiyaçlarına katkıda bulunur. Kuran Ekonomisini anlayabilmeniz için bunu iyi kavramanız gerekir. Siz, zekat kelimesini mevduat olarak tahrif ederseniz, sistem çalışmaz. Mevcut işçilik sistemini savunmaya  başlarsınız. Biz anlamalısınız. Kabul etmeniz gerekmez.

 

- Elbette tam istihdam koşullarında ücret/gelir dengesi de önemli bir faktördür. Günümüz dünyasında üreticilerin eksik kapasite çalışmasının en temel nedeni, asgari ücret gibi, işgücünü kiralamaya yönelik pazarlık gücünden doğan avantajlarını kullanmak ve bir bakıma arz miktarını azaltarak talep yaratmak gibi çabalardan da söz edilebilir.

- Bir ürünün “maliyet değeri” vardır. Bu, harcanan emektir. Bir de ürünün “yararlanma değeri” vardır. Bu da, yaşayan insandır. Biz bunu gün/saat olarak ifade ederiz. Doğa öyle yaratılmıştır ki, yararlanma değeri maliyet değerinden fazladır. Buna “artık değer” diyoruz. Kapitalistlerde artık değer sermayenindir. Sosyalistlerde artık değer kamunundur. Ortaklık sisteminde artık değer, üretici ile tüketici arasında bölüşülmüştür. Üreticiler çalışanlardır. Tüketiciler ise tüm insanlardır. Farklı kimselerdir. Üreticilere düşen payla yatırım yapılır. Tüketicilere yapılan payla nüfus arttırılır. Söylediklerimizi anlamak için bu cümleleri birkaç defa okuyup üzerinde düşünmeniz gerekir. Reflekslerle cevap vermemelisiniz.

 

- Genelde gelişmiş ekonomilerde, kırsalda yaşayan nüfusun tamamı tarım sektöründe istihdam edilmiş varsayılır. Oysa durum hiç öyle değildir. Köylerdeki görünmez işsizlik vardır ve buralarda ortaya çıkan işsizlik genel sanayi kesimine göre oransal olarak çok daha fazladır.

- Yüz dairelik lojmanlı sistemde tarım semtleri vardır. Sanayi semtleri vardır. Tarım semtlerinde gerekli tarım emeği tarımda harcanır, artık emek –ki, çoğu zaman olacaktır-  küçük sanayide harcanır. Böylece sizin ortaya koyduğunuz sorun çözülmüş olur.

 

- Teorik açıdan varsayımlar doğru olsa bile, realiteyi göz ardı eden varsayımların işe yaramayacağını size hatırlatmaya çalışıyoruz. Amacımız size eleştirmek değildir.

- Biz yüz hanelik bir semt kurup denemek istiyoruz. Varsayımlarımızı ondan sonra düzeltiyoruz. 1967’de kurulan Akevler birinci denemesini yaptı. Varsayımlarını uyguladı. Eksikliklerini gördü. Yeni proje hazırladı. Şimdi onu uygulama çabasındayız. Her varsayımın zamanla yeniden ifade edilmesi gerekir. Ortakları çalışmada ve yaşamada bir araya getirmeyi hedefledik. Yaşamada başardık, çalışmada başaramadık. Hatalarımızı anladık. O zaman yararlanma mülkiyetini bilmiyorduk. Şimdi yeni bir Akevler Sitesini kurma hazırlığındayız. Proje ve muhasebesini tamamlamak üzereyiz.

 

- Siz faizi karşılıksız paraya ve enflasyona dayandırıyorsunuz. Ancak tarihsel süreçte biliyoruz ki, faiz, sermayenin karıdır. Tanımını nasıl yaparsanız yapın bunu değiştirmenin imkanı yok gibidir. Sermaye bir işletmeye katıldığı zaman oradan kazanç elde etmesi gerekir. Bunun adına ister faiz deyin, ister kar deyin fark etmez. Sonuçta aynı şeydir.

- Nasıl duyuracağız, bilemiyorum. Aynı cümleleri tekrar ediyorsunuz. “Faiz, zarara katılmayan kazançtır”. “Kar ise, zararın tamamını yüklenen kazançtır.” Sermaye vergisi olan zekat ile düzen öyle kurulmuştur ki; toplam kar, toplam zarara eşittir. Yani tüccarın kimi kar, kimi zarar eder; ama toplam kar, toplam zarara eşittir ve tüccar sektörü aslında karsız çalışır. Ama arz talep kanunları sonuna kadar devam eder.

