KUR’AN VE İLİM 777. hafta seminer notlarından-2
‘… Size geçmişte yaşadığımız örnekler vermek isterim. İşyeri çevrelerinde mafya vardır. Siz onlara haraç verirsiniz, onlar da sizi korurlar. Akevler’i kurduğumuz zaman işyerlerimize böyle kimseleri musallat olmak istediler. Tehdit etmek için geldiler. Biz mafyaya bir kuruş vermedik. Bize yakın çalışanları işe aldık, onları mesleklerinde yetiştirdik; biz bir şey söylemeden onlar bunlara karşı çıktılar ve İzmir mafyasını püskürttüler... / Döküm fabrikasını (Özdemir Çelik Döküm Fabrikası) mafya işgal etti. Orada kalan işçiler gece fabrikada demirler hazırladılar. Su hortumları ile karşı çıkarak fabrikaya bizi sokmayanları sokmadılar. Hâkim ondan sonra geldi de fabrikayı bize teslim etti... / Kırgızistan’da da benzer olay oldu. Mafya mensupları fırınımızı haraca bağlamak istediler. Bizimkiler, ‘Biz Çeçenlere veriyoruz!’ dediler. Ben Çeçenleri tanımıyordum ama onların ilim adamları ile sohbetlerim vardı. Onlar da ‘Evet, o bizim adamımızdır!’ dediler ve mafyaya bir kuruş haraç vermeden işlerimizi yaptık... / Patronuna isyan eden işçiler nerde, patronu için hiçbir ek karşılık beklemeden fedakârlık yapan kimseler nerde?.. “ADİL DÜZEN” işte böyle bir şeydir…’ (s.6)
‘… Bugün insanların sıkıntıları vardır. Bu sıkıntılar şeker hastalığına benzemekte, ağrı yapmamakta ama insanlığı mahvetmektedir... Bunların başında “ZİNA SERBESTLİĞİ” gelmektedir. Zina yapmak sadece serbest değil, adeta kutsal olmuş, ceza kanunlarında zinadan bahsetmek suç sayılmıştır.... Mekke müşrikleri için putlar ne idiyse, bu fikirler de bugün odur. İnsanlar evlenmiyor, çocuk yapmıyor; topluluklar intihar eder duruma gelmişlerdir...
Başka bir sıkıntı kaynağı da “BÜROKRASİ”dir. İnsanlar doğa ile uğraşıp emek harcayarak rızık elde etmekten çok, bürokratların engellemeleri ile uğraşmaktadırlar. İnsanlara işkence sistemi hâline gelen BÜROKRASİ SORUNU çözülmelidir...
İŞSİZLİK yani İŞ VE AŞ SORUNU bugünün temel sorunudur...
Otuz-kırk yıllara varan davalar yani ADALETSİZLİK bugünün sorunudur...
Bizim başkanımız halkın sıkıntılarını kendi sıkıntısı olarak kabul etmeli ve çözmelidir. Bunun için halk nasıl yaşıyorsa o da öyle yaşamalıdır. Kooperatif kurmalı, tescil için aylarca ilgili bakanlıktan numara beklemeli, sonra da eğer izin verirlerse sevinmelidir...
Bizim başkan rüşvet vererek sorunları çözmemeli, sorunları tanıdıklarının aracılığı ile çözmemeli; doğrudan ve sıradan bir vatandaş gibi düzeni değiştirerek sorunları çözmelidir. Bürokrasiyi ortadan kaldırmalı ve yerine “serbest hizmet sistemini” getirmelidir. Bunu başarabilmesi için de arkasında onu destekleyen azimli âlimler bulunmalıdır...
Dünün mağdur olanları olan Gülen cemaati mensupları şimdi zalimlerin makamlarında oturmuş olarak halkı bizzat onlar ezmektedirler. Bununla yetinmemişler, şimdi de başbakanın bizzat kendisine saldırmışlardır. Başbakan da iğne bizzat kendisine batmaya başlayınca uyanmış ve halka batan çuvaldızları görmeye başlamıştır...’ (s.7)
‘… Sonuç olarak bizim başkanın arkasında âlimlerden oluşan bir cemaati vardır. Bunlar insanlığın tüm sıkıntılarını göğüsleme azminde olacaklardır. Bunu insanları cezalandırarak ve onlarla savaşarak değil, “düzeni değiştirerek” yapacaklardır. En büyük zalim Ömer, düzen değiştiği zaman en büyük âdil olmuştur... / Buraya kadar hitap edilen kimseler müslimlerdir yahut Mekke müminleridir... Halktır... İnsanlıktır... O başkan onlar için rahmeten li’l-âlemindir... / Başkan bu gücü nerede bulacak ve gösterecektir? / Evet, bunu ocağında bulup gösterecek, bunu kabilesinde/bucağında bulup gösterecektir... / Bin hanelik sitemizi kuracağız ve bütün bu sorunları orada çözeceğiz. Bütün sorunlar “bucak kooperatifi” içinde çözülecektir. Böyle bir bucağın oluşması yaklaşmıştır… / Bu âyet bize bunu söylüyor. / Topluca evler üreteceğiz... Devremülk dinlenme siteleri kuracağız... Oraya gelen insanlar bu düzeni görecekler, bu gerçekleri duyacaklar... Yüz lojmanlı işyeri apartmanları yapacağız... On tane böyle apartman yaparsak, kendi bucağımızı kurmuş olacağız... / İşte bu bucağı kurmayı kafasına koyan ve bunun için aramıza taşınıp çalışmaya başlayan kimse bize başkan olacaktır. Yüz lojmanlı apartmanlara taşındığınız gün hicret etmiş olacak ve bu sekiz sûrenin öğrettiklerini uygulamaya başlamış olacaksınız...’ (s.8) Devamı var…