Türkler 1000 yıllarında İslâmiyet’i birlikte kabul ettiler. Öyle ki “Türk” ile “Müslim” aynı manâya gelmiştir. Araplarda hâlâ Hıristiyan Araplar vardır, kültürleriyle varlıklarını sürdürüyorlar. Türklerde ise böyle etkin Hıristiyanlar yoktur. Gagavuzlar Türkçe konuşmakta iseler de Türkiye’ye göç etmemişlerdir.
Uygar dünyaya etki eden ve Batı’nın uygarlaşmasını sağlayan Selçuklular ve Osmanlılar olmuştur. Selçuklular Roma İmparatorluğu’nu yıkmışlardır. Osmanlılar ise Viyana’ya kadar gitmiş, Avrupalılara kâğıdı, barutu, pusulayı, coğrafyayı ve astronomiyi öğretmişledir. Bu sayede Avrupa’da Rönesans geçekleşmiş ve bugünkü Avrupa doğmuştur.
Viyana bozgunundan sonra gerilemeye başlayan Türkler Sakarya’da yeniden dirilmeye başlamışlardır. Başlangıçta ateist bir devlet olarak Türkiye’nin varlığına geçici olarak izin vermişlerdir. Bu biraz da Katolikler ile Ortodokslar arasındaki çekişme sonucu olmuştur. Lozan’da oturanlar içinde karşımızda Ruslar yoktu. Çünkü Ruslar İstiklâl Savaşı’nda bizimle beraber olmuşlardı.
Lozan zaferi, Yahudi sermayesinin desteği ile sağlanmıştır. 1997’de İsrail imparatorluğu kurulacağı zaman Anadolu’da Hıristiyanlar değil dinsiz Türkler olacaktı. Bunlar ya İsrail’in tetikçi askerleri olacak ya da haritadan silinecek, sermaye onların yerine başka kavim getirecekti.
Bugün o tarihten yani 1997 yılından sonra 15 sene geçmiştir. 28 Şubat 1997 operasyonu başarıya ulaşmamıştır. 1991’de başlayan Sovyet gelişmesi hesapları boşa çıkarmıştır. Bugün Putin, Papalık, Obama ve Türkiye o İsrail imparatorluğu hayalini sona erdirmiştir. Şaşkına dönen tekel sermaye ne yapacağını bilememektedir.
Tekel sermayenin yaptığı yeni plan şudur: Müslümanları destekleyip güçlendirmek. İsyancı halk ile etkin güçleri tehdit etmek. Bir de üçüncü cihan savaşını çıkararak dünyanın haritasını yeniden çizmek. Tarafları savaşa sokacak. İkisi birbirini bitirdiğinde, yenilene yardım edecek, galip getirecek ve iki tarafı da emrine alacak...
Üçüncü cihan savaşını İran ile Türkiye’nin kapışması ile başlatacaktı. Bu tehlike 1 Mart Teskeresinin reddi ile atlatılmıştır. Sermayenin planı şu idi. Türkiye’nin her tarafında Amerikan askerleri yerleşecekti. Kendi askerlerini kendisi bombalayacak, savunma hakkını kullanıp İran’a Türkiye’den saldıracak ve böylece üçüncü cihan savaşı başlayacaktı. Rusya ve Çin İran’ı destekleyecekti. 1 Mart Teskeresinin reddi ile bunu başaramamıştır. İntikamını CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’dan almıştır.
Şimdi Başbakan Tayyip Erdoğan’ı kullanarak Suriye’ye saldırtmak istiyor. İran müdahale ederse üçüncü cihan savaşı başlamış olacaktır. Ne var ki bu ihtimal da bugünlerde olabilirliğini yitirmiş durumdadır. Rusya da İran da akıllı davranıyorlar. Türkiye’de de ordumuz akıllıdır. AKP de ordunun görüşlerini dinler.
O halde Türkiye’nin geleceği nedir?
Türkiye üçüncü bin yıl uygarlığının kurucusu olacaktır. Üç asırdır Türkiye Batılılaşmakta, İslâmiyet’i de benimsemektedir. Bugün Batılı olmayanlar arasında Batı’yı en çok bilen Türkiye’dir. Japonlar yazılarını Latince yapmamışlardır, dolayısıyla Japonya sadece okumuşları için Batılıdır, halk hâlâ Japon’dur. Türkiye ise Latin harfleri sayesinde Batı’yı halk olarak kavramış ve anlamıştır. İslâmiyet’i de dünyada en ileri şekilde anlamış durumdadır. Bugün “Adil Düzen”i ortaya koyan başka bir ulus olmadığı gibi Gülen Cemaati kadar etkili bir dinî kuruluş da yoktur. Bütün dünyada Batı okullarını Gülen Cemaati kurmuştur ve oralarda öğrenciler tercihen onun okuluna gidiyorlar. O halde yeryüzünde bu kadar kabul görmüş başka dinî kuruluş yoktur.
Her iki kuruluşun İzmir Akevler’den çıkmış olması bir tesadüf değildir. Müsbet ilme dayalı olarak Kur’an’ın öğrettiği yeni düzenin başlangıcı orada olmuş, her ikisi de İzmir’de Akevler’in desteği ile ortaya çıkmıştır.
O halde Türkiye’nin geleceği ne olacaktır?
Bir gün gelecek, Risale-i Nur şakirtleri ile Millî Görüşçüler Akevler’in “Adil Düzen Çalışmaları” içinde birleşecekler ve Kur’an’ın nurunu tamamlayacaklar, böylece Türkiye dünyadaki başrolünü oynayacaktır.
Türkiye’nin geleceği komşularına ve diğerlerine silahlı dayatması şeklinde olmayacaktır. Türkiye yine Türkiye olarak kalacaktır ama tüm dünyaya “Adil Düzen” örneğini verecektir. Kabul edenler kabul edecek ve felaha erecek, kabul etmeyenler helâk olacaklardır. Türkiye’de de “Adil Düzen”i kabul edenler galip gelecek, etmeyenler helâk olacaklardır. Bu helâki Adil Düzen çalışanları değil, sünnetullah gerçekleştirecektir.
Kur’an, tebliğ size hesap bize diyor.
SÜLEYMAN KARAGÜLLE
Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL
www.akevler.org (0532) 246 68 92