 

- Ancak finans ekonomisinin yaygın olarak uygulandığı yerlerde faiz, sermayenin sermayeden elde ettiği kazanç olarak karşımıza çıkar. Yani bankalar parayı satarlar. Bir mal gibi. Burada sanal bir değer oluşur ki asıl sorunlu olan şey budur. Bizim açımızdan finans ekonomisi diye bir şey Kabul edilebilir değildir.

- İşte bizim faiz dediğimiz budur. Demek ki,  siz de faize karşısınız. Sadece kelimeye itiraz ediyorsunuz.  Ne var ki, siz faizin fonksiyonunu yapan bir şeyi koymuyorsunuz. Biz faiz yerine kredileşmeyi koyuyoruz. Değiştirme fiyatları ile kredileşme fiyatlarını ayırıyoruz. Kredileşme fiyatları kasadaki senet blık secşlerikoyar, değiştirme fiyatları serbest piyasada oluşur. Kredileşme ona göre yapılır.

 

- Bir noktayı hatırlatmak isteriz: Siz “değer”in değiştirilebileceğini Kabul ediyorsunuz. Oysa değer denilen şey emek miktarıdır. Bir malın üretiminde veya dolaşımında harcanmış olan emek miktarıdır. Bunu değiştiremezsiniz. Nasıl üretilmiş olan bir malın miktarını değiştirmek mümkün değilse, emek miktarını da değiştirmek mümkün değildir. Çünkü o emek o miktarda harcanmıştır. Bu konuda sizinle anlaşamıyoruz, siz her ne kadar emeği Kabul ediyor olsanız bile, emek değeri üzerindeki değişimleri de meşru sayıyorsunuz. Bize göre bu mümkün değildir.

 - Maliyet değeri harcanan saattir. Biz değiştiremeyiz. Yararlanma değeri yaşanan gündür, onu biz de düşüremeyiz. Ekonomi düzeni ancak değiştirme değerini değiştirebilir. Sosyalistler sizin sisteminizdeki maliyet değerini esas alırlar. Kapitalistler de yararlanma değerini esas alırlar. Ortaklık ekonomisinde ise bu, arz ve talebe göre dengelenir. Stoklar çoksa fiyatlar düşer, stoklar fazlaysa fiyatlar yükselir. Halk ona göre üretir ve tüketir. Yani halka şunu üret, şunu tüket diyen, ne sermayedir, ne de yönetimdir; fiyatlardır. Sizin sistemde kim olduğu belli değildir. Bu sorduğunuzda da cevap yoktur, kendiniz de düşünmüyorsunuz. Devlet, sermaye ve fiyatlar? Ortaklık sisteminde bu fiyatlar da stoklara göre ya kendiliğinden ayarlanır yahut bilgisayarlar hesaplarlar.

 

- Biz batının geliştirdiği capitalist sistemin içinde yaşıyoruz. Burası Çin değil. Hong kong yeryüzünde kapitalizmin bütün kurum ve kuruluşlarıyla uygulandığı bir yerdir. Paranın ve ticaretin merkezidir. Ingilterede sistem nasılsa, hong kong da da öyledir. Dolayısıyla türklerin avrupada küçük işletmeler kurmuş olmaları onları başarılı yapmaz veya onları sistemin bir parçası haline getirmez. Kolaylıkla elenebilirler.

- Hong Kong bir seradır. Oradaki kurallar açık hava kuralları değildir. Kaldı ki, orası ne bir sosyalist ülkesidir, ne de bir Kapitalist ülkesidir. Hong Kong, benim bildiğim kadarı ile, Çin’in toprakları içindedir. Ama Hong Kong kapitalist dünyada gelişmiştir. Başınızı dışarı çıkarırsanız dünyayı görürsünüz. Ülkemiz de, sosyalizm ile kapitalizm arasında gelişen bir ülkedir. Hong Kong’a benzemektedir. Fark, Hong Kong’u iki blok da desteklemiştir. Merkezi sistemin uzantısıdır. Türkiye ise, iki sistemin de saldırdığı yerdir. Merkezi sisteme direnerek gelişmektedir. Siz merkezi sistemin himayesinde merkezi olmayan sistemi kuracağınızı iddia ediyorsunuz. Biz de; merkezi sistemin kendi kendisini bitireceğini, halk sisteminin kendi kedine olgunlaşacağını iddia ediyoruz. Yeryüzüne halk sistemi yayılmaktadır. Nitekim siz de, “sermayenin taşeronu değiliz”, diyorsunuz, “devletin uzantısı değiliz” diyorsunuz. Böylece bir halk sektörüsünüz, demek ki.

