Reşat Nuri Erol
Ne yapacağını bilmeyen iktidar ve 9 Soru-Cevap
2.10.2018
8271 Okunma, 12 Yorum

 

Ne yapacağını bilmeyen iktidar ve 9 Soru-Cevap

Çağımızda cehalette kaybolunmuş, ne yapılacağı bilinememektedir...

Suriye’ye girdik, düşmanı kaçırdık ama şimdi ne yapacağımızı bilemiyoruz...

Seçim oluyor, iktidarı kazanıyoruz ama o iktidarı neye kullanacağımızı bilemiyoruz...

Şimdi oturup Kur’an’a müracaat etmek suretiyle geleceğimizi planlamamız gerekir...

Kur’an’da yol gösterici levhalar vardır; tabi Kur’an levhalarını duymak isteyen varsa...

Şu gerçeği iyi bilin ki; Kur’an’da sorduğunuz her şeyin cevabı vardır, Kur’an’dan başka kapısını çalacağınız kaynak da yoktur.

Bu girizgâh, 981. Hafta KUR’AN VE İLİM çalışmamızdan minik bir girizgâh, devamındaki sayfada bir muhalefet liderinin iktidara sorduğu ve bizim verdiğimiz cevaplar var.

Soru 1: ‘Tarımı bitir, çiftçiyi borç batağına sürükle, samandan mercimeğe bütün tarım ürünlerini ithal et’ diyen dış güçler miydi?

- Evet, dış güçlerdi. Bu şartla AK Parti’yi iktidar ettiler. Bazıları kabul etmedi. Ecevit beceremedi. AK Parti kabul etti. Bugünkü duruma böyle geldik. Artık durumun acilen değerlendirilmesi ve gerekli çözümlerin üretilmesi gerekmektedir. Enflasyon etkisiz hale gelmeli, borçlar ödenmeli, her türlü dışa bağımlılıktan tedricen kurtulunmalıdır.

Soru 2: ‘Yandaşlarına Türkiye’nin en büyük ihalelerini dolar endeksli ver, daha çok kazansınlar!’ diyen dış güçler miydi?

- Bu hep böyle yapılıyor. Çünkü içte bunları yapacak firma yoktur. Bundan sonra dış firmalara ihale verilmemelidir. İhaleler mümkün olduğu kadar küçültülmelidir. Mesela, bizim bu haftaki çalışmalarımız arasında, “Kanal İstanbul” ile ilgili olarak, “Kanal Bonosunun çıkarılması” veİSTANBUL KANAL İŞLETMESİ” başlıklı iki önerimiz vardır…

Soru 3: ‘Yandaşlarına verdiğin ihalelere dolarla gelir garantisi ver’ diyen dış güçler miydi?

- Dolar garantisi yanlıştı ama başka türlü de sermaye gelmiyordu. Ulaştırma işletmeleri vakfiyelere çevrilmeli. Bütün işletmeler birleştirilmeli. Yap-işlet-devret uygulaması mevcut işletmelere zarar vermeyecek şekilde düzenlenmeli. Olan olmuştur. Çıkar yol bulunmalıdır.

Soru 4: ‘Yandaşlarının sözleşme değeri 123 milyar dolar olan projelerine devleti kefil et’ diyen dış güçler miydi?

- Devlet garantisi yanlıştır. Dış borçlar nasıl önerilerimiz artık dinlenmeli...

Soru 5: ‘Dövizle borçlanma imkânı olmayan şirketlerin dövizle borçlanmalarına izin ver’ diyen dış güçler miydi?

- Firmalar istedikleri gibi borçlanırlar. Devletin müdahale yetkisi yoktur. Devlet bu gibi firmalara garanti vermemelidir.

Soru 6: ‘Türkiye’yi Londra’daki bir avuç tefeciye teslim et’ diyen dış güçler miydi?

- İş yapana, enflasyona sebep olmuyorsa, faizsiz kredi verilmelidir. Faizli kredi alan kendi bilir, devlet mani olmaz ama desteklemez de.

Soru 7: ‘Merkez Bankası’na müdahale et, bağımsız kurumların bağımsızlıklarını sonlandır, her şeyi sen belirle’ diyen dış güçler miydi?

- Dış güçlerdi, bunda şüphe yok. Merkez Bankası devletin direksiyonudur. Merkez Bankası artık bir an önce dışa bağımlılıktan kurtarılmalıdır.

Soru 8: ‘Borç alan emir alır diyordun’, memleketi bu hale getirmek için emir veren dış güçleri açıklayacak mısın?

- Borç alan daima emir alır. Doğrudur. Hep birlikte borcu bitirmeliyiz, dış borçları sona erdirmeliyiz. Bir kuruş pay vermemeliyiz.

Soru 9: Borç almak için Katar’ın kapısını çalmaya ve yalvarmaya başladın. Şimdi Katar’dan mı emir alacaksın?

- Katar borç vermeyecek, yatırım yapacaktır.

Şimdi iktidarda olanların bu durumda ne yapması gerekir?

Ana muhalefet partisinin 9 sorusuna istişareler yaparak cevap vermelidir. Doğru söylediklerini de kabul etmeli ve gereğini yapmalıdır. 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
02.10.2018
09:19

MİLLÎ GAZETE


Ne yapacağını bilmeyen iktidar ve 9 soru-cevap

Çağımızda cehalette kaybolunmuş, ne yapılacağı bilinememektedir...

Suriye’ye girdik, düşmanı kaçırdık ama şimdi ne yapacağımızı bilemiyoruz...

Seçim oluyor, iktidarı kazanıyoruz ama o iktidarı neye kullanacağımızı bilemiyoruz...

Şimdi oturup Kur’an’a müracaat etmek suretiyle geleceğimizi planlamamız gerekir...

Kur’an’da yol gösterici levhalar vardır; tabi Kur’an levhalarını duymak isteyen varsa...

Şu gerçeği iyi bilin ki; Kur’an’da sorduğunuz her şeyin cevabı vardır, Kur’an’dan başka kapısını çalacağınız kaynak da yoktur.

Bu girizgâh, 981. Hafta Kur'an ve İlim çalışmamızdan minik bir girizgâh, devamındaki sayfada bir muhalefet liderinin iktidara sorduğu ve bizim verdiğimiz cevaplar var.

Soru 1: ‘Tarımı bitir, çiftçiyi borç batağına sürükle, samandan mercimeğe bütün tarım ürünlerini ithal et’ diyen dış güçler miydi?

