Harun Özdemir
Müslümanın adı ne olmalı
9.08.2017
7078 Okunma, 1 Yorum

 

İslam’ın barış dini olmasından rahatsız olanlar var. Çoğunluk İslam’ın “teslimiyet” anlamına geldiğini savunuyor.  

İslam, tef’îl kalıbından türeyen bir kelime olsaydı teslîm olmak anlamına gelirdi.

Ama öyle değil!

İslam, if’âl kalıbından türemiş ve barışa girmek anlamı kazanmıştır.

İki kalıp arasında büyük farklar var:

İslam, teslîmden türemiş bir kelime ise sorgulamadan çok çok teslîm olmak, açıkçası “tam teslim bayrağını çekmek” demek olacak ki, aklı başında olan bir kişinin bunu kabullenmesi mümkün değildir.

Cami vaazlarında soru soramayan cemaate yüksek perdeden ve bozuk bir Türkçe ile anlatılan İslam, kesin olarak teslimiyet, Allah’a tam teslim olmak demektir. Fakat Allah arandığında görüşülebilen somut bir varlık olmadığına göre kelime, Allah adına konuşan ve insanlardan teslimiyet isteyen kişilere teslim olmak anlamına evrilir.

Konunun biraz üzerine gidildiğinde teslimiyetin Allah adına bir üstada, şeyhe, abiye veya örgüte teneşir tahtasında yıkanan ölü gibi sorgulamadan dirençsiz bir teslimiyet gösteren ceset gibi olmak anlamına geldiği size bir güzel anlatılır.

Ülkemizde 100’ü aşkın İlahiyat Fakültesinde, 130.000 din görevlisinin çalıştığı 85.000 camide, binlerce İmam Hatip Okulunda, 10.000’i aşkın Kur’an Kursu’nda ve 10.000’lerce öğretmenin Din Dersi’nde İslam, “teslim olmak” anlamına geliyorsa, feriştahı gelse İslam’ın “barış ve barışa girmek” anlamına geldiğini anlatamaz.  

 

Hiçbir Müslüman, Allah’a teslim olmak anlamına gelen bir açıklamaya sözün başında itiraz etmeyi düşünmez. Konuşma uzayınca konu teslimiyetin Allah adına kimlere yapılmasına geldiğinde de teslimiyet fikri damardan alınmaya başlanır. Çok geçmeden de konuşma bitmeden vatandaş pelte olur. Ustaca damardan verilen teslimiyet, bir süre sonra ahmaklar yurdunu veya ölüm tarlasını gösteren bir tabela olur. 

***  

Birilerinin çıkıp “Arkadaş, esas olan Müslümanlık değildir! Müslüman olmakla sadece çatışmadan uzak ve barıştan yana olursunuz” demiyor.

Çünkü amaç Müslüman olmak değil; Hucurat-14’te belirtildiği gibi asıl amaç Mümin olmak:

“Göçebe Araplar: ‘İman ettik’ dediler. De ki: ‘Siz henüz iman etmediniz, sadece Müslüman oldunuz, dolayısıyla da 'İslâm olduk' deyin. Çünkü iman kalplerinize girmedi. Eğer Allah'a ve Elçisine itâ'at ederseniz (Allah), yaptığınız güzel işlerden hiçbirinin sevabını size eksik vermez. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir." Hucurat-14

Bir kişi Mümin olunca “güven duyulan, kendisinden emin olunan…” kişi olur.

Bizler bir kişinin iç dünyasında Allah’a ne kadar inandığını veya onu ne kadar inkâr ettiğini bilemeyiz. O ne diyorsa onun inancının öyle olduğunu kabul ederiz.

Fakat konu barıştan yana olmaya veya kendisine güven duyulan kişi olmaya gelince bu kişinin davranışlarına, alışverişine ve hukuka saygısına bakarız.

Kolaylıkla bilinebilen ölçütler, kişinin Müslüman mı, Mümin mi yoksa Müşrik veya Kâfir mi olduğunu gösterir.

Dediğim gibi, insanların iç dünyası bizleri ilgilendirmez ama tutum ve davranışları hem devleti hem de milleti yakından ilgilendirir. 