 

- Stagfasyon krizlerini hatırlarsınız. Normal koşullarda işsizlik ve enflasyonun ters orantılı olarak gelişmesi gerektiği halde stagfasyon durumunda bunun böyle olmadığı ortaya çıkmıştır. Ülkenizdeki durum da bunun gibi mevcut iktisadi varsayımları bir bakıma çürüten bir sonuç üretmiştir.

Bizim asıl sorunumuz, geleceğin dünyasını nasıl şekillendirebileceğimiz ile ilgilidir. Mevcut tanım ve varsayımlarla geleceğin dünyasını inşa edebilir miyiz? İşte asıl mesele budur. Bizim çalışmalarımızın hedefi de budur. Bu nedenle biz klasik varsayımları ve tanımları kullanmıyoruz. Geleceğin dünyası bambaşka bir dünya olacaktır ve bugün öngördüklerimizin belki de hiç biri işe yaramayacaktır. Özellikle küçük ve tarıma dayalı varsayımlar tamamen anlamsız hale gelecektir.

 - Uygarlıklar binanın katlarıdır. Bir üst kat, onun altındaki kata oturur. Alt katın yapısının bilmeden, onun kolonları ve kirişlerini hesaba katmadan kat çıkamazsınız.  Alt katın kolonlarını üst kata taşımak başkadır. Yeni kolonları eski kolonlara oturtmak başkadır. Mevcut din adamları alt kolon ve kirişleri aynen üste taşımak istiyorlar, bu mümkün değildir. Siz de alttaki kolon ve kirişleri hesaba katmadan üstte kolonlar dikiyorsunuz. Kapitalistlerin ve sosyalistlerin kolonlarını hesaba katıyorsunuz da, İslam’ın kolon ve kirişlerini hesaba katmıyorsunuz. Biz alt katımızı öğreniyoruz. Kapitalist, sosyalist, İslam veya ilkel kolon ve kirişleri göz önüne alarak üçüncü bin yıl katını yapıyoruz

 

 

- Bu nedenle tutarlı ve sürdürülebilir bir iktisadi sistemin nasıl oluşabileceği sorusuna cevap arıyoruz. Bu cevap ne sosyalizmde, ne de kapitalizmde vardır. Bu tamamen yen bir cevaptır.

- Biz bunu aramaya yarım asır önce başladık. İlk denemelerimizi de yaptık. Projelerimizi ürettik. Siz bizden yararlanırsanız zaman kazanırsınız. Yoksa yarım asır arkadan gelirsiniz.

 

- Saygılar

- Başarılar.

 

Sam Adian

S. Karagülle

 