- Evet, dış güçlerdi. Bu şartla AK Parti’yi iktidar ettiler. Bazıları kabul etmedi. Ecevit beceremedi. AK Parti kabul etti. Bugünkü duruma böyle geldik. Artık durumun acilen değerlendirilmesi ve gerekli çözümlerin üretilmesi gerekmektedir. Enflasyon etkisiz hale gelmeli, borçlar ödenmeli, her türlü dışa bağımlılıktan tedricen kurtulunmalıdır.

Soru 2: ‘Yandaşlarına Türkiye’nin en büyük ihalelerini dolar endeksli ver, daha çok kazansınlar!’ diyen dış güçler miydi?

- Bu hep böyle yapılıyor. Çünkü içte bunları yapacak firma yoktur. Bundan sonra dış firmalara ihale verilmemelidir. İhaleler mümkün olduğu kadar küçültülmelidir. Mesela, bizim bu haftaki çalışmalarımız arasında, “Kanal İstanbul” ile ilgili olarak, “KANAL BONOSUNUN ÇIKARILMASI” ve “İSTANBUL KANAL İŞLETMESİ” başlıklı iki önerimiz vardır…

Soru 3: ‘Yandaşlarına verdiğin ihalelere dolarla gelir garantisi ver’ diyen dış güçler miydi?

- Dolar garantisi yanlıştı ama başka türlü de sermaye gelmiyordu. Ulaştırma işletmeleri vakfiyelere çevrilmeli. Bütün işletmeler birleştirilmeli. Yap-işlet-devret uygulaması mevcut işletmelere zarar vermeyecek şekilde düzenlenmeli. Olan olmuştur. Çıkar yol bulunmalıdır.

Soru 4: ‘Yandaşlarının sözleşme değeri 123 milyar dolar olan projelerine devleti kefil et’ diyen dış güçler miydi?

- Devlet garantisi yanlıştır. Dış borçlar nasıl önerilerimiz artık dinlenmeli...

Soru 5: ‘Dövizle borçlanma imkânı olmayan şirketlerin dövizle borçlanmalarına izin ver’ diyen dış güçler miydi?

- Firmalar istedikleri gibi borçlanırlar. Devletin müdahale yetkisi yoktur. Devlet bu gibi firmalara garanti vermemelidir.

Soru 6: ‘Türkiye’yi Londra’daki bir avuç tefeciye teslim et’ diyen dış güçler miydi?

- İş yapana, enflasyona sebep olmuyorsa, faizsiz kredi verilmelidir. Faizli kredi alan kendi bilir, devlet mani olmaz ama desteklemez de.

Soru 7: ‘Merkez Bankası’na müdahale et, bağımsız kurumların bağımsızlıklarını sonlandır, her şeyi sen belirle’ diyen dış güçler miydi?

- Dış güçlerdi, bunda şüphe yok. Merkez Bankası devletin direksiyonudur. Merkez Bankası artık bir an önce dışa bağımlılıktan kurtarılmalıdır.

Soru 8: ‘Borç alan emir alır diyordun’, memleketi bu hale getirmek için emir veren dış güçleri açıklayacak mısın?

- Borç alan daima emir alır. Doğrudur. Hep birlikte borcu bitirmeliyiz, dış borçları sona erdirmeliyiz. Bir kuruş pay vermemeliyiz.

Soru 9: Borç almak için Katar’ın kapısını çalmaya ve yalvarmaya başladın. Şimdi Katar’dan mı emir alacaksın?

- Katar borç vermeyecek, yatırım yapacaktır.

Şimdi iktidarda olanların bu durumda ne yapması gerekir?

Ana muhalefet partisinin 9 sorusuna istişareler yaparak cevap vermelidir. Doğru söylediklerini de kabul etmeli ve gereğini yapmalıdır.

# DİĞER MAKALELERİ

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

02 Ekim 2018
Reşat Nuri Erol
02.10.2018
10:05


NE DERSİNİZ?

ABD'Lİ MAKKENZİ Mİ YERLİ VE MİLLÎ?

YOKSA...

AKEVLER'Lİ SÜLEYMAN KARAGÜLLE Mİ YERLİ VE MİLLÎ?

ÜSTÜNE ÜSTLÜK...

BİRİNCİSİ (ABD'Lİ) "DOLAR" KARŞILIĞI... 

İKİNCİSİ (AKEVLER'Lİ) "BEDAVA", KARŞILIKSIZ... 

*

BU TEKLİFLERİMİZİ OKURKEN;

BUNLARI DA DÜŞÜNEREK OKUYUNUZ... 

VE;

ELİNİZDEN GELEN GÖREVİ SİZ DE YAPINIZ... 

*

UMARIM...

MARUZATIM ANLAŞILDI... 

ANLAYANLARA SELAM VE DUA OLSUN... 

ANLAMAYANLAR "SOSYAL TUFAN" BEKLESİN... 

Reşat Nuri Erol
02.10.2018
10:15


Reşat Nuri Erol 
01.10.2018 
23:59


https://www.kocaeligazetesi.com.tr/haber/1703595/resat-nuri-erol-tek-cozum-adil-duzen


Reşat Nuri Erol: Tek çözüm adil düzen

Erbakan Vakfı Kocaeli İl Gençlik Kolları tarafından organize edilen “Türkiye Ekonomisi” başlıklı konferansta konuşan Milli Gazete yazarı Reşat Nuri Erol, “Tek çözüm adil düzen, adil ekonomik düzen” dedi.

mask
Haber albümü için resme tıklayın

Erbakan Vakfı Kocaeli İl Gençlik Kolları, Uluslararası Gençlik Merkezi’nde “Türkiye Ekonomisi” başlık bir konferans düzenledi. Milli Gazete yazarlarından Reşat Nuri Erol’un konuşmacı olarak katıldığı konferansa Erbakan Vakfı Doğu Marmara Bölge Sorumlusu Mehmet Aras, Erbakan Vakfı İl Gençlik Kolları Başkanı Harun Kocaoğlu, Erbakan Vakfı il gençlik kolları üyeleri, il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri ve vakıf mensupları katıldı.

TEDAVİ REÇETİMİZİ SUNUYORUZ

attachment-280411-1-d38d5351652f1a3eb520867db4fc9f29-1538390722-1538390840.jpeg?