***

Günümüz Müslümanı, Müslüman ismi ile çok övünüyor! Oysa Müslüman olmak çok da muteber bir sıfat değil.

Hakikaten Mümin olmanın öneminin farkında bile değiliz. Bundan dolayı da canın ve malın emanet edileceği güvenilir kişiyi bulmakta zorlanıyoruz.

Günümüz Müslümanı kendisine doğru bir isim bulamadığına göre durum çok karışık.

Ne yazık ki, İslam’ı barıştan yana olmak anlamında kabullenmiyor.

İkincisi, Mümin ile Müslim arasındaki fark nedir onu da bilmiyor.

Üçüncüsü, Münafık, Müşrik ve Kâfir olmayı da kendisine yakıştıramıyor!

O zaman bu insanlar Kur’an’a göre kim oluyor?!

*** 

Maide-44 ve devamında gelen ayetlerin ciddiye alındığını görebilsem günümüz Müslümanlarının “Ehl-i Kitap” olduklarını söyleyeceğim.

Ama durumu ehl-i kitap da açıklamıyor!

Bunu doğruya en yakın şekilde açıklayan ayet, yine Maide-50’deki “Onlar hâlâ cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar?..” ibaresi olacaktır ki, aksini düşünen her kim ise itiraz etmeden önce kendisine bir baksın!

Hukuksuz ve kuralsız olmak, hukuka ve kurala karşı hile yapmak ne demektir, bunun Kur’an’daki karşılığı nedir, bakmakta yarar var, derim.

 

 


YorumcuYorum
Ahmet Yücel
09.08.2017
12:53

Şeriat, Allah'ın emir ve yasaklarının bütünüdür. Kaynağı; Kuran, Sünnet, İcma ve Kıyas dır.

Bir Müslüman'ın Allah'ın emirlerini yapması, yasaklarından kaçınması gerekir. Teslimiyet de bu anlamda olsa gerekir.

Şimdi nefsim, Allah'ın emirlerini unuttu, yasaklarını işliyorken, Kuran ve Sünneti hakkıyle yaşayan, ahlakıyla kendini sevdiren bir mürşidi kamile rastlasam. Nefsime, Allah'ın emirlerini yaşamam ve haramlardan sakınmam gerektiğini tavsiye ettiğinde, bu emre teslim olmayıp karşı mı geleyim?

Abileri-mabileri bilmem. Allah dostları; Şeyh, mürşit, meşahiy vb isimlerle anılmaktadır.

Ertuğrul Gazi, Osman Gazi ve Orhan Gazi - Şeyh Edibali'ye; Sevgi, bağlılık, hürmet ve teslimiyet göstermişlerdir de, kendilerine Kuran ve Sünnetten ayrılmamaları Şeyh Edibali tarafından tavsiye edilmiştir. Onlar da Allah için bu emirlere rıza ve teslimiyet göstermişlerdir.

2. Murat Han'ın Hacı Bayram Veliye, Fatih Sultan Mehmet Han'ın Akşemsedin veliye bağlılık ve teslimiyetleri hep Allah için olmuştur. 

Şeyhlik, Allah için hocalık, öğretmenlik yapmak demektir. Kendisine böyle bir hoca arayan talebenin şeriat terazisi elinde olmalıdır. Şeriatten kıl payı eksiklik varsa şey denilen kişide, bu kişi gökte uçsa yine itibar etmemelidir.

Günümüzde sahte şeyhler de vardır. Bunlara kananlar ya Şeriati bilmediği için ya da makam, mevki ve dünya malına tenezzül ettiği için kanmaktadırlar.

Dün Müslüm Gündüzcüler, Ali Kalkancılar birilerinin desteğiyle, hak tarikatlardan soğutmak için kurdurulmuş, belki 50 yıllık bir plan olarak dış güçler eliyle kurdurulmuş olan FG=Gülenciler=Paralelciler bugünkü tabirle Fetöcüler ise devletimizi ABD ve İsrail'e teslim etmek amacıyla kurulmuş. 

Sahte peygamberler var diye, Hak peygamberleri inkar edemediğimiz gibi, sahte şeyhler/mürşitler var diyerek Hak mürşitleri inkar edemeyiz.