Çok Yorumlanan Makaleler
Süleyman Karagülle
ABD Başkanlık Seçimi
19.11.2016 46006 Okunma
28 Yorum 19.12.2016 21:41
Süleyman Karagülle
D E R G I !
29.04.2017 11639 Okunma
18 Yorum 16.05.2017 08:11
Süleyman Karagülle
Kesin Sonuç
7.06.2018 7368 Okunma
12 Yorum 12.06.2018 03:32
Süleyman Karagülle
Görevimiz
22.02.2014 30282 Okunma
12 Yorum 05.02.2016 21:44
Süleyman Karagülle
İnsanlık anayasası - Sam Adian'a cevap
24.02.2016 15124 Okunma
10 Yorum 26.02.2016 00:34
Süleyman Karagülle
Ne değil, Nasıl
26.05.2018 6124 Okunma
10 Yorum 28.05.2018 13:30
Süleyman Karagülle
İstihare; “EVET/HAYIR” manası nedir?
26.02.2017 12524 Okunma
9 Yorum 04.08.2017 21:52
Süleyman Karagülle
Adil Düzen Partisi'nin kuruluş tartışması
6.08.2011 21634 Okunma
9 Yorum 06.02.2016 17:34
Süleyman Karagülle
Çözüm 100 lojmanlı işyerleri
30.03.2013 11810 Okunma
9 Yorum 13.04.2013 08:44
Süleyman Karagülle
Önemli değil
11.05.2019 7125 Okunma
9 Yorum 13.05.2019 08:00
Süleyman Karagülle
Merkezi Yönetim
28.03.2019 5261 Okunma
8 Yorum 29.03.2019 15:10
Süleyman Karagülle
İstişare
2.11.2013 11569 Okunma
8 Yorum 13.11.2013 11:10
Süleyman Karagülle
KABİR AZABI
25.02.2014 32294 Okunma
8 Yorum 05.03.2014 21:24
Süleyman Karagülle
Dershaneler
7.12.2013 12089 Okunma
8 Yorum 08.04.2014 09:25
Süleyman Karagülle
Milli Güvenlik Kurulu
5.06.2018 5582 Okunma
8 Yorum 05.06.2018 19:35
Süleyman Karagülle
İlkeler
12.03.2018 6619 Okunma
8 Yorum 18.03.2018 14:30
Süleyman Karagülle
Hatalarımız
10.03.2018 5965 Okunma
7 Yorum 11.03.2018 21:45
Süleyman Karagülle
Denge
23.04.2018 6272 Okunma
7 Yorum 25.04.2018 13:00
Süleyman Karagülle
Dolar ve Faiz Oyunu
3.06.2018 5635 Okunma
7 Yorum 04.06.2018 03:17
Süleyman Karagülle
Kader
15.06.2013 7916 Okunma
7 Yorum 20.03.2026 23:00
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin sözcüsü
8.03.2019 6420 Okunma
7 Yorum 09.03.2019 00:46
Süleyman Karagülle
Başarının sırrı
16.05.2019 6825 Okunma
7 Yorum 17.05.2019 22:22
Süleyman Karagülle
İleriyi Görmek
4.04.2019 5816 Okunma
6 Yorum 05.04.2019 21:43
Süleyman Karagülle
Çin Virüsü Dünyayı Kurtarabilir!
17.02.2020 7087 Okunma
6 Yorum 23.03.2020 09:49
Süleyman Karagülle
Akevler
14.07.2013 21167 Okunma
6 Yorum 22.07.2017 20:36
Süleyman Karagülle
Davet
25.04.2015 13077 Okunma
6 Yorum 27.04.2015 10:03
Süleyman Karagülle
İdam ve Öcalan
25.06.2016 13505 Okunma
6 Yorum 02.07.2016 12:02
Süleyman Karagülle
Seçim sonuçları
3.06.2018 5465 Okunma
6 Yorum 04.06.2018 12:33
Süleyman Karagülle
Huy
6.05.2018 6490 Okunma
6 Yorum 07.05.2018 15:06
Süleyman Karagülle
Hesaplar yanlış
3.04.2018 6215 Okunma
6 Yorum 03.04.2018 22:20
Süleyman Karagülle
Yapacaklarımız
10.03.2018 5594 Okunma
6 Yorum 12.03.2018 16:33
Süleyman Karagülle
Oyuna Oyun
31.07.2018 6364 Okunma
6 Yorum 01.08.2018 23:59
Süleyman Karagülle
Kaşıkçı hikayesi
1.11.2018 5703 Okunma
6 Yorum 01.11.2018 21:26
Süleyman Karagülle
Ekrem Şama’ya; Seninki Hiç Olmaz!
3.06.2017 7509 Okunma
6 Yorum 30.07.2017 00:29