Konferansta konuşan Milli Gazete yazarı Reşat Nuri Erol, “Siyaset yani mevcut yönetim “metal yorgunluğu” kavramı ile ilk itirafını yapmıştı. Siyaset sadece kendi alanında kalsaydı ne iyi olurdu; ama hayatın diğer üç alanına da maalesef “yorgunluğunu” taşıdı ve artık o alanlarda da “yorgunluk” had safhada. Siyasetten bütün sorunları çözmesini bekleyen anlayış da tek kelimeyle “iflas” etmiş durumda ve bunu bizim dışımızda dile getiren yok; ama bir gün “itiraf” edilir, inşallah. Siyaset diye başladık ama asıl dememiz gereken şudur: Sadece “siyaset” değil, “din, ilim, iktisat” yani hayatın diğer alanlarındaki “yorgunluk” ya da “tükenmişlik” aslında “sistemsizlik” sebebiyledir ki; biz buna “sistemin/düzenin iflası” diyoruz, yarım asırdır. Sadece demekle kalmıyor, sadece çağın müzmin hastalığına “teşhis” koymakla iktifa etmiyor, asıl yapılması gerekeni yapıyor, “tedavi” reçetemizi de sunuyoruz oda adil düzendir” dedi.

TARİHE BAKALIM

attachment-280411-5-d38d5351652f1a3eb520867db4fc9f29-1538390724-1538390865.jpeg?

Konuşmalarına devam eden Erol, “Genel olarak Adil Düzen. Özel olarak da Adil Ekonomik Düzen. Böyle dememizin derin gerekçeleri hem yukarıda yazılanlarda hem de bundan sonra aşağıda yazacaklarımızda ve bu gerekçeleri siz de hayatınızda hep yaşıyorsunuz. AKP doları düşürmekle uğraşıyor. Oysa o doları yok saymaları, âlemlerin Rabbi olan Allah’ın dolarını yani altının revacını sağlamalıdır. Tarihe bakalım Kur’an nazil olduğu zaman yeryüzünde iki güç vardı; Romalılar ve Sasaniler. Bunlar çatışıyor, dünya da onlardan kimin galip geleceğini tartışıyordu. Kur’an da dünyaya Kur’an’ın hâkim olacağını anlatıyordu. Mekkeliler buna gülüp geçiyorlardı. Kur’an’ı kabul edenler de böyle bir şeyi akıllarından bile geçirmiyorlardı. Bugün de iki güç var; sermaye ve devletler. Bunlardan hangisinin galip geleceği üzerinde tartışıyorlar. Oysa Kur’an açık ayetleri ile üçüncü binyıla Kur’an’ın hâkim olacağını söylüyor ama Kur’an’a inananlar bile bunu duymuyorlar” şeklinde konuştu.

YAYMAYA DEVAM EDİYORUZ

Erol son olarak, “İnsanlara bakalım insanlarda dört meleke vardır. İlmin dayanağı olan “fikir”, dinin dayanağı olan “his”, ekonominin dayanağı olan “irade” ve yönetimin dayanağı olan “ünsiyet”. Kur’an bunları değişik kelimelerle anlatmaktadır. Bu konferansta bunları anlatacak değiliz ama “Adil Düzen” çalışmalarımızın sonucunda Erbakan Hoca ve bizler birçok vesilelerle bunları anlatıp yazdık, halen de anlatmaya ve yaymaya devam ediyoruz” ifadelerinde bulundu. Ahmet HAZER

Bugün 13:47 TSİ-Siyaset

Muhabir Ahmet Hazer

Reşat Nuri Erol 
02.10.2018 
00:01


https://tr-tr.facebook.com/pg/ErbakanVakfiKcl/posts/


Konferans: 
Türkiye Ekonomisi, Güncel Sorunlar & Adil Düzen

Konuşmacı:
Reşat Nuri Erol ( Araştırmacı - Yazar )

...Devamını Gör
-0:15
229 Görüntüleme
Fatih Yıldırım, Yücel Gök, Muhammed Erkam Gökdemir ve 13 diğer kişi bunu beğendi.
Reşat Nuri Erol 
02.10.2018 
10:06


NE DERSİNİZ?

ABD'Lİ MAKKENZİ Mİ YERLİ VE MİLLÎ?

YOKSA...

AKEVLER'Lİ SÜLEYMAN KARAGÜLLE Mİ YERLİ VE MİLLÎ?

ÜSTÜNE ÜSTLÜK...

BİRİNCİSİ (ABD'Lİ) "DOLAR" KARŞILIĞI... 

İKİNCİSİ (AKEVLER'Lİ) "BEDAVA", KARŞILIKSIZ... 

*

BU TEKLİFLERİMİZİ OKURKEN;

BUNLARI DA DÜŞÜNEREK OKUYUNUZ... 

VE;

ELİNİZDEN GELEN GÖREVİ SİZ DE YAPINIZ... 

*

UMARIM...

MARUZATIM ANLAŞILDI... 

ANLAYANLARA SELAM VE DUA OLSUN... 

ANLAMAYANLAR "SOSYAL TUFAN" BEKLESİN... 

Reşat Nuri Erol 
02.10.2018 
10:14


Konferans: 
Türkiye Ekonomisi, Güncel Sorunlar & Adil Düzen

Konuşmacı:
Reşat Nuri Erol ( Araştırmacı - Yazar )

...Devamını Gör
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yazı
Yücel Gök, Muhammed Erkam Gökdemir, Emin Serkan Türkmen ve 35 diğer kişi bunu beğendi.
Yorumlar
Mehmet Ali Özer
Mehmet Ali Özer Kuca eli erbakan vakfı na selam olsun
Yönet
Mehmet Ali Özer
Mehmet Ali Özer
mmehmetu76
02.10.2018
10:52
hdpye selam verdi diye chpyi, pkkli ve terörist ve vatan haini ilan eden sizin zihniyet; su 9 sorudan herhangi birini yapmis olsa chp, sorgusuz topraga gömerdi. ama oglan sizden olunca her yaptigina bir kulp uyduruluyor. tipik bir cahiliye zihniyeti. dogruluk, dürüstlük, hakkaniyet, kul hakki..sifir. islam alemi niye böyle kan revan icinde ve dis gücler tarafindan hep sömürülüyorun cevabi bu olsa gerek.
Reşat Nuri Erol
02.10.2018
13:13


mmehmetu76 beyefendi;

CHP-MSP KOALİSYONUNU BİZ YAPTIRDIK...

MSP İzmir İl Başkanı Süleyman KARAGÜLLE

MSP İzmie Gençlik Kolları Başkanı Reşat EROL

SADECE BU AMELİMİZ SİZE KAPAK OLSUN!

BU BÖLÜM BU KADAR!

*

"sizin zihniyet..."

"sizden..."

"cahiliye zihniyeti..." 

"doğruluk, dürüstlük, hakkaniyet, kul hakki.. sifir..."

BU İFADELERİNİZLE BİZİ/BENİ KASTEDİYORSANIZ;

HEPSİNİ AYNEN İADE EDİYORUM/Z;

KEM SÖZ SAHİBİNE AİTTİR.

VE'S-SELAM...

