“Bunları ben söylemiyorum.
Kur’an yoluyla Allah bana bildiriyor.
Ben de Kur’an’dan anladıklarımı size aktarıyorum.”
Bana göre Demirel, Özal, Erbakan, Erdoğan ve Gül İslâmiyet’e hizmet etmek istemişlerdir. Dolayısıyla bunların ve Kenan Evren’in nezdimde özel yerleri vardır. Kendilerini sever ve sayarım. Ancak sıraladığım zaman bence en çok takdir etiğim kimse Erbakan’dır. Sonra Erdoğan’dır, sonra Gül’dür, sonra Özal’dır. Bir göreve kimin layık olduğu hususu ise ayrı iştir. Bana göre bu düzende en iyi sivil başkan Gül’dür, en iyi başbakan da Erdoğan’dır.
Arkadaşlara sordum; bugün seçim olsa ve ikisi adaylığını koysa, kime oy verirsiniz? Arkadaşlar ittifakla “Gül” dediler. Ben de; bir kimsenin değişmesi için değiştirme sebebi olması gerekir, bugün başkan Gül olduğuna göre o kalmalıdır, ona oy veririm dedim.
Ak Partililerin en az yarısı Gül’ü tercih eder. CHP de Gül tarafına oy kullanır. MHP tam kadro Gül tarafı oy verirler. O halde Erdoğan ve Gül adaylıklarını koysalar, Gül’ün kazanacağı kesin gibidir. Tekrar ediyorum; benim yönetici olarak tercihim Erdoğan’dır ama oyumu Gül’e veririm.
Tayyip Bey bir de başka bir şey yapmak istiyor. 90 senelik düzeni değiştirmeye çalışıyor. Değişme sebebini bilmiyoruz. Başkanlık sisteminin ne getireceğini bilmiyoruz. Erdoğan da ne yaptığını bilmiyor. Sırf seçilmesin diye oyun oynatıyorlar. Erbakan yasaklıyken hiçbir titri yoktu ama parti hep onun dediğini yaptı. Erdoğan zaten tek söz sahibi kişi olur. Yasaları değiştirmeye ne gerek vardır. Bunu Erdoğan’ın bilmediğinden eminim.
Kur’an emaneti ehline veriniz diyor. Ve devlet başkanlığı için ehil olanın da ilim ve güç sahibi olan kimsenin olması gerekir. O halde bu insan güçlü olacak, dolayısıyla asker olacak. Sonra âlim olacak yani orgeneral olacak demektir. O halde bu saygı ve sevgi duyduğum arkadaşlarıma tavsiyem vardır. Onların da bana karşı aynı duyguları taşıdıklarına eminim.
Benim görüşüm şudur. Erdoğan da Gül de Meclis’te yer almalıdırlar. Bir devre aktif rolde olmamalıdırlar. Kendileri çalışıp hazırlanmalıdırlar. “Adil Düzen”i yani şeriat düzenini öğrenmelidirler. “Adil Düzen” demek liberal düzen demektir, “şeriat düzeni” demek demokrasi demektir, İslâm düzeni” demek lâik düzen demektir, “Hak düzen” demek sosyal düzen demektir. Anayasanın bu değişmez maddelerinin nasıl gerçekleşeceğini Akevler’in “Adil Düzen”inden öğrenmelidirler. Sonra biri Başbakan, diğeri de Meclis Başkanı olmalıdır.
Anayasayı o zamana kadar hazırlamış olurlar. Yeni anayasayı uygulamaya başlarlar.
Böyle yapmayıp da bilmeden gerekli mevkilere gelirseniz, başaramazsınız. Yarar sağlanacağına zarar verirsiniz.
Adamları öldürmeye giden bir arabadasınız. Araba yalpa yapıyor, yol alamıyor. Siz ise müdahale ediyor, önce arabayı kenara çekiyor, gerekli bakımını ve tamirini yapıyorsunuz; sonra direksiyonun başına geçiyorsunuz. Araba yoluna süratle devam ediyor. Adamları kesmeye giden arabanın sakinleri memnun. Sizi tebrik ediyorlar. Arabanın içinde adam kesmeye karşı olduğu için arabanın süratle gitmesine karşı. Siz de şiddetle karşısınız. Ben yöneticiyim, o halde adamları kesmeyeceğim diyorsunuz. Hedefe vardığınızda sizi kimse dinlemiyor, insanları kesiyorlar. Siz karşı çıktığınızda sizi de kesiyorlar.
İşte, bugün AK Parti demek, Gül ve Erdoğan demektir. İkisi de gençliklerinden beri aynı yolda birlikte yürüdüğümüz arkadaşlar. Şimdi iktidarda devleti insan kesme mezbahasına götürüyorlar. Durdurmaları mümkün değil. Dursalar araba yuvarlanacaktır.
Şimdi onlara tavsiyem şudur: Devlet başkanını asker seçin. Siz de milletvekili olun ama bir devre aktif rol almayın. Demokratik, lâik, liberal ve sosyal devletin nasıl kurulacağını öğreniniz. Hazırlık yapınız. Süleyman Akdemir ile yazdığımız kitabı anlayınız ve uygulama projelerini yapınız. Ondan sonra “Yeni Anayasa” ile direksiyonun başına geçiniz.
Bunları ben söylemiyorum.
Kur’an yoluyla Allah bana bildiriyor.
Ben de Kur’an’dan anladıklarımı size aktarıyorum.
SÜLEYMAN KARAGÜLLE
Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL
www.akevler.org (0532) 246 68 92