Bugün insanlar birine aşık oluyor, seviyor, bağlanıyor. Kimse buna bir şey söylemezken, bir Allah dostuna bağlıyım, diyeni, dinden çıkmış gibi görenler var.

Ne diyelim, ''Kişi bilmediğinin düşmanı olur.'' doğru bir cümle sanıyorum. Hepimiz kendi bildiğimizi mutlak doğru olarak savunuyoruz.

SELAM VE HÜRMETLERİMİ SUNUYORUM.





Çok Yorumlanan Makaleler
Harun Özdemir
Evlenme hakkı üzerine
11.07.2012 14169 Okunma
30 Yorum 18.07.2012 19:12
Harun Özdemir
Adem Tiflis'te insan oldu!
26.06.2012 12503 Okunma
17 Yorum 05.07.2012 21:40
Harun Özdemir
Zina, fuhuş ve azgınlık
13.07.2012 13481 Okunma
13 Yorum 20.07.2012 23:07
Harun Özdemir
Biyolojik ata ve hukukî anne ve baba
4.07.2012 9862 Okunma
13 Yorum 06.07.2012 14:24
Harun Özdemir
Yeni İslam felsefesi mümkün mü
31.07.2012 7140 Okunma
9 Yorum 03.08.2012 09:08
Harun Özdemir
Bir ülkenin barış üretebilme kabiliyeti
2.01.2017 8760 Okunma
8 Yorum 07.01.2017 00:10
Harun Özdemir
Parlamento Dışı İslâmcı anayasa çalışmaları
18.02.2016 9568 Okunma
6 Yorum 20.02.2016 23:32
Harun Özdemir
Egemenlik kimin
21.02.2017 8156 Okunma
5 Yorum 23.02.2017 00:29
Harun Özdemir
Hilkatin Mebdei ve Adem
24.06.2012 7708 Okunma
5 Yorum 26.06.2012 04:29
Harun Özdemir
Tüketme Hakkı
30.06.2012 7498 Okunma
5 Yorum 08.07.2012 10:58
Harun Özdemir
Ya yenilik ya da çürüme!
14.03.2016 9384 Okunma
5 Yorum 17.03.2016 17:56
Harun Özdemir
Şahitlik üzerine
15.07.2012 8002 Okunma
4 Yorum 15.07.2012 14:41
Harun Özdemir
Yeni Anayasanın kapsamı ve öngörüsü
3.07.2012 6638 Okunma
3 Yorum 07.07.2012 01:50
Harun Özdemir
"... ve hadîdi inzâl ettik..."
30.06.2012 7736 Okunma
3 Yorum 08.07.2012 10:24
Harun Özdemir
Yeni bir Anaysa mı yoksa yeni bir Teşkilât-ı Esas
30.06.2012 7263 Okunma
3 Yorum 01.07.2012 11:03
Harun Özdemir
Her şey çok farklı olabilirdi
16.01.2016 8986 Okunma
2 Yorum 21.01.2016 14:57
Harun Özdemir
Kılıçdaroğlu gıybeti ile sonuç almak
13.03.2017 7713 Okunma
2 Yorum 13.03.2017 21:07
Harun Özdemir
Fatih kaç yaşında cumhurbaşkanı oldu
12.04.2017 7063 Okunma
2 Yorum 12.04.2017 19:25
Harun Özdemir
Kur'an ve bedeni cezalar üzerine
6.06.2017 8016 Okunma
2 Yorum 08.06.2017 11:10
Harun Özdemir
İncire ve zeytine yemin olsun mu?!
14.06.2017 8089 Okunma
1 Yorum 14.06.2017 18:49
Harun Özdemir
Anayasa değişikliğinde neler var
3.04.2017 6990 Okunma
1 Yorum 03.04.2017 23:10
Harun Özdemir
Zor günlerdeyiz...
16.05.2017 7799 Okunma
1 Yorum 16.05.2017 10:26
Harun Özdemir
Avrupa'dan vazgeçebilir miyiz?!
20.03.2017 7281 Okunma
1 Yorum 20.03.2017 20:37
Harun Özdemir
İslamcılık üzerine
9.07.2017 7186 Okunma
1 Yorum 09.07.2017 09:20
Harun Özdemir
Müslümanın adı ne olmalı
9.08.2017 7078 Okunma
1 Yorum 09.08.2017 12:53
Harun Özdemir
İslamofobinin kaynağı
9.08.2017 6705 Okunma
1 Yorum 09.08.2017 13:09
Harun Özdemir