REŞAD

*

SON BİR SÖZ DAHA;

YAZARKEN, BİRAZ EDEP, LÜTFEN...

YANİ: EDEP YA HÛ...

VE DE DUA... 

RNE


Reşat Nuri Erol
02.10.2018
13:16


http://www.haberdurus.com/haber/ne-yapacagini-bilmeyen-iktidar-ve-9-soru-cevap-21366.html


Ne Yapacağını Bilmeyen İktidar ve 9 Soru-Cevap
Reşat Nuri EROL - 02. 10. 2018 Salı
Tarih: 2.10.2018 11:23:10

 

02. 10. 2018 Salı

Çağımızda cehalette kaybolunmuş, ne yapılacağı bilinememektedir...

Suriye´ye girdik, düşmanı kaçırdık ama şimdi ne yapacağımızı bilemiyoruz...

Seçim oluyor, iktidarı kazanıyoruz ama o iktidarı neye kullanacağımızı bilemiyoruz...

Şimdi oturup Kur´an´a müracaat etmek suretiyle geleceğimizi planlamamız gerekir...

Kur´an´da yol gösterici levhalar vardır; tabi Kur´an levhalarını duymak isteyen varsa...

Şu gerçeği iyi bilin ki; Kur´an´da sorduğunuz her şeyin cevabı vardır, Kur´an´dan başka kapısını çalacağınız kaynak da yoktur.

Bu girizgâh, 981. Hafta Kur´an ve İlim çalışmamızdan minik bir girizgâh, devamındaki sayfada bir muhalefet liderinin iktidara sorduğu ve bizim verdiğimiz cevaplar var.

Soru 1: ‘Tarımı bitir, çiftçiyi borç batağına sürükle, samandan mercimeğe bütün tarım ürünlerini ithal et´ diyen dış güçler miydi?

 

 

 

- Evet, dış güçlerdi. Bu şartla AK Parti´yi iktidar ettiler. Bazıları kabul etmedi. Ecevit beceremedi. AK Parti kabul etti. Bugünkü duruma böyle geldik. Artık durumun acilen değerlendirilmesi ve gerekli çözümlerin üretilmesi gerekmektedir. Enflasyon etkisiz hale gelmeli, borçlar ödenmeli, her türlü dışa bağımlılıktan tedricen kurtulunmalıdır.

Soru 2: ‘Yandaşlarına Türkiye´nin en büyük ihalelerini dolar endeksli ver, daha çok kazansınlar!´ diyen dış güçler miydi?

- Bu hep böyle yapılıyor. Çünkü içte bunları yapacak firma yoktur. Bundan sonra dış firmalara ihale verilmemelidir. İhaleler mümkün olduğu kadar küçültülmelidir. Mesela, bizim bu haftaki çalışmalarımız arasında, “Kanal İstanbul” ile ilgili olarak, “KANAL BONOSUNUN ÇIKARILMASI” ve “İSTANBUL KANAL İŞLETMESİ” başlıklı iki önerimiz vardır…

Soru 3: ‘Yandaşlarına verdiğin ihalelere dolarla gelir garantisi ver´ diyen dış güçler miydi?

- Dolar garantisi yanlıştı ama başka türlü de sermaye gelmiyordu. Ulaştırma işletmeleri vakfiyelere çevrilmeli. Bütün işletmeler birleştirilmeli. Yap-işlet-devret uygulaması mevcut işletmelere zarar vermeyecek şekilde düzenlenmeli. Olan olmuştur. Çıkar yol bulunmalıdır.

 

 

Soru 4: ‘Yandaşlarının sözleşme değeri 123 milyar dolar olan projelerine devleti kefil et´ diyen dış güçler miydi?

- Devlet garantisi yanlıştır. Dış borçlar nasıl önerilerimiz artık dinlenmeli...

Soru 5: ‘Dövizle borçlanma imkânı olmayan şirketlerin dövizle borçlanmalarına izin ver´ diyen dış güçler miydi?

- Firmalar istedikleri gibi borçlanırlar. Devletin müdahale yetkisi yoktur. Devlet bu gibi firmalara garanti vermemelidir.

Soru 6: ‘Türkiye´yi Londra´daki bir avuç tefeciye teslim et´ diyen dış güçler miydi?

- İş yapana, enflasyona sebep olmuyorsa, faizsiz kredi verilmelidir. Faizli kredi alan kendi bilir, devlet mani olmaz ama desteklemez de.

Soru 7: ‘Merkez Bankası´na müdahale et, bağımsız kurumların bağımsızlıklarını sonlandır, her şeyi sen belirle´ diyen dış güçler miydi?

- Dış güçlerdi, bunda şüphe yok. Merkez Bankası devletin direksiyonudur. Merkez Bankası artık bir an önce dışa bağımlılıktan kurtarılmalıdır.

Soru 8: ‘Borç alan emir alır diyordun´, memleketi bu hale getirmek için emir veren dış güçleri açıklayacak mısın?

- Borç alan daima emir alır. Doğrudur. Hep birlikte borcu bitirmeliyiz, dış borçları sona erdirmeliyiz. Bir kuruş pay vermemeliyiz.

Soru 9: Borç almak için Katar´ın kapısını çalmaya ve yalvarmaya başladın. Şimdi Katar´dan mı emir alacaksın?

- Katar borç vermeyecek, yatırım yapacaktır.

Şimdi iktidarda olanların bu durumda ne yapması gerekir?

Ana muhalefet partisinin 9 sorusuna istişareler yaparak cevap vermelidir. Doğru söylediklerini de kabul etmeli ve gereğini yapmalıdır.

Reşat Nuri Erol
02.10.2018
13:25


http://www.haberdurus.com/haber/bu-kriz-zaten-mckinseyin-eseri-degil-mi-21368.html


Bu Kriz Zaten McKinsey´in Eseri Değil mi?
Bahadır ÖZGÜR - 02. 10. 2018 Salı
Tarih: 2.10.2018 11:39:29

 

02. 10. 2018 Salı

"McKinsey, tasarruf yapın diyecek, istikrar programı hazırlayacak ve hatta denetim yapacak bir anlayışa sahip değildir. Onun mahareti seçimle ekonomik kriz arasında bocalayanlara kısa vadeli çıkış planları hazırlamak, yerli ve yabancı sermaye ile siyasi iktidar arasında bir çıkar uzlaşması yaratmaktır. Nereden mi biliyoruz? 2003´te hazırladığı ekonomik plana bir bakın, AKP´nin kısa vadeli parlak yıllarının ve bizi bu krize sürükleyen nedenlerini göreceksiniz!"