Süleyman Karagülle
Darbeyi Kim Yaptı?
8.10.2016 13217 Okunma
6 Yorum 11.10.2016 13:15
Süleyman Karagülle
Vergisiz Ekonomi
27.05.2017 7528 Okunma
6 Yorum 31.05.2017 01:20
Süleyman Karagülle
Niçin?
4.07.2018 7100 Okunma
5 Yorum 04.07.2018 22:58
Süleyman Karagülle
Kim yönetiyor?
30.06.2018 6266 Okunma
5 Yorum 01.07.2018 21:57
Süleyman Karagülle
Siyaset ve kurallar
5.04.2018 6609 Okunma
5 Yorum 06.04.2018 08:13
Süleyman Karagülle
Gül Adil Düzen’e sahip çıkmalı
6.04.2018 6216 Okunma
5 Yorum 06.04.2018 23:39
Süleyman Karagülle
İstishab gerek
20.04.2018 6112 Okunma
5 Yorum 21.04.2018 11:30
Süleyman Karagülle
Fıkha Göre Yeni Hükümet
14.06.2015 15823 Okunma
5 Yorum 28.06.2015 16:16
Süleyman Karagülle
Putin Müslüman Oldu
21.03.2015 15783 Okunma
5 Yorum 24.03.2015 11:50
Süleyman Karagülle
Çanlar kimin için çalıyor?
19.07.2014 11337 Okunma
5 Yorum 22.07.2014 09:12
Süleyman Karagülle
Kimse Anlamak mı İstemiyor, ya da Biz mi Anlatamıyoruz!
31.05.2020 5792 Okunma
5 Yorum 01.06.2020 12:20
Süleyman Karagülle
Avrupa Birliği
14.03.2019 6508 Okunma
5 Yorum 16.03.2019 22:33
Süleyman Karagülle
Ekseriyetin marifeti
7.05.2019 6937 Okunma
5 Yorum 08.05.2019 22:07
Süleyman Karagülle
Allah’tan başka melce yoktur
24.04.2019 7231 Okunma
4 Yorum 25.04.2019 19:00
Süleyman Karagülle
Anormal Türkiye
7.02.2019 6205 Okunma
4 Yorum 10.02.2019 10:37
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin oyunu
7.11.2018 6881 Okunma
4 Yorum 08.11.2018 00:13
Süleyman Karagülle
Ne yapmamız gerekiyor?
6.08.2020 5817 Okunma
4 Yorum 08.08.2020 20:00
Süleyman Karagülle
Koronavirüs bahanesiyle intihara gidiliyor!
13.04.2020 5712 Okunma
4 Yorum 29.04.2020 02:01
Süleyman Karagülle
Kur’an Seminerleri ve SON DURUM… (16)
18.04.2021 5088 Okunma
4 Yorum 26.05.2021 00:43
Süleyman Karagülle
AK Parti'nin Medine Dönemi!
13.09.2014 9043 Okunma
4 Yorum 16.09.2014 08:43
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sisteminin Delilleri
21.05.2016 13496 Okunma
4 Yorum 22.05.2016 18:44
Süleyman Karagülle
Türkiye Cumhuriyeti Devleti
20.09.2015 13311 Okunma
4 Yorum 23.09.2015 18:43
Süleyman Karagülle
Düşen Uçak ve Suriye Meselesi
29.11.2015 13972 Okunma
4 Yorum 08.12.2015 06:11
Süleyman Karagülle
Kur’an ve İki Lider; Putin ve Erdoğan
2.01.2016 11193 Okunma
4 Yorum 08.01.2016 15:13
Süleyman Karagülle
İran'da zelzele ve teklif
20.04.2013 12331 Okunma
4 Yorum 25.04.2013 18:26
Süleyman Karagülle
Aşiret / Ocak
14.04.2012 9165 Okunma
4 Yorum 20.04.2012 17:06
Süleyman Karagülle
Mümin-Müslim Hakkında Sorular
25.05.2010 12280 Okunma
4 Yorum 07.06.2010 22:20
Süleyman Karagülle
Bundan sonra ne yapmalıyız?
17.03.2012 7327 Okunma
4 Yorum 19.03.2012 21:18
Süleyman Karagülle
REJİMLER
21.03.2012 4321 Okunma
4 Yorum 22.03.2012 20:21
Süleyman Karagülle
SÜRME YETKİSİ
1.04.2012 8682 Okunma
4 Yorum 05.04.2012 21:36
Süleyman Karagülle
AKİD VE AHD
2.04.2012 8762 Okunma
4 Yorum 06.04.2012 18:38
Süleyman Karagülle
Hesap Sorma
5.03.2018 5669 Okunma
