Baran’ın eve dönüşü için yolu açık tutmalı
1520 Okunma, 1 Yorum
Bekir Berat Özipek - Star
Bünyamin Demir

Biz başarılı olsaydık bugün dağda çocuklar olmayacaktı. Siyasetçiler korktukça, çocuklar ölmeye devam edecek.”

On yedi yaşındaki oğlu dağa çıkan bir babanın sözleri bu. Çok dilli belediyecilik hizmeti vermek istediği için görevinden alınan, ama halk tarafından yeniden seçilen Diyarbakır’ın Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş’ın sözleri.

Şimdi O, Türk veya Kürt olmanın ötesinde, evladı için kaygı duyan milyonlarca babadan biri. Ve muhtemelen, oğlu Baran’ın sağ salim, canı yanmadan ve can yakmadan eve dönmesinden daha büyük bir özlemi yok.

İnanması güç ama ilk kez bunun mümkün olabileceğini hissettiğimiz günlerde yaşıyoruz.

***

Hep derler ya “tarihi bir dönemeçteyiz” diye.

Bu sefer gerçekten öyle.

Adeta bir kabustan uyanmış gibiyiz.

Seksen küsur yıldır ilk kez çözüm adına irade ortaya koyan ve kararlılık gösteren bir sivil hükümet var.

İçinde ittihatçılık virüsü taşıyan “mübadele”ci ittihatçı muhafazakarlar olsa da, sonuçta Kürt Sorununu üreten İttihat Terakki-CHP siyasi çizgisinin mağduru ve muhalifi olan bir siyasi geleneğe ve onu tek başına iktidara taşıyan demokratik bir çoğunluğa dayanan bir hükümet bu.

“Açılım”la ilgili tereddütleri olsa da, çözümsüzlüğün çözüm olmadığının farkında olan ve bu kör dövüşü devam ettiği sürece kendi çocuklarının hayatının tehlikede olduğunu bilen sessiz bir çoğunluğun desteği var.

AK Partilisi, DTP’lisi ve başka görüşten, atılacak adımları heyecan ve umutla bekleyen Kürtler var.

Öldürmekle sorunu bitireceğini sanan veya kandan iktidar devşirdiği için öyle sanıyormuş gibi yapan güçlerin geriletildiği, çözüm iradesinin çok daha güçlü bir biçimde etkisini hissettirdiği bir ortamdayız.

***

Şimdi şiddeti sona erdirecek son derece önemli bir gelişme yaşanıyor ve bir grup PKK’lı dağdan inip eve dönüyor.

Çatışmaları sona erdirecek karşılıklı adımların bir parçası ve simgesel bakımdan en önemlilerinden biri bu.

Eğer barış özlemi sağduyulu ve basiretli bir siyasetle birleşecek olursa, bu kanalın açık tutulması, onları başkalarının da izlemesi ve adım adım barışın tesis edilmesi pekala mümkün.

İşte bu yüzden, Siyaset Bilimci Vahap Coşkun’un vurguladığı gibi, on yıl önceki hatanın tekrarlanmaması, bu defa silah bırakma niyetiyle gelenlerin pişman edilmemesi ve bu kritik barış adımının heba edilmemesi gerek.

Elbette yüz PKK’lının teslim olmasıyla şiddetin sona ermeyeceği açık.

Ama nihai olarak şiddet sona erdirilecekse, dönüş yolunu açık tutmak gerek.

Dönüş yolunu açık tutmak için de operasyonları durdurmak ve çözümü konuşmak gerek.

***

“Bana oğlumu getirin” diyor Baran’ın annesi Ziynet Hanım.

Tuzu kuru olanlar, bu şiddet ne kadar sürerse sürsün kendi çocuklarının ölmeyeceğinden emin olmanın gayri ahlaki rahatlığı içinde esip savuranlar, ihanet edebiyatı yapanlar, siyasi ölüseviciler, başkasının çocuğunun hayatı üstünden cesaret gösterileri yapsınlar.

Şimdi cesaret, öfke veya kinle değil, sağduyu ve sabırla hareket etmeyi ifade ediyor.

Yorum:

Bir demokratik açılımdır gidiyor ve bu süreçte oluşan iki cephe var, demokratik açılımı destekleyenler ve demokratik açılımın karşsında duranlar. Üçüncü bir kesim daha var aslında onlar sonuçlarını hesaplayamadıkları için şimdilik sessiz kalmayı tercih ediyorlar.