***

İnternet sitesinde kendi tarihini 1863´e dayandıran Hazine ve Maliye Bakanlığı´nın McKinsey´e dair eleştirilere verdiği uzun yanıttaki şu cümlelere bir bakın: “Türkiye için bir kez daha faydalı bir icraat adımı atıldığında, yakından tanıdığımız aynı koro olayı çarpıtmak, süreci baltalamak için karşımıza çıkmıştır… Geçmişlerini bilmesek yaptıkları çarpıtmayı ‘öküzün altında buzağı arama´ olarak değerlendirebilirdik. Ancak, ortaya atılan iddia ve iftiralar art niyetli provokasyondan başka bir şey değildir.”

Hoyrat bir üslup sadece iktidarın değil, bürokrasinin de dili oldu. O kadar sık kullanılıyor ki, öfke enflasyonunda etkisini yitirmesin diye dilin kendisine dahi şiddet uygulanıyor artık: ‘Art niyetli provokasyon!´ mesela. Kelimenin sahih anlamı yetmiyor, nasıl bir kötülük daha eklerim sarhoşluğu içinde ‘sıfatlar´ tohum gibi savruluyor cümlelerin arasına. Dildeki kural tanımazlık, niyeti de ele veriyor…

Dışişleri ile birlikte devletin en ‘elit´ bürokratik kesiminin bu tehditkar ‘derin devlet´ ağzına en son ne zaman tanık olundu? Anlaşmayı eleştiren Uğur Gürses, Hakan Özyıldız gibi eski Hazineciler karanlık kuytularda komplo mu kuruyorlar? Ya da gizli bir ‘iktisatçı örgütü´ sinsice saldırı hazırlığı mı yapıyor? Nedir bu hiddetin sebebi?

Anlaşmanın kendisinden ziyade iktidarın tavrı şüphe uyandırıyor asıl…

***

McKinsey anlaşması muhalif cephede “yeni Düyun-u Umumiye´den utangaç IMF´ciliğe” geniş bir skalada tartışılıyor. ‘Piyasacı´ diyebileceğimiz kesimlerin düşüncesi ise ‘danışmanlığın doğru, adresin yanlış´ olduğu yönünde. Nitekim yakın zamanda Peru, Güney Afrika, geçmişte Enron pratiği malum. Elini attığı yerdeki kısa vadeli parıltılar hep bir karanlıkla nihayete ermiş. Tesadüf değil yani, mahareti buradan geliyor. İktidarların veya şirketlerin ihtiyaç duyduğu dönemsel başarıyı sunuyor ancak, yarattığı tahribatın faturası da hayli kabarık çıkıyor. Dolayısıyla karanlık dehlizlerde delil aramaya lüzum yok, McKinsey´in Türkiye´de yaptıkları, yapacaklarının teminatı zaten.

Sonda söyleyeceğimizi baştan ortaya koyalım: Bu krizi McKinsey tetiklemiştir. Sadece iktidara sunduğu yol haritasının sonucu değil, bizatihi onun yaklaşımına sahip olanların, onun yetiştirdiği özel sektör yöneticilerinin de eseridir. Nasıl mı?

Gelin 27 Şubat 2003 günü olanları bir hatırlayalım…

2003´TE HAZIRLANAN RAPOR

AKP´nin iktidara gelmesinden üç ay sonra, kalabalık bir gazeteci grubunun önüne çıkan McKinsey´in İstanbul Ofisi Genel Müdürü David E. Meen, “Artık harekete geçme zamanı” diyordu. Ve son derece parlak bir Türkiye vizyonu çiziyordu: “10 yıl içinde büyüme hızının yüzde 8.5´e yükselmesi, 6 milyon ek istihdam ve kişi başına milli gelirin ikiye katlaması mümkün.” Tek şartı vardı, 25´e yakın uzmana hazırlattıkları ve 11 sektörü masaya yatıran planın uygulanması.

Planın adı cazipti: “Türkiye´de Verimlilik ve Büyüme Atılımının Gerçekleşmesi.” Rapora göre, siyasi iradenin ‘kayıt dışılık, devlet tekelleri ve makro ekonomik istikrarsızlık´ olarak belirlenen üç cephede önemli adımlar atması durumunda Türkiye´de yeni bir büyüme dönemi başlayacaktı. David E. Meen, konuşmasının sonunda planı 10 Mart´ta Ankara´ya giderek “Tayyip Bey´e sunacakları”nı söylüyordu. O dönem Başbakan´ın Abdullah Gül olduğunu hatırlatalım.

Neydi Türkiye´yi coşturacak bu plan? Özeti şöyleydi:

* Uzun vadeli konut kredisi pazarı kurulmalı. Kur riskini yönetecek ve konut kredisi piyasasını düzenleyip, oyuncuları denetleyecek Ulusal Konut Kredisi Kurumu oluşturulmalı.

* Bireysel bankacılıkta alternatif kanalların kullanılmasını artıracak kanuni düzenlemeler yapılmalı. Kredi başvuru işlemlerinin verimliliğini artırmak için ortak bir kredi puanlandırma altyapısı kurulmalı.

* Belediyelere arazi geliştirme teşvikleri sağlanmalı.

* Bisküvi ve şekerleme imalatında rekabet kuralları uygulanmalı. Bu sektörde dolaylı ithalat engelleri kaldırılmalı.

* İş Güvencesi Yasası benimsenmeli. Ancak büyük şirketlere eşiğin (10 kişi) üzerinde işçi çıkarabilmelerine olanak tanınmalı.

* Büyük ölçekli perakendecilerin şehir merkezlerine yerleşmelerini engelleyen kısıtlamalardan kaçınılmalı.

Peki ne anlama geliyordu bu maddeler? İpucu Meen´in sözlerindeydi: “Biz açıkçası birçok insanın ‘küçük şirketleri ve küçük işadamlarını öldürmek, onlardan kurtulmak istiyorsunuz´ gibi tepkiler alacağımızı zannediyorduk. Ama birkaç kişinin dışında bu tip tepki almadık.” Yani ‘küçük insanlar´, McKinsey´in inancında büyüğü yaşatmak ve onurlandırmak için verilecek kurbanlardı.
Bugün bu önerilerin hayata geçirilmediğini kim iddia edebilir? Konut ve perakendeye dayalı büyüme AKP´nin ‘parlak yılları´nın dinamiği olmadı mı? Arsa rantının yarattığı inşaat ve perakendeciliğin üzerinden yükselen AVM furyası hükümetin alamet-i farikası değil miydi? Perakende bankacılık dedikleri şey, tüketim gücünü borçla artırmak amacıyla milyonlarca vatandaşın ‘ucuz kredi havuzu´na çekilmesi anlamına gelmiyor muydu? Bisküvi ve şekerleme gibi nokta atışı politikalarla yerli küçük üreticilik bitirilip nişasta bazlı şeker ithalatına dayalı tekelleşmenin önü açılmadı mı?