4 Yorum 07.03.2018 11:58
Süleyman Karagülle
Yenilik
6.03.2018 5284 Okunma
4 Yorum 07.03.2018 23:36
Süleyman Karagülle
VARSAYIM-2
2.05.2018 5766 Okunma
4 Yorum 02.05.2018 23:12
Süleyman Karagülle
Anketler
16.05.2018 4904 Okunma
4 Yorum 16.05.2018 23:37
Süleyman Karagülle
KİM KAZANACAK?
8.06.2018 5035 Okunma
4 Yorum 11.06.2018 00:24
Süleyman Karagülle
Seçim sonrası
21.06.2018 4879 Okunma
4 Yorum 21.06.2018 14:09
Süleyman Karagülle
Mümin Olmak; Mümin Kimdir?
3.06.2017 6784 Okunma
4 Yorum 05.06.2017 10:41
Süleyman Karagülle
Başkanlık Sistemi
26.11.2016 12168 Okunma
4 Yorum 29.11.2016 07:17
Süleyman Karagülle
Kur’an Ekonomisi
3.12.2016 12944 Okunma
3 Yorum 05.12.2016 13:19
Süleyman Karagülle
Kuran'a İman ve Uymamız Gereken Dört İlke
5.11.2016 11462 Okunma
3 Yorum 13.11.2016 13:12
Süleyman Karagülle
Kürtler
10.06.2017 5274 Okunma
3 Yorum 11.06.2017 21:26
Süleyman Karagülle
Savaşa Doğru
25.03.2017 6359 Okunma
3 Yorum 25.03.2017 17:59
Süleyman Karagülle
Vikipedi Sorunu: Önce Yapmak… Sonra…
22.07.2017 6432 Okunma
3 Yorum 28.07.2017 11:03
Süleyman Karagülle
BU BİR ‘DERGİ’ TEKLİFİDİR
26.08.2017 4282 Okunma
3 Yorum 28.08.2017 00:48
Süleyman Karagülle
Nasıl Gelecek?
28.10.2017 4481 Okunma
3 Yorum 31.10.2017 12:02
Süleyman Karagülle
YORUM
10.10.2017 3770 Okunma
3 Yorum 11.10.2017 00:05
Süleyman Karagülle
Fesad
24.11.2017 5014 Okunma
3 Yorum 24.11.2017 20:39
Süleyman Karagülle
KUDÜS İSRAİL’İN MERKEZİDİR
15.05.2018 3776 Okunma
3 Yorum 15.05.2018 23:03
Süleyman Karagülle
İngiltere Ziyareti ve Erdoğan Ne Yapmalı?
20.05.2018 3996 Okunma
3 Yorum 24.05.2018 11:58
Süleyman Karagülle
KİM YÖNETİYOR?
5.05.2018 4272 Okunma
3 Yorum 06.05.2018 00:32
Süleyman Karagülle
Türkiye’de Seçmen
8.04.2018 4420 Okunma
3 Yorum 09.04.2018 00:48
Süleyman Karagülle
Değmez
30.04.2018 3959 Okunma
3 Yorum 30.04.2018 20:00
Süleyman Karagülle
Faiz ve Erdoğan’ın Hataları
8.07.2018 3984 Okunma
3 Yorum 09.07.2018 00:54
Süleyman Karagülle
Kim kazandı?
29.06.2018 4148 Okunma
3 Yorum 29.06.2018 14:41
Süleyman Karagülle
MASONLAR
13.07.2018 4052 Okunma
3 Yorum 14.07.2018 12:05
Süleyman Karagülle
Alternatif
11.08.2018 4825 Okunma
3 Yorum 11.08.2018 20:01
Süleyman Karagülle
AK Parti kazanacak
1.10.2018 5738 Okunma
3 Yorum 02.10.2018 13:39
Süleyman Karagülle
Kanal Projesi-1
29.09.2018 4578 Okunma
3 Yorum 02.10.2018 13:37
Süleyman Karagülle
Kanal Projesi-2
29.09.2018 4599 Okunma
3 Yorum 02.10.2018 13:37
Süleyman Karagülle
100 Daire-2
7.04.2012 7058 Okunma
3 Yorum 08.04.2012 16:45
Süleyman Karagülle
DAYANIŞMA ORTAKLIĞI
11.03.2012 7219 Okunma
3 Yorum 11.03.2012 17:31
Süleyman Karagülle
AB Krizi
19.11.2011 6698 Okunma
3 Yorum 04.12.2011 22:57
Süleyman Karagülle
GİRİŞİM/Cİ (Bir Tartışma Konusu)
31.12.2011 11290 Okunma
3 Yorum 05.01.2012 13:32
Süleyman Karagülle
KÜRT SORUNUNU KİMLER ÇÖZER?
28.03.2012 7921 Okunma
3 Yorum 30.03.2012 13:30
Süleyman Karagülle
TARTIŞMA
25.04.2012 6593 Okunma
3 Yorum 02.05.2012 18:22


© 2026 - Akevler