AKP gider, MAKEPE gelir, değişen bir şey olmaz.
MAZOT 1000 TL olsa, protesto mu edeceğiz? Ne münasebet. Aşı olduk ya.
MAZOT 100 TL olunca mı uyandık?
Keşke 99,9’da bekletseydiniz de biraz daha uyusaydık, Reis.
Zamları kim yapıyor? Erdoğan mı? Hayır.
İktidar kim o zaman?
İktidar, uluslararası derin kapitalist sermayedir her zaman.
Mevcut kapitalist düzende, kim gelirse gelsin sömürülmeye devam ederiz.
Bunu böylece beynimize iyice kazıyalım.
Mazota gelen zamların durdurulamayışı, durdurulamadığından değil; elektrikli araçların istenilen seviyede satılamayışından, oyuna oyunlar kurup Siyonizm ile akıl yarışına girmiş olduğumuzdan, “Ok gibi dosdoğru olun.” ayetini ihlal etmiş olduğumuzdandır.
Dünyada kapitalist sistem çöküyor, çökerken milleti de çökertiyor. İliklerine kadar sömürüyor.
Dünyanın her yerinde, Türkiye dahil.
Kapitalist sermaye ile anlaşamayan partiler iktidar olamazlar.
İktidar olsalar da fazla duramazlar.
Örnek: Necmettin Erbakan Hükümeti.
İktidar olacak olanlar da sermaye ile anlaştıkları için iktidar olurlar.
25 yıllık dostluk. Dile kolay. Kardeş, kardeşi ile bu kadar iyi geçinemez.
AK Parti döneminde, ülkemizde derin sermaye ve Siyonistlerin oyunları ile Müslümana olan güven bitirildi.
Siyonizmin sıradaki planı Cumhuriyeti yıkmaktır.
Cumhuriyeti de CHP fikriyatını iktidara getirerek yıkmayı planlıyor.
İktidar olma sıralaması CHP tabanına verilmiştir.
AKP dahil, hiç kimse bunu önleyemez.
Bunu önleyebilmenin tek yolu var: Sıtmaya razı olmak.
Yani Orta Doğu’da NATO Osmanlısını kurmaya razı olmak.
Bize, Orta Doğu’da jandarmalık yaptıracakları NATO Osmanlısı projesini, NATO Zirvesi sonrası keşfetmiş ve yazmıştım.
Mevcut imanları ile hiçbir siyasi parti, hiçbir güç bunu önleyemez.
Aşılı, çipli, Siyonizmin askeri mi olacağız?
Aşısız iken de Siyonizmin sömürgesi, NATO’nun askeri değil miydik?
Nasıl kurtuluruz bu melanet Siyonizmden?
Kurtulunca kurtulmuş mu oluyoruz, yoksa yeni bir köle düzenini, İslam adı altında dindar Siyonizmi kendi elimizle mi kurmuş olacağız?
Biz millet olarak, vatandaş olarak, tam olarak nasıl bir yönetim, nasıl bir devlet istiyoruz?
O tatil senin, bu tatil benim gezen; sürekli içen, sarhoş olup dans edip eğlenen mi?
Her gün Allah’a akıl verir gibi dua edip, Allah’tan ne istediğini bilmeyen mi?
Tam olarak ne istiyoruz?
Ne olmak istiyoruz?
Hedefsiz, şuursuz vatandaşlık devrini kapatmak gerek.
Herkes, devletten ne beklediği, devlet için ne yapmak istediği, nasıl bir hayat hayalinde olduğu konusunda e-Devlet’ine girip dilekçe yazma mecburiyeti getirilmeli.
Ne istediğini bilmeyen millete, ne yapacağını bilmeyen siyasetçiler müstahaktır.
Dikkat ederseniz;
kapitalist, faizli sömürü düzenini yıkacağız diyen partiler bile, nasıl yıkacaklarını, yerine ne getireceklerini söyleyemezler.
Çünkü sistem AR-GE çalışmaları olmadığı gibi, kendileri de sistemden beslenmektedirler.
Kısacası bugün, Siyonizmin direkt veya dolaylı olarak kontrol etmediği, edemediği siyasetçi yoktur.
Bana itirazı olan varsa, kazancının kaynağına baksın.
İşte o zaman Siyonizmin esiri olduğunu gözleri ile görecekler.
Başkaları gibi sürekli şikâyet etmiyorum. Çözüm önerileri de getiriyorum.
Çözüm ne?
Tüm insanlığın selameti için çözümler;
www.akevler.org’da,
makalelerimizde, eserlerimizde mevcuttur.
HÜSEYİN BAĞDATLI
SON GÜLLE