Sonuçta McKinsey´in dediği oldu; inşaat ve tüketime, krediye dayalı yüksek büyüme ve bunun getirdiği istihdam artışı 10 yıla damgasını vurdu. AKP de karşılığını sandıkta fazlasıyla aldı. Ve bugün yaşadığımız krizin de tetikleyicisi işte o raporla ve raporu hayata geçiren siyasi iradeyle ekonominin temeline yerleştirildi. Krediye dayalı, rant ve tüketim ekonomisi -o kısa parıltılı dönem- ağır bir faturayla sonlanıyor şimdi. McKinsey´den bu dönemde hizmet alan şirketler de inşaata, perakendeciliğe akıttıkları kredileri panikle yapılandırıyorlar.

McKinsey böyle bir şirkettir. ‘Verimlilik´ adı altında işten çıkarmaları ve ‘küçük olanların batması´nı kolaylaştıracak uygulamalar dışında ‘tasarruf yapın´ diyecek, sıkı istikrar programları hazırlayacak ve hatta denetim yapacak bir anlayışa sahip değildir. Mahareti; hem yerli ve yabancı büyük şirket ve bankalar, hem de siyasi iktidar için kısa vadeli kazanç kapıları açmak, onları uzlaştırıp çıkarlarını garantiye almak ve bunu ‘ekonomik canlanma´ ambalajında sunmaktır. İktidarlarla ne zaman iş tuttuğuna bakarsanız eğer, IMF´siz dönemlere denk geldiğini görürsünüz. Sandık kaygısıyla ekonomik kriz arasında bocalayanların, hızla piyasada söz sahibi olmak isteyen şirketlerin ‘kudret helvası´nın hazırlayıcısıdır o. Bir kriz fırsatçısı ve krizi fırsata çevirmek isteyenlerin ‘küçük insanları´ kurban ettiği küresel bir sunaktır.

Ama belki de hepsinden önemlisi bir zihniyettir, belli bir piyasa ideolojisinin taşıyıcısı, ekonomiye insanların ihtiyaçları ve sıkıntıları ekseninde kurulmamış formüllerle bakan üst yönetici erbabının yetiştiği ana okuludur.

MCKINSEY´İN YÖNETİCİ ORDUSU

2003´te Türkiye için o raporu hazırlayan ekibin bugün üçte ikisinin büyük bankaların, Ülker, Fiba gibi şirketlerin yönetim kadrosunda yer almaları tesadüf olmasa gerek. Ekibin içindeki Prof. Daren Acemoğlu´nun da “AKP 2005 öncesi demokratik vizyonuna dönmeli” açıklaması boşuna değildi.

Zira; McKinsey Türkiye Genel Müdürü Özgür Tanrıkulu, asıl güçlü yönlerinin piyasaya yön veren üst düzey yönetici yetiştirmek olduğunu söylüyordu. 2013´te verdiği bir röportajda “Dünyada en büyük bin şirketin 170´ten fazlasının CEO´ları McKinsey kökenli. Bu Türkiye için de geçerli. Son 15 yıl gibi kısa bir süre içinde iş dünyasında önemli roller üstlenen 150´den fazla profesyonel yetiştirdik” diyordu.

Bugün de herhangi bir özel bankanın veya şirketin üst yönetim kadrosuna bakın, mutlaka etkili konumda bir McKinsey´ci görürsünüz. Özellikle 2000´den sonra finans sektörüne yön verenlerin ağırlıklı kısmı bu okulun mezunlarıdır. ABD´de Enron vakasının ardından en fazla tartışılan şey buydu. Yeni yeni skandallarla birlikte hâlâ da sürüyor o tartışma. McKinsey´in ilişki ağı, piyasanın mabedinde dahi pek ahlaki bulunmuyor yani.

Kısaca McKinsey; bu iktidarın da son 15 yılda özel sektöre, bankalara yön verenlerin de bildiği adrestir. Neyi, nasıl yapacaklarını merak edenler yaşadığımız krizin nedenlerine baksın yeter. Geçmişin aynasından gelecekteki muhtemel yıkımın manzarasını ve bu işten kazançlı çıkacak olanların suretini göreceklerdir…

Reşat Nuri Erol
02.10.2018
13:32


NE DERSİNİZ?

ABD'Lİ MAKKENZİ Mİ YERLİ VE MİLLÎ?

YOKSA...

AKEVLER'Lİ SÜLEYMAN KARAGÜLLE Mİ YERLİ VE MİLLÎ?

ÜSTÜNE ÜSTLÜK...

BİRİNCİSİ (ABD'Lİ) "DOLAR" KARŞILIĞI... 

İKİNCİSİ (AKEVLER'Lİ) "BEDAVA", KARŞILIKSIZ... 

*

BU TEKLİFLERİMİZİ OKURKEN;

http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/10582/SonEk/0/Suleyman-Karagulle/Kanal-Projesi-1

http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/10583/SonEk/0/Suleyman-Karagulle/Kanal-Projesi-2

VE BUGÜNE KADAR ÖNERDİĞİMİZ DİĞER ONLARCA TEKLİFLERİMİZİ...

BUNLARI DA DÜŞÜNEREK OKUYUNUZ... 

VE;

ELİNİZDEN GELEN GÖREVİ SİZ DE YAPINIZ... 

*

UMARIM...

MARUZATIM ANLAŞILDI... 

ANLAYANLARA SELAM VE DUA OLSUN... 

ANLAMAYANLAR "SOSYAL TUFAN" BEKLESİN... 

Reşat Nuri Erol
02.10.2018
13:38


NE DERSİNİZ?

ABD'Lİ MAKKENZİ Mİ YERLİ VE MİLLÎ?

YOKSA...

AKEVLER'Lİ SÜLEYMAN KARAGÜLLE Mİ YERLİ VE MİLLÎ?

ÜSTÜNE ÜSTLÜK...

BİRİNCİSİ (ABD'Lİ) "DOLAR" KARŞILIĞI... 

İKİNCİSİ (AKEVLER'Lİ) "BEDAVA", KARŞILIKSIZ... 

*

BU TEKLİFLERİMİZİ OKURKEN;

http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/10582/SonEk/0/Suleyman-Karagulle/Kanal-Projesi-1

http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/10583/SonEk/0/Suleyman-Karagulle/Kanal-Projesi-2

VE BUGÜNE KADAR ÖNERDİĞİMİZ DİĞER ONLARCA TEKLİFLERİMİZİ...

BUNLARI DA DÜŞÜNEREK OKUYUNUZ... 