İşin ilginç tarafı şu; demokratik açılımın karşında duranlar yazarın tabiri ile “Kandan iktidar devşirenler” toplumun duyguları üzerinde siyaset yapıyorlar iddası ile suçlanırken , bu suçlamayı yapanlar da “artık anneler ağlamasın” söylemi ile hareket ediyorlar.



Görüldüğü gibi bu iki kesim arasında mesele hakkında farklı düşünmeleri haricinde bir fark yoktur. Kimse herhangi bir çözüm üretmiyor aksine her iki kesim konuya duygusal açıdan yaklaşıyor.



Herkes birşeyler söylüyorken bu konuda kuran ne söylüyor diye soran var mı ne dersiniz?

 

Bünyamin Demir


YorumcuYorum
Lütfi Hocaoğlu
26.10.2009
13:33

Aslında bir grup daha var, benim gibi düşünen.

- Demokratik açılım tabii ki iyidir diyen, ama açılımın içinde ne olduğu açıklanmadığı için bekleyen,

- Kanun çıkararak değil, ancak ve ancak hakemlik ve kısas sisteminin getirilmesi ile sağlanacak adalet olmadan demokrasi olamayacağını savunan,

- Ne yaparsa yapsınlar Allah’ın istediği şekilde olmayan yani Kuran delillerine dayanmayan açılımların sonuç getirmeyeceğini bilen.





Sayı: 20 | Tarih: 25.10.2009
Hakan Albayrak
Başbuğ için istifanın tek alternatifi
2664 Okunma
Veysel İpekçi
Oktay Ekşi
PKK meşrulaştı
2192 Okunma
15 Yorum
Vahap Alma
Mehmet Şevket Eygi
Çarpık ve Azgın Bir Toplum Ne Zaman Batar?
1726 Okunma
Emine Hocaoğlu
Fatma K. Barbarosoğlu
Cumhuriyetin Dindar Kadınları veya
1700 Okunma
Fatma Zafer
Hayrettin Karaman
İki Batı
1689 Okunma
Hilmi Altın
Yılmaz Özdil
Apo paşa
1648 Okunma
1 Yorum
Leyla Okta
Ahmet Hakan
Al sana İsrail karşıtı yazı
1612 Okunma
1 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Mahir Kaynak
Siyaset müzesi
1603 Okunma
1 Yorum
Süleyman Karagülle
Ahmet Taşgetiren
Süreç öncesinde gerçekte ne oldu?
1541 Okunma
Zübeyir Erol
Cengiz Çandar
Çuvala sığmayan 'kâğıt parçası'
1530 Okunma
Ekrem Fildişi
Bekir Berat Özipek
Baran’ın eve dönüşü için yolu açık tutmalı
1520 Okunma
1 Yorum
Bünyamin Demir
Ahmet Altan
Bu böyle kalmaz
1509 Okunma
Özer Ataç
Mehmet Altan
Son dakika...
1500 Okunma
Mehmet Hikmetumut
Can Ataklı
Sessizliğe inanıp her şey çok güzel sanmayın
1499 Okunma
1 Yorum
Mesut Karaaytu
Nazlı Ilıcak
Bardağı yere bırakın bugün
1488 Okunma
1 Yorum
Fatma Karuç
Fikret Bila
Erdoğan'dan sitem
1483 Okunma
2 Yorum
Harun Özdemir
Zülfü Livaneli
Ezber bozma yazısı
1483 Okunma
Ali Bülent Dilek
Ruşen Çakır
Sil baştan olur mu? Olursa ne olur?
1479 Okunma
3 Yorum
Tayibet Erzen
Rasim Ozan Kütahyalı
Hepimizin katili bu düzendir!!
1473 Okunma
Recep Yıldırım
Ali Bulaç
Başbakan'a örtük mektup (1)
1472 Okunma
1 Yorum
Ahmet Yasir Erol
Mehmet Niyazi
Toplumsal sorumluluk
1453 Okunma
Abdurrahman Erol
Reşat Nuri Erol
Bu gripte bir domuzluk var
1386 Okunma
Ilker Ardic
Fehmi Koru
Renk cümbüşü ama tek sesli
1384 Okunma
Ahmet Kirtekin


© 2026 - Akevler