Cumhuriyet'in kuruluş felsefesi
14.02.2017 7451 Okunma
1 Yorum 15.02.2017 17:05
Harun Özdemir
Fetva ekonomisi
29.02.2016 9201 Okunma
1 Yorum 29.02.2016 20:58
Harun Özdemir
Sayın Cengiz DEMİRCİ -2-
22.01.2017 7185 Okunma
1 Yorum 23.01.2017 21:39
Harun Özdemir
Anayasaların öncüsü Hz.Muhammed'dir
23.01.2017 9761 Okunma
1 Yorum 26.01.2017 10:28
Harun Özdemir
Kur'an neden tahrif olmadı
31.01.2017 7911 Okunma
1 Yorum 31.01.2017 22:47
Harun Özdemir
Karagülle İslâmcı mı?
22.02.2016 9747 Okunma
1 Yorum 22.02.2016 22:17
Harun Özdemir
Müslümandan Burjuva olur mu?!
19.04.2016 9072 Okunma
1 Yorum 19.04.2016 22:36
Harun Özdemir
Beytü'l Hikme ve Nizamiye Medreselerinin etkileri
21.04.2016 12237 Okunma
1 Yorum 22.04.2016 09:08
Harun Özdemir
Bu terör değil; başka bir şey!
7.01.2017 7661 Okunma
1 Yorum 08.01.2017 01:12
Harun Özdemir
Ahlâk-ı Hamîde mi dedin?!
29.04.2016 9752 Okunma
1 Yorum 30.04.2016 00:58
Harun Özdemir
Savruluyoruz!
14.06.2016 8206 Okunma
1 Yorum 15.06.2016 01:50
Harun Özdemir
Batı gerçeği!
20.06.2016 6323 Okunma
Harun Özdemir
Doğu gerçeği!
23.06.2016 7295 Okunma
Harun Özdemir
Direnç eğitimi nedir?
27.06.2016 6161 Okunma
Harun Özdemir
İsyan günlerinde zekât!
8.07.2016 6067 Okunma
Harun Özdemir
Kur’an’ı anlama çabaları
8.07.2016 6158 Okunma
Harun Özdemir
Yaşar Nuri İslâmcılığı
17.07.2016 6105 Okunma
Harun Özdemir
Darbenin devamı var mı?
24.07.2016 6869 Okunma
Harun Özdemir
Adalet yönetimin temelidir.
25.07.2016 6036 Okunma
Harun Özdemir
Neden böyleyiz?!
9.08.2016 7009 Okunma
Harun Özdemir
Karanlık çağa doğru
9.08.2016 6458 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye'nin Adil Düzen İhtimali -1-
19.12.2016 6154 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye'nin Adil Düzen İhtimali-2-
21.12.2016 6492 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye'nin Adil Düzen İhtimali-3- Son şansa zaman yok
27.12.2016 5652 Okunma
Harun Özdemir
Laiklik mi demokrasi mi?!
3.05.2016 7357 Okunma
Harun Özdemir
Modernleşmeye Müslümanların etkisi oldu mu?
8.05.2016 7931 Okunma
Harun Özdemir
Cumhuriyet ne kadar kalıcı?!
16.05.2016 7386 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcı şehir olabilir mi?!
20.05.2016 5851 Okunma
Harun Özdemir
Alem-i İslâm'da özgürlük sorunu
28.05.2016 5840 Okunma
Harun Özdemir
Marjinal İslâmcıların özgürlük arayışı
30.05.2016 5754 Okunma
Harun Özdemir
Köylü İslâm marjinal İslâm'a karşı
3.06.2016 5587 Okunma
Harun Özdemir
Devlet neden açık hedef?
5.06.2016 6494 Okunma
Harun Özdemir
Bu ne yaman çelişki!
8.06.2016 5663 Okunma
Harun Özdemir
Sayın Cengiz DEMİRCİ
8.01.2017 6877 Okunma
Harun Özdemir
Müslümanın özgürleşmesi mümkün mü?
16.01.2017 5550 Okunma
Harun Özdemir
Türkiye neden demokratikleşemez?!
7.01.2017 5811 Okunma
Harun Özdemir
Bilim bizim neyimize!