VE;

ELİNİZDEN GELEN GÖREVİ SİZ DE YAPINIZ... 

*

UMARIM...

MARUZATIM ANLAŞILDI... 

ANLAYANLARA SELAM VE DUA OLSUN... 

ANLAMAYANLAR "SOSYAL TUFAN" BEKLESİN... 

...


mmehmetu76
02.10.2018
13:54

ben de size su soruyu sorayim sayin resat nuri beyefendi,

madem milli görüs, adil düzen ve erbakan vakfindan söz ediyoruz,yerlilikten millilikten dem vuran, dolar yakan, iphone kiran, dolar bozdurun diyen bir yönetim nasil oluyor da ekonominin dümenini dis güc olan, ecnebi olan, siyonist olan bir kurulusa teslim ediyor? onu da mi tayyip yapmadi gitti chp yapti? buna da uydurulacak bir kulp var mi? mübarek erbakan yasasaydi, bunlar israilin evlatlari, bunlar siyonizme hizmet ediyor, bunlar türkiyeyi israilin vilayeti yapacak diye kanal kanal gezip anlatmaz miydi, konferans konferans milleti suurlandirmaz miydi? yoksa kanal istanbul ihale dosyasi mi hazirlardi? biraz gercekleri konusunca, sus, edepli ol, agzini kapat.. tipik bir tayyip zihniyeti.. vardigi son nokta mckinsey.

Reşat Nuri Erol
02.10.2018
14:03


mmehmetu76

BU YAZDIKLARININ BİZİMLE/BENİMLE NE ALAKASI VAR?!. 

Hasbinallah ve nimel vekil nimel mevla ve nimen nasir. 

Ahmet Yücel
02.10.2018
19:19

mmehmetu76 kardeşim,

‘’vardigi son nokta mckinsey’’ e danışılmasına Ak Partiye oy veren bir kişi olarak karşıyım. Yukarıdaki makalelerde sayın Reşat Erol hocamızın da bu konuyu savunduğunu göremedim. Yalnız sizde şunu görüyorum. Hiçbir şeyi beğenmiyorsunuzi her şeyi eleştiriyorsunuz. Eleştirilerinizde haklı yönler de var elbette. Fakat herkes yanlış, her şey yanlış derseniz geriye bir tek doğru olarak siz kalıyorsunuz.

Madem sayın Reşat hocamızın makalesi altına yorum yazdınız Reşat Erol hocamızın size yanlış gelen cümlesini kopyalar, yapıştırır ve eleştirirsiniz. Nefsim sizi de, Adil Düzeni ve Milli Görüşü savunan herkesi de, sayın Erdoğan’ı da Allah için seviyorum. Allah’a emanet olunuz, Selamlar.





Son Yorumlanan Makaleler
Reşat Nuri Erol
Seçimden önce… Seçimden sonra…
31.03.2014 6890 Okunma
Reşat Nuri Erol
Dünyanın ve Türkiye’nin geleceği
1.04.2014 6076 Okunma
Reşat Nuri Erol
İnsanlığın ve ülkemizin geleceği
2.04.2014 7590 Okunma
Reşat Nuri Erol
Başbakan’ın hataları ve yapılması gerekenler
4.04.2014 5603 Okunma
Reşat Nuri Erol
El-İNSAF! Yeter artık, bıktık “ZALİM DÜZEN”den
6.04.2014 7538 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 758. seminer notlarından
7.04.2014 7171 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’dan başka tutunacak dalın olmadığını görec
8.04.2014 8946 Okunma
Reşat Nuri Erol
“Adil Ekonomik Düzen” böyle kurulacaktır
9.04.2014 5729 Okunma
Reşat Nuri Erol
Onlara diyoruz ki; ‘Hakemlere gidin... Yoksa…’
11.04.2014 5358 Okunma
Reşat Nuri Erol
AKP ve Cemaat, artık az gülüp çok ağlasın…-1
13.04.2014 4935 Okunma
Reşat Nuri Erol
AKP ve Cemaat, artık az gülüp çok ağlasın…-2
14.04.2014 7266 Okunma
Reşat Nuri Erol
AKP ve Cemaat, artık az gülüp çok ağlasın…-3
14.04.2014 6548 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 759. seminer notlarından…
16.04.2014 5339 Okunma
Reşat Nuri Erol
AK Parti de Cemaat da fısk içinde, çünkü…
17.04.2014 6248 Okunma
Reşat Nuri Erol
AKP ve Cemaat 2002’den önce neydi, ne oldu?
20.04.2014 10028 Okunma
Reşat Nuri Erol
Onlar olmasa, biz cihadı kimlere karşı yapacağız?
21.04.2014 10025 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 759. seminer notlarından-(5)
22.04.2014 7856 Okunma
Reşat Nuri Erol
III. Binyıl ‘Adil Düzen Medeniyeti’ kuruluyor…
23.04.2014 7414 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gafletteki kör-sağır-dilsizlere hatırlatmalar
25.04.2014 8231 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 760. hafta seminer notlarından…
27.04.2014 7047 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yasama, Yürütme, Yargılama ve Yönetme
28.04.2014 8696 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yeni Anayasa ve “canavar!”laşan eski İslâmcılar
29.04.2014 6711 Okunma
Reşat Nuri Erol
İman, ilim, amel, fıkıh, fikir, zikir ve ekonomi
30.04.2014 12644 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yeni uygarlık, yeni tarım ve ‘Adil Ekonomik Düzen
2.05.2014 7877 Okunma
Reşat Nuri Erol
Azim/büyük fevz nedir?
4.05.2014 8052 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 762. hafta seminer notlarından…
6.05.2014 6443 Okunma
Reşat Nuri Erol
O halde onların yapmaları gereken nedir?
7.05.2014 9204 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil (Ekonomik) Düzen nasıl iktidar olacak?
9.05.2014 6580 Okunma
Reşat Nuri Erol
Faizler ve cahil veya hain muhafazakâr faizciler
9.05.2014 7152 Okunma
Reşat Nuri Erol
Onlar uçuruma yuvarlanıyor, biz nura koşuyoruz…
10.05.2014 8357 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 763. hafta seminer notlarından…
12.05.2014 5578 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yeni uygarlıkta planlama nasıl olacak?
13.05.2014 6769 Okunma
Reşat Nuri Erol
2014 SOMA KÖMÜR MADENİ FACİASI - 1
16.05.2014 6608 Okunma
Reşat Nuri Erol
2014 SOMA KÖMÜR MADENİ FACİASI - 2
18.05.2014 7159 Okunma
Reşat Nuri Erol
2014 SOMA KÖMÜR MADENİ FACİASI - 3
18.05.2014 6167 Okunma
Reşat Nuri Erol
2014 SOMA FACİASI VE ÂKİLE SİSTEMİ- 4
19.05.2014 5919 Okunma
Reşat Nuri Erol
2014 Soma Faciası ve Vahşi Kapitalizm - 5
20.05.2014 6819 Okunma
Reşat Nuri Erol
2014 SOMA FACİASI ve “ADİL DÜZEN” - 6
21.05.2014 3873 Okunma
Reşat Nuri Erol
2014 Soma Faciası Anısına-7; MADEN VE ÖLÜM
23.05.2014 4986 Okunma
Reşat Nuri Erol
İlim ve amel müçtehidleri yetişsin diye…
25.05.2014 6165 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bozulan dünya dengesi, Türkiye ve ‘Adil Düzen’
26.05.2014 8880 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bize göre devletin yapısı ve yönetim şekli
28.05.2014 6173 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet başkanı seçimi
1.06.2014 7761 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sermaye ile devletler çatışması ve çözüm önerisi
5.06.2014 9402 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yeni uygarlık yolunda yapılması gerekenler
5.06.2014 5563 Okunma
Reşat Nuri Erol
Biz çalışalım, davet edelim ve sabırla bekleyelim
8.06.2014 6502 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 767. hafta seminer notlarından-1
8.06.2014 6246 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 767. hafta seminer notlarından-2
8.06.2014 6967 Okunma
Reşat Nuri Erol
“Allah zalim kavme hidayet etmez” (Tevbe,109)
13.06.2014 5813 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gerçek demokrasiyi istiyorsak…
14.06.2014 5941 Okunma
Reşat Nuri Erol
Eksik olan en önemli şey: HER ŞEYİN FIKHI
15.06.2014 6726 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ortalık IŞİD IŞİD aydınlanırken!?.-1
19.06.2014 5072 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ortalık IŞİD IŞİD aydınlanırken ne olacak!?.-2
19.06.2014 6297 Okunma
Reşat Nuri Erol
IŞİD neleri aydınlatıyor, neler yapmalıyız? - 3
20.06.2014 4946 Okunma
Reşat Nuri Erol
IŞİD neleri aydınlatıyor, neler yapmalıyız? - 4
22.06.2014 5531 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kosova’dan; Balkanlar’daki Anadolu ve Türkiye’den
24.06.2014 5666 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen ve Türkiye
27.06.2014 6570 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 768. hafta seminer notlarından
29.06.2014 7018 Okunma
Reşat Nuri Erol
769. hafta seminerinden; İslâm devletinin yapısı-
2.07.2014 5728 Okunma
Reşat Nuri Erol
769. hafta seminerinden; İslâm devletinin yapısı-
2.07.2014 7503 Okunma
Reşat Nuri Erol
Biz “Adil Düzen” için çalışıp uygulayacağız…
3.07.2014 5719 Okunma
Reşat Nuri Erol
Türkiye, Ortadoğu, Dünya ve “Adil Düzen”
7.07.2014 7930 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ekmeleddin İhsanoğlu kimin adayı ve neden?
7.07.2014 7567 Okunma
Reşat Nuri Erol
Artık CHP bile mecburen İslâmlaşıyor!..
8.07.2014 5937 Okunma
Reşat Nuri Erol
Türkiye yeniden yapılanma merhalesinde
9.07.2014 7617 Okunma
Reşat Nuri Erol
Çare ve çözümü biliyorsunuz: ADİL DÜZEN…
10.07.2014 6895 Okunma
Reşat Nuri Erol
Erbakan’ı Adil Düzen’den vazgeçirme raporları
12.07.2014 7969 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 771. hafta seminer notlarından-1
14.07.2014 7735 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 771. hafta seminer notlarından-2
14.07.2014 6642 Okunma
Reşat Nuri Erol
Çağımızda muhacir ve ensar olmak
15.07.2014 8183 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bizi kim yönetiyor sorusu ve sorunu…
16.07.2014 8323 Okunma
Reşat Nuri Erol
Devletin yapısı, paralel devlet ve devlet yönetim
17.07.2014 8080 Okunma
Reşat Nuri Erol
Derdin devası; İnsanlık Anayasası ve Adil Düzen
18.07.2014 6372 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’dan önce ve Kur’an’dan sonra yönetim (1)
20.07.2014 5529 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 772. seminer notlarından (2)
21.07.2014 7969 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 772. seminer notlarından (3)
22.07.2014 5807 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 772. seminer notlarından (4)
23.07.2014 6624 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 772. seminer notlarından (5)
24.07.2014 8160 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an, İsrail oğulları ve Adil Düzen
31.07.2014 5264 Okunma
Reşat Nuri Erol
İnsanlık ve İslâm âlemi nereye doğru gidiyor?..
5.08.2014 9521 Okunma
Reşat Nuri Erol
Petrol sorunu ve diğer sorunlar nasıl çözülür?
5.08.2014 6969 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 774. seminer notlarından (1)
5.08.2014 6853 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 774. seminer notlarından (2)
5.08.2014 7754 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 774. seminer notlarından (3)
7.08.2014 5637 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 774. seminer notlarından (4)
7.08.2014 5484 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 774. seminer notlarından (5)
8.08.2014 4930 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ey iman etmiş olan kimseler…
12.08.2014 5917 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ekonomik savaş ve para politikaları
12.08.2014 6365 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sermaye-siyaset savaşını kim kazanacak?
13.08.2014 5763 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sermaye, Türkiye ve yeni dönem-1
15.08.2014 6089 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sermaye, Türkiye ve yeni dönem-2
15.08.2014 6287 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 776. seminer notlarından (1)
17.08.2014 5222 Okunma
Reşat Nuri Erol
776. seminer notlarından (2) “Tevbe etmiyorlar…”
18.08.2014 7411 Okunma
Reşat Nuri Erol
776. seminer notlarından (3) “Tevbe etmiyorlar…”
19.08.2014 3558 Okunma
Reşat Nuri Erol
776. seminer notlarından (4) “FIKH etmiyorlar…”
20.08.2014 5808 Okunma
Reşat Nuri Erol
776. seminer notlarından (5) “FIKH etmiyorlar…”
21.08.2014 5818 Okunma
Reşat Nuri Erol
Cumhurbaşkanı’nın veda resepsiyonundaydım…
24.08.2014 6452 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 777. hafta seminer notlarından-1
24.08.2014 7448 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 777. hafta seminer notlarından-2
27.08.2014 6470 Okunma
Reşat Nuri Erol
KUR’AN VE İLİM 777. hafta seminer notlarından-3
28.08.2014 7715 Okunma


© 2026 - Akevler