25.04.2016 7181 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların ekonomiden ne anladıkladıklarına dair
26.02.2016 7675 Okunma
Harun Özdemir
Müslümanın Darwin'le imtihanı
6.02.2017 6368 Okunma
Harun Özdemir
Kim daha akıllı?!
10.02.2017 5565 Okunma
Harun Özdemir
Milli uzlaşma uluslararası kararlarla çelişirse
28.02.2017 5633 Okunma
Harun Özdemir
Darbeler önlenebilir mi?
3.03.2017 5909 Okunma
Harun Özdemir
Milli Mücadelede Yahudiler
7.03.2017 6315 Okunma
Harun Özdemir
Fıkıh Ekonomilerinin Teorisi
5.03.2016 7985 Okunma
Harun Özdemir
Seçim sizin; hangi İslâm?!
9.03.2016 7619 Okunma
Harun Özdemir
Dinimiz işleri; dinleri işimiz mi olmuş?!
13.03.2016 7813 Okunma
Harun Özdemir
ÖSYM Başkanı Sayın Prof.Dr. Ömer DEMİR'e açık mektup
21.03.2016 8178 Okunma
Harun Özdemir
Kadına eziyet dini bir vecibe midir?!
23.03.2016 7514 Okunma
Harun Özdemir
Kıskançlık öldürücüdür!
28.03.2016 8493 Okunma
Harun Özdemir
İki kadını şahit yapmak!
4.04.2016 7010 Okunma
Harun Özdemir
Kur'an'ın şaşırttıkları!
8.04.2016 7046 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların sanata bakışı üzerine
13.04.2016 8563 Okunma
Harun Özdemir
Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof.Dr.Mehmet GÖRMEZ'e...
21.01.2016 7494 Okunma
Harun Özdemir
Ulemanın "İlm-i siyaset" ile imtihanı
25.01.2016 7537 Okunma
Harun Özdemir
Modern Kadın Müslüman mı?!
2.02.2016 7415 Okunma
Harun Özdemir
Fransız kadın Müslüman olur mu?
7.02.2016 6832 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların Anayasa rüyası!
9.02.2016 7942 Okunma
Harun Özdemir
1921 Anayasasına İslâmcıların katkısı
13.02.2016 7528 Okunma
Harun Özdemir
Atatürk Anayasası, ABD Anayasasına nasıl yenildi?!
16.02.2016 7426 Okunma
Harun Özdemir
Sünnî İslâm ve Demokrasinin Geleceği
30.11.2015 7545 Okunma
Harun Özdemir
Umarım oyun içinde oyun yoktur
4.12.2015 7544 Okunma
Harun Özdemir
Ahlâksız İslâmcılık Olur mu?!
7.12.2015 7117 Okunma
Harun Özdemir
İlahiyat Fakülteleri kapatılmalı!
14.12.2015 7230 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcılığın Sezai Karakoç aşaması
18.12.2015 9099 Okunma
Harun Özdemir
Alevî İslâmcılık mümkün mü?
22.12.2015 8536 Okunma
Harun Özdemir
Masonluk ve İslâmcılar
28.12.2015 8126 Okunma
Harun Özdemir
Mason olmanın dayanılmaz faydaları?!!!
1.01.2016 9117 Okunma
Harun Özdemir
İslâmcıların gelecek beklentisi
8.01.2016 7844 Okunma
Harun Özdemir
Gizli Servis İslâmı Loca İslamını Yendi mi?!
11.01.2016 8084 Okunma
Harun Özdemir
Bizans'tan Osmanlı'ya çöküş belirtileri
16.08.2017 3598 Okunma
Harun Özdemir
İslam'ın İstanbul ve Ankara yorumu
16.08.2017 3694 Okunma
Harun Özdemir
Kürt sosyolojisi
18.08.2017 3832 Okunma
Harun Özdemir
Kürt İslamı
18.08.2017 3797 Okunma
Harun Özdemir
İzmir İslamı
18.10.2017 4881 Okunma


© 2026 